Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 KASIM 1997 PERŞEMBE 10 BAŞSAVCI SAVAŞ'IN SOZLU AÇIKLAMASININ TAM METNI 'En uygımuyasalarıuygulamak' / kı nedenle: birincisi, maddede ge- çen "kapatılmalan" sözcüğû kapat- ma nedenlenni değıl. partilerin ka- patılmasi ve usulüne ılışkın esaslan ıfade etmektedır. Nıtekim, anayasa- da yetennce açıklıkla belirtılmeyen ve daha çok usule ılişkın bu esaslar Siyası Partıler Kanunu'nda "siyasi partilerin kapaülması" başlığı altında (beşıncı kısım) düzenlenmış- tir. Kapatma nedenlen ıse. "siyasi partiiere ilişkin yasaklar" başlıgı altında dördüncü kı- sımda yer almıştır. Yasaklar konusu. önemi dolayısıyla. bızzat anayasa koyucu tarafın- dan düzenlenmıştır. Istanbul Cnıversıtesi Hukuk Fakültesi de- ğeriı öğretım üyelennden Doç. Dr. Oktay Uy- gun tarafından düzenienen ve mahkemeniz- de gorülmekte olan "Demokratik Kitle Par- tisi"nin kapatılması dosyasında me\cut gö- rüş bıldiıme ve yazısının 3. sahıfesınde. bu husustakı görüşümüzün yerinde olduğu açık \e net biçimde v urgulanmaktadır. b) Anavasalanmızda benzer bir hüküm ol- masma rağmen Federal Alman Anayasa Mahkemest. konuyu şu şekılde karara bağla- mıştır; (Anayasa'nın 21. maddesınin ikınci fikra- smın. aynı maddenın 3. fıkrasına göre, bir Tıili". tatbikat kanunun -yanı Federal Parti- ler Kanunun- v az'mdan önce. doğrudan doğ- ruva tatbık edılecek bir kanun olmadığı hak- kında. KPD'nın ıtırazı mesnetsizdır. • Federal Anayasa Mahkemesf nin 23 Ekim 1952'de. daha önce karar verdığı gibı: her ne kadar 3 fıkrada. Federal Kanunlarla -daha yakından bir tan/im tara'" öngörülmüş ıse de. anayasanın 21. maddesinın 2. fıkrasının vazıının larıhçesi. Partiler Kanunu'nun çıka- rılmasından önce, yıkıcı gruplara karşı bir müdahale zaruretının. parlamento müzakere- lerınde nazarı ıtıbara alındığını göstermekte- dır. Zaten anavasanın 21. maddesinin objek- tıf anlamının tetkikı de başka bir netıce ver- memektedır -Karann bu kısmı içın bakınız, adı geçen eser. s 50-). 6- Ana\ asamızın 90 maddesınin son fık- rasında "usulüne göre yürüıiüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde- dir. Bunlar hakkında anayasaya aykınhk id- diası ile Anayasa Mahkemcsi'ne başvurula- maz" lıükmune \er venlmıştır -\ncak; a) Türkiye'nın ımzaladığı hıçbır milletle- raraM sözle^mede. dın duvgulannı sömüre- rek sı>asal çıkar sağlamaya yönelık propa- ganda vapmava veya laikliğe aykın amaçlar ıçin örgütlenme>e ızın \eren veya bu amaç- la taalıvct gösteren partilerin kapatılamaya- caöına ılışkın hıçbır hüküm bulunmamakta- dır b) 19 Mart 1954 gün \e 8662 sayılı Resmı Gazete'de yayınlanan " İnsan Haklannı ve Ana hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi ve bu- na ek protokolün tasdiki hakkında kanun" ıle. Türkıye u Hiçkimsenineğitim hakkından mahr um bırakılamavacağı. bu hakkın. velile- rin kendi dinivefelsefiinançlandoğrultusun- da Mjrilmesinin temini haklanna Devletlerin saygıduyacağTnı belırten Avrupa İnsan Hak- lan Sözleşımesı'ne Ek 1 No'lu Protokolün 2. maddesıne. anılan Sözleşme ve Ek Protoko- lün kubulüne daır 10 Mart 1954 tanh ve 6366 sayılı Kanunun 3. maddesinde kayıtlı; ''Pro- tokolün 2. maddesinin 3 Mart 1924 tarihli \e 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nda ya- alj hükümleri ektilemeyecegini'' içeren bir çekince kovmu^tur c) Esasen. milletlerarası antlaşmalar usu- lüne göre yürürlüğe konulmuşsa "kanun" hükmündedır. Ama yıne de bir 4 *kanun 1 'dur. Dığer kanunlardan farkı, anayasaya aykınlı- ğının iddıa edilememesidır. Yoksa. TB- MM'nın serbestçe kanun yapma hakkı elın- den alınmb değıldir. A\Tupa insan Haklan Mahkemesı. elbette ımzaladığımız sözleşme hükümlerıne göre karar verecektir. Türk hâ- kımı ıse. daıma Türk kanunlanna göre karar v ermek zorundadır. Başka bir deyışle, millet- lerarası sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra. Türk kanun koyucusu bu sözleşme hükümlenv le çelişen yenı bir kanun yürürlü- ğe kov arsa. uygulanacak olan sonrakı kanun- dur. Prof. Dr. Fanık Erem bu konuda şöyle di- yor: (Sözleşme hükumierinınmıllikanunlar gi- bı mahkemelerce uygulanması gerekli bulu- nacak. fakat mıllı kanunlarla çatışma halın- de. çozüm şeklı tercıh esasına göre değıl, her- hangi ıki kanunun çatışmasındaki kurallara baglı olacaktır). Mılletlerarasi sözieşmelere, bazı mahkeme kararlannda olduğu gıbı, ana>asamızda ya- zılı olmayan öncelik ve üstünlük tanımak, ılerıde bızı ıçınden çıkılması ımkânsız kar- maşık sorunlarla karşı karşıya bırakabilir. Şövlekı: Türkjye. değışık ülkelerle bir araya gelip, daha önce imzaladığı sözleşmelerle çelışik hükümler taşıyan yenı bir sözleşmeyı yürür- lüğe koyarsa ne şekılde hareket edecektir? Mesela Arap ülkelemle bir araya gelıp "Müslüman olan kişiler arasında evlenme, boşanma. aralanndaki davalarda tanık din- leme \oya bir Müslümanın diğer Müslüma- na karşı işlediği adam öldürme ve hırsızlık suçlannda şeriat kanunlan uygulanacaktır" şeklınde sözleşme ımzalasa. TBMM de bu sözleşme\ı onaylasa; Anayasa'ya aykınlığı ıddıa edılemeyeceğme göre, Türkıye Cum- humetı bir daha çağdaş hukuka dönecek ye- nı bir yasa v apamayacak mı? Hâkımlenmız ıçın en güzel ve Anayasa'ya uygun yol, değışınceye kadar kendi yasalan- mızı aynen uygulamaktan geçer. RP'nın "ön savunma"sında sözü edılen as- lında partilerının kapatılmasına dayanak ya- pılabılecek hıçbırhüküm içermeyen "Kişisel ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleş- me" 23 Mart 1976da. "Her türlü ırk aynm- cılığının kaldırılması hakkında uluslararası sözleşme4 Ocak 1969'da, "Avrupa İnsan Hak- lan Sözleşmesi" 3 Eylül 1953'te, "Avrupa Sos>alŞartı'"26Şuba't 1965'te,"AvrupaSos- jal Güvenlik Sözleşmesi" 13 Ağustos "l976'da, vanı 2820 savılı Siyası Partiler Ka- nunumuzun 22.4.1983 tarihınde yürürlüğe girmesinden çok önce yürürlüğe gırmişlerdi. Kanun hükmünde olmaya devam eden bu £özle:>melenn. Sıyası Partiler Kanunumuza aykın duşen hükümlerini hâkimlerimiz uygu- layamaz SoyeM Panıler Kanunumuzu gözö- nünde tutmaksızını Avrupa İnsan Haklan TA. ürkiye'nin ımzaladığı hiçbjr milletlerarası sözleşmede, din duygulannı sömürerek siyasal çıkar sağlamaya yönelik propaganda yapmaya veya laikliğe aykın amaçlar için örgütlenmeye izin veren veya bu amaçla faaliyet gösteren partilerin kapatılamayacağına ilişkin hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmesi'ni uygulamaya yetkili hâkimler, Avrupa insan HakJan Komisyonu ve Diva- nında göre\ yapan hâkimlerdir. 7- -Demokrasilerde siyasi partüeri mahke- meler değiL o> vermeverek halk kapaür" gö- rüşünün dayanaklannı ne anayasamızda. ne Siyasi Partiler Kanunumuzda, ne çağdaş de- mokratık ülke anayasalannda. ne milletlera- rası antlaşmalarda ve ne de bugüne kadarkı hukuk uygulamalannda bulmak mümkün- dür. Bu konuda esas hakkındakı mütalaamızda yazdıklanmıza ek olarak şu hatırlatmaları yapmak istiyoruz: a) 1997 yılı içinde Ispanya'da Hern Bata- suna'nın (HB) partisinin kapatılması için da- va açılmış ve bu dava halen devam etmekte- dır. Bu davanın seyri, başsavcılığımca devam- lı takip edilmektedir. Dışişleri Bakanlığımı- zın Avrupa Daıresi Başkanlığı'nca Başsavcı- lığıma gönderilen 7.11.1997 tarihli faksla şu bılgi verilmiştir: (Herri Batasuna'nm partisinin kapatılma- sı davasının 30.10.1997 günü yapılan duruş- masında savcı Jose Maria Luzon. konuyla il- gıli olarak raporunu mahkemeye sunmuştur. Raporda özetle. Hern Batasuna'nm kendisi- ne televizyonda tahsis edilmış olan seçim propagandası kuşağını. aynlıkçı terör örgü- tünün "sarkastik bir yaklaşımla demokratik olarak nitelediğj" ancak "Ud yûzlü ve yanılt- ma\a yönelik" olduğu vurgulanan "banşÖDe- risi''nın duyurulmasına hasretmekle ETA'nın sözcülüğünü yaptığı ve bu bakımdan HB Başkanlık Divanı üyelerinın "silahlı çete ile işbuüği''suçunu işlediği ceza kanunun 576' 1. maddesi uyannca 8'er yıl ağır hapis cezası- na mahlcûm edilmeleri gerektiğıni yınelemiş- tir. b) Fransa'da 10 Ocak 1936 yasası geregin- ce ırk ayrımı yapan, anavatanından dolayı ki- şi ve gruplara kin ve nefret güden, toprak bü- tünlüğüne karşı tutum sergileyen cumhun- yete karşı olan ve ırk ayrımı politikası güden siyasi partiler yasaklanıyor. Portekiz Anayasası'na göre siyasi partiler "milli" ve "dtai" sembolleri çağnştıran amb- lemler kullanamıyorlar. Portekiz Anayasası, isim ya da programlan itibanyla yöresel ni- telik taşıyan partileri de yasaklıyor. Aynı şe- kılde faşist ve paramiliter partiiere de izin ve- rilmiyor. Hollarıda'da ise özellikle küçük partiiere yönelik çok ciddi engellemeler uygulanıyor. Bu konuda önemlı kısıtlama yetkilerine sa- hıp yürütme organı, bir partiyi "aşın" olarak ilan edip \iiksek mahkeme kararrna bile ge- rek kalmaksızın kapatabiliyor. 1977 yılında sağcı Hollanda Halkının Birliği Partisi bu ge- rekçelerle kapatıldı. Italya'da ise faşist parti- ler Almanya'daki gibi yasak kapsamına giri- yor. Bunun dışında KJZII Tugaylar örneğınde olduğu gibi teröorizme bulaşmış partileri de yasadışı olarak nitelendirip yasaklıyor. Nok- taDergisi, 12 Ekim 1997) c) Bu konuda deneyimli diplomat ve poli- tikacımız Kâmran tnan, şunlan söylüyor: "Almaırya'da yakın bir geçmişe kadar komü- nist parti kurulamıyordu. Bu uvgulama da- ha sonra kaJkn, ama faşist parti hâlâ kurula- mıvor. Çünkü Almama'nın yaşadığı bir tec- riibesi var. Her milletin kendi tarihinden ka\- naklanan tehdit ve tehlikeleri var. Bu yüzden tedbirini alryor. Ojsa Türkiye'de demokrasi sınırsızlık olarak algılanı\or. Bu bir kültür ve ekonomik güç meselesidir. Dikkat edilirse sağ- lıklı demokrasinin işlediği ülkelerde, fert ba- şına minimum gelir 10 bin dolar ve yukanst- dır. 2500 dolara bundan daha ivi demokrasi bulamazsııuz. A\nca Türkiye"de demokrasi henüz çok genç. Şunu da unutmamak lazım, Ban ülkclcrinin çoğunun cogralŞası ve strate- jik konumu Türkiye'yle çok farklı. Onlann demokrasilerini direk tehdit eden yakın kom- şulan yok. Oysa bizim bütün komşularunız ülkemizde demokrasi ve hürriyetlerin mevcu- diyetinden rahatsız oluyor. Üstelik onu yık- mak ve istikrarsızlığa götüraıek için de elle- rinden ne gelirse yapıyorlar. Siz Avrupa'nın damında -ls>eç'te- oturacaksmız, sonra her- kes benim gibi olsun diyeceksiniz. Gelsinler burada bir sene otursunlar da uygulasınlar bakahm". (Nokta Dergısı, 12 Ekim 1997-) Siyası Partiler konusunda en değerli araş- tırmalan yapmış olan Maurice Duverger, (Nüfusun büyük çoğunluğunun cahil, geri kalmış, okumaz-yazmaz olduğu feodal ta- nmcı bir ülkede çok partilı serbest seçimli Batılı bir sistemin hiçbir anlamı yoktur. Bu yapmacılık dekor arkasrnda büyük mülk sa- hipleri ve geleneksel şefler ipleri çekecek ve eski yapılar sürüp gidecektir. Demokrasiyi kurmazdan önce bunun şartlannı yaratmak gerekir.-Diktatörlük Üstüne, s.72-) Tüm olumsuz şartlara rağmen Duverger'i utandınrcasına demokrasi tecrübemize başa- nyla devam etmekteyiz. Ama onu yaşatmak için, gelişmiş Batı ülkelerine göre daha çok özen göstermeliyiz. Sosyal gerçeklere ters düşen bir yargı saygınlık kazanmaz. d) 13 yıl aralıksız Federal Almanya Baş- savcıhğı'nı yapmış Prof. Dr. Kurt Reb- mann'ın sorduğum bir soruya verdiği cevap: (Almanya'da bir siyasi parti olsaydı ve bu siyasi parti Doğu Almanya ile Batı Alman- ya'nın birbırinden aynlması yolunda faali- yette bulunsaydı, kesinlikle boyle bir siyasi parti yasaklanırdı ülkemde. Çünkü anayasa- mız uyannca Almanya, Doğu ve Batı Alman- ya'dan oluşmaktadır ve böyle bir çaba anaya- saya aykın olarak değerlendirilırdi. - Hukuk Devietinde Terör ve Orgütlü Suçla Mücade- le, 1995-S.81) e) Yasalan partiiere karşı hükümetlere ge- niş yetki verdiği için parti kapatmayan ülke- ler de vardır. Vural Savaş ile Sadık MoDamah- mutoğlu tarafından yazılan "CMUK Yoru- mu" adlı eserde (s.l 164) ve aynntılan 21 Ekim 1993 tarihli Sabah gazetesinde de, In- gıltere'de Sinn Feın Partısı"ne karşı alınan önlemler şöyle açıklanıyor: (Ingiltere hükümeti, 1988 yılında koydu- ğu yasaklamanın gerekçesi olarak, radyo ve televizyonlarda söz söyleme ftrsatının terör örgütlerini cesaretlendirdiğini ve teşvik etti- ğini ileri sürmüş. onlan bu kolay propagan- da aracından mahrum etmek gerektiğıni be- lirtmişti. Yayınlanan listede adı yer alan paramiliter ve terör örgütlerini destekleyen ya da kişile- ri böyle bir destek vermeye çağıran her türlü ifadenin yayınlanması yasaklanıyordu, aynı zamanda. bu tür örgütleri herhangi bir sıfat- la temsil ettiği bilinen kişilerin sadece terör değil başka her konudaki görüşlerini de rad- yo ve televizyonla aktarmak yasaktı aynı ya- saya göre. Bu ikinci nokta, Ingiltere örneği açısından çok önemli, çünkü; 1. Sinn Fein gibi. IRA'yla bağlantılı oldu- ğu bilinen ama gene de yasal bir partinin sa- dece terör değıl, başka her konuda açıklama yapması engelleniyor. Örneğin bu parti, ka- dın haklan. posta hizmetlen ya da eğitım gi- bi konularda da radyo ve televizyonda tem- silcilerini konuşturamıyor. Demokratik açı- dan en tartışmalı uygulama bu. Gözlemcile- re göre, bu parti yasadışı ilan edilerek kapa- tılmalı ya da kapatılamıyorsa o zaman her konuda konuşma hakkı olmalı ve bu çelişki 293 89 78 iiczihc Ara; jaat UcKuzjııırbı KE?iT OYL^CLLARI 246 35 89 247 36 34 Terence McNally MARİA ÖZGÜN MÜZİIC..CEM İDİZ S S h o İ ) ' " ' * * * I »cr . ^ Ken,« *nT O , B,r, ,e YONETEN...HAKAN ALTINER CumorleJİ 15.00-21.00 I Cev.: Uetımei Bj/dır. Vıldız Kcnler TIYATRO Paior 15.00 ^ I 7-a-î4-15-20-22-Kas>!n Saal 21.00 . Efe Sanatevi Bahçeler Sok. No. 20 Mecidiyeköy B A K I S Tet: 212 94 82 Bıletler GısereVAKKORAMALAR Maltopt SRAftpHAUS Isrıir 249 01 56 16 3CM8 45-2' 15 Cu"ia C l«sı 23 45 2 60 30 11 3CM4 00-16 30-19 00-21 X 419 44 92 12 15-14 30-1 483 9100 12 15-14 30-1 459 03 11 11 45-14 00-16 3O-1B 45-21 00 2440305 12 30-1500-1 ~ .__._ Î14 09 26 13 30-16 00-1 Trifcon SAIUT 32100 06 13 00-15 30-1 S»mswi SAUUOCIHEMA 230 68 30 1145-14 15-16 45-18 45-2100 3019 0O21 X 00-1915-21 30 45-1900-21 15 00 ARESA T C V SALİH ACAR AYŞE YALTIRIM Resim Sergisi 6-26 Kasım'97 Ignp Sok No 24 Fenerbahye - Tel 345 11 62 EIHflMHRUSİIITEIIEIISI NİLGÜN BİLGE Heykel Sergisi 8-20 Kasım'97 Pa» g M Itanç hergün 1100-19 00 irası açknr isöUalM Elom'aPasaıı^ ?KK ;D 203 Bevodlıı-lslanbul Tet'aı :21?);4515Û3 -«-14-15-20-22-Kasım Saal 21.00 9-i5KasımSaatl5.0O Nutuk un Okunusunun 70. Yılı Nedenıyle Mustafa Kemal Atatiirk NUTUK Yorumlayan Musfik KENTER '•:•'3-21-27-29 Ka5in>Saal2-.M 23KasmSaaH5.00 IRf;r.«s,onljfını;. I.1ASTER ,• VISA I Kartlaıı ıle yaplıtalrlııstnı: I Paulo Coelho - Mevlana vsneten Mehmet Ulusoy Oyna/anlar Genco Erkal - Tülay Günal Çimenser - Emre Kıaay M. Karaca Tıyatrosu'nda 21 Kasım'dan başlayarak YalnıziSOyun Cuma. Cj"nart«ı, Pazar 20 30 Tel (0-212)252 59 35 Hadi Çam.ın YEDİTEPE OYUNCULARI GALERI ZINDAN EMİN NACİ AKKUYU Resim Sergisi 03 -23 KASIM 1997 Ragıpgütnüşpab cod. Sndanhan 34460 Emınonü-ishx4>ul-TÜRKrYE Kültür Sanat ilanlarınız için: 293 89 78 (3 hat) SANAT OALKRİSİ Koray ARİŞ Arzu BAŞARAN İsmet DOĞAN Tayfun ERDOĞMUŞ Balkan Naci İSLİMYELİ Murat MOROVA Uğur SEYREK Yavuz TANYELİ Esat TEKAND "PARAVANLAR" 13 Kasırr'97-3 Ocak'98 Abdı Ipekçı Cd 18/2 Nı,anta;ı Tel (0212| 241 21 83 PARO ATÖLYESİ Eğitim kurslarına başlamıştır So^Ba§vuru:5 II 1997 f 00-24 OCara<ıTel 316 «7 10 PeterShaffer 100OYUN tM Şakir Gürzumar SON 20 OYUN Avnı Dıllıgıl Yılın En İyi Yapımı Yaşam'97 Yılın Oyunu Ödüllü Perşembe 21.00 (Indınmlı) Cuma - Cumartesı 21.00 Paznr 15.30 HADİ ÇAMAN TIYATROSl Tel: 225 71 98 Nisantası •."• •."• •."• •."• :"• "."• Î > •."• •."• Kültür Sanat ilanlannız için: 293 89 78 (3 hat) SEZEDEVRESResim Sergisi 72 -30 Kasım'97 ADTİ6AN ŞAKAYIK SOKAK NO- 54/1 NIŞANTAŞI / TEl 247 90 81 I ISTANBUL BUYUKŞEHIR BEIİDIYESI ı HARBIYE MUHS1N ERTUGRUL SAHNESI 0 2 1 2 2 4 0 7 7 2 0 KUYRUKLUYILDEA1T1NDA AH KARAGOT^VAH KAKAGÖZ KADIKOV H A I D U N TANER SAHNESI : 0 2 1 6 3 4 9 04 63 HUZUR BUSKUVİ ADAM ıçocu» OTUNU) n "•«» 1 ««»• IJK \ t; 13-14-15.1SOSJM »SBrEBıEO» Uft UZUNATA^AN G A Z I O S M A N P A S A 5 A H N E S I 0 2 1 2 5 7 8 6 0 6 7 DIGERLERİNİN ACH ALI KÖÇUK NA5RETTİN (ÇO) t;H14-H.-İMSM HflRBIYECEPTIYATROSU : 0 2 1 2 2 4 0 77 20 EVULIK 'UNGUNLEBI SAL1 20 30 CARŞAM6* 15JB-20 30 PERŞEMBE: 20.30 CUHJ 2030 CTESI 11DC-1500-2030 PAZAB: 11.0O-15O0-18 30 BİLET SATIŞ YERLERİ: SEHIR TİYATROLARI GIŞELERI VE KADIKÖY HALDUN TANER IMERKEZ GISESII İSTANBUL FİLARMONİ DERNEĞİ KONSERLERİ ( BEAUX ARTS TRIO M. PRESSLER 1. KAVAFIAN P. WILEY 1 1 Beethoven Programı 1 Atatiirk Kültür B Merkezi'nde • 13Kasıml997 1 Perşembe Saat: 19.00 Istanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve BEAUX ARTS TRIO Şef: Tadeusz Strugala 1TEKFEN HOLDİNG ^ ^ A.Ş.'nin katkılanvla . I B H 1• Atatürk Kültür 1 Merkezi'nde 14KasımCumaSaat:19.00 15 Kasım Cumartesi Saat: 11.00 PATIKA YCLLAKDfiNSfl P&TIK.ALAK V«Rı" Soner Olgun Her Perşembe, Cuma Cumartesi Rezervasyo-. 260 96 53-260 72 61 iraza'ina'dç 21.00-24.00 arası TörlcSaoatMSziği Fasıl'ı Gazelea Erol Demek Sok No15M Beyoğlu-ISTANBUL Rez.: (0212) 252 47 67 (Atlas Sıneması Çıkışı) ortadan kaldınlmalı. 2. Yukanda özetlenen durum yayın yasa- ğının doğrudan IRA terör örgütüyle ilgisi ol- madığını, tersine, onun siyasi kanadı sayılan yasal bir partinin demokratik şekilde işleme- sini engellemeye yönelik olduğunu akla ge- tinyor. Yasağın çıkmasından sonraki ilk yıl ıçınde. medyada bu partiyle yapılan dolaylı söyleşilerin oranı yüide 63 azaldı. Daha son- raki yıllarda da iyice genledi. Bunun bir uzantısı olarak da Kuzey Irlanda ve terörle il- gili her türlü eleştirel görüş terörii destekle- mese bile, haber ve belgesel programlardan silinmeye başladı. 3. Ingiltere'deki uygulamanın bir özelliği, terörii destekleyen veya terörle bağlantılı olan kişilerin medyada seslerinin duyulmasına ge- tirilen yasak. Görüşleri ise. altyazıyla veya aktörlere seslendırilerek aktanlabiliyor. B- BC 'dekı bir tartışma programına katkısı böy- le altyazıyla verilen ve sesi yok edilen Sinn Fein eski eylemcilerinden \e eskı milletveki- li Bednadeitte Devlin, bu yasaklamayı kaldırt- mak için Avrupa İnsan Haklan Mahkeme- si'ne başvoırdu. Sinn Feın partisi \e tngilte- re'nin en büyük meslek kuruluşlanndan Uluslararası Gazeteciler Sendikası da, yasa- ya karşı hukuki işlemlere başvurmaya hazır- lanıyor. Hükümetin görüşü: Terörle ilgilı yayın ya- sağının beşinci yılında süren tartışmalara ce- vap veren eski Kuzey trlanda Bakanı ve şim- diki Kültür Bakanı PeterBrooke, terör örgüt- leriyle onlann taraftarlannın hâlâ silahlı mü- cadeleyi ve adam öldürmeyi meşru siyasi araç olarak gördüğü bir ortamda söz konusu yayın yasağını kaldırmayı düşünmeyecekle- rini söyledi. Brooke'a göre, demokratik bir toplumda, meşru ve yasal siyasi amaçlar için radyo ve televizyonlan kullanmakla. aynı araçlan şiddeti ve terörii haklı göstermeye alet etmek arasında büyük fark bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Brooke, yürürlükteki yasağın asla sansür sayılamayacağını vurgu- luyor. Radyo ve televizyon gazetecilerinin, tıpkı yazılı basındaki meslektaşlan gibi. ay- nı haklara sahip olduğunu ve terör örgütleri- nin görüşlerini kamuoyunu bilgilendirmek üzere aktarmakta hâlâ serbest olduklannı da kaydetti. Bakan, muhafazakâr hükümet ola- rak teröristlerin ve yandaşlannm, demokra- siye saygılı ınsanlarla aynı yayın haklanndan yararlanmaması gerektıği ilkesinin kamu- oyunda hâlâ esaslı destek gördüğüne inandık- lannı belirtiyor.) f- Alman Anayasa Mahkemesı üyesı. Köhı Üniversitesı profesörlennden Klaus Stern, 1C Hukuk Fakültesi Mecmuasf nda (Hirş'e armağan) yayımlanan "Temel Haklann K^- tn ve Parti Kapatma" adlı makalesinde; (Ana- yasayı koruma davalan ile ilgililerin tefsiri bakımından... anayasamızm temel değeri mevzubahis olmaktadır: Hür demokratik te- mel düzen, bu düzen bırçok acılâr dölııtec-- rübelerden sonra yüksek ölçüde değerlendi- nlmiştir. Bunu, basit bir zaman akımı bazen tehlikeye atarak yere vurabilir de. Anayasa- nın babalanna (yapıcılanna) da bu tehlike görünmüştü. Daha Herrenchimseetasansına ait müzakerelerde şu nokta anlaşılmıştı: "Bu nokta ihmalkâr olan her demokrasinin. inti- har etmek tehlikesi>le karşı karşıva olduğu izahtan varestedir." i g) Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin 17. maddesinde. sözleşmede öngörülen te- mel hak ve özgürlüklerin korunması ve de- mokratik kurumlann serbestçe gerektiği gi- bi işlenmesı açısından temel bir kural öngö- rübrıüştür; "Madde 17 - Bu sözleşme hükümlerindefi hiçbiri, bir devlete, topluluğa veya kişiye, söz- leşmede tanınan hak ve özgürlüklerin yoke- dilmesine veva burada öngörüldüğünden da- ha geniş ölçüde sınırlandırnıa\a \ önelik bir fa- aliyete girişim \a da evlemde bulunma hak- kuiı verir anlamında \orumlanamaz." Divana göre. 17. madde, birey ve birey gruplannuı sözleşmeden, hür demokratik dü- zeni tahrip etmek amacıyla eylemde bulun- mak hakkı çıkaramayacaklannı belirtmekte- dir. Bu nedenle, hıç kimse sözleşme hüküm- lerinden yararlanarak. sözleşmede düzenie- nen temel hak ve özgürlüklen tahrip edicı ey- lemlerde bulunamaz. Aynı şekilde, komisyon da. Alman Anaya- sa Mahkemesi'nce kapatılan Ahnan Komü- nist Partisi'nin şikâyetiyle ilgili raporunda - Manual, s.70 vd.- hür demokratik temel dü- zeni tahribe yönelik totalıter eğilimlerin hiç- bir şekilde sözleşmeye dayanamayacaklannı belirtmiştir. Komısyona göre. Komünist Par- tisi, anayasada öngörülen yasal yollarla ikti- dara geleceği kanıtlansa bile, bu partinin ge- leneksel hedefi olan işçi diktatörlüğü amacı- nı terkettıği anlamına gelmez. Bir rejim kur- mak için diktatörlüğe başvurmak sözleşmey- le bağdaşmayacağı ıçin Alman Komünist Partisi'nin kuruluş ve işleyişi 17. madde an- lamında yasak bir faaliyetttır -Dr. Şeref Ünal, Avrupa tnsan Haklan Sözleşmesi. 1995-. h) Komünist Partisi'nin kapatılması dava- sına ilişkin gerekçede, Almanya Anayasa Mahkemesi şu hususlara dadeginiyor: -Baö'nın liberal demokrasilerinin. anaya- sanın 21. maddesinin 2. fikrasına tekabüJ e- den bir parti >asağuıı kabul etmemleri o hal- de bir tesadüfdeğildir. Bu, 1919 tarihli Alman Devleti Anayasası \e o zamanki eyalet anaya- salan için de vabancı bir müessese idi. Ana- yasada olduğu gibi, partileri daha henüz te- minat alnna almamış ve onlan sarahaten ve hukuken müesseseleştirmemiş anayasa sis- temlerinde vatandaşlann tahditsiz olarak si- yasi partiiere iltihak etmeleri serbest bırakıl- nuş veya hatta bu. -1947 tarihli İtah/an Ana- yasası'nda olduğu gibi- sarih olarak teminat alüna ahnmış ve yürurtükte olan devlet niza- mına bir partinin prensip itibanyla aykın tu- tumu bile bilenerek göze ahnmışur. Devleteza- rar \ermenin en aşın hallerinde mesul şahıs- lara karşı ceza hukukunun müeyyideleri ha- zu- bulunduruImaktadır. Hür demokratik bir devlette en iyi garantinin vatandaşlann zihni- yetlerinde bulunduğu iyimser görüşü. bunun sebebi olabilir. Serbest seçim hakkı bulundu- ğundan. devletin düşman partiiere karşı ko- runması. seçmenlerin ovlannı venmemeleri şeklinde ifadcsini bulabüir ve bulmalıdır. Böy- lece onlar. sisteme uvgun bir şekilde. devletin siyasi iradesinin teşekkülüne istirakten uzak- laşünlacaklardır".
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog