Bugünden 1930'a 5,458,119 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 OCAK 1996 CUMA 8 DIŞ HABERLER Atina'dan Ankara'ya nota • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Atina, geçen hafta Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir F-4 Phantom uçağının düşmesine neden olan kaza ile ilgili olarak Ankara'ya nota verdi. Yunanistan, Ege'deki hava sahastnın resmen 6 mil olmasına karşın lOmil olarak hesapladığı için notasında, Türk savaş uçaklannın Yunan hava sahasını ihlal ettikJerini öne sürdü. Alınan bilgiye göre Yunanistan'ın Ankara Büyükelçiliği aracılığıyla 29Aralık !995 tarihinde Türk Dışişleri Bakanlığı'na iletilen notayı Türkiye reddetti. Öte yandan Genelkurmay Başkanlıgı Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak, Tegmen Altug Karaburun'un tüm çabalara karşın bulunamadığını ve arama çalışmalannın sona erdirildigini bildirdi. Iran'da idamlar • TAHRAN (AA)- Iran'da uyuşturucu kaçakçısı sekiz kişi idam edildi. Gazetelerde yer alan haberlerde. biri kadın sekiz kaçakçının önceki gün güneydeki Kerman kentinde idam edildiği belirtildi. 24 kişilik bir şebekenin yargılandıgı davada, 16 kişi de 6 ile 11 yıl arasında değişen hapis cezalanna çarptınldı. lran güvenlik güçleri. geçen yıl mart ayından bu yana 115 ton uyuşturucu ele geçirildiğini açıklamışlardı. Hitlerm • MOSKOVA(AA)- Hitler'in çene kemiği ile çok sayıda özel eşyasının Moskova'da koruma Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından korunmakta olan kalıntılar arasında Hitler'e ve Propaganda Bakanı Josef Goebbels'e ait özel eşyalann da bulunduğu belirtildi. FSB tarafından yayımlanan "Güvenlik Servisi-lstihbarat ve Karşı lstihbarat Haberleri" adlı bültenin son sayısında yer alan habere göre bu eşyalar arasında Hitler'in çene kemiği ve üniforması, Goebbels'in altın parti rozeti, Hitler'in Magda Goebbels'e hediye ettigı altın sigara kutusu ve diğer özel eşyalar da bulunuyor. Hindistan'da ölü sayısı 7 oldu • YENİDELHİ(AA)- Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de önceki gün meydana gelen bombalı saldında ölenlerin sayısınin 7'ye yükseldiği, yarah sayısımn ise 33 olduğu bildirildi. Polis yetkilileri, kent nıerkezindeki Sadar Bazar semtinde bir dûkkân önünde patlayan bombanm türünün henüz tespit edilmediğini söylediler. Jammu-Keşmir tslami Cephesi adlı örgütten bir kişi, önceki gün çeşitli ajanslan arayarak örgütün saldınnın sorumluluğunu üstlendiğini bildirmişti. Irak'ta hükümet BAĞDAT(AA)-Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin. Kültür ve Enformasyon Bakanı Hamid Yusuf Hammadi'yi görevinden aldı. Irak basınında yer alan haberlere göre Hammadi'nin yerine Abdülgani Abdülgafur atandı. Hammadi. Kültür ve Enformasyon Bakanlığı görevine 1991 yılında Körfez Savaşı'nın bitmesinden 2 ay sonra atanmıştı. tktidardaki Baas Partisi'nin Saddam Hüseyin başkanlıgındaki toplantısından 24 saat sonra ortaya çıkan bu olayla ilgili olarak resmi hiçbir açıklama yapılmadı. Çeçenya'da patlama:1 ölü • Dtş Haberler Servisi- Çeçen direnişçilerin dün sabah. Grozni yakınlannda Ruslara ait zırhlı bir personel aracına düzenledikleri bombalı saldında bir Rus askerinin öldüğü ve altı askerle birçok sivilin de yaralandığı bildirildi. KKTC Cumhurbaşkanı 'Türkiye bu kritik zamanda bizi yalnız bırakmamalı' dedi Denktaş'tan Çifler'e sitem• KKTC tarihinde ilk kez kamu görevlilerinin maaşlannı zamanında ödeyemeyen hükümetin, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş aracılığıyla Türkiye'den yardım istediği, ancak Başbakan Tansu Çiller'in bu çağnya olumlu karşılık vermediği anlaşıldı. REŞATAKAR LEFKOŞA-KKTC hükümetinin 1 ocakta ödemesı gereken memur ve iş- çi maaşlannı ödeyememesinın van- kıları devam ederken Cumhurbaşka- nı Rauf Denktaş ilk kez Başbakan Tansu Çiller'i kastederek Ankara'ya açık sitemde bulundu. Kıbns sorununun kritik bir aşama- dan geçtigıni ve memur maaşları ödenmeyince yabancı büyükelçilenn kendisine "Nasıl ya? Avrupa Birli- ğf ne girerseniz ekonomik durumu- nuz düzelir"dediklerinı söyleyen Denktaş. Türkiye'nın bu zor safhada Kıbns Türk halkını yalnız bırakma- ması gerektığinı ıfade etti. Denktaş "Kritik bir aşamadan geçmekteyiz. Bu aşamada maaşları ödeyemeyecek bir dtıruma gelinmemelivdi. Bunun önlemini, Türkiye \e KKTC hükiime- ti almalıvdı. Türkiye'nin bu en zor saf- hada bizi desteksiz bırakmaması ge- rekir. Bunu acı bir söz olarak söyleme ihtiyacı duyuyorum" dedı. KKTC hükümetinin maaş ödeye- meyecek bir duruma gelmesı üzenne Türkiye Cumhurbaşkanı SüJeyman Demirel ile bir telefon görüşmesi yaptığını açıklayan ve Demirel'in ya- kın ılgisine teşekkür eden Denktaş, Çıller' i de örtülü bir şekilde eleştirdi. Denktaş. bır süre önce Ankara'yı zi- yaretinde KKTC'nin sıkıntılannı Çıl- ler'e de anlattığını. ancak olumlu bir karşılık görmediğını ıma ettı Çiller'in bır süreden ben KKTC- deki sıyası liderlığe kızgınlığı ikı ne- dene bağlanıyor. Bunlardan birıncisı Kıbns sorununun çözümüyle ilgili ta- vır. Ömegin. Çiller. BMGenel Sekre- teri ButrosGali tarafından hazırlanan Güven Yaratıcı Önlemler paketinin anında kabul edilmesini ve olumlu bir tavır sergilenmesini talep ederken Denktaş. ilk aşamada katı bır tutum ızleyip paketı bir yıl aradan sonra ka- bul ettiği ıçin Ankara-Lerkoşa arasın- da ciddi bir huzursuzluk başgösterdi. Geciken önlemler Daha sonraki aşamalarda Çiller "Bu paket ilkden kabul edilsevdi. da- ha olumlu puan toplardık" gıbılerden açıklamada bulunurken Denktaş da Bayrak TV'sındekı programda Çil- ler'e cevap olarak "Paketi önceden kabul etmedik, çiinkü paket şimdiki gibi değildi. İçindc birçok olunısuz- luklarvardrdedı. Çiller'in KKTC'ye bir kızgınlığı- nın da ekonomik önlemlerin zama- nında alınmayışından kaynaklanıyor. Turgut Özal'ın başbakanlıgı zama- nında KKTC'nin KDV uygulaması- na geçmesiyle ilgili ortak bir karar alındığı halde bunun 1996 başında dahi u>gulanmaya konmamış olması \e kamu göre\lilerine maaş ödeme- lennde "eşel mobiP (enflasyon ora- nında maaş artışı) sisteminin uygu- lanması Çıller'i fena halde kızdınyor. Çiller. KKTC yetkilılenne gönde'rdi- gi mesajda "Eşel mobir u>gulama- sının enflasyonu daha da körükledı- ğini ve bundan vazgeçılmesi gerekti- ğını belırtirken KKTC hükümeti, bu uyan>ı dıkkate almadan sistemi uy- gulamaya devam ettı. KKTC'de halen 13 bin kamu göre\lısı. 8 bın emeklı memur \e 5 bin şehit. hadise kurbanı \e yetime devletten maaş çıktığı için bütçenin yansmdan fazlası sadece maaşlara gidıvor. Bu durumu da teh- likelı bulan Çıller'ın "Memur sa>Bi- nı azaltın" uyanlan KKTC'de pek dikkatealınmadığıgibıherseçimdö- nemi ıstihdam daha da arttınldı. Milyarlık maaşlar KKTC'deki ekonomik kriz tartış- malannda ilginç bır tablo ile karşıla- şıldı. Buna göre Denktaş başta ol- mak üzere ayda 100 milyonun üzerin- de maaş çeken birçok mılletvekili ba- kan \e danışman. aynca geçmiş ka- mu hizmetlerine karşılık bir o kadar da emeklilik maaşı alıyor. Geçen av sonunda 13. maaş ikramıyesi nede- nıyle Denktaş'ın, birçok bakanın. milletvekıli \e danışmanın de\letten tam 4 maaş tutannda çek aldığı. bazı evliüstdüzey kamu görevlilerinin elı- ne toplam bir milyar TL'ye varan 8 adet çek ulaştıgı bildirildi. Saraybosna TemsikUer Meclisi Başkanı Nevvt Gingrich, senato çoğunluk lideri Bob DoJe ve TemsikiJer Meclisi çoğunluk lideri Dick Army. Başkan Bill Clinton ile biitçe göriişmelerinde bulunmak üzere Beyaz Sara>'m kapısından içeri giriyorlar. Clinton toplantıdan önce Cumhuriyetçileri biitçe göriişmelerinde sürdürdükJeri olumsuz tavırdan dolavı ağır bir dille eleştirdi. ABD'de bütçe bımalnm tumanıyor • Beyaz Saray ve kongre arasındaki anlaşmazlık sürerken zorunlu izne çıkanlan binlerce memur protesto gösterileri düzenliyor. FUAT KOZLUKLU VVASHINGTON - Bütçe açıgı 5 tnlyon dolan aşan ABD'de. 7 yıllık bütçe planına ılışkın Beyaz Saray ile Cumhuriyetçilerin denetiminde bulu- nan kongre arasındaki felsefı görüş aynlıgı giderilemiyor. Para olmadıgı için 21 gün önce zorunlu ızne çıkan- lan federal hükümet çaltşammn bır bölümü sokağa dökülürken "Anlaş- masağlanana kadar" e\ ınde oturma- fan istenen 280 bin federal hükümet çalışanından 100 binı "işsizlik para- sı" almak için dilekçe verdi. Bu arada. dünyadaki Amerikan temsilciliklerinde parasızlık yüzün- den yerel çalışanlara ödeme yapıla- madıgı, faturalar yatırılmadığından bazı elçiliklerin elektriklerinin kesil- mesi tehlikesiyle karşı karşıya kalın- dıgı belirtıJirken ekonomik kriz yü- zünden ABD'nin Moskova'daki bü- yükelçiliginde çalışan Rus görevlile- re maaşlannın borç alınarak ödendt- ği kaydedıldi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nda "'zo- runlu izne" çıkanlan 6500 ınemur- dan yaklaşık 200'ü önceki gün ba- kanlık binası önünde protesto göste- risi yaptı. Ellerinde pankartlar, ev ve araba taksidi gibi birçok borçlarını maaş alamadıklan için ödeyemediklerini dıle getiren göstericiler, Beyaz Saray ile kongre arasındaki kavganın ger- çekte bütçe planı üzennde anlaşmaz- lık degıl, "si>asi üstünlük savaşı" ol- dugunu önesürerek bunun ülkeyeza- rar verdiğıni söylediler. Gösterıcilerden biri. Başkan Clin- ton ile Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhumetçı Ne»t Gingrich'ı. "Oyuncak kavgası yapan çocuklara" benzetti. Ülkede. löaralıktanbuyanayarım milyona yakın federal çalışan maaş almaksızın göre\ ini sürdürürken 280 bin hükümet memuru ise evinde otu- ruyor. 'Hükümeti rehin almak' Hafta başında senatoda kabul edı- len ve federal görevlilenn çarşamba günü işlerine dönmesine olanak sağ- layan biryasanın, önceki gün Temsil- ciler Meclisf nde ret edilmesı üzen- ne Beyaz Saray'da bir basın toplantı- sı düzenleven ABD liden Bıll Clin- ton. Cumhuriyetçileri "Hükümeti re- hin almakla" suçladı. Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinin Cumhunyetçı Partı ada\ adaylarından senatör Robert Dole'un hazırladığı ve senatoda hafta başında kabul edılen öneriye cumhunyetçı ço- ğunlugun elındeki Temsilciler Mecli- si üyelen destek vennedi. Öneri, 206'ya 167 oyla reddedilir- ken Başkan Cİinton bunun, bütçenin 2002 yılına kadar denkleştırilmesi görüşmelerinde kendi pozısyonunu ve fikirlerini etkılemeyeceğini söyle- di. "Kanun yapıcılann hükiimeti re- hin tufmamalan lazım" dıyen Baş- kan Clinton, federal hükümetin kısmi tatılını "siyasi stratejinin doğurduğu felakefolarak aördüğünü dile uetir- di. Chnton. "Bu doğal bir felaket de- ğil. Menfaatçi, dar poütik stratejiden kaynaklanan \e doğal olmayan bir fe- laket" dedı. Gerı adım atmamakta kararlı oldu- ğunu vurgulayan Clinton. açıklama- sında Cumhunyetçilen "Menfaatçi, bir anlamda ahİaksız, umursamaz ve sorumsuz" dıve nıteledı. Federal hü- kümetin kısmi felcınden Cumhuriyet- çileri sorumlu tutan ABD lideri söz- lerinı şöyle sürdürdü: "Sorunun ka\ nağının ne oldugunu bilivoruz. Sorun, Temsilciler Mecli- si'ndeki Cumhurivetci liderler ve on- ların u/laşmaz tutumunda \atıvor. Böyle bir şe> daha önce > apıluıadı. Fe- deral hükümetin kapanması görüş- melerin hızını arttırmnor; sadece gö- riişmeleri gölgelivor" CumhuriNetçiIer, federal hüküme- tin işlemez durumda olmasının bütçe planı görüşmeleri sürecinde Başkan Bill Clinton'ın pazariık gücünü gide- rek zav ıflattığını sav unuyor. Nijerya Ken Saro-Wiwa anıldıGÜRHAN UÇKAN STOCKHOLM-Nıjerv a as- keri diktası tarafından 8 arkada- şıyla birlikte asılarak öldürülen Ken Saro-WiHa, Ogoni halkı- nın kendi günü olan 4 ocakta anıldı. 1994'tetsveç-Almanör- gürü The Right Li\ elihood Vak- fı tarafından 'Alternatif Banş Ödülü'yle armağanlandınlan Ken Saro-VV'ivva'nın belki de son mektubu. vakıfdergisı Cor- ner Stones'da yayımlandı. Apoletli cellatlann Ken Sa- ro- Wiwa'ı asması. tam 15 da- kika sürmüş. Arkalanndaki kanlı izleri bir an önce kapat- mak telaşuıda olan Nijerya askeri diktası, dünya kamuoyunun olaya böylesine geniş bir tepki gösterece- ğini beklememişti. Aynı şekilde, Ni- jerya'daki Ogoni halkının dedelerin- den kalma topraklannı ve sulannı zehırleyip kaderine terk eden çoku- luslu Shell de bir kez daha tepkile- re hedef olacağını hesaplamamıştı. Ken Saro-Wiwa. Ogoni halkının di- renişinin öyküsünü belki de son mekrubunda şöyle dile getırdi: "Ogoni halkının kendi çevresinı, kültürünü ve toplum yapısını koru- ması için harekete geçirme gınşimi- ne, 1990'da yayımladıgım Nijerya içsavaşı güncesiyle başladım. On a Darkling Platin (Kararan Düzliikte) adlı güncemde. Niıer DeltaM'ndaki Ogoni halkı ve diğer etnık azınlık- lann. 1970'de biten içsavaştaki ve ondan 14 yıl sonraki durumu ele alı- nıyor. Oldukça ışin başındayken. yok ol- ma tehlikesının yanı başında olan onurlu halklannın durumdan en geç haberi olan insanlar olduklannın bi- lıncıne vardım. Durumu anladıklan zaman. iş işten geçmiş oluyordu. Bu nedenle ilk sorumlulugum, Ogoni halkının güvenini kazanmaktı. Ogoni,yiliardırNijerya'daki mgı- liz kolonyal güçlenn ve daha sonra da bağımsız Nijerya'nın ihmaline ugramıştı. Ogoni yaşamı konusun- da akademik çalışmalar yapılması- na izin verilmiyordu. dili de okullar- da öğretilmiyordu. Nijerya politıka- sında Ogoni'nin hiçbir önemi yok- tu; oysa bu bölge ve halkı, Nijerya devleti için sınırsız doğal kaynaklar sağlamaktaydı. Bu kaynaklar. Nijer- ya "nın başka bölümlenndekilere. eğitim. bannma, sağlık bakımı ve iş olanaklan veriyordu. Bu olanaklann hıçbirı. Ogoni'de bulunmuyordu. Ortada çok büvük bir yanlışın oldu- ğu açıktı. 1990 ağustosunda Ogoni'deki mevcut belediye örgütlerine danış- maya başladım. Görüşlerime çok olumlu karşılık alınca. Ogoni Insan Hakları Bildirisi'ni hazırladım ve toplantılarda, kabile başkanlan- na, liderlere okudum. Bıldırim onaylandı ve aynı yıl Nijer- ya'nın askeri yönetımine gön- derildi. Bıldiride. Ogoni halkı özerklik talep ediyor. doğal kaynaklannın kendi kalkınma- sı için harcanması gerektiğıni vurguluyor ve ülke yönetimin- de pay sahibı olunmasını isti- yordu. Bunun ardından topla- nan Ogoni liderlen. MOSOP kısa adıyla bır çatı altında bu- luştular. Federal hükümet. bil- dıriyi aldığını doğruladı, ama hiçbir şey yapmadı. 1991 ve I992'de Londra'ya yaptığım zıyaretlerde cev re ve insan haklan gruplanyla ilişki kurdum. Hiç kimse. Ogoni halkıyla ilgili gi- bi gözükmedi. 1992 temmuzunda Cenevre'de Birleşmiş Milletler'in azınlıklann insan haklarıyla ilgıle- nen kongresine katıldım. Dönüşüm- de. burada yaptığım konuşmanın Nijerya gazetelerinde yayımlanmı> oldugunu gördüm. Öyle sanıyorum. Ogoni halkının dönüm noktası bu oldu. İlk kez duygulannın. Nijerva dışında da yansıtılabıleceğıni. ülke yönetimi kapalı kapılarardında kal- mayı yeğlerken dünya kamuoyunun kendilerine birpencere açtığını gör- müşlerdı. Ogoni Günü olarak ilan ettıgimiz 4 Ocak 1993'te. barışçıl ve görkeın- li biryürüvüşdüzenlendı. Hükümet yürüyüşün yapılmaması ıçın epev çabaharcamıştı. Polislerın veasker- lerin çemberine karşın yürüyüş ol- gunlukla gerçekleştirildı ve ne tek bir taş atıldı ne de tek bir yaralanan oldu. Artık Ogoni halkı. korkunıın eşığıni aşmayı başannıştı." WOODY VVOODPECKER LONDRA'DA- Hehumgazıile şişirilmiş çizgi film kahramanı Wood>[ VVoodpecker yeni yılın ilk gününü Londra'da geçirdL 20 kişinin elinden kaçırmamak için var gücüyk tutuğu scvimli ağaçkakan. 1996 Londra Fesrhali'nin en ilgi çeldci konuklanndan biri. Boşnaklar serbest bırakıldı • Bosnalı Sırplarca kaçırılan 16 sivilin dün salıverilmesi NATO yetkililerini rahatlattı. Dış Haberier Senisi - Bosna'da NA- TO'nun banşı koruma görevine gölge dü- şüren 16 sh ılın kaçınlma olayı dün sonuç- landı ve Sırplar 16 kişinin tümünü iki grup halinde serbest bıraktılar. Sırplar. önce üç ki- şıyi daha sonra 13 kişıyi salıverdiler. Önce salıverilen üç kışı ise Sırplann kendilerine son derece kötü muamele yaptıklannı bıl- dırdı. Alıkonuldukları sürece dö\ üldüklen- nı söyleyen üç kişıden birinin bumunun kı- rık oİduğu gözlendı. Bosna hükümetı. Saraybosna "dan Ilıca'ya gıden volda 16 kişinin kaybolmasıvla Day- ton banş anlaşmasının sıv ıllenn serbest do- laşımı hükmünün çiğnendiğıne dıkkat çek- mişti Bu olay. Bosna'ya banş getırdıkleri volunda erken zafer çığlıklan atan IFOR'u güç durumda bırakmıştı. Önceki gün geç saatlerde, üst düzev Amerikalı yetkılıler 16 tutsagınacilen salıvenlmesı çağnsı yapmış- lardı. NATO Genel Sekreteri Javier Solana. Bosnalı Sırpların tutsak Boşnaklan serbest bırakmasından memnunıvet duydugunu açıkladı. NATO'nun Brüksel'dekı merke- zınden yapılan açıklamada. Solana'nın Boş- nak sn ıllenn serbest bırakılması amacıyla sarfertıklen çabalardan dolayı. NATO Ba- nşı Uygulama Gücü (IFOR) yetkilileri ne de teşekkür ettigı bildirildi. Hırvatistan Devlet Başkanı FranjoTudj- man, birkaç saatlik bır ziyaret için dün Sa- raybosna'ya gittı. Bu arada. önceki gün Sa- raybosna da ıkı Ingıliz askerinin yaralanma- sından sonra dün de IFOR bünyesindeki bır Italyan askeri yaralandı. Italyan askenn Sa- raybosna'nın kuzeyınde Sırplann deneti- mındekı Vogosca semtinde nöbet tutarken sabaha karşı kurşunlandığı bıldmldı. Öte yandan, Bosnalı Hırvatlar'ın. yardım konvovlarından vergı almaya başlamalan üzerine Birleşmiş MilletlerMültecilerYük- sek Komiserligi (UNHCR) Orta Bosna'ya insanı yardım ula^ımını durdurdu. UNHCR Sözcüsü. şimdive kadardünyanın hiçbir ye- rinde vergı vermediklenni. bu durumun ka- bul edilemez oldugunu belırtti. Bosna banş anlaşmasının sivil hedefle- rini yerine getirmekle görevlendirilen Carl Bildt. dün Bosnalı Sırpların Başbakanı Rajko Kasagic ile görüştü. Bildt. görüş- meden sonra gazetecilere yaptıgı açıkla- mada. Kasagic ile Banja Luka'da birara- ya geldiklerıni ve görüşme>e, Sırplar'ın Devlet Başkan Yardımcısı Biljana Plav- sic'ındeKatıldığıhı sovledi. Bildt. görüş- mede, ekonomik sorunîar. mültecilenn du- rumu. ınsanı vardımlar ve Bosna-Her- sek'in diğer Av rupa ülkeleri ile gelecekte- ki ilişkilerinın ele alındıgını ifade etti. Clinton Bosna volcusu ABD Başkanı Bill Clinton'ın önümüz- deki hafta Bosna'ya gıdeceğı bildirildi. Be- yaz Saray yetkililennin verdiği bilgiye gö- re, Clinton'ın bu zıyareti birkaç haftadır planlanıyordu. Clinton. Davton Banş An- laşması'nın ımzalanması sonrası Bosna'yı ziyaret eden ilk devlet başkanı oluyor. Öte yandan, Emniyet Genel Müdür Ve- kıli Cemil Serhatlı Bosna-Hersek'in Bi- haç bölgesınden, ıç savaş nedeniyle Hır- vatistan'a sığınan mültecileri evlenne gü- venlişekilde ulaştınnak üzereoluşturulan Türk polis gücünü denetlemek üzere Veli- ka Kladusa'ya gitti. Silahsızlanma Bosna'da banşa perçin • Balkanlar'da banş için büyük önem taşıyan görüşmeler dün Viyana'da başladı. Dış Haberier Senisi - Eskı Yugoslavya topraklannda sav aşan tarafiann sılahsızlan- dınlmasıyla ilgili görüşmeler dün Viyana'da Avrupa Güvenlik ve Işbirliği Teşkilatı (AGİT) öncülüğünde başladı. Balkanlarda- kj banş için büvük önem taşıyan bu görüş- meler, geçen ay Bonn'da başlatılan görüş- melerin devamı nıteliğinı taşıyor. ABD'nin Davton kentinde parafe edilen ve Paris'te imzalanan Bosna Banş Anlaşma- sı, AGIT'e üç görev yüklüyor. Bunlar, insan haklannı gözetmek. ağır silahlann karşılık- lı indinminı gerçekleştırmek ve eylül orta- larmda seçim yapılmasını sağlamak. Dayton anlaşmasına göre 6 haziran tari- hıne kadar tarafiann elindeki silahlann as- yanye indirilmesi gerekiyor. Uzmanlar. bu- nun gerçekleştinlmesınde bazı sorunlarbu- lunduğunu bildınyorlar. İlk önce envanter >apılması. daha sonra da venlen rakamla- nn doğruluğunun araştınlması gerekiyor. Aynı uzmanlar. 1990 tarihli AKKA'nın ger- çekleşmesinin vıllar aldığına da dıkkat çe- kıvorlar. Çatışan taraflar arasında karşılıklı güven onlemleri konu alan görüşmelerin. gergin geçeceğı tahmin edilıvor. Eski düşmanlann bırbırlerine askeri sır nıteliğı taşıyan bilgi- ler olan ağır sılahlann yerı ve mıktan. silah fabnkalannın yerlen ve askeri eğıtım plan- larını vermelen gerekıvor. Görüşmelerin gündemını, ırtibat subaylannındeğişımi. ta- rafiann askeri güçlen hakkındabılgı alışve- nşı veMİahsızlanma oluşturuyor. Sılahlann kontrolüne ılışkın görüşmelerdesılahlanma tjvanlan ve sılnhlı kııv vetlerın mevcııtlan ile karşılıklı dcnetlemc koşulları saptanacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog