Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

8AĞUSTOS1995SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER 700 bin işçi, masada bitmeyen sözleşme pazarlığma iş bırakarak çözüm arayacak Türk-Iş'ten bir günlük grevANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hü- kümetin kamu işçisıne yaptığı yüzde 5 4 oranındaki ortalama ücret artışı önerisinı reddeden ve yeni bir teklıf sunulmayan Türk-Iş. masada bitmeyen sözleşme pa- zarlığına. bugün ışyerlerindeiş bırakarak ve ışyerlerinı terk etmeyerek çözüm ara- yacak. Türk-lş'in.grev yasağı kapsamın- daki ışkolları ıle basın dışındaki işkolla- nnda gerçekleştıreceği iş bırakmaeylemi- ne. örgrütlü kamu çalışanlan da destek ve- recek. Kamu kesımınde örgütlü olmayan DtSK'e bağlı sendıkaların üyelerı de ış- yerlerinde bildırileroku> up, iş yavaşlata- rak eyleme katkıda bulunacak. Hak-lş Yönetim Kurulu da eylemi haklı ve meş- ru gördüğünü belirterek destekleme ka- ran aldı. Türk-Iş Genel Başkanı Bayram Me- ral'in açıklamasına göre. eylem bugün çeşitli işkollannda "halkın tepkisini çek- meyecek" bıçimde vaşama geçırilecek. DeNİet Bakanı Daçe'nın ardından, basın toplantısı duzenleyerek hükümetin iddı- alannı yanıtlayan Meral de sorunu "raa- sa başında" çözmek ıstediklerini vurgu- ladı. Hükümetin eylemi yasadışı ilan et- mesinı "politik bir tavir" olarak nıtelen- Türk-lş'in, grev yasağı kapsammdaki işkollan ile basın dışındaki işkollannda gerçekleştirileceği iş bırakma eylemine. örgütlü kamu çalışanlan da destek verecek. Kamu kesiminde örgütlü olmayan DtSK'e bağlı sendikalann üyeleri de, işyerlerinde bildiriler okuyup, iş yavaşlatarak eyleme katkıda bulunacak. Hak-lş Yönetim Kurulu da eylemi haklı ve nıeşru gördüğünü belirterek, destekleme karan aldı. • Hükümetin eylemi yasadışı ilan etmesini "politik bir tavır" olarak nitelendiren Meral. "Siyasetçilere meydanı darederiz. Hükümet. ülkeyi 12 Eylül havasına sokmak mı istiyor?" dedi. Meral. hükümetin. eylem nedeniyle işçilerin tazminatsız olarak işten atma tehdidine de "Bedelini pahalı ödetiriz" karşılığını verdi. Meral, işçilerin zam değil, "ücretlerini enflasyon karşısında korumak" istediklerini yineledi. dıren Meral. "Siyasetçilere meydanı dar ederiz. Hükümet. ülkeyi 12 Eylül havası- na sokmak mı istiyor?" dedı. Meral. hü- kümetin. ey lem nedeniyle ışçıleri tazmi- natsız olarak ışten atma tehdidine de "Be- delini pahalı ödetiriz" karşılığını \erdi. Meral. işçilenn zam değil. "ücretieri- ni enflasyon karşısında korumak" ıste- diklerini yineleyerek. hükümetı sorunu çözmekten kaçmakla suçladı. Enflasyon oranındaki ücret artışı isteklennı hüküme- te sunduklarını ifade eden Meral. Türk- Iş'in 3 ocakta AN'AP'a karşı gerçekleştir- dıği işbırakmaeylemini DYP~veSHP"nin destekledığini anımsatarak "Muhalefettey- ken 3 ocakgenel eylemine destek verip, bu- gün iktidardayken aynı eylemi yasadışı- lıkla suçlamak.dev letciddiyetiv le bağdaş- maz. Bö> le da\ ranan kişilerin gü\enirliği ciddi biçimde sorgulanır. Bugün vürür- lükte bulunan yasalar. 3 Ocak 1991 tari- hindedeavnenvardı"dcdi. DYP'nın bu- gün eylemi "yasadışı" olarak nitelendır- mesıni "çirkin bir politiktaMr" olarak ni- telendiren Meral. "Demokratik tepkile- rini gösteren işçiye karşt. hükümet yanlış bir ey leme kalkışacakolursa.siyaset mey- danlannı onlara dar ederiz. Onlan. mey- danlara çıkartmayız. Hükümet. vaptığı kadar halkın karşısına çıkacakhr" dedı. İş bırakma eylemınin. 87 sayılı Sendıka Ozgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının ko- runması'ııı öngören L'Iuslararası Çalış- ma Örgütü (ILÖ) Sözleşmesi"ne göre ya- sal olduğuna dıkkat çeken Meral. "Dün ne vaptıysak. ülkemiz için, bugün de onu yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz" dıye konuştu Devletın 3-5 faızcıye \er- diğini işcılerevermekten kaçınmasınıeleş- tiren Meral. yıldırma \e sındırme polıtı- kaları ile sorunların çözülemeyeceğını vurguladı. Meral. hükümeti "akîımbaşı- na toplamaya"çagırarak "Bu masa nere- dey se. Allah aşkına nıerak ediyorum? Ça- ğırsınlar. Sorunlan göriişerek çözelim. Hü- kümvtin tutuınu devam ederse, Türk-İş Başkanlar Kurulu. y annki bir günlük ey- lemden sonra. önümüzdeki günlerde tnp- lanarak daha etkili eylemleri yaşama ge- çirecek" dedi. Meral. Dev let Bakanı Da- çe"nin. Türk-Iş'ın uzlaşmayı "seçim dö- neminde"olduğu için gecıktirdıği ıddi- asını yalanlayarak "Bu.işin birtarafı. Hü- kümet ciddi bir teklifgetirdi de mani olan başkan ya da yönetim kurulu üvesi mi var? Kendileri de seçime gidiyor. fl olma- yan yerleri il vaptilar. Dev letin triryonlan- nı. halkın sırtına vüklediler. Kendi siyasi gelişmeleri için kullanıyorlar. Niye yapıyor- lar? Niye kendi maaşlannı y üzde 5 arttır- mıvorlar?" dedi. fşçılerın yarından sonra "Daljja dalga Ankara'ya gelerek. Başhakanlık Konutu önünde toplanabileceğini" de kaydeden Meral. bugünkü eylenılerde "halkısıkın- hya sokmamaya" özen göstereceklerini belirtti. Basın başta olmak üzere bazı iş- kollannda evlem yapılmayacağını kayde- den. ancak bu işkollarının adParını açık- lamaktan kaçınan Meral. "Şalterin inme- si. hastanelerin, otobüslerin durması, su- lann kesilmesi, Başbakan'ın gaz lambasıy- la oturması demektir. Kademeli olarak çö/meyeçalışıyoruz. L Ikeseverliğimizjyi- niyetimiz Başbakan tarafından ciddiye alınmıvor" dedi Başta ulaşım olmak üzere tüm hizmetler aksayacak îstanJndMa yaşam duracakİstanbul Haber Servisi -Türk-îş'in bir günlük ış bırakma ve 24 saat boyunca işyer- Terini terketmeme karan. bugün Istanbul'da eylemlerle desteklenecek. Kamu işyerlerin- de üretim dururken. sabah saat 06.00"dan iti- baren vapur ve İETT otobüs seferleri yapıl- mayacaöı için ulaşım felç olacak. Türk-lş. işyerlennı terk etmeme karannı kesinleştirirken. tstanbul'da Türk-lş'e bağ- lı bazı sendikalann şubeleri ile kamu çalı- şanlan sendikalannın bazı şubeleri proîes- tolannı Aksaray ve Kadıköy"de toplanarak eerçekleştirme karan aldı. DİSK de Türk-lşin eyle- mini işyerlerinde biidiri okuyarak destekleyecek. Türk-lş 1. Bölge Başka- nı Faruk Büyükkucak Türk-İş Başkanlar Kuru- lu'nunaldığı eylem karan- nın işçilerin tam katılımıy - la gerçekleştirileceğini be- lirtti. Kamu işçilerinin gerçek- leştireceği. DİSKve kamu çalışanlan sendikalannın da destek vereceği iş bırak- ma eylemi nedeniyle İstan- bul "da günlük hayat hemen hemen duracak. Şehir hat- ları vapurları ile beledıye otobüsleri bugün saat 06.00"dan itibaren çalışmayacak. Demiryol- IşSendikası'na bağlı işçilerin eylemi nede- niyle ise tren seferlerinde çeşitli aksaklık- laryaşanacak. Türk-lş'in ey lemi büyük kent- lerdeki ulaşımı felç ederken. özellikle ener- ji ve sağlık gibı stratejik işkollannda da gü- cünü hissettirecek. TEK ve Tes-lş'te örgüt- lü diğerenerji işçilerinin eylemi nedeniyle elektrik şebekelerinde bir gün boyunca ba- kım-onanm hizmetlen verilmeyecek. Teh- like ıçerenler dışındaki anzalar da gideril- meyecek. Petrol-lş üyesı işçilerin iş bırak- ması i^e buaün akarvakıt vikıntısına neden • Türk-lş. işyerlerini terketmeme karannı kesinleştirirken, Istanbul'da Türk-lş'e bağlı bazı sendikalann şubeleri ile kamu çalışanlan sendikalannın bazı şubeleri protestolannı Aksaray ve Kadıköy'de toplanarak gerçekleştirme karan aldı DİSK de Türk-lş'in eylemini işyerlerinde bildiri okuyarak destekleyecek. olabılecek. Dolum tesislerındekı eylem. ıs- tasyonlara tankerlerle akaryakıt taşınması- nı engelleyecek. Türk-lş'e bağlı sendikalann bazı İstanbul şubeleri ile bazı kamu çalışanlan sendika- lannın İstanbul şubeleri ise bugün saat 12.00"de Aksaray "da Metro Istasyonu önün- de. Kadıköy"de ise Iskele Meydanı'nda bir araya gelerek protesto gösterisı düzenleme karan aldı. Karan dün Belediye-lş Sendika- sı Genel Merkezi'nde bir basın topiantısı düzenleyen Yol-tş Sendikası 1 Nolu Şube Başkanı Ercan Atmaca açıkladı. Türk-lş'in eylemini iş- yerlerinde bildiri okuyarak destekleme kararı alan DtSK, örgütlü olduklan tüm işyerlerinin baştemsil- cıliklerıne bir açıklama gönderdi. DlSKGenel Baş- kanı Rıdvan Budak'ın im- zasını taşıyan açıklamada, hükümetin kamu işçilerine önerdığı ücret zammının "açık biçimde işçilerte alay etmek" olduğu belirtildi Budak. açıklamasında. ik- tidann, sunduğu her öne- riyle ücret dondurulmasın- da ısrarlı olduğu ve emek- çilere karşı bircepheleşme içinde bulunduğunun anlaşıldığını söyledi. Düşük ücretlerle birlikte işçilerin kazanıl- mış haklannın da elınden alındığını v urgu- layan Budak. DlSK üyesi işçilere şu mesa- jı ilettı: "Sorun kamu işyerleriyle sınırlı de- ğil. İktidarın kamu işyerleri için davattığını. özel kesimde iş-verenler, fazlasıyla toplusöz- leşme masalarına taşıyor. taşıyacak. Bugün kamuda kaybedilen her hak, yarın diğer alanlardaki emekçilerin daha fazlasını kay- betmesine neden olacak bir yol açacak. İşte bu nedenle iktidarın dayatmalanna karşı tüm emekçiler tek v ücut olmak zorundayız." 2.5 Belki wmaranız 12» 5 Belki Kardesiniz 2 2 , 5 Belkiyasınız 3 2 . 5 Belki flöva Sıcaklığınız 4 2 . 5 BelkiAyakkabı Numaranız 5 2 . 5 Belki Babatvz 6 2 . 5 Belki Kilonuz BellaBtMfiuz W 8 2 . 5 Belki İmtihan Notunuz Bankaya siyah çelenk Bergama Ovacık'ta sivanüıie altin üre- timini amaçlayan Eurogold şirketine maddi kaynak sağlayan Dresdner Bank'ı siyah çelenk koyarak protesto eden Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın, Dresdner Bank'ın Almanya'da çevreci bir kuruluş olarak tanındığını belirterek "O\acık"taki tavırlannı de- ğiştirmezlerse tüm Alnıan kamuoy una. onlann Almanva dışındaki yüzlerini göstereceğiz" diye konuştu. Bergama Ovacık'ta sivanürle altın üretimi ko- nusundaki tartışmalarsürerken Berga- maiılarbu konudakitepkilerini heror- tamda dile getiriy orlar. Alnıan çev reci- lerte birlikte mücadelelerini sürdüren Bergamalılar. Eurogold'un başlattığı tanıtım kampanyasına da eylenıleriy- le karşıçıkıyorlar. Eurogold'un Berga- ma Otacık'ta si>anür)e altın çıkarma çalışmalarına başından bu yana tepki gösteren Bergamılılar, geçen hafta da Berlin'de Dresdner Bank'ın önünde protestolannı dile getirdiler. Belediye Başkanı Taşkın ile belediye meclis üye- leri ve sporculann gerçekleştirdiği ev- lemde bankamn önüne "Ege'nin antik kenti Bergama'yı sivanürle zehirleme- yin" yaalı bir pankart asıldı. Banka şubesinin duvarîanna da tebeşiıie, "St- yanüıiü altın istemiyoruz" diye yazan Bergamalılar. daha sonra alkışlarta bankavı ve yöneticilerini protesto etti- ler. (Fotograf: MERİH AK) Hükümetten İşçiye gözdağı • Devlet Bakanı Bekir Sami Daçe. yasalar gereğince iş bırakan işçilerin "hizmet akitlerinin feshedilebileceğini" v urgulayarak, Türk-lş'i "masa başına" çağırdı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hükümet. 680 bin ı^çı adına sürdürülen pazarlı- âın tıkanması iizenne Türk- lş'in bugün yapacağı ış bırak- ma eylemini "yasadışıgrev" ilan ederek. işçiye gözdağı verdi. Kamu kesimı toplusöz- leşmelerinden sorumlu Dev- let Bakanı Bekir Sami Daçe. yasalar gereğince ış bırakan ış- çilenn "hizmetakitlerinin fes- hedilebileceğini" v urgulaya- rak. Türk-lş'i "masa başına" çağırdı. Türk-lş"e bağlı sen- dikalan. toplu pazarlık »iste- minı "çıkmaza sokmakla" suçlayan Daçe. temel amaç- lannın "çahşma banşı" oldu- ğunu belırttı. Daçe. Türk-lş'in bugün ül- ke çapında iş bırakma kararı- na, dün düzenledıği basın top- lantısında. hükümetin eski üc- ret artışı önensini yineleye- rek \ e eylemin "yasadışı" ol- duğunu v urgulayarak yanıt verdi. Hükümetin ilgili ba- kanlıklanna. iş bırakma ey- lemi konusunda 2821 sayılı Sendikalar Yasası'nda öngö- rülen yaptınmlann uygulan- ması için talımat \erildiğinı belirterek cumhuriyet sa\cı- lannı da göreve çağırdı. lşçileri "tehdftetmedikleri- ni" öne süren Daçe. Türki- ye'nin hukuk devletı olduğu- na dıkkat çekerek. hukuk İcu- rallannın gereklerının yerine sıetirileceğinı belırttı. Türk- fş'i. "basın araeılığı\la" ma- sa başına oturmaya çağıran Daçe, .sendikalann "somutve tarhşılabilir bir teklifte bulun- nıadıklarını" ıfade ederek şunlan söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti'nin düm a milletler topiuluğu için- de hakettiği yeri alması \olun- daki gayretleri engellemeye hiç kimsenin hakkı yoktur ve milletimiz buna hoşgörü ile bakmavacaktır." ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Ülke Bütünlüğü ve Demokrasi... Birkaç hafta önce bu sütunda yayımlanan "Türkeş Gibi Konuşmak" başlıklı yazıma sağdan ve (sözde) soldan gelen tepkılerden bir bölümüne geçen yazım- da değinmiştim. Bugün de diğer bölümüne: yani ken- dini solcu ve/veya demokrat olarak ısimlendiren ke- simden gelen tepkilere değinmek istiyorum. Okurlarıma çok kısaca anımsatayım. Bir imza gü- nünde benımle Güneydoğu sorunu çerçevesinde ko- nuşmak ısteyen birgenç, yanıtlarımı Türkeş'in yanıt- larına benzetmiş ve beni kızdırmıştı. İşte "Türkeş Gi- bi Konuşmak" başlıklı yazımda bunu dile getirmiş ve bu savaşta şehit düşen asker ve polıslere; devleti ku- ran partinin. CHP'nin neden sahip çıkmadığı sorusu- nu sorarak. "Bu durumda meydan Türkeş'e kalıyor" demiştim. Bizim demokrat ve solcu geçinen kimi arkadaşla- rımızı anlamakta çok zorlanıyorum. Sürekli "kirli bir savaştan" söz ederler. Doğrudur, ortada çok kirli "bir şeyler" var. Ama çoğu kez. savaş değil. Bir savaştan söz edilebilınmesi için (aralarında büyük dengesizlik- ler olsa bile) her iki tarafın sılahlı olması ve karşılıklı öldürme olanağının bulunması gerekir. Pek çok ör- neğini görmüş olduğumuz üzere, sılahsız insanlann ve hele çocukların öldürülmesınin savaş olarak ısım- lendirilmesı mümkün değıldir. Kaldı kı; bir savaş olduğunu kabul edersek, ortaya daha garip bir durum çıkmaktadır. Savaşan taraflar- dan birinın yandaşlan, kendi savaşlarının övulmesıni "demokrat olmak" olarak nıtelendırmekte, karşı ta- rafın aynı şeyi yapmasını "demokrasiye ve ınsan hak- lanna karşı olmak" bıçımınde değerlendırmektedir- ler. Aynı hususa daha öncelerı de değinmiştim. On bin kişilik bir toplantıya yön vermek isteyen 500 kışinın eylemi, demokratik bir eylem. Ama eğer bu beş yüz kişi susturulmak istenirse, bu istek antidemokratık bir istek olarak görulüyor ve gösterilmek ısteniyor. Hiç böyle çıfte standart olur mu? Kimi arkadaşlanm Güneydoğu'da savaşan Mehmet- çiklere sahip çıkmak ıstememe kızıyor. "Onlar bizim çocuklanmız da, karşılarındakiler bizim çocuklanmız değil mı?" diye soruyorlar. Elbette onların büyük bir bölümü de bizim çocuklarımız, ama bir "tercih" yap- mışlar. Bu tercihlerının gereğıni yapıyorlar ve bedeli- ni ödüyorlar. Bu taraftakıler öyle mi... Eğer bırılerı kendi deyımlerıyle "Türkıye Cumhuri- yetiılesavaşhalinde" iseler, bunun gereğinı yapmak durumundadırlar. Sız hem Türkiye ıle savaş halinde olduğunuzu söyleyeceksınız, hem de Türkıyenin en büyük kentinde gösteri yapacaksınız... Hiç böyle mantıksızlık olur mu? Ingıltere; Almanya ile savaş ha- lindeyken. Londra'da Almanya lehine gösteri yapıl- masına izın verir mıydi? Böyle bir şeye karşı çıkanlar. demokrasiye karşı çıkmakla suçlanır mıydı? Aynca; hem Türkiye Cumhuriyeti ile savaş halinde olacaksınız, hem de Türkiye Cumhurıyeti'nın okulla- rında okuyacaksınız, Türkiye Cumhurıyeti'nden ma- aş alacaksınız, Türkiye'de ticaret yapacaksınız, Tür- kiye'nin olanaklarından sonuna kadar yararlanmak is- teyeceksiniz? Hangi mantık bunu kabul eder? Türkiye'deki bölgelerarasındaki dengesızlık, yüzyıl- lardır terazınin kefesini Doğu'da hep boş bırakmıştır ve ınsanlar sorunlarını dağlarda çözmeye çalışmış- lardır. Ekonomik, siyasal ve toplumsal adaletsizlikler "dağı" ve "dağa çıkanlan" mazlum ve hatta bir nok- tada haklı duruma sokmuştur. Ama dile getirılen ta- lep, ülkenin parçalanması olunca, hıçbırtalebın hak- lılığı kalmaz. GünümüzTürkiyesi'ndeki temel çelişki "ulusal" de- ğil, "ekonomik" bir çelışkidir. Yanı bir sınıf çelışkısi- dir. Cumhuriyetın kurulduğu dönemde Batılı anlam- da sınrflar oluşmamış olduğu için, 'ulusal" bir dev- rim modelı geliştirılebilınmıştı. Ama artık o 'sınıfsız" toplum hayali çok gerilerde kalmıştır. Sınıf çelişkısi- nin dışında kimi çelişkıleri ön plana çıkartmak. en ba- sitinden sınıf savaşmı "saptırmaktır." Sol adına buna nasıl sahip çıkıldığını anlamak mümkün değıldir. Bizler ülke bütünlüğünü savunurken, elbette Tur- keş gibi savunmayız. Zira insan hakları ve özgürlük- lerden ödün vermeyi düşünemeyız. "Ülke bütünlu- ğünü savunuyorum"gerekçesi ıle demokrasının ge- riletilmesine ve kısıtlanmasına göz yumamayız. Ama eğer gerçekten bir savaş durumu söz konu- suysa, savaş durumunun gereklerının yapılacağından da kimsenin kuşku duymaması gerekir. Tüm sorun- lanmıza karşın, Türkiye'de demokrasıyı yaşatmanın. demokrasinin önündeki engelleri kaldırmanın olanak- ları vardır. Ve demokrasinin tüm kurum ve kurallany- la işlediğı bir Türkiye'de herkese. hem de eşıt olarak yer vardır. Mücadele bunun için yapılmalıdır. Yanı de- mokrasinin önündeki engelleri kaldırmak ve eşitlik için savaşılmalıdır. işte o zaman "Türkeş gibi konuşmayanlar" aynı safta yer alırlar ve almalıdırlar. Hallv basına olan güvenini yitirdiZAFERAKNAR/ AYŞE VILD1RIM Çağdaş propaganda kuramının teorisyenlerinden Italyan faşizmi- ninönderi MussoHni'nin.düşünce- lerin biçımlendırilmesı ve ınanır- lık üzerine görüşleri haylı ilgınç- tir Mussolini, halkı yönlendirme- nin başlıca sorun olduğunu \ urgu- lar \ e şöy le dev am eder. "._ \kıl bir araçtır, fakat halkı harekete geçir- mez. Bu eskiden böyle olduğu gibi bugünde böyledir. \e daha çok böy- ledir. Şu saatte insanlann düşünce zamanları daha azdır. Bugünün in- sanının inanma yeteneği çok yiik- sektir™" Bugün Türk basının Mussoli- nfdenalacağı çokdersler var! Ku- rumlar bazında yapılan tüm araş- tırmalarda, "en güvenilmeyen ve inanılmavanlar" arasında birincı- liğını koruyan basın sektörü. kitle iletişim uzmanlanna göre bu bi- rinciliğini büyük ölçüde promos- yona borçlu ^ rd. Doç Semra Atıl- gan, basının gazetecılik dışında her işi yapar hale geldiğını belirterek şunlan söylüyor "Bundan on >ıl önce kurulmaya başlanan pa/arla- ma şirketlerinin yerini daha karma- şıkiş ilişkileri almıştir.Gazeteler,te- levizyon fabrikalarına ortakolmak- tan tutun da, ABD'de hanka satın alnıava, Türkiye'de banka kurma- ya çabşmaya, dev lct bankalany la or- • Kurumlar bazında yapılan tüm araştırmalarda. "en güvenilmeyen ve inanılmavanlar" arasında birinciliğini koruyan basın sektörü, kitle iletişim uzmanlarına göre bu birinciliğini büyük ölçüde promosyona borçlu. Yrd. Doç. Semra Atılgan, basının gazetecilik dışında her işi yapar hale geldiğini belirtti. taklığa kadar uzanan bir diziçaba maşık ilişkiler içinde olmasım ve sahası açan ansiklopedı savaşı sı- içindedirier. Yakın ilişkiler sonucu, hükümetten basına teşv ikadı altın- da trilyonluk krediler akıyor. Oy- sa biliyoruz ki. 1918 vılında hazır- lanan Gazeteci'nin Anayasası'na göre: gazeteci bir kamu kuruluşu yadaözel kuruluştan para alamaz; eğer alırsa gazetecilik niteliğini. et- kinliğini ilişkilerini kullandırtmış olur»" Atılgan. basının böylesine kar- promosyona dayalı bir gazetecilik anlayışının gün geçtikçe daha da yaygınlaşmasının gazetelere olan güveni sarstığını vurguladı. Özel- lıkle promosyonun yoğunlaştığı dönemlerde. bırbirlerinin verdikle- ri hedıyeleri kötüleyen gazeteler. ınandırıcılıklannı. kendileri yok etme çabası içıne girdiler. Bilım adamlanna ve araştırmacılara eş- şiz bir sosyo-psikolojik araştırma rasında yaşananları hatırlayalım. Özellikle Hürriyet, Milliyetve Sabah gazeteleri arasında yaşanan ansiklopedi kavgası sırasında. ra- kıp gazetelerin verdiklen ansıklo- pedileryerlere atıldı. Amerika'va gıdılıp verilen ansiklopedilerin sah- te olduğu ispatlanmaya çalışıldı. Köşe yazarlan. arkadaşlanyla y ap- tıklan çok özel konuşmalan ban- da kaydederek. manset haber ha- Promosyon smır tanımazBasında promosyon kavgalan dtşında. hediyelcr de zaman zaman ilgınç özellikler taşıyor. Özellikle yerel basını takip edebiliyorsanız. mutlaka aşağıda sayacağımız hedıyelerin de lotaryayla verildiğını bılivorsunuzdur: Çine'de Yenı Lfuk gazetesi "Aileplanlamasına katkıda bulunmak amacıyla" her gazete alana bir prezervatif dağıttı. Formsante dergısi, tek kupona 250 okura 250 milyon değerinde armağanlar dağıttı Armağan listesi şövle: Ankara Sevgi Hastanesi'nden bir aıleve mikroenjeksiyon yöntemıyle tüp bebek. îzmirÖzel Çınarlı klıniğinden iki doğıım. İstanbul Özel Bağcılar Hastanesi'nden iki check-up. İstanbul Özel Levent Hastanesi'nden beş göz muayenesi. Yüz kişiye Nivca saç bakım setı. Doksan kışiye Kim güzellik seti. Elli kişiye ayak sağlığı setı. Bunlann dışında kimlerin verdiğini aklımızda tutamadığımız: playboy güzelleriyle tatil. Bir dergı •»tüdyosunu okuyuculanna açarak. nıodel ve makınelerini vererek. erotık porno fotoğrafları çektirmek. Aynca üç kupona porno kaset. Bunun dışında. kıtap karşılığı promosyon olarak gazete veren kurumlara da raslanmaktadır Örneğın bir yayıncı. kitap alana bir adet Yeni Yüzyıl gazetesi verdi. Bir de benzin istasyonundan yakıt alan araç sahiplerine bir adet gazete bedava kampanyasını da unutmamak gerekıyor. zırladı Yine köşe yazarlan. birbir- lerını yalancılıkla. komplekslıkle. ılkesızlikle. saldırganlıkla. şıma- nklıkla. küçüklüklesuçladılar. \cr- dıkleri ansıklepodilerin. macro. micro. yavru olduğunu ispatlama- y a çalıştılar. Gazeteler birbirlerinın verdıkleri ansiklopedıleıdeki yan- lı^lan butarak. gazetelennde tam sayt'a yay mladılar: "Son zamanlar- da kamuovunda cleştirilcre \ol açan vc giderek basın öz«ürlüğü- nü istemeyen çevrelere de fırsat verecek hale gelen basın içi ger- ginliğineson vermeyi. hem mcs- leğimize hem de kamuov una kar- şı bir borç say nıaktay ız..." Bu dilek ve uyarıiarın unutul- ma.Ni için fazla beklemeyc gerek kalmayacaktı. 31 Ocak 1994tari- hinde altına ımza atılan bu metin yaklaşık altı ay sonra başlayan ta- bak-çanak kampanyası sırasında unutulacaktı. Ve karalaına kam- panyası oylesıne bir noktaya \ara- caktı kı. işin ıçine millyctçilik b - le karıstırılacaktı. Sabah gazetesi. Hürriyet \e Mılüyet gnıbunun Tür- kıye'nın en gözde kuruluşu dıyc nıtelcdiği Paşabalıçc iırtinlerını kö- tülediğıni söyledi f latt.ı \e hatt.ı hir grup Paşabahçe ışçısı I liirri\ct ga- zetesinın önünde küçiik çaplı bir gösterı bıle yaptı Yarın: Yerel basında yarışa katıldı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog