Bugünden 1930'a 5,465,018 adet makale



Katalog


«
»

19OCAK1996CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 1967; albaylann iktidar hırsıyla "anında" tutuklanan Papandreu pantolonunu bile giymeye fırsat bulamadı 'Darbeler yabnzgece yapıhr'"Darbeler yalnrz geceteri yapılır" diyor Andrcas Papandreu Namlunun Ucundaki Demokrasi adlı kitabında, tarih 21 Nisan 1967idi. Andreas'ınsözünüettiği u ogece" işte gelmıştı: "Geceleyin iki buçukta Mar- garet beni korku içinde uyandırdı. Işıklan yakü, iyke uyandırana dek sarsü. Bir şey- fer oluyor dedi; tüfek sesleri geliyor, kapı- yi zorluyorlar. Evetgelipçatmıştı işte. Uzun siiredir. kara düşünceler içinde bu buluşma- yı bekliyordum. Evet, geunişlerdi. Bir dik- tatörün silahlı askerieriydi gelenler. Kuru- lu dii/enin silahlı ajanlan da olabilirdi." Andreas silahını alır, bekçısini harekete geçirir. Terasaçıkar. Evi askerlerkuşatmış- tır. Eve gırenierden biri biiyük oğlu Geor- ge'un kafasına silahı dayar: "Babanın yerini söylemezsen seni öMü- recegûn" tehdidi üzerine Andreas ortaya çıkar. Öteki çocuklar korku içindedir. Pan- tolonunu giymesine izin verilir. Askeri araç gecenın karanltğında kaybolur. • •• 1953'teki birincisinden altı yil sonra Andreas Papandreu yeniden ülkesine dön- müştür. Guggenheim ve Fulbright vakıfla- nnın maddı desteğini saglamıştır. Amacı ülkesının ekonomik durumunu ve gelece- ğini araştırmaktır. Bu fırsattan yararlanarak ergenlik döne- minde babasına duydugu nefretin doğrulu- ğunu ya da eğriliğini kontrol etmeyı de amaçlamaktadır. Bu nedenle babasrna ya- kın birsemtte e\ tutar. Babasını coşkulu bir "dede* olarak bulur. Yeorgios Papand- reu'dan en çok hoşlanan kişı ise gelin Mar- garet'dir. Baba ikinci eşi artist Kiveli'den de aynlmıştır. yalnızdır. "Baba"nın Kastri'deki evi; 12 Eylül'de gözetim altına alındıktan sonra serbest bı- rakılan birbaşka "baba", Süleyman Demi- rel'in Günız Sokaktaki evınden farksızdır. Gelenler, gıdenler, talimat alanlar, bilgi ge- tirenlerçoğunluktadır. Eylül 1960'daYuna- nistan'dan aynlmadan önce babası ve ya- kın arkadaşlan Andreas' ın siyasete girme- sini ısrarla isterler. 1961 'de dönemin Başbakanı Konstantin KaramanlisAndreas'ın kurmak istediği Ekonomik Araştırmaiar Merkezi'nin ba- şına Atina'daki Amerikalı diplomatlann telkıniyle rakibinın oğlunu getirmekten çe- kinmez. Berkeley Üniversıtesi'nden ücret- siz izinli olduğu için Karamanlis, Andre- as'ı aynı zamanda Yunan Merkez Banka- sı'na danışman yapar. Andrcas, fıiçbir biçimde Yunanistan si- yasasına kanşmamak niyetindedir. Yaşamı ünlü politikacı Yeorgios Papandreu ile iç içe, hele bu kişi babası olunca, bu niyet gerçekleşebilir mi, yojcsa ister istemez po- litikanın içine iy ice suriiklenir mi? ABP vatandaslıflı Yunanıstan ıç politikasındaki gelişmeler ile Kibns'ta gerginliğe doğru tırmanan olaylara Andreas'da seyirci kalamayacak- tır. Aralık 1963'de önce ABD Büyükelçi- si'ne gıderek Amerikan vatandaşlığından aynlmak istediğini söyleyecekrir. Bu gö- rüşmeden üç-beş gün sonra 2 Ocak 1964'de Amerikan vatandaşlığından aynldığıni açıklayacaktır. Slvasete llk adım Andreas Papandreu, Yunan siyasetine adım atarak 1964'te babasmın Merkez Bir- liği Partisi'nden parlamentoya seçildi. Baş- bakan babası nezdinde önce devlet ve da- ha sonra eşgüdüm bakanı oldu. Daha sonralan Yunan Komünist Parti- si'nden dolayı babası ile çatıştı. Bu döne- mi şöyle anlatır: "Kaçınıİmaz olarak Yu- nan kurulu düzeninin etkin güçlerry lc, kral ailesiyle, orduyla,Amerikan elcüiğryte,CIA ile, biiyük yabancı şirketlerle anlaşmazlığa düştüm." 2. Dünya Savaşı ve ardından "iç savaş" günlerini Yunanistan dışında yaşamış oğul ile içeride güç günler geçirmiş kurt baba arasında zaman zaman önemli görüş ayn- lıklan çıkmaktadır. KayınpederinC biiyük saygısı olan Amerikalı gelin kavgalarda arabulucu rolü oynamaktadır. 19 Şubat 1964 te George Papandreu hü- kiimeti resmen göreve başlar. Bu tarihten yaklaşık 55 gün önce Türkjetleri Başbakan Ismet tnönü'nün talimatı ile Kıbns'ta Lef- koşa'nın üzerinde ses duvannı aşarak Rumlara goz dağı vermişlerdi. Ankara, Kıbns'a çıkarma hazırlığındaydı. 23 Şubat 1964'deKastri'deki evindebaş- A tina 'ya Yunanistan /l siyasasına hiç Z X kanşmamak amacıyla ekonomist olarak dönen Andreas Papandreu bir süre sonra kendinipolitikanın tam göbeğinde, üstelik namlunun ucunda ve süngülerin karşısındâ buldu. 1- Yorgo Papandreu bakan olduktan sonra oğlu Andreas'la görüşüyor. 2- Papandreu (sağda) Karamanlis'i (ortada) elinden tutup çekmek istiyor, ama Karamanlis, Yannis Alevros'la (solda) konuşmak istiyor. bakan Yeorgios Papandreu'nun başkanlı- ğmda kuvvet komutanlan ve drşişleri ba- kanmın katılımı ile yapılan toplantıda FCıb- ns'ın savunması irdelenir. Türkiye'nin Kıbns'a yönelik herhangi bir saldınsında Yunanistan'ın adaya uzaklığından dolayı yardım edemeyeceği ve Türkleri geri ite- cek bir gücün bulunmadığı anlaşıhr. Böy- lece "Kıbns ordusu"nun kurulması karar- laştınlır. Kıbns Rum yönetimi 25 şubatta Lflusal Muhafız BirliğTnin kurulduğunu açıklar. Yunan kralının emırnamesi ile 1 Mart 1964'de destek bulur. Adaya asker ve silah göndenlmesıne başlanır. Andreas. o toplantıyı şöyle dcğerlendı- rir: "Yunanistan Kıbns'a el altından silah ve asker yoUayabüirse, bu Türklerin işini zorlaştıracak \e adaya askeri müdahaicyi önleyecekti. Babam, Makarios'a bu teklüfl yaprı. O da kabul etti. Geniş çapta bir yar- dım hareketi başladı. Bu >ardım gizlice iks riliyordu. Silah ve asker dölu gemiler gece- leri adaya yanaşıyor. Sivil elbiseler giymiş gönüllüler Kıbns'a çıkarılıyor ve Kıbns birliklerine katıhyorlardı. Yardım hareketi yazın ortalanna dek siirdürüldü. 20 bin ka- dar tam teçhizatlı subay \e er Kıbns'a çı- kanldı. Bunlar, Türklerin Kıbns'ı "ziya- ret" etmeleriniönleyebUccekkarariıbirsa- \ unma kuvveti oluştururlardL Bir yandan da Yunan hükümetinin VYashington ve New York'ta pazarlık gucünü yükseltiyorlardı." Andreas hazirandaki Kıbns bunalımın- da gerek Atina'da ve gerek VVashington'da babasının danışman-çevirmenliğini yaptı. Baba Papandreu, Washington'a gittiği hal- de 24 haziranda lnönü ile görüşmeyi red- detti. Baba-oğlun bu ınanından doiayı ta- raflar hâlâ banşın tadını çıkaramıyorlar. • •• Yunan ordusunda 1944'de kurulmuş, başharfleri U İDEA-Düşünce"anlamınage- len "Yunan Subaylan Kutsal Birü0" adlı birgizliörgütün varfığı herkesçc bilinmek- tcdir!l949'dakomünistleriniçsava^yenil- gisine karşın İDEA kcndisini dağıtmamış.- tı. Hatta Karamanlis bile İDEA'yı dokun- mamıştı. İDEA, baba Papandreu'ya kar- şıydı. Kıbns'taalevler vardı. Yunan subay- lan Kıbns diye yanıp tutu^uyorlardı. Baba Papandreu'nun savunma bakanı olan Petros Garufalias, 22 Eylül I974'te Akropolis gazetesinde anıiannı yayımladı. siplinli bir gösteri niteliğini taşıdığından nornıal olarak şu anda si/Jeri tutuldatabi- lirdim. Türk tchdidinin yaşandıgı şu gün- ierde Yunan ordusunun birbirine düştüğü izieniminiyaratmak istemediğim için bunu yapmıyorum. Sizierc, göre> lerinizin başına dönmenizi emrediyorum." Komutanlar, selam verip odasından ay- nlmışlardı, ama yine de kaygılı ortam da- ğılmış değildi. Başbakan Papandreu, bu olaydan sonra krala, genelkurmay başkanı- 7 unan Komünist Partisi 'nden dolayı babası ile çatışan Andreas Papandreu, darbeler dönemini şöyle anlatır: "Kaçınılmaz olarak Yunan kurulu düzeninin etkin güçleriyle, kral ailesiyie, orduyla, Amerikan elçiliğiyle, CIA ile, büyük yabancı şirketlerle anlaşmazlığa düştüm." 10 yıl önce kendisini verilen görevi tanım- larken şöyle yazdı: "Türk-Yunan gerginli- ğinin yarablmaması için Yunan ordusunda bozulan ruhsal dengedüzeltilmeli ve hükü- mete güven duymalan sağlanmalıydı." Bakanlığının ilk günlerinden birinde, başta genelkurmay başkanı general Pipilis olmak üzere kuv\et komutanlan topluca odasına girerek "sokaktaki komünist gös- terilerden kaygüannı'"bıldirmiş. ardından da önlem almayan hükümeti suçlamışla- rdı. Bu tavır, yeni başbakana iletılmesi is- tenen bir gözdağı idi. Savunma bakanı Ga- rufalias'ın yanıtı şöyleydi: K Toplu oîarak hareket etmemiz gayri dt- nın görevden alınmasını ve yerine general Yennimatas'ın getirilmesi karannı imza- lattı. Eski genelkurmay başkanı gidince, savunma bakanı kuvvet komutanlannı uzaklaştırdı. Bu arada o dönemde Yunan Is- tihbarat Örgürü'nde(KYP)görev yapan ve arkadaşlan arasında Mısırlı albaydan dola- yı "Nasır" takma adı ile anılan yarbay Pa- padopoulos da Trakya'ya atandı. Ancak yarbay, 1967 darbesini yapan cuntanın ba- şında yer alarak Atina'ya daha güçlü dön- mesini bilecekti. Hatta yarbay 2! Nisan 1967'de Atina'ya döndüğünde. Andreas "o gece", pantolonunu dahi giyecek zaman bulamayacaktı. Albaylar Darbesi'nın amacını Andreas şöyle ortaya koyar: "Darbenin baş hedefi benim. Tutuklandım. ama hcr ncdense idam edilmedim. 8 ay hücrede tutuldum, ardından afledildim, ülkeyi. terk etmeme müsaade edildi. Boylece ikinci kez sürgün hayatı yaşamaya başladım." O tarihte 79 yaşında olan babası da tu- tuklanmıştı. Bu dönemde tutukJananlann sayısı 6.000'i aşacaktır. • •• Yunanistan'ı bu noktaya getiren "Andre- as"ı boy hedefi yapan U ASPIDA" diye bir örgütlenmeden söz edilir. ASPIDA Türkçe'de neredeyse her köşe- de açılan pidecilerin ortak adı olan "ASPA- VA" sözcüğü gibi bir kısaltmaydı. Nasıl AS PAVA "Allah; para, afiyet \ersin, amüı" sözcüklerinin baş harflerinden oluşuyorsa ASPIDA da Yunanca bir tamlamanın baş harflerinden üretilmiş bir sözcüktü. ASPI- DA'nın açılışı şöyleydi: "Aksiomatiki-Subaylar Sosate-Kurtarin Patrida-Natani İdeonika-İdealleri Domokratia-pemokrasiyi Aksiokration-İtibarinizi" Türkçeye: "Subaylar; vatanı, idealleri, demokrasiyi, itibannızı, kurtann" diye çevrilebilirdi. Savlandığına göre 1919'un Troçkist Andreas bu kez "ASPIDA" gibi bir askeri örgütlenme ıçindeydi! Bunu, babasının savunma bakanı Garu- falias ortaya atmıştı. Hatta baba Papandreu, Garufallias'dan bu savı duyunca "Vah za- vallı Andreas" diyerek oğlu adına hayıfla- nacaktı. Andreas, Kıbns'a gidip geliyor, orada ekonomik ve Türklere karşı askersel örgüt- lenmelere ilişkin temaslar yapıyordu. Bu arada adada ilışkide bulundugu Yunan su- baylannın özellikle ASPIDA üyesi olu§la- n dikkati çekiyordu. ASPIDA bir anlam- da, 1944'de kurulupda dağıtılmayan sağcı tDEA'nın karşısındâ kurulan solcu bir tep- ki grubuydu. Gizli örgütün üyeleri silah üzerine ant içmişlerdi. Andreas'ınbutemaslannı "Yunan İçSa- vaşı"nda komünistlere karşı başan sağla- mış. adadakı sagcı gerilla örgürü EO- KA'nın başındaki general Grivas saptamış- tı. Grivas, krala ve savunma bakanına ra- por vermişti. Raporlann içeriği daha son- ra basına sızdığında karmaşık Yunan iç si- yasası daha da karmaşık olacaktı. Başba- kanm, bakan oğlu boy hedefiydi. Andreas, bu sav lan oldum olası redde- decek ve "ASPIDA bir hayalertT diyecek- ti. Garufalias 1974'teki anılannda, Andre- as'ın ve Margaret'ın kitaplanndan alıntıfar- la da bu savını kanıtlamaya çalışacaktı. Hiç kuşkusaz söy lentı de olsa, Yunan or- dusunda solcu bir y apılanma, sağcı bir cun- tanın yapılanmasını hızlandırmakta gecik- meyecekti! Nisanda gerçekleşecektı. • •• Andreas, Amenkan vatandaşı oluşunun etkisi ve ekonomist John Kenneth Galbra- ith'in kampanyası, ABD hükümet ve kong- resinin baskısı ile 1968'de serbest bırakıl- dı. Yeniden sürgün yaşamı başlıyordu. Önce tsveç'e oradan da Kanada'ya git- ti. 1968-69 Stoçkholm ve 1969-74'da To- ronto'da York Ünıversitelerinde ekonomi profesörlüğü yaptı. Babasının öldüğü 1968 yılında Yunanis- tan dışında Panhellenk) LJberation Move- ment (PAK) -Heicnbiriiği Özgürlük Hare- keti adı ile bir örgütlenmeye gitti. Örgüt 1974 temmuzunda cunta devrilinceye de- ğin mûcadelesıni sürdûrdü. Yarın.- Andreas yeniden sahnede PAPANDREU'NUN HAYATINA GİREN KADINLAR (2) "Uzun bacaklı Maggylllinois eyaletinin Elmhurst kentinden Chant. fakir bir ailenin beş kızının en büyüğü idı. Güzel. uzun boylu bir kızdı. Lisenin, maçlardan önce gösteri yapan u an%o' "kızlanndandı. Arkadaşlan arasındaki adı "Uzun bacaklı Maggy" idi. 1948'in o günlerinde 24 yaşındaydı ve Bulgar casusu Chantioff olayı günceldi. Soyadı benzerliğinden yakınıyordu. Dışı ağndığı için Kıbns Rum kökenli dişçısinden randevu almıştı. Yan koltukta 29 yaşındaki Andreas adlı bir genç de sırasını bekliyordu. Maggy o sıralarda küçük bir halkla ilişkilerbürosunda çalışıyordu. Gazetecilik eğitimi görürken garsonluk. veznedarlık, sekreterlik yapmışh. Margaret ile Andreas orada tanıştılar. Andreas evlı olmasına karşın Margaret'i o gece ıçkiye davet etti. Maggy daha sonra "Andy'e o gece aşıkoldum"dıvccektı. Ancak Andy'nin evli oluşu nedeniyle Maggy bu arada bir başkası ile evlenecek ve altı ay geçmeden boşanacaktı. Boşanma önerisını eşi Chnstina kabul edınce Andy, Maggy ile 1951 'de Neveda'da önce medenı, sonra 1959'da Atina'da kilisede Ortodoks töreni ile evlendi. Üç oğul, bir kız çocuklan oldu. "George Jeffry" bugün 42 yaşında. Babasının kabınesınde bakandır. Dede, oğul torundan dolayı "Papandreu hanedanı deniliyor." Yunanistan'da anti Amerikan söylemlerin bayraktarlığını yapaa Andreas, eşınin Amerikan olmasına aldırmıyordu. Amerikalı Maggy daha sonra, Yunan Kadınlar Birlığı'nin başına "Yunan kadını" olarak geçti. Kendisinin "Yunan-Amerikah" değil de "Amerikalı-Yunan" oluşu ile alay edenlere 7 Nisan 1981'deki bir konuşmasında "Ben milliyetim iie uyruğumu birbirine kanşürmam. Beni ben yapan .Amerikan geçmişimi inkir etmiyorum. Ancak bu noktada kendimi adadıgım Yunanistan'da Yunanca düşünüyorum. Yunan olduğumu düşünüyorum" demıştı. Askeri darbede 44 yaşında olan Margaret olaydan sonra yardımına hiçbir komşu kadının gelmeyişini unutamayacaktır. Maggy. Amerika'ya döndüğünde eşinin tutuklanması öyİcüsünü "Atina'daki Karabasan"adıyla bir kıtapta topladı. Bu kitabın bir yerinde şu satırlar yer almaktadır: u Andreas başbakan olduğunda sordum: 'Şimdi bana düşen rol ne' r Aldığım yanıt ise 'Ben ne bileyim? Daha önce hiç başbakan olmadım ki..." Margaret in kumaları Bir zamanlar müttefikı. sonra muhalifi olan ve 'Papandreu Hanedanı' adlı kitabın yazan Demostnenes Bocaris, Andreas'dan "Kendisini, iktjdan. kadınlan sever" diye söz edıyor. İsvecii anne 1968'de cunta tarafından yurtdışına sürgüne gönderildiğinde Anderas'ın ilk durağı Stokholm'dur. Orada bir Isveçli bayan ile tanışır. Manana adlı, evlilik dışı bir kızlan olur. Andreas, bugün 25 yaşında olduğu söylenen Mariana'yı nüfusuna geçırmez. Ancak kızın 'mıras' için ortaya çıkması olasılığından söz edıliyor. Ekonomist Vasso Andreas'ın Margaret ile evlı olduğu ve PASOK'u kurduğu yıllardaki gözdesi ünlü bir bayan ekonomisttir. Aralannda herhangi bir akrabalık bulunmadıgı halde birrastlantı şonucu Vasso'nun da soyadı Papandreu idi. Atina Üniversitesi'nden sonra doktorasmı Londra Ünıversitesi'nde yapmış. PASOK'un merkez ve yürütme kurulu üyesı olmuştu. PASOK'danmilletvekilı seçildi. Dörtyıl Yunanistan'ı Avrupa Birliği Komısyonu'nda temsil etti. Papandreu'lann Patras'daki özel evlerinde buluştuklan bilinirdi. Vasso, yıllarca Andreas'ın sıyasal milıtanı gibi çalıştı. Bugün 50'lerin başındaki yaşına karşın hiç evlenmeyen Vasso, son yıllarda PÂSOK'ta başbakana başkaldıran 'Dörtler Çetesi'nin önemli üyelerinden bin oldu. Kısa bir süre önce Yunanistan'ın 'en popüler insanı' seçildi. Bankacının esî Andreas'ın bir başka aşk ilışkisinden dc söz edilir. Bir Yunan bankasının genei müdürü ile evli Bayan Panagopuios, bu dedikodular üzerine eşinden aynlmak zorunda kalır. YARIN: Çiplak "Mimi"
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog