Bugünden 1930'a 5,454,328 adet makale



Katalog


«
»

4OCAK1996PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 17 'Türkiye, Doğu Ahnanya değil' • Eski AB - Türkhe Kanna Parlamento Komisyonu Es.bas.kani Marc Galle, Türkiye'nin Avrupa'da "sevilmeven iilke" olduğunu kaydederek taraflar arasındaki iliı>kilerin nıutlu perspektifler göstermediğini bildirdi. Galle. fürkiye'nin se\ilmemesindekı en önemli unsurlann tarihten kavnaklandıâını belirîti. ANKARA (Cumhuriyet Biirosu)- Eskı Avrupj Bırlı- gi (AB) - Türkiye Karma Parlamento Komisyonu E$- baskanı Marc Galİe. Türkı- ye'nin Avrupa'da "se\ilme- yen ülke" olduğunu kayde- derek iki taraf arasındaki ıliş- kilerin mutlu perspektifler göstennediginı bildirdi. Gal- le. Türkiye'nin sevilmeme- sindekı en önemli unsurlann tarihten kaynakîandıgını. an- cak ekonomık. si>asal \e sosyal alanlardaki farklılık- ların da ıliijkılen zorlaş.tırdı- ğını belırttı. Türkıve ekono- mısının "dü/elme\ecekgibi~ olduğuna ı>aret eden Galle. AB'ye üyelık konıısunda, "Doğu Alnıanva için münı- kün olan. Türkiye için değil- dir"dedi. .Vlarc Galle. A\ rupa Parla- mentosu (AP) üyeliği sira- sında edindigı izlenimlerini içeren \e "Sevilmeyen llke: Türkiye" adıyla Bılgi Yayı- nevi'nce basılan kitabında Türkıye-Avrupa ılıs.kilerinin yetersizliğinin nedenlerini anlattı. , ır Galle. tarih kitaplarında çogu zaman "sa\aşçı veaske- ri emper>alistier~ olarak ta- nıtıldığını \ urguladıgı Türk- lere "Küçük Asya'nın Al- manlarTdenıldiğıni kaydet- ti. •"Osmanlı İmparatoıiu- ğu'nun amaçlanndan biri. Akdeniz'i bir Türk iç deni/i haline getirmek \e Roma'yı işgal edebilmekti. Bu uzun fe- rih listesine bakınea, Osman- lılann, özellikle din konusun- da oldukça hoşgörülü olnıa- lanna karşın. Türkiye'nin A\rupa"da bu kadar nefret topiamış olmasından hayret dıiMiıanıak gerekir" dıyen Galle. Avrupa dillerinde Türklerle ılgili olumsuz çaö- nşımlar ve vanlış tanımlar içeren sözcük\edeyimler ol- duğunu vurguladı. Galle. Türklenn de kendılennı iyi tanıtmakiçin bırçabasarfet- medıklenne dikkat çekti. Kürt sorunu ve insan haklan Galle. Türkiye'deki Kürt- lerin büyük çogunluğunun "iilkenin bölünmez bütünlü- ğü ükesini" savunduklarını belırterek AB Türkiye Ma- sası Şefı Hans Van der Bro- ek'un "Hiçbir aynükçıhare- keti desteklememiz olası de- ğildir. Bir Kürt de» lefi fikri- ni hiçbir zaman destekleme- yeceğiz. Kürtkrin kültürel »e dini özerklik istemeye hakla- n olabilir: ama bunun sağ- lanması daha ileri isteklere yol açabilir. Terorizmin her şekline karşıyız; ama diyalo- ğa açığız. Bu diyaloğun Tiir- kiye'nin >e bölgenin istikra- rına katkıda bulunacağına inanıyoruz" sözlerine yer \erdi. Eskı A\rupa Komisyonu Başkanı Jacques Delors'un. kendisine yazdığı bir mek- tupta. kapatılan Demokrasi Partisi (DEP) milleıvekille- rineyapıian işlemı anlamak- ta zorluk çektiğınden bahset- tiğıni anlatan Galle. AP'nın Türkıye ıle kararlannın he- men hemen hepsinde Türk hükümetimn ıskence. ıfade özgürlüğü \ e idam cezası gı- bi konularda suçlandıgını kaydetti. 'İdam, AUah'ın kitabında var* Marc Galle. ıdam cezasi konusunda Türk hükümet \e de\let ba^kanları ile "Kara Ses" olarak tanınan ^erıatçı Cemalettin kaplan'm görü^- îerınde benzerlikler olduğu- na dikkat çekerek şunlan kaydetti: "Kenan E\ren: İdam ce- /ası. \alnız> asalanmı/da de- ğil, dinimizde de \ardır. İn- cil'de de yaalıdır. İncil. idam cezası ilkesini kabul eder. Ya- ni AUah'ın kitabında varsa. biz nasıl kaldıracağız? Tur- gut Özal: Milletin \ekilleri olarak de> let olarak bir va- tandaşımızı öldürmüş bir kimseyi nasıl affedebüiriz? Ancak ölenin > akınlan ve \\- lah affedebilir. Biz affetsfk. AUah'ın kahnda kabul edil- mez. Cemalettin Kaplan: La- ik hukuk tarafından \erilen cezalar geçersizdir. İslam hu- kukunda hapis cezası, para cezası. sopa. idam. >asakla- nıa «ibi cezalar mutlaktır \e bugiin de geçerlidir." 'Ekonomi düzelmeyecek gibi' Galle. taraflar arasındaki ılıs.kilerde en önemli sorun- lardan bırınin Türkiye'nin ekonomisinden kaynaklandı- gını bildirerek ekonomik zorluğun yakın bir gelecekte de asılamayacağına dikkat eektı. Galle kitabında. Türki- ye'nin ekonomık durumunu şöyle değerlendirdi: "Türki\e'nin beklentileri- ne \anıtvermekten u/ak olan si\asal \e ekonomik durumu da >akjn bir gelecekfe diizel- me>ecek gibidir. ^ ıllık enf- las.von>üzde 140'ın iizerinde se> retmektedir. Bölgeler ara- sı farklılık \e eşitsizlikler. önemli bo\utlardadır. Ko- rnis\onun önerilerine göre bunlara bir de insan haklan ihlaUeri \e Kıbns sorunu ek- lenmektedir. Ama Doğu Al- manya için nıümkün olan. Türkiye için değildir. PKK'>e karşı savaş Türk devletine en himser tafımin- le yılda 7 mihar dolara mal olmaktadır. Buna Kıbns'ta- ki Türk askeri varhğının gi- derleri de eklenince, ülkenln ekonomik koşullarında da- \anılmaz bir durum orta\a çıkarmaktadır." Galle. kitabını ~İkibü\ük Avrupalı Türk" olarak an- dığı eski dışişleri bakanları Hikmet Çetin ıle Erdal İnönüHe ithafetti. G Ü N D E M MUSTAFA BALBAY Sirkeci'de>angın: 2 ölü 63 numaradaki beş katlı Karadeniz İşhanı'nın giriş katında önceki gecc saat 1)131) sıralarında çıkan >angın itfaiyenin i- ki saatlik çalışmalan sonucunda söndürüidii. Nangın sırasın- da handa nıahsur kalan üç kjşiden Halit Özkarakaş yaral) olarak kurtarılırken Ramazan Şahin ile Mehmet Aykut ya- şamlarını >itirdi. (Fotoöraf: AYKUT K.ÜÇÜKKAVA) • Baştarafı 1. Sayfada vermek için insan beğenmez. Âlemi ta 'neder yanına varsan, senı de yanıltır mesele sorsan. bir cim bıle çıkmaz karnını yarsan, Meclis 'e gelir de erkan beğenmez..." Belki hiç ilgisi yok, ama nedense son günlerdeki tartışmalar bana Seyrani'nin bu sözlerini anımsattı. Sabahattin Eyu- boğlu ile Yaşar Kemal'in hazırladığı "Gökyüzü Mavi Kaldı" adlı Türk halk edebiyatı antolojısindeki Seyrani bölü- münü birkaç kez okudum. Kendi ken- dime söylendim: - Sankı günümüzü anlatıyor... Ama değil tabii. 150 yıl öncesiyle bu- günün ne ilgisi var? Artık Avrupalı olduk. Gündemin konusu, hükümet boaısu. Bakalım kim öttürecek? Son derece düzeyli ve şeffaf bir dö- nemden geçiyoruz. Artık kulislerin, pa- zarlıkların saklısı gızlisi yok. Çokyüzlü- lük kişilik haline geldiğı için. koalısyon pazarlıklan da son derece kışiliklı ve çok hızlı bir biçimde yerınde sayıyor. Dön dolaş, 25 aralık sabahındayız. Yüksek Seçim Kurulu, dün kesın so- nuçlan açıkladı. RP 21.38. ANAP19.65. DYP 19.18. DSP 14.64. CHP 10.71, MHP 8.18. HADEP 4.17. YDH 0.48, MP 0.45. YDP 0.34, İP 0.22. YP 0.13... Halim-selım burmalı kadayıf Erba- kan Hoca, çıtayı çok yükseğe koymuş- tu. Yüzde 40'lardan söz etmişti. Seç- men RP'yi, ANAP ve DYP'nın bir buçuk adım önüne koydu. Yani, Türkiye "Re- Kim Dedi, Ne Dedi? fah" demedı. Seçmen, ANAP ve DYP'yi de Çın işkencesınden geçırdi. Bırıne bir- kaç mılim boydan, dığerıne de birkaç milim enden fazlalık verdi. Seçmen te- razisi dedikleri bu olsa gerek. Merkez sağa oy verenler. bu yetenekleriyle ne kadar övünse azdır. DSP. solun birıncı partisı. Sol pasta küçülürken DSP'ninki biraz arttı. CHP, ciddı bir "ihtar" aldı. Seçmenin, CHP'yi sınıfı "borçlu "geçirdiği söylene- bilır. MHP. seçımden Mağlup Hareket Partisı olarak çıktı. Partı ıçı bıraz karış- tı. ama Türkeş, "Ne yenılgısi ulan..." deyince ışler bıraz duruldu gibi. HADEP. Güneydoğu'dan oy aldı. Bü- yük kentlerde marjınal kaldı. YDH lıderı Cem Boyner, Güneydo- ğu'dakı seçım propaganda çalışmala- rında, "Ben sızın katırReşo 'nuzum" de- mışti. Reşo, seçim mayınına çarptı. Hal- kımız, Boyner'e "Senı çok lyı anlıyoruz. Sen gıt. biz ge/iyoruz" dedi. YDP lideri Hasan Celal Güzel, öyle anlaşılıyor kı, öptüğü heron kişiden bi- rinin oyunu almış. Halkımız İP'yı anlamadı. Doğu Pe- rinçek çok iyi de ahali "puşt". YP. seçımlerde süreklı "Biz ÖzaVın devamıyız. Onun başlattığı atılımlan biz devam ettiririz" propagandası yapmış- tı. 28 milyon 126 bın 933 geçerlı oydan 36 bın 853'ünü almış. Yüzde 0.13, fena değil... Bu sonuçlar dün kesinleşti. Artık iti- raz yok. Koalisyon hesapları. RP'nin 158. DYP'nin 135. ANAP'ın 132, DSP'nin 76, CHP'nin 49 milletvekilı uze- rinden yapılacak. RP'nin yükselışiyle ilgili içeride ve dı- şarıda pek çok yorum yapıldı. Bunlar- dan biri, Almanya'nm önde gelen yayın organlarından Der Spiegel'de yayım- landı. Bir paragrafını aktaralım: "Ordu, güçlenen sola karşı mücade- le vermek için 80'li yıllarda cami ve /'- mam-hatip okullarının açılmasını teş- vik etmişti. Önce başbakan, sonra cumhurbaşkanı olan Özal da dindarla- rı desteklemişti..." Şefkat ve şirret... Liderlerin eğilimleri, yapılan ve zik- zaklan dikkate alındığında bu tablodan koalisyon formülü çıkarana Nobel Kim- ya Ödülü, bulunan formülü uygulama- ya geçirip devam ettirene de Nobel Ba- rış Odülü vermek gerekir. Koalisyon hesaplarında son durumu özetleyelim. RP, merkez sağ partilerin kendı ara- larındaki tepişmeden yararlanarak uz- laşmacı, hertürlü işbirliğine hazır bir gö- rünüm veriyor. Çünkü, ANAP ve DYP buna yanaşmayaca.ğını söylüyor. RP'liler, kendileri dışındaki arayışların tutmayacağı görüşünde. ANAP ve DYP ile koalisyon pazarlığında, Ankara Ana- kent Belediye Başkanı Melih Gökçek önplana çıkıyor. Gökçek, sanırım söze şöyle başlıyordur: "Ben, RP'sız bir koalisyonun içine tü- kürürüm..." DYP Genel Sekreteri Tevfik Diker'in anlattığına göre Gökçek'in. "DYP bi- zimle koalisyona gırmezse ANAP'la oluruz. Tansu Hanım'/n başı derde gı- rebilır'' sözünün özü bu. Çiller, pazartesi günü "şirret" doluy- du. Erbakan'a yüklendi: salı günü ve dün "şefkat" doluydu, diğer liderlerle "toparlayıcı" görüşmeler yaptı. Yakında, "itikat" dolu olursa şaşmamak gerekir. 1995'in sonbaharını, "erken seçim mi. yeni koalisyon mu?" tartışmasıyla geçirdik. 1996'nın son aylarını da "hü- kümet mikurulacak, seçim miolacak?" ikilemınin etrafında dönerek geçirece- ğiz. Alparslan Türkeş, yeniden kıymete bindirildiğine göre, merkez sağ partiler. olası bir seçimin zeminini hazırhyorlar. Partiler, senaryolarını "45 gün içinde hükümet kurulamazsa erken seçim olur" hesabına göre yapıyor. ama bu net değil. Anayasanın 116. maddesi böyle bir durumda, "Cumhurbaşkanı, seçimin yenilenmesine karar verebilir" diyor. Yani kesınlik yok. Son üç gün içinde yoğunlaşan ıkili- üçlü görüşmelerin ardından siyasiler. aralanna kopya kâğıdı konmuş gibi, "Hiçbir şey konuşmadık" diyorlar. Kim bilir, belki de çok doğru söylüyor- lar... Çiller: iyileşmenin bedeli ödendi Zanısız enflasyon yüzde 77 Nâzmı'ın yürüyüşü durdu HÜLVA KARABAĞLI ANK.ARA (Cumhumet Bürosu)-Fı%atartışlan,hükü- metın seçımlenn ardından pe^pe^e \ ağdırdığı zamlar en- dekse girememesıne karşm. 1995 v ılsonu ıtibarı> la tiiketı- ci mallannda yüzde 7 7 : toptan eşyada da yüzde 65 düze\ ıne ulaştı. Aralık a\ ında. bir önce- kı a\a göre toptan eşya fı\at- lannın yüzde 4.1: tüketıcı t'ı- \atlannin da >Ü2de 23 ora- nında arttıgı ögremldı. Hükü- met. seçimin ardından bunalı- ma doğru gıden ekonomık darbogaza kar>ı önlemien gö- rü>mek üzere toplanacak. Başbakan Tansu Çiller. ekonomık dengelenn "sijasi istikrar" gerektırdığını belır- terek u Bu niJeşmenin bedeli- ni Türk halkı ödemiştir. Hepi- miz çok bü\ük öz\eride bu- lunduk" dedi. CHP Genel Başkanı. Başbakan Yardımcı- sı \e Diijışlen Bakanr OHRZ Ba>kalda "ötjel birtelaşa gerek olmadıgını". ancak t,ı\ ası tab- lonun bir an önce ııetleşmesı gerektığını bildirdi. Çiller ıle Bavkal'in dün vaptıkları gorü^menın önem- li bir bölümünde. ekonomik darboğaz görü^üldü. Baykal. görinmenın ardından vaptıgı açıklamada. ekonomı için özel bir panık \ a da telaşa ne- den bulunmadığını belırttı. Çıllerde "Türkekonomisinde çok ciddi ij iles,rni' belirtileri- nin olduğunu" öne sürdü. C'umnuri>efın uü\enılıı ka\naklardanedındıûı bılgı\c göre DlE'nın bugün resmen açıklavacağı \ ıllık enflasvon. geçen yıl KİT ürün fıvatları- nın \ ılın son 6 a> lık donemın- de dondurulmasına karşın. toptan eş_\ ada > üzde 65 düze- >ine ulaştı. DlE'nın fıyat de- gışımlerını her a\ın 20sıne kadar toplaması nedeniyle 24 aralık genel seçimlerınin ar- dından hükümerin KİT ürün- lerıne \ üzde 1 Ofl'e \ aran oran- lardavaptığı zamlararaiıkayı endeksıne vansıınadı. Aralık aşında bir önceki a\a göre toptan eşva t'ı\atlarının yak- laşık yüzde 2.3 düze\ ınde art- tıgı öğrenıldi. Toptan eşya fi- yatları kasım aşında. ekım ayına göre > üzde 4.3 düzeyın- de artmiştı. Tüketım harcama- larının kiMİmasi \e kurartış- lan doğrultuMinda Mcak para gınşlerınm azalmaM\ la aralık a\ ında. bir önceki a> a göre tü- ketıcı fıvatlanndakıartış. şak- layk 23 düze> ınde kaldı. Tü- ketıci fişatlarının 1995 şılın- da >ıllık >üzde 7^ oranında arttıgı öğrenıldi. Tüketıcı f"ı- yatları kasım asında bir ön- ceki aya göre şüzde 5.5 düzeyınde artmıştı. ANKARA - Kültür Bakanlığı'nın bronz döküm yaptınlacağı gerekçesiyle 24 Aralık seçımlerinden bir gün sonra kaldırdıgı şair Nâzım Hikmet'ın heşkeli henüz \erine ko- nulamadı. He\kelın varatıcısı Azen sanatçı Sait Rüstem. bronzdan yapılması planlanan he> kelın. acılij tarihınin öne almması ııede- nı\ le "acele>e getirildiğini" bildirdi. Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın açılışını \aptıgı ünlü ozan Nâzım Hikmet'ın "Rüzgâ- ra Karşı ^ ürü\en Adam' adlı heykeii. verı- ne konma gününü beklivor. Azeri heykeltı- ra> Sait Rüstem. Cumhuriyefe yaptığı açık- lamada. he>kelın bronz verıne t'iber malze- mevle \apıldığını söyledi. Fiberin özellikle ateşe karşı dayanıklı oi- madıöını kaydeden Rüstem. bronz döküm istemınin bu nedenden ka\ naklandıgına işa- ret etti. Nâzım Hikmet'ınkınden bir gün ön- ce açılan opera sanatçısı Levla Gencer'ın heykelınin bronzdan vapıldığını vurgulaşan Rüstem. "Nâzım Hikınet'in heykeii neden bronzdökülmedi" sorusuna "Aceleyegetiril- di" vanıtını \erdı. Bronz döküm için Karabük'e gönderılen Nâzım Hikmet heykelinin ne zaman yerine konulacagını bılmedigini kaydeden Rüstem. dökümün a^ama aşama yapıİdıgına ışaret et- ti. Kültür Bakanlıgı. heykelin bronz dökü- mü yapılmış olarak hafta sonuna kadar ka- idesine verleştırileceginı bildirdi. Kültür Bakanlıgı. 10 Aralık 1995 tarıhin- de Atatürk Kültür Merkezi alanına yerleştır- diği 3 metre 20 santim boyundakı Nâzım Hikmet heykelini 15 gün sonra kaldırdı. Bakanlık. siyah torba>la örtülen he\kel kaidesinin üzerıne "Anıt, bronz heykel dökü- mü yapılmak üzere bir hafta süre\le Kara- bük'egönderildi" notunu ılıştirdi. Kültür Ba- kanlıgı yetkilılen. "He>kelfiberden\apıldı- ğı için bronz döküme ilitiyaç duyuldu" açık- lamasmı yaptılar. OLAYLARIN^ ARDEVDAKI GERÇEK B Buştarafı I. Sayfada gunlerde daha sık günde- me gelecek. ABD. "Bir an önce çözüm" diyor. Clin- ton. bu yıl içinde yapıla- cak başkanlık seçimlen öncesı. "uluslararası ba- şanya" gereksınım duyu- yor. 22-24 ocak arasında ABD Dışişlerı Bakan Yar- djrncısı Richard Holbro- oke. Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye ziyaretinde bulunacak. Avrupa Bırlığı de (AB) dönem başkanı Italya aracılığıyla devreye girı- yor. italya Dışişlerı Baka- nı Yardımcısı Emamuele Scammaca. Atına ve Kıbrıs zıyaretlerının ardın- dan yarın Ankara'ya gelı- yor. Buna karşılık Türkiye. Birleşmiş Milletler (BM) gözetimı dışında herhan- gi bir sürecı kabul etme- yeceğını duyurdu. Bu aşamada Türkiye. Kıbrıs'ta taviz vermeye- ceğinı, sorunun adadaki ıkı kesımın de onayladığı bir çözüme kavuşturul- ması gerektığını sadece "sözle" ıfade edemez. Kıbns'ın satılmadığını, satılamayacağını. bunun ulusal bir "dava" olduğu- nu söylemekle "kararlılık" dile getirilmış olmaz. Öncelikle KKTC yurt- taşları güvencede olmalı kı, KKTC yönetımı. ulus- lararası bir baskı soz ko- nusu olduğunda kendısı- ni "sağlam" hıssetsın. Bugünkü tablo. "Tıpkı Kıbrıs polıtıkası gibi Kıb- rıs ekonomısi de kişısel çabalarla mı ayakta du- ruyor" sorusunu günde- me getırıyor. • • • Baryshnikov firtması • Baştarafı /. Sayfada zırladığı bu solo gösterıde. Bach'ın "SoloCelloİçinSü- itler"inden bölümler kulla- nılıyor. Baryshnikov uıı di- ger solo gösterisi ise. müzı- gi Pergolesi'je. koreografi- sı TmlaTharp'aait "Pİergo- lesi" adlı yapıtı. Bar\shniko> kimdir? 47 yaşındakı ünlü dansçı Mikhail Baryshnikov. eskı So\yetler Birliğinde. Lat- \ia"da dünvava geldi. Bale eğitimıne Latvia'da başla- >an. daha sonra Lening- rad'da (St. Petersburg) Va- gano\a Bale Okulu'na de- \am eden Bar\shnıko\. bu okulda tanınmış bale öğret- meni Aleksander Puşkin'ın öğrencisi oldu. 18 va>ında\ken solist ola- rak Kıro\ BaleMtıe kabul edilen Mikhail Bar\shniko\. 1968-1974 vıllan'arasında bu kurumdaçalı^tı. 1974>ı- iında Rusşa'vı terk ederek. 1979 yılına dek çe^ıtli bale \e ınodern dans toplulukla- n\la dün\a>ı dola^an ünlü dansçı. 19^9-SO yıllarında ABD'\e giderek' 1980-90 >11ları arasındaki 10 >ıllık zaman dilımınde Amcrıkan Bale Ti>atro?.u'nun sanat \önetmenliğini yaptı. KANLI YUMRUK Heyecan dorukta! Karakuşak Don Wilson'ın rock yıldızıyla boşı dertte! Olağanüstü dövüş sahneleriyle bu film nefes kesiyor! Bu aksam 2 0 : 1 O Zamlar ücret artışım I Baştarafı 1. Sayfada bın liraya çıkan öğretmenle- rın e\ bütçcsi. toplam 31 mılvon 358 bın lira olarak belirlendi. Söz konusu aile- nin aralık avı başında gıda harcaması 12 miKon^tl7 bin lıra iken sigara. rüpgaz. telefon. günlük ulaşım. elektrik \e kirava giden masraflarıda 10mil\on420 bin liraya ulaşışordu. Aralık av ı başında toplam gider 22 milyon 837 bin liraya çıkı- yor ve ögretmen ailesinin elinde diğer harcamalar için 8 milvon 521 bin lira kalı- yordu. Erken seçim sonrası KİT ürünlerinden akanakıta de- ğin yapılan "fijatayarlama- lan". ögretmen ailesini yine yoksullaştırdı. Aralık ayı so- nunda. şeker ve çaya yapılaı Kısa... Kısa.. • BSP, Ümrani> ! e Cezaevi'nde baskıların de>am ettiğini iddia ederek, ce/at'vinde buiunan hükümlü ve tutukluların can güvenlikkrinin sağlanmasını istedi. • Yenibosna'da yapılan denetimlerde efe geçirilen 300 gram eroin, 6 gram toz esrar ve 9 adet uyuşturucu hapla ilgili olarak Muzaffer Kaba. Fuat ICaba. Adnan Karabulut, Halil Gülyurt ve Mehmet Solhan gözaltına ahndı. • Eğitim Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikası İstanbul 6 Np'lu Üniversiteler Şubesi, Yıldız Teknik Unhtrsitesi'nde harçlann kaldınlması amacıvla Sğrencilerce sürdürük'n açük gre^lni desteklediği açıkladı. • İstanbul Milli Eğitim Müdürlügü'nün organizasyonuyla bugün bir araya gelecek olan Milli Eğitim ve okui müdürleri ile emniyet ve tıp uzmanlan, okullardaki şiddet eylemleri ve uyuşturucu madde bağimlılığı konulannda almacak önlemleri tartışacaklar. • Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, merkezdeki sağ ve sol partilerin iilkenin aydınlık geleceğine sahip çıknıak için birteşmeleri çağrısında buiundu. • TTB Merkez Konseyı Genel Sekreteri Ata Soyer. Türkiye'de btrinci basamak adli tıp hizmeti sunmak zorunda kaiari pratisyen hekimlerin, tıp eğitimi \eren fakültelerin bir kısmmda mezuniyet öncesi adli tıp eğitimi verilmemesi nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaştıklannı bildirdi. • Türk Hava Vollan Genel Müdürü Atilla Çelebi, günden güne gelişme içinde olan THY'nin, 1995 \ ılında en pariak dönemlerinden birini vaşadığını soMedi. zamlar dahıl. gıda harcama- ları 12 milvon 831 bin lira- ya çıktı. Ev salıibi. 6 milyon lira olan sobah ev in kirasını Yargıtay'ın belirlediği yüz- de 65 artişoranına uyarak 9 milyon 900 bin liraya çıkar- dı. Tüpgazdan telefbna. dol- muştan elektriğe değin ge- len zamlarla birlikte bu aile- nin giderleri. geçmışbiraya oranla yüzde 23 oranında ar- tarken. e\in bütçesindekı para 5 milyon 334 bin lira azaldı \e zorunlu harcama- lar 28 milyon 171 bin liraya çıktı. Bu durumda. ögret- men ailesinin elinde yalnız- ca 3 milyon 18" bın lira kal- dı. E\ın yakıtı. suyu. çocuk- lann okul giderleri. gazete. kitap. tiy atro \ e sınema gibi gereksinimler. ayakkabı. gömlek yenıleme gibi ıhti- yaçlar. ev. vücut ve çamaşır temizliği ıçın malzeme gi- derlerini karşılamak için ög- retmen ailesinin elındeki tek kaynağı. diğer zorunlu har- camalardan artan 3 mılyon 187 bin lira oluşturuyor. An- cak bu rakam. say ılan gerek- sinimlerin ancak birkaç ka- leminı karşı layabiliyor Tansu Çiller. seçim önce- sinde erteledığı KİT zamla- nnı geçen hafta başından ıti- baren devreye soktu. Akar- yakıt fiyatları yüzde 25. posta ücretleri yüzde 100. şeker fiyatları y üzde 12. Te- kel ürünlerinin fiyatları yüz- de 15. tüpgaz fiyatları yüz- de 20. ça\ fiyatları yüzde 10. telefon kontör ücretleri yüzde 25. demir-çelik ürün fiyatları y üzde 13. tren bilet fiyatları da yüzde 35. elekt- rik fiyatları yüzde 20, kâğıt fiyatları da yüzde 50'ye va- ran oranlarda arttırıldı. MEDENI HALLER Cin-tonik değil cinnet! Yılbaşı gecesi tüm aile içip eğlenirken, Haydar cinnet geçirip bıçağa sarılıyor! Üstelik yılbaşı hindisini değil, tüm aileyi önüne katarak! Bu aksam 2 2 : 0 0
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog