Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

1 KASIM1997CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yıldc Sertel iyileşiyor • İstanbul Haber Servisi - Avrupa Hastanesı'nde teda\ ı gören gazetemiz yazarlanndan Doç. Yıldız Sertel iyileşiyor. Bir süre önce Heybaliada'da annatör Selım Sohtonk'in köpeğınm saldınsına uğrayan \e kalça kemığı kınlan Sertel. geçirdiği başanlı ameliyatın ardından taburcu edildi. Sertel'ın tedavisıne evinde devam edilecek. Şeriatçı Vasat'a darbe • ŞANLIURFA (Cumhuriyet Bürosu) - Gaziantep Fuan'nda bır kitabevine düzenledikleri bombalı saldında. bir kişinin ölümü ve 24 kişinin yaralanmasına yol açtıklan ileri sürülen şeriatçı yasadışı Vasat örgûrünün 18 militanı yakalandı. Şanhurfa'da sekiz yıllık kesintisiz eğitimi protesto eylemlerine katıldıklan belirlenen örgüt militanlannın kullandığı iki örgüt evi mühürlenirken Kuran kurslan. imam-hatip liseleri ve camileri örgütlenme alanı olarak seçtikleri öne sürülen Vasat üyelerinin mahkemeye sevk edilecekleri kaydedildi. Mehdi Zana'ya mahkûmiyet • ANKARA (AA) - Kapatılan DEP"ın eski rrulletvekilı Leyla Zana'nın eşi Mehmet Mehdı Zana"nın 10 a> hapis cezasına çarptınlmasına ilişkin karar. Resmi Gazete'de tebliğ edikli. teWW Başkanlığı"nın ilanında. 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'na muhalefet etmekten sanık Mehmet Mehdi Zana'nın Oran Sitesi Milletvekili Lojmanlan'nda oturduğu belirtilerek. mahkemece verilen gıyabi hükmün tüm aramalara rağmen ilgiliye tebliğ edilemedigi kaydedildi. Çetin'den ilk operasyon • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Başkam Hikmet Çetin. eski Başkan Mustafa Kalemli döneminde akrabalannı Meclis kadrolanna aldıgı belirlenen Genel Sekreter Necdet Basa'yı görevden aldı. Basa'dan boşalan TBMM Genel Sekreterliği'ne. Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Dülgerler vekâleten atandı. Profesörler adliyelik oldu • TEKİRDAĞ (Cumhuriyet) - Trakya Universitesi'ne bağlı Tekirdağ Ziraat Fakültesi eski Dekam Prof. Dr. Ahmet Şalk. yenı Dekan Ahmet Nedim Yüksel ve Prof. Dr. Salih Çelik. aralannda meydana gelen anlaşmazhk yüzünden adliyelik oldular. Bir asistan altrru yüzünden Çelik'le aralannda şiddetli anlaşmazhk çıkan Şalk ve Yüksel yargıya başvurarak hakarete uğradıklannı belirttiler. Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesi'nde hâkim huzuruna çıkan profesörlerin ifadeleri ahnarak, duruşma il'eri bir tarihe ertelendi. Ovacık'ta durum • DİYARBAKER (AA) - Tunceli'nin Ovacık ilçesinde gıda konvoylannın geçişlerinin geciktirilmesinin. konvoy oluşturan araç sayısının azlığından kaynaklandığı bildirildi. Ovacık'ta esnafın kepenk kapatma eylemi yaptığı yolundaki haberleri değerlendiren yetkıliler, ilçede herhangi bir kepenk kapatma eylemi olmadığını. konvoylann gecikme nedenıni de terör örgütünün çarpıtarak, propaganda haline dönüştürdüğünü söylediler Dokunulmazlıklar sürüncemede; Çetin, siyasi partiler arasında uzlaşma arayacak Fezlekelere 'gizlT kalkanANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Susurluk kazasının yıldönü- mûnde. devlet içindeki karanlık bağlantılar aydınlatılamazken, TB- MM Başkanı Hikmet Çetin'in, DYP'li MehmetAğarv e SedatBu- cak hakkındaki dokunulmazlık fezlekelerinı doğrudan genel ku- rula indirme eğiliminde oldugu be- lirtildi. Çetin'in, milletvekili dokunul- mazlığının sınırlandınlmasına iliş- kin anayasa değişiklıği önerisine destek sağlamak için gelecek gün- lerde siyasi parti liderlenyle görü- şeceği öğrenildi. Çetin'in TBMM Anayasa-Adalet Kaıma Komisyo- nu'nun Ağar ve Bucak'ın doku- nulmazhklannın kaldınlmasına gerek olmadığı yönündeki komis- yon raporunu. doğrudan genel ku- rula getirme eğiliminde oldugu bil- dirildi. TBMM Grup Başkanvekili L- luçGürkan, 2 milletvekili hakkın- daki fezlekelerin dönem sonuna bı- rakılması karannın alındığı komis- yon toplantısının, genel kurul sa- atinde izinsiz olarak yapıldığı ge- rekçesiyle, *'tekrir-imüzakere(ye- niden görüşme)" isteminde bul un- muştu. Çetin'in ise "daha kestir- me" olacağı gerekçesiyle anayasa ve içtüzük hükümlerine uygun ola- rak, komisyon raporunu doğrudan genel kurula indirmekten yana ol- duğuna dikkat çekildi. Konuya iliş- kin Cumhuriyet'in sorulannı ya- nıtlayan Gürkan, "Usulen kendi vapüğunın doğru okiuğuna inanı- yonun. Komisyonun o gûn yapbğı toplanbda aldıgı karariar geçerli değil. Ancak Meclis Başkanı'nın görüşü de doğrudur. Komisyon ra- poru genel kurula iner. 10 günlük itiraz süresi var. Si>asi partilerin iö- razetmeleri dunımunda. fedckeler genel kurulda ovlanabilir" dedı. Çetin de daha önce yaptığı açık- lamada. Meclis gündemındekı do- kunulmazlık dosyalannın tümü- nün sonuçlandınlması ve yargı yo- lunun açılması gerektiğini vurgu- lamıştı. Çetin, Ağar ve Bucak'la il- gili fezlekelerin genel kurula doğ- rudan indirilebileceğini de ifade et- mişti. Çetin, fezlekelerin yanı sıra. dokunulmazlıklann sınırlandınl- masına yönelik anayasa değişikli- ğinın de bir an önce gerçekleşme- sini savunurken, anayasa değişik- liğinin "gizli oyla" yapılabılmesi nedeniyle. siyasi parti liderlenyle bu konuda görüşme yapma karan aldı. Ancak, TBMM üıü'sas komis- yonlan ve baskanlık divanı seçım- lerinin henüz tamamlanamaması nedeniyle anayasa değişikliği ve fezlekelerle ilgili takvim henüz be- lirlenmedi. Kulislerde, Ağar ve Bucak'ın dokunulmazlığının genel kurul ta- rafindan kaldınlmasının zorluğuna işaret ediliyor. Susurluk Soruşturma Komisyo- nu Başkanı Mehmet Elkatmış. ba- zı siyasilerin Susurluk konusunda "şov" yaptığını ileri sürerek bu ola- yın hiçbir zaman ortaya çıkmaya- cağını savundu. Cumhuriyet Ça- nakkale muhabiri Turhan \ar- ler"in haberine göre Abduüah Çat- h'nın bir devlet görev lısı olduğunu kaydeden Elkatmış, komisyonda ifade veren devlet görevlilennin çoğu zaman gerçekleri gızlediğini belirtti. Elkatmış. Susurluk'un aydınlatılamayacağını savunarak "Çünkü cıküğı takdirde devlet zor durumda kahr'" dedı. Demokratik kitle örgütleri, tüm toplumu 2 Kasım'daki 'yurttaş buluşması'na çağırdı Susurluk'u protesto zinciri büyüyorHaber Merkezi -Türkiye gene- linde. demokratik kitle örgütleri, bazı siyasi partiler, sendika ve yurttaşlann katılımıyla gerçekleş- tirilecek "Çetelere karşı. Demok- rasi İçin Susurhık'tayız" eylemı- nin hazırlıklan sürüyor. Aydınlık İçin Yurttaş Girişimi ve Susurluk Tertip Komitesi. çağdaş. saydam. demokratik hukuk dev leti özlemi içinde olan tüm yurttaşlan ve sivil toplum kuruluşlannı "Sivil irade- >i göstereüm. siyasal irade>i uyara- hm" sloganıyla 2 Kasım'da Susur- luk'ta. 9~Kasım'da da TBMM önünde düzenleyeceği "yurttaş tHiluşması"na çağırdı. Ankara Haklar ve Özgürliikler Platformu. "Susurluk kazasıyla ortaya çıkan çetelerin ve olayın avdınlaülması için onurumuz. namusumuz. gele- ceğuniz için hesap sorahm" çağrı- sıyla halk meclısını topluyor. Ya- nn Susurluk'ta gerçekleştirilecek mitınge ülke genelinden 50 bın ki- şinin katılması beklenıyor. Susurluk'ta 19 örgütün katılı- mıyla düzenlenecek mitingde sa- natçı Leman Sam ve Suavi'nin de konser vereceği bildirildi. Siyasi partıler, demokratik kitle örgütle- ri, meslek odalan ve sendikalann katılımıyla gerçekleştinlecek ey- leme. Yurttaş Gırişimcilen de des- tek verecek. Her örgütün mitinge kendı iç organızasyonu ile katıla- cağı bildirilirken. Ankara dan ka- tılacak olanlar cumartesi gecesi saat 24.00'te Sıhhiye Köprüsü üzerinden konvov halinde hareket edecekler. Diğer illerden katılacak olanlann da 2 Kasım 1997 günü saat 11.00'de Susurluk Meyda- nı'nda olacak şekilde hareket ede- cekleri bildinldi. Susurluk eylemine katılacak ör- gütler dün yayımladıkjan ortak basın açıklamasıyla, "Ülkemizin fizerindeki karanlık örtünün kal- dınlması ve yanna güvenle bak- mayı isteyen bütün yurttaşlanmı- a mitingde aramızda ve yanınuz- da görmek istiyoruz r çağnsında bulundular. Eyleme katılacak olan siyasi partiler. demokratik kitle ör- gütleri ve meslek odalan şunlar: "Ozgürlük ve Dayaıuşma Partisi. Halkuı Demokrasi Partisi. Demok- rasi ve Bans, Partisi, Sosvalist tkti- dar PartisL Enıeğin Partisi Kamu Emekçileri Sendikalan Konfede- rasyonu, Türk Mühendis ve Mi- mar Odalan BirliğL, Türk Tabip- leri Birliği, Türk Eczacılan Birliği. Türk Diş Hekimleri Birliği, TÜR- MOB, Çağdaş Hukukçular Der- neği. Çağdaş Gazeteciler Derneği. tnsan Haklan Derneği. Halkevle- ri, Pir Sultan Abdal Külrür Derne- ği. Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kül- tür Vakfl, Mülkiyeliler DerneğL" ÖDP Genel Başkanı UfiıkUras, Susurluk olayınm aydınlanmasını ve solun birliğini isteyenleri Su- surluk'ta çetelere karşı birlikte haykırmaya çağırdı. Uras, 2 Ka- sım'da sadece çetelere karşı çık- mak için değil savaşa karşı banşın ve demokrasinin simgesı olan Es- berYağmurdereli'yi desteklemek için de Susurluk'ta olacaklarını söyledı. Aralannda Göç Edenler Derne- ği. Sıvas Dayanışma Derneği ve Tunceli Kültür ve Dayanışma Der- neği'nın de bulunduğu terörden etkılenen illerin dayanışma der- nekleri ıse bugün saat 21.00"de Ba- kırköy Ozgürlük Meydam'nda bir araya gelerek, çeteleri protesto edecekler ve zorakı göç. gıda am- bargosu ve düşünce özgürlüğü önündeki engellerin kaldınlması- nı isteyecekler. DlSK'ten yapılan açıklamada da DİSK Başkanlar Kurulu ve DlSK'e bağlı çeşıtlı sendikalann üyelerinin yann Susurluk'ta yapı- lacak mitinge katılacaklan belirtil- di. CHP'li Yerlikaya 'Yeşil Eymür'ün emrinde' AiVKARA (UBA) - Susurluk'la ortaya çıkan kırli ilişkilerin en bü- yük ortaklanndan "Yeşü" kod isım- li MahmutYıldınm'layüzyüze ge- len ender ısimlerden olan CHP Ge- nel Sekreter Yardımcısı Sinan Yer- likaya. Yeşil'in Ankara'da olduğu- nu öne sürdü. Yerlikaya. "Yeşil bu- ralarda geziyor. Her tarafa gidip ge- byor. Büyük adam oldu artık. An- kara "da ama görev verilirse istediği yere gidip geliyor. Mehmet Eymür çok ivi tanır onu. Duyumlanma gö- re şuanda Eymür'ün ekibinde" de- dı. Yeşil'in Tunceli ve yöresindeki faaliyetlerinde birlıkte çalıştığı yö- nünde iddialar ortaya atılan "Bo- zo" lakaplı kişiyle ilgili duyumla- nnı da aktaran Yerlikaya, şunları söyledi: "Bozo. şu anda Çoriu'da. Bir ara yasadışı örgüt içindeydi. Ondan sonra teslim olup itirafçı oldu. Bir sürü insanı ihbar ediyor. yakalatı- yordu. Bunun ilgisi, bunun yardımı var diyordu. Onu kullanıyoriardı. Vatandaşlar tanıdıklan için bildiri- yorlar. Çoriu'da faaliyetlerine de- vam ediyor. Bozo, Yeşil'le beraber. Zaman zaman onun yanma geliyor:" Susurluk kazasının ardından isimleri deşifre olan bürokratlann halen görevlerinin başında olduğu- nu söyleyen Yerlikaya, "Susurtuk bir ölü. ortada duruyor ve tamamen kokmaya başladı. Bu ölüyü ne yazık ki devlet kaldıramadı" BaykaL hükümetin temel sonınlar karşısında başansız kaldığmı söyledi. (UCUR GÜNYÛZ) Baykal: Susurluksavsaklanamaz BARIŞ DOSTER YAŞARAKK\MIŞ KOCAELİ - CHP Genel Başkanı Deniz Bav kal. Susur- luk olayının aydınlatılmasına ilişkin çalışmalan dikkatle iz- lediklerini belirterek olayın savsaklanmasını kabul edeme- yeceklerini söyledi. Baykal, "Türkh e, Susurtukolayınm ay- dınlanlmasını bekliyor. Tiirki- ye'nin temel sonınlanyla ilgili yeni politikalar ortaya kov ama- yan hükümeti başansız buluvo- ruz" dedi. Baykal, dün önce Uluslara- rası Karadeniz Belediyeleri Kulübü'nün 7. Genel Kuru- lunu açtı. ardından da Kocaeli Belediye Başkanı Sefa Sir- men'in Kandıra ilçesinin Çer- çili köyünde yaptırdığı Sefa Sirmen llköğretim Okulu'nun açılışını yaptı. Susurluk olayı- nın peşıni bırakmayacaklannı v-urgulayan Baykal. *Bu konu- da açıkvaatier var. Önümüzde- ki günlerde TBMM'de ciddi ça- uşmalar vapüacağım umuyo- ruz. Susurluk olavının savsak- lanmasını kabul edemev iz. Her- kesi davranışjyla görmek lazun. Ancak. Türkiye bu olayın ay- dınlaülmasmı bekliyor" dedi. Bav kal. enflasyonda birbıri ardına rekorlar kıran hüküme- tin, ekonomiden sorumlu de- ğilmiş gibi hiçbir şey yapmadı- ğını savundu. Baykal, hüküme- tin Türkiye'nin temel sorunla- nna yönelik ciddi teşhisler. al- ternatifpolitikalar geliştireme- diğini kaydetti. CHP'nin. hü- kümete dışandan destek verdi- ğı düşüncesinin doğru olmadı- ğını dile getiren Baykal, şöyle dedi: "Bizbn dışandan destek diye bir kooumumuz yok. Biz, hükümete güvenoyu vererek Türkiye'yi hükümet krizinden kurtardık." Hükümetin aşın zam politi- kasından ve partizanca uygu- lamalanndan kaygılan bulun- duğunu ifade eden Baykal, ka- mu çalışanlanna verilen yüzde 30'luk zammın da çok düşük olduğunu, ancak memurlann sendikalı olması için yasal dü- zenlemelere gidilmemiş olma- sının bundan daha fazla önem taşıdığını söyledi. İstifa etti Tezcan'a Kanal 7 üüsansürü HaberMerkezi - "Dördün- cü Ku\-vet Medya" adlı prog- ramm yapımcısı ve sunucusu Ahmet Tezcan, dün gece can- lı yayın sırasında, programm Kanal 7 telev izyonu yetkilile- rince yanda kesilmesi üzeri- ne stüdyoyu terk ederek ısti- fa ettı. Tezcan stüdyodan çı- karken "Son progranıımın böyle bitmesini istemezdim" dedi. Kanal 7'debazı iddıala- ra yanıt vermek amacıyla Milliyet Gazetesı Genel Ya- yın Yönetmeni Derya Sazak canlı yayına telefonla bağlan- dı. Sazak konuşması sırasın- da "Kanal D'nin patronu Ay- dın Doğan'dır. Bunu herkes biliyor. Peki Kanal 7'nin pat- ronu kim? \ unpaş nu, Recaı Kutan nu? Kutan bir televiz- yontın yüzde 20'lik hissesine sahip olacak zenginliği nasıl ekk etti''diye sordu. Sazak'ın konuşması henüz tamamlan- madan. önüne, stüdyo görev- lisinin 'telefonukes' yazılı bir kâğıt koymasına sinırlenen Tezcan. stüdyoyu terk etti. Sorulanmızı yanıtlayan Tezcan. kâğıtta "Telefonu kes" şeklinde bır yazı oldu- ğunu belirterek "Hiç künse- nin telefonu yanda kesilemez. Bu benim düşmanım da olsa cevap hakkının engellenmesi- ne tahammül etmem nıüm- kün değiktir. Derhal istifamı verdim 1 " dedi. POLİTtKA GU1NLUGU HİKMET ÇETİNKAYA Trilyonluk Vurgun Önemli bır sav: "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuz- lukları Halk Bankası'nda gerçekleşmiştir..." İddialar, Başbakanlık Teftış Kurulu Başkanı Kut- lu Savaş'a da iletildi... Iddia sahıplerinin "Kanıtlan hemen bulunabile- cek" dedikleri olayları dinlediğimizde hiç şaşırma- dık... Ne demişler: "Devletin malı deniz, yemeyen domuz..." Iddia 1: "Izmir Şubesi'nden Genel Müdüriük talimatı ile Dakkas Kâğıtçılıkfirmasına 1 trilyon kadarkredi ve- hlmiştir. Bu krediye teminat olarak alınan kâğıt üre- tim makinesinin değeri 5 milyar civarındadır. Eks- pertiz raporunda değeri 100 kat fazla gösterilerek bu kredi açılmış ve bırkaç ay geçmeden firma sa- hıpleri kaçmışlardır. Kredı açan şube müdürü Es- en Özgün -acele olarak- Tarişbank'a genel müdür muaviniyapılmıştır. Tarişbank'a 15 gün önce genel müdür olan kişi de eski Halkbank Izmir Şubesi Mü- dürü ve sonra da genel müdür muavini olan Ah- met Seçer'dir ve tesadüfe bakın kı Dakkas Kâğıt- çılık, Tarişbank'a da 1 trilyon takmıştır. Halkbank Genel Müdürü Yenal Ansen, teftiş kurulu üzerin- de büyük birbaskı kurmuştur. Raporlar kendi iste- diği gibi düzenlenir ve doğrudan kendisine getiri- lir, onun talimatı ne ise o şekilde sonuç yazılır. Dakkas Kâğıtçılık firmasının bankaya rehinli ma- kineleri hemen görülüp bilirkişi veya uzmanlarca değeri tespit edilebilir. Ekspertiz raporu ve kredi değehendirme raporlan, dosyasında görülebilir. Soruşturmayla görevlendirilen müfettiş, eski Izmir Istihbarat Müdürü'dür. Özellikle seçilmiştir. Etliye sütlüye kanşmayan bir tiptir. Bu rapor 6 ayda zor yazılır. Parayı alıp kaçan firmanın ve yönetimin ya- nına kâr kalır." Şimdi yetkililere soruyoruz: "Böyle bir olay olmuş mudur, eğer olmuşsa so- rumlular hakkında ne gibi bir işlem yapılmıştır?.." • • • Iddia 2: "Şimdi anlatacağımız olay çok yenidir ve son de- rece titizlikle saklanmaktadır. Krediyi kullandıran Bakırköy Şubesi müdürü görevden aynlmış, daha doğrusu kaçırılmıştır. Firma ismigızli tutuluyor. An- cak bir madencilik firması oldugu biliniyor. Verilen kredi 3 trilyon lıradır. Şimdi inanmayacaksınız, kre- di teminatı olarak Iskenderun 'da hayali maden de- posu uydurulmuş, maden cevheri var gösterilerek rehin işlemi yapılmış ve kredi verilmiştir. Bundan sonra genel müdür kendıni kurtarmakiçin olayı tef- tiş raporu ile örtmek istiyor ve görev verilen Halk- bank müfettişi llhan Engin'/odasına çağırarak 'Mü- düre zarar vermeyecek bir rapor yaz ve kimseye göstermeden bana getir' diyor. Şimdi de aynı mü- fettişi Adana Şubesi'ne teftişe gönderiyor ve ora- da bir televizyon kanalına verilen ve gen ödeme- si yapılmayan 1.5 trilyon liranın görev zararı gibi gösterilecek şekilde rapor düzenletilmesine çalışı- yor. Pek çok soruşturma raporu düzmece olarak kendi kontrolünde yazılıyor. Bu kredi, bızce tarihi- mizin en büyük soygunudur. Anayasamızın, devle-v ti zarara uğratanlardan hesap somlacağı hükmü- de bu raporia aşılıyor! Bin bir türlü düzenle devlet parası böyle soyulu- yor. Acaba 3 tnlyondan kimler nasiplenıyor? En u- fak hatayı personele ödeten genel müdürden kim hesap soracak? Banka personeli olarak öylesıne sindirildik ki, ne- fes almaktan korkuyoruz... Televizyon kanalına verilen 1.5 trilyonun gerialın- ma şansı yoktur. Genel müdür kendisine arka çıka- cakkişı ve kurvluşlara bankayı peşkeş çekerekpo- litikaya geçiş niyetindedir. Yakın çevresinın söyle- diğine göre de bu yönde sözler aimıştır ve 'Kurtu- luşum böyle olur' demektedır. Televizyon kanalına kredi veren Adana Şubesi'nin bölge müdürüne de genel müdür yardımcısı olma sözü verilmiştir." Gördüğünüz gibi her şey kılıfına göre hazııianıyor, 'devleti soyanlardan hesap sorulacak' hükmü bir- den ortadan kaldırılıyor... Soruyoruz: "Trilyonlan götürenlerden neden hesap sorulmu- yor?" • • • Iddia 3: "İstanbul Merter Şubesi, genel müdür talımatıy- la Tiffany-Tomato firmasına yetersiz temınatla ve genel müdürün gönderdiği ekibin yaptığı düzme- ce raporia 1 trilyon lira kredi vermiştir. Bu krediye şube müdürünün karşı çıkmasına rağmen terfi sö- zü verilerek imzası uygun görüşüne çevrilmış ve kredi kullandınlmıştır. Kredinin kullandınlması son- rası firma, medyada da sansasyon oldugu üzere paralaria beraber yurtdışına kaçmıştır." İddialar ortada... Bakahm yetkililer bu konuda ne diyecekler? Dev- leti soyanlardan hesap sorup sormadıklarını açık- layacaklar mı? E. Posta: Hikmet.Cetinkayac raksnet.com Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 IRMIKI AYDIN ENGİN Bu yazı ÖDP üstüne. Nasıl ol- sa yazıda Ozgürlük ve Dayanış- ma Partisi'nin (ÖDP) adı bile geçse birileri "Gene ÖDP pro- pagandası yapılıyor" diyecekti. lyisi mi daha başlıktan belli ol- sun. Böylece dileyenlere bu- günkü Tırmık'\ okumadan say- fayı çevirivermelerine yardımcı olalım. Ve ÖDP'ye gelelim. • • • Bu parti henüz iki yaşını bile doldurmadı. Ama Türkiye'nin si- yasal yaşamında "birsosyal ve siyasal vakıa" olarak yerini aldı. Seven sevmeyen; begenen be- ğenmeyen; katılan katılmayan ilgilendi, yargı üretti. Nitekim da- ha iki yaşını bitirmeden ÖDP 62 il, 385 ilçe ve 409 beldede ör- gütlenmesini tamamladı. Yeni- lerınin eli kulağında. Bütün bunlar 1989 depremin- den sonra oldu. Yani Beriin Du- van'nın bütün bir sosyalist sis- temin üstüne çöküşünden he- men sonra. 1989 Sonbahan'nı izleyen birkaç ay içinde Sovyet- ler Birliği dağıldı. Rusya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Baltık cumhu- Bir Propaganda Yazısı riyetleri, Doğu Avrupa'nın bü- tün sosyalist rejimleri, Orta As- ya cumhuriyetleri birbiri ardına "sosyalizmden kapitalizme dö- nüş" sürecine girdiler. Çin, Viet- nam, Kamboçya birbiri ardına serbest piyasa ekonomisinin "faziletleri"r\\ arama yanşına ka- pıldılar. Arnavutluk, halkının, Ba- tı Avrupa metropollerinde iş ve ekmek aramak üzere ülkeyi top- luca terk etmesini önleme tela- şına düştü. ÖDP kurulduğunda sosya- lizm, tarihinin en büyük bunalı- mını yaşıyordu. Bu koşullarda Marksist kimli- ğini öne çıkaran bir parti kur- mak kimilerince çılgınlık ve iki yaşını bile doldurmadan Türki- ye gibi bir ülkede sosyal ve si- yasal vakıa haline gelmeyi he- deflemek ayakta düş görmek diye nitelendirilirdi. Öyle de oldu. Daha kuruluşunda felaket tel- lalları belirdi. Altı ay bölünme- den kalsınlar bıyıklarımı kese- nm"diyenlerçıktı. Sosyalistler- de pek de alışık olunmayan "Aşkın ve Devrimin Partisi" ta- nımlaması ucuz alaylara konu oldu. Aşk ve devrim kavramla- nnın yan yana gelemeyeceğine inanan sofular kaşlannı çattı; alay etmeyi hüner belleyenler ıs- rarla "aşk ve öpücükpartisi" de- meyi yeğlediler. Koyu Stalinist çizgilerden kendini Marksist bile değil, salt "muhalif" olarak niteleyenlere kadar çok geniş bir "sol" yelpa- zenin aynı parti çatısı altında bu- luş.Tiasına olanaksız gözüyle bakıldı. Bu çeşitlilik, sol yelpa- zedeki bu çokseslilik ve renkli- lik partinin zaafı olarak kavran- dı ve kaçınılmaz bir bölünme- nin habercileri sayıldı. Bunun, parti içi yanşmanın etkili bir itici gücü oldugu gözardı edildi. Daha kestirme bir deyişle: Çoksesliliği ve renkliliği, birbi- rinden çokfarklı sol çizgilerin bir araya gelmişliği ÖDP'nin zaafı değil gücü oldu. ÖDP'ye bir "yamalı bohça" gözüyle bakanlar, Türkiye'deki geri kalan bütün partilerin "ya- malı bohça" bile olamadıklannı görmedi. ÖDP'deki farklılıklann ciddi ve derin birer siyasal ge- leneğin günümüzdeki yansısı oldugu gözden kaçtı. Merkezin en sağındaki. sa- ğındaki, merkezindeki vesolun- daki geri kalan tüm partiler, ki- şilere ve çıkar ilişkilerine bağlı kliklere bölünmüşken, ÖDP'de- ki farklılıkların nasıl zengin bir tartışma sürecine ebelik edebi- leceği gereğince değerlendiri- lemedi. Bugün ÖDP'nin geldiği nok- tada sevinerek ya da yerinerek şaşkınlık gösterenler, aslında öteki partilerde niye böyle can- lı bir tartışma ve arayışın olma- dığını; niye o partilerde lidere ya- ranmak ya da lidere karşı çık- maktan ibaret; son derece kişi- sel ve düzeyi düşük çekişmele- rin ötesine geçilmediğini sorgu- lasalar daha doğru olacak. Keza ÖDP'nin program ve temel politikalar üstüne bir ara- yış hem de sürekli bir arayış için- de oluşunu "Oh-hooo bunlar daha yollannı bile çizmemiş; tutmuşlar bir de ülke yönetimi- ne talipler" diyenleri anımsıyo- ruz. Böyle düşünenler, öteki par- tilerin (sosyal demokratlar dahil tüm öteki partilerin) trafiği "tra- fik canavanna", pahalılığı "enf- lasyon canavanna", ekonomiyi de "piyasa canavanna" ihale edip kış uykusuna yatmalann- daki yürekler acısı çapsızlığa yansalar daha doğru olmaya- cak mı? Neresinden bakarsak bakahm bu ülkede çözümler arayan, çözümler üreten, tabu- lan yasaklayan, tabulann üstü- ne üstüne giden, "laikmisin, de- mokrat mısın", "MGK'den mi yanasın, siyasal Islamdan mı yanasın" gibi yapay ikilemlerin tuzağına düşmeden yolunu çi- zen galiba tek parti ÖDP. O yüzden bu yazıda, ÖDP'li olmadan ÖDP propagandası yapıldı. lyi de edildi. CumhuriYet kitap kulübü TÜYAP 16. İSTANBUL KİTAP FUARI'NDA İMZA GUNU 1 Kasım Cumartesi (Bugün) HİKMET ÇETİNKAYA Saat: 14.00 Stand No:85-86 A(Alt kat) Adres.Tüyap Sergi Salonu Tepebaşı-lstanbul
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog