Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 AĞUSTOS 1995CUMARTESİ 14 KULTUR Anti-entelektüel kompozitör Pop ve rock yıldızı oltnamasına kar- şın fan kulüpleri, en az megastarlar ka- dar ılgı görüyor Philip Glass'ın. Baltı- more doğumlu sanatçı çok gezıyor ve kendı tırajınt konserlerle yaratıyor. 1969'dan başlayarak son döneme kadar oda orkestrasıyla yılda en az elli konser verdiGlass(1937). 1970'li vıllarda "minimalist mii- ak"le geniş kitlelerle tanıştı Glass. Uzun siire değişmeden. basit melodi- lerle süren minimalist yapıtlar da bir noktadan sonra doyurmamaya başlayın- ca 1980"li yıllardâ klasik operaya dön- dü \e Döris Lessing"in bilimkurgu öy- küsüThe Manking For The Rappresen- tative For Planet Rıght'ı yaptı. 1986'da Song From Lıquid Davs'te PaulSûnon, David B>me, Suzanne V'ega ve Laurie Anderson'ın parçalarıyla ilk "aşk pla- ğı'nı ürettı. Hıç bır zaman müziğini bir etiketle kısıtlamak istemedi. Ancak Avrupalı eleştirmenler yine de onun müziğıne 'anti-entelektüel' adını verdiler. Önce matematik \e felsefe okumuş- tu Glass. Şıkago Üniversıtesi'nde. Son- ra müzik çalışmalanna eğılmiştı. Mü- zik bursu kazanıp Paris'e gitmiş. orada ilk film müziği Chappaqui'vi yazmış- tı. Hindistan ve Kuzey Afnka'da uzun süre kaldıktan sonra 1%7'de Paris'e dö- nüp kompozısyonlannı otoritelere gös- termiş. ancak kımse ilgilenmemışti. 42 yaşına kadar hamallık, duvarcılık. tak- si şoförlüğü dahil birçok iş yapmak zo- runda kaldı. Ama bırden her şey değişti. Plak sek- törü, bır plakçının oğlu olan Philip Glass'ı keşfettı ve an arda başyapıtlar geldi. Cnlü üçlemesi Einstein On The Beach, Satyagraha ve Akhnatei'yi, bel- gesel müzıklerının yanında Hambur- ger Wfll ('87), Cand\man ("92) gibı po- püler filmlere müzık yazdı; tiyatro ve bale yapıtlannı da unutmadı. $u anda yerlı piyasada yalnız 1000 Airplane On The Roof adlı yapıtı bulu- nan Glass'ın yapıtlannı yayımlayabıl- mek için Kent Plakçıhk çalışmalannı sürdürüvor Otuz yıldan seçmeler Iim Hauser. Cheryl Benryne. Alan Paul ve Janis Siegel'dan oluşan ünlü vo- kal grubu The Manhattan Transfer. 'Brazü' adlı albümie açtığı parantezden sonra yenıden Amerikan topraklarına dönüp, yoluna 50'li. 6O'lı yıllann stan- dardında cover yaptı son çalışması To- nin'de. Caz Festivali'nde sahneye çıkan Th'e Manhattan Transfer" in bu albümünde, son otuz yıhn on müzik efsanesınden örnekler verılıyor. Tonin'de çok başanh parçalardan Let's Hang On, soul parça I Second That Emotion. blues klasiği The Thrill Is Gone ve Dream Lover adlı balad he- men öne çıkıyor. Ancak La-La Means 1 Love You v e Too Busy Thinking Abo- ut Mv Baby için aynı övgüyü yapmak zor. Sonuçta Frankie \ alli, Feli\ Cava- liere. Bette MidJer. Smoke> Robinson. Laura Nyro. Phil Collins, Rith Brovvn, B.B. King. Chaka Khan, James Tavlor, Ben E. King'in yapıtlanndan oluşan al- bümü The Manhattan Transfer hayran- ları beğenecekler, ancak dön ustadan insan daha rafine çahşmalar bekliyor: örneğin Vocalese gıbi. Morrison'dan yeni albüm lsmi müzik tarihine büyük harfler- le yazılan Van Morrison'ın her plağı- nı dikkatle dinlemek gerek. çünkü sa- tır aralanndabazen çok önemli mesaj- lar gelip geçiyor. Yeni uzunçalan Days Like This'de yine bir şeyleri deniyor Van Morrison. Empro\ize özelliöiyle Ancient Hihhway adlı parça tekbaşına albümü satm aldıracak nitelikte bır çalışma. Perfect Fit adlı bir baladla açılan al- büm ilk dınleyışte vurmuyor. Ama ses oyunlanyla. ufak çıkışlarla kısa süre- dedinleyeni sürükleyebiliyor. Love in The Afternoon ve No Relıgion gibı çokiyi çalışmanın yeraldığı Days Lı- ke This, Van Morrison'ın kariyerin- dekı en iyi albüm değil. ama son dö- nem piyasaya sürülmüş en eli ayağı düzgün yapıtlardan biri PinkFhyd'dan • Pink Floyd'un The Divison Bell'den sonra çıktığı turnenin 'canlı günlüğü' Pulse adlı albüm bizde de yayımlandı. 28 milyon plak satan Pink Floyd, özellikle 22 yıl önce yayımladığı The Dark Side of The Moon'u ön plana çıkardı bu 150 dakikalık albümde. Pink Floyd'un geçen yıl yayımladığı The Division Bell'den sonra çıktığı turnenin "canlı günlüğü" Pulse adlı albüm ithal edilerek bızde de yayımlandı. 1967'de Pink Floyd'un ilk uzunçalan Piper At The Gates Of Dawn piyasaya çıktığında grubun bu son turnesine katılanlann büyük çoğunluğu daha doğmamıştı. Otuz yaşına basan grubun yeni konserlerinde dinleyicilerin yerleri yaşlarına göre değişiyordu. Sahneye yakın yerler gençlenn. arka taraflar gürültüden kaçan orta yaşlılanndı... 1965'te kurulduğunda Pink Floyd (Adını iki bluescu Pink Anderson ve Floyd Council'den almıştı) pşikedelik ve deneysel bir müzik yapıyordu. Özgün kadro Syd Barrett Roger \Vaters, Nkk Mason ve Rkk Wright'dan oluyordu. Bır süre sonra Dave Gilmour eklendi gruba. Syd Barrett aynlınca Pink Floyd'un ilk döneminin kapandığına inananlar. geride kalanlann birşey yapamayacaklannı iddia ettiler. Ama aynı yolda devam etti Pink Floyd. 1985't'e diğer "beyin" Roger VVaters'ın gitmesiyle The Dark Side Of The Moon'la başlayan ikincı dönem de sona ermışti. Waters aynlırken aynen şunlan söylemıştı: "Bu üç salak doğru diirüst bir şov bile yapamaz." Division Bell Tour'u heyecanla bekliyordu müzikseverler. Sonunda Gilmour, Mason ve Wright Pink Floyd kalıtesını koruyarak. arkalanndaki sekiz müzikçiyle muhteşem bir şov üreterek insanlan büyülediler. Division Bell onlara birçok altın plak armağan etmişti. ancak geçmişte yatan yapıtların yanında adı bile okunmazdı. Yeni albümün büyük bölümü yine eski hitlerden oluşmuştu. 28 milyon plak satan Pink Floyd, özellikle 22 yıl önce yayımladığı The Dark Side of The Moon'u ön plana çıkardı Pulse albümünde. 14 yıl yani 700 hafta listelennde kalan, 1984'te CD olarak piyasaya sürülen The Dark Side Of The Moon'un (Tü zamanlann en fazla satan üçüncü albümü) Pulse'daki canlı yorumu da çok tuttu. Turnenin 20 Ekim 1994 tarihli Londra konserinden kayıt edilen diğer on dört parça arasında The Division Bell'den beş çalışmayı. Wish You \Vere Here'ı. He> You'yu. Another Brick in The \Vall,Part 2'yu. Astronom> Domine'yi. Shine On You Crazy Dıamond'ı, What Do You Want From Me'yi ve daha önce albümlerde yer almamış OneOf TheseDays'i buluyorsunuz. Pulse albümü hataları ve sevaplarıyla 150 dakikalık bir konser getiriyor evınıze. Yenilık yok fazla, ama bildiğimiz parçalann canlı yorumu yine de çok keyif veriyor. CUMHUR CANBAZOGLU 'Hezarfen'i obua olarakdüşündüm' • 'tstanbul Kanatlanmın Altında' adlı filmin müziğini, iki new age albümü yayımlayan. aynı zamanda NASA için uzay fotoğraflan müzikleyen Tuluyhan Uğurlu yapıyor. Doğu'yla Batı'yı çok iyı birleştirmek gerektiğini belirten Uğurlu,' Hezarfen'i obua olarak düşündüm, orkestra partisyonlan altta iç içe geçerken obua sürekli uçacak' diyor. Basında, son yıllann en pahalı yerli filmi İstanbul Kanatlanmın Altında - Hezarfen AhmetÇelebi'nin teknik ve oyuncu kadrosu tanıtılırken müziği kımın yapacağı es geçi- liyor. Filmin müziğinin altında Tuluyhan Uğurlu'nun imzası olacak. Bugüne dek Go Wrth God ve Kutsal Ki- taptan Ayetleradlı iki "new age" albüm ya- yımlayan Uğurlu, aynı zamanda NASA için uzay fotoğraflannı müzikliyor. 1965 İstanbul doğumlu Tuluyhan Uğurlu. Dört yaşında girdiği tstanbul Belediyesi Konservatuvan'nda öörenim aörürken 1972de, 6660 sayılı Harika Çocukİar Kanu- nu çerçevesinde yurtdışında eğitılme hakkı- nı kazanmış. Ancak ülke döviz sıkıntısı çek- tığinden bu hakkı kullanması ertelenmış. Li- seyi bitirdikten sonra Viyana Müzik Akade- misi'nin sınavlannı kazanmış. bu kez 'Ha- rika Genç" olarak devlet tarafından okutul- muş. 1992'de piyano ve bestecilik dallannda doktorasını bitirmiş. Ortadogulu birmüzik- çinin klasik Batı müziğiyle hiçbir yere vara- mayacağını düşünüp klasik müzik çalmak- tan vazgeçmiş. Anadolu ve Orta Asya mü- ziği, türküler, Balkan müziğinden yola çıka- rak denemelere girişmiş. Bu arada nevv age yolunu tutmuş ve NA- SA'nın isteği üzerine uzaydan gelen fotoğ- raflan bestelemeye başlamış... - NASA'yla çahşına nasıl başladı? 1991'deHelsinki'de bir konser verdim.Te- sadüfen Amerikan Uzay Araştırmalan Mer- kezi NASA'nın atom mühendisleri de varmış konserde. Ben o zaman caz çalıyordum. Gel- diler. •Müziğin uzaydan tınılarverivor.Bizim bir projemiz var. Sana her a> uzay görüntü- leri vollavalım,onlara müzik\az' dedıler. Fo- toğraflar geldi; güneş patlamaları, galaksi oluşumlan filan. Tabii yanlannda bilgilerde vardı. Dört ay Budapeşte'de. Prag'da atom mühendislerinin toplantılannı izledim. ki- taplarla haşır neşir oldum ve yazmaya baş- ladım. Müzik DAT'lannı NASA'ya gönder- dim. Aynca her konserimde bu çalışmadan ornekicr \eriyorum. 1997 sonunda Strasbo- urg'da bır uzay üniversitesi kuruluyor. Uzay Sanatlan Bölüm Başkanlığını yükleneceğim orada. - Pekiyi Hezarfen Ahmet Çelebi'ye nasü bir müzik düşünüyorsunuz? İstanbul Kanatlanmın Altında - Hezarfen Ahmet Çelebi'nin senaryosunda İstanbul var. İstanbul. Batı'ylaDoğu'nunharmanlan- dığı bir yer. Ister istemez Bach gibi yazmak gelıyor içimden. bir tarafta da Osmanlf nın muhteşenıliği var. Dolayısıyla iki dünyayı çok iyi birleştirmek gerek. Filmde, Doğu'yla Batı'nın sentezi ve uçmak isteyen bir insan var Hezarfen'i obua olarak düşündüm. or- kestra partisyonlan altta iç içe geçerken obua yukanda sürekli uçacak. Filmin 78 dakika uzunlugundaki müziği CD ve kaset olarak film çıkmadan bir hafta önce burada ve yurt- dışında piyasaya sürülecek - New age'in sınırian nerede başlıyor, ne- reye uzanıyor? Bir kere new age yapan adamın ufku çok geniş olacak ve sadece nevv age ife ilgilene- cek. Yeni çağ anlamma geliyor kelime ola- rak. ama ben şöyle tasarlıyorum: Arkanızda orman, önünüz deniz; toprağa uzanmış sır- tüstü yatıyorsunuz, gökyüzünde yıldızlar tu- tulacak kadar parlak ve yakın. Topraktan alınan güç ile insan olmanın gururuyla gökyüzüne, geleceğe bakıyorsu- nuz. Nevv age, dünya ile gelecek arasında köprii kuruyor. Nevv age, orgdan kuş cıvıltı- lan çıkartıp üstüne üç akor basmakla olmu- yor. Dünyevi endişe yok, sonsuzlukla ilgile- niyor ve söze sığınmıyor. - Yerli pop sizce hangi düzeyde? Türkıye'de pop vapan üç kişi var: Mazhar, Fuat.Özkan. Onlann yaptığı. pop. Diğerle- rine. biraz yabancı müzikleri dinleyip ilham almalannı öneriyorum. Herülkede aynı enst- rümanlar kullanılıyor. Bizimkiler klavyeyi açıyorlar, zurna sesini kullanıyorlar sÜTekli. Yıllarca arabeske küfrettik, ama arabeskin felsefesi vardı; bunlarda hiçbir şey yok. Or- han Gencebaj'a toplumu zehirliyor dedık. bunlar Gencebay'ın tırnağı bile olamazlar. Ama bır ülkede kültür politikası yoksa bu tip işler normal. Klasik müzikte de dunım böy- le. Devlet Senfoni Orkestrası gidiyor, Viya- na'da Mozart çalıyor, adamlar gülüyor. Mo- zart'ın âlâsının çahndığı yerde. Ankara'dan gelip Mozart dinletiyorlar. - Bundan sonra ne gibi çahşmalar var sı- rada? Bu ülkede hiç Mev lana oratoryosu yazıl- madı. onu yazacağım. Ardmdan. Atatürk'le ilgıli bir senfoni düşünüyorum. Hayatının her evresinde müthiş bir nakış var, ama beni daha çok Çanakkale dönemi ve devrimler etkiliyor. Bir cover da Chicago 'dan Annk Lennox, Duran Duran. Ervis Costello. Luther Vendros ve Manhattan Transfer'in cover albümlerinın arasına bir de, ünlü grup Chicago'nun Night and Dav adlı çalışması katıldı RobertLanun'ın grubu. 1969'dakı ilk aşkı caza döndü: gitar ve nefeslileri kullanarak rock caz yaptı ve ünlülerin hitlerini yorumladı. Chicago albümü, bir dönem Frank Sinatra'nın yorumuyla tanınan Chicago adlı parçayla açıyor. Sonra Duke EDington'ı Caravan. Sophisticated Lady. Don't Get Around Much Anymore ve Take The V A' Train'le anıyor grup.Bennj' Goodman'dan Sing Sing ve Good> Goody'yi. Glenn Miller ın Moonlight Serenade ve İn The Mood'u. albüme adını veren Cole Porter yapıtı Night and Day'i. Gus Kahn'dan Dream A lititle Of Me'yı seslendinyor. Önemli misafırleri de var Chicago'nun bu albümde. Aerosmıth'ten Joe Perry, Gips>' Kings ve Jade grubu. Chıcago'ya cazdan pop ve rocka geçmesinde yardımcı oluyorlar. Night and Day. Chicago'nun kariyenne pek fazla bir şey katmasa da yaklaşık otuz yılın getirdiği deneyimle yorumlanan parçalar güzel bir tat bırakıvor dinlevicide. Cazm ııeferi de albüm yapü • Yerli caza otuz yılını veren 'usta' Tuna Ötenerin Ankaralı müzisyenlerin katkısıyla gerçekleştirdiği canlı kaydedilen 'Sometimes' adlı albümü uluslararası düzeyde. Son dönemde sayılan birer ikişer artan caz albümlerine bir yenisi daha katıldı: Sometimes. Yerli caza otuz yılını veren "usta" Tuna Ötenel, Ankara'da iki günü kayıtla, bir günü de miksajla geçen üç günlük çalışmadan sonra. değme birkaç yüz saatlik albümlere taş çıkaracak güzellikte bir yapıt koydu ortaya. 70'lerin ortasında Erol Pekcan Üçlüsü'ndeyken Caz Setnai adlı bir uzunçalar çıkaran ekipte yer alan Tuna Ötenel, deyim yerindeyse yerli cazm tam bir neferi. Soprano saksafon, alto saksafon, tenor saksafon. bass gitar, davul, piyano ve org çalan Ötenel, Sometimes albümünde yine Ankaralı müzisyenlerden yardım görmüş. Albümde çalan ekip Yahya Dai (tenor saksafon. tenor blok flüt, alto saksafon. soprano saksafon), Alper Yümaz (elektrik bas), Murat Ulus (kontrbas), Melih Çetiner (davul), Meriç Ötenel(trombon) ve sözleri Önder Focan'a ait Ali adlı parçayı seslendiren Sibel Köse'den oluşuyor. Canlı kaydedilen Sometimes'da özellikle Melih Çetiner, Tuna Ötenel ve Yahya Dai'nin performansı albümü alıp uluslararası düzeye taşıyor. Uzun yıllar sadece Amerikan çıkışlı başyaptılan en başanlı şekilde seslendirmekle uğraşan Türk cazından özgün çahşmalar çıkması çok sevindirici ve umut verici. Tuna Ötenel'in piyano. alto ve tenor saksafon ile (CD ve kaset halinde piyasaya çıktı) Rhodes çaldığı albümde yine Ötenel imzalı dokuz beste bulunuyor: >îe» Song, Karlı Daglar, Mood For Debussy, Kuşadasu Sometimes, Berin, Ali, Up There." Aziz'le Miizik'li Bir Anı Aziz Nesin asla unutulamaz... O'nun için ne yazılsa, ne söylense Aziz Nesin'ın gerçek değerini yansıt- makyönünde eksik kalınır. O, olağa- nüstü ve ölümsüz bir İNSAN'dı... Türkiye'de şimdi Aziz Nesin'in kay- bından sonra. O'nun için daha faz- la yazılıyor, konuşuluyor. İHatta O'nun yaşadığı ve düşün- celeri için uğraş verdiği zaman için- de Aziz Nesin'i yerenler, onun görüş ve davranışlarını ihanet bile sayan- tar, şimdi O'nu övüyorlar; Usta bir yazar ve olağanüstü bir kişiliğin ölü- münden sonra, O'nun değerini bilir görünmek ve övmek doğaldır. Ancak, gerçekleri görebilen, sabit fikirli olmayan. gönlünde sevgi, ba- rış, özgüıiük ve dostluk duygulan ta- şıyan; sağduyulu aydın ve halkını se- ver herkesin Aziz Nesin'i unutma- dan. O'nun yazılannı tekrar okuya- rak, oyunlannı izleyerek gerçek de- ğeryargı ve yorumuna varması ola- nağı vardır. Ben bu köşemde, Aziz Nesin için birçoklan gibi bir yazı yazmış olmak, bu kervana katılıp kendimi göster- mek için, sözcükter dizmek isteme- dim. Sadece. O'nunla uzun yıllar ön- ce bir sahne ve müzik olayını bir- likte paylaşmış olmanın ve Aziz Ne- sin'in bir oyununu uyum sağlaya- cak biçimde bestelemiş olmamın ve birlikte, onun yöntemiyle çalış- mış olmantn erişilmez duygusunu tekrar yaşayarak bu Anı'yı belirtmek istedim. Konu şu: 1970'li yıllardayız. Üner llsever yönetimindeki Kadıköy il Ti- yatrosu, Aziz Nesin 'den Kara- göz'ün Kaptanlığı adıyla yazılmış bir oyunu oynamak istiyor. Bu oyu- nu Aziz Nesin seve seve veriyor ve oyun Barbaros'un Torunu adıyla aynı tiyatroda "müzikli - şarkılı - danslı komedi" türünde oynanmaya başlıyor. işte bu oyunun müziklerini, Aziz Nesin'in üstün sezişteki müzik anla- yışı ve sıkı dısiplini altında. onun tüm önerilerini dinleyerek bestelemiş ve oyun çok tutulduğu için aynca se- vinmiştim. Yönetimi Üner llsever, dekorları Sadi Izer, kostümleri Sezer Sezin ve dansları Ömer Sezer üst- lenmişlerdi. Rolleri Üner llsever, Turgut Sa- vaş, Sezer Sezin, Semra Savaş, Se- vin Oral, Hüseyin Kutman, Güner Ümit, Şahin Tek, Kemal Asılisken- der, Yıldır Çelikdelen oynamışlardı. Sonra 1976'da aynı oyun Şehir Ti- yatrolan Harbiye Bölümünde Rauf Altıntak'ın yönetiminde Demokrasi Gemisi adıyla oynanmıştı. Rolleri Rauf Altıntak, Ertıan Abir, Bilge Zo- bu, Turgut Arseven, Tanju Tuncel Renan Fosforoğlu, Gül Akelli, Nazif Şen ve diğer değerti sanatçılar oy- namışlardı. Bu oyunlann çalışmala- nnda besteci olarak, Aziz Nesin'le birlikte olamanın mutluluğunu un- utamam... Sezen Aksu geçen hafta Işık Doğu-. dan Yükselir'le birinci sıradan girdiği listede iiderliğini sürdürüyor. MFO, Mazeretim Var Asabiyim Ben'le ikin- ci, Nazan Öncel, Göç'le üçüncü. Türk sanat müzığinde Ebru Gün- deş yine Ben Daha Büyümedım'le bır numara Muazzez Abacı, Tutunama- dım'la ıkinci. Muazzez Ersov, Sessiz- lik Bu... ile Muazzez Abacı'yı izliyor. Türk halk müzığinde satışlarda bü- yük düşüs var. Az da olsa Arif Sağ'ın Umut adlı albümü satıyor. Yabancı popto Pink Floyd'un çift kasetlik Pulse albümü ilk sırada. Mk- hael Jackson, Hıstory ile ikincilikteki yerini korudu. Üçüncülük These Days'le Bon JovTnin Klasik Batı müziğinde Pavarottiand Friends 2 lider. - Infemal Love - Therapy? - Elastica - Elastica. - Elvis For Everyone - El vis Presley. - The Hearing and The Sense Of - Fury In The Slaughter. - The Complete Stone Roses - Stone Roses. - Dance Italiano - Various. - Ali My Relations - Charles Lloyd (CD) - Stands in Nonvay - Keith Jarrett Trio (CD) - Pop Stars. ^ , -OutoftheLoop - Brocker Brother - Noa - Noa -The Orchestral Album - Dave Cru- sin. - Silent Rooms - Cem Berksoy. - Bir Çiçek Yüı Sonra - Murat Öz- yüksel (CD) -Cemali-Cemali. - Bekle Beni - Deiikanlıya - Çağdaş Türkü (CD) - Türkülerle Grup Yonım - Grup Yorum (CD)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog