Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 25 OCAK 1996 PERŞEMBE 10 DIŞ HABERLER Yunanistan Başbakanı Papandreu 'nun yerine gelen Simitis, 'Hep birlikte yeni biryol çizebiliriz' diyerek göreve başladı Uzakkomşudayenidönembaşladı• Uzlaşmaz siyasetçi Andreas Papandreu'nun sağlık nedenleriyle görevden aynlmasmm ardından başbakanlığa seçilen Konstantin Simitis ile 'yeni bir siyasal dönem' başladı. ÖZGENACAR ANKARA (Cumhuriyet) - PASOK Genel Başkanı olmadığı halde parti içinde seçimle Yunanistan Başbakanltğına getirilen Konstantin Simitis (60) ile uzak komşumuzda "yeni bir siyasal dönem" başladı. Simitis, ilk demecınde "Hep birfikte yeni bir yol çizebiliriz. Yunanistan'ın yeni bir döneme girmesine katkıda bulunacak yeni bir gün, yani 21. yy doğuyor" dedi. Uzlaşmaz politıkaci Andreas Papandreu'nun yerine bu göreve gelen "teknokrat poütikacı" Simitis'e Batı'dan ilk gelen tepkiler olumlu. Amerikan basını Simitis'ten "reformist başbakan" diye söz ederken kendisini ilk kutlayan yabancı devlet adamı ABD Başkanı BDI Clmton oldu. Ikınci telgrafın aynı anda, Ankara'dan Türkiye Başbakanı Tansu Çiller ve tslanbul'dan Ortodoks Patriği Barthalomeos'dan geldiği söylendi. Simitis bu göreve seçüirken PASOK'un parlarnentodaki grubunda ilginç gelişmeleryaşandı. Dört ay ilk turda Konstantin Simitis (53) ve Alds Tsohatzopoulos (53) py alarak Yerosimos Arsenis (50) ve Yannis HaraJambopoulos'u (11) elediler. Ikınci turda Arsenis yanlılan Simitis'e destek verince Simitis 86 oyla Papandreu'nun veliahtı olarak kabul edilen Tsohatzopoulos'u 75 oyla yendi. Böylece parlamentodaki PASOK içinde Papandreucular'm güçlü olmadığı anlaşıldı. Papandreu muhalifleri olan Simitis, Theodoros Pangalos, Bayan Vaso Papandreu ve Pareskevas Avgerinos'a "dörtiu çcte"denıliyordu. 1985'te PASOK'tan aynlarak kurduğu Sosyalist Radikal Parti ile başansızlığa ugrayınca Arsenis yenıden PASOK'a döndüğûnde "dörthı çeteye"alınmamıştı. Ancak Simitis, son turda kendisini destekleyen Arsenis'i Savunma Bakanlığı'nda tutarak karşıhğını vermekle kalmadı, parti içindeki kcnumunu da güçlendirdi. Simitis, Papandreu'nun "Papandreu'cn ohnayan T> oğlunu da kabinede bıraktı. Dörtlü çeteden olup da Avrupa Parlamentosu'nda milletvekili olan Avgerinos dışında çete üyeleri kabinede yerlennı aldılar. Haziran aymda PASOK kurultayı toplanacak. PASOK Başkanlığı'nı elinde tutan Papandreu'nun sağlık durumuna göre kurultayda Iiderlik ve başbakanlık için kıran kırana bir mücadele yaşanacak. Simitis'in beş aylık başbakanlığı kurultay seçiminde etkılı olacak. YENİ BAŞBAKAN SlMlTtS 'Çinli' Başbakan Bay Simit Konstantin Simitis 23 Ha- ziran 1936'da Pire'de doğ- du. Babası Yeorgios, aynı zamanda avukat olan Eko- nomik Bilimler Fakülte- si'nde bir profesördü. Iç sa- vaşta "D»ğ rlükümetTne katılmıştı. Bir profesör olan agabeyi Spiros ile birlikte ailecek komünist EAM ör- gütûndeydiler. Savaşta, gün- leri dedeleri ile birlikte sak- lanarak geçiyordu. Simitis, içine kapanık bir pohtikacı olarak tanınır. Ün- İü politikacı-artist Melina Merkuri çok sevdığı Simitis hakkında "Gülmesini bilme- yen bir pırUntadır" demiş- ti. Olağarüstü temkınlidir, başbakanlık seçımı öncesin- de "Beni bakanyaparsan sa- na oy vereceğim'' diyen hiç- bir kişiye "ohır" demedi. Kendisine "sağa" diye takınılan Simitis, yılbaşı ön- cesinde arkadaşlanna Ital- yan fîlozof ve sosyalist se- natör Norbertio Bobio'nun bir kitabını hediye etti. Ki- tap, sağ ve sol arasındaki ayınm çizgisini sol eğilim açısından inceliyordu. Her konuda bilgi sahibi, genel kültürü zengin bir ki- şidir. Okul kitaplan dışında okuma zevkini dûnya ede- biyatım çok iyi bilen annesi aşılamıştı. Bakanlıktan ısti- fa ettığinde 20 kitap satın alarak evinin yolunu tuttu. Partideki arkadaşlan ara- • Gözlerinden ötürü 'Çinli' takma adıyla anılan Simitis, olağanüstü temkinli bir kişi olarak tanınıyor. sında gözlerinden ötürû "ÇinM" takma adıyla anılan Simitis, Almanya'da Ham- burg Üniversitesi'nde, baba- sı gibi hukuk ve ekonomi öğrenımi gördü. Aynı üniversitede dokto- rasını verdi, çalışmalannı lngiltere'de London School of Economics'de sürdûrdü. Almarrya'da kalarak üniver- sitede ekonomi okutmanı oldu. I971'de Almanya'da Justus Liebig Üniversite- si'nde ticaret ve medeni hu- kuk profesörlüğüne yüksel- di ve 1975'e kadar kaldı. Amerika'dan çok Avrupa yanlısı olarak bilinmesinin nedenı, eğitimini ve eğitici- liğini Almanya'da yapma- sından kaynaklarur. Yunanca yazdığı kitaplar arasında "Patent HakkT, "Hayafi Söz", "Muhalefet YaptsT, "Siyaset, Hükümet, Yasa", "Yunan Toptannı- nun Modernleşmcsi ve Kal- kınmasT, "Ekonomik Istik- rar PoBtikası'',"Popûlinn ve Sıyasa", "Siyasada Yön De- ğiştirnıe Önerisi", u l lusafcı Popölizm ya da Ulusal Stra- teji", "Birleşmeyi Deneye- Bm", "PASOK'un Üçûncfi K'ongresindcn Yansınuüar", "Etkin Tophım, Etkin Ytan*- nistan" yer alır. "Kaımı Dö- zininde lyi Ahtok" ve "Tü- keticinin Korunması" adlı kitaplan ıse Almancayazdı. Çeşitli makaleler yayımla- dı. 1965'te "Siyasal Araşhr- malarMerkezj"nin kurucu- lanndan bıri olarak siyasal yaşa;na atıldı. Askeri cunta- ya karsı yeraltına indi, an- cak tutuklanacağını anlayın- ca sahte pasaportla Yunanis- tan'dan kactı. Eşi "Daphne- (Defhe)" tutuklandı ve höc- reye konuldu. 1970'te Papandreu'nun direniş örgütü PAK'a girdi. Almanya'da cunta aleyhin- de toplantılar ve örgütlen- melergerçekleştirdi. 3 Eylül I974'te PASOK'un kurucu- lan arasında yeT aldı. Mer- kez Komitesi'nin yanı sıra lcra Komitesi'ne seçildi. Papandreu'nun ilk kabi- nesinde teknokrat olarak ge- tirildiği Tanm Bakanhğı koltugunda dört yıl oturdu. Avrupa Birliği'nden gelen yardımlan Yunan köylüsü- nün refahmın yükselmesin- de kullandı. tkinci kabinede iki yıl ulusal ekonomi bakanı ola- rak görevlendirildi. 1985'te Pire'den Yunan Parlamento- su'na girdi ve bu başanyı günümüze kadar sürdûrdü. 1989'da eğıtım bakanı oldu. 1993'te sanayi, enerjı, tek- noloji ve ticaret bakanlığı yaptı. Papandreu ile anlaş- mazlığa düşünce bu göre- vinden birkaç ay önce istifa etti. Simitis'in seçilmesinin AB'nın başkenti Brüksel'de "oJumlu bir geiişme^olarak karşılandıği ve Brüksel-Atı- na diyaloğunun daha da iyi- leşeceğine inanıldığı bildi- riliyor. Simitis'in "dış politikada kaybettigimiz zeminleri ve- niden kazanarak mevcut olanaklardan yararlanmab- yız" dedtgi ve Avrupa yan- lısı bir siyasa ile Papand- reu'nun gölge düşürdüğü "Avrupa uvgarlıgının ve de- mokrasisinin beşiği Yuna- nistan'' kavramını canlandı- racağı bildiriliyor. Koltuk bekleyenleri kjz- dırma pahasma bakanlık sa- yısını azalttı. PASOK'ta Pa- pandreu'nun eksilerinin ne- den olduğu bozukluklan gi- dermek amacıyla yeni bir yapılanma peşinde oldugu söyleniyor. Bunun parti içinde bazı sürtüşmelere ne- den olacağını biliyor. Simitis'i dış politikada şu dört temel sorundan oluşan gûç gûnler bekliyor 1. Üskûp ile Makedonya sorunu, 2. Kıbns, 3. Türk-Yunan anlaşmaz- lıklan, 4. Avrupa Birliği ile iliş- kiler. Kendisini destekleyen Ta Nea gazetesi "Simitis fle ye- ni bir dönem açıldı'' diyor. Simitis seçıldikten sonra PASOK Genel Başkanhğı unvanmı koruyan Andreas Papandreu'yu hastanede zi- yaret ederek kendisine "izindegkJecefnH" söyledi- ğini açıkladı. Sosyalist PASOK'un yeni hükümetinin başma Pa- pandreu'dan sonra Simi- tis'in gelişinden Yunan sa- nayi ve işadamlannın mem- nun oldukJan ve borsanın yükseliş eğilimi gösterdiği- ne dikkat çekifiyor. İlginç bir espri anlayışı olan Simitis, aleyhinde çı- kan karikatûrleri arşivle- mekten ve kendisini şiddet- le eleştirmekten hoşlaruyor. Müstehcen fıkralara pek il- gisi olmayan Simitis'in 36 yıllık eşi ile arkadaşlannı kıskandıracak bir "aşjt*! bu- gün de yaşandığı bildirili- yor. Ünlü şarkıcı Yeorgios Dallaras'uı mûzigini ve şa- rabı seviyor. Tiryakisi oldu- ğu tek şey adaçayı. En bü- yük zevkinin Sifhos adasın- da, başmda bir balıkçı kas- keti, kıralık bir kayık ile ba- lık avlamak olduğu bilini- yor. Yine de usta bir balıkçı olarak kabul edilmiyor. Kolonaki'de Türk Büyü- kelçiliği ile Yunan Başba- kanlıgına yakın bir caddede oturan Simitis, boş zaman- lannda eşi ile el ele tutuşa- rak ilk olimpiyat oyunlan- nın düzenlendiği stadyumun karsısındakj büyük Zappion Parkı'na yürüyüşe gidiyor. Simitis'in iki kızından bi- ri olan Fiona (30) ressam, Marilena (28) ise babasının izinde New York'ta aynı eği- timi görûyor. 76 yaşındaki Papandreu, uzlaşmaz siyaseti ve eşi Liani'nin skandallanyla dünya giindeminden inmiyordu. Yeni Başbakan Simitis, göreve seçiMr seçflmez eski Başbakan Andreas Papandreu'yu ziyarete hastaneye git- Yunan soyadları ve kökenleri Bazı istisnalar dışında genellikle bir Yunan'ın soyadından aile kökeninin geliş yerini anlamak olanağı vardır. Bu da bize politikactnın geçmişi hakkında ilginç ipuçlan verir. "Soyadı" ile "köken"arasmdaki ilışkiyi belirfemeden önce bir başka olguyu anımsatmakta yarar var. Türlciye 1922'de "bagunsızlık savaşı T 'nı kazandığında başta Ingiltere olmak üzere Avrupalı hükümetler "mübadele'' olgusunu yarattılar. Buna göre Anadolu'da yaşayan Rum-Ortodokslar Yunanistan'a oradaki Türklerde Türkiye'ye gönderildiler. Savaştan yenilgıyle çıkmış, ekonomisi altüst olmuş Yunanistan'm 1922'deki nüfusu sadece 2.8 milyon idi. Türkiye'ye gönderilen 400 bin Türk'ün karşılığında Anadolu'dan 1.4 milyon Rum'un Yunanistan'a topluca göçü ile bu "ekonomik ve tophımsal karmaşa" yaşandı. ("Bizans-Klasik Türk Halk Müziği'"nin birleşmesinden oluşan Anadolu kökenli bir "Blues" türü olan "Rebetika" o günlerin tzmir'in Mezarlıkbaşı ya da Kordon'daki esrarkeşlerin (rekabetlerin) meyhanelerinden, Pire'nin yan mahallelerindeki tavernalara göçe zorlanmış bir müzik dalgasıydı.) Bu rakamlardan hareket ettiğimizde bugün Yunanistan'da yaşayan her üç Yunan'dan birinin kökeninin Anadolu olduğu ortaya çıkar. Bu gerçeği günümüzde de karutlandığını anlamak için Yunan'lann soyadlanna birgöz atmak yeter. 1. "—idis'' ile biten, örneğin "Fidanidis" soyadlı Yunan kesinlikle Doğu Karadeniz'den göç eden Pontus Rumudur. (lşin ilginç yanı bızim söylediğimiz "Laz" öyküleri bugün Yunanistan'da aynen "Ponti"ler için de anlarılır.) 2. "-^glu" soyadlı Yunan vatandaşınm kökeni Konya, Kayseri gibi Orta Anadolu yöreleridir. Ömeğin Yunanistan'ın en önemli sanayici ve turizmcilerinden Haralambos Tsaousoglou'nun soyadı tam anlamıyla çavuşoğlu demekti. 3. " _ poulos" takısı Güney Yunanistan'da özellikle Patras yöresindeki insanlann soyadlannı oluşturur. Tıpkı Kamu Düzeni Bakanı Akis Tsohatzopoulos gibi. 4. " _ takjs" ise hiç kuşkunuz olmasın o kişinin kesinlikle Girit adasından geldiğini açık seçik anlatır. Örneğin eski Başbakan Konstantin Miçotakis. 5. "_.js" örneğin eski Başbakan Yeorgios Rallis'de görülür. Bu takı bu kişilerin kökeninin Anadolu kıyısına yakın adalarda ya da Türkiye'nin batısında yaşamış Rumlar olduğunu ortaya koyar. DIŞİ$LERİ BAKANI PANGALOS 1919Ma Izmir'i işgal eden Yunan konıutanın torıuııı Şimdi, Yunanistan Dışişlen Bakanlığı koltuğuna oturan Theodoros Pangalos ile Atma'da 1983 Temmuz'unda o zaman- ki ticaret bakanlığı yardımcılığı maka- mmda konuştuğumda benim yerime o ilk soruyu yöneltmiştı: - Kaç yaşındasıruz? -45 - Siz de mi I938'de doğdunuz? - Evet... - Ohalde aynı vaşda olduğumuza göre birbirimizi daha iyi anlanz. iki aydın ola- rak daha iyi anlaşabiliriz. Ticaret Bakan Yardımcısı olduğu için kendisi ile Türk-Yunan ekonomik ilişki- lerinin nasıl geliştirilebileceğini öğren- meye gitmiştim. Sorulanmı yöneltmeye fırsat vermeden kendisi başlamıştı anlat- maya: - Biliyormusunuzki ben Türkiye'de sûr- gün yaşadım. 1%7'de askeri cunta, Yuna- nistan'da yönetimi ele geçirince ülkemi terk ederek Türkiye'ye sıgındım. Am ay süre ile Ayvahk'ta oturdum. Orada pek çok Türk arkadaştm oldu. Bazılan ile za- man zaman haberleşiriz. Antalva'va ka- dar tüm kıyıyı gezerek gördüm. Çok gö- zel bir ülkeniz var. Her gfttiğün yerde ba- na ozel ilgi gösteriML Ayvahk'ta sürgıin dönemi Ben kendisine yaptığım ziyaretin ama- cını unutarak bu ilginç yaşamöyküsünü dinlemeye koyulmuştum. Genç Bakan Yardımcısı Pangalos, Türkiye anılannı anlattıkça mülakat beklediğimden daha da ilginçleşiyordu: - Ben Yunan askeri cuntası döncminde AjTalık'ta sürgiin yaşar- ———— ken babam Yeorgios Pan- galos ise orduda bir gene- raldi. Karşüıklı ö/.lem içindeydik. Babamın \e benim içinde bulunduğu- muz özel koşullar nede- niyle bu özlemi gidermek için bir yol bulmuştuk. Babam Midilli Adası'na geliyor ve ben de Ay>a- hk'tan denize açılıyor. tch- like altında buluşupözJem gideriyorduk. Pangalos'un sözü bit- mesin istiyordum. Bu arada bir noktaya değin- mek istiyorum. Yunanis- tan'da gelenektir. Erkek toruna genellikle büyük- babanın adı verilir. Bu durum Theodoros Panga- los için de geçerliydi. De- de Pangalos'un (1878- 1932) kim olduğunu toru- nun ağzmdan dinleyelim: - Dedem Theodoros Pangalos da babam gibi bir subaydı. (Sevr Anlaş- masına dayanarak) 15 Mayıs 1919'da tzmir'e çı- kan Yunan ordusunun başkomutanıydı. Torun Pangalos'u bil- ^^"^~™~~™ miyorum, ama Yunan tarih kitaplan de- deden "Büyük Türk Dûşmanı" diye söz ediyor. Yunan tarih kitaplannda general dede "Hırslı, aamasız ve politika merak- hsı" diye tanımlanıyor. Dede Pangalos'un ünlü Yunan devlet adamı Eleftheros Ve- nizelos'agönderdiği birmektupta "_Bir hafta içinde biz Türkterf sonsuzluğa dek geldikleri Asya'ya kapatacağız._" diye ya- zan kişi olarak tanınıyor. Yunanlann "Köçûk Asya Fdaketi" de- dikleri Anadolu bozgunundan sonra Tür- kiye ile Lozan Anlaşması imzalandı. Tür- kiye Cumhuriyeti kuruldu. Yunanistan 1925'te bir askeri ihtilale tanık oldu. th- tilalin başında dede Pangalos vardı. Tek başına "diktatör" olarak ülkesınin başı- nageçtiğinde Venizelos'a yazdığı bir baş- ka mektupta şöyle diyordu: " „ thtilalin ılımlı niteligi hemen hemen tüm ihtilalci subay lann çevremde toplan- malanna neden olduve de ben ihtilalin ile- rideki yönünü saptamak konusunda çalış- maya kaoimak zorunda kaldım. Bir dik- tatörtük hükümeti kurma yolunu tutma- ya karar verdim." Dedenın 1924'tekı bu "diktatörlük" hevesine karşılık torun 1967'de "dikta- tör"lere karşı bayrak açacaktı. Işte Pan- galos ailesinin üç kuşak boyunca Türki- ye ile bağlantılı yasamöykülerinden köşe taşlan. O gün torun Pangalos, Ticaret Bakan Yardımcısı olarak iki komşu ülke arasın- daki ticaret ilişkileri hakkında şu değer- lendirmeyi de yapmıştı: Türkiye'de sürgündeyken bir gözie- mim oldu. Türkiye'ye yakın adalanmız • Yunan tarih kitaplan, yeni Dışişlen Bakanı Theodoros Pangalos'un dedesinden 'Büyük Türk Düşmanı' diye söz ediyor. Yunan ana kıtasından daha kolay ve daha ucuza, burunlannın dibindeki Türk li- manlanndan beslenebilir. Bu adalar ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilergeliştiri- lirse iyiolur. Türkiye'de kaldığım süre için- de biçbir Türk 'ten ülkeme u> halkıma yö- nelik düşmanca bir da\ranış görmedim." Türkiye'nin de istedığı bu değıl mıydi? Ama ne var ki genç Pangalos, daha son- ra Avrupa Birliği'nden sorumlu dışişlen bakan yardımcısı olduğunda bu söyledik- lerinin tam tersine, ilk iş olarak 1986 ey- lülünde "Türkiye'ye karşı veto"kullan- mak oldu. Kuşkusuz bunda Papand- reu'nun karan inkar edilemezdı. Kısa bir süre önce Istanbul 'a bir konferans verme- ye geldiğinde arkadaşımız Le>la Tavşa- noğlu'na şöyle konuşmuştu: "Ben hiçbir şe\i gizlemiyorum. Türki- ye'nin AB üyeliğine karşmm. Ben, Müs- İüman kökenli dinci militanlartarafından yönetilen köktendinci Müslüman bir Tür- kiye'nin AB üyesi olmasını istemiyonım," Pangalos, Papandreu'nun güvenilir adamı ve Dimitra Liani'nin istediği "Pembe Köşk"e cebinden birkaç yüz bin dolar bağışlayan ve eskiden yardımcılığı- nı yaptığı Karalos Papulyas'ın yerine Dı- şişlen Bakanlığı koltuğuna oturdu. Pangalos. Atina yakınındaki Elefsi- na'da doğdu. Atina Üniversitesi'nde hu- kuk ve ekonomi okudu. Öğrencilık yılla- nnda Kıbns'ın "kendi geleceğine kendisi karar vermesi gerektiği'' yolunda gösteri- lerdüzenledı. Ünlü ' Z ' olayının gençlik örgütünde görevaldı. Çeşitli kereler tutuklandı. De- ğişik aşın solcu gençlik örgütlerinde bas- — — ^ — ^ — kanlık yaptı. Fransız hü- z: ' kümetinin bir bursuyla Sorbonne Üniversite- si'nde doktorasını tamam- ladı. Ayvalık'tan sonra git- tıği Batı Avnıpa'da "Sür- gündeki Ünrversite Me- zunlan Birliği"nı kurdu. Cunta. genç Pangalos'u "Yunan vatandaşüğTndan ,ıkardı. Bu arada çeşitli Avrupa dergilerine askeri yönetım aleyhine makale- ler yazdı. Fransız üniversi- telenndeçeşitli ekonomik seminerlen yönetti. Pan- galos'un yaşammda "Türkiye"nin genellikle "kader çizgisi*'ni sıkça et- kilediği göriilüyor. Panga- los, cuntanın Kıbns'taki sağcı darbe girişimi üzeri- ne Türkiye'nin adaya mü- dahalesi sonucunda 1974'te Yunanistan'a dön- me olanağını elde etti. Pangalos. Elefsina'da be- ledıye başkanlığına aday oldu. Papandreu, kendisini 198l'de ticaret ve 1984'te Avrupa bırliğinden sorum- lu dışişlen bakan yardım- cılıklannda görevlendirdi. 1987'de PASOK tcra Ko- mitesi'ne seçildi. 1989-93 yıllan arasın- da Yunanıstan'ı Avrupa Parlamento- su'nda temsil etti. Atina Beledıye Baş- kanhğı seçimıni kaybetti. Muhalefetten tepld Yunanistan*da ulusal sorun olarak kabul edilen "Makedonya Cumhuriyeti"nin adındakı "Makedonya" kavramı konu- sunda tam ters bir yaklaşım içinde oldu. "Makedonya denilmiş ya da denilmemiş nefarkeder" sözü muhalefetın büyük tep- kisine neden oldu. Avrupa Birlığı'nde Almanlar hakkında söylediği "cücebeyinlidev'' sözünden do- layı bu görevden aiınıp özür diletilınce Papandreu'nun karşısma geçti. Pangalos'un bu göreve getiriüşinden Avrupa Birliği ile ABD'nin rahatsızlık duyduklafı yolundaki bir soruyu hükümet sözcüsü Dimıtns Rcppas, "Pangalos'un kendi kişisel görüşleri ounası doğaTdır. An- cak Pangalos'un hükümet çizgisini izle- mesi de zorunludur"diye yanıtladı. Muhalıf Elefteros Tipos gazetesi. "Tu- tarsız bir politikacı olan Pangalos,yeni hü- kümetin barometresi olacak" diyor. Gaze- te. Pangalos'un bu göreve seçilmesinin "Papandreu'nun dış politikasına bir tep- ld anlamına geldiğüıi" de öne sürdü. Hükümet yanlısı Elefterotypia ise "Pangalos'u zor günJer, ancak bildiğJ ko- nular beklijor'' demekle birlikte, "Pan- galos'un geçmişte dış konularda izlediği tutumun birkaçkezkınandıgını" da anım- sarmaktan gen kalmadı. Yarın: Ağır toplar'
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog