Bugünden 1930'a 5,457,467 adet makale



Katalog


«
»

13 KASIM 1997 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA BAŞSAVCI SAVAŞ'IN SOZLU AÇIKLAMASININ TAM METNI 11 'AnayasayaaykıneğflnııK parlfüphesiz, en yeni gelişmelerde, hür demokrasilerin de anayasaya muha- lif partilerin devlete karşı tehlikeleri muayyenbirdereceyeeriştiğihaller- de, siyasi hayattan uzaklas.tınlmalar ile ilgili fıili siyasi problem üzerine eğilme- den yapamadıklannı göstermektedir. Hal yo- lu her yerde aynı şekilde değildir. Bazan ta- rihi tecrübelerden hür devlet nizamına karşı düşmanca cephe aldıklan, başka bir araştır- maya lüzum kalmadan farzedilebilen, muay- yen bazı siyasi partilere karşı. anayasalann ken- dilerinde istisnai tanzim tarzlar ile yasakla- yıcı hükümlerin konduğu vakidir. (İtalya'da faşist partiler için böyledir.) Daha sık rastla- nan diğer bir şekilde -aşın hallerde inhisar eden ceza hukukukun müdahalesi yanında özel ka- nunlarla veya genel anayasa hukukunun ver- diği selahiyetler ve idari mercilerin tasarruf- lanyla, anayasaya muhalif siyasi partilere müdahale edilmesi yolu açık bırakılmıştır. 1939 ve 1940 yıllannda Fransa'da ve Isviç- re'de Komünist Partisi bu suretle hükümet kararnameleriyle yasak edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde Komünist Partisi, ih- tilalcı birteşkilat olduğundan, faaliyetleri da- ha iyi kontrol edilmek için, birtescil mükel- lefiyetine tabi tutulmuştur. Seçilen kanun tek- niğinin metoduna göre, bu nevi tedbirlerin ka- zai kontrolu da birbirinden farklı şekiller ar- zetmektedir. ...Liberal anayasalar 20. asnn başlanna ka- dar. hür devlet nızamının esaslanyla müca- dele eden siyasi partileri hemen hemen hiç hesap etmemişlerdir. Bunlara göre. bütün partilere karşı. mutlak bir müsamaha ve ta- rafsızlık tutumu uygundu. Birincı Dünya Savaşı'ndan sonra siyasi kuvvetlerin ser- bestçe hareket edebılmesini yani hür de- mokrasilerin tabii ıç hareket prensibini red- deden ve bunun yerine, sabit. parti yöneti- cileri tarafından tespit edilmiş ve parti üye- lerinin sıkı bir disiplinle bağlı olduğu dokt- rinleri ikame eden. "totaliter" partilerin or- taya çıkmasıyla, budeğişti. Devletin iktidar mekanizmasını doğru nüfuz edilmesi. herpar- tinın tabii eğilimi olduğu, "bunun iktidan ele geçirmek" için bir talep şekünde tecelli ettiği kabul edildiğinden, buna eriştikten sonra, meselenin mahiyeti itibarıyla, bütün diğer siyasi istikametlerin bertaraf edilme- si gayesi güdülmekle ve şüphesiz bu pren- sibe göre- diğerlerine, devlete karşı bir ser- bestı sahası artık bırakılmamaktadır. Bu nevi partiler için, insanın değerlen- ni müdafaa eden ve teminat altına almakla mükellef olan, hür demokrasiye karşı. bi- taraf bir tutum takınmak artık mümkün de- ğildir ve onlar için, yani şımdi ortaya çıkan "hürriyetin düşmanlanna kayıtsız şartsız hürriyet" verilrnesı ile ilgili problemi çöz- mek için, hangi hukuki vasıtanın tesıs edi- leceği bir anayasa politıkası problemi ol- maktadiT. Weimar Anayasası bir hal tarzm- dan sarfınazar etmiş, politik birtaraflığını muhafaza etmişti ve bu sebepten. bu tota- liter partilerin en mütecavizi tarafından yok edilmişti. Anayasalar tarihi noktai nazanndan ana- yasanın mevkii, totaliter bir sistemin sade- ce dış kuvvetlerin tesiriyle mümkün olabi- len yıkılmasından hemen sonra, hür birni- zamı yeniden tanzim etmek şeklinde ifade edilebilir. Anayasanın siyasi partilere kar- şı tutumu -hür demokrasinin tamamıyla onun vasıtasıyla gerçekleşen özel yapısı- bu totaliter sisteme karşı mücadelelerin tec- rübelerinde bulunan sebeplerle ancak anla- şılabilir. Bu nevi siyasi istikametlerin iler- de yeniden devlet üzerinde nüfuz kazana- bilmesine karşı tesirli hukuki teminatlann tesisi. anayasayı yapanlann düşüncelerine hakim olmuştur. Şayet anayasa bu suretle bir taraftan siyasi partilere karşı prensip iti- banyla müsamahayı isteyen hâlâ ananevi hür demokrasi istikametini takip etse idi bile. sadece bitaraf kalma yüzünden kendi değer sistemini tesis ve konımaktan sarfınazar edecek kadar ileriye gidemezdi. Siyasi par- tilerde şekil kazanmış olan pekçok gayeler ve değerlerden, demokratik usullerle bir defa tasvip edildikten sonra artık mutlak de- ğerler olarak kabul edilen ve bu sebepten bütün hücumlara karşı hassas bir şekilde mü- dafaa edilen devletin ana teşkilatının mu- ayyen temel prensipleri çıkarılmaktadır. Bunlan müdafaa gayesiyle. rakibin siyasi harektelerinin tahdidi gerekıyorsa bu gö- ze almmalıdır. Anayasa bu sebepten. kas- ten, bütün siyasi görüş tarzlanna karşı, mü- samaha prensibiyle. devlet nizamımn mu- ayyen dokunulmaz ana değerlerin tanın- ması prensibiyle bir sentezle birleştirmeye teşebbüs etmiştir. Anayasanın 21. madde- sinin 2. fıkrası bu sebepten, anayasanın te- mel prensipleriyle bir tezat halinde değil- dir." Prof. Dr. Bakır Çağlar. "Anayasa Bili- mi" adlı eserinde (s.239) sonraki geliş- meleri şöyle değerlen- diriyor: "Alman Anayasa MahkemesL parti ya- saklama rejimine ikame yeni bir dü/en de getir- miştir: Anayasa termi- nolojisine yabancı 'Anayasaya aykın eği- limli parti' kavramı. 225.1975 tarihli kara- nnda,parti yasakiama- sı rejimini geruşleterek, 'anayasaya aykın eği- limli parti' kavramını anayasaya sokmuş ve yasaklanmayan bu tip parti üyelerinin 'ana- yasa düşmanı' saydma- sını anayasaya aykın bulmamıştır." Gelişmiş demokra- tik ülkelerde. siyasi par- tiler genellikle anayasa- lanna ve yasalanna uy- gun ve saygılı davran- dıklanndan parti kapat- ma olaylan nadiren ol- maktadır. Türkücülerimizden İbrahim Tat- lıses "lirfa'da Oksford var mıydı ki okuma- dık?" demişti. Biz de soruyoruz gelişmiş demokratik ülkelerde Refah tipi parti var da kapatılmıyor dıyebiliyor musunuz? 8- RP'n'in kitap haline getirdiği "Ön Sa- vunmasının 184. sahifesinde, Yargıtay Başsavcısı'nın usulüne uygun şekilde so- ruştunna yapmadığının kanıtlanması ama- cıyla "Haarhktahkikanciddivegenişaraş- tirmaya dayalı bir safhadır. Bundan dolayı- dır ki yasayapıcı, diğer da\alardan farİdı olarak, parti kapatma da\alannda Cumhu- riyet Başsavcısı'na sorgu hâkimi sorumlu- luğu da vüklemiştir" deniyor. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu 24.4. 1983 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe gir- miş, daha sonra yürürlüğe giren 21.5.1985 gün ve 3206 sayılı kanunun 82. maddesiy- le "Sorgu HâkimliğT kaldınldığı gibi, "Sor- gu Hakimliği" sözcükleri tüm yasalanmız- dan çıkanldığından. Başsavcılığımızın "Sor- gu Hâkimi" yetkilerini kullanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. 9- Yine RP'nin kitap haline getirdiği "Ön Savunma< "nın 63. sahifesinde, "Bir iktidar partisi için kapatma mekanizmasının işle- mesi düşünülemez" denmektedir. Yani iktidara geçen parti. istediği gibi anayasayı ihlal edebilecek ve kendisinden hesap sorulamayacak? Anayasa dışı eğilimi olan partiler, geniş taban bulurlarsa ve hele ıktidarda olurlar- sa, demokrasi için "açıkveyakıntehlikedo- ğurma" ihtimalleri ar- ^ ^ ^ ^ _ ^ ^ ^ ^ tar. Almanya'da iktidar olan Nazi Partisi'nin, Italya'da iktidar olan Faşist Parti "nin yaptık- lannı hatırlayalım. Ge- rekiyorsa. "hukukun üstünlüğü"nün asıl bü- yük partilere karşı gös- terilmesi gerekir. Anayasa Mahkeme- mize parti kapatma gö- revi yeni kurulmuş ve- ya taban bulamamış partilerle uğraşmak için mi verildi? Demokrasilerde, anayasal ve yasal şart- lar oluşmuşsa, iktidar- daki bir partinin icabında kapatılmasıyla yetinilmez ve böyle bir partinin yöneticile- ri, TCK'nin 146. maddesinde müeyyideye bağlanmış "anayasayı ihlal" suçunun sanı- ğı dahi olabilirler. Parti kapatma nedenlerinin tümünün ana- yasada yazılı olması şart değildir. Yasa ko- yucu gerekiyorsa anayasada yazılı olma- yan parti kapatma nedenleri kabul edilebi- lir. Yeter ki, "siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsuıian" olduğuna dair anayasa hükmü ile. "parti kurma veör- girtienmeözgürlüğü" hakkının özü zedelen- miş olmasın. Özellikle Cumhuriyetimizin niteliklenni konımaya yönelik parti kapat- ma nedenlerinden hiçbirinin, anayasada ya- zılr olmasa bile anayasaya aykın olduğu düşünülemez. Başka bir deyişle, parti ka- patma nedenleri anayasamızda "tahdidi (sı- nırlayıcr bir biçimde sayılmamıştır. Bir kısmı anayasamızda, bir kısmı yürür- lükte olan Siyasi Partiler Kanunu'nda ya- zılı olup, cumhuriyetiınizin temel nitelik- lerini konımaya yönelik ve parti kurma ve örgütlenme hakkının özünü de zedeleme- diği için anayasamıza aykın olmayan ve her biri ayn ayn (tek başına) parti kapatma nedeni olan başlıca hususlar şunlardır: a) Bir partinin yabancı devletlerden. ulus- lararası kuruluşlardan ve Türk uyruğundan olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddı yardım alması -anayasa m.69- (Bir partinin aldığı oy ne olursa olsun, yazılı yerlerden tek biryardım aldığının kanıtlanması yeter- li.) Bir kısmı anayasamızda, bir kısmı yürür- lükte olan Siyasi Partiler Kanunu'nda ya- zılı olup, cumhuriyetimizin temel nitelik- lerini konımaya yönelik ve parti kurma ve örgütlenme hakkının özünü de zedeleme- diği için anayasamıza aykın olmayan ve her biri ayn ayn (tek başına) parti kapatma nedeni olan başlıca hususlar şunlardır: a) Bir partinin yabancı devletlerden, ulus- lararası kuruluşlardan ve Türk uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alması -anayasa m.69-. (Bir parti- nin aldığı oy ne olursa olsun, yazılı yerler- den tek bir yardım aldığının kanıtlanması yeterli). b) Parti genel başkanı veya genel başkan yardımcısı veya genel sekreterinin, Siyasi Partiler Kanunu'nun dördüncü kısmındaki yasaklara aykın olarak sözlü veya yazılı beyanda bulunması -Siyasi Partiler Kanu- nu, m.lOl/b-.^Bır tek beyan yeterlidir. Esas hakkında mütalaamızda aynntılany- konuşmanın, Siyasi Partiler Kanunu'nun dördüncü kısmında yer alan hükümlere ay- kın düşmesi -Siyasi Partiler Kanunu, m. 101 /d-. (Bir tek konuşma yeterlidir ve par- ti kapatma davasının bu nedenle açılması zamanaşımına tabi değildir). d) Parti tüzüğünün veya programının ya- hut partinin faaliyetlerini düzenleyen ve yetkili parti organlan veyamercilerince yü- rürlüğe konulmuş olan diğer parti mevzu- atının Siyasi Partiler Kanunu'nun dördün- cü kısmında yer alan hükümlere aykın ol- ması-Siyasi Partiler Kanunu, m.l01a-.(Da- va açılması zamanaşımına tabi değil). e) Parti büyük kongresince, merkez ka- rar ve yönetim kurulunca veya bu kurulun iki ayn kurul olarak oluşturulduğu haller- de ilgili kurulca veya TBMM grup yöne- tim veya grup genel kurullannca Siyasi Partiler Kanunu'nun dördüncü kısmında yer alan maddeler hükümlerine aykın ka- rar alınması veya genelge veya bildiriler yayınlanması veya karar alınmamış olsa bi- le bu kurallar tarafından aynı hükümlere aykın faaliyette bulunması -Siyasi Partiler Kanunu, m. 101/b-, (Bu nedenle dava açıl- ması zamanaşımına tabi değil). f) Bir siyasi partinin, anayasamızın 68. maddesinin dördüncü ftkrasında yazılı ey- lemlerin odağı haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi'nce tespit edilmesi -Anayasa- mızın 69. maddesinin altıncı fıkrası. (Bir- den çok eylemin kanıtlanması gerekir. Ka- Tutlama için hükümlülük kararlanna gerek enel Başkanı Necmettin Erbakan, Genel Başkan yardımcıları Ahmet Tekdal ve Şevket Kazan, Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk için, "Devletin sosyal veya ekonomik veya siyasi veya hukuki temel düzenini, kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla veya siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek maksadıyla dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek her ne suretle olursa olsun propaganda yapmamıştır, istismar etmemiştir veya kötüye kullanmamıştır denilebilir mi?" la açıkladığımız nedenlerle. bu kişilenn milletvekili olması şahsen cezalandınlma- lannı engelleyebilirse de, partiyi sorumlu- luktan kurtarmaz. Bu beyanlara dayanarak kapatma davası açılabilmesi için, aynca ce- za kovuşturması sonucu hükümlülük kara- n elde edilmesi gerekmez ve zamanaşımı- na da tabi değildir.) RP'nin sözcülüğünü yapmaya çalışan ba- zı bilim adamlan, çocuk kandınr gibi. bir yandan "RP'ye anayasanın dcğişcn nıad- deleri doğrudan uygulanmasm, Shusi Par- tiler Kanunu uygulajısın" demekte; diğer yandan, Siyasi Partiler Kanunu'nun 101/b maddesinin adı geçen partinin genel başka- nma. genel başkan yardımcısına ve genel sekreterine uygulanması söz konusu olun- ca "Anayasa değişti, artık bu madde uygu- lanamaz" diyebilmektedirler. c) Parti merkez karar ve yönetim kuru- lunca Yüksek Seçim Kurulu'na partiyi tem- silen konuşma yapacağı bildirilmiş olan kimsenin, radyo veya televizyonda yaptığı yoktur. Hükme esas alınacak deliller için za- manaşımı söz konusu değildir. Anayasa Mahkemesi tüm delilleri serbestçe takdir eder. Parti üyelerini partiden ihraç etmek- le parti sorumluluktan kurtulamaz. Aksinin kabulü halinde. bir parti yüzlerce kişiye mütemadiyen eylem yaptınr. her defasın- da eylemleri kanıtlananlan partiden ihraç ederek sorumluluktan kurtulur. odak hali- ne gelme hiçbir zaman kanıtlanamaz). gl Bir siyasi partinin. Siyasi Partiler Ka- nunu'nun 78 ile 88 ve 97. maddeleri hüküm- lerine aykın fiillerin işlendiği bir mihrak ha- line geldiğinin sübuta ermesi -Siyasi Par- tiler Kanunu, m. 103/1 -. (LaikJik ilkesinin korunması bu madde ile de güvence altına ahnmakla birlikte, bu nedenle, parti kapat- ma davasının açılması için parti üyeleri hak- kında kesinleşmiş mahkeme kararlan gerek- tiğinden ve TCK'nin 163. maddesi yürür- lükten kaldınldığı için, Siyasi Partiler Ka- nunu'nun 87. maddesinde yer alan "Siyasi partiler, devletin sosyal veya ekonomik ve- ya siyasi veya hukuki temel düzenini, kıs- men de olsa dini esas ve inançlara uydur- mak amacıyla veya si- yasi amaçla veya siya- si menfaat temin vete- sis eylemek maksadıy- la dini veya dini hissi- yanveyadince mukad- des tanınan şeyleri alet ederek her ne suretle olursa olsun propa- ganda yapamaz, istis- mar edemez veya kö- tüye kullanamazlar" hükmü yürürlükte ol- masına rağmen mü- eyyidesız kaldığından. başka bir deyişle anı- lan 87. madde hüküm- lerine aykırı hareket eden parti üyeleri hak- kında kesinleşmiş hü- kümlülük karan elde etmek imkânı kalma- dıgından. RP daha ön- ce açıkladığımız par- ti kapatma nedenleri ile, anayasamızın 69. maddesinin 6.. 68. maddesinin 4. fıkrasını yok hükmünde sayarak. Siyasi Partiler Ya- sası'nın yürürlükte olan 87. maddesine ay- kın propaganda ve eylemlerde bulunmak öz- gürlüğüne kavuştuğunu iddia etmektedir. Yorum, anayasanın. yürürlükte olan ya- salann emredici hükümlerinin hayata geçi- rilmesi amacıyla yapılır. RP'yi haklı gös- termeye, başka bir deyişle yorumlanyla anayasamızı, yasalanmızı fiilen uygulana- maz hale getirmeye çalışan hukukçulara buradan soruyorum. Siz. gerçekten binbir emekle kurulan la- ik Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşamasını is- tiyor musunuz? Böyle olduğunuza kimi inandıracaksınız? Bu bölüm için şunu da söyleyeyim, ke- sinleşmiş mahkeme karan alanlann parti- den ihracı, bu kararlann, partinin Siyasi Par- tiler Kanunu'nun 103 1. maddesinde yazı- lı eylemlerin "mihrakı" haline geldiğinin kanıtlanmasında, delil olarak kullanılması- nı engellemez. Kanun koyucu abesle işti- gal etmez. Başsavcılığımızın bir tek ihraç talebine uymamak zaten parti kapatma ne- denidir. Bu hal gerçekleşmişse. başka hü- kümlülük kararlannı beklemeye gerek yok. başsavcılığımız zaten zorunlu olarak dava açacak. Başsavcılığımızın talebiyle veya parti tarafından re'sen yapılan ihraçla, hü- kümlülük kararlannın delil olarak kullanıl- masını önleyecekse. o zaman Siyasi Parti- ler Kanunu'nun 103. maddesi hiçbir zaman uygulanamayacak demektir. Hiçbir zaman ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ _ uygulanamayacak olan bir kanun madde- si de. zaten yasaya konmaz. Bir kere da- ha vurguluyorum, ka- nun koyucu abesle iş- tigal etmez. Başka bir deyişle, "hukuk" bir manhkbilimidir. Yap- tıklan yorumlarla saç- masapan sonuçlara varanlar. yorum yap- masını bilmeyenler- dir. g) Değineceğimiz son parti kapatma ne- deni de şudur "Siyasi Partiler ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ Kanunu'nun 101. ~™~~~~™~~~^ maddesinin (b) ben- dinde sayılanlar dışında kalan parti organı, mercii veya kurulu tarafından bu kanunun 4. kısmında yer alan maddeler hükümleri- ne aykın fiilin işlenmesi halinde, fiilin işlen- diği tarihten başlayarak iki > ıl geçmemiş ise (açıkladığımız tüm parti kapatma nedenle- ri arasında sadece bu halde zamanaşımı gö- z önünde tutulur), Cumhuriyet Başsavcılı- ğı söz konusu organ. merci ve>a kurulun iş- ten el çektirilmesini yazı ile o partiden ister. Parti üyeleri 4. kısımda yer alan maddeler hükümlerine aykın fiil ve konuşmalann- dan dolayı hüküm giy erler ise. Cumhurhet Başsavcüığı bu üyelerinin partiden kesin olarak çıkanunasını o partiden ister.'' Siyasi parti. tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde istem yazısında belirtilen hususu yerine getirmediği takdirde. Cum- huriyet Başsavcılıği Anayasa Mahkeme- si'nde o siyasi partinin kapatılması hakkın- da dava açar. Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenmiş iddianamenin tebliğinden iti- baren otuz gün içinde ilgili siyasi parti ta- rafından söz konusu parti organı, mercii veya kurulunun işten el çektirilmesi ve par- ti üyesi veya üyelerinin partiden kesin ola- rak çıkanlması halinde, o partinin kapatıl- ması hakkındaki dava düşer -Siyasi Parti- ler Kanunu, m.lOl d-. (Hemen şu hususu belirteyim. Birönceki bölümde açıkladığım nedenlerle, laikliğe aykın propaganda ya- pan. dın duygulannı istismar edip siyasi menfaat temin edenler için. bu maddenin uygulama olanağı kalmamıştır. Parti kapat- ma nedenleri eksik kalmasın diye değindik). 10) Usul yönünden ileri sürülen iddiala- nn hiçbiri yerinde değildir. Şöyle ki: Başsavcılığımızca, "Anayasamızın laik- lik ilkesine aykın eylemlerin odağı haline geMiğr gerekçesiyle, RP'nin kapatılması ıstenmiştir. Bu çeşit eylemler. anayasamızın 69. mad- desinin altıncı ftkrası yollamasıyla 68. mad- desinin dördüncü fıkrası gereğince parti kapatma nedeni olduğu gibi: Siyasi Parti- ler Kanunu'nun 103'1. maddesi gereğince de "laikliğe ay kın fiillerin işlendiği bir mih- rak halinegekliği sübuta eren partikr" Ana- yasa Mahkemesi'nce kapatılır. Günlük konuşmalanmızda ve hukuk di- linde "mihrak" ve "odak" kelimeleri aynı anlamda kullanıldığı gibi: sözlüklerde de (mesela Mustafa NihatÖzön'ün Osmanlı- ca-Türkçe Sözlüğü, Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlüğü) "mihrak" sözcüğünün yalnızca "odak" karşılığı kullanılabilece- ğı vurgulanmıştır. Mahkemeler, iddia ve bu iddialara daya- nak gösterilen olaylann dışındaki nedenle- re dayanarak karar veremezse de; eylemle- ri nitelemekte ve bu eylemlere uygulanacak kanun maddelerini belirlemede, iddianame ile bağlı değillerdir. İki örnekle konuyu aydınlığa kavuştur- maya çalışahm: a) (A)'nın tabancasından çıkan kurşun- la (B) ölmüş, sa\ cı eylemi "tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme neden olma" şeklinde nıtelendirerek ve TCK'nin 455. maddesi- nin uygulanması istemiyle kamu davası aç- mıştır. Toplanan delillere göre mahkeme eylemi "kasten adam öldürme" şeklinde nitelendirerek. sanığın TCK'nin 448. mad- desi gereğince cezalandınlmasına karar ve- rebilir. b) Savcı, bazen de RP'nin kapatılması için yaptığımız gibi; pekçok eyleme dayanmak- İa birlikte herbir eyleme ayn ayn müeyyi- de uygulanmasını istemek yerine, tek bir mü- eyyide uygulanmasını istemekle yetinir. Mesela, sanık (A) pek çok adamı öldür- me ve soygun eyleminin failidir. Savcı, tüm eylemlerin "anayasayı ihlal" kastıyla ya- pıldığı inancıyla ve TCK'nin 146' 1. mad- desinin uygulanması istemiyle kamu dava- sı açmış olsun. Mahkeme, eylemin "ana- yasayı ihlal" kastıyla yapılmadığı kanaati- ne vanrsa. sanığa TCK'nin 1461. madde- sini uygulamaz, ama sübut bulan eylemle- nnden her biri için ayn ayn ceza tertip et- mek zorundadır. Dikkat edilecek olursa id- dianamemiz "RP'nin açıkla> acağım e>lem- leri SPK'nin parti kapaülmasına neden ola- cak pek çok hükmünü ihlal etmekle birlik- te" sözcükleriylebaşlamaktadır Başsa\cı- lığımız, adı geçen partinin tüm eylemleriv - le "anayasamızın laiklik ilkesine aykın ey- lemlerin odağı haline gekHğj" kanaatine var- mış ve anayasamızın 68. maddesinin dör- düncü fıkrasıyla 69. maddesinin altıncı fık- rasmın uygulanması suretiyle kapatılması- na karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Şimdi Anayasa Mahkemesi'nce yapıla- cak iş, dava sonuçlanıncaya kadar iddiayı doğrulamak için gerek başsavcılığımızca. gerek re'sen toplanan ve gerekse savunma için gösterilen delilleri birlikte değerlendi- rerek, önce doğrudan anayasamn değini- len hükümleri uygulanarak RP'nin kapatı- lıp kapatılamıyacağı sorununu karara bağ- layacak; anayasa doğrudan uygulanamaz kanaatine vanrsa. iddiamız aynı zamanda SPK'nin 103. maddesinde yazılı parti ka- patma nedeni oluşturduğundan bu yönden inceleme yapacak: odak (mihrak) olma un- surunun gerçekleştiği kanaatine vanrsa par- tinin kapatılmasına karar verecek; bu un- sunın gerçekleşmediği kanaatine vanrsa ileri sürdüğümüz olaylan tek tek değerlen- direrek mesela SPK'nin 101 /b maddesi ge- reğince. parti genel başkanı, genel başkan yardımcısı veya genel sekreterinin yazılı veya sözlü beyanlanndan bir tekini dahi SPK'nin 87. maddesine aykın bulursa. yi- ne de bu partinin kapatılmasına karar vere- cektir. Sürecek Refahhlar Başsavcı'ya savaş açtı SEBAHAT KARAKOYUN ANKAR4-Yargıtay Cumhuriyet Başsav- cısı Vtoü Savaş' m sözlü açıklaması RP'yi öf- kelendirdi. RP Genel Başkan Yardımcısı Ab- duDahGüL Vural Savaş'ı "şovmen,demagog, Stalin- Hitler döneminin trajik fenomeni" diye nitelendirirken, hakkında hakaret dava- sı açacaklannı söyledi. Anayasa Mahkemesi'nde 18 Kasım'da ya- pacağı sözlü savunmada Vural Savaş'ı hedef alacak olan RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, bir yandan savunma üzerinde ça- hşırken diğer yandan partüilere moral ver- meye çalışıyor. Erbakan'ın kurmaylarma "RP'yi kapatamazlar. Ancak kapatırlarsa daikisaat içinde bir harf değişiküği >apar,ye- ni bir partiyk yolumuza dc\am ederiz" de- diği öğrenıldi. Savaş'ın açıklamasının ardından Anaya- sa Mahkemesi"nden bir hafta ek süre alan Er- bakan, yeniden komisyon üyeleriyle konu- tuna kapandı. Erbakan ve komisyon üyeleri dün Savaş'm konuşma metni ve sözlü savunmasının de- şifresi üzerinde çahşmaya başladılar. Sa- vaş'ın açıklamalannın Erbakan'ın daha ön- ce hazırlanan savunmasının çerçevesinde kapsamlı bir değişikliğe yol açmayacağı bil- dirildi. RP'nin "dini veya febefi bir ekolde- ğD, siyasi bir kuruluş okJuğunu" vurgulaya- cakolan Erbakan. Başsavcı Savaş'ın "huku- ku, uluslararası anlaşmalan, anayasa ve ya- salan >t)k saydığını" öne sürecek. Erbakan, Savaş'ın sözlü savunmasında yer alan RP'li bazı belediye başkanlanyla ilgili mahkûmi- yet kararlannı içercn ek delillerle ilgili ola- rak da "anayasanın38. maddesi uyanncasu- çun şahsiüği" ilkesinin esas olduğunu vurgu- layarak, bu mahkûmiyet kararlannın henüz kesinleşmediğini, kesinleşse dahi partiyi bağ- lamayacağını savunacak. Açılandavanm usul açısından reddini talep edecek olan RP lide- ri, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişteki ba- zı kararlanndan örnekler vererek bunu ge- rekçelendirmeye çahşacak. Kendisinin iddianameye geçen "tktidara geleceğiz, kanh mı kansız mı, an nu tatiı mı olacak" şeklindeki sözleriyle ilgili olarak da yine "doJaınulmaztak" zırhına sığınacak olan Erbakan,"Yasama sorumsuzhığunun ve kür- sü masunryetinin mutlak olduğunu" \ urgu- layacak. Erbakan, kurmaylanna tabanm moralini canlı tutacak çalışmalara ağırlık vermeleri ta- limahnı verdi. Erbakan'ın daha önce MKYK toplannsında dile getirdiği görüşleri kurmay- lanna da yineleyerek. "RP'yi kapatamazlar, ancak kapatırlarsa ikisaatiçindebir harfde- ğişikliği yapar,yeni bir partiyle yolumuzade- vam ederiz" dediği öğrenildi. Erbakan'ın ta- limatlan çerçevesinde parti örgütlerinin ye- ni birparti örgütlenmesiyle ilgili isimlendir- me çahşmalannı tamamladıklan ve kapatma karan verilmesi durumunda düğmeye basıl- masıyla harekete geçileceği bildirildi. RP lideri Erbakan, başsavcının açıklama- sıyla ilgili değerlendırmesinin sorulmasi üze- rine, "Hiçbir şey söyleyecek değilim. Bunla- nn hiçbirisi hiçbir şey ifade etmez. Türki- ye'de demokrasi vardır, RP en büyük parti- dir. Dolayısıyla bunlar geüp gecki <>laylardır. Hiçbirinin üzerindedurmaya degmez" dedi. Erbakan. başsavcının Türk Ceza Yasa- sı'nın idam hükmünü öngören 146. madde- sinin RP'lilere uygulanabileceğine ilişkin sa- vının anımsatılrnası üjerine. "Bunlann kbn- seye fa>dası yoktur.Türidye'ninhuzuravesü- kûnete her zamankinden fazla ihtiyacı var- dff" diye konuştu. Abdullah Gül, dün düzenlediği basın top- lantısında Savaş'a yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gül. RP'nin hırsızlann, vurguncu- lann, rantiyenin değil, "sessiz çoğuniuğun" partisi olduğunu, dığerleri gibi yan resmi devlet partisi olmadığını ileri sürerken, Sa- vaş'ın savunma biçimini "kin ve nefret do- lu" diye nitelendirdi. Savaş'ın daha önceki beyanlan ve son savunmasını bu duygular- la yaptığını ileri süren Gül, "Baş«a\cının ma- alesef kin ve nefret dolu saldınlaru partiyle Dgilitahrik,tahkirvetezyifedicisöz]eri Sta- lin, Hitlerdöneminintrajik bir fenomenktir" görüşünü savundu. Savaş'ın yargı önünde hesap vereceğini savunan Gül, önümüzdeki günlerde hakaret davası açacaklannı söyledi. 10 Kasını sanıklan irtica masasında sorgulantyor ÖZCANGÜNEŞ ŞANLIURFA - Atatürk'ün ölümünün 59. yıldönümü törenleri sırasmda lzmir, Hatay ve Şanlnırfa'da eylem yapan şeri- atçılar Ankara'ya gönderilerek Emniyet Genel Müdürlüğü irtica Masası'nda sor- gulamaya alındılar. Ankara IX}M*de yar- gılanacak sanıklardan Mahmut Kaçar, Urfa'daki sorgulamasmda. "tebliğ memur- lan" olarak örgütlendiklerini ve "Dûğü- ne gidivoruz" parolasıyla eyleme çıkük- lannı itiraf etti. Şanlıurfa'da 10 Kasım gûnü Atatürk Anıtı'nda yapılan saygı duruşu sırasında protokolün önüne fırlayarak "Pnta tap- mayın. Kuran'a tapın. Sizi Kuran'a davet edryorum" diye bağırdıktan sonra yaka- lanan "meczup" Mahmut Kaçar'ın Şan- lıurfa'daki sorgusu tamamlandı. Anıtka- bir'deki eyleminden dolayı yargılandığı sırada "Kuran'ad basbğmı" söyleyen ve 22 avukat tarafından ücretsiz savunuldu- ğunu kaydeden Kaçar, eylem yapmak üzere 9 Kasım'da Şanlıurfa'ya geldiğıni belirtti. Kaçar, sorsusunda, eylemi tzrnir, Hatay, Şanlıurfa ve Istanbul'dayapmayı ka- rarlaştırdıklarnu ve bunun için "teba^me- murlan" olarak örgütlendiklerini de itiraf etti. Antakya'da eylem yapan Bekir Öz- bal Izmır'de eylem yapan Bahattin Top- rak ve Istanbul'daki eylemini gerçekleş- tiremeden'yakalanan Recai Gökalp ile bir- likte eylem karan aldıklannı belirten Ka- çar, sorgusunda 22 ay kadar süren ceza- evi yaşammda çeşitli dernek, vakıf ve ki- şilerden yardım aldığını söyledi. Eşi, Van Emniyet Müdürlüğu'nce sor- gulanan Mahmut Kaçarve üç arkadaşı, Te- rörle Mücadele Şubesi'nde tamamlanan sorgulannın ardından önceki akşam An- kara'ya gönderildiler. SanıklarDGM Sav- cısı Nuh Vlete Yüksel'in talimatıyla dün Emniyet Genel Müdürlüğü İrtica Masa- sı'nda 3713 sayılı Terörle Mücadele Ya- sası kapsamında sorgulanmaya alındılar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog