Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

•5 OCAK 1996 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Türk cumhuriyetlerindeki okullara öğretmen ve ders araç-gereci yardımı yapılacak Devletten dini vakıflara destek' • Milli Eğitim Bakanlığı, dini eğilimleriyle bilinen vakıf _ve derneklerce Türk cumhuriyetleri ve topluluklannda açılan özel okullara. öğrencilerin diplomalarının denkliğinin Türkiye'de tanınmasının ardından. öğretmen. ders araçlan ve teşvik primi gibi yardımlarda bulunulmasını kararlaştırdı. EMİNE KAPLAN ANKARA - Milli Eğitim Ba- kanlığı: dini eğilımlenyle bilinen vakıf ve derneklerce Türk cum- huriyetleri ve topluluklannda açı- lan özel okullara. 'öğrenci diplo- malarının denkliğinin tanınma- a'nın ardından. çeşitliyardımlar- - da bulunulması > önünde karar al- dı. Türk hükümetince bu ülkeler- Türk cumhuriyederine 129 okul ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dini eğilimleriyle bilinen vakıf, dernek ve şirketler; Türk cumhuriyetieri ve topluluklannda 120'si ortaöğretim kurumu, 9'u üniversite olmak ûzere toplam 129 özel oku) açtılar. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre özel okul açılan kuruluşlar iie ülkeler ve okul sayılan şövle: Şeİale A.Ş.': Tacikistan (5) ŞelaJe-Eflak-Feza Gazeterilik A.Ş.: Kazakistan(28) Çağ Oğretim İşletmeleri A.Ş: Kınm (1), Moğolistan (3), Yakutistan (1), Buryad (1), Tuva (1), Hakas (I). Pakistan (I), Azerbaycan (8) Fetih A.Ş.: Rornanya (1), Moldova (1) Serhat Eğitim Öğretim ve Hizmetleri AŞ: Başkırdistan (4) Sebat A.Ş: Kırgızistan (10) ErtuğruJ Gazi L.Ş: Tataristan (5), Çuvaşistan (1) Sanıanyolu A.Ş: Fas (1) Sema Eğitim Hizmederi A.Ş.: Ukrayna (1) Slim A.Ş.: özbekistan (20) Giilistan Eğitim Yayın ve Tkaret L.Ş.: Arnavutluk (2) Başkent Eğitim Yayın ve Tîcaret L.Ş: Türkmenistan (14) Fezalar Eğitim. L.Ş.:Kuzey Irak (1) İslam \e Milli Kültüre Hizmet Vakfi: Romanya (2) Türk Dünvasj Araşfırmalan Vakfi: Azerbaycan (3), Tataristan (6), Kazakistan (5). Kırgızistan (1), Çuvaşistan (1) Asr Tîcaret: Ukrayna (1) de açılan okullar. öğretmen \e altyapı sıkıntısı çekerken özel okullara. öğretmen. ders araç-ge- reci ve teşv ik primi \erilmesi ka- ran dikkat çekti. Türk cumhuriyetleri \e toplu- luklannda özel okul açan \e dini eğilimleriyle bilinen \akıf. der- nek \e şirketlenn istekleri. bırer birer yerine getirilivor. llgilı ku- ruluşların, 1995 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nca gerçekleş- tirılen toplantıda. okullanndan mezun olacak öğrencilerin denk- liğinin tanınması ve Türkiye'de- ki üniversitelerdeokumaolanağı sağlanması yönündeki istemleri. birsüreöncegerçekle^tirildi. Ku- ruluşların. okullarında görev ya- pacak öğretmenlerin görev lerin- den ıstita etmelerine gerek kal- madan izınli savılmalan ve ele- man sıkıntılannın giderilmesi vö- nündeki önerileri de Mıllı Eğitim Bakanı TurhanTayan'ın özel em- riyie kabul edıldı. Tayan'ın em- rinde ^öylc dendi. " Bakanlığımız. Türk cumhuri- yetleri ile Türk ve akraba toplu- luklannda Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler.özel hııkuk tüzel kişileri \e\a özel hukuk hü- kümlerine göre yönetilen tüzel ki- şilertarafından açılan öğretim ku- rumlanna. talep etmeleri \e ba- kanlığımızca da taleplerinin u\- gun görülmesi durumunda. var- dım. katkı ve destek hizmetlerini sağlayabilir." Bakanltk. vakıf \e kamu yara- rı amaçlı kuruluşlara vapılacak yardımlan da "öğretmen desteği, basılı eğitim araçlan. ders araç- gereci. Ha/ine ve Dış Ticaret müs- terşarlıklarınca verilen teşvik pri- mi, görev lendirdikleri öğretmen- lere hizmetiçi eğitimi seminerr olarak sıralandırdı. Türk cıımhu- riyetlerinin birinde ya da birka- çında okul açanlar \eya açacak olanlar. bakanlıkça uygun görül- mesı durumunda yardımların bi- rinden ya da tamamından varar- lanabilecekler. Ülkelerindekı vakıf. kişi ya da kamu y ararına çalişan veya resmi kuruluşlarca açılacak okullara okul müdürü. müdür yardımcısı \eöğretmen isteyen cumhuriyet- lerc de personel yardımında bu- lunulabilecek. Türk cumhuriyet- lerindeki resmi okullar ile \akıf. kışı ve kuruluşlarca açılan okul- lara gönderılecek olan personel. bakanlıkça ücretli ya da ücretsız ızınlı sayılacak. Milli Eğitim Bakanlığı'nca Türkcumhunyetlerinde açılan 13 okul ile 3 Tiirkçe öğretim merke- zi' nde öğretmen v e ders araç- ge- recı sıkıntısı yaşanırken bakanlı- ğın denetleme yetkisi kapsamı dı- sında bulunan özel okullara yar- dım paketi hazırlanması dikkat çekti. Prof. Dr. Neşet Çağatay: İslamda flıhuşa teşvik günah değil Istanbul Haber Servisi- Bursa L'ludağ Üni- versıtesi Fen-Edebıyat Fakültesi Genel Türk Tanhı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşet Çağatay. Islam'da fuhuşa teşvığın günah sayılmadığını belirterek. Islam'da kölelik vecariyelik arasın- da da bır ayrım olmadığını. ıkısınin de aynı an- lamageldiğinı bılidirdi. Prof. Çağata.v. "Çokes- kiden beri kölelik ve carivelik ayn bir sınıf ola- rak vardır \ e bunlar İslam hukukuna göre mal- dırlar" dedı. Başörtüsü konusunun da carıye- likle ilişkilı olduğunu belirten Prof. Çagatay. hürlenn başörtüsü takma zorunluluğunun Me- zopotamva'dan geldiğinı söyledi. Bilım \e Ütopva Dergisi'nınOcak sayısında "İslam'da kölelik. carivelik ve fahişelik"konu- larındaki çeşitli soruları yanıtlayan Prof. Dr. Neşet Çagatay, islam'da kölelik ve carivelik arasında bir ayrım olmadığını ikısinin de aynı "anjarna geld^ğini beljrttj, Çağatay, "Çpkeskf den beri kölelik t e carit etik a> n bir sınıfolarak vardır ve bunlar İslam hukukuna göre maldır- lar" dedi. Çağatay şöyle devam etti: "Ne demek mal? Alınır, satılır, ırzına geçer- siniz. fuhuş yaptınrsııuz. para kazan bana getir dersiniz. Nlalda ne gibi tasarrufta bulunursan. köle ve cariyelerde de o tasarrııflarda buluna- bilirsin. Kur'ann Kerim'de de var bu. Kur'an. "Eğer gönülleri yoksa bu işlerde kullanmav ın. hatta fahışelıkyaptırmayın' diyor. "Eğerzorla yollarsanız onlar kendi rızalarıyla gitmedıği için Allah onları affeder' Ama onu teşvikeden adanı günahkârdır demivor. Onu demesi lazım asıl onu demivor." Söz konusu hükmün Nur süresinin 33. aye- tinde olduğunu vurgulayan Çagatay. dünyada köle alım satımının 1948'de Birleşmiş Millet- ler'in kuruluşunakadardevamettiğini söyledi. Yapılan bir araştırmada cariyelerin ve kölele- rin yüzde 99'unun Müslüman olduğunun belir- lendiğini anlatan Çagatay. "Bunlar mal oldugu için gavrimüslümlere de satılıyor. Eğer mal ol- nıasa onlar, bir Müslümanı bir Hıristivana ve- rip ırzına geçtirir nıisin. yahut kötü işlerde kul- lanabüirmisin?"'dedi. Başörtüsü konusunun da cariyelikle ilışkıli olduğunu belirten Çağatay. hürlerin başörtüsü takma zorunluluğunun Me- zopotamya'dan geldiğini. Sümer kanunlarında da oldueunu bildirdi. ) ııkM ı: ^iarı pnjtoto içinaçlık«re\inebaşlavan Aııkara Lniversitesi I tıı iakiılu-M mn.ıı itıogıvncıve. Istanbul İ niversitesi'nden destekgeldi. İstanbul Cnhersitesi'nden bir grup öğrenci şiirli. halaylı bir gösteri ile Ankara'daki öğrencilerin arkasında olduklannı açıkladı. (Cotoğraf: H ATİC'E TL 1 NCER) Oğrenci harçlarına karşı açbk grevi • Ankara Lniversitesi Fen Fakültesi'nden 20 öğrenci. dün basın açıklaması yaptıktan sonra. öğrenim harçlarına yapılan artışı protesto etmek için açlık grevine başladı. Ege Üniversitesi Kampusu"nda "paralı eğitim"ı protesto etmek amacıyla düzcnlencn etkinliklere katılan 60 öğrenci hakkında soruşturma açıldı. HaberMerkezi-Üniversıte harçlan- Ankara Üniversitesi Fen Fakülte- na yapılan yüzde 300oranındaki artışa sı'nden20ögrencı. dün basın ;ıçıklama- tepkiler sürüyor. Ankara "da bir grup öğ- renci açlık grev ı başlatırken Istanbul'da 17gundürgre\ yapan \ıldız Lniversi- tesi öerencilerine destek \ermek ama- cıvlaistanbul Cniversitesı'nde evlem yapıldı. Izmir'de ise harç artışını protes- to eden 60 öğrenci hakkında soruştur- ma açılmasi \e bazı ögıencılere ceza- lar \enlmesi tepkilere yol açtı. sı yaptıktan sonra. öğrenim harçlarına yapılan artışı protesto etmek ıçın açlık grevınebaşladılar. Heryıl çıkarılanye- ni yasalarla katkı pav ı adı altında alınan harçların üniversite kapılarını işçi \e emekçi çocuklarına kapatmava çalıştı- ğını kaydeden öğrenciler şu görüşleri dile getirdiler: "Altyapıdan, gerekli teknik araç ve gereclerden, veterli öğretim elemanla- rından yoksun "baraka ünıversıteleri" kurulurken. kav nak yetersi/liği viizün- den üniversiteler bilinısel araştırma >a- pama/ duruma getirilniiştir. Öğrenci- ler de y üksek lise öğrencisi durunıuna düşürülmüştür." Açlık gre^ine destek Istanbul L nıversiteM'nde 1 7 gündür >'ıldız Lnı\ersıte>rnde jçlık gre\ı ya- pan öğrencılere destek nmacıy la dün bir basuı açıklaması düzenlendi. Öğrenci- ler. Ingılizce Iktisat Bölümü'nde ^arkı- lar söyleşerek gerçekle^tirdiklen açık- lamada. paralı egitımın emekçi çocuk- lanna üniversite kapılarını kapattığına dıkkat çektılerEge Lnıversıtesı Kam- püsü'rıde "Paralı Eğitim"i protesto et- mek amacıyla düzenlenen etkinliklere katılan 60 öğrenci hakkında soruştur- ma açıldı. Öğrencilerden Samir Hoca- oğlu biray. iğurÇalkııı ile ^üsuf Mut- lu I5"ergün uzaklaştırma cezası alır- keıı. .ŞafakCoşkun ile Serkan Tekeli'ye dekıııama cezası \enldi. Ege Lniversi- tesi Merkezı Öğrenci Derneğı (EMÖD) üye.sı bır grup öğrenci yaptıklanaçıkla- mada \önetımiıı verdığı cezaları kına- dı. Kamu Emekçılerı Sendikalan Kon- federasyonu Izmir Şubeler Platformu adına konu^an Eğıtım-Sen 5. Nolu Şu- be Başkanı Caner Canlı. öğrencilerin evlemlerini destekledıklenni belırtti. AVRUPA BİRLİĞİ -TÜRKİYE SOSYAL HAKLAR VE SERBEST DOLAŞIM SEMİNERİ BAŞLADI Sendikalar, işgücüne serbest dolaşım istedi • DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak konuşmasında, göçmen işçiler sorununun sadece serbest dolaşım ve sosyal haklarla sınırlı olmadığını, göçmen işçilerin ırkçılık \e toplumsal dışlanma ile de karşı karşıya bulunduklarını, işsizlik ve göçmen işçi sorununun bir arada ırkçılığı doğurduğunu vurguladı. • Çalışma ve Sosyal Gü\enlik Bakanı Mustafa Kul, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde uzun süredir yaşamakta olan yabancılara serbest dolaşım hakkının \erilmemesini. temel insan hak ve özgürlükleriyle bağdaştırmanın olanaklı olmadığını. göçmen işçilere sosyal haklarının yanında siyasal haklarının da verilmesi gerektiğini kaydetti. İstanbul Haber Servisi- Türkiye'nin gümrük birliğine kabul edilmesiyle serbest mal dolaşımı garanti altına alınırken. sendikalar işgücünün de serbestçe dolaşabilmesini istedi. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Jean Lapeyre, Avnıpa Birliği Anlaşması'nın işgücünün serbestçe dolaşımı ve göç konulan dikkate alınarak gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul ise "Avrupa Birliği üvesi ülkelerde uzun süredir yaşamakta olan yabancılara serbest dolaşım hakkının verilmemesinin temel insan hak ve özgürlükleriyle bağdaştırmak olanaklı değildir" dedi. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu(ASK.), Türk-lş ve DlSK'in ortaklaşa düzenledikleri "Avrupa Birliği-Türkiye. Sosyal Haklar ve Serbest Dolaşım" seminerı dün Armada Otel'de başladı. Seminerde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul. DlSK Genel Baskanı Rıdvan Budak \e ;Türk-İş Genel Sekreteri Şemsi Denizer yaptıkları konuşmalarda. gümrük birliğinin sadace malın serbestçe dolaşımını değil. işgücünün de serbest dolaşımıv la anlamlı hale geleceğini belirtîiler. Dün başlayan \e üç gün sürecek seminerin açılış konuşmasını ASK Genel Sekreter Yardımcısı Jean Lapeyre yaptı. Lapejre. Türkıye'nin gümrük birliğine girişini destekledıklenni belirttı. GB'ye girişin Türkiye için nasıl bir öneme sahip olduğunu bildiklerıni ve ellerinden geldiğince bunu AB'ye üye ülkelere anlatmaya çalıştıklannı dile getiren Lapevre. "Türkiye'nin demokratikleşmesi sürmelidir. Biz Türkive'nin GB've girişini deseklerken. bu demokratikleşme sürecine düşmanca bakan ne kadar güç olduğunun farkındavdık" dedi. ASK'ın Genel Sekreter Yardımcısı. "L'luslarası Sözleşmelerde Göçmenlerin Sosyal Hakları" başlıklı konuşmasında ise Avrupa Birlıği'nın işgücünün serbest dolaşımı konusuna sıcak baknıadığını. işçi göçü konusunda ise hıçbir polıtıkasi bulunmadığını dile getirdi. Lapeyre şöyle konuştu: "Avrupa Pariementosu 1996'da Torino'da yapılacak toplantıda bu konuvu değerlendirmeli ve anlaşmayı bir kez daha gözden geçirmelidir. İşsizlik. göç. alınacak kararların ulusal mev/uatlara nasıl uvarlanacağı. ırkçılık ve avrımcılığa karşı neler yapılacağı ve nasıl hukuksal güvenceye kavuşturulacağı. avrıca yasal göçmenlerin sosyal ve siyasal hakları gibi pek çok konu ele alınmalıdır". Toplantıya Türk-lş'i temsilen katılan Genel Sekreter Şemsi Denizer de A.rupa Birliği ile gümrük birliği sürecine girmiş olan Türk işgücünün anlaşmalardan doğan serbest dolaşım hakkının tek taraflı olarak kaldınldığını savundu. Denizer. A\ rupa'da yaşavan 2.5 milyon Türk vatandaşının da Avrupa Birliği ülkelerı vatandaşlarından farklı bir statüde yaşadıklarını anımsatarak, Türk işçilerinin yasal olarak sahip olduklan sosyal haklardan bile fiilen yararlanamadığını v urguladı DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak ise konuşmasında göçmen isçıler sorununun sadece serbest dolaşım ve sosyal haklarla sınırlı olmadığını. göçmen işçilerin ırkçılık ve toplumsal dışlanma ile de karşı karşıya bulunduklarını söyledı. Budak. işsizlik ve göçmen işçi sorununun bır arada ' ırkçılığı doğurduğunu \ urguladı \e şövle konuştu: "Ğöçmenleri anavurtlarına göndermek sorunu çözmez. Çünkü sermave ucuz işgücü peşinde koşuvor. Bunu kendi ülkesinde bulumazsa bulduğu vere gider. Sorunun gerçek çözümü Avrupa içinde ya da dışında bütün işçilerin sosyal haklara, örgütlenme hakkjna sahip olmasını sağlamaktır. L'cuz emek faktörünü ortadan kaldırmaktır." ASK'a göçmen işçilere yönelık a>rı bıryapılanma oluşturmayı önerdıklerini de belirten Rıdvan Budak. DİSK'in yurtdışındaki Türk işçılerini "Gönül Üyesi" yapacağını söviedi. Çalışa \e Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul da \aptıgı koıuışnıada "GB, beraberinde başta hi/metlerin dolaşımı olmak üzere kişilerin de dolaşımını zorunla hale getirmektedir. Buna hazırlıklı olmalıvız" dedi. Bakan Kul, Avrupa Birliği içinde bulunan göçmen işçilerin durumlarını düzenleyen ortak metinlerin olmamasının. yabancılann bulunduklan ülkenın iç mevzuatına uvum sağlamalarını güçleştirdiğini söyledi. Mustafa Kul. göçmen işçilere sosyal haklannın vanında siyasal haklarının da verilmesi gerektiğini kaydetti. Kul. "Alınacak önlemlerin hı/lı ve etkili olmasını sağlamak için Avrupa Birliği'nin bünyesinde bulunan göçmenlere yönelik ortak politikalar oluşturınası ve bunları hukuki metinler olarak uvgulanıaya sokması büvük bir öneın taşımaktadır". Seminerin dünkü bölümünde "l luslararası Sözleşmelerde Göçmenlerin Sosyal Hakları" ve "İşyerinde Muamele Eşitliği. \asalar \e Pratik" koııulu tebliğler suıuıldu. HAFTAY4 BAKIŞ AHMET TANER KIŞLALI HADEP'ten Çıkarılacak Ders! Türkiye'de temel bir yaklaşım farkı yıllardır sürüyor: Kürt sorunu mu? Yoksa Güneydoğu sorunu mu? Olayın temelinde, bir "etnik kimlik" üzerine baskı yapılması mı var? Yoksa bir bölgenin olumsuz koşul- larının üst üste eklenmesi mi var? PKK, Türkiye'nin hemen her yanına yayılmış olan tüm Kürtleri mi temsil ediyor? Yoksa -olumsuz koşul- ların üst üste yığılmasından bunalan- bölge insanının bir bölümünü mü? • • • Seçimlerde ülke barajı yüzde 5 olmalı ve HADEP de -tıpkı MHP gibi- Meclis'te temsil edilmeli. En azın- dan -genel oy oranına bakılmaksızın- bır seçim böl- gesınde oyların üçte birinden fazlasını alan partiye, o yöreden milletvekili çıkarma hakkı tanınmalı. Ama bu arada da. HADEP'in aldığı oyların ne an- lama geldiği unutulmamalı! Eğer sorunun temelinde bir "kimlik çatışması" var- sa, bu en çok nerede patlak verir? "Kürt kimliği"r\\ paylaşan insanlar bir arada yaşarlarken mi, yoksa farklı bir "egemen kimlik" ile burun buruna varlıkları- nı sürdürmek zorunda kaldıklarında mı? Daha açık soralım: Kimlik çatışmasının Şırnak'ta mı olması doğaldır, yoksa Istanbul ya da izmir'de olması mı? Kürt köken- li yurttaş, Istanbul'da mı kendisıni farklı bir kimliğin baskısı altında hısseder, yoksa Diyarbakır'da mı? Gerçek ortada... Eğer sorun "Kürt kimliği"nden kaynaklanmış olsaydı, tepkinin Güneydoğu'da değil büyük kentlerde ortaya çıkması gerekirdi! HADEP'in oy patlamasını Diyarbakır'da değil Istanbul'da yap- ması gerekirdi! HADEP büyük kentlerde yok, ama Türkiye'nin en geri, koşulları en kötü bölgesinin bazı yörelerinde var... • • • Dört yıl önceki seçimlere SHP, -"Kürt kimliği"n\ temsil eden- HEP ile birlıkte katılmıştı. Doğu ve Gü- neydoğu'yu, HEP'e terk etmişti. Sonuç? SHP. 13 seçım bölgesinde tek bir milletvekili bile çıkaramadı. Bölgedekı başarı -tıpkı bugünkü gibı- belirli illerle sınırlı kaldı. TBMM'de "Kürt kimliği"ne en çok saHip çıkan üç milletvekilinin (M. Ali Eren, Fuat Atalay ve Nurettin Yılmaz) üçü de. yeniden seçilemediler... Niçin Şırnak HEP'e, HADEP'e destek verirken, Ş. Urfa vermiyor? Çünkü Şırnak'ta toplumsal-ekonomik koşullarçok kötü ve "umut" yok. Ama Ş. Urfa, GAP'ı yaşamaya başladı; umudu var. Piar-Gallup'un Güneydoğu'da gerçekleştirdiği bir kamuoyu yoklaması, bölge halkı için sorunun teme- linde neyin yattığını ortaya koymuştu: "İşsizlik veyok- sulluk!" Doğu ve Güneydoğu ılleri oda başkanları da aynı "tanı"da birleşiyorlardı: "işsizlik önlenmedikçe, terör sona ermez!" • • • HADEP'in oylan, sadece PKK'nin ve bir avuç Kürt okumuşunun değil; aynı zamanda "yeriı mandaa "nu- maracı cumhuriyetçilerın savlarının da iflasıdır! Sayın Boyner"in YDH'sinin hali ise sadece bu iflasın "tes- c//"idir! (ANAP ve DYP'de bulunmayan. gerçek libe- ral bir partinin gerektirdiği yaklaşımların yanına, nu- maracı cumhuriyetçilerın bazı savlarını yamamış ol- manın bir bedelidir.) Devlet elbette ki geçmişte Güneydoğu'da ciddi yanlışlar yapmıştır. Bugün deyapmaktadır... Kültürel kimlikler üzerinde baskı elbette olmamalıdır. Ama sorunun temelmın "ekonomık" olduğu da açıktır. Sadece bazı gerçeklerin daha iyi anlaşılması için değil. azınlıktaki bir düşüncenin "demokratik" dü- zeyde temsili için de... Siyasal yaşamımızın HADEP'e -ve hatta YDH'ye- gereksinmesı vardır. HADEP'Iİ bir "Meclis grubu"na gereksinmesi vardır. Ve aynı derecede önemlı olarak... CHP gibi parti- lerimizin -gerçek kimliklerine kavuşabilmeleri için- kendi içlerindeki gizli HADEP'Iİ ve YDH'lılere, yanlış adreste olduklannı anımsatmalarına gereksinme var- dır. Demokrasi netlik ister. Herşey açıklığa kavuşsun ki, yurttaşın kafası da ka- nşıklıktan kurtulsun... Bız de bu bataklıktan kurtula- lım! TEMA Genel Müdürü Ümit Gürses: Erozyon bugday üretmıîni azalüyor • Gürses. "Yalnız Türkiye'de değil. dünyanın birçok bölgesinde de durum aynı. Bunun farkında olan ülkeler. stok yaparak bu ürünlerin fivatlannı arttınyorlar. Bunu sonra bize sivasi baskı olarak kullanabilirler" diye konuştu. İstanbul Haber Servisi - Türkıve Erozvonla Müca- dele. Âğaçlandırma \e Do- öal V'arlıklan Koruma Vak- fı (TEMA) Genel Müdürü Ümit Gürses. erozyon ne- deniyle meraların azalma- sı vetarlalarınaşınması ile özellikle buğday üretimi- nin azaldığına dikkat çek- ti. Gürses. "Yalnız Türki- ye'de değil. dünyanın bir- çok bölgesinde de durum aynı. Bunun farkında olan ülkeler. stok yaparak bu ürünlerin fivatlannı arttt- nyoriar. Bunu sonra bize si- vasi baskı olarak kullanabi- lirler"' diye konuştu. Gürses. Cumhuriyet'e yaptığı açıklamada. 1986- 95 yılları arasında buğdav üretiminin erozyon nede- nıyle yüzde 39.7 oranında azaldığını kaydetti. 1995 yılı içerisinde buğdayın to- nunun 125 dolardan 185 dolara çıktığını belirten Gürses. ayrıca ihracatı için de 40 dolar foıı konularak ihracının önlenmeye çalı- şıldığını söyledi. Gürses. aynı bıçimde I935'li yıllarda 44 milyon hektar mera alanı varken erozyon nedenivle bunun 92 vılında 21 7 nıılvon hektar alana düştüğünü be- lirtti. Nüfusun o yıllardan bu y ana artmasıyla birlikte hay\ansal ürünlerin de ih- tıvacının arttığına dikkat çeken Gürses. meraların ıs- lah edilmediğini ve yem bitkilerinin de üretiminin teşvik edilmediğine işaret etti. Ümit Gürses. 1982 ile 92 vılları arasında hayvan ürünleri ıthalatının 2 mil- yardan 5 milyara çıktığını. bu yıl ise 1.5 milvar dolar et ithalatı yapıldığını bildi- rerek "Böyle giderse 2010 yılında 17 milvar dolanmı- zı hayvan ürünlerini ithal etmek için ayırmak zorun- da kalacağız" dedi. Erozyon nedenivle ve- rimlıliği düşen topraklann köylen besleyemediğini vurgulayan Gürses. "Bes- lenemeven köylü. doğup büvüdüğü yeri bırakarak şehire göç ediyor. Türki- ye'de yılda I milyon insan göç edivor. Bunda büvük pav erozvondadır.Şehirler- de varoşlarda vaşayan bu insanlar, pek çok problem- le karşı karşıyadır. İşte erozyon bu bakımdan sos- yal bir problemdir" diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog