Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

8 AĞUSTOS 1995 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER 'Özeltim demokrasinin simgesi' • TUNCELİ (Cumhuriyet) - Bingöl ve Tunceli'de incelemelerde bulunan Içışlen Bakanı Nahit Menteşe. OHAL bölgesi kapsamında vatandaşlann namusunu, canını. malını korumak için göre\ yapan güvenlik güçlerinin yanlış yapan mensuplanndan hesap sorulduğunu söyledi. Menteşe. 'özel timin' Tunceli merkezine giderek birkonuşma yaptı. Menteşe, konuşmasında, özel timin demokrasinin simgesi olduğunu belirterek "Devleti ve demokrasiyi korumak özel timin görevidir" dedi. 'Kucağa oturma' davası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Koalisyon ortaklannın "emek-sermaye" ikilisi arasında bölünmesı nedenıyle asgari ücretin belirlenmesindeki tartışmalarda bir tazminat davası gündeme geldi. Devlet Bakanı Aykon Doğan. kendisini "işverenlerin kucağına oturmakla" suçlayan Türk- Iş Genel Eğitim Sekreteri Salih Kılıç"hakkında l milyar lira tutannda manevı tazminat davası açtı. Asgari Ücret Tespıt Komisyonu'nda Türk-lş'i temsil eden Kılıç, hakkında dava açılmasını. "IMF'den alamadıklan kredileri, bizden alacaklannı zannediyorlar. Helal olsun. beni patron zannetmiş" diye yorumladı. Kabine toplanıyor • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP'li bakanlann, DYP kanadını protesto amacıyla boykot etmelerinin ardından 47 günden beri toplanamayan Bakanlar Kurulu. yüklü bir gündemle bugün bir araya geiiyor. DYP'den RP'ye suçlama • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - DYP Genel Başkan Yardımcısı tbrahim Yaşar Dedelek, düzenlediği basın toplantısında Kilis ve Yalova'da yapılan mini yerel seçimler öncesinde yurttaşlara ucuz ekmek dağitma vaadinde bulunan RP'yi. "halkı yamyam gibı göstermek'"le suçladı. Sendikacıya silahlı saldın • KOCAELİ(AA)- Liman-lş Sendikası Dennce Şube Başkanı Sadettin Acar, uğradığı silahlı saldın sonucu ayağından varalandı. Alınan bilgiye göre. sendikanın Limanyolu üzerinde bulunan şube binasınasaat 16.00 sıralannda gelen silahlı iki kişiden biri. makamında bulunan Acar'a ateş etti. Ayağından ıki kurşun yarası alan Acar, SSK. Kocaeli Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldınlarak tedavi altına alındı. Hastane yetkilileri, Acar'ın sağlık durumunun iyi oldueunu bildirdiler. Üç asker şehit • YIİKSEKOVA(AA)- Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde karakola saldıran teröristler. iki er ile bir onbaşıyı şehit etti. Yüksekova-Şemdinli Karayolu'nun Horona mevkiindeki radyo-link istasyonunu korumakla görevli olduğu bildirilen askeri karakola. önceki gece 23.00 sıralannda, bir grup terönst tarafından baskın düzenlendi. Teröristlerle güvenlik kuvvetleri arasında çıkan çatışmada. isimleri henüz öğrenilemeyen iki er ile bir onbaşı şehit oldu. Dr. Basa'nın açıklaması • Haber Merkezi - 6 Ağustos 1995 tarihli sayımızda "Keçeli: Kargo yasal değil" başlığı ile yayımlanan ve haberde adı DYP'li muhaliflerin toplantısına katılanlar arasinda geçen Dr. Seyfî Basa toplantıya katılmadığını açıkladı. Van'da incelemelerde bulunan DSP lideri, kalkınmanın güvenliği sağlayacağını söyledi: Terörim çözümü yabnmda ERGÜN AKSOY VAN - DSP Genel Başkanı Bü- lent Ecevit, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bölücü te- rör örgütünün etkinliğıni azalt- mak içın "önce güvenlik, ardın- dan yatırun değil, önce \atınm" önerisinde bulundu. Ece\it. "Ya- tınm ve kalkınma, güvenliği de be- raberinde getirir. Bu şekilde, va- tandaşın devlete olan güveni de ar- tar" dedi. Hükümeti Ecevit'e şi- kâyet eden Hakkâri'nin Çukurca ilçesı Uzundere kasabasının • İncelemelerde bulunmak üzere Van'a giden DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, halkm yoğun şikâyetleriyle karşılaştı. Hakkâri'nin Çukurca ilçesi Belediye Başkanı Şaban Alkan, kasabasının suyu, elektriği olmadığını belirterek "Devlet, bizi rehine gibi görüyor" dedi. DYP'li Belediye Başkanı Şaban celemelerde bulunmak üzere. dün runlannı dinleyen Ecevit. Van'a Alkan da yol güvenliği olmadığı için 2.5 aydır kasabasına gideme- diğini belirterek "Kasabamızın yolu, suyu ve elektriği yok. Göç- mek istiyoruz, devlet izin vermi- yor. Adeta bizi rehine gibi görü- yorlar" diye konuştu. DSP Genel Başkanı Ecev it, in- geldiği Van'da Vali Mahmut Yıl- baştarafından karşılandı. Vali Yıl- baş, kentin sorunlam la ügili Ece- sit'e bilgi aktardı. DSP lideri Ece- vit. daha sonra 'bmksız ve sakal- sız' özel timlerin korumasında kent merkezindeki DSP il binası- na geldi. Burada yurttaşlann so- propaganda yapmak üzere gelme- diğıni, sadece yapılan çalışmalar- la ılgili bilgi edinmek istediğini söyledi. Ecevit, göç edenlerin sorunla- rıyla yakından ilgılendiğinı belir- terek şunlan söyledi: -Van'ın bazı sorunlan olduğu- ANAP Ara seçim yeniden gündemde ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAP, ara se- çimle ılgili karar almak \e Bosna - Hersek'le ilgili ge- nel görüşme yapmak üze- re. TBMM'yi 14 ağustos pazartesı günü olağanüstü toplantıya çağırdı. ANAP'ın bu çağnsı üzeri- ne ara seçım tartışması da yeniden alevlendi. 14 ağustos pazartesı günü top- lanacak olan TBMM Ge- nel Kurulu, ara seçime gi- dilip gidılmeyeceğine ka- rar verecek. ANAP yönetimi. TB- MM'yı olağanüstü toplan- tıya çağırmak için gereklı olan 90 imzayı toplayarak dün Meclis Başkanlığı'na sundu. ANAP Genel Baş- kanı Mesut Yümaz. dün Başkanlık Divanı toplantı- sından sonra yaptığı açık- lamada. Meclis'i olağa- nüstü toplantıya çağınrken amaçlannın ara seçim karan çıkarmak olduğunu bildırdi. Yılmaz, "Birinci gündem maddemiz,anaya- saya göre en geç 22 Ekim I995'e kadar yapılması zo- runlu olan ara seçim için karar almak" dedi. ANAP liden. Meslis'te- ki tüm siyası partıleri. se- çımden yana olsalar da ol- masalar da anayasaya say- gılı olmalan konusunda son kez uyardığını bıldirdi. Yılmaz, sözlenni şöyle sürdürdü: "Aksi, bir anayasa suçu olacaktır. anavasa ihlali an- lamına gelecektir. ANAP olarak. anamuhakfet par- risi olarak böyle bir anava- sa suçuna ortak olmak iste- miyoruz. Eğer. Meclis'teki iktidarçoğunluğu böy le bir anayasa ihlaiine cüret eder- se, bu konudaki tepkimizi, ortava koyacağımız eylem- lcri de 14 ağustostan sonra duvııracağız." Yılmaz. birsoru üzerine de ANAP'tan ve mılletve- kiliiğinden ıstıfa eden Fahrettin Kurt'un ıstifası- nın kabulü için Meclis'ı olağanaüstü toplantıya ça- ğınna yetkileri olmadığını bildirdi. ÇIZMEDEN YUKARI MUSA KART Ergil, hazırladığı 'Doğu raporu' konusundaki eleştirileri yanıtladı 'Hükümeilebirügisiyok'BÜLENT SARIOĞLU ANKARA-Ankara Üniversitesi Si- yasal Bilgıler Fakültesi öğretım üyesi Prof. Dr. Doğu Ergil, Türkiye Odalar ve BorsalarBirliğı (TOBB) için hazır- ladığı raporun. "CIA ve hükümet gü- dümlü olduğu" yönündeki ıddıaları yalanladı. Cumhuriyet'in. Marmaris'te tele- tbnla ulaştığı Prof. Dr. Doğu Ergil'ın. Cumhuriyet muhabirinin sorulanna verdiği yanıtlar şöy le: - Sizin hazırladığınız raporun, CIA'nınkiIerte benzerlik gösterdiği id- dialannı nasıl değerlendiriyorsunuz? - Öyie bir rapor mu varmış? Bu ra- poru CIA yapmış da Türkiye yapma- mışsa, Türkiye için utanç vericidir. Bu utancı kırmak için yaptık belki de bu- nu. - Raporun hükümede ilgisi bulun- duğu doğru mu? - Basın toplantısının yapıldığı gün. sizden (basın mensuplan) sonra veril- di kendilenne (Başbakan Tansu Çil- ler). Bir gün önce bile \erilmedi. Hiç kimsenin, bu araştırmanın yapıldığın- dan haberi olsa da. içeriğınden haberi yoktu. Yalım Erez vebenden başka. Iş- te o kadar. - Aynı gün Mesut Yılmaz'a da gön- derildi mi? - Aynı gün.. aynı gün gönderildı. Okuduğunu hıç zannefmiyorum. okıı- yan adam böyle şevler söylemez çün- kü. - Hazıriık aşamalarıyla ilgili bazı id- dialar var. Araştırmada hangi aşama- lardan geçildi? -Raporda hepsı var. Allah aşkmara- poru okuyun. Bütün bu adamlar rapo- ru okumadan bunu şey yapıyorlar... Bakın. bana buraya kadar telefon edi- yorsunuz, raporu okumadan. Elinizde var rapor kardeşim. Biliyorsunuzbunun böyle olmadığı- nı. Biraz aklıselım olan adam bunun böyle olmadığını bilir. Anlar yani... Saçma sapan şey. Hiç kimse okuma- dan raporu. ya aleyhte. ya lehte konu- şu>or. Aleyhte daha fazla konuşuyor tabii. Okuyun raporu. göreceksiniz: ra- porda hiç zannedildiğı gibi. sakıncalı bir şey yok. Bu ülkenın birlıği ve dir- lıği için neler yapılması lazım. bunu araştınyor. - Büy ük bir polemik başladı. Biz id- diaları ilk ağızdan sormak istt-dik... - Benim gıtmem lazım. Tam kapıdan çıkıvordum. - 5 dakika ayıramaz mısınız? - 5 dakika \aktim vok. nu biliyoruz. Ancak bu sorunlar, daha çok komşu illerin sorunlart- nın >ansımasıyla ortava çıkmış. Hakkâri bölgesinde halen güven- Itgin sağlanamadığı «ö/leni\or. Bu sorunların ı;ozümlenmesi gerekir. Biz DSP olarak bölücü terörür ör- gütünün ttkinliğini azaltmak için 'önce güvenlik. sonra > atınm" de- ğil, 'önce yatırım" önerisinde bu- lunuyoruz. \atınm ve kalkınma, güvenliği de beraberinde getirir. Once vatandaşı yaşama bağlava- cak olanaklar sağlanmalt Bu şe- kilde vatandaşın dev lete olan gü- veni de artar." Ecev ıt. kö> lüyü kalkındır- makla Türkiye'nın kalkına- cağını, oysa Türkiye "de köy- lünün ihmal edıldiğini. köy- lünün en önemli geçim kay- naklarından biri olan hay- vancılık sektörünün yok ol- ma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu. Türkiye'nin et ithal ederdurumageldiği- ni \urguladi. Can güvenliği yok Çukurca'ya bağlı Uzunde- re kasabasının DYP'li Bele- diye Başkanı Alkan da hü- kümeti Ecevit'e şıkâyet etti. Kasabasının sorunları için Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Başbakan tansu Çiller \e Içişleri Bakanı Na- hit Menteşe ile görüştüğünü, ancak bir sonuç alamadığını belırttı. DSP ıl merkezinde, Ece- \ıt'e sorunlannı anlatan bir grup yurttaş da 3 ay önce Hakkâri bölgesınden göçe- rek Van'a geldıklerıni ve ça- dırda yaşadıklannı söyledi- ler. Cindoruk ve Çiller Köşk'e çıktı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. önce TBMM Başkanı Hüsamet- tin Cindoruk'u, ardından da Başbakan Tansu Çiller'i ka- bul ederek. bir süre görüştü. Demirel'ın Çıller'le görüş- mesinin ANAP'ın erken se- çimi gündeme getırdiği \e işçi eylemlerının yapıldığı bir döneme rastlaması dik- kat çekti. Cumhurbaşkanı Süley- man Demirel. TBMM Baş- kanı Hiisamettin Cindo- ruk'u Çankaya Köşkü'nde saat 18.30 sıralannda kabul ederek yaklaşık 50 dakika görüştü. Görüşmeye ilişkin herhangi biraçıklamayapıl- madı. Cumhurbaşkanı De- mirel, saat 19.40 sıralannda da Başbakan Tansu Çiller'i kabul etti. Çankaya Köş- kü'nde gerçekleşen ve yak- laşık 50 dakika süren bu görüşmeden sonra da her- hangi bir açıklama yaptl- madı. ilyas Aktaş ve sekreteri aynı kurşunla yaralandı Meclis'te esrarengiz kurşunlanıa olayı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TB- MM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı İl- yas Aktaş'ınodasındadün 'silah patladı". Komisyon Başkanı DYP Samsun Milletve- kilı İlyas Aktaş ayağından. sekreten Fatma Akıntürk ise göğsünden \e kolundan hafif yaralandı. Yaralılar Başkent Hastanesi'nde tedav i edildikten sonra taburcu edıldi. Olay- la ilgili olarak net bir açıklama yapılmama- sı. "olay örtbas edilnıek isteniyor" yorumla- nna neden oldu. Nöbetçı cumhuriyet savcı- sı Fahri Artunç olayda kasıt olmadığı için inceleme yapmadığını ve olaya kanşan kişi- lenn ifadesınin alınmadığını söyledi. Edınilen bilgiye göre, Aktaş'ın halkla iliş- kilerdeki odasında görev li sekreter Fatma Akıntürk. saat 17.00 sulannda Aktaş'ın ana binadaki makamına geldi. Sekreter Akın- türk'ün Aktaş'ın odasına gırmesinden son- ra tartışma sesleri ve arkasından sılah sesı du- yuldu. Aktaş ve Akıntürk'ün yaralanmasıy- la sonuçlanan olay sırasında, odada bir üçün- cü kışının de bulunduğu ıleri sürüldü. Silah sesıni duyan bazı Meclis göreviileri. odada sekretenn eşinin de bulunduğunu ileri sürdü- ler. Ancak, çeşitli söylentılere karşın, olayın nasıl olduğu ve kimin kımı yaraladığı konu- sunda. net bir açıklama yapılmadı. Odada üçüncü kişinin bulunduğu kuşkulan. olayın arkasında bir gönül ilişkisı olabıleceği iddi- alanna neden oldu. Olaydan sonra, Plan ve Bütçe Komisyo- nu'nun bulunduğu bölüme gazeteciler so- kulmadı. !lyas Aktaş'ın ayağına ilk müdaha- le Meclis doktorlan tarafından yapıldı. Da- ha sonra yaralılar Başkent Hastanesi 'ne gön- derildi. Hastanede tedavisi yapılan Aktaş'ın. ön kapı önünde bekleyen kameraman ve foto muhabırlenne yakalanmamak ıçın. arka ka- pıdan gizlice çıktığı görüldü. Başkent Üni- versitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet HaberaL bacağından hafif yaralanan İlyas Aktaş'ın tedavisi yapıldıktan sonra taburcu edildıği- nı söyledi. Haberal, Fatma Akıntürk'ün de göğsünden ve kolundan hafif yaralandığını kaydederek. "Durumu iyi, birkaç saat dinlcn- dikten sonra taburcu edccefiz" dedi. Habe- ral. olayla ılgili olarak hıçbır bilgiye sahıp ol- madığını bildırdi. Olaydan sonra Başkent Hastanesi DYP'lı- lenn akınına uğradı. DYP Genel Başkan Yar- dımcısı RtfatSerdaroğluıIebazımıİletvekil- len ve Vakıflar Genel Müdürü Fadıl Lnver, hastaneye gelerek yetkılılerden bılgı aldı. TBMM ldare Amırı Latıf Sakıcı da yap- tığı açıklamada, Aktaş ve sekreten Akın- türk'ün yaralı olduğunu ve Başkent Hasta- nesi'ne kaldınldığını bıldirdi. Sakıcı, kımin kime silah çektiği ya da olayın yere düşen bir silahın patlamasıyla mı meydana geldığine ilişkin kesin bir bilgi bulunmadığını. olayın nedeni ve nasıl meydana geldiğı ile ılgili so- ruşturmanın sürdürüldüğünü söy ledi. Hastaneye gelen cumhuriyet savcısı Fah- ri Artunç tarafından Fatma Akıntürk'ün ifa- desmı aldığı öğrenıldi. İlk açıklamayı yapan TBMM ldare Ami- n Sakıcı. net bılgı veremezken TBMM Ko- ruma Müdürü Mehmet Kahya, bir "kaza" ol- duğunu söyledi. Başkent Hastanesi'nde ga- zetecilerin sorularını yanıtlayan Kahya'nın verdığı bilgiye göre olay şöyle gelıştı: "Ken- disineözel bir silah alan sekreter Fatma Akın- türk. silahın nıhsaönın çıkması için İlyas Ak- taş'tan yardım talep etti. Aktaş'ın "Getır gö- reyım şu sılahınf demesi üzerine Akıntürk, çantasından çıkardıgı 7.65 ıtını çapındaki ta- bancayı Aktaş'a uzatırken tabanca ateş aldı. Akıntürk'ün sol göğsünü sıvıran kurşun. sağ kolunun kaba etini delerek İlyas Aktaş'ın sağ bacağının baldınna saplandı." Nöbetçı cumhuriyet sa^cısı Fahrı Artunç. olayın kaza sonucu olduğunu belirtirek "Al- dığım bilgiye göre silah sayın millervekiliııin elinde kazayla paHıyor" dedi. Artunç, Akın- türk'ün silahı "Buna ruhsat alınır mı" diye- rek Aktaş'a verdığını. bu sırada silahın l:a- zayla patladığını. ilk belirlemelere göre ka- sıt olmadığı için olay yennde inceleme yap- madığını ve Aktaş ile Akıntürk'ün ıfadesine başvurmadığını bildırdi. KESİN Sizin sesiniz, sizin müziğiniz Hür FM 92.5: Radyo POLİTİKA GUNLÜGU HtKMET ÇETİNKAYA Emekçiyi EzelimL DYP-CHP hükümeti emekçi kesime nasıl bakı- yor?.. Tıpkı muhalefet partileri ANAR RP ve MHP gibi... Diyeceksiniz ki: "CHP'ye bu denliyüklenmeyin. Sosyal demokrat- lar emekçiler için epey çaba harcıyor..." Harcıyor da ne oluyor?.. Hiçbir şey... Şu anda CHP ilçe kongrelerinı izlerseniz, aslan sos- yal demokratlann mangalda kül bırakmadığını göre- ceksiniz. Ama sonuç nedir? CHP, hükümetin iktidar ortağı olarak ne yapmıştır? CHP'liler bu sorulara şu yanıtı verirler özellikle: "ILO sözleşmelerini Meclis'ten geçiren bizleriz. Memurtarın sendıkal hak ve özgüriükleri için -grevli ve toplusözleşmeli- savaşım veren bizleriz..." Siz sorarsınız, onlar yanıt verirler. Böylece tartışma da uzayıp gider... Bugünün Türkiyesi'nde işçi ve memurlar yaşam savaşımı veriyorlar. Devlet bunu görmüyor mu? Hafta sonlarını Göcek koylarını dolaşarak geçiren Başbakan Tansu Çiller, halkın sorunlarını göremiyor mu? Elbet görüyor... Devlet, memur eylemlerini memurla önlemeye ça- lışıyor. Yani memurun karşısına polisi çıkarıyor. Oysa polis de memur, onlar da yaşam savaşımı venyor. Devlet, memuru memura, işçiyi işçiye kırdırıyor... Işveren, taşeron kadroları kurup ucuz emekle yine işçiyle işçiyi karşı karşıya getiriyor.. Bu oyun yıllardır böyle sürüp gidiyor... • • • Cumartesi günü Ankara'dakı görkemli yürüyüş ve mitingin anlamı neydi? Demokratik bir hakkın yasalar çerçevesinde kulla- nılması... Ama hükümet gözdağı veriyor işçiye... Diyor ki: "Genel grev gibı yasadışı yollara başvurmayın..." İki ay kadar önce Yunanistan'da havayolları emek- çileri direnişe geçtiler. Turizm mevsiminin ortasında- ki bu eyleme Yunan halkı ve gazeteleri destek verdi- ler. Acaba böyle bir eylem Türkiye'de olsaydı ne olur- du? Önce gazetelerin kimi köşe yazarları, özel televiz- yon kanallarının yorumcuları ayağa kalkardı: "Bu bir tuzaktır... Mutlaka birileri sendikayı kışkırt- mıştır... Turizm mevsiminin ortasında böyle bir eylem Yunanistan 'ın işine yarar. Bu işte Yunan parmağı var. PKK eylemin içinde..." Daha ne senaryolar düzülür, neler anlatılırdı... Muhalefet partilerimizin liderieri demeçler verir, ten- cere tabak yarışındaki gazetelerimiz sendikanın için- de 'gızli örgüt' arar, genel müdür düzmece MİT ra- poru hazırlayıp ortalığı kanştırırdı... Sonuçta 'gizli örgütle' bağlantısı olan 25-30 tek- nisyen, hostes, pilot saptanır, işlerıne son verilir ve böylece direniş kınlırdı... DYP'nin anlı şanlı hükümet ortağı CHP de bu olup bitenleri izler, ama göımemezlikten gelir; kongreler- de ise 'emekçi edebiyatı 'nı en ince çizgide kullanır, Nâzım Hikmet ve Ahmed Arif dizeleriyle başlayan nutuklar, Zürfü Livaneli'nin 'Yiğidim aslanım' türkü- süyle buluşurdu... • • • Emekçilerin demokratik haklannı yasal bir çerçe- vede kullanmaları bıle suç öğesi oluşturuyor ülkemiz- de.. Emekçi kesim sadece çalışmalı ve üretmelidir. On- ların demokrasiden, insan haklarından. sendikal öz- gürlüklerden söz etmelerı yasaklanmalıdır. Patron ca- nı istediği ücreti ödemeli. kıdem tazminatını bir çırpı- dasiiip atmalı. istediği an emekçiyi kapının önünebı- rakmalıdır. Canım Japonya, Güney Kore böyle kalkınmadı mı? Hong Kong, Tayland mucizesi böyle yaratılmadı mı? Devlet Bakanı BekirSami Daçe'yi alkışlamak. kut- lamak istiyor ve sonra da 'bay sıyasetçı'mn alnından öpüyoruz... Vallahi bravo size Sayın Daçe. Analar sizin gibi po- litikacı doğursun... Ne diyor Devlet Bakanı Daçe: "Işegelmeme, iş yavaşlatma, işgal gibi konularya- salara aykırı davranışlar olarak ortaya çıkacaktır..." Öğrendik ve çok sevindik.. Öğretmenlere ve memurlara grevli ve toplusözleş- meli sendika hakkı verilmemesinin gerekçesi de şuy- du bildiğimiz kadarıyla: "Öğretmenler grev yaparsa okullar kapanır, me- murlar direnırse işler aksar..." Güneydoğu'da bu yıl okulların çoğu kapalıydı ama kimsenin 'g/to'çıkmadı... Her neyse!.. Devletin yöntemi gayet güzel. Emekçiler ezilmeli, yoksulluğa itilmeli. Sonunda da Necmettin Hoca'nın 'adil düzen'i gelip her şeyi düzeltmeli. Nasıl. iyi formül değil mi?.. CHP kurultayı 9-10 eylülde PM'de Çetin'e Tunceli eleştirisi • PM üyesi Sabri Ergül. Çetin'e, "Memleketiniz Lice'ye bile gidemediniz" eleştirisini yöneltirken, Devlet Bakanı Hacaloğlu başkanlığındaki bir ektbin Tunceli'ye gönderilmesi kararlaştırıldı. ANK.AR.A (Cumhuriyet Bürosu) - Kurultay tarihini belirlemek. ıl ve ılçe kong- releri ile ilgili değerlendir- me yapmak üzere toplanan CHP Parti Meclisi'nde (PM). Tunceh'deki olaylar tartışıldı. CHP PM üyesi Sabri Ergül. 7 y ıldır Güney- doğu'ya partıyi temsilen kimsenin gitmediğini ileri sürerken Genel Başkan Hik- met Çetin'i de "Memleketi olan Lice'ye bile gideme- mekle'" suçladı. CHP PM'de ayrıca kurultayın. partinin kuruluş yıldönümü olan 9 eylülde toplanması kararlaş- tınldı Çetin, PM toplantısı- nı açışında büyük kurulta- yın 9-10 eylül günlerinde yapılmasının önerildığini belirterek. 9 eylülün CHP'nin 72. kuruluş yıl- dönmü ohnası nedenıy le an- laın ifade ettiğinı bildırdi. Çetin, CHP'nin zor. özve- ri ve sorumluluk isteyen bir dönemi başanyla geçirdiği- ni belirterek "•6aylıksüreç- te bir parti adı altında örgüt- lendik. Ilçe kongrelerimizi tamamladık. Ağustosun 20'sine kadar tüm kongrele- ri tamamlayarak kurultaya gideceğiz'"dedi. PM toplantısının basına kapalı bölümünde Sabri Er- gül'ün istemı üzerine insan haklanndan sorumlu Devlet Bakanı Algan Hacaloğlu başkanlığındaki bir heyetin Tunceli'ye gönderilmesine karar venldi. Gündem dışı konuşan Sabri Ergül'ün, 7 yıldır partiyi temsilen hiç kimsenin Güneydoğu'ya gitmediğini belirtti. Öte yandan büyük kurul- tayını 9-lÜ eylül tarihlerin- de yapacak olan CHP, 23 il kongresıni tamamlandı. So- nuçlara göre 15 ilde SHP kökenliler il başkanı olurken Deniz Baykal yanlıları da ağırlık kazandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog