Bugünden 1930'a 5,448,242 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 8AĞUSTOS1995SALI HABERLER Ttosna girişimi' iki gün ertelendi • ANKARA (Cumhuri>et Bürosu)-"'Bosna için insanlık girişimi" çerçevesinde 9 ağustosta Mostar'a hareket edecek olan yaklaşik 200 aydının yolculuğu. Splıt Havaalanı'ndakı belirsizlik nedenıyle 11 ağustosa ertelendi. Girişimin sözcülerinden eski millervekili Ertuğrul Giinay, eskı Yugosla\ ya topraklannda onaya çıkan yeni durumun heyet tarafından değerlendirildiğini befırterek "Spliı Ha\aalanı kapalı olmazsa orada mahsur kalma tehlikesi meydana çıkmazsa 11 ağustosta Bosna'ya hareket edeceğiz" dedi. Hasan Heybetli gözaltmda • İSTANBIL(AA)- Yeraltı dünyasının ünlü isimlennden Hasan Heybetli. kokain âtemi yaptigı gerekçesiylc gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre. bir ihban değerlendiren İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesi'ne bağlı polısler Osmanbey'de bulunan Genç İşadamlan Dernegı'ne biroperasyon düzenlediler. Operasyon sonucu. 80 gram esrar. b\r miktar kokain \e 2 adet silah ele geçiren polisler. yakalanan 6 kişinın verdikleri ifadede Hasan Heybetlinin de kendileriyle kokain âlemi yaptığını sö> lemeleri üzerine aynı >ere >eni bir operasyon düzenlediler. Buoperas>on sonucu Hasan Heybetli yakalanarak gözaltına alınırken Heybetlfnin üzerinde herhangi bir uyuşturueu maddcye rastlanmadığı bildirildi. 36 kilo eroin ele geçirildi • VAN(AA)-Yan<ia. piya^a değeri 18mil>arlira olan 36 kilogram eroin ele geçirildi. Bir ihban değerlendiren emniyet müdürlügü kaçakçılık istihbarat \e harekât şube müdürlügü ekipleri. 49 AR 343 plakalı kamyonda yaptıklan aramada. arka ek dingilin sol lastiğinin içinde paketler halinde 36 kilo 481 gram eroin buldular. Olayla ilgili olarak Adil Oskay. Mehmet Celal Oskay. Kazım Oskay. Mehmet Selim Oskay. Nurettin Oskay ve Adil Bayhan gözaltına alındı. Suyolcu'yu vuran tetikçi • AYDIN(AA)-Aydın Valisi Kadir Uysal eski Kuşadası Belediye Başkanı Lütfi Suyolcu'nun öldürülmesi olayında tetikçi olarak aranan Fırat Erdoğan'ın yakalandığını açıkladı. İl genel meclîsi seçimi • ANKARA (AA)- Yeni kurulan Kilis \e Yalova illerinde yapılan il genel meclisi seçimlerinde. DYP yüzde 33.23 ile birinci parti oldu. İl genel meclisi seçimlerinin resmi olmayan kesin sonuçlanna göre. DYP 39 bin 526 geçerli oydan 13 bin 136'sını aldı. Seçimlerde. ANAP yüzde 24.83 (9813 oy) ile ikinci parti oldu. ANAP'ı sırasıyla RP yüzde 16.91 (6682 oy). CHP yüzde 11.33(4479 oy). MHP yüzde 11.15 <4408oy)izledi. 52 bin 665 seçmenden 40 bin 459'u sandık başına gittı. Böylece seçime katılma oranı yüzde 76.82 oldu. TVHB'den ilginç öneri • ANKARA (.\A) - Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Başkanı Hasan^ Metin, toplusözleşmelerde "Işçilere et ve süt ürünleri venlmesi" şeklindebir maddenin yer almasının işçi problemlerini çözebilecegini öne sürdü. Metin. düzenlediği basın toplantısında. gelişmiş ülkelerdeki kişi başına düşen hay\ansal ürün miktarı ile Türkiye'deki arasında büyük uçurum bulunduğunu belirterek. tarını \e hay\ancılığa gereken önemin verilmesini ıstedi. Hasan Metin. halen TBMM Bütçe Plan Komisyonunda bekleyen "Hay\ancılık ve Su Ürünleri Müsteşarlığı Kanun Tasansı"nın bir an önce yasalaşmasını istedi. Tansu Çiller, Almanya'nm suçlular cennetine dönüşmesinin engellenmesini istedi: EtLdn öııleıııler bekHyoruzBONN (AA) - Başbakan Tansu Çiller. Almanya'da Türk kuruluşlarına yapılan saldınlarla ilgili olarak. "Almanya'nın suçlulann cenneti haline gelmesine izin verilmemelidir"dedi. Çiller. "Almanva'daki Türk vatandaşlan için endişe duyduğunu" da söyledi. Almanyanın yüksek tirajlı gazetesi ~BUd"\ dün Başbakan Tansu Çiller ile yaptığı bir röportaja yer \erdi. Bir soru üzerine. "Almanya'daki vatandaşlanm için büyük endişe duyuyorum" diyen Başbakan Tansu Çiller. ""Hem de vatandaşlarımıza büyük güven duyuyorum. Gerçekten vatandaşlanmız >asadışı bölücü terör örgütünün terörünün bilinci içerisinde soğukkanlı davranıvorlar \e Alman makamlarından daha ctkin önlemler almalannı bekliyorlar" dedı. Başbakan Tansu Çiller. "Alman güvenlik birimleri Türk vatandaşlanm istendiği gibi koruyabiliyor mu?" sorusuna ise *u karşılığı \erdı: "Alman güvenlik makamları bunun için azami çaba harcnor. Ancak saldırıların sürdüğü de bir gerçek. Demek ki, alınması gereken daha bir mesafe var. Bu konuda Alman kamuoyunda yükselen sesler de sağduy unun bir göstergesi." "Almaroa'nın suçlulann cenneti haline gelmesine izin verilmemelidir" görüsünü dile getiren Başbakan Tansu Çiller. yerel planda Almanya'nın müsamahasından yararlanan terör örgütlerinin aynı zamanda Alman kamu düzenini de hedef aldığını kaydetti. Bu grupların terörü Alman topraklanna da taşıdığına dikkat çeken Başbakan Çiller. güvenlik güçlerinin saldırganların üzerine kararlılıkla gitmeleri \e suçlulan adalete sevk etmelerinin caydıncı etkisı olacağını kaydetti. "Yasadışı bölücü terör örgütünün gelecekte Almanya'da faali>et göstermesini önlemek için Alman gü\enlik makamları ile daha sıkı bir işbirliği beklivor musunuz?" sorusuna da Başbakan Tansu Çiller. şu >anıtı verdi: "Evet bekli>orum. Bu konuda temel bir mutabakatımız \ar. Ancak bu mutabakatın evaletlcr düzeyinde de tam olarak yürürlüğe konması gerekir. Bu bakımdan. Almanya'da suç işleyen yasadışı bölücü terör örgütü yandaşlannın iadesi önemli bir adım olacaktır." Saldırıların bir Türk-Kürt çatışması \eya onun uzantısı olnıadığına dikkat çeken Başbakan Tansu Çiller. Kürt asıllı vatandaşlann büyük çoğunluğunun teröre karşı olduğunu kaydetti ve "Onun için yasadışı bölücü terör örgütü ile Kürt asıllı vatandaşlanmızı mutlaka ayırmak gerekir" dedi. Türk vatandaşlartnın Almanya'daki yerel seçimlere katılmak istediklerini. bunu kendisinin de doğru bulduğunu kaydeden Başbakan Çiller. Türkler'in seçme-seçilme hakkıyla artık Almanya"da kalıcı olarak yaşayacaklarını ve bu hakkın. Alman toplumuna daha iyi entegre olmalanna büyük katkı sağlayacağını belirtti. Başbakan Tansu Çiller. çifte vatandaşlık konusunun Almanya'nın kendi iç sorunu olduğunu belirtti \e Türkiye'nin çifte vatandaşlığı kabul ettiğini ifade ederek. böyle bir olayın iki ülke arasında kalıcı köprüler ve dostluk bağları kuracağına inandığını söyledi. Başbakan Çiller. Alman vatandaşlığına geçmek isteyen vatandaşlann Türkiye'deki haklarını koruyan bir düzenlemenin yapıldığını da ifade etti. PKK'li hiikümlülere destek eylemi RP ilmerkezinde açhkgrevi İstanbul Haber Senisi - Cezae\lerindeki koşulla- rın iyileştirilmesi için yurt genelinde açlık gre\ i başla- tan PKK'lı tutuklu \e hü- kümlülere destek vermek isteyen bir grup. RP İstan- bul il binasıııda açlık grevı başlattı. RP İl Başkanı Mehmet Ali Şahin. eylem- cilerin binadan çıkmaması durumunda gü\enlik güç- lennden yardım isteyecek- lerini söylerken eylemciler binayı boşaltmamakta ka- rarlı olduklannı \ urauladı- lar. Önceki gün RP'nin Top- kapı'da bulunan il binasına gelen. çoğunluğunu kadın- ların oluşturduğu 50"ye ya- kın kişi. ey lemlerine dün de devam etti. Binanın ikinci katındaki bir odada açlık gre\ i ba^latan grup. eylem- lerine son verrneyecekleri mesajımverdi.Öğlesaatle- rinde eylenıcilerle görüş- mek amacıy la binay a gelen Erzurum Baöımsız Millet- vekilı Abdülmelik Fırat. RP'li yetkililerin kendisine izin vermediğini söyledi. İyi niyet için geldiğini söy- leyen Fırat. "Beneylemcile- re geçmiş olsun di\ ecek, ey- lemlerini banşçıTolarak bi- tirmelerini isteyecektim. RP'liler oylemcilerle görüş- nıeme izin vermedi" dedi. Grubun güvenliği nede- niyle içeriye basın mensup- lannın aiınmadığını söyle- yen 11 Başkanı Şahin. ey- İemcilerin kendilerine "Ce- zae\ inde açlık gre> inde bu- lunan tutuklulara destek \ermek amacıyla açlık gre- \\ başlattık" açıklamasını yaptığını belirtti. Binaçe\- resinde yoğun güvenlik ön- lemleri alındığı sırada ço- ğunluğu kadın ve çocuklar- dan oluşan eylemciler pen- cerelere. "BM \e Kızdhaç. Kürdistan'a he>et gönder- sin". "Cezaevlerindt her tüıiü basku işkence \e in- sanlık dışı uygulamalara son". yazılıdÖNİzlerastılar. 'Düşünceye Özgürlük'ün ifadesi almdı "Düşünce Suçuna Kaı-şı Cirişim"in kampaması çerçe\esinde \ayımlanan ~Düşünce>e Özgürlük"1 kitabının ya>ıncısı olan aydın \e sanatçıların ifadeterinin alınmasına de\am edili>or. Dün de Gürcr Ybntan. Ya\nz Ozkan. Latife Tekin, Ragıp Zarakolu, Murat Morova, Ayşenur Arslan ve Güner Sarıoğlu'nun ifadeleri, DGM Savcısı Ayiaç Tola\ tarafından alındı. Düşünce Suçuna Karşı Girişim adına bir açıklama \apan Şanar Nurdatapan. kitabın yavımlanmasından sonra yayıncıların kendi isteklcriylc ifade \erme\e geldiklerini. ancak bu kez va\ ıncılann sa> cı tarafından ifade \erme>e çağnldıklannı söyledi. Hakkında dava açılan 99 yayıncıyla ilgili da\aya 24 ağustosta başlanacağım anımsatan Nürdatapan, çalışmalannın •düşünce suçu' tamamen kaldınlıncaya kadar süreceğini belirtti. (Fotoöraf: KUBİLAY TÜNTÜL) GUNDUZGOZUYLE MELİH CEVDET ANDAY Tarihe Bakmak Tarihe nasıl bakılır, bilmiyoruz. Irkçılık ve din duy- gusu, bu konuda doğru düşünmemizi engelliyor. Or- taasyalılık nedense bir kahramanlık gururu uyandı- rıyor bizde; İslâmiyet ise, uygarlık tarihine yabancı düşmemiz sonucunu doğuruyor. Bu sınırlandınlmış kafa yapısı, düşman ve kâfir ile dolduruyor dünya- mızı. Bu iki kavramı geçmişe uzattıkça uzatıyoruz. Kenan Evren'i. Çin'e gittiğinde, ünlü Çin duvan- na götürmüşlerdi, adam dünyanın yedi harikasından biri olan bu duvan gördüğünde. "Sız bu duvarı bi- zim için mı yaptınız?" dedi. Utandım. Çin uygarlığı, uygarlık tarihinin şaşırtıcı evrelerin- den biridir: Çinliler yarattıkları yenilikleri, güzellikleri göçebelerin saldırısından korumak için örmüşlerdi duvarı. Ben ne diye kendimi o ilkel sürüden saya- yım! Ama Kenan Evren saydı ve bununla övündü. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın, Hitit düşmanlığı, tarihin islâm ile başladığı inancından dogmaktadır; islâm'dan önce ne tarih vardı, ne uy- garlık. İlkçağ kalıntılan putatapariıktan başka bir şey değildir, Hitit geyiğini kırıp atarsınız olur biter. Bu dargörüşlülüğün parlak örneklerinden birini de Alparslan Türkeş verdi. Milli Hareket Partisi Baş- kanı, geçen gün televizyonda, kendisine sorulan Hi- tit uygarlığına ilişkin bir soruyu yanıtlarken şöyle de- di: - Hitit, Isa 'nın doğumundan önce yok olmuştur. Bugün Hititçe diye bir dil konuşuluyor mu yurdu- muzda? Böyle saçma sapan sözleri konu edinmek zorun- da kaldığım içın üzülüyorum. Hititçe var. ama konuşulmuyor, yazılı metinleri or- tada duruyor. Bu tür dillere "ölü dil" denir, bilim adamları çözer o tür dilleri ve uygarlık tarihine arma- ğan ederler. Böylece biz, geçmişin sorularia dolu kaynakiarına biraz daha yaklaşmış oluruz. Geçenlerdeyazmıştım, yineleyeyim: İngilteretari- hi, Ada'nın tarihidir. ingilizler onu Britonlar ile başla- tırlar. Oysa bugün Britonca diye bir dil yoktur orta- da. o dilden kalma birkaç sözcük bulunur bugünkü ingilizce'de: Cradle (beşik) gibi. Yazımın sonuna yaklaşırken, Andre Clot'nun "Fa- tih Sultan Mehmet" adlı özgün araştırmasından bir alıntıda bulunmak istiyorum. "Midilli seferinden dönüşte, oraya yakın bir yer olan Troya harabelerine gitti. 'Kahraman Achile- us'un, Ajax ın veötekilerinin mezarları nerede?' de- di. 'Ne mutlu onlara ki Homeros'un dilinde destan olmuşlar.' Daha sonra 'başını iki yana sallayarak' di- ye anlatmayı sürdürüyor Kritobulos. 'Troyalılann bütün Doğu'nun Batı'dan gördüğü haksızlığın öcü- nü aldığını söyledi.' Genel kanı, Türklerin Troyalıla- nn devamı olduğu doğrultusunda idi." Troya'da hangi dilin konuşulduğu bilinmiyordu, gene de bilinmiyor. Peki, Fatih Sultan Mehmet ap- tal mıydı ki, Troyalılan soydaş saydı? Hitit, Homeros'un anlattığı savaşta, bütün Anado- lu gibi, Akhailere karşı Troya'dan yana yer almıştı. Anadolu tarihini benimsemek, bizim ırkçılara da uygun düşmüyor, şeriatçılara da. İPGenel Başkanı Doğu Perinçekin yanıti: Devlete tavır, emperyalizme karşı mücadelede belirlenir 'Slupla "eleştin\or. osyalistler Tartışıyor' dizisinin l8Tem- muz 1995 tarihlı. 5. gününde. Mihri Bel- li. 1970lı yıllardaSovyet Sosyal-emper- yalizmıne \e günümüzde PKK've karşı ta\ rımızı. gerçeğe dayanmayan yorumlar ekleyerek \e arkadaşça olmayan bir üs- So^yetler Birliği ve kapitalizme geri dönüş Türkı\e İşçı Kö\lü Panısı. l970"ien başlavarak So\\etler Birliğı'nde emekçıleri ezen birhâkim sınıfoluştuğunu \e bu sınıfın ülkevi kapitalizme geri götürdüğünü saptadı. Ba^ta sahte "TKP" ve bu arada Mihrf Belli'le'r. 1990'a kadar yır- mi yıl "Ceri dönüş de nc demekmiş, hiç tarih geri gider mi?"dediler \e bizi > anti-So\A'et''olmakla suçladılar. Bu tartışma sonuçlandı. Rusya yönetimı. 1990 yılında re- jımin üzerindekı örtüvü kaldırdı \e kapitalizme geçtiklerinı ılan etti. Kapıtalizmi ilan edenler. Gorbaçov-Yeltsin'lerdi. başka deyışle 'sosyalisf olduğunu söyleyen birdevletin. adı 'komünist' olan bir partınm lıderlen. Bu olav. So\\ctleı Bırliği'nde kapitalizme geri dönüş sü- recınin daha önceki bir tarıhte başladığını kanıtladı. Çünkü bırsistemi. liderlerdeğil. ancak bir sınıfkurabilir. Kapitaliz- mi burju\azı kurar. sosyalızmi de işçi sınıfı. Herhalde Rus- ya'da kapitalizmi. işçi sınıfı \e gerçek Komünist Partisi ge- tırmedi. getiremezdi de. So\yetler Birliği'ndeGorbaçov'lar- dan önce bir de\ let burju\azisi oluştuğu ve hem partiyi. hem iktidan ele geçirdiği içindir kı. o sinıf kapitalizm yolunu tut- tu. Okuyucular. bu sürecın çok yöniü birtahlilıni **Stalin''den Gorbaço\"a adlı kitabımda bulabılirler. Bugün Rusya'daki komünist parti ler(Rus> a Komünist İşçi Partisi \e Bütün So\- yeı Bolşe\ik Komünist Partisi) Rusya'da kapitalizme geri dönüş sürecinın 1956 yılında başladığını ve Kruşçev-Brej- ne\-Gorbaçw'ların temsıl ettiği burju\azınin bu süreci vü- rüttüğünü belirlıyorlar. Bu partilerin genel sekreterleri. İşçi Partisi'nin 3. kongresıne katıldılar ve bu görüşlerini Türki- >e kamuoyuna da açıkladılar. Mıhrı Bellı. bu konuvu açmasaydı. biz üzerinde durmu- >orduk: Hayat. Mihri Bellf lerin Rusya'da kapttalizme geri dönüş olmadığı \olundakı o kaskatı tezlerini çürüttü. Bizim tezımızisedoğrulandı. O kadar ki. Rusya'daki komünist par- tıler artık bizim tahlilimızi sa\unuyorlar. Dahası. yayımla- dıklan kıtaplarda. tşçı Partisi'nin SoNyetler Birliği sürecıni tahlılde. düny a ölçeğmde önemli bir teorik bırikıme sahip ol- duğunu belırtiyorlar. (Kıtapçık ekli) İşçi Partisi'nin bu ko- nudakı teorik görüşleri bu partilerin organlannda sık sık ya- yımlanıvor. Böylece hangi tezin 'anti-Smyet' olduğu da ortaya çıktı. "SovyetlerBirliği'ndegeridönüşolamaz'" dıyenler. Kruşçev- Breıne% lenn kapıtalizmi geri getirmelerine destek oldular. daha önemlısı Türkıye'de sosyalizme ilişkin devrim karşıtı bir görüşü yaydılar \e 1990'lardaki büyük düş kınklığı \e çözülü^e hızmet eden bir teorik çizgı ızlediler. Mihri Belli. "yaratıcıMarksiznii'savunuyor. Işte 1970'lerde 'yaratıcrta- vır. sosşalizmde gen dönüş tehlikesini ve sınıf mücadelesi- ni saptamıştır. Bu süreci kavramayanlarda iseteori donmuş. kalıplaşmıştır. So\>et Sosyal-emperyalizmı yandaşlığı ile emperv alizmın •değişimciliği' arasında çok kısa bir yol oldu- ğu zamanla göriildü. Eski Sovyetler Birliği hık deyicilerinın önemli bir kesınıı. bugün Cem Bojuer'lerle buluştu. Neo-li- berallerın yatıp kalkıp saldırdıkları güç ise. İşçi Partisi"dir. Bugün sos> alızmi ayakta tutan. 1960 ve 70'lerde Mao'nun ışık tuttuğu So\yet re\izyonizmi eleştirisıdir. Bilimsel sos- \alızm. bu eleştirı sayesınde, dünyadaki süreçleri açıklaya- bilen birıcik teorı olduğunu bir kez daha kanıtlamış. Bu eleş- tirişi dışla>an teori. 1990 yılında gerçekten de bitmiştır. 21. yüz\ ıla köprii kuran. Mao'nun bu önemli katkısıyla zengın- leşen.\aratıcı Marksizıııdir: Sovyetrevizyoııızmıdeğıl. Bu- gün so>\alızm davasını .sürdüren bütün partıler. Sosyetler Bırlığı'ndekı gen dönü^ sürecini açıklamaya çalışırken. Mao'ya ba^\uru\or \e onun katkılarını keşfediyorlar. Bu arada bizim İşçi Partımizin teonk çabalarına büv ük değer ve- Dünyada veTürkiye'de sosyalizmin geleceği SOSVALİSTLER TARTIŞIYOR riyorlar. Uluslararası komünist hareketi izleyenler. bu gerçe- ği görürler. Buraya kadan teoriye ilişkindi. Siyasete gelince. Mihri Bellı yanlış bılgi veriyor. Türkiye işçi Köylü Panisi. devrı- min stratepsini belirleyen temel çelişmeyi. herzaman "Tür- kiye halkı ile emperyali/m ve feodalizm arasında" diye belıı - ledi(Doğu Perınçek. TiirkıveDevrinıının ^blu. Avdınlık Ya- yınları. Mavıs 1979. s. 69."ayrıca TİİKP Programı). Politik düzlemdeki baş düşman ise. "Sov\eder Birliği"değıldı. Tİ- İKP. 1977 vılında baş düşmanı "iki süper devlet" olarak ta- nımladı (TllKP 1. Kongre Belgeleri. Avdınlık Xa\ ınları. Şu- bat 1978. s. 40). 1979 Mavısı'ndayayımlanan stratejıve iliş- kin kitabım. avnı saptamavı sürdürüyor (Türkıve Dcvrimı- nın Yolu. s. 93). 1980 yılı ocak avındaki TİKP 1. Kongresı. temel çelişme ve baş düşman saptamalarını değıştirmedı. "Ne Amerika ne Rusya, Bağımsız Demokratik Türkiye*1 te- mel sloganını devanı ettırdi (bkz. Türkiye !şçi Kövlü Partı- si'nin Siyasi Çızgisi. TİKP Yayınlan. Ankara. Mart 1980) TİKP. l-2Haziran 1980'detoplananbaşkanlık kurulukarar- larıyla faşist tırmanışa karşı mücadeleyi. 'günün göre\i' ola- rak belirledi. Bunlarla birlıkteTlKP. Sovyetler Birlığı'nın özellikle Af- ganıstan'ı ışgalinden sonra inısıyatifi ele almasını abarttı. •yükselen emperyalistten kaynaklanan bir düny a savaşı teh- likesi olasıtağına' \e Sovyet Sosyal-emperyalızminin Türki- ye üzerindeki tehdidi saptamasına dayanan politikalar üret- ti. Bu hatalannı 1980'li yıllarda özeleştirilerle düzeltti. Öze- leştıri. 27 Arahk 1992'de toplanan TİKP 2. Genel Kongre- sı'nde onaylandı. (Teori. sayı 38. Şubat 1993) Kürt sorununa \e PKK'ye tavır Mihri Belli. "Devletin baş düşmanı PKK. Perinçek'in de başdüşmanıPKK**diyor. Gerçek dışı! Ne teorı. program \e siyasetlerımize bakarak. ne de pratiğimizden böyle bir sap- tamayavarılabılir. İşçi Partisi'nin baş düşmanı emperyalızm ve işbirlikleridir. işçi Partisi. özellikle Körfez Savaşı'ndan beri PKK'y ı "Ye- ni Düny a Düzeni" içinde rol isteyen bir çızgıye girdıği için kararlı bir tavırla eleştiriyor. Çünkü işçi Partisi. emekçi sı- nıflan seferber eden ve örgütleyen. Türk ve Kürt emekçile- n birleştiren birçizgi izlıyor "Emekçicumhuriyeti** içın mü- cadele edıyor. Çağımız dev rimlerinin "emperyalizmin zayıf halkasında' olduğunu ve olacağını bilıyoruz. Lenih'ın bu teorisi. bütün 20. yüzyıl pratiğinde doğrulandı. Günümüzde de devrim. "Yeni Dünya Düzeni" ile he>aplaşmanın ürünü olacaktır. PKK ise. Körfez Savaşı'ndan sonra hem teoride hem de pratikte "Yeni Dünya Düzeni" projesiyle uyumlu bir çizgıye gırmiştır. Türkiye emekçıleri. 1989 baharından bcrı emper- yalizmin özelleştinne programına. IMF reçetelerıne karşı kıtlesel bir mücadele yürütüyor. Bu cephele^mede PKK lı- deri. açıkça "YeniDünyaDüzeni'nın yanında \erah\or. Ara- lık 1994'teemperyalistbüy ükdevletlenn lıderlennebırınck- tup yazarak 'acil müdahale" istedi. Böy le bir miidahaley i ko- ^ulsuz destekleyeceğinı belirtti. Daha birkaç gün önce gaze- teler. PKK'nin vönlendirdıöi heyetlerin ABD'den 'arabulu- culuk" talep ettikleri haberini verdi. Yine Apo. "Yeni Dünya Düzeni" stratejısıne uygun olarak. Türkiye ile iran. Suriye. Irak. Ennenistan. \unanistan gibi mazlum ülkeler arasında- kı çelişmelerı derınleştiren. mazlumlararasındaki çatlaklar- da hayat alanı arayan bir çizgı ızliyor. Dahası. Apo. Sevr'i açık açık savunuyor. Enıperyalizme bundan daha somut bir bağlılık. mazlum milletlere karşı bundan daha somut bir düş- manlık olabilir mi? Yıne Apo. Sev r yandaşlığıy la tutarlı ola- rak. Türkiye"dekı Sevrcıleri enyakındostolarak görüyor. Ba- tı televızyonlarına verdığı demeçlerde. Cem Boyner'leri en yakın müttefik kabul ettiğini söylüyor: IMF'nin Türkiye'de- ki birinci şubesı olan YDH ile birlikte "demokrasi' mücade- lesı v erdığmi belırtıyor. Apo daha önce de Turgut Özal'a hay - ranlığını açıklamıştı. Tutarlı. hep "Yeni Dünya Düzeni"nin temsilcileriyle bir- leşme peşinde. Apo tavnnı gızlemiyor. tıpkı Talabani ve- Barzani gibi ABD ve Çekiç Güç'ün koruması altında bir kukla ıktidar yaratma stratejısıni benımsedi. Baş düşman Türkiye"dır. baş müttefik ise emperyalistler. Apo. emperya- lıstleri yeğledi. Türkiye emekçılerıyle birleşmeyi reddetti. Daha kötüsü. "Yeni Dünya Düzeni"ne bel bağladığı için. Türk ve Kürt halkları. Sünni ve Alevi kitleler arasında düş- manlık kışkırtma çızgisıne girdi. Erzincan Başbağlar ve Er- zurum Yavı köylerınde "Türktür" diye köylüleri kurşuna dizdırdi. "Türktür"diye öğretmenleri katletmeyi marıfet sa- y ıyor. Türklerin yoğun yasadığı yerlerde mağazalara bomba attırdı: otobüslere. turistik yerlere. kahvelere sabotaj yaptı: gazete köşelerinden "Türklerinormanlannıyakın" talimat- lan yayımladı vebutalımatlaruygulanıyor. "Türklerecişbü- cüştür: dünyanınenbarbarmilletidir" gibi saçma sapan "ori- yantalist" görüşlerle Türk düşmanlığının teorisinı yapıyor. komintern programında "Dünya devriminin halkalarından biri" olarak kabul edilen Kemalist devrim. Apo'nun teori- sinde ABD'yle birlikte yıkılacak baş düşmandır. Dinci geri- cilık ise yerel plandakı baş müttefik. Bu çizgiyı onaylayan- lar. biraz işçilerin köy lülerın arasına girsinler. bakalım nasıl karşılanacaklar? Özetı. dünya sermayesinin ınerkezlerinden bakıldığı za- man Apo, OzaU Çiller ve Boyner'le aynı programı benimsi- yor vc kendisini büyük emperyalist devletlere kullanılacak bir kart olarak sunuyor. Elbette ABD'nin ilk tercihi. Türki- ye'dekı işbirlikçılerdir: ancak onlara Kuzey Irak'taki kukla dev letçiği himaye etmey i day atırken PKK'yı kullanıyor. Was- hington. Türkiye hükümetini şöyle tehdit ediyor: "Taşeron- luğu kahul ctmezsen. PKK sorununu da çözemez ve ulusal- dinsel boğazlaşnıalann içineyuvarlanırsın". Son Cl A analiz- lerınde PKK'den "en ulusal veen modern Kürt örgütü' diye söz ediliyor. Mihri Belli'nin Türkiye emekçılerini öncü partide örgüt- leme ve mücadeleye seferber etme diye bir sorunu yok. Hep emekçilerin dışındaki kuvvetlere bel bağlıyor. O nedenle P- KK"ye tav ır alınmasını anlay amıyor. Dahası. oklannı Türki- ye emekçisi ile Kürt halkını birleştirme mücadelesi veren İş- çi Partisi "ne yöneltıyor. Evet. Mustafa Kemal. Samsun'a çıktığı zaman denklemi kurdu. Türk \e Kürdü birleştırmeden emperyalizme karşı sa- vaşılamayacağını saptadı ve buna uygun bir pratiğe girdi. iş- çi Partisi'nin yaptığı da budur. Kurtuluş savaşımızın anaya- sal değerdekı ilke ve politikalannı yenıden yürürlüğe koya- lım önerisini bir program haline getirip açıkladık. belgelerı- ni yayımladık. Daha önemlisi. 1980'lerin ortalanndan beri. Kürthalkına uygulanan baskılann karşısma köy köy ilçe il- çe dıkildık: bölgede 13 yerde kitlesel toplantılar yaparak. 1990 kitle hareketlerinı başlattık. Kürt sorununu Türkiye halkına kavratmada önemli bir rol oynadık. Kürt sorununun küreselleşmesınin karşısına tek başına çıkan da. tşçi Partisi oldu. Açıkça Sevr'i savunan bir Apo ile nasıl ittifak kurulur? Açıkça Cem Boynerı yeğleyen Apo ile ittifak. IMF'nin Tür- kiye emekçılerini ezme planına katılmak anlamına gelmez mi? Mustafa Kemal. Sevr'i savunanlarla mı kurtuluş savaşı verdi'.' Parıs'teki Kürt Teali Cemiyeti ile mi birleşti? Kürt hal- kını Türkiye emekçilerine düşman etme çızgisinde hayat ala- nı arayanlarla mı ittifak etti? Türkiye emekçileri ile Kürt halkı elbette omuz omuza mü- cadele edecek. Bu mücadelenin eksenı emperyalizme ve iş- birlikçisi Özal'lara. Çillerlere. Boyner'lere karşı kararlı ta- vır olıışturur. Asıl devletle birleşenler. Çekiç Güç'ü ve am- bargoyu ABD'nin dayatmasıyla ve Türk devletiyle birlikte onaylayanlardır. Asıl devletle birlikte hareket edenier. em- peryahzmden 'insan haklan" ve 'özgürlük" içın *actl müda- hale' talep eden Apo'y la ittifak edenlerdir. Bu çizgı. işbırlik- çilerin yönettıği Türk dev letınin ötesınde büyük emperyalist devletlerle birleşmıyor mu? Emperyalisler devlet değil mi? Türk dev letine karşı emperyalist devletlerle ittifak ederek ne- reye varılır? Mihri Belli. Sevr'i savunanlara tavır almamızı. 'de>letçi- lik" olarak suçluyor. 15-16 Haziran 1970 işçi Hareketi'nden sonra sıkıyönetime tavır aldık diye bize "Ordu ile aramızı bozuyorlar" suçlamasını yöneltmiş ve işçilere baskı uygu- larken. "Ordu miletin ordusudur" manşetleriyle dergi yayım- lamıştı. Çünkü 12 Mart 1971 "e giden süreçte 27 Mayıs ör- neği birilenci askeri müdahaleyebel bağlamıştı. Gençlik ha- reketi içinde çıkan maceracı eğilimleri de bu nedenle teşvik etmişti. Yine "Ordu Kıbnsa" şiarı da onundur. Kıbns'a as- ken müdahaleyı eleştirdiğimiz zaman. devletin yanında ta- v ır almıştır. Bugün ise yine Türkiye emekçi hareketi dışında çözümlerin peşine takılmıştır. Bunlann hepsini topladığımız zaman. Mihri Belli'nin düşünce veenerjisini emekçilennör- gütlenmesine yoğunlaştırmayan çizgisi ortaya çıkar. Doğru olan milli demokratik devrim stratejisine ne yazık ki böyle yanlış bir yorum katmıştır. Cumhuriyet'teki görüşmeden de anlaşıldığı gibi. şu anda da aklı fikri. Türkiye'nin sağa kayı- şını önleyecek bir dinamizmi içinde banndıran genel eylem- de değil. emekçi mücadelesinin ayağına dolaşan. bu amaçla devlet tarafından kullanılan birtakım başıbozuk hareketler- dedır. Devlete karşı bilimsel sosyalist tutum Devlete kan>ı bilimsel sosyalist tutum. belırleyici önem- dedir. Lenin, çağımızda dünyanın ezen ve ezilen ülkeler ol- mak üzere iki kampa ayrıldığını saptadı. Yine Lenin. devri- min 'emperyalizmin zayıfhalkasında'olacağını teorileştirdi. Komünist Enternasyonal bu tahlili ve devrim teorisinı kabul etti. işte emperyalizm çağında devlete karşı tutumun anah- tan buradadır. Biricik emekçi çizgisi. dünya ölçeğindeki ezen-ezilen kamplaşmasında doğru saf tutmak, yani emper- yalizme karşı mücadeleyi esas almak ve her ülkede emper- yalızmi (ve işbirlikçilerini elbette) zayıflatarak('zajifhalka' teorisi(devrımi başarmaktır. Devrim. emperyalist sistemden kopmaktır. Dev lete karşı tavrı. bu genel çizgi belirler. Örne- ğin Körfez Savaşı koşullannda Irak devieti düşmanlığı ya- parsan, ABD'nin ve Ozal'lann yanına oturursun. oturmuş- lardır. Bugün Apo'nun yaptığı gibi. 'ikinci Cumhuriyetçiler' ve şeriatçılarla birlikte Kemalist devrim düşmanlığını esas alan bir çizgi izlersen. yine Graham Fuller'lenn programını uygularsın. emperyalizm ve Çiller takımı ilebuluşursun.bu- luşmaktadırlar. Dev lete karşı mücadele. emperyalizme kar- şı mücadele ekseninde devnmcı bir içerik taşır. Dev let de zaten binyılların verdiği deneyimle hangi kuv- veti ciddiye alacağını bilir. En önemlisi. siyasal örgütsüzlü- ğü kırk yıla varan bir süredir gelenek haline getirenlerle bir sorunu yoktur. Dev letin kendi örgütlerini bilgilendirmek içta hazırladığı raporlarabakıyoruz. artık 1970 yılından beri Mih- ri Belli'den söz etmiyorlar. Aynı raporlar. bugün İşçi Parti- si'nın temsil ettiği hareketi. Türkiye solu içindeki en ciddi tehdit olarak değerlendiriyorlar. MarmaraBrifingi'ne.terör- le mücadeleye ilişkin "BeyazKitap"a. Hiram Abas \e Meh- met Eymür'ün değerlendırmelerine ("Analiz") bakılabilir. Eski kuşakların sosyalistlerı beni iyi tanır. sosyalizme e- mek verenlere içten bir saygım vardır. Onlara bu büyük da- vayı bize taşıdıklan için çok şey borçluyuz. Mihri Belli. be- nim bu özelliğime güvenerek yine ölçüsüzkonuşmuştur. Ne yapalım adeti böy ledır. "BÎTTİ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog