Bugünden 1930'a 5,466,868 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 AĞUSTOS 1995 PERŞEMBE HABERLER AIMP,nüfus sayıım istiyop • ANKARA(ANKA)- Ön ve ara seçim. sonra da erken seçimde ısrarlı olan ANAP, şimdi de nüfiıs sayımı istiyor. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keçeciler. hükümetin bir an önce ya nüfiıs sayımı ya da nüfus tahmini yaptırması gerektiğini belirterek, bunun özellikJe nüfuslan ölçüsünde istihkak alan belediyeler açısından çok önemli olduğunu söyledi. ABD heyeti Diyarbakın'da • DİYARBAKIR (AA) - ABD Senatosu Dış Ilişkiler Komitesi profesyonel memurlan, Güneydoğu konusu, göç, ABD-Türkiye ilişkileriyle ilgili bazı konularda bılgi almak üzere Diyarbakjr'da temas ve incelemelerine başladılar. ABD Dış Ilişkiler Komitesi profesyone! metnurlanndan George Peckard ve Michelle Maynard, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Unal Erkan. ll Valisi Doğan Hatipoğlu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Bilgin, Insan Haklan Derneği ve Baro Başkanlığı'nı ziyaret ettiler. ANAP'lı başkan istifa ettj • TARAKLI(AA)- Sakarya'ya bağlı Taraklı ilçesinin ANAP'lı Belediye Başkanı Mehmet Aydın, orman kaçakçılığı suçundan kesinleşen hapis cezası nedeniyle görevinden istifa etti. Geçen yıl kardeşine ait kereste atölyesinde kaçak orman ürünleri bulunan ve bunlan sahiplendikten sonra 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptınlan Aydın, görevinden istifa etti. KB( Protokolü imzaiandı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye-Moğolistan arasında ûç gündür süren 1. Dönem Karma Ekonomik Komisyon (KJEK) toplantılanna ilişkin protokol dün imzaiandı. Devlet Bakanı Nafiz Kurt, KEK görüşmelerinin iki ülke arasında sıcak ve dostane ilişkilerin bir başlangıcını oluşturacağını kaydetti. Imza töreninde bir konuşma yapan Nafiz Kurt, işbirliğinin ilerletümesi için girişimcilere gerekli ortamın oluşturulacağını söyleyerek "Önemli olan bu anlaşmalann hayata geçirilmesidir" dedi. Bakanlık, Mumcu suikastı soruşturmasında Coşkun'u kusurlu buldu Savcıya ^savsaklama' çezasıGÜNEŞGURSON ANKARA- Bombalı bir suikast sonucu tam 31 ay önce yaşamını yitiren gazetemiz yazan Uğur Mumcu'nun öldürûlmesi olayını, ilk aşamada araştırmakla görev- lendirilen savcı Ülkü Coşkun a. soruşturmayı savsakladığı gerek- çesiyle 'disiplin cezası' verilmesi kararlaşfınldı. Adalet Bakanlığı'nca hazırla- nan ve halen Ankara 2 No'lu Dev- let Güvenlik Mahkemesi (DGM) yedek hâkimi olarak görev yapan Kıdemli Binbaşı Coşkun hakkın- da disiplin cezası istemini içeren soruşturma raporu. cezanın uygu- lanması için Milli Savunma Ba- kanlığı'na (MSB) gönderildi. Adalet Bakanlığı'nın, yazan- mızın eşi Gfildal Mumcu'nun su- ikast soruşturmasının savsaklan- dığı ve gereken hassasiyetin gös- terilmediğine ilişkin savlannı içe- ren başvurusu üzerine, MSB'nin izniyle Coşkun hakkinda geçen ay başlattığı soruşturma tamamlan- dı. Soruşturma raporunda. Mum- cu suikastı soruşturmasını bizzat yürütmeyerek, güvenlik güçleri- ne bırakan ve lslami Hareket Ör- gütü sanıklannın yakalanma tuta- naklanndaki tarih tahrifatinı 7 ay gecikmeli olarak ve basında yer aldıktan sonra dikkate alan Coş- kun "un "doğnıdan icra etmesi ge- reken kimi işlemleri yerine getir- memek suretiyle, arzulanan özve- ri ve duyarhhğı göstennediği bde- nimini uyandıracak rutum izledi- ği, 'Bu işi devlet yapmıştır. Siya- si iktidar isterse, çözülür' biçimin- deki söztaiyle, olaya bakış açısını dile gctirdiği" kaydedildi. Rapor- da. işaret edilen duyarlılığı gös- termediği gerekçesiyle Coşkun hakkında ''disiplin cezası tayini" gerektiği belirtildi. Tanık beyanlan Askeri hâkim olan Coşkun hak- kında, DGM'deki görevi nedeniy- le Adalet Bakanlığı'nca yapılan 'ön incelemede' savsaklama iddi- alarının tanık beyanlanyla kesin- leşmesinin ardından Milli Savun- ma Bakanı Mehmet Gölhan'ın verdiği izin üzerine yapılan soruş- turmada, Ülkü Coşkun'un, " Mumcu suikastı soruştu rmasına yön verme ve sonuçlandırmada beklenuen hassasiyeti göstennedi- ği'' kanısı araştınldı. Cumhuriyet savcısının 'soruş- turmayı doğnıdan yürütüp, yön- lendirmesi' zorunluluğuna dikkat çekilen raporda, "Coşkun'un Mumcu suikastı soruşturmasını sürüncemede bıraktığı; kuşkulu olay ve kişikrlc gcrcği gibi ilgilen- mediği: duyarsız davranıp, olayı çözmek amacıyta hareket etmedi- ği; yazann eşinin ifadesini aldığı sırada ve başka zaman ve yerierde söylediği 'Bu işi devlet yapmıştır, siyasi iktidar isterse, çözülür' söz- lerinin de olaya yaklaşımının bir göstergesi olduğu" iddialan ele alındı. Raporda, şöyle dendı: "Cumhuriyet savcısı, bu işle\i doğnıdan yerine getirebileceği gi- bi, zabıta aracıuğı ile de icra ettire- bilecektir. Burada önem arzeden husus. cumhuriyet sa\cısının han- gi suçlann soruşturmasını bizzat yapacağıdır. Bu konuda yasal bir düzenleme bulunmamakİa biriik- te, uygulamada, niteligi yanında, uygulanacak yaptınm itibanyla da önemsiz sayılabilecek suçlann hazuiık sonışturmasını zabıtaya kra ettirebilecek olan cumhuriyet savcısı, kamu düzenine yönelik, toplumsal çıkaıiara ters düşen ve çevrede derin tepki uyandıran olaylarda. beklenilen özveri ve du- yaıîıltğı göstermek suretiyle, ha- zıruk soruşturmasını doğnıdan yürütüp, yönJendirmeiidir." Soruşturma raporundan Ulkü Coşkun'un ihmal listesi kabarık ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Suikast soruştur- masını yürüten cumhuriyet savcısının, 'sorgulamayı doğnıdan yapması' gerek- tiği vurgulanan Adalet Ba- kanlığı raporunda, Ülkü Coşkun'un doğnıdan üst- lenmesi gereken işlemleri yerine getirmedıği, özveri ve duyarlılık göstermediği vurgulandı. Adalet Bakanhğı müfet- tişlerince hazırlanan soruş- turma raporunda, Coş- kun'un soruşturma süre- cindeki eksiklikleri şöyle sıralandı: - Ülkü Coşkun, savun- masında; Güldal Mum- cu'dan bir talep gelmeme- sine karşın "„. ıstırabının dinmesi ve kafasını toparla- masL.." gerektiği düşünce- sinden hareketle. olaym he- men sonrasında değil, ara- dan 20 gün geçtikten son- ra beyanını tespit ettiğini söylemektedir. Burada, böylesine ö- nemli bir soruşrurmayı yü- rüten cumhuriyet savcısı- nın. duyarlılık göstermesi gereken konu. müştekinin ıstırabının dinmesini bek- lemek değil, tersine, olaym en yakın görgü tanıği olan anılan ilgilinin, gecikme- den beyanına başvurup, gereğine tevessül etmek ol- malıdır. - Müşteki (şikâyetçi) Güldal Mumcu'nun anlatı- mında adlan geçen Yunus Ertekin ve Ömer Çiftçi ile Tunus Elçiliği'nde koruma görevi yapan polis memur- lan gibi, dinlenmesi gere- ken kimi kişilerin beyanla- nna, doğnıdan başvurma- mayı: Cumhuriyet Başsav- cılığı'nda, Terörle Müca- dele Şubesi'nde olduğu bi- çimde, geceli-gündüzlü bir araştırma ve soruşturma yapılmasının mümkün ol- madığı yolundaki btrnede- ne dayandıran, aynca Hür- riyet gazetesinde Emin Çö- laşan imzasıyla yayımla- nan makale vesile olmak- sızın, sürücüler ve diğer il- gili sakinlerin, soruştunna seyrine uygun ve gerekti- ği biçimde dinlendiğini ileri süren savunmayı her zaman doğru ve hakh bul- mak olanaklı değildir. - Ülkü Coşkun'un, Ay- han Aydın'la (sürpriz ta- nık) ilgili yaptığı işlemle- re ilişkin olarak, anılan ki- şinin yalan beyanda bu- lunduğunun anlaşılması üzerine, doğnıdan dinle- meye gerek görmediğini. öte yandan, Uğur Mumcu cinayeti ile lslami Hareket Orgütü'nün bir ilgisi bu- lunmadığı yolunda bilgi aldığmdan, bu örgüt men- suplan adına düzenlenen tutanaklardaki tahrifat ko- nusunda, başlangıçta bir araştırmaya girişmediğini. tahrifat iddialannın basın- da yer almasının ardından, Istanbul'a giderek, sonuç alamadığı incelemeyi yap- tırdığını belirtmektedir^ Cumhuriyet Savcısı Ül- kü Coşkun'un değerlen- dirmesiyle, olay faillerini gördüğünü iddia eden bir tanık, yalan söylüyor ya da iftira ediyor da olsa, soruş- tunılan olayın niteligi ve önemı dikkate alınarak. gerçeği birinci elden araş- ttrmakla görevli olan cum- huriyet savcısının. sorgula- mayı doğnıdan yapıp, em- niyetin düzenlediği tuta- naklarla yetinmemesi icap eder. GENEL KURULİLANI Sendikamız (TARIM-İŞ) Türkiye Orman Topraksu Tanm ve Tanm Sa- nayii IşçileriSendikası'nın 14. Dönem Olağan Genel Kurulu 16-17 Eylül 1995 tarihleri arasında Saat: 09.30'da Ankara'da Sosyal Sigortalar Ku- rumu Genel Müdürlüğü toplantı salonunda aşağıdaki gündemle yapıla- caktır. I. Toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde 2. toplantı 23-24 Eylül 1995 tarihlerinde aynı yer ve saatte yapılacaktır. 2821 Sayılı Yasa ve Sendikamız Ana Tüzüğü geregince ilgililere du- yurulur. TARIM-İŞ SENDİKASI GENEL YÖNETİM KURULU GÜNDEM 1. Yoklama ve açılış, 2. Genel başkanın açış konuşması, - ' .. ^ 3. Divan seçimi, • . • 4. Saygı duaışu, ' ' • 5. Konukların tanrtılması ve konuşmalan, 6. Komisyonlann seçimi: a) Tüzük Tadil Komisyonu, • b) Hesap Tetkik Komisyonu, c) Tahmini Bütçe Komisyonu, 7. Zorunlu organlara ve üst kurula adaylık müracaatlan, . • 8. Faaliyet raporunun müzakeresi, 9. Komisyon raporlarının görüşülmesi ve onaya sunulması, 10. Genel Yönetim Kurulu üyelerinin konuşmalan, 11. Kurullann ibrası, 12. Dilek ve temenniler, . 13. Seçimler: a) Genel Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri, b) Genel Denetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri, c) Genel Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri, d) Üst Kurul (TÜRK-İŞ) Delegeleri, 14.Kapanış. İLAN TC MİLAS MAHKEME SATIŞ MEMURLUĞU'NDAN DosyaNo: 1995/9 Davacı Seyhan Aker tarafindan davalı Pembe Aziret aleyhine açılan ortaklığın gider- ilmesi davasmda, dava konusu, tapunun Milas Hacıilyaz Mahallesi cilt 4, sahife 340, a- da 359, parsel 4'te kayıtlı 215, 43 metrekare mesahalı iki katlı kargir ev ve avlusunun değeri 591.164.875 lira tespit edilmiştir. Davalı bunca aramalara rağmen bulunamadığından. memurluğumuz ilanının ilan tar- ihinden itibaren 8 gün sonunda davalıya teblig edilmiş sayılacağı, süresi içersinde yasal yollara başvurmadığı takdirde kıymet takdirinin kesmleşeceğı ılan olunur. 15.5.1995 Basın: 23882 • Olaylarla ilgili olarak üç ayn dava açıldı GavMahallesi davasıbaşhyor • Açılan üç davanın ikisinde mahalle halkı, birinde 18 kişinin ölümüne neden olan görevli polisler yargılanıyor. Mahalle halkına karşı açılan davalarda 20 yıldan başlayıp ölüm cezasına kadarvarabilecek oranlarda cezalar isteniyor. MİYASE tLKNUR 12 Mart 1995 Pazarakşamı kahve- lerinde saldınya uğrayan ve bu saldı- n sonrasında gösterdikJeri tepkinin bedelini de canlanyla ödeyen Gazi Mahallesi sakinleri şimdi de "toplu ızrar, halkı silah kullanarak isyana teş- vik" ile "Toplu Gösteri ve Yürüyüş Yasası''na muhalefet suçundan yargı- lanacak. Mahalle halkı için 20 yıldan başlayan cezalar istenirken polisler için cezayı 5 yıla kadar indirecek maddelerden dava açıldı. Gazi Mahallesi halkı hakkında açı- lan iki davadan birisi Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yann başlayacak. Gerek bu dava, gerekse "görevsizük" karanyla Istanbul DGM'ye gönderilen; ancak DGM'nin de görevsizlik karan verdi- ği dava dosyasında, olay günü yarala- nıp hastaneye kaldınlarak tedavi edi- lenlerin sanık olarak yer almalan dık- kat çekiyor. Her iki davada da sanık olanlardan bazılan, halka ateş açarak "ölüme sebebiyet vermek'"le suçlanan polislerin yargılandığı davada "şikâ- yetçi ve tanık." Sanıklar arasında ismi geçen Bülent Çoban, Ahmet Şahmo, Gülçiçek Aybek, Özlem Tunç, Turan Yıkünm ve Tayyar Türkmen ise po- lislerin yargılandığı davada müşteki- ler lıstesinde yer alıyor. Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak olan 97 kişinin, 2911 sayılı Toplantı ve Gös- teri Yürüyüşleri Yasası'na aykın dav- randıklan ileri sürülüyor. 20'şer kişi- lik gruplar halinde bir hafta süreyle mahkemede sorgulan yapılacak olan Gazi Mahalleli sanıklardan 14'ü hak- kında "ateşü ve ddici silahta mukava- metettikfcri" gerekçesiyle 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası isteniyor. An- cak iddianamede sanıklann hangı si- 18 kişinin ölümünden sorumlu tutu- lan polisler, ceza\ıyanya kadar in- direcek maddelerden yargılanıyor lahlarla mukavemet ettikleri belirtil- mediği gibi herhangi bir balistik ra- pordan da söz edilmiyor. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Baş- savcısı Ceül Demircioğiu. cumhuriyet savcılan Muhittin Ayata vc H..AJİ Baş- puıar tarafindan hazırlanan iddiana- mede sanıklann, aynca izinsiz yürü- yüş yapmak, halkı güvenlik güçleri aleyhine kışkırtmak, mezhep kışkırtı- cılığı yapmak, bölücü slogan ahnak, güvenlik güçlerine karşı saldınya ge- çip molotofkokteyli atmak, bölücü ve terörist örgütlerin pankartlannı taşı- mak ve işyerlerini tahrip etmek suçu- nu işledikleri öne sürülüyor. Yargılanacak olan 97 sanık arasın- da, olaylar sırasında eşi öldürülen As- lan Bingöl, kardeşi öldürülen Hüseyin Kopal ve Gazi Mahallesi Hacı Bektaş Veli Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hıdır Kmlırmak da yer alıyor. Gazi- osmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkeme- si'nin "görevsizlik" karan vererek Is- tanbul DGM'ye gönderdiği tophıız- rar davası'nda ise 91 kişi, "süah kul- lanarak halkı hükümetaleyhinde isya- na teşvik eönek"le suçlanıyor. İddi- anamede olayın toplu ızrar boyutunu aşarak Terörle Mücadele Kanunu'nun 8. maddesi ileTCK'nin 149. madde- si kapsamına girdiği öne sürülüyor. Yasaya göre bu suçu işleyenler hak- kında 20 yıl, olay gerçekleşmişse ölüm cezası öngörülüyor. Yalnızca iş- tirak edenler içinse 6 yıl ceza isteni- yor. Ancak tstanbul 5 Numaralı Dev- let Güvenlik Mahkemesi. suçun nite- liğinin "toplu Krar"a girdiğine karar verdi. Dosya mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi için Yargı- tay'a gönderildi. Olen 6 kişinin faili polis çıktı Eyüp2. AğırCeza Mahkemesi'nde sanık olarak yargılanan 20 polis hak- kındaki davanın Istanbul dışında gö- rülmesi için mahkemenin yaptığı baş- vuru da Yargıtayca karara bağlanacak. Olay tarihinde televizyonlarda ve gazetelerde tespit edilen görüntülerde uzun namlulu silahıyla nişan alarak ateş eden kot montlu polis Adem AJ- bayrak da sanıklar arasında yer alıyor. İddianamede Adem Albayrak'ın, si- lahla ateş ederek Ali Yıldınm, Dilek Sevinç, Fadime BingöL Reis Kopal, Fevzi Tunç ve Zejnep PoyTaz'ın ölü- müne neden olduğu belirtiliyor. İddi- anamede Gazi Mahallesi'ndeölen 13 kişiden sadece 6'sının failleri belir- lendi. Balistik raporun gelmesinden sonra sanık polislerin sayısınm artma- sı bekleniyor. TCK'nin 448. maddesıne göre açı- lan bu davada, aynca polislere aynı kanunun 50. maddesinin uygulanma- sı isteniyor. Aynca faili belli olmadan adam öldürme suçunun tarif edildiği 463. maddeden de polisler hakkında dava açılmış. Bütün bu maddeler ay- nı anda uygulanırsa cezalar 5 yıla ka- dar düşebiliyor. Savcı iddianamede 49. maddenin uygulanmasını da mah- kemenin takdirine bırakıyor. TÜRKİYE SİYASETÎNDE DEP DEPREMI A. Osman ÖLMEZ Türkiye'deki Kürtlerin, KürdisLan Teali Cemiye- ti'nden (1918), Demokrasi Partisi'ne (1994) kadar uzanan legal politik mücadelelerıni anlatan "Türkiye Siyasetinde DEP DEPREMI" çıktı. Üç yıldır süren çalışmaların ürünü olan eser, alanının ilk örneği olmasv açısından da belge niteligi taşıyor. Gazeteci ÖLMEZ'ın canlı tanıkhğında yazılan bu kitap, halklartn kardeşliğine ve barışa adanmıştır. Donık Yayıncüık, Tel - Fax: 0 (312) 435 24 97 (512 sayfa; fiyatı: 500.000.- TL.) ACIKAYBIMIZ Okul müdürümüz REMZİ ATOK'u 22 Ağustos 1995 Salı günü kaybettik. Üzüntülerimizi bildirir, eğitim camiasına ve ailesine başsağlığı dileriz. MALTEPE ORHANGAZİ İLKOKULU ÖĞRETMENLERİ İLAN T.C. ANAMUR SULH HUKUK MAHKEMESİ Sayı: 1993/147 Davacı Ertuğrul Ataş vekili Av. Öznur Taylan tarafin- dan davalılar Döne Kahveci ve müşterekleri aleyhine açı- lan taksim ve izale-i şüyu davasırun yapılan duruşmala- n sırasında verilen ara karan uyannca: Dava konusu olan Anamur Orta Köyü 242,243 ve 254 sayılı taşmmazlarda hissedar olan Necip Şeker'in ölü ol- duğu, mirasçılan olan Sevgi Seçerli. Kemal Seçerli. Ke- nan Seçerli, Selçuk Seçerli, Selahattin Seçerli. Demet Bostancı, Faik Şeker, Necip Şeker, Yunus Şeker. Sakine Şeker, Nihat Şeker, Orhan Bostancı, Fatma Hünerli, Ne- cat Bostancı, Bülent Bostancı, Hatice Şeker. Figen Şe- ker, Sakine Filiz llünger, Deniz Şeker. Günay Şeker, ts- met Şeker, evlatlan Necip Şeker, Erdem Şek'er ve Arzu Şeker'in tüm aramalara rağmen bulunamadıklanndan ve açık adresleri de tespit edilemediginden tapu kayıt mali- ki olan Necip Şeker mirasçılanna duruşma günü olan 20.9.1995 günü ve dahili dava dilekçesi teblig edileme- miştir. Adı geçenlerin veya ilgililerinin 15 gün içinde mahkememize müracaat etmeleri veya duruşma günü mahkemede hazır bulunmalan aksi takdirde duruşma gü- nü olan 20.9.1995 gününün ve dahili dava dilekçesinin ilanen teblig edilmiş sayılacağı hususu ilan olunur. 31.7.1995 Basın: 36871 T.C. SÖKE ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN DosyaNo: 1995/445 Davacı Köyişleri Bakanhğı vekili Av. tpek Küçükoğ- lu tarafindan davalılar Kemal Yavaş, Fahrettın Uyakın. Hasan Gök, tlhan Turan ve Kenan Işık aleyhine açılan ko- operatifin feshi davasınuı yapılan açık yargılaması sıra- sında: Davahlardan Kemal Yavaş adına çıkanlan davetiyenin bila teblig iade edilmesi üzerine zabıtaca yapılan araştır- mada da tebligata sarih açık adresi tespit edilemedigin- den işbu dava dosyasın ın duruşmasının 3.10.1995 günü saat 10.00'da Söke Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapı- lacağı, davalı Kemal Yavaş'ın bizzat duruşmaya gelme- si veya kendisini bir vekille temsil ettirmediği takdirde duruşmalara gıyamında devam olunacağı hususu dava dilekçesi yerine kaim olmak üzere ilanen teblığ olunur. Basm: 38081 İLAN T.C. SEFERİHİSAR ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN 1993'288Esas Davacı, Seferihisar Doğanbey Köyü'nden Mehmet Soner, Mustafa Soner ve Ali Behçet Soner ve Izmir'de mukim Gülsüm Gümüşay tarafindan davalılar Maliye Hazınesi ve Doğanbey Köy Muhtarlığı aleyhlerine açı- lan gayrimenkul tescil davasmda: Dava konusu Seferihisar'ın Doğanbey KÖ>TÎ Yazlıca- ağaç mevkiinde vaki ve Doğusu: Dere. Batısı: Cami Vak- fı, Kuzeyi: Davacılann mahkemelık yerı ve Güneyi: De- re ve camlık ile çevrili taşınmazın davacılar adına tapu- ya tescili yapılacağından hak iddia edenlerin mahkeme- mizın 1993/288 sayılı dosyalanna müracaatlan ilan olu- nur. Basın: 38083 PERŞEMBE ORHAN BURSALI Musibet... "Bir musibet bin nasihatten iyidir", bilimsel değe- ri olan ender deyimlerimizden biridir. Yaşanacak pratik bir olayın, o konuda yıllardır yazılıp çizilenler- den daha etkin ve öğretici olduğunu söyler. Suudi şeriatının musibet kılıcı, milletimizi, basını- mızı ve özellikle de devletimizi dimdik ayağa kaldır- dığına göre, devlet elıyle insan öldürme hunharlığı- nın hâlâ geçerli olduğu belki de tek Avrupa ülkesi olan Türkiye'de idam karan yasalanmızdan hemen ve derhal çıkartılmalıdır. Yeri ve zamanı geldiğinde pek saygıdeğer yöne- ticilerimizin Meclis'e sevk ettikleri, miltetvekillerimi- zin onaylama yanşına girdikleri idam cezasını he- men kaldırmalıyız. Aksi takdirde, Suudistan'a karşı başlatılan girişimlerin samimiyet yönü eksik kalır. ••• Şimdi tam zamanıdır. En demokrat partimiz CHP hükümet ortağıdır ve hemen bir yasa tasarısı vermelidir. Suudi kılıcına büyük tepki duyan ve milletimtzin acısını paylaşarak özel elçiler gönderen Sayın Çil- ler ve Sayın Demirel, hemen idamlann kalkmasını istemelidırler. Suudi kılıcına en büyük tepkiyi göstererek milleti- mizin hislerine tercüman olan yazılı, sözlü ve görsel basınımız, ülkemizde idamın kalkması için kam- panya açmalıdırlar. Niçin bu konuda etkin ve yetkin çevrelerimizden ses çıkmaz? Idamı kaldırma yönünde bir adım atmazsak, mil- letçe niyetlerimiz, amaçlanmız hakkında önemli so- ru işaretleri aramaz mısınız? ••• Belki de Sayın Yalçmtaş bu işe soyunmalıdıri Cumhuriyet tarihinin, Suudilere elçi olarak gön- derilebilecek çapta yetiştirebildiği tek kişimiz, şu günlerin en önemli Türk Büyüğü, Suudi ticari or- taklanndan, ülkemizde köktendinciliğin dal budak sarmasında ve demokratik düşüncenin geriletilme- sinde büyük katkıları olan, Türk-lslam sentezinin ideologlarından Sayın Nevzat Yalçmtaş, idamlann kalkması için düzenlenecek kampanyanın başına geçmelidir. O, idamlann içyüzünü görmüş "Idam haberi ge- lirse şoke olunım" demiştir. Aynca, Suudiler üzerin- de çok iyi izlenim bırakmış, hatta onlan önemli öl- çüde etkilmiştir! Yalçıntaş'ın Sabah'a yaptığı açık- lamadan öğreniyoruz ki, Prens Abdülaziz, kendi- sine, "Böyle seçkin bir temsilciyle bize görüşlerini iietmelerini muhabbetle karşılıyoruz... Kral tarafin- dan Sayın Cumhurbaşkanınıza, Sayın Başbakanını- za birer teşekkür gönderilecektir" demiştir! Az buz şey mi! Hele kesilmiş kelleler üzerinde gönderilecek böyle bir mesaj, yüreğimize su serpecek ve acımızı hafifletecektir!... ••• Suudi kılıcına karşı yapacağımız en etkin girişim, ülkemizde idamı gerçekten ve hemen kaldırmak olabilir ancak... Böylece bu konuda ne kadar tutaıiı, karariı ve is- tekli olduğumuzu bütün dünyaya da göstermiş oluruz. Türkleri "kafası kesilecek insanlar" olarak gören Suudi Hanedanlığına en iyi yanrtı vermiş oluruz. Yoksa... Prens Abdülaziz' in söylediği şu sözleri içten içe benimsiyor ve onaylıyor olacağız: "Idam yasalan, her zaman ve her yerde her millete yarariı otacak- tır". O hiç olmazsa dürüst; açıksozlü ve düşündüğü- nü söylüyor. Peki, idamı hâlâ yasalarında tutan ve böylece idam kararlarını gerektiğinde uygulayabileceğini beyan eden Türkiye'ye ne demek gerekir? Yoksa... Yöneticilerimiz, kendi insanımızı asarsak yine biz asanz, görüşünde olmasın hâlâ? • BAŞSAGLIGI Çizerimiz Musa Kart'ın ağabeyi Mimar NEBİ KART'ı yitirdik. Arkadaşımıza ve ailesine başsağlığı dileriz. CUMHURİYET ÇALIŞANLARI BAŞSAGLIGI Çağdaş Gazeteciler Derneği Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu üyesi ve Basın İlan Kurumu Bursa Şube Müdürü Yusuf Büyükba^aran'ın babası KAZIM BÜYÜKBAŞARAN'ı 23 Ağustos Çarşamba günü kaybetmiş bulunuyoruz. Üzüntümüz sonsuzdur. Büyükbaşaran ailesi ve yakrnlanna başsağlığı dileriz. ÇGD GÜNEY MARMARA ŞUBESİ İBRADIKADASTRO MAHKEMESİ'NDEN EsasNo: 1992'59 Davacı Tahsin Koçak tarafindan davalı Fahriye Koca- taban aleyhine açılmış oian Ibradı Yukan Mahalle 125 ada, 7 parsel no'lu 2247 m2 miktanndaki dava konusu taşınmaza ait yapılan "kadastro tespitine itiraz" davası- nuı mahkememizde yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara karan geregince; Dahili davalılar Kemal Kişmir ve Nezihe Kişmir'in ad- resleri mahkememizce yapılan bütün aramalara rağmen tespit edilememiş olduğundan, mahkememizce dahili davalılarm adreslerinin meçhul sayılmasma ve dahili da- valılara ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup dahili davalılann duruşmanın atılı bulunduğu 20.9.1995 günü saat 09.00'da Ibradı Kadastro Mahkemesi'nde ha- zır bulunmalan veya kendilerini bir vekil aracılığıyla temsil ettirmeleri HUMY'nin 509 ve 510'uncu madde- lerı geregince duruşmaya gelmedikleri takdirde duruş- manın yokluklannda yürürüleceği, davetiye yerine geç- mek üzere ilanen teblığ olunur. Basın: 38100
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog