Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHUP.1YET 1 KASIM 1997 CUMARTESİ 10 KULTUR Birlikte söyleyelim Geçen yıl önce Lemon Tree adlı parçayla, ardından da Dista of The Day albümüyle tanındı Fooi's Gar- den. Peter Freudenthaler (vokal), VolkerHinkel(gıtar). ThomasMan- gold (bass), Roland Röhl(klavye) ve Ralf \Vbchele (vurmahlar) adlı beş Alman gencin oluşturduğu grup me- lodik, kolay söylenir parçalanyla listelerde uzun süre dolaştıktan son- ra arayı soğutmadan bu kez ikinci al- bümleri The Principal Thing'le or- tayaçıktı. Beaües'ın, özellikle de Paul McCartney'in yolundan gittiklerini saklamayan Fooi's Garden bu yeni albümde de kolay tüketılır parçalar peşinde. Romantik, canlı, güçlü koro ve akustik sounduv la öne çıkan Mart- ha My Dear adlı parçanın yeni ver- siyonuyla başlayan albümde grup sonora 'kendine dönüp' Lemon Tree'yi ammsatan Probabiy, Not- hing, Nothem Toıvn, Emüy, And Y- ou Say, Why Am I Sad Todav gıbi parçalarla dinleyenin koluna gire- rek birlikte şarkı söylemeye davet ediyor. The Principal Thing'de her parça bir insan manzarası, müzikal ağırlığı fazla olmasa da lolipop al- bûmler içinde en iyilennden Fooi's Garden'ınki. Miras ağır geliyor Foo Rghters'm kendi admı taşı- yan ilk albümûnün kapağmda Nir- vana'nın eski üyesi Dave Grohl'un da grupta yer aldığı yazılıydı. Kıırt Cobain'in intihanndan o güne bir yıl geçmişti. tyı bir davulcu olan Grohl, parçalann hepsini yazdığı, enstrûmanlann da büyük bölümü- nü çaldığı albümü beş gûnde dol- durmuştu. Nirvana sonrası yaşam devam ediyordu ama Nirvana'nın etkisinden kurtulmak kolay değildi. Grohl'un Foo Fighters adıyla yaptı- ğı albûm de Nirvana yapıtlanna çok benziyordu ve bu benzeTİik gruba bir MTV ödülü, iki de platin plak ödülü getirmişti. Ağır bir mirastı Nirvana, Dave Grohl için. Herkes, her adımda eski grubuyla ilgili bir şeyler soruyor, yaptıklan hep Nirva- na'yla kıyaslanıyordu... Bereket versin, bu yaz sonu çıkan ikinci albüm "Colour & the Sha- pe"de durum biraz değişmişti. Ödüller almasına karşın demolar bütûnü deyip albümden saymadığı birinci albüm yerine Dave Grohl ye- ni albümü Foo Fighters'ın ilk çalış- ması olarak yansıttı müzık dünyası- na. Ancak nefesi, renklen ve şekliy- le şaşırtıcı şekilde Beatles albümle- rinebenzeyen Colour&the Shape'de grunge sonrası doğan boşluğu dol- durmak amacını taşıyordu Foo Fighters ama ne aradığını, yeni yö- nünü bir türlü ortaya koyamadı. Nir- vana'nın eski elemanlanndan Krist Novosefic'in de (Sweet '75 grubun- da) söylediği gibi Nirvana'dan ann- mak öyle kolay değildi ve kafa ka- nşıklığına düşmek belki de son de- rece doğal bir sondu. Dave Grohl ne kadar yeteneklı de olsa grunge son- rası Eddie Vedder, Mark Eitzel. Ron Sexsmith,WillOkiham gibiisımle- rin yanında kuvvetli ışler çıkarama- mıştı. "My Pbor Brain", "New Way Home" ve "Hey Johnny Park" gibi üç klas parça dışında öyle dinleye- ni sarsan bir çizgi yoktu Foo Figh- ters'da (Dave Grohl-vokal, PatSme- ar-gitar, Nate Mendel- davul, Taytor Hawkins Pantera'ya güvenoyu MetalBca'nın yumuşaması, Sepul- tura'nın da devTe dışı kalmasından sonra metal cephesinde müziksever ilahlannı sorgularken birçok grup kredisini yitirmeye başladı. Yabancı dergılerden izlediğimiz kadarıyla bu sorgudan kazasız belasız çıkanlann başında Philip Ansetmo'nun Pante- ra'sı geliyor. 1983'ten bu yana ayakta kalmayı başaran Teksaslı grup, lngiltere ve ABD'de bir numara olan Far Beyond Driverve The Great Southern Trend- kill adlı iki best-seller albümden son- ra OflicalLive-101 Proofadlı ilk 'can- h' albümlerini yayımladılar. İki yıl sü- ren TouridD'den seçtikleri Walk, I'm Broken, Hostile, Strenght Beyond Strenght, Cemetery Gates, Cowboys From Hell ve War Nerve gibi 12 ta- nıdık parçanın yanma mayıs ayında stüdyoda doldurduklan iki hiç yayım- lanmamış parça da katmışlar. Lider Phil Ansetano (vokal), Rex Rocher (bass), Vuınk Paul (davul ve yapım- cı), Dimebag DarreD'ın (gitar) canlı albümü arşivcilere bire bir. Efes Blues Anadolu turundaSekizinci yaşma basan Efes Piken Blu- es Festivali tstanbul, Ankara, İzmir, Mer- sin'den sonra bu yıl Antalya'ya da uzanı- yor. 7 Kasım'da Ankara Hilton'da başlaya- cak festivalin Ankara programı iki gün sü- recek. Eddie Kirkland & the Energy Band, Nappy Brown & the Electric Cit> Band, Al- lison King ve İstanbul Blues Kumpanya- sı'ndan oluşan blues ekibi izleyicilere yak- laşık dört saatlik bir müzik ziyafeti çeke- cek. 15 Kasım'da lstanbul'da 14.00'teki ekstra gösteri dışmda her gün festival prog- ramı 19.30'da başlayacak. Ekipleri tanıtmadan program hakkmda bilgi verelim; Ankara'dan sonra 12-15 Ka- sım tarihlerinde tstanbul Hilton Exhibiti- on Center'a sıçrayacak festival daha son- ra Izmir Hilton'a (17-19 Kasım) gidecek. 21-22 Kasım'da Antalya Sheraton'da blu- esseverlere seslenecek ve 24-25 Kasım ta- rihlerinde Mersin Hilton'da sona erecek. Festivalin biletleri Ankara"da Vakkorama, Polo Karum, Dost Music Center, Atakule Taylan Elektronik. Atlantis Hi-Fi Music Center, lstanbul'da Vakkorama'nın Suadi- ye, Rumeli, Taksim. Galleria. Ak Merkez mağazalannda, Izmir'de Vakkorama Al- sancak ve Beymen Alsancak'ta satışa su- nulmuş durumda. Antalya ve Mersin bilet- leri ise 7 Kasımdan itibaren Antalya Vak- korama, Adana Vakkorama ve Mersin Hil- ton'da satılacak. Gizemü sesiyle AIHson B. King Festivali düzenleyen Pozitif şirketinin basına dağıttığı geniş bilgilerden de yarar- lanarak Efes Blues'un konuklannı tanıya- lım: Gregg Hoover (gitar, vokal), James Thacker (bass, vokal). Darren Thibo- utot'dan (davul, vokal) oluşan The Ener- gy Band'la sahneye çıkan yetmiş yaşında- ki Eddie Kirkland (vokal, armonika, gitar) elli yıl önce John Lee Hooker'la tanıştık- tan sonra blues dünyasında yer edinmeye başlamış. Beş yıl boyunca kayıtlarda usta- nın yanında yer almış bulunan Kirkland, stiliyle dönemin diğer gitarcılanna yeni pencerelere açmış ve 50'li yıllarda Mud- dy Waters, Little VVaher, Jimmy Rogers gi- bi önemli isimlerle çalışmış. Çeyrek yüz- yıldır liderliği yükJendiği gruplarla müzik serüvenini sürdüren Kirkland'ın gitardaki sıradışı yorumu, ustalığı bizce festivalin en güçlü kartı. Güçlü sesi nedeniyle müzik dergıleri ta- rafindan el üstünde tutulan Allison B. K- ing için aynen şu notlan düşmüş Pozitifçi- ler: 'Dağarcığında soul vokaOeri için mü- kemmel malzemeler olan sızı ve acının ya- nı sıra, blues tarihini ve müzikal deneyimi- ni banndıran Allison B. KingAmerika'nın • Bu yıl sekizinci yılına giren festivale Blues'un usta yorumculan Eddie Kirkland & the Energy Band, Nappy Brown & the Electric City Band, Allison B.King ve İstanbul Blues Kumpanyası katılıyor. 7 Kasım'da Ankara Hilton'da başlayacak festival îstanbul, Ankara, Izmir, Mersin'den sonra Antalya'ya da uzanacak. MÜZIK en yoğun tempolu vokalistlerinden biri. Hem The American Rock Ensemble, Rob Massongale Grubu, Scott Adair Dans Or- kestrası, Dr. Brown's Code Blue Revue'da söylüyor. hem de benliğinin diğer bir par- çası olan kendi dörtlüsüyle, The Bitter Three ile çalışmalannı sürdürüyor. Kari- yeri boyunca sahneyi Cannen McCrae, LJnda Ronstadt, Oleta Adams, Ben King ve M.Houston gıbi ünlülerle paylaşmış sa- natçı, geçen yıl da uluslararası bir kayıt sanatçısı olan Denise VVilliams ve M. Ho- uston'la çalıştı ve sahneyi WAR, Gerald Abston, The Manhattansve The Emotkm'la paylaştı. Caz standartlanndan fusiona ka- dar tüm türlerde söyleyen King'in bu ka- dar çok istek almasının sebebi hiç kuşku- suz sesinin gızemlı buğusu. Allison gırt- laktan söylüyor, güzel ve acı, zeki ve ola- ğan, pürüzlü ve yumuşak. Kym Brornı (vokal), Barry Cronin (bass), James Purnell (klavye), James Mahlstedt (davul), Carla Whitney (nefes- liler) ve Evan Dahı'lı (nefesliler) bir kad- royla sahneye çıkan Nappy Bnnvn, 20 ya- şında gospel söyleyerek piyasaya girmiş. Ailesi bluesu şeytanm müziği kabul edin- ce evini terk etmiş, Little Walter, Bo Did- le>, Muddv VVatcrs, Sarah Vaughan, Big Joe, Jackie Wllson gibi isimlerle çalışmış ve 1957tarihli NightTimeisThe Rightad- lı parçasıyla tarunmış. 6O'lı yıllann başmdan sonra yeniden gospela dönmüş, bundan doğan ve blues- la birleşip özgü bir stil sunabilen çizgisiy- le blues dünyasına yeni heyecanlar getire- bilmiş bir isim Nappy Brown. Bu yıl ilk kez yerli bir blues grubu var festivalde. Kökler adlı ilk albümleriyle önemli işler yapan İstanbul Blues Kum- panyası başanlı bir proje. 1993 yılında Sarp Keskiner (vokal, gitar, armonika, vurmalılar) tarafindan kurulan grubu (Sa- lih Nazım Peker: vokal, banjo, mandolin, vurmalılar, Çağlayan Orge: mitar, manço, telli tüfek. minitar, tlhan Babaoğlu: alto- soprano saksofon) ilk kez dinleyen birçok insan Türkiye'de bu derece iyi blues üre- tileceğine ihtimal vermediklerini itiraf edi- yor. Blues Kumpanyasf nı keşfetmek için iyi bir firsat olacak Anadolu konserleri. Nutuk'd DJyorumuKenan Doğulu'nun ağabeyi Ozan'la kendilerine göre moderni- ze edip pazara sunduğu Cemal Re- şit Rey'in 10. Yıl Marşı'ndan sonra bu kez Number One Müzik, Mus- tafa Kemal Atatürk'ün Cumhuri- yet' in Onuncu yılında halka sundu- ğu Nutuk üzerine bir albüm hazır- ladı. Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nda verdiği mesajlann bindirildiği mo- dern, elektronik soundlu, dans kom- pozisyonlanndan oluşan Nutuk 1997 adlı bu albümde yedi parça bulunuyor. Albümde Nutuk 1997 adıyla kod- lanan beş kompozisyonu, bizim stüdyo canbazı DJ'ler Hakan Gün- düz, meraklılannın T Ekspress'den ammsayacaklan Erol Temizel, son dönemde yaptığı kaliteli işlerle siv- rilen Kıvanç K., yeni yeni dikkat çekmeye başlayan Murat Uncuog- lu, Avteküı Kıırt ve U.F.U.K. üç ay- da üretmişler. Aynca Kıvanç K. al- büm için Yol (10 Kasım Mix) adlı bir kompozisyon daha hazırlamış. Çalışmanın son parçası ise Ata- türk'ün kendi sesiyle Nutuk'tan alı- nan bir bölüm. Birkaç gündür, yanm yüzyıl ön- cesinin siyah-beyaz görüntülerinden olu- şan vıdeokliple TV'lerde tanıtımı başlayan Nutuk 1997'nın Erol Temi- zel imzalı radyo mix'ı ekranlara geliyor. So- rup soruşturduğumuz kadanyla çalışmayı genç kuşak beğenir- ken elektronik sound- lara kulaktan yakın olmayanlar pek sev- memişler. hatta fazla ticari bulanlar, Ata- türk'ün sömürüldü- ğünü iddia edenler de var. Televizyonlann 24 saat gerçeği kendile- rine göre allayıp pul- layarak gökyüzünden yağdırdığımn altını çizenler. bu gör- sel dayatma içinde kaybolup giden ulusal değerleri aynı silahlarla ko- rumaya çalışmaktan başka pratik çözüm olmadığını savunuyorlar ve Number One'un projesine sıcak ba- kıyorlar. Bizce fazla anlamlar yük- lenmeden yapılacak bu tür arayışla- nn her zaman yaran var. Nutuk 1997 albümünde, klip için seçilen kompozisyonu aşan Yol ve "Orijinal Mix" dikkat çekici. Al- bümde projeden elde edilecek geli- rin bir bölümünün Türkiye Cumhu- riyeti'ni destekleyen vakıflara ak- tanlacağı yazılı. Yedinci albüm kapıda Metalfica, (Mars l lrich - vurmalılar, James Hetfield - gitar, vokal, Jason Novsted - Bass, Kirk Hammett - gi- tar) 16 yıllık kariyennin ye- dinci stüdyo albümünü 17 Kasım"da dünyayla birlikte Türkiye'de de çıkartıyor. Bir kez daha Bob Rock" ın yapımcılığmda The Plant stüdyolannda Temmuz- Ekim 1997 tarihleri arasın- da doldurulan Re-load albü- münün geçmişi, altıncı al- bûm Load'un kayıt edildiği iki yıl öncesine kadar uzanı- yor. Re-load'da kullanılan- lann, o albümden geriye ka- lan malzeme olmadığının altı özenle çizıliyor. İşte ye- ni albümden birkaç not: - Re-load için 27 parça yazılmış ve hepsi albüme gi- recekmiş gibi eksiksiz kayıt edilmiş. Stüdyoya girerken amaç bir çift albüm çıkart- makmış.. ancak kaliteyi dü- şürmemek için tek albümle yetinmeyi kararlaştırmışlar. - Albümdeki parçalann adlan: Fuel, The Memory Remains, Devil's Dance, The L'nforgiven 2, Better Than Vou, Slither. Carpe Diem Ba- b>. Bad Seed. VVlıere The VV'ild Things Are, Prince Charming, Ltm Man's Lyric, Attitude, Fixxxer. - Raks-PolyGram, altıncı albümü Load'la Türkiye'de 50 bın satışı aştığı ıçın 'altm plak'la ödüllendirdıği Me- tallica'nın yeni albümünü tanıtabılmek amacıyla 14 Kasım'da bir Metallica Ge- cesi yapıyor. Androme- da'nın eski yerinde Night Flight'da (Elmadağ) düzen- lenecek gecede Metalli- ca'yla ilgili tişörtten, bar- daklara, CD'lere dek birçok armağan verilecekmiş. Ay- nca Harley Davidson mo- torian da geceye katılacak bir çifti 29 Mayıs'ta Alman- ya'da düzenlenecek Rock Am Ring Festivali kapsa- mında düzenlenecek Metal- lica konserine gönderecek- miş. Metallica'nın yeni al- bümünde yer alacak parça- lann da dinletileceği geceye Pentagram grubu da katıla- cakmış. Uğurlu'nun kâinab seslendirme yolcuhığu Tuluyhan Uğurlu'nun yeni albümü çıkü. Tuluyhan Uğurlu'nun bu yıl içinde yur- tiçi ve yurtdışında verdiği konser kayıtla- rtndan derlenmiş kompozısyonlardan olu- şan Kutsal KitaplardanAj«ier 2 (The Ver- ses From The Holly Books) isimh albüm BMG etiketıyle piyasaya çıktı. Solo piyanoyla doğaçlama üretilmış kompozisyonlan Cin Suresi, Tekvin: Bap 1-31, İndl: Johannes Vahiyleri Bap 13-16, Saffat Suresi. Lokman Suresi 29 / Zariyat Suresi 47 şeklınde adlandırmış genç kom- pozıtör. Uğraşım. KâinaüSeslendirme Yol- culuğu diye tanımlayan Uğurlu, Tekvin: Bap 1-31 ve tncıl: Johannes Vahiylen Bap 13-16 adlı kompozisyonlan Steinvvay Grand Acousticpiyanoile, Saffat Suresi 5- 6. Cin Suresi ve Lokman suresi 29 ' Zari- yat suresi 47 kompozısyonlannı ise Yama- ha Grand Acoustic C7 pıyano ile yommla- mış ve albümü Mustafa Kemal Atatürk'e adamış. Meraklısına Tuluyhan Uğurlu'nun dört albümlük diskografisiyle ilgili bilgiler de verelim; GeorgeVVmston ile KeithJarrett'e adadığı ilk albüm GoWithGod (Hades Re- cords) admı taşıyor. Pıvasada bulunamayan bu albüm, Tuluyhan Uğurlu'nun bir buçuk yıl önce popülerleşmesinden sonra yeniden basıldı. plakçılarda var. Itri, İsmaü Dede Efendive Haa ArifBey'e adadığı ikinci al- bümü Kutsal Kitaptan Ayetler'e de (Hades Records) çeşidı bol plakçılarda rastlanabi- liyor. Hezarfen Ahmet Çelebi'ye adadığı, yerli fılm müziğı albümleri pazannm oluş- masında büyük pay sahibi üçüncü çalış- ması tstanbul KanaÜanmın Amnda'yı ise müzikseverler yakından biliyor. Kutsal Kitaplardan Ayetler 2 albümü, umarız, devlet tarafindan yurtdışında eği- tım görmesi sağlanmış "harikaçocuk" Tu- luyhan Uğurlu'nun sanat yönünü yeniden ön plana çıkanp, tartışmalan müziği üze- rinde yoğunlaştınr. İstanbul Kanatlanmın Altında'nın getir- diği popülerlikten sonra TV'deki söyleşi- lerde müziğinin önüne dünya görüşünü çekmeye çalışırken medyanın tuzağına dü- şen Uğurlu'nun hangi platformda neyi söy- leyeceğine dikkat etmesi gerekiyor. Batı ile Doğu müziği arasmda sağlam köprüler kuracak birkaç yetenekten biri olan Uğur- lu, bu tip polemıkle zaman yitirmemelı. Sözsüz müzik kıpırdadı Bu arada BMG'nin böyle zortüketilen bir müziği albüm halinde yayımlaması büyük şirketlerin yelpazenin genişleme- sine verdiği önemin çarpıcı göstergesi bizce. Üç yıl önce Fahir Atakoğlu'nun De- mirkırattan sonra yaptığı ikinci albümün kaset-CD sarışının iki yüz bine yaklaş- ması, sözsüz müziğin oyun havalannı aşa- madığı bir ülkede müzisyenleri çok heye- canlandırmıştı. Raflarda bekleyen proje- lerin tozu alındı, notalar gözden geçirildi ve yola çıkıldı. Enstrümanist-besteci cazustalannın al- bümleri dışında Yedi KaranfU serileri, fılm müzikleri albümleri, klasikleşmiş ez- gileri kendilerine göre yorumlayan Ah- met Koç, Tank OcaL Ahmet Kanneci'nin yapıtlan. Hasan Cihat Örter, Can Atilla, Şenol FUiz-Birol Yayla (Yansımalar), Os- man Refik Akyiiz, Kemal Cankaya, Gü- rol Ağırbaş, Murat Ses, Mehmet Ergin, Burhan Öcal gibi özgün arayışlara giren cesur isımlerin albümleri müzikseverleT- den destek görmeye başladı. Bir sezonda sözlerin sürüklediği on ta- neden fazla parça çıkaramayan poptaki kısırlık ve rocktaki samimiyetten uzak mesajlar sürdükçe sözsüz müziğin alıcı- sı artacağa benziyor. rnDi'ıc S E L M I U O K U Ş ANDAK Atatürk Cumhupiyeö ile Müzik Devrimi... Ülkemizin tarihsel gelişimi göz önü- ne getirildiğinde, Doğu'dan Batı'ya uzanan imparatorluk döneminden bu yana, müzik alanında geniş bir yelpa- zeyi kapsayan "kaynak ve tür çeşitlili- <J/"nin var olduğunu görürüz. Ancak, bu varlık, değişmez olan "geleneksel mü- ziğimiz", her zaman yaşantıyla birlikte olan "halk müziğimiz" dışında, "modal sistem"e ve 'teksesli'\\ğe bağlı sınırlar içinde kalan klasik müziğimizle gelişme gösterememiştir.. Ta ki, Atatürk'ün kur- duğu Türkiye Cumhuriyeti dönemiyle birlikte yarattığı devrimler arasında mü- zik önemli bir yer almış ve Atatürk "çağ- daş, çoksesli ve evrensel" öz ve biçim- de müzik yolunda ileri görüş ve işareti- ni vermiş oluncaya kadar... Şimdi, Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin 74. yıldönümünü kut- ladığımız Cumhuriyet Bayramı'nöa, o zaman Gazi Mustafa Kemal olarak, ge- leceği görerek 'önder'liğini yaptığı "çağdaş, laik, ileri, halkçı ve Cumhuri- yetçi" birTürkiye'nin, günümüzde kül- tür ve sanat alanında ulusallığı ve ev- renselliği kaynaştırarak gelişmesi ve ilerlemesi, yıne 'o erişilmez deha'nın gösterdiği yolda yürüyerek emek ver- memize bağlıdır... Bu açıdan bakarak bazı önemli gerçekleri, olaylan ve anı- ları, bu köşemizin boyutuna göre kısa- ca tekrartayalım: Atatürk'ün 1 Kasım 1934 günü Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı uzun konuş- mada, müziğimiz için özetle: "Bir ulu- sun yeni değişikliğine ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesi" sözlerini, hemalde artık çoğunluğumuz biliyordur!. Bu değişikliğin nasıl olaca- ğını da Atatürk şu bilimsel görüşüyle belirliyor: "Ulusal ince duygulan, dü- şünceleri anlatan yüksek deyişleri top- lamak, onlan bir an önce genelson mu- siki kurallanna göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk ulusal musiki- siyükselebilir ve evrenselmusikide ye- rini alabilir." İşte, 'müzik devrimi' böy- le başlamıştır... Kaybettiğimiz değerli müzik dostlarımdan Faruk Güvenç'in 1982 yılı Martı'nda müzik otoritemiz Adnan Saygun ile yaptığı söyleşide şöyle bir anı geçiyor: "Atatürk, Cumhu- riyet'in ilan edildiği yıl, konservatuvar- lann açılmasından söz ediyor ve 1925'teyetişsinler diye kafileler halin- de müzisyenler, ressamlar, iktisatçılar gönderiyor dışanya. Hem de yanmış, yıkılmış bir memlekette yiyecek yok iken. Dışanya giden kuşak, yurda dö- nüşte, Î930'lardan itibaren eser vep**i meye başladı!" İşte Atatürk'ün ülkeye yararlı gördüğü sanata özveri isteyen girişimi... Günümüzde Cumhuriyet Bayramı kutlamalannda dostum Hik- met Şimşek'in Atatürk'e ve Cumhuri- yet'e bağlı yarattığı bestelerini ve söz- lerini, marşlan TRT yayınından, içimde sözlere sığmaz bir duygusallık ve bağ- lılıkla izledim. Kutlanm. Yerli popta Tarkan, üçüncü albümü CMû- rüm Sana'yla haftalardır zirvedeki yerini kimseye kaptırmadı. Candan Ercetin yeni klibi Yalan'la patlama yapan Çapkın adlı ikinci solo albümüyle ikinciliğini sürdürü- yor. ÇeUk ise dördüncü albümü Sevdan Gö- zümün Bebeği'yle üçüncü sırada. Türk sa- nat müziğinde Muazzez Ersoy, birinci ve ikinci albümleri hâlâ iyi satan Nostalji seri- sinin üçüncü albümüyle piyasaya hareket getirdi. Beklendiği kadar iyi satmasada Er- soy'un Nostalji 3'ü geçen hafta tüm kate- gorilerde en fazla talep gören albümdü. Emel Sayın, Basrolde Emel Saym'la ikinci, Bülent Erso>, Nlaazallah'la üçüncü oldu. Halk müziğinde Yavuz Bingöl, istikrarlı bir şekilde Bahanm Sensin le birinciliğini sürdürüyor; Kubat, fazla pop kokan Bugün adlı ikinci albümüyle ikinciliğe yükseldi. Ceylan, Güldestim'le üçüncü oldu. Yabancı müzikte sıralamada fazla bir de- ğişiklik olmadı, çeşitli sanatçılann parçala- nndan oluşan Radio 5 Summer Hits albü- mü birinci, geçen hafta Türkiye'de üç altın plakla ödüllendirilen Loreena McKennitt, yeni albümü The Book of Secrets'la ikinci, Ricky Martin, Medio Vrvir'le üçüncü. yeniler- Ya Rahay- Rachid Taha - Con Air- Soundtracks - Adriana Evans- Adriana Evans - For The Love You- Candy Dulfer - Spirit House- Celestial - Hand and Soul- D. Tenagtia - Best Salsa Album in The World- Salsa Superstar - Laurnea- Betta Listen - You've Got a Friend- Sheker - In Deep- Tina Arena - Swingers- Soundtrack - Blackout- Soundtrack - Austin Povver- Soundtrack - Brazilia Vol. 2- Various - The One and Onh Reggae Album- Various - The One and Only NVbman Album- Various - Something Goin On Todd- Terry - Third Perspective- Unuted Future Org. - Göndermeler- Yaşar Gaga -Nutuk 1997-Çeşity
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog