Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 KASIM 1997 PERŞEMBE 4 HABERLER ÖğretmenlenJen ppotesto • İsanbul Haber Servisi - Eğitim-Sen üyesı bir grup ögretmen, ekonomık ve sosyal haklannın iyileştınlmesıyle ilgili taleplerini içeren metni, Başbakanlık. Maliye ve Millı Egitim Bakanhğı'na fakslayarak protesto eylemi yaptılar. Eğıtım-Sen, memurlara 1998 yılı için verilmesı öngöriilen yuzde 30'luk maaş zamnıının yetersız olduğu gerekçesıyle bir dızi eylem programını da açıkladı. Çocuk hakları deklarasyonu • tstanbul Haber Servisi - Tetra Pak'ın girişimlenyle gerçekleştirilen Türkiye l. Çocuk Meclisı. hazırladığı deklarasyonu dün Holıday Inn Oteli'nde açıkiadı. 80 ilden 160 çocuğun iki gün boyunca yaptıklan toplantıda çeşith alanlarda 500'ün üzennde madde belirlendi. Insanlann gızii iş yapmamasını, rüşvet almamasını isteyen çocuklar, "Sedat Bucak dışandayken neden Eşber Yağmurdereli'ye ceza veriliyor" dıye sordular. mağdurlan eylemde • İstanbul Haber Servisi - Işadamı Asıl Nadir'den alacaklı Güneş ve Günaydın gazetesi çalışanlan, Istanbul, Ankara ve Izmir'de Asil Nadir'e karşı bugün telfraf eylemi yapacak. Asil Nadir'den Alacaklı Gazetecıler Komıtesi (ASlLALACA) tarafmdan yapılan yazılı açıklamada. eski Güneş ve Günaydın gazetesinin sahıbi Asil Nadir'in geçen mayıs aymda Türkıye'ye geldiğı ve İstanbul'da kaldığı Bosphorus Hotel'de yaptığı basm toplantısında, kendisinden alacağı bulunan gazetecilere borcunu ödeme sözü verdiğı anımsatıldı. ASÎLALACAK tarafmdan alınan karar gereğı bugün Istanbul Sirkecı Büyük Postane, Ankara Kavakhdere Postanesi ve tanır'de Büyük Postane'de buluşacak alacaklrtar, Nadir'e telgraf çekerek alacaklannı isteyecekler. Göfhan'dan • Haber Merkea-DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Gölhan, karikatünst Ah Ulvi'nin gazetemizde dün yayımlanan karikatürüne konu olan açıkJamasıyla ilgili olarak "Ben Tansu Çiller'i Atatürk'e benzetmedım. Bir bayan olmasından kaynaklanarak, 'Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhunyeti'ne yaraşır bir başkandır' dedim, o kadar. Sözlerim basında çarpıtılarak yansıtıldı. Bundan büyük üzüntü duydum. Hâşâ, ağzımdan öyle bır söz bıle çıkmadı" dedi. Kısa .Kısa.. • Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGÇ) tüzük değişiküği nedeniyle düzealenen olağanüstü genel kurulu. çoğunluk sağlanamadığı için 19 Kasım Çarşamba gününe erteteodi. • Marmara üyelerinden Prof. Dr. Özcan Başkan. önceki gün kalp krizi geçirerek yasama gözlerini yumdu. Başkan için bugün saat 10.10'da MÜ Göztepe Kampusu'nda bır tören düzenlenecek. • Medline Mobil Sağlık Hizmetleri, geçen hafta batan Eurasis Sağhk Hizmetleri AŞ'nin mağdur olan 5 bin 750 uyesine, hiçbir bedel aİmaksızuı acil doktor ve ambulans hizmeti verecek. • Şişli Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk'ün, belediyede gerçekleştirdiği iddia edilen yolsuzluklan araştırmak üzere incelemelerde bulunan Şişli Belediyesi Araştırma Komisyonu'nun, raporunuen geç 15 Aralık'a kadar hazıriayacağı bildirildi. • tnterporün hazırladığı rapora göre, dünya çapında ele geçirilen 80 ton uyuşturucunun. 40 tonunun Türkiye'de ele geçirildiği bildirildi. Bakanlar Kurulu'nda oluşturulan komisyon, tüm uygulamalan inceliyor • • Ozefleştirnıeler askıdaANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu)-DSPZongu]dak Milletve- kıli Miimtaz Soysal partisinin grup toplantısında santral ihale- leri konusunu gündeme getirir- ken Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit"Bakanlar Kurulu içinde bir komisyon oluşturduk. Bütün sektörlerle ilgili asil uyguiama ve yöntemi üıceliyoruz. O zamana kadar da işlenileri durdurduk" dedi. Ecevit, incelemenin santral ihaleierini içerip içermediği so- rusuna "Bu genel, hepsini kapsı- yor. Bu arada bazüanıu özelleş- tirmek uygun obnavabilir görii- şü de ortaya çıkabilir. Komisyo- nun çalışmalannın sonuçlanma- sıgecikmez" yanıtını verdi. DSP grubunun basına kapalı bölümünde söz alan Mümtaz Soysal'ın "Koalisyon ortağı ol- mak bazı şeyterden vazgeçmevi • DSP Zonguldak Milletvekili Mümtaz Soysal'm santrallann özeJleştirilmesiyle ilgili eleştirileri üzerine bir açıklama yapan Ecevit, bütün sektörlerle ilgili işlemlerin incelendiğini söyledi. Ecevit, ıncelemede bazı sektörlerin özelleştirilmesimn sakıncah olacağı sonucuna ulaşılabileceğini söyledi. gerektirebilir. ama uzlaşmalar partiyezarar vermenjeü'' sözle- riyle özelleştırme uygulamala- nndan duyduğu rahatsızlığı di- legetirdiğı aktanldı. Alınan bil- giye göre Soysal şunlan söyle- di: "Santral ihaleierinetopJumda büyük tepki var. Bunlar özelleş- tirme değiL satıştır. İ stelik bizi doğrudan OgOendiren, bircok mil- letveküimizin secim bölgelesini de ilgilendiren ihaleter söz konu- su.Ekonomikaçıdandayapıian- lar yanlış. 10 santral, iki vıllık kârlan karşılığuıda veriliyor; 20 yıllık büyük kârlardan vazgeçi- İiyor. Aynca, bazı yerlerde linyit kaynaklan da devrediliyor; hu- kuksuzluk da var. Bu olay çare- siz değil. Bu kuruluşlar, kamu anonim şirketleri haline getirilip hisselerin yüzde 10'u satışa çıka- nlabilir. Bo>lece devirden alınan paranın 3 misli kazandabilir." Ecevit'in de "özeUeştirmeye karşı olmadıkknnı, ancak bazı kavgılan olduğunu" söylediği öğrenıldi. Ecevit'in "Hfikümet içinde bir komisyon oluşturduk. Bu komisyon karar verinceye ka- dar özeUeştirmeler askıya alın- dj" dedığı bildirildi. Ecevit, da- ha sonra gazetecilerin sorulan- nı yanıtlarken şu açıklamayı yap- tı: "Biz Bakanlar Kurulu ohıştuk- tan sonra özeUeştirme konusu- nu efeaJdık. Yöntem bakunından, uygulama bakunından bazısakın- calı vönler olduğunu gördük. Onun üzerine Bakanlar Kuru- lu'nda bir komisyon oluşturduk. Etraflıea incetensln,daha vcrim- li ve yarariı bir şekilde işlesin di- ye. Yani özeüeştirmeden \azgeç- mek veya özelleştirmeye soğuk baknıak değil, daha verimli ça- lışması için. O arada bazı konu- lann özelleştirilmesinde sakmca olabilir. Onlann da inceienmesi gerekir.'' Ecevit, "İnceteme santral iha- leierini de içeriyor mu" sorusu- na, "Mümtaz Soysal onu örnek gösterdi. Onun üzerine ben kür- süyegeldim ve bizetraflıea bütün sektörieriyle asıl uygulama ve yöntemi inceliyoruz dedim. Da- ha yararu hale getirmeye çalışı- yoraz, O zamana kadar işlemle- ri durdurduk dedim. Komis>o- nun sonucu beüiolacak, hükume- te gelecek- Bu gecikmez" karşı- lıgını verdi. Aynı yöndekı bir başka soru üzerine de Ecevit şöy- le dedi: "Bu genel, hepsini kapsıyor. Esas yöntemini veÜkeierini ince- liyoruz. Bu arada bazılannı özel- leştirmek uygun olmayabilir gö- riişü de orta>a çıkabüir.-Ama şûn- diden böyle bir şey söylemem doğru olmaz. Biz bu komisyonu sadece santrallaria ilgili olarak kurmuş değiliz, Genel uvgula- mada birtakım sakıncalar var. O arada, şu şu sektörlerde özel- leştirme doğru olmaz sonucu da ortaya çıkabilir. Ama o açıdan henüz Bakanlar Kurulu'nda bir görüşme ounuş değü." CHP Kadın Kollan'nca hazırlanan ve kadını güvenceye alan proje, 15 Kasım'da uygulanıyor Danş 'yaşamageçtyorANKARA(Cumhuri)etBü- rosu) - CHP Kadın Kollan ta- rafindan hazırlanan Kadın Da- ruş Projesi 15 Kasım'da yaşama geçiyor. CHP Kadın Kollan Başkanı GüldalOkuducu. pro- jeyle farklı yasam standartİan- na sahip kadın kesimlerinin bir- binyle dayanışmasının saf la- nacağını söyledi. Ilki. 15 Kasım Cumanesi gü- nü saat 11.00'de, YenimahaJle, Çarşı Caddesi. Levent Sokak 83 numarada hizmete girecek olan Kadın Danışlar, tümü gö- nüllü olan hukukçu. öğretmen. psikolog, sağlıkçılardan oluşa- cak ve demokratik kitle örgüt- leriyle işbirliği yapacak. Mer- kezlerde, şiddete. ınsan hakJa- n ihlallerine uğrayan kadınJara hukuksal destek saglanacak. Kadın sağlığı. ana- çocuk sag- lığı gibi konularda bilgılendiri- ci ve koruyucu organizasyonlar yapılacak. Kadın istihdamınm ve üret- keniiğinin değerlendırılmesi için el becerilerini geliştincı dü- zenlemeleryapılarak kadınlann kurslara gönderilmesi saglana- cak. Kadınlann, yasalar ve kendi haklan konusunda bilgilendi- rilmesı için eğitici çahşmalar yapılacak ve bilinç yükseltme gruplan oluşturulacak. Tutuk- lu ve cezaevindeki kadınlann sorunlan kamuoyunaduyurula- rak çözüm üretilmeye çalışıla- cak. CHP Kadın Kollan Baş.kanı Güldal Okuducu, farklı statüde- ki kadınlann ayn sorunlar için- de bulunduğunun bilinmesine karşın, hiçbir siyasi partinin bu konuda somut çaJışması olma- dığını belirterekyaklaşık 1 yıl- dır Kadın Danış Projesi 'nın ça- lışmalanni yürüttüklerinı kay- detri. Okuducu, nüfiısun yüzde 80'i işsizlik, enflasyon, sağhk hizmetlerinin yetersizliği gibi sonınJar altında ezilirken ülke sorunlannı çözmeye aday olan siyasi partilerin dayanışma ve dostluk bağlannı güçlendire- cek çalışmalar yapması gerek- tiğine dikkat çekti. Okuducu, şunlan söyledi: "ÇokçözüJebiirsoruniarkar- şuında dahi, çok çaresiz olan kaduılarvw. Bu,şiddet olabilir. sağbk. hukuk sorunlan olabi- lir,çocukbakunı>a da istihdam gibi sorunlar olabilir. Bunlar. çok büyük maddi güç gerektir- meden,da> anışnıa> la çözülebi- leceksorunlar. Bu nedenlegüç- lü ve oianaklan olan kadınla- nn, olanaklanobnayan,zor ko- şullardaki kaduılaria buluşma- sı gereknıekte." Baydemiıier Grubu tarafindan imal edilen Brillant kupür ve işlemeferi öncekiakşamÇırağaııSaravı'nda gerçekleştirilen de- fileyle tanıüldı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykai'ın da i/Jediği •'Tarihin İşlemeleri Defilesi^nde Deniz Pulaş, Ceylan Saner, Yeşim Palandüz'ün yanı sıra Marina Schiossberg, Jullv Bonhomme gibi yabancı mankenler de podyum aldt Multhizyon gösterisi ile başlayan defilede tarihi kos- tümleri gryen mankenler ilgi çekti. Defîleyi 8. Cumhurttaşkanı TurgutÖzai'ın eşi Scmra ÖzaTın da aralannda bulunduğu kalabalık bir davetii topluluğu izlerken, Turan Oflazoğlu'nun yazdığı "Bu ŞehM fstanbul"u ünlü sanatçı Cihan Ünal anlattı.(Fotoğraf: AYKUT KÜÇLJKKAYA) TÜRK TABtPLERİ BtRLİĞl KAMPANYA BAŞLATIYOR Süah ruhsaûarına karşı doktorhareketi İZ.VltR(.\A)-Türkiye'de bireysel silah- lanmanın yol açtığı şiddetın ürkütücü bo- yutlara ulaşması, doktorlan da harekete ge- çirdi. Türk Tabipleri Bırliği (TTB). birey- sel silahlanmaya karşı, pratisyen hekim üyelerine, sağlık ocaklanna silah ruhsatı ıçın başvuranlara sağlık raporu vermeme- len konusunda uyanda bulundu. TTB'nin aynca "Silah runsaünda aracı, ofanak is- temiyoruz" kampanyası başlatacağı bil- dirildi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Fü- sun Sayek. yaptığı açıklamada, silahlan- manın boyutunun günlük gazetelerin 3. sayfasına taşındığım belirterek her gün ruhsath veyaruhsatsız silahlarJaişlenen ci- nayetlerde çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğini söyledi. "Nasıl ki, trafik kazalan çok dramadk vekötü birolaysa birej'sel süahlannuıvebu- nun neden olduğu şiddetde ürkütücü bo- yudara ulastı" diyen Sayek. bireysel sı- lahlanmanın önlenmesı gerektiğini belirt- ti. Ruhsath silah başvurulannda mahaliı sağlık ocaklanndan "sağlıkraporu" alın- ması koşulunu hatırlatan Sayek, "TTB olarak arük silah ruhsaa verilmesine ara- cı obnak istemiyoruz'' dıye konuştu. TTB'nin, pratisyen hekim üyelennı, sağlık ocaklannda "süah ruhsatı muaye- nesiyapmamave sağhk raporu vermeme" konusunda uyaracağını kaydeden Sayek. bu konuda bir kampanya başlatacaklannı söyledi. Sayek, "SilahnıhsaOndaaracıol- mak jstemiyoruz" sloganı ile başlatıla- cak kampanyada, öncelikJe pratisyen he- kimleri "tutum ahnaya" çağıracaklannî belirtti. BİNA CET\ ELLERÎ GÜNCEL DEĞÎL Melih Gökçek, YSK'ye eksikbügigönderdiANKARA (CumhuriyetBurosu)-RP'lı Meu'h Gökçek yönetımındekı Ankara Büyükşehir Belediyesi "nin, kentin yer- leşim cetvelini isteyen Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) gönderdiği bina tablo- sunda, aralannda askeri lojmanlann da bulunduğu çok sayıda binanın yeralma- dığı belırlendi. Alınan bilgıye göre, seçmen yazımı ve nüfus tespiti için beledıyelerden gün- celleştinlmiş bina cetvelleri istendi. Ya- pılan inceiemede, yurt genelinde, seçim kurullanna venlen binalarcetvellerinin bazılannın güncel olmadığı belirlendi. Ankara'da da özellikle Etimesgut, Ma- mak ve Çankaya'ya ilişkin binalar cet- velinin güncel olmadığı ortaya çıktı. An- kara Büyülcşehir Belediyesi "nden alınan, bu ilçelere ait cetvellerde askeri lojman- lann da arasmda bulunduğu çok sayıda yerleşim birimının bulunmadığı belir- lendi. AA'nın konuya ilişkin sorulannı ya- nıtlayan YSK Başkanı Tugan Algan ola- yı doğrularken bu konuda bazı söylenti- lerbulunduğunukaydettı. Kendisine ve- rilen bilgide olayda kasıt bulunmadığı- nın belirtildiğini bildiren Algan, seçim kurullanndan, memurlann yazım önce- sinde yerinde tespit yapmalannın ısten- dığini söyledi. Dev let Bakanı Mehmet Batallı. "genel nüfus tespit" çalışmalanyla ilgili olarak düzenledığı basın toplantısında, "geneJ nüfus tespiti" ile "nüfus sayınunın" ay- n kavramlarolduğunu vurguladı. Batal- lı, 550 bin 600 kişinın görev yapacağı ge- nel nüfus sayım sonuçlantnın sayım gü- nünden 2 ay sonra açıklanacağını söyle- di. SIFIRNOKTASIIORAL ÇALIŞLAR oral.calıslarıj? raksnet.com Şişli Belediye Başkanı Gü- lay Aslrtürk. (Her boşanma ve yeni evliliğin ardından ka- dınlann soyadlannın değişme- si ne büyük saçmalık) yeni eşinden nıkâh kıymadan ön- ce mi, yoksa sonra mı hamile kaldı? Gülçin Telci'nin Hürri- yet'teki haberine göre boşan- dığı eşiyle nikâhlı iken, yeni eşinden hamile kalmış. Bir ka- dın gazeteci olan Telci'nin id- diası bu. Ruhat Mengi, Gülay Aslı- türk'ün hamilelik haberini ay- nı gün onunla yaptığı bir söy- leşiyle duyuruyor. Mengi, As- lıtürk'ün özel yaşamının 'erkek- ler tarafmdan" siyasi neden- lerle gündeme getirildiğini söy- lüyor. Ruhat Mengi bu yazıyı yazarken, bır başka kadın ga- zeteci de hamıleliğin hangi ta- rihte başladığına ilişkin haber yapıyor. Şişli Belediye Başkanı'nın görevini kötüye kullanmasıy- Gülay Aslıtürk Ne Zaman Hamile Kaldı? la ilgili haberleri bir gazeteci ve yurttaş olarak ben de merak- la izliyorum. Zaman zaman bizlere de bu konuda bilgi ve belge geliyor. Takibimizi sürdü- njyoruz. Bu bütün gazetecile- rin bir anlamda görevi. Ancak bir kadın gazetecinin, erkek- ler tarafmdan ortaya atıldığı çok belli bir konuyu, onu yıp- ratmak amacıyla haberteştir- mesi acı verici. Gülay Aslıtürk diyelim ki, ye- ni kocasıyla evlenmeden ön- ce beraberoldu ve hamile kal- dı. Kime ne? Bunun onun gö- reviyle nasıl bir ilişkisi olabilir ki? Türkiye'dekı yerleşik erkek egemen anlayışlar nedeniyle, böyle bir iddianın başkanı yıp- ratacağını bilen erkek rakip- leri böyle bir yola başvuruyor- lar. Tam anlamıyla ayıp ve yüz karası. Hele böyle bir iddiayı bir kadın gazetecinin haberleş- tirip Gülay Aslıtürk'ü böyle bir yoHa sıkıştırmaya çalışması daha da ayıp. ANAP Şişli Ilçe Örgütü için- de bir iktidar kavgası yaşan- dığı anlaşılıyor. Aslıtürk'ün par- ti içindeki erkek rakipleri, onun özel yaşamındaki degişiklik- leri fırsat bilip bu konuyu gün- deme getiriyorlar. Zaten TV kanalına çıkan ilçe yöneticisi, Gülay Aslıtürk'le ilgili kişisel iddialann önemli olduğunu vur- gulayarak haberlerin kaynağı- nı da belli etti. Gülay Aslıtürk'le ilgili yol- suzluk iddialarını araştıralım. Bilgi ve belgeleri ortaya dö- kelim, ama onun kişisel ya- şantısını bu işin içine kanştır- mayalım. Bu tartışmayı izler- ken Çin'de yıllar önce yapılan benzer bir siyasi sömürü örne- ğini anımsadım. Çin'in lideri Mao Zedung'un ölümünden sonra parti içinde bir iktidar kavgası yaşanryordu. Taraflar- dan birisı de Mao'nun eşi Çi- angÇing'di. Bu kavgasırasın- da siyasi rakipleri onun geç- mışte bır fahişe olduğunu iş- lemeye başladılar. Mao'yla ev- lenmeden önce birtiyatro sa- natçısı olan Çiang Çing'in elli yıl önceki özel yaşamını -ger- çek olup olmadığını bilmiyoruz- gündeme getirdiler. Çinli erkek siyasetçiler, bir kadını siyasi tavrı nedeniyle eleştirmenin çok etkili olmaya- cağınıdüşünmüşlerki, "Ofa- hişeydi" diyerek ortaya çıktı- lar. Bu propaganda sanınm et- kili de oldu, Çiang Çing bu si- yasi kavganın sonunda uzun yıllannı hapiste geçirdi. Gülay Aslıtürk'ün özel ya- şamı. siyasi bir kişiliği olsa da kendisine ait. O alana kimse kanşmamalı. Bu alana ne ba- sın, ne de kamuoyu girrneme- li. Zaten o kadın olmayıp er- kek olsaydı, böyle bir sorun yaşanmazdı. Çok sayıda erkek politikacının hovardalığı gaze- telere yansıyor. Bazı milletve- killeri sekreterlerini ikınci eş olarak ımam nikâhıyla alıyor, yı- ne de hiç sorun olmuyor. Ne yazık ki onlan herkesten önce eşleri savunuyoriar. Acı ve yaralayıcı olan, böy- le bir haberı özellikle bir kadın gazetecinin yapması. Çünkü yaşamının heralanında kadın- lar, kadınlıklan nedeniyle hak- sızJıkiara uğruyorlar, cinsaynm- cılığının acısını çekiyorlar. Bu- nu en iyi kadınlar bilir. Ama ne yazık ki, kadınların davranış- lanna da çoğu zaman erkek egemen değerler yön veriyor. Yüzyılların erkek egemenliği kadınları da, erkekler gibi dav- ranmaya itiyor, erkek ölçüleriy- le değerlendirmeler yapmala- nna neden oluyor. PERŞEMBE ORHAN BURSALI Varsayım'ı Olmak Mustafa Kemal olgusuna nasıl yaklaşmalı? Mustafa Kemal'den bugün neyi öğrenmek ge- rekir? Özellikle liderlik peşinde olanlar, Mustafa Ke- mal'e nasıl bakmalıiar ve O'nu nasıl incelemeliler? Mustafa Kemal'i hangi yönüyle okullarda ço- cuklarımıza, üniversitelerimizde gençlerimize ör- nek göstermeliyız? Türkiye, Mustafa Kemal'i nasıl "yalnız bırak- maz?" • • • "O bir kurtarıcıydı." "Emperyalizme karşı savaştı ve kazandı." "Dağınık ve parçalanmış bir Türkiye'yi deriedi, topariadı, birleştirdi." "Çağdaş Türkiye'yi kurdu." "O dünya çapında büyük birliderdi." Bütün Türkiye. Mustafa Kemal'i bu özellikleriy- le biliyor ve tanıyor. O'na mınnettarlık duygulan beslenmesi için çır- pınılıyor. Ama geleceği kuracak olan gençlerimizin -bu- günkü politikacılanmızın veya politikaya soyunan- ların da- minnettarlık duygularının ötesınde, Mus- tafa Kemal'den öğrenmeleri gereken, yukandaki özelliklerinden başka en temel düşünce nedir? Mustafa Kemal'i "büyüklıder", "kurtancı", "bir- leştihci", "geleceğigören"yapananaözellikney- di? • • • Erdal Inönü, Istanbul Teknık Üniversitesi'nde 10 Kasım'da yaptığı konuşmada bu sorunun yanıtını verdi. Inönü. Mustafa Kemal'in Nutuk'unu, İTÜ'de ya- pacağı konuşma için yentden okudu ve inceledi. Ve şunu gördü: Nutuk'un bütününde, Mustafa Kemal'in bır varsayımı -hipotezi- var. Bu varsayım, Nutuk'un içine sinmiş. Mustafa Kemal'i büyük ya- pan da işte buydu! • • • Mustafa Kemal ve "eylemi" değerlendirilirken O'nun gerçekçı tutumu, koşulları doğru tahlil gü- cü ve doğru karaıian ve uygulamalan öteden be- ri vurgulanır. Burada, Inönü'nün değeriendirmesi ise Musta- fa Kemal'e bilimsel bir yöntemie yaklaşmak ve bi- limsel bir tanımlama getirmek açısından önemli- dir. Ne yazık ki Inönü'nün konuşmasını doğrudan dinleyemedim. Ama yaptığı saptama, Mustafa Ke- mal'den milletçe ne öğrenmemiz gerektiği konu- sunun da altını çızmesi bakımından önemlidir. Mustafa Kemal'in "eserine" bütünsel bakıldı- ğında, gerçekten de daha işin başından itibaren bu "esenn" altındakı bilimsel kurguyu saptamak gerekir. Varsayım veya hipotez, gözlem ve deneyle el- de edilen olgular bütününden, gerçeğe uygun açıklama çıkarmayı ve sonradan da bu açıklama- lann başka deneyler ve kanıtlarla doğruluğunu - veya yanlışlığını- göstermeyi amaçlayan bilimin, te- mel yöntemlerinden birıdir. Mustafa Kemal, Kur- tuluş Savaşı'nı başlatmak için Anadolu'ya geçe- meden, henüz Istanbul'da iketı, Türkiye'nin duru- munu gerçekçi olğulara ve deneyimlerine dayana- rak tahlil etmiş, bu durumdan yeni bir Türkiye'nin yaratılabileceğini varsaymıştır. Ama varsayımı, sa- dece, Kurtuluş Savaşı kazanılabilir düşüncesiyle sınııiı değildir. Varsayımı, Kurtuluş'un ötesine uzan- makta ve çağdaş bir Türkiye'nin de kurulması ge- rektiğini, kurulabileceğini kapsamaktadır. Kurtuluş Savaşı ve arkasmdan başlattığı devrim- ler,Atatürk'ün varsayımının bilimsel kurgusunun doğ- rulanmasıdır. • • • Attilâ llhan'ın 10 Kasım tarihii yazısını bitirdiği "Söyle Türkiye, O'nu yalnızbırakacakmıyız" cüm- lesinin, hüzün ve duygu yüklemesinin ötesindeki anlamının ne olduğunu düşünmüştüm. 10 Ka- sım'da Dolmabahçe'de Atatürk'ün yatağının ba- şında nöbet bekleyen Askerln gözlennden, kıpır- tısız yüzünden aşağı doğru süzülen gözyaşlannın da daha ötesine geçebilmenin bir yolu, yöntemi olmalıdır. Bu, Mustafa Kemal olgusunun ve eserinin ardın- daki bilimsel kurguyu inceleyerek, tartışarak, on- dan sonuçlar çıkararak, böylece gençlerimizin dü- şüncelerinde duımadan ve sürekli varsayımlar kur- manın temellerini atarak gerçekleştirilebilir. Belki, bugünden umudu tamamen kestikse eğer, gelecekte Türkiye'nin en çok ihtiyacı olan büyük siyasetçileri, önemli liderleri, dünya çapında iş üre- ten bilim adamlarını vb. böyle bir eğitimin ürünle- ri olarak ortaya çıkarabiliriz. Böylece Mustafa Kemal'i yalnız bırakmamış oluruz. Bedri Noyanın ardından Bektaşiler 'dedebaba' seçimini tartışıyor Istanbul Haber Servi- si-BektaşiIik örgütlenme- sinde tartışmalı "dedeba- ba"lık unvanını sürdürür- ken geçen perşembe gü- nü ölen Doç. Dr. Bedri Noyan'ın ardından yeni a> dedebaba"nın kim ola- cağı sorıısu belirsizliğıni koruyor. Bedri Noyan'ın dedeba- balığmı usulsüz seçilişi nedeniyle baştan beri ka- bul etme> r en halifebabalar, yeni seçilecek dedeba- banın ortak kabul görme- mesi durumunda redde- deceklenni belirtiyorlar. tstanbul'da yaşayan ve dedebabahğa en yakın isım olarak gösterilen Hü- seyinAvniÖzöz, "Dedeba- bahk unvanının layıknla ahnroası ancak Arnavut- luk, ABD ve Yugoslav- ya'daki diğcr hah'fe baba- lannuı katıüp vapacağı bir seçimleolur. Bunun dışın- da Ankara'da bir-iki haU- febaba umanlı kişinin se- çeceği dedebabayı kimse tanunaz" dedi. Bektaşihkte tam ania- mıyla bir hiyerarşik dü- zen söz konusu. Bektaşi- lik bır üniversite yapılan- ması içinde düşünülecek olursa dedebabalık fakül- te dekanhğı olarak tanım- lanabilir. Öaha sonra sıra- sıyla halifebabalar bölüm başkanlan. babalan profe- sörler, dervişlen araştır- ma görevlileri, muhipleri öğrenciler, âşıkJan ise zi- yaretçilere benzetilebilir. Anabacılar ise halifeba- balann eşlerine deniyor. Anabacılar da fakülte sek- reterleri konumunda. Bektaşilikte geçerli pro- sedüre göre dedebaba bir ait mertebedeki halifeba- baların toplanıp açık bir şekilde yaptıklan seçim- le belirleniyor. Yapılacak seçimde olası bir anlaş.- mazlık için ise dedebaba, halifebabalarla birlikte ısimler belirleyebiliyor. Son olarak da Bedri No- yan'ın ölümünden önce kendisınin yerinegeçme- si için halifebabalardan TurgutKoca belirlenmiş- tı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog