Bugünden 1930'a 5,492,510 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 AĞUSTOS 1995 CUMARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER Türkçe ezan-Türkçe Kuran M. İSKENDER ÖZTURANLI Atatürkçü Duşunce Derneğı İzmır Şubesı Başkanı B ır sure once. koşe yazarla- rımız ve sıyasetçılerımız Turkçe ezan uzerınde dur- muş Turkçe kuran dan soz etmışler ezan'ın bır din sorunu değiL bır dil so- runu olduğunu gundenıe getırmişlerdı Bu y aklaşımın yanli:, olduğunu soy lemek olanaksizdır Nevarkı bağnazlığınçuku- runda vaşayanlar bu yaklaşım karşısında ateş puskurduler Konu uzerıne once Cumhunyet'te DenizSomeğıImış Turk- çe ezana vabansı bakanları kendı bıçe- mınce eleştırmekten çekınmemıştır Daha sonra Sayın Ecevıt, anay asa goruş- melen «ırasında "Türkhalkının laikCum- huriyet ddneminde Kuran'ı kendi dilin- den oğrenebıldiğini" soylemış "Halkııu ancak laik Cumhuriyet doneminde Turk- çe'j e çevrilen Kuran'ı elde etme, evine gö- turme ve okuyup anlama fırsatı bulduğu- nu" vurgulamıştır Ama bu sozler uzerı- ne yobazlann saldınsına uğramış yalan- cılıkla suçlanmış "Cumhuriyetdönemin- deyıkılan camileri unurfun mu?" bıçımın- de tumcelerle susturulmak ıstenmıştır Hıç kuşkusuz bu suçlama ve davranış yalanvevakışıksızdır DevrımcıCumhu- nyet. hıçbır zaman camı kapatmamıştır Gorulu>orkı yobazlıkvebağnazlık ul- kemızdeyenıdenhortlamiıjtır "Sanğıbe- >inlerine saran kişiler"çağdaş ve uygar bır Turkıye ıstememektedırler Bılındığı gıbı yobazlık yeryuzunu ka- na boyamış. doğanın ılk yasası olan hoş- goruyu tanımamıştır Pascalı dın adına, Vlontaigne'ı ahlak adına, Molıere'ı hem dın hem ahlak adına aforoz eden yobaz- dır Jean D'Arc'ı ve Giardano Bruno yu ateşlerde yakan. Saınte Barthelemy 'de bır gece yansı uç bınden çok Protestanı bo- ğazlayan yobazdır Nesimi nındensınıdındınyuzen Hal- lacı Mansuru amansızca Pir Sultan 4b- dal ı acımasızca olduren Kubilay ın ba- ^ını kesen yobazdır 2 Temmuz 1993 gu- nu Sıvas'ı ateşe vererek 37 aydınımızı duşunurumuzu ozanımızı cay ır cay ır y a- kan yobazdır Ne yazık kı yobaz dedığı- mız kışıler bugune değın Anadolu nun aydınlanmasına, Turk ınsanının ışıklı bır dunyada yaşamasına ızın vermek ısteme- mışlerdır • • • Turkçe ezan Osmanlı lmparatorlu- ğu nun son gunlennde kımı duşunurlerı- mız tarafından ortaya atılmıştır Ziya Go- kalp "Bir iilke ki camiinde Turkçe ezan okunur/ Köylu anlar manasını namazda- ki duaıun" dızeleny le belırtmıştır ozlemı- nı Anlamı bılınmeyen ezanın ve duanın yararsız olduğu kanısındadır Ataturk devrımıyle bırlıkte dil, ulusal bırlığın temelı sayılmış, ulusu ulus yapan oğelerın arasında yer almıştır Dil Birli- ği'nden yoksun olan toplumlann ulus bi- lirtci nden yoksun olacağı. ulus olamaya- cagı gerçeğıne varılmıştır Tarıh boyunca dın bırlığı ummet kavramına. dil bıriığı ıse ulus kavramına goturmuştur toplumlan tmparatorluk doneminde dev let bır dı- ne bağlı olduğu ıçın u dil"e ve "dil birii- ğT"nedeğervenlmemıştır Farsça-Arapça- Turkçe karışimı bır dil olan Osmanlıca, "devlet dili" olarak benımsenrmştır Os- manlıcanın halk dilivle hiçbir ilişkisi >ok- rur. Minarelerde okunan t/anlardan. ca- milerde, mescıtlerde verilen dinsel oğutler- den (vaaz) Turk halkı hiçbir şey anlama- maktadır. tşte Turkçe ezan v e Turkçe Ku- ran bu gereksinimden doğmuştur. Turk de\ nmcılerıne gore bır şevı anla- madan onu oğrenmek olanaksızdır Anla- mayan duşunemez, gerçeğı algılayamaz ve yenı gerçeklere ulaşamaz Anlamak duşuncenın vazgeçılmezkoşuludur Turk- çe ezan uygulamasinı ba^latan Turk dev - rımının bu somut gerçekçılığı olmu^tur "Namaz vaktini duvurma" ve "namaza çağn" anlamına gelen ezanın Turkçe oku- tulması Ataturk dev nmının koşe taşların- dan bındır 1925 devnmcılerı ıçin valnız ezanın Turkçe okutulması yeterlı değildir: Ku- ran da Türkçe okutulmalıdır. Çunku Ku- ran, anla^ılabılmesı ıçınbelırlıbınoplu- manasıl Arapçaındınldıyse kişilereguç- liık çıkarmak için gelmiş değilse, onun de- rin anlamını çözebilmek için de "ulusal dı- le çevnlerek okunması Tanrının bır buy- ruğu' sayılmıştır. Bu gırışımın oncusu hıç kuşkusuz 4ta- turk'tur "tabancı bir kultur sisteminin Turk kulruru uzerinde y uzy ıllarca surmuş olan baskısına son vermek ıçın devrım- cı bır atılımla başlatılan Turkçe azan do- nemı 1950yıhnakadarsurmuştur Mına- relerden tam 17 y ıl "Tannuludur" sesle- rı duyulmuştur •\taturkbununlayetınmemış endoğru hadisleri derleven Buharı nın hadislerivle birlikteKuranıdaTurkçejeçe>irtmiş,El- malılı Hamdı Bey eyorumunuyaptırmış ve bastırmıştır. Bu suretle Turk ulusunun "dinıriHdıv anetini anlamasını ve oğrenme- sini"sjğlaını>tır Bugun Atatürk'un dine karşı, Türk devrimcilcrinın dine savgısız olduğu iddiasını ortav a atanlar. bu neden- le buv uk bir suçun \e bağışlanmaz bir gu- nahın sahibıdirler. • • • 'Ataturk Devrimı ne kadar camılerde okunan ezanlar dualarvemınberlerdeve- nlen hutbeler ^rapçadır Turk halkı bun- lardan hıçbır şev anlamamaktadır O y 11 larda kasabalarımızdan bınnde Pi- ruadındaçok \arlikh bıradamyaşamak- tadır Hutbelerde Muhanımet. Ömer, Os- man, Ali. A>şe, Fatma gıbı adları duydu- ğu halde kendı adının anılmamasından buvuk bır uzuntu duv maktadır Uzuntusu- nu camı ımamına ıletmış ve adı hutbede anıhrsa kendı^ıne kırk koyun wreceğini vaat etmı>tır Bır gun ıınam mınbere çıkmı^ ve Pıru da "cemaafın arasında yennı almıştır Imam. "Piru! Piru! kepçen keburu. Me- kânı Fıcehennem ve bisel masuru" (Kep- çen kocaman \e yerın cehennem olsun) dıye konuşmaya başlavınca. Pıru sozcu- ğunu duyan muezzın araya gırmış ve uy- dur uydur soyle Arapçasıy la şımdıye ka- dar Pıru adını hutbede hıç duymadığını. Pıru'nun nereden çıktığını sormuştur Muezzının buçıkı^ına hocanınyanıtı şoy- le olmuştur "l'skutu, uskutu >a e»ühel sakutun" (Şımdıye kadar susan kışı, lut- fen sus) kentımızın para babalarından Pı- ru adında bır kışı, hutbede adını andığım takdırde bana kırk koyun vereceğını soy- ledı Şu anda Pıru aramızdadir sesinı çı- karma Bu koy unlardan lekemül aşra, ve- lenel aşrun on tanesı senın. otuzu benım olacaktır Boy lece Pıru adından başka hıçbır şey anlamayan topluluğun gozlen onunde ımamla muezzın koyunlan paylaşmışlar ve kendı adını duyan Pıru da bu ıkılı ko- nuşmadan çok mutlu olmuştur Işte Ataturk dev nmı, bu gıbı ay mazlık- ları onlemek ıçın bır yandan dını, kıtlele- nn anlamasını sağlamaya çalı^ırken ote yandan da onu polıtıka alanından çıkara- rak vatandaşların vıcdanına aktarmıştır Turk dev rimcilerine gore siyaset başka, din başka şevdir. Muslumanlık başka, is- lamcılık başkadır. Muslumanlık bır duy- gu. bir ınanç sorunudur. Islamcılık ise si- vasal bır akımdır. din devleti. şeriat devle- ti ozlemcılığidir. Gerıcılerın Ataturk devnmınden aldığı ılk kale Turkçe ezan'dır Oy hesaplarıyla dın duygusunun somurulmesı sonucunda 1950 y ılında yenıden Arapça ezana donul- mu^tur Ne var kı yasalanmızın hıçbır yennde ezanın Turkçe okunamayacagına deggın bır yargı yoktur \taturk'ten alınan ilk ka- k Turkçe ezan olduğuna gore. ilk iş de bu kaleyigerialmakolmalıdır. Turk ulusu bu uy gulamay ı başlatacak aydın dın adamla- nnı dort gozle beklemektedır Aynca Tannnın gunu Ataturk"un adını dıllerınden duşurmeyen ve laıklık uzerı- ne ant ıçen dev let adamlannın nerelere saklandığını v e gızlendıgını oğrenmek ıs- temektedır ARADA BIR RECEP BİLGİNER Gazetecilerin Maaşını Kim Veriyor? Basına yonelık ağır suçlamalar var Nıcedir, hemen her kesımde belıren guvensızlık, yapılan eleştırı bu suçlamalar karşısında çok hafif kaldı Şımdı, alınan-ve- nlen ruşvetlerden soz edılıyor hem de ust duzeyler- de 12 Eylul hareketının lıden ve o donemın Cumhurbaş- kanı General Kenan Evren açıkça ıddıa ettı "8az/ koşe yazarlan, gazete patronlanndan 40-50 bın dolar aylık ucret ıstıyorlar, patronlar kabul edıyor Ama buparayı odeyemıyortar, 'gıdın hukumetten alın' dıyortar Onlardagıdıp hukumetten, -yanı başbakan- dan- bu paraları alıyorlar" Bu, basına, benım ellı yılı aşan gazetecılık mesleğım- de duyduğum en aöır suçlamadır Alman ve Ingılız ca- suslarının ulkemızde kol gezdığı Ikıncı Dunya Savaşı doneminde bıle basına boyle açıktan suçlamalar ya- pılmamıştır Hertıalde Evren'ın bır bıldığı vardır kı boy- le açık konuşmuştur Daha sonra, ana muhalefet partısı lıden Mesut Yıl- maz da benzer suçlamalarla çıktı ortaya Dedı kı "Ik- tıdar, bır kısım basın ve yazarlara parasal çıkar temın edıyor Bır kısım basının bınncı sayfalarını Tansu Çıl- ler ıle eşı Özer Çıller yonetıyor" Bu. oldukça daha kapsamlı suçlama da Evren'ınkı gıbı yanıtsız kaldı Gazetelerdetısyok Hıçbır koşe ya- zarı alınmadığı, hıçbır gazete patronu uzerınde durmak gereğı duymadığı ıçın olay unutulmaya bırakılmıştır Hanı 'sukûtıkrardan ge//r'ozdeyışını onemsemesek bıle, bu susuşu, basın topluluğu adına ısyanla karşılı- yorum Özellıkle, meslek kuruluşlan neden susuyor, neden olayın ustune gıtmıyor ya da gıdemıyor^ı Ortada, ıddıa edıldığı gıbı bır medya teroru mu var kı polıtıkacılar susuyor adalet bu ıddıaları ıhbar kabul edıp harekete geçmıyor, suçlamalann bınncı muhata- bı hukumet ağzını açıp bır şey demıyor Iddıalar doğru ıse demokrasımızın durumu yurekler acısıdır Özellıkle basın ozgurluğu buyuk tehlıke ıçın- dedır Halkın doğru haber almak hakkı tehlıkededır Basının dorduncu kuvvet sayılması tehlıkededır Sus- kun parlamentonun geleceğı tehlıkededır Buyuk Mıl- let Meclısı bu ıddıaları neden araştırmıyor'? Yoksa o da mı, partı lıderlennın servetlennı araştırma komısyonu- nun çalışmalarında olduğu gıbı bu olayın da mı altın- da kalacağı korkusundadır Gerıye, olayın uzerıne gıdebılecek, gıtmesı gereken Turkıye Gazetecıler Cemıyetı kalıyor En eskı ve en kapsamlı meslek kuruluşu, mesleğe ve meslektaşla- nmıza yonelık bu ağır suçlamalara karşı hemen hare- kete geçmelıdır Meslek adına, tum meslektaşlarımı- zın onurîarı adtna ıddıaları araştıımalıdır Iddıalar doğ- ru ıse basın ozgurluğu adına, basın mesleğını tıcarı çı- kar adına kullananları kamuya açıklamalı ve boylelerı- nı basın topluluğunun dışına atma çarelen aramalıdır Yok, eğer ıddıalar dayanaktan yoksun ıse bunu açık- ça, cesaretle ortaya koy- malıdır Ancak boylece ba- sına karşı duyulan guven- sızlık, guvene donuşturule- bılır Basın butun çalışan- lan ıle yenıden, kamuoyun- dakı eskı ıtıbarına kavuşur, kavuşturulur Bır sure once yıne bu su- tunda yayımlanan Basın kendını yargılamalıdır' ya- zımda, "Benzer ıddıa ve suçlamaları tarafsız bır ko- mısyonla, Turkıye Gazete- cıler Cemıyetı ınceletmelı ve sonucu kamuoyuna açıklamalı" demıştım Önemsenmedı Cemıyetı- mızın sayın başkanı o sıra- larda duzenlenen bır açı- koturum nedenıyle "Bıze basını sorgulamıyorsunuz denıldı, ışte bız basını sor- guluyoruz" bıçımınde bır açıklama yaptı Tabıı o ya- zıda ıstenılen bu değıldı is- tenılen, kanayan ve gıde- rek cerahatlenen bu yara- ya neşter vurmaktır Şımdı ıstenenın yapılacağına ına- nıyor, guvenıyorum Iddıalar belkı dayanak- sızdır, belkı sıyasal neden- lerle ortaya atılmıştır, belkı gerçeğı yansıtmak ıçındır Hangısıyse, okuyucunun kafası karışmıştır Kendını kupon bınktırıp hedıye al- ma heyecanına kaptıran okuyucu, belkı de basının cıddıyetınden umudunu kestığı ıçın bu yola gırmış- tır Basına yazık, meslek- taşlarımıza yazık Ikısı de, aslında bu suçlamalara la- yıkdeğıldır. Basın ınanılırlı- ğını yrtınrse, bundan mıllet- çe zarar goreceğımız açık- tır. Aşkın yüce filozoflı Engels •YAŞAROZTURK nsanlıktanhı boyunca yanı başımızdan ek- sık olmavan aşk sozcugunu duyunca aklı- mıza hep Leyla ıle Mecnun, Romeo ve Ju- lıet. Pol ve Vırgını Kerem ıle Aslı gelır Her turlu degenn alınıp satıldıgı gunuınuz- de aşk da nasıbı almış durumda Bılım bır vandan tuccarlan bırv andan aşkı araştınp duruyor ınsanlık var olduğu surece arayış da. yonelış de ;>u- rup gıdecek l\îar\ ve Engelsdenınceus'a(akla) Kapıtal. sos- yalızm komunızm.proletarvd gelıyor Ovsa 100 yıl once 5 ağusto» gunu y ıtırdığtmız Engels denın- ce benım aklıma hep d>k gelıyor Engels aşkın yu- ce fılozofudur \1ar\ da oy le 28 Kasım l82Otanhınde Almanya nın Bannen kentınde doğan Fnednch Engels dokuma ımalat- çibibıraılenınçocuğudur Babasinın Engels ınya- şamı uzerınde kurdugu planlar \e uvgulamalara karşılık Engels 19 yaşındayken F. Osv\ald takına adıyla yazarak yaşamı kucaklamaya başlar Baba- sının Engels'ı, aılenın tecımsel (tıcan) geleneğı- nı yaşatması ılende ışlerın basına geçmesı ısteğı ve o donemde -Mmanya'dakı gelışmelerden uzak tutma gınşımı ıle tngıltere'ye gondermesı buyuk fılozofu aşk yoluna ıter Daha sonra yaşamını bırleştıreceğı lrlandalı Man Bums ıle emeğı. başkalannın emeklen ıle palazlanan asalaklan daha ıvı tanıma olanağı elde eder "Vasalarvuksulu ezer, varlıklılarise >asalara hükmeder" Ingılız atasozunu kendı gozlenyle go- rur Ingıltereden Almanya ya donerken Pans'te Mar\ lîe yollan aynı aşkta bırleşır Aşk denınce hep cınsellığın bıryansıması algı- lanır Aslında aşk bu gerçeğın bır parçasıdır tnsa- nın kendısını çevreleyen her nesne ıle olan ılışkı- Mnde bır aşk vardır Bunun adı dostluk. arkadaş- lık, tutku da olsa ozu aşktır \lar\ - Engels do>tlu- ğu da bu anlamda bır aşktır Engels. <\lmanya"ya donerken aslında yureğının bır parçasını Ylarx"a bırakır "De\rimci borçlar... Yardımlar" ıle yaşamak venne v ırını v ılını satma- va karar vererek ~Mısır tutsaklığı"dıye adlandır- dığı surecı yaşamava "Lanet oiası ticarefe gerı doner Boylece bır ışbolumu vapılır. Engels kendı vaşammı olduğu kadar dostunun da vaşamıhı ka- zanmaya başlar Bedenlen ıkı avn verde olmasına karşılık ıkı dostun kalbı avnı aşk ıçın atar Nâzım Hikmct'ın "Yansı burda>sa kalbimin doktor._ \a- nsı Çin'dedir.. Sonra her şafak vakti doktor / Kal- bim \unanistan°da kurşuna diziliyor" dızelerı ıle anlattığı ıçten sev gı etle tırnak gıbı butunleşen bu ıkı do>t arasında en guzel orneğını va>ar Oğlu kollarında olen Mar\ o gun Engels e "Bu kor- kunç anda dosthığunun bize ne kadar vardımcı ol- duğunu hiç bir zaman unutmavacağım" sozlerını va?arken cenazeden sonrakı mektubıında **Şu son bırkaç gunkû korkunç anlarda senin ve senın dost- hığunun savesınde ve dumada hâlâ birlikte yapa- bıleceğımiz şevler olacağı umudu ile avakta dura- bıldim"der Fşını vıtıren Engels dedostuna "Onun olümıı muthiş biretki vapıvor,onunla birlikte genç- liğimin son kısmını da gömdum gibi geüyor..." Engels. Mar\'ın vaşamını kendı vaşamı ıle bir- likte kazanma uğraşısı sonrası 1869 y ılında yenı- den doğar 1 Temmuz 1869 vılında emeklı olur "Hurra! Artık özgür bir insanım" "Ozgürlüğü- mün bu ilk giınu. Şimdi bu >eni ozgürluğun kcvfn ni süruvorum. Dıınden beri vepveni bır adam ot- dunı. Kendimi on \ ıl gençleşmiş hıssediyorum"soz- lerı ıle annesıne ve VIarx"a sevıncını dıle getıren Engels ın ıkıncı bahannı Marc'ınkızı Ekanorba- kınnasılanlatır "Sonkezbürosunagideceğisabah fotinlerini giverken Son kez' diye havkırdığı o mutlu anı hiç unutamam. Birkac saat sonra bahçe kapısında onu beklivorduk. Oturduğu evın karşı- sındaki kuçuk taıiadan »eldiğıni gorduk. Bastonu- nu havada$allıvor,şarkılarsoyluvordu,vuzu mut- luluktan ışıl ışıldı." Kııçıık tarlada şapkasını goğe tırlatarak "Artıközgıirum" sozlennı sovleyen En- gels, kendını artık butunuyle aşka venr Felsefe Bılgı sevgısıdır Yunanca 'philia' (Sev - gı) "sophia" (Bılgı) sozcuklennden oluşan ve gu- numuz duny asinın gundemınden sıhnmeve çalışı- lan felsefeve kendını adavan Engels bırbın ardın- caurunlervermeyebaşlar 14 Mart 1883 gunu"du- şıinmekten alıkonulur." Marx'ın Kapıtal'ı. En- gels'ın çabaları ıle ınsanlıgın malı olur Kapıtal'ın ıkıncı ve uçuncu cıltlennı hazırlayan Engels. va- kalandığı kansere venık duşeceğı "aröksavuşama- yacağı \e olume teslim olacağı gune" kadar yoğun bıçımdeçalışır \1arx ın vasiyetınıyerınegetırmek ıçın "Ailenin, Ozel Mulkivetin ve Devletin Köke- ni'nı vazar Bu vapıtında Engels aşkın kısa tahlıl ve tarıhını vazar Taııhte kendını gos-teren ılk sınıf (.atışmasını kadın erkek arasında uziaşmaz karşıt- lıgın kan koca evlılığı ıçınde gelışmesi. ılk sınıf baskısını da dışı cınsın erkek cıns tarafından bas- kı altına alınması olarak tanımlayan Engels çağ- lar bovubuılı^kıler vumağını endoğru bıçımdede- gerlendıren duşunurdur Engels ın ozledığı a^k toplıımu ıse "Yaşamlann- da bir kadını asla parayla ya başka bir toplumsal guç aracıvla satın almamış olacak. veni birerkek- ler kuşağı. kendini gerçek aşktan başka hiçbir ne- denle bir erkeğe vermeyecek ya da bunun iktısadi sonuçlanndan korkarak kendini sevdiği kimseye vermekten vazgeçmevecek olan veni bir kadınlar kuşağı. tşte bu insanlar.dünvaya geldiğı zaman bu- gün onlann nasıl davranmalan gerektiğı uzenne duşunulen şeylere kulak asmayacaklar; kendi pra- tiklerini ve herkesin davranışını yargılavacaklan kamuoyunu kendileri yaratacaklardır" Hastalığının ılerlemesıne karşılık Engels. yattı- ğı vataktaçalışmalarını \e Marx ın elyazmalannı daktılo ettınr Cesaretle bekledığı olumle 100 yıl once bugun 5 ağustos gunu buluşur Olum yatağın- dayken bırlıkte vaşadığı olen eşının kız kardeşı ıle karşı çıktığı resmı evlılığı yapan Engels'ın. vası- vetıuzereolubedenıyakılırvekullensevdığıEast- bourne kasabasının önundekı denıze salınır 100 yıl once sonsuzlukevrenınegöçen Engels"ın duşuncelen ınsanlık var oldukça adını yaşatacak Şeriatçının haram-sevap anlayışı! ş enat savunuculan, gerektığınde gencecık bevınlen "hırsızlığa teşvik" _ sayılabılecek telkınler de vapıvor Kandınlan gençlere "babalannın cebinden gizlke para almanın" bır sakıncası olmadığı belırtılıyor Evet >erıatçılara gore "gerektiğinde babanın parası ondan habersiz alınmalıdır. harcanmalıdır" amabırşartla Çalınanbu paralar "Islami neşrivata yatınlmahdu'."' \anı gençlere bır anlamda hırsızlığı aşılayanların ceplerıne Onumde bır dergı var, adı "Mekhıp." "Kadınlann kaleminden kadın-erkek herkes için yayımlandığj" belırtılen bu dergıvı vayımlayan ıse "Emine Şenlikoğlu." Son zamanlarda bırçok TV programında uzerındekı "karaçarşafiyla" boy gosteren "şeriatı savunan"* Emıne Şenlikoğlu Bavan okurlanndan Ayşe Ozgür'e \erdıklerı vafnt şoyle "Bacımız. baba parası ihriyaç haricinde izinsiz alınmaz. Eğer baba izin vermivorsa sadece dini konular için alabilir. İslam dışı neşrivata babanızın parasından alıp vatırmak. baban17 izin verse bile haramdır. Selamlar." Baba parası ancak ıhtıvaç halınde ızınsız alınabılırmı$ Ihtıyacın ne olduğu da vanıtın gelışınden bellı oluyor Avşe bacı ve onun gıbıler Islami neşrıyat alacaklar. ıhtıyaçları var. ama baba ızın vermıvor kı. eh o zaman 'ıhtıvaç" hasıl olmuş olduğundan al babadan habersiz paracıklannı gotur dını neşrivata vatır Sen oku. aydınlan(') yayımlayanlar koşe olsun Şu oğut de ıhmal edılmıyor Eğer baba. para harcamaya kendı paşa gonlu ıle razı olup da "al bu parayı kullan" derse. bunu tslam dışı neşrivata goturup vatırmak "zinhar haramdır." Kımılerı boyle yayınlannı satar. kımılen Bosna va yardım adı altında paralan goturur Şeriat kafası bu RefikCevlan Vatandaş DALGALARLA EKONOMİ DE DALGALANIR PENCERE Alınterine Saygı! Insan uygartığı çalışarak oluşturdu, daha başka soy- leyışle ter dokerek Çalışmanın erdemı tartışılamaz, durup durduk yer- de hıçbır şey uretılemez Ne var kı Turkıye de bır sureden ben 'köşeyı donme felsefesı egemenleştığınden, emek hor goruluyor, emekçıye tepeden bakılıyor, ışçı başbelasıdır, enflas- yonun kaynağıdır ekonomının kamburudur Batı da boyle mı'' Avrupa nın sanayıleşmış ulkelerınde çalışan nufusun çoğunluğunu oluşturan ışçıler. duşuk enflasyon oran- larının guvenlı dengelerınde gerçekleştırdıklerı toplu sozleşmelerle ulusal gelırın paylaşımına katılırlarken, sosyal demokrat partıler de sıyasette ağırlıklarını du- yuruyorlar Turkıye de oluşan rantıye-tefecı toplumunda ıse emek duşmanlığı aldı yurudu Ne oluyor ulkemızde9 Polıtıka etnık çelışkıye oturtuluyor laıklerle şerıatçı- lar ıtışıyor, tarıkatlarla cemaatler orgutlu sıyasal guçle- rını arttırıyorlar sendıkalar dışlanıyor, ışçı konfederas- yonu lıden koalısyon hukumetının gozunde tarıkat ba- şı kadar değer taşımıyor, medyanın tekelcı sermaye- ye kapılanmış gazetecılen kol gucunu aşağılıyorlar - Kol gucunun modası geçtı? - Nedır moda9 - Robotlar var Avrupa'da sendıkal demokrası yaşanırken, yan nu- fusu koylu Turkıye'de robot edebıyatı, ancak gelece- ğe yonelık bır hedefı gostenrse değer taşır, yoksa, alın- terını kuçumsemenın gerekçesıne donuşur • Işçı ve memurun hak ıstemlerı nasıl karşılanıyor - Canım bu ışın altından nasıl kalkılacak? KlT'ler zarar edıyor, ışçıler zam ıstıyor, memurlarda sendıka dıye ayaklandılar ekonomı bu yuku kaldırmaz. Ekonomı de ne ekonomı1 Devlet vergı salacağına yuksek faızlı Hazıne bono- su çıkarıp borç alıyor Bu sıyaset, Turkıye'yı on yılda tefecı-rantıye toplu- muna donuşturdu Işadamı neden ve nıçın yatınm yap- sın^ Parası olan devlet guvencesıyle yuksek faız pı- yasasında, durduk yerde hıç zahmet çekmeden ça- lışmadan, uretmeden, yaratmadan ve nzıkoya gırme- den akıl durdurucu paralar kazanırken, ancak enayı olan yatınmlara gırışır Ama bu duzende bır yandan ışsızlık, ote yandan enflasyonun korukledığı zam taleplerı de kıtlelen gu- duler, meydanlara doker Hukumet dıyor kı - Olmaz kı 1 IMF (Uluslararası Para Fonu) ve OECD (Ekonomık Işbırlığı ve Kalkınma Örgutu) emekçıye ya- pılacak zamma karşıdır Hem ıçınde yaşadığımız ko- şullar ışçı ve memur taleplennın yukunu kaldırmaz Doğru mu ? Pekı bu toplumun sırtına vurulmuş rantıyenın ya da tefecının yukunu kım hesaplıyor'? Kım çekıyor? 'Fmeğe Sayg/'mıtıngı var bugun . Emekçı kıtlelen orgutlenıp haklarını savundukça de- mokrası gelışır Katılımcılığın kuralı budur Emekçı orgutlen guçten ve çaptan duştukçe, huku- metler yalnız para babalan, tankat babalan, cemaat ba- balan, aşıret babaları mafya babalarıyla başbaşa po- lıtıka urettıkçe demokrası hayal olur Bugunku Turkıye de emekçı tu kaka 1 Rantıye ve tefecı saygın 1 Bu çarpıklık duzeltılmedıkçe Turkıye de belını doğ- ru Itamayacaktır Aydınlık^ J HAFTALIK HABER YORUM DERGISI • Haydi genel eyleme! Işçı sınıfı ağırlığını koydu, sağcı sendıka- cılar bıle seferber oldu Turkıye'nın en buyuk ışçı eylemı Yuruyuş ve mıtıngde ışçı sınıfı dısıphnı Sıyası ıktıdar IMF re- çetesmı çope atmadan "evet" dıyemez Dırenırse ne olur 7 Suresız, ışyerını terket- meyerek genel eylemi % İşçi Partisi MHP tırmanışına alternatif 6 Ağustos II Genel Meclısı seçımlerı nedenıyle IP'nın bır aydan fazla zamandır surdurduğu seçım kampanyası Yalova da buyuk bır devrımcı canlanma yarattı # Türkeş'in gerçek 30 yılı: 'Ne mozayiği ulan?' # CIA Başkanı'nın zıyaretı 'Ya Kurt devletçığı, ya Turk-Yunan Savaşı BUGÜN VE HER CUMARTESİ BAYİLERDE TÜRK DİLİ DERGİSlNİ OKL\OR MUSUNLZ? 1995 4ĞUSTOS SAVISI BAVİLERİNİZDE Batı Kaynaklı Vabancı Kelımelerve Dılımız Lzerındekı Et- kılen (Prof Dr Zevnep KORKMAZ) Turkçedekı Ermenıce Alıntılar Uzenne (Prof Dr Hasan EREM Yabancı Kelımelere Karşılıklar(TDK) Selcen Adı Hakkında (\rd Doç Dr Fatma OZKAN) Akraba Dıller ve "Yalancı Eş Değerler" Sorunu (Doç Dr AskerRESLLOV) Turklerde Destan Geleneeı ve Araştırmalan Uzenne (Prof Dr NevzatGOZAYDlN) Kızıhbık (Hıkave) (Ahmet B ERCtLASLN) Mega(Doc Dr Necar BİRİNCİ) Uskup Unıversıtesı Fılolojı Fakultesı Turk Dılı ve Edebı>a- tıBolumuHakkındalntıbalanm(Prof Dr Alı ALPARSLA.N) Vlehmet Çımarlı nın Kışıhğı Uzenne (\rd Doç Dr Alı BULUT) Surlı Mektuplar Eskı Bahçe (Nurettin ÖZDEMİR) İlhan GEÇER ^bdullah AK_AY Halıl SOYUER ve \usuf DLRSLN unşıırlen Değerlendırmeler Yıtırdıklenmız. Haberler TURK DİL kLRLML Fıvatı 25 000 TL Abone şartları \ıllık 250OÜOTL (Oğretmen \e öğrencılere 200 000) Altı av lık 125 000 TL (Oğretmen ve öğrencılere 100 000) Posta'çekıNo 128236 Adres Ataturk Buhan 2 P Ka\aklıdere Ankara Basın İSTANBUL 1. ŞULH HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN 1995 259 VasıT Hastalığı sebebıyle mahkememızce vesayet altına alınan Sabrıve Akçaoglu nun. kızı Zuhal Akçaoğlu'nun vesavetı altına konulmasina. karar verıldı 3 8 1995 tlan olunur Basın: 3612
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog