Bugünden 1930'a 5,452,704 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 19OCAK1996CUMA HABERLER Şoför İdris foprağa verildi • İstanbul Haber Servisi - TKP"lı Idns Erdinç (Şoför Idris) dün Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Erdinç. TKP tevkifatlan sırasında, Sansaryan Han'da gördüğü işkenceler sonunda ölen ilk karısı Emıne Erdinç'le aynı mezara gömüldü. Cenaze törenine. Zehra Kosova, Mehmet Bozışık, Rasih Nun Ileri, Avni Memedoğlu. Halim Spatar, Haydar Kutlu, Nıhat Sargın ile ailesi ve arkadaşlan katıldı. Cenazede konuşan Bozışık, "Idris'ı unutmayın" dedı. Şevki Yılmaz'a D6M incelemesi • ANKARA (ANKA)- Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcıhğı'nın, Refah Partisi (RP) milletvekili seçilmeden önce, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesini isteyenlere yönelik olarak kullandığı "Batı birliği ve Hıristiyan âlemi duysun, ya oyla ya kanla bu işi düzelteceğiz" sözleri nedeniyle Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafmdan Şevkı Yılmaz hakkında düzenlenen ve görevsizlikle kendilerine gönderilen dosyayı henüz işleme koymadığı belirlendi. Boyner'in karar günleri • ANKARA (ANKA) - Seçımde beklediğınin altında oy alarak parlamento dışı kalan partilerden en geç kendine gelen Yeni Demokrasi Hareketi(YDH)oldu, YDH lıderi Cem Boyner, ayn ayn bir araya geldiği parti kuruculan, yöneticileri ve örgüt yöneticilerinin "partinin geleceğine ilişkin karar ve görüşlerini" aldı. Boyner'in kendi karannı da önümüzdeki günlerde toplanacak olan parti konferansında anlatacağı bildirildi. ANKA'nın edindiği bilgilere göre yüzde 10 barajını aşma beklentisi olmamasına karşın, alınan yüzde l' in altındaki oy oranının YDH'de ilk anlarda yarattiği moral bozukluğu Boyner'in müdahalesiyle giderilmeye başlandı. Bank-Sen'den kongre uyansı • İstanbul Haber Servisi- DİSKe bağlı Bank-Sen Sendikası bugün Tütünbank Emekli \e Munzam (ek ödenek) Sandıklan kongrelerinin, üyelerden habersiz ve seçimsiz belirlenmiş delegelerle yapılacağını bildirdi. Bank-Sen'den yapılan açıkJamada. "belirlenmiş delegelerin" vekaletlerinin ise telefon talimatıyla 7 üst düze> yöneticisine verilmesinın sağlandiğı belirtilerek. "'5 bin 500 çalışan ve 5 bin emekli Tütünbanklının üyesi oldugu sandıklann kongrelerine 7 kişi katilacak" denildi. Tecavüze müebbet hapis • ALANYA* (Cumhuriyet) - Antalya'nın Alanya ilçesinde geçen yıl mayıs ayında ikı bayan turistin tecavüz edilerek öldürülmesi, iki bayan turistin de tecavüz sonucu yaralanması davasında ikı sanık müebbet, 3 sanık da toplam 85 yıl 9 ay hapis cezasına çarptınldı. Alanya Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün yapılan yargılama sonucu sanıkalardan Hakan Karayavuz ile Gazi Köroğlu müebbet, Yusuf Çağlayan ve Ali Gürdalı 36'şar yıl, Abdullah Yönet ıse 13 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkûm edildiler. Diyanet îşleri Başkanı Yılmaz'ın Cumhuriyet 'e demeci-2 'Iraıı'da bu kadar eami yok'• Yılmaz, Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu söyleyerek, "İslam ülkeleri içinde tek demokratik ülke. Ben bir insanın serbest olmasından yanayım" diyor. ANKARA-Diyanet Işlen Başkanı Meh- met Nuri Yılmaz, Osmanlı dönemınde tari- kat ayinlennin tekkelerle sınırlı tutulduğu- nu belırterek "Tarikat hal idi, kai oldu. (ya- şam biçimiydi, şimdi söz oidu). Yaşam yok, söz var. Dün) a sevgisini terk etmekti, dünya- perest oidu. Şöoretten kaçmaktı. şöhret ara- cıokhTdedı. lran'da.Türkıve'dekı kadarca- mi buiunmadığına dıkkat çeken Yılmaz, eza- nın Türkçe okunması görüşüne de karşı çı- karak "Ezan bir evrensel semboldür. Ezanın siyasi bir matzemeyapumasına da gerek yok" görüşünü dile getirdi. Diyanet Îşleri Başkanı Yılmaz'm, Cum- huriyet'ın sorulanna verdığı yanıtlar şöyle: - Bir kişinin herhangi bir tarikata bağlı ol- dugu ya da Kderi olduğu nası) anlaşılır? - Önce şunu söyleyeyim. Osmanlı bile ta- nkat ayinleri, yanı zikirlennın tekJcede ya- pılmasmı öngörmüş. Camilerde yapılması- na ızin venlmemiş. Onlara göre, tarikat özel birdurumdu, genelleştirilemezdı. Bu neden- le camilerde tarikat ayinleri ıcra edilmesine ızın venlmedi. Zikir mı yapacaksın yen bel- liydı. Tekke. Niye, camiler umuma ait olan yerlerdır. Tankatçının tanınmasına gelince. birçok ınsanla ben de karşılaştım. Onlara ben sordum. Bir tarikata mensup musunuz diye. Çok kültürlü insanlardı. Yanıt verme- dılcr "Gizü bir şeydir. Özel bir dummdur, söylenmez" derlerdi. Eskı tankatçılarkendı aralarında sofi terimleriyle konuşurlardı. Başkalannın anlaması olanaksızdı. Yanlış anlaşılır dıye. çok ketum davranırlardı. Hoş- görü vardı onlarda. Dikensız bir dünya gö- rüyorlardı. Osmanlf nın son döneminde şim- dıadınıanım- samadığım bir tasavvufçu- nun sözleri, "Tarikat hal idi, kal oidu. (vaşam biçi- mi>di, şimdi söz oidu). Ya- şam yok, söz var. Dünya sevgisini terk etmekti. dün- yaperestoldu. Şöhrettenkaç- makb, şöhret aracıoldu'bı- çiminde. Bu sözler mera- mımızı ifade ediyorherhal- de. - Mezhep avnmcıkguun nedenlerini söyler misiniz? - Bazı İslam ülkelerinde gelenekler, din gi- bi algılanmaktadır. İslam dünyasında birlik ve beraberliğin sağlanması için peygambe- rin uygulamalan Kuran ayetlerinin açıklama- sı mahiyetinde olan sünnetidir. Bazı ayetler çok açıktır, yoruma gerek duyulmaz. Yoru- mu gerektirenler de vardır. Namaz açık bir ayettir. Yoruma izin vermez. Mesela, "Albui arşın üzerinde istiva etti" yoruma açık olan- lardan. Bazısı buna oturdu, kimi eli var yü- zü var diyor. Elden amaç hâkim olmaktır di- yor. Kudret, güç anlamında. biçiminde çeşitli yorumlar yapılıyor. Tüm bunlar birtakım mezhepleri doğurmuştur. Bazi ayetlerin yo- rumundanda siyasi mezheplerortayaçıkmış- tır. Şıiler. bazı ayetleri yorumlayarak devlet başkanlığının Hz. Ali ve so- yuna ait oldu- ğunu iddia cdı- yorlar. Yani ha- lifelik Hz. Ali \ e soyuna ait- tırdıyorlar. Yo- rumlu ayet. Sünniler de peygamberi- miz hıçbir za- man aday gös- termemıştir. Seçimle ınsan- lann işbaşına gelmesini iste- mıştır. En doğ- rubudurdiyor- lar. Bu iki gö- rüş siyasi mez- heplerin orta- ya çıkmasına neden oidu. Sünniler, bunun dinin esasıyla ilgili olmadı- ğını, aynntı olduğunu kaydederken Şiiler, dinin aslından olduğunu ileri sürdüler. - Iran'daki izJenimlerinizi anlatır mısınız? - Halka ragmen hıçbir ıdarenin başanlı ol- ması olanaksız. $ah'a karşı büyük bir tepki var. Onu zalim olarak nitelendiriyorlar. Sa- raymı müze yapmışlar. Mollalar, devletin kendilerine bağlayacağı ücreti reddederek, halktan humus alarak geçimlerini saglıyor- lar. Anlayışta farklılık var. Humus malın beş- te biri demek. Vatandaş beş kazanıyorsa, bi- rini hocalara veriyor Kuran'da beşte bir var, ama ganimet malından. Biz humusu, savaş sonucunda gayrimüslimlerden elde edilen malın beşte birinin devlet hazinesine veril- mesi, hazıneden insanlara harcanması dive anlıyorduk. Onlar ganimet sözünü gelir an- lamında yorumlamışlar. - Sosyal yaşamlan nasıl? - Durgun bir yaşam var. Başörtüsü takma mecburiyetı var. ilkzamanlardevrimmuha- fızlannı kontrol amacıyla köşe başlannda bulundurmuşlar. Baş edemeyeceklerini an- layınca buna son vermişler. Çarşaflı kadın- lar var. Tahran ve Isfahan'da çarşaflı kadın- lann yanı sıra pardösülü kadınlar, başını tam örtmeyen kadınlar var. Hatta ben "Yarun örtmüîterdiye" sordum. Onlar da "Sıkı tut- tuk, ama şimdi fazla üzerinde durmuyonız" dediler. Içki yok. Gızlı ıçihyormu onu bile- meyiz. Müziğegelince Farsça birşeylervar- dı. Bizdeki gibı değil. - Türkiye hakkında ne düşünüyorlar? - Bızım dını yaşamımız konusunda bılgı- leri yok. Üniversite hocalannın da katıldığı bir yemek verildi. Dini hayatımızı anlattık. Hayret ettiler. Türkiye'de 70 bine yakın ca- mi var. Orada bu kadar yok. Bizde camileri halk yaptınr, orada halk yaptırmıyor, devlct- ten bekleniyor. - Dönûnce neler hissettiniz ? - Türkiye demoltratik bir ülke. İslam ül- keleri içinde tek bir ülke. Ben bir rnsanın serbest olmasından yanayım. - Ezanın Türkçeokunması tartışmalanıu ne diyorsunuz? - Bana göre yersiz. Bir dönem önce yapı- lan "Bir ülkede Türkçe Kuran okunursa ora- sı senin vatanındır" tartışmalan sonucunda uygulamaya geçildi. 1950'de yeniden oriji- naline dönüldü. Ezan, bir evrensel sembol- dür. Nerede olursanız olun, ezan sesini duy- duğunuzda bunun namaza çağn olduğunu art- larsınız. Her ülkede kendi diline göre okun- ması, ezanın evrensellik niteliğine gölge dü- şürür. Adam ne diyor denmeye başlar. Eza- nın siyasi birmalzeme yapılmasına da gerek yok. Birçağndır. Özünü bozmamak gerekır. TİHV însan Haklan Vakfi yargılanıyor • Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, gazeteci-yazar Emil Galip Sandalcı'nın anısına yayımlanan bir kitapta yasalara 'sövüldüğü' gerekçe yapılıyor. Davada Turgut Inal, Yavuz Önen, Okan Akan. Veli Lök, Şükran Akın, Murat Yetkin, Haldun Özen, Mehmet Vural, Mahmut Tali Öngören ve Eevzi Argun sanık olarak yargılanıyor. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Gazeteci-yazar Emil Galip Sandalcı'nın anısına hazırlanan kitapta yer alan bir yazıda yasalara sövüldüğü ıddiasıyla haklannda dava açılan Türkiye Însan Haklan Vakfi (TİHV) yöneticilerinin yargılanmalanna başlandı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşmasına sanıklar Turgut İnaL Yavuz Onen, Okan Akan, Veli Lök, Şükran Vkm, Murat Yetkin, Haldun Ozen, Mehmet Vural, Mahmut Tali Öngören ve Fevzi Argun ile avukatlan katıldı. Dava konusu olan ve kitapta yer alan "Anayasa ve yasa çirkinlikleri ile insan hakiannı konıyoruz" başlıklı yazinın yazan Turgut Inal, 35 yıldır avukatlık yaptıgını belirterek "Bir hukuk adamı olarak yasalara sövmem söz konusu olamaz. Her konuda olduğu gibi yasalanmızda da bazı eksiklikler olabilir. Ben \anmda çeşitli yasalardaki aksaklıklan dile getirmeye çahştım >e hiçbir zatnan yasalara hakaret kastı gutmedim" diye konuştu. Sanıklardan TİHV 3aşkanı Ya\ uz Önen de. kitabın vakfın kurucusu ve insan haklan savucusu Sandalcı'nın anısına armağan olarak hazırlandığını kaydederek, yazının eleştirel nitelikte olduğunu savundu. Dığer sanıklar da arkadaşlannın sav unmalanna katıldıldannı bildirdiler. Mahkeme hâkimi. dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe bıraktı. CELAL ADAN KİMDİR? Eski MHP'li Celal Adan, eski DİSK. Genel Başkanı Kemal Türkler'in 22.7.1980 günü Merter'dekı evinin önün- de öldürülmesinin ardından açılan da- vada sanık olarak yargılandı. Adan, ün- lü MHP'li YdmaDurakilebırlikte Ke- mal Türkler'i planlayarak öldürmek su- çundan yargılandı. Celal Adan, polis ifadelerinde Kemal Türkler'i öldürdü- ğünü, Yılma Durak'ın emriyle Osman Inan isimlı bir kaçakçıdan 6 adet Fran- sız yapımı tabanca aldığını kabul ettı. İfadelerinde Yılma Durak ile birlikte Kemal Türkler'i öldürme emrini Ak parslan Türkeş'ten aldığını da itiraf eden Adan, aynı ifadelennde F.minBü- lent Deminsımli gencin öldürülmesi olayında istıhbarat yaptıgını ve Istan- bul'da 'ülkücü gençler' arasında illegal teşkjlatlanmayı yürüttüğünü de kabul ettı. BuifadelerleTCK'nin 146/1 mad- desi uyannda cezalandınlması istendi. Adan'ın poliste verdiği ıfadeler. istan- bul Sıkıyönetım Mahkemesi tarafından kanıt kabul edilmedi. Adan hakkında ve- rilen beraat karanna müdahil avukatlar ıtiraz ettiler. Ancak karar kesınleşme- den dava zamanaşımına ugradı ve so- nuçlanamadan düştü. DYP İstanbul İl Başkanüğı'na atanan eski MHP'li Celal Adan, görevini devraldı. | nuçlanamadan dûştu. DlSK Başkanı Kemal Türkler'i öldürmekle suçlanarak yargılanmıştı nvp tvtnnbul'aMHP'libaşkan • Celal Adan'ın il başkanlığına atanmasında eski Emniyet Genel Müdürü, yeni Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar'ın etkili olduğu öğrenildi. tstanbul Haber Servisi - DYP İstanbul İl Başkanlığf na atanan eski MHP'li Celal Adan. görevini devraldı. Eski DÎSK Genel Başkanı Kemal Türkler'i öldürmek suçun- dan yargılanan. ancak "delil yetersizliğin- den" beraat eden Celal Adan'ın il başkan- lığına atanmasında eskı Emniyet Genel Mü- dürü yeni Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar ile Muğla Milletvekili Yalım Erez'in etkili olduğu belirtılıyor. DlSK Genel Sekreteri- Meiımet Ata> ~ 12 Eyiüladaktsi/Jiğiyk"mah- kûm olmaktan kurtulan Cela). \dan. bugün Tansu Çiller tarafından ödüllendirilmiştir" dedı. Milletvekılı olması nedeniyle DYP İstan- bul İl Başkanlığı görevinden aynlan Tekin Enerem'in yerine Celal Adan atandı. Adan. 24Aralık I995'de İstanbul2. Bölge'den DYP milletvekili adayı olmuştu. Ancak DYP Ge- nel Merkezi'nce 13. sıraya konulan Adan, adaylıktan çekılmışti. Yeniden oluşturulan DYP'nin ıl yönetimin- de Adan'ın yanı sıra sınema sanatçısı Peri- han Savaş ve MÜYAP Başkanı Şahm Özer de yer aldı. DYP 11 Merkezi'nde basın top- lantısı düzenleyen Celal Adan, genel başkan Tansu C'Her'e övgü yagdırdı. Dudullu'da. Sa- mandıra'da, Sıli\Tİ'de, Ümraniye'de ve Istan- bul'un herköşesinde çalışacaklannı söyle- yen Adan, fakirin, fukaranın. ışsızin arkasm- da olacaklan sözünü verdi. Türkiye'nin önemli birdönemeçte bulunduğunu savunan Celal Adan. *Türktw21. yüzyıWadünyanuı kenar ülkesi nıi olacak, merkez >e belirleyi- ci ülkesimiolacak?" dedi. DYP'nin değişim mısyonunun tek vc gerçek temsilcisi olaca- ğını savunan eskı MHP'li Adan, tstanbul için geceli gündüzlü çalışacaklannı söyle- di. DYP'nin yenı İl Yönetım Kurulu Başkan- lığı Divanı şu isimlerden oluşuyor: Celal Adan, Faik İçmeli, Şahın Özer, Sa- lih Yılmaz, Mehmet Hasırcdar, Osman Çar- mıklı, Y'aiçın Akçadağ, Güven Demir, Erkan Dereli, Belgin Akol, Perihan Savaş, Haluk Tamer, Ertan Uygun, Semih Öztürk, Vline Çubukçu, Erkan Agma, Ersin Alacadağ, Rahmi Avtun, Mehmet Kuriş, Güler Bengü- er, Şermin Çıpa, Çiğdem Eritn, Mete Kıbç, İsmail ÖnceL, Saim Oztürk. Seyit Şahin, Ce- vat Saraç, Turgut Sey hun ve Can Tülümen. Bu arada, DlSK Genel Sekreteri Mehmet Atay da yaptığı yazılı açıklamada, Celal Adan'ın DISK'in ve Maden-lş Sendika- sı 'nın eski Genel Başkanı Kemal Türkler'in katledilmesinden yargılandığını. suçunu itı- raf etmiş olmasına karşın 12 Eylül adalet- sizligi nedeniyle mahkûm olmaktan kurtul- duğunu söyledi. Atay "Celal Adan, bizlerin vicdanında suçludur. Sevgili başkanımız Türkler'in kanuu üzerinde taşunaktadır" dedi. DlSK olarak Türkler'in katledilme- sinde payı olan bir kişinin il başkanlığına ge- tirilmesini şiddetie protesto ettiklerini jfade eden Atay, toplumun vicdanını rahatsız eden DYP kadrolanyla Türkiye'nin felakete, ka- osa ve teröre süriikleneceğini de kaydetti. BİRBAKIMA Gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe cinayeti Meclis'e taşınıyor Ecevit: Cinayet devletin ayıbıANKARA(Cumhurij«t Bürosu)-DSP,gö- zaltına alındıktan sonra ölü bulunan Evren- sel gazetesi muhabiri Metin Göktepe'nin fa- illerinin bulunması için TBMM'nin araştır- mayapmasını ısteyecek. DSP Genel Başka- nı BülentEcevit, olayın bugüne kadar aydın- latılamamasının devlet için büyük bir ayıp olduğunu vurguladı. CHP grubunda da ola- yın araştınlması için komisyon oluşturuldu. DSP lideri Bülent Ecevit, dün gazetecile- rin konuya ilişkin sorusu üzerine, TBMM'nin olayı araştırması için önerge vereceklerini söy- ledi. Ecevit, şunlan söyledi: "Çok büyikk bir otasılıkla karakolda iş- kence nedeniyle öldürüldükten sonra ölüsü karakolun vakımnda bulundu. Bu olayın so- rumlulan derhal bulunmalıdır. 1 ürki\e'dt fa- ili belirsiz çok olay var. Ama Metin Göktepe için öyie uzun araştımaiara, dedektifliklere gerek yok. Bugüne kadar aydınlaOlmamış olması de\let için büyük bir ayıpbr." CHP lideri Deniz Baykal. partisının grup toplantısında Metin Göktepe'nin öldürül- mesi olayının unutulmayacağını, konunun mutlaka aydmlatılacağıru söyledi. Baykal, bu yönde gerekii talimatlann verildiğini, meka- nizmalann harekete geçirildiğini belirterek ş l a n söyledi: -Içişleri Bakanlığı'nın tahkikatınaekoia- rak insan haklanndan sorumlu Devlet Ba- kanlığı da konuvu araştınyor. İstanbul Vali- ligi'nden bilgi tâlep ettim, «onuştuk. Güven verici bir çalışma şapılması ve konunun bir an önce aydınlahlmasını talimat olarak ilet- tim. TBMM Başkanlık Divam'nın oluştu- rulmasından sonra gerekirseTBMM içinde- ki denetim mekanizmalan da harekete geçi- • Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe'nin gözaltına alındıktan sonra öldürülmesi ve cesedinin gözaltına alınanlann rurulduğu spor salonunda bulunmasının yankılan sürüyor. DSP, araştırma önergesi verecek. CHP komisyon oluşturdu. Baykal, faillerin bulunmasının, terörle mücadele edenlerin aklanmasına yardımcı olacağını söyledi. Ecevit, cinayetin bugüne kadar aydınlatılamamasmın devletin ayıbı olduğunu ileri sürdü. rilecek. Bir gazetecinin tartışmah koşulbr- da ölümünü hiçbirimiz unutamayız." Baykal, "herkesten çok, terörle mücade- le edenlere sahip çıkılmasından yana olduk- lannı, ancak hukuka saygı içinde bu müca- deienin > ürütülmesinin de zorunlu olduğu- nu" söyledi. "•Terörle mücadele edilijor di- ye uygun görülen herkesin ortadan kâldınl- masına kesinlikk inanmadıklannı" vurgu- layan Baykal. sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu konunun aydınlaölması bir anlamda terörle mücadeleedenlerin aklanması olacak- tır. CHP'nin bu konudaki ta\ n, sorunun çö- zülmesini sağlayacaknr. Türkiye'ye gihcni- yorum, polis örgütüne güvenhorum, yargıç- lara, savcılara. basina güveniyorum. Örtbas etme eğüimleri olursa, asıl darbeyi kendi ken- dimize vururuz. Herkes bilsin ki bu konu mudaka a> dınlatılacaktır. Kamu vicdanı ra- hathk içine sokulacaknr." CHP grubunun basına kapalı bölümünde. Göktepe'nın öldürülmesi olayını araştırmak üzere Grup Başkanvekıli Oya Arash baş- kanlığında Ankara Milletvekili YümazAteş ve tstanbul Milletvekılı Algan Hacaloğlu'nun yer aldığı bir izleme komitesı oluşturuldu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Tür- kiye'nin bir an önce hükümete kavuşmasi ge- reğine de dikkat çekti. Baykal, "Zaman is- raf etmeden. mümkünse derhal hükümet kurulmalı. Bu hükümet bir azınlık hüküme- û olmamalıdır. A/ınlık hükiimcti partilerin birbirlerine kurdugu tuzaklar hükünıetine dönüşebilir. Hükümet derhal kurulmalu cid- di kurulmaiı, sağlam olmalıdır. Partilerin genel başkanları hükümet içinde yer al- mabdır" dedi. SERVER TANİLLİ Bugünkü Türkiye Derken Durdu duruyor derken, silahlar yeniden konuştu: İSr tanbul'da Sabancı Center'e sızan terör, Özdemir Sa- bancı ile iki arkadaşının yaşamına maloldu; ve yine o sıralarda, mesleğinin arkasından koşuşmaktan baş- ka birgünahı olmayan pırıl pınl genç bir gazeteci, Ev-. rensel'in muhabiri Metin Göktepe polisçe gözaltına alındı ve ertesı günü de gidip cesedini bulduk. Birin- cisinin kaynağı kişilerse, bu ikincisi devletten gelen bir terör. Ve o devletin yetkililerinden işittiğimiz de hep aynı sözler: "Katilleri mutlaka bulacağız!" Muammer Aksoy'un, Bahriye Üçok'un, Turan Dursun'un, Uğur Mumcu'nun ve başka aydınlarımızın, son ola- rak da Onat Kutlar ın arkasından böyle konuşulmuş- tu. "Tekkeyi bekleyen çorbayı içer" demişler, bağn- mıza taş basmışız bekliyoruz; ne var ki, ağudur içti- ğimiz bugüne değin ve kan kusuyoruz acıdan... Bir başka önemli gerçek de şu: Türkiye, bu cehen- nemin içine kendiliğinden gelip düşmedi; başta po- litikacılann ayvazlığı ve aymazlığı yüzünden, adım adım sürüklenip sokuldu. Ekonomisi yağmalanıp in- sanlan şaşkın ve umutsuz hale getirildi; Anayasasi! özgüriükleri ve hukuku çiğnendi, kurallann dışına atıl- dı. Hemen başınızı alıp çok uzaklara gitmeyin. Şu bur- numuzun ucundaki 1980'lerie başlayan yıllar ve o ta- rihten bugüne olup bitenler, yalnız bunlar, bir toplu- mu çığnndan çıkarmaya yeter de artar bile. Şimdi elimin altında bir yenı çalışma bunu doğru- luyor. Cem Yayınevi'nin uzman tarihçilere hazırlattığı 4 ciltlik -ünlü- Türkiye Tarihi serisine, şu son aylarda bir beşinci cilt eklendi. Bu cilt, 1980-1995 yıllannı konu ediniyor ve kısaca Bugünkü Türkiye adını taşıyor; ki- tapta, söz konusu dönemin siyasal tarihi, tanınmış si- yaset bilimcimiz ve anayasa hukukçumuz Bülent Ta^ nör'e yazdırılmış; ıktısat tarihi, bir büyük ikiisatçımı- zın, Korkut Boratav'ın kaleminden çıkma; ciddi ta- rihçimiz Sina Akşin de, biraz daha gerilere giderek, 1945'lerden başlattığı düşünce tarihine eğiliyor kitap- ta. "Efendim, uzakta bir dönem değil, bilıyomz olan biteni" deyip, lütfen kayıtsız kalmayınız; hem bugün vereceğiniz çoğu kararlar bakımından da önemli eser- de anlatılanlar. Çok isterdim doğrusu, Bülent Tanör'ün yazdıklan- nı okuyup da, bir ülkenin Anayasasının, özgürlükle* rinin ve hukukunun başına gelenleri bir kez daha gö- rüp hatırlamanızı; çok isterdim, Korkut Boratav'ın söylediklerini dinleyip de, "Iktisadi rezaletler bakı- mından Türkiye Cumhunyeti'nin en lekeli döneminin ANAP iktidan ile başlayan ve 199O'lı yıllann ilk yan- sını da ıçeren bir zaman kesiti olduğu hususunda" düşüncenizin daha da berraklaşmasını; çok isterdim, Sina Akşin'in çizdiği tabloya bakıp da, aydınlanma- cı başlangıçlann yanında, büyük özveriler bahasına da olsa sosyalist akımın da yerinı aldıktan sonra, ya da onlarla beraber; sağcılığın adım adım palazlanıp iktidara yürürken, bir yandan da terkısine şoven mil- liyetçiliği, şeriatçı genciliği alıp insanlanmızın önüne nasıl bir bataklığı hazırtayıp çıkardığına tanık olmanı- zı... Hayır hayır, hiçbir şey birden olmadı! ..-,-> cr.-\. f Bugün ne mi yapmalı? Korkut Boratav'ın -kitabın 213. sayfasındaki- şu sözlerine kulak veriniz lütfen: "Iktisst politikası araç- lannın giderek felce uğraması, gümrük birliği sonun~ da daha da hızlanacaktır. Dolayısıyla, kalkınma, sa- nayileşme, yapısal değişme, ekonomik bağımsızlık, sosyal adalet gibi temel hedeflerin hâlâ siyasi iktidar- lann gündeminde yer almasını isteyenlerin, 1980 sonrasına damgasını vuran iktisat zihniyetinden ra- dikal bir kopuşu da savunmalan gerekmektedir. Bu kopuş, bu yıllarda iktisat politikalanna egemen olan neo-liberat yönelişlehn hızla, gecikmeden terkedil- mesini ve iktısadi konularda aktifbır devlet anlayışt- 1 na yeniden yönelmeyi gerektinyor. Bu doğrultudaki bir dönüşümün bugünkü bürokratik yapı içinde ger- çekleşmesi mümkün değildir, Bu, kamu yönetimin- de radikal, adeta devrimci bir yenilenmenin gereği- ni de zorunlu kılıyor. Bu dönüşümler, bir bütün ola- rak, siyasi iktidann yapısında köklü bir değişme mey- dana gelmedikçe mümkün olmayacaktır. Böylesine bir değişmenin hangi koşullarda gerçekleşebileceği ise, bu çalışmanın kapsamının dışına çıkmaktadır." Şu son koşullar üzerinde düşünmek de sıze kalıyor sevgili okurlanm. Ama bu kitabı da mutlaka okuyarak... Yılmaz, CHP lideriyle görüştü Baykal: ANAYOL \ formülü zorlanmalı' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAP lideri Me- sut Yıhnaz, başbakanlık ısra- nndan vazgeçıremediği DYP Genel Başkanı Tansu Çiller" ı yalnızlaştırma hareketıne başladı. "Türkiye'nin Jean- ne d'Arc'a üitiyacı yok" söz- lerinden hemen sonra CHP Genel Başkanı Deniz Bay- kal'Ia görüşen Yılmaz, "Yak- laşunlanmızdaki benzerlik bana mutluluk verdPdedi. Bav kal da "sh asal blok oluş- turma çabasında oünadıkla- nnı, Yılmaz ile DYP'nin bir arada olması üzerinde dur- duklannı" söyledi. Görüş- meden sonra ANAP-DSP- CHP azınlık hükümeti spe- külasyonlan da yapılırken. Baykal'ın ANAP-RPyakın- laşmasına karşı ANAYOL'un zorlanması önensinde bu- lunduğu öğrenildi. CHP lideri Baykal, Yıl- maz'la görüşmesınden önce Cumhuriyet'e yaptığı değer- lendırmede, RP'nin içinde bulunduğu birhükümeün bü- yük sıkıntı yaratacağını söy- ledı. Baykal. daha önce Çıl- ler'le yaptığı görüşmeye ne- den gerek duyduğunu şöyle anlattr "Benim doğ/rvlanm baş- tan ben aynı. Bu doğrulan Tansu Çiller'e de ifade etme ihtiyaeı çıkmıştı. Çünkü Sa- yın Çiller, hükümet kurma işinden seçim. başkanlık sis- temi gibi ara\ ışlara \önelmiş- ti. Başkanlık sistemi konuşu- labilir, seçim de konuşulur, ama şu andaki mesele degil. Işj tıkama eğüimindegibi bir izJenim veriyor. Kendi baş- kanlığı konusunda bir ısrar içindegibiizlenjm aldım. Ona dönük uyanlar da yapbjn." Mesut Yılmaz. seçimlerin hemen ardından DSP lideri Bülent Ecevıt'le kurdugu di- yalog sonucu oluşturduğu cepheyı genişletmek için, dün de CHP Genel Başkanı Bay- kal'ı ziyaret ederek yaklaşık 2.5 saat görüştü. Yılmaz'ın ısteğıyle gerçekleşen görüş- menın ardından ikı lider or- tak açıklama yaptı. Yılmaz, önceiıkle Dışişieri Bakanı olarak Baykal 'ın dış politıka, gümrük birliği ve Çeçen- ya'dakı gelışmeler ve buna bağlı olarak gemı kaçırma olayıyla ilgılı olarak bilgi verdiğını söyledi. Görüşme- nin ıkıncı bölümünde ise iki parti lıden olarak seçımle- nn ardından baslayan hükü- met kurma sürecı ile ilgili görüş alışverişinde bulun- duklannı kaydeden Yılmaz, "Yaklaşımlanmızdald ben- zerlik bana mutluluk verdi" dedi. Baykal, "AJVAP'la DYP birarayagelerek bir hükiimet kurmalıdır. Bu olmadan sağ- lıklı bir koalisyon kurula- maz"dedı. Baykal'ın "ANAYOL'un sol kanadı CHP olabilir mi" sorusuna, "Bilemiyonıın. Ön- ce ANAYOL'u bir araya ge- tirsinlerde" yanıtını vererek ANAYOUa üçüncü ortak ol- ma kapısını açık bırakması dıkkatı çekti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog