Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

22 AÖUSTOS 1995 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Istanbul'da kent içi ulaşım ve trafikten 15'ten fazla kurum ve kuruluş sorumlu a yetki kargaşasitstanbul Baber Servisi - Istanbul'da kent içi ulaşım ve trafiğinden sorumlu 15'ten fazla kurum ve kuruluş söz sahibi. Büyükşehir Belediyesi ve ilçe beledyeleri, Büyükşehir Belediyesi ' Ulaştırnu Koordinasyon Merkezi (UKOME), Emniyet Genel Müdürlüğü, ll ve îlçe Trafik Komisyoılan, Karayollan Genel Müdûrlüğü 1. ve 17. Bölge Başmüdürlükleri, Devlet Demiryollan, Türkiye Denizcilik lşletmeleri Genel Müdûrlüğü, tstanbuTtın ulaştırma olanaklannın sağlanması, yönetimi ve denetimi konusunda yasalarla görev ve yetkiye sahipler. İETT, Ulaşım AŞ, Deniz Otobûsleri AŞ gibi birçok kuruluş da bu konuda söz sahibi. Yıldız Teknik Oniversitesi Öğretim Üyesi Pr. Dr. Aydın Erel'in, tnşaat Mühendisleri Odası'nm düzenlediği "1992 Kent İçi Ulaşım KongresP'nde sunduğu çalışmasında, Bu kadar çok kuruluşun sorumlu olması yetki kargaşasina ve kurumlar arasında koordinasyon eksikliğine sebep olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle karayollannda bazı işler birden fazla kurumun görev ve yetkileri arasında. Bu yüzden de aynı konuda farklı görüş ve uygulamalar yapılıyor. Örneğin kentsel ulaştırma planının yapılması sadece UKOME'nin yetki ve görevi altında iken Karayollannın planlanması ve yapımı belediye. UKOME ve Karayollan Müdürlüğü'nün ortak görevi durumunda. Bunun gibi, trafik akımı programının yapılması da Karayollan, Trafik Komisyonu, ve UKOME'nin yetkisi altında. Hız sınırlannın yeniden belirlenmesi de yine bu üçünün görevleri arasında. Toplu taşıma sistemleri için güzergâh, zaman ve bilet tarifelerinin yapılması ise Belediye, Trafik Komisyonu ve UKOME'nin üzerinde anlaşamadığı ortak görevler arasında. Bu kargaşa arasında daha çok "merkezi hûkûmet" ve "yerel yönetim" ayınmı görülüyor. Merkezi hükümetteki iktidar partisi ile yerel yönetimin siyasi ilişkileri bu anlaşamamazlıkta belirleyici oluyor. Eşgüdümsüz olarak sürdürülen çalışmalar, birbirlerini engelleme nedeniyle başansızlıkla sonuçlanıyor. Trafik ve ulaşımla ilgili kararlann uygulanması bu yüzden gecikiyor, çoğu zaman da hatalar yapılıyor. Bu yetki dağıhmı, kuruluşlann sorumluluktan kaçmasına, sorunlan birbirine havale etmesine ve işlemlerin aksamasına neden oluyor. Avrupa kentlerinde ise toplu taşım sisteminde sayılan 10'u geçmeyen toplu taşım araçlan ve bunlan işleten az sayıda kurum, büyük ulaşım paylan ile koordinasyon içinde çalışıyor. İETT hükümetten destek bekliyor İstanbal Haber Servisi - lstanbul Elekt- rik, Tramvay, Tünel lşletmeleri Genel Mü- dûrlüğü (İETT), 1939 yılında kuruldu. Ku- ruluş amacı ise lstanbul'un elektrik enerji- sinin üretımi ve dağıtımı, Beyoğlu-Karaköy arasındakı tünelin işletmesi, gerekirse oto- bûs, troleybûs işletmesine geçilerek Istan- bul'da toplu ulaşım sisteminin geliştirilme- si idi. Daha sonralan Kurba- ğalıdere, Yedikule ve Be- yoğlu bölgesinde havaga- zı üretimı ile de ilgilenen İETT, 1982'ye kadar fa- aliyetlerinı daha çok elekt- rik dağıtımında sûrdürdü. Şehre dogalgaz dağıtımı- na geçılmesi ile en son 1993'te havagazı dağıtı- mını durdurdu. Bugün Büyükşehir Be- leyesi'ne bağlı bir kurum olarak çalışan İETT, şim- di 2278 otobüs, Beyoğlu- Karaköy tüneli ve Beyoğ- lu-Tünel arasında kullanı- lan tarihi tramvay hattı ile yalnız toplu taşım alanın- da hizmet veriyor. lETTotobüslen. karayol- lanndaki toplu taşımacılıkta yaklaşık yüz- de 23 pay alıyor. Otobûsler günde ortalama 1 milyon 700 bin yolcuyu toplam 420 hat üzerinden taşıyor. tETT'nin kontrolünde olan 806 özel halk otobûsünün hatlan da eklendiğinde hat sa- yısı 450'ye ulaşıyor. Hizmet şebekesinin A otobûsleri karayollanndaki toplu taşımacılıkta yaklaşık yüzde 23 pay ahyor. Otobûsler günde ortalama l milyon 700 bin yolcuyu toplam 420 hat üzerinden taşıyor. tETT'nin kontrolünde olan 806 Özel Halk Otobûsünün hatlan da eklendiğinde hat sayısı 450'ye ulaşıyor. uzunluğu 5230 km olan lETT'de, yaklaşık 9 bin personel çalışıyor. Istanbul'da yaşa- nan hava kirliliğinin, büyûk oranda araçlar- dan çıkan egzoz gazlannın etkisiyle yaşan- dığı gerçeğinin ortaya çıkmasıyla birlikte başlatılan "çevredos&ı", doğalgazla çalışan otobüslerin sayısı da şu anda 100'e yakla- şıyor Yetkililer, 211 doğalgazlı aracın daha alınacağını söylüyorlar. Ye- rel yönetime bağlı bir kamu kunıluşu olan İETT, günde taşıdığı yolculann yaklaşık 1 milyonuna, indirimli tarife üzerinden ya da ücretsiz ola- rak hizmet veriyor. Öğrenci, emekli, er, hâkim, \e 66-65 yaş arasındaki yol- cular ındiranli tarifeden yarar- lanıyor. Bedensel özürlüler, PTT çalışanlan, gaziler, po- hs ve bekçiler, muhtarlar, be- lediye memurlan ve san ba- sın kartı sahibi olanlar ise üc- retsiz olarak otobüslerden ya- rarlanıyorlar. ÎETT, bu hizmeti nedeniy- le yılda yaklaşık 1 trilyon800 milyar lira kazanç İcaybına uğruyor. Ancak İETT Genel Müdürü Muam- mer Kantarcı. lETT'nin bu hizmeti kar- şılığında merkezi hükümetin destek sağ- lamamasına sitem ediyor. Aylık kazancı 310 milyar lira, harcaması ise 350 milyar lira olan ÎETT'nin aylık 40 milyar liralık açığı, Büyükşehir Belediyesi tarafından kredi karşılığında sağlanıyor. İl mudurleri Ankara'da toplandı Bakaıüık Bağ-Kur'u iyileştirme hazırlığındaANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, aylık açığı 2 trilyon 320 milyar liraya yükselen Bağ-Kur'u iyileştirme çalışmalan için hazırlık başlattı. CHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Hik- met Çetin. Emekli Sandığı, ŞSK ve Bağ-Kur'un birleş- tirilerek, Türkiye'nin tek bir sosyal güvenlik kurumuna kavuşturulması geTektiğini söyledi. Çalışma ve Sosyal Gü- venlik Bakanı Ziya Halis. toplumun yaşam koşullan- nın, sosyal güvenlik sistemi içinde yükseltilmesinin iz- lenebılecek en akılcı yol ol- duğunu belirtti. Bağ-Kur il müdûrleri, ay- , lık açığı 2 trilyon 320 mil- yar liraya yükselen kuru- mun sorunlannı ele almak ûzere dün Ankara'da top- landı. Bugün sona erecek toplantının açılışında konu- şan CHP lideri Hikmet Çe- tin, Türkiye'nin Avrupa ül- keleri arasında, çahşanla- nndan aldığı vergi orarunda ilk sırada yeraldığıru belir- terek vergi adaletinin mut- lakasağlanması gerektiğini ifade etti. Sosyal adalet ilkeleri açı- sındaıİ refahın paylaşımın- da, gelir dağılımınm çok önemli olduğunu vurgula- yan Çetin. şunlan söyledi: "Türüye'de gelir dağıhmı son yıllarda bozulmuştur. Sağkklı bir sosyal güvenlik sistemi kurmadan insanlan mntkı errnekçokgüçtûr. Bu- gün sosyal güvenlik ststemi- mızn ideal olduğunu söyle- mekmümkün değildir. für- kryeyi ErnekB Sandığu SSK ile Bağ-Kur'da yapüacak olan kurumsal w yapısal de- ğişiUiklerie tek bir sosyal gûreıik sisemine kavuştiır- nmak gereklidir. Bu yapıyı düataneriğimizsürecebek- lemeı sonuca ulaşamayK." Tirkiye'nin geleceğini çokparlakgördüğünü vur- gulsjan Çetin, "Gümrûk BSrfB(GBXAtatürkTürki- yesf nin önemU bir hedefi- d i t 1996yıbnda gerçekleştir- nseii ürnit ettiğimiz GB, Tüiidve apsından Avrupa B4rigi votanda önemli bir açarudı»-" diye konuştu. Çılışrna ve Sosyal GSröenlikc Bakanı Ziya Halis • CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur'un birleştirilerek tek bir sosyal güvenlik kurumuna geçilmesi gerektiğini söyledi. de toplumda sosyal adaleti sağlamanın, sosyal güvenlik kurumlannda gerekli ön- lemleri almak, kurumlan, içinde bulunduğu finans dar- boğazından kurtarmakla mümkün olduğunu kaydet- ti. Serçe'nin 'özel'konukkm Kfiltür Servisi - Sezen Aksu, Rumelihisan'ndaki konserlerinin beşinci gecesinde Başbakan Tansu Çiller'i ağırladı. Geceye eşi Özer ÇiDer'le katılan Başbakan Çiller, arabasıyla gelmeyi tercih etti. 21. sanat yılını dolduran Aksu, seslendirdiği ikinci şarkısmın ardından "Bir kere daha dürryada en sevdigim yer olan sahnedeyim. Hepinizi saygryla ve sevgiyie selamlıyorum. Bildiğiniz gibi bu gece özel bir konuğumuz var. Özel konuğıunuzu da saygı ve sevgiyie selamlıyorum" diye konuşurken kadın bir başbakanımız olduğu için gurur duyduğunu da^ sözlerine ekledi. Aksu bu sözleri söylerken dinleyenleri ise biraz dertliydi. Konsere gelenler, hisar girişindeki izdihamdan yakmarak "Başbakan'ın konsere geleceğini bilseydik, bu gece konsere geimezdik" yorumunu yaptılar. Konseri izlemeye gelenler, basın mensuplanna da tepki gösterdi. Aksu'yu görmek isteyenlerin gözleri, bir tûrlü kalabalık basın mensuplan görüntûsûnûn ardına ulaşamadı. Bu arada Sezen Aksu'nun vokalisti, Müjdat Gezen'in kızı Elif Gezen ikinci bölümûn ilk parçasını sağır ve dilsiz çocuklar için seslendirdi. (Fotoğraflar: UĞUR GÜNYÜZ) Ayaz, ortaöğretimde ders geçme ve kredili sistem yerine 'karma sistem' çalışıldığını söyledi Oğrenci, yeteneğine göre yöıüendirflecek İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Ortaöğretimde ders geçme-kredili sistem ye- rine getirilecek olan yeni "karma sistem". ortaöğretim kurumundan mezun olan her öğrencinin mal ya da hizmet alanında üre- timde bulunabilecek bir mesleki beceriyi ka- zanmasını amaçlıyor. Milli Eğitim Bakanı NevzatAyaz, ders geçme-kredili sistem me- zunlannın üniversiteye giriş sınavlannda- ki başan oranlannın yüzde 19'a düştüğu- nü vurgulayarak "Yeni sistemde, liseJerin devreden çıkmasırun önlenmesi ve dersha- neler yerine liselerin öne çıkanlması ilkesi- ne ağuiık verüdi" diye konuştu. Türkiye genelinde milli eğitim müdür ve müdür yardımcılan ile Milli Eğitim Ba- kanlığı üst düzey yetkilılerini bir araya ge- tiren "1995-96 Eğitim Değerlendirme Top- lanüsı''lzmir'de başladı. Ortaöğretim kû- rumlannda ders geçme-kredili sistem ye- rine getirilecek yeni sistemin son şeklini alacağı üç gün süreli toplantının açıhşına Milli Eğitim Bakanı Nevzat Ayaz da katıl- dı. Ayaz, 1991-92 öğretim yılında uygu- lanmaya başlanan ders geçme-kredili sis- temin, fiziki olanaksızlıklar, ders tekran, kre- di tamamlayamama, ders seçememe, boş za- manın yeterince değerlendirilememesi gi- bi sorunlannı ortadan kaldıracak yeni bir modele gerek duyulduğunu belirterek ye- ni model üzerinde son iki aydır yoğun bir çalışma yürütüldüğûnü söyledi. Ayaz, söz- lerini şöyle sûrdürdü: "Son iki yıkür mezunlannı veren kredili sistem uygulaması sonucunda ortaöğretim kurumlannda verimin gidcrek düştüğünü, ünrversiteye girişte azalmalar olduğunu gör- dük ve yeni bir sistem arayışına girdik. Ye- ni sistemin özü. ortaöğretim kurumunu bi- tiren her öğrencinin mal >a da hizmet üre- tecek nitelikte beceri kazanmasuun sağlan- masıdır. Yeni sistemde temel eğitim ile orta- öğretimin birieştirilmesi amaçlanryor. Orta- öğretimden jükseköğretime geçişte de öğ- rencinin başanlı olduğu, iJgi duyduğu veye- tenekli olduğu alanlara yönlendirilmesi ve bu alanlarda yükseköğretim görmesi plan- bınmaktadır. Yeni sistem, dikey ve yatay ge- Cumhurbaşkanij resepsiyonuna kattlmadı Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 61. IFLA (Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kuruluşlan Federasyonu) konsey ve genel konferansı nedeniyle Çırağan Sarayı'nda verdiği resepsiyona, çok sayıda kongre delegesi katıldı. Çumhurbaşkanı'nm, programındaki bir değişiklik nedeniyle katılamadığı geceye, Kültür Bakanı Ismail Cem ve Kültür BakanJığı Müsteşan Emre Kongar katıldı. Dünyanın dört bir yanından IFLA '95 konferansı için Istanbul'a gelen davetliler, lstanbul'un görkemli tarihsel mekânlanndan biri olan Çırağan Sarayı'nda klasik Türk sanat müziği eşliğinde. unutamayacaklan bir gece geçirdiler. (Fotoğraf: DEVRtM BARAN) çişlere imkân sağla>acaknr. Kazanılan hak- lann geri alınması söz konusu değildir. Ay- nca hcrkesin ortaöğretimde eğitim gördu- ğü alanda yükseköğretim görecek diye bir zorunluluk da olmayacaktır." Üzerinde çalışılan yeni sistemin karma bir sistem olduğunu, ders geçme ve sınıfgeç- me sistemlerini de birçok yönleriyle içine aldığuu, ağırlıklı not ortalaması konusuna yer verdiğini vurgulayan Milli Eğitim Ba- kanı Ayaz, "Lise mezunlarmın genel başa- n oranı >üzde 19"a düştü, bu sene yüzde 15'e düşecek. Kredili sistem Useleri devre- den çıkardı, dershaneleri ön plana çıkardı. Bu yeni sistem, liseleri öne çıkarma amaa taşıyor" dedi. Başka bir ülkenin eğitim sis- teminin aynen alınınasının ya da ona uyul- masının söz konusu olmadığını kaydeden Bakan Ayaz, "Ancak gelismişAvrupa ülke- kri ve Amerika'da olduğu gibi ama'ç biıü- ğhnizvar. Bütün bu ülkeler hizmet dallann- da ve meslek alanlannda öğrencilerini bil- gi ve beceri sahibi olarak yetiştirme çabası içmdeier'' diye konuştu. Bakan Ayaz, imam- hatip liselerinı kastederek yeni sistemin hiç- bir okulun aleyhine onu devre dışı bırakan bir yönü olmayacağını söyledi. Bakan Ayaz. gazetecilerin sorulannı ya- nıtlarken de bir soru üzerine üniversite sı- navlannuı birleştirilerek tek bir sınava dö- nüştürûlmesi konusu üzerinde çalışmalar ya- pıldığını, ortaöğretimde alınan bilgilerin yükseköğretimle entegre duruma getiril- mesınin planlandığını bildirdi. Özel okul üc- retlerinin yüksekliği ile ilgili bir soruya ise Bakan Ayaz. "Bu özel sektördür, bakanb- ğm bu fiyatlara müdahalesi söz konusu de- ğildir. Özel sektör rekabeti kurallan içeri- sinde sistem kendi kendini yönlendirecek- tinrryatiardengetenecektir" yanıtmı verdi. Ortaöğretimde kayıt paralannı önleye- cek bir sistem geliştirdiklerini, lzmir, lstan- bul ve Ankara'da eğitime katkı payı adı al- tında velilerden her ay valiliğin talimatıy- la 50 ile 200 bin lira arasında değişen üc- retleralindığını belirten Ayaz. "Yinevere- meyecek olanlardan zorla para alınması söz konusu değildir. Bu sistem uygulanabildiği takdirde ka>ıt paralan adıyla yüksek mik- tarlarda para alınması önlenecektir. Önümüzdeki sene daha sert tedoirler ahn- masını düsünüyoruz" dedi. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Topal Osmanın Gazabı... Bir insan düşününüz ki; 1. Meclis'te Mustafa Ke- mal'i çok eleştirdiği ıçin (gene çok sevilen bir millet- vekili olan) Ali Şükrü'yü evine davet ederek öldürtür ve cesedinı gözden ırak bir yere gömdürtür ve Mec- lis'te "kıyametin kopmasına" neden olur. Bir insan düşününüz ki, Mustafa Kemal'in, kendi- sinin haberi olmaksızın işlenen bu cinayete sanip çık- mamasına kızarak Çankaya Köşkü'nü basar. Baskını önceden öğrenen Mustafa Kemal, köşkü terk eder. Ni- yeti bilemeyiz. Belki konuşmak, belki öldürmek isti- yordu. Ama Mustafa Kemal'i bulamayınca köşkü "da- ğıtmaktan" da çekinmez. Ve bu insana "haydut" ve "eşkıya" dediğim için, sev- gili Giresunlular tarafından tam anlamıyia "topa tutul- dum". Olacak şey değil... Netarih bHİmedigim kakjı, ne "Giresun halkmdan özür dilemem gerektiği". "Lanetleyen" de var, "Yazklar o/sun"diyende... Aslında Giresunlulann Topal Osman konusundaki duyartılığını bilirim. Zaten 17 ağustos tarihli yazımda da belirtmiştim bunu. Öğrenciliğimden beri Giresun- lu arkadaşlarla yaptıŞım tartışmalarda "Bızim Topal Os- man" diye isimlendırdikleri bu insana toz kondurma- dıklannı vurgulamış ve bunun bir nedeninin de "yap- tığı hizmetter" olduğunu yazmıştım. Ama bana çok kı- zan Giresunlu kimi okurlarım (mı acaba?), sanıyorum yazımın bu bölümünü atlamışlar. Doğrusu bu kadar sert tepki beklemiyordum. Be- nim Topal Osman'ı konu etmemin nedeni, kurulması düşünülen üniversiteye Topal Osman Üniversitesı adı- nın verilmek ıstenmesı olmuştu. Giresun'dan yetişmiş bunca bilım adamı, bunca değerli insan varken, bula bula Topal Osman'ın adının bulunmasını garipsemiş- tim. Yoksa Topal Osman' la alıp veremedığim bir şey yoktu ve olmaz da. "Şu kadar tepki niye?" diye düşündüğüm zaman işin içinden çıkamamıştım. Ama sonunda meseleyı an- ladım. Giresunlu dostlar, yerel gazeteleri yollarnışlar. Oku- yunca işin "aslı-astarını "öğrendim. DYP Giresun il ör- gütü, heıtıalde sayın genel başkanlanna yönelen tep- kiyı başka yerlere kanalize etmek için, beni ve yazımı diline dolamış. Gitmişler mezannı ziyaret etmişler ve beni lanetle- mişler. Gidenlerden çoğunun yazımı bile görmedikle- rinden eminim. Zaten gazetelerden biri benden söz ederken sürekli "Toptamış Ateş" diyor. Telefon ve fakslarımı da yayımlayarak Giresun hal- kını bu protesto kampanyasına davet etmişler. Doğ- rusu, bu kadar çaba göz önüne alınırsa az bile tepki aldığım söylenebilir. Bu tutumu, çok sevdigim Giresunlulara yakıştırama- dım. Birilerinın (haklı ya da haksız) tepkilerıni başka bir kanala çevirebılmek için böyle ucuz numaralara kalk- malannı fevkalade ayıpladım. Beni kınayanlara kına- malannı aynen iade ediyorum. Gelen fakslarda, bu tutumumun Giresun'un şehit- lerine hakaret olduğu vurgulanıyor. Hadı canım... Topal Osman cephede şehit düşmedi. Muhafız ala- yının askerleriyle çatışarak ve bu yiğitlerden birkaçı- nı şehit ettikten sonra öldürüldü. Ve cesedı TBMM ka- pısına asıldı. Eğer Giresun'un onuru Topal Osman'a kaldıysa gerçekten çok yazık. Ben Topal Osman'ın önceki hizmetlerini de asla in- kâr etmedim. Zaten (eğer okunursa) yazımda da bu hizmetlere değindim. Ama maalesef son vardığı nok- ta, eski hizmetlerini gölgeledi. Kaldı ki; her şey birya- na, Giresun'a kurulacak bir üniversite için Topal Os- man adından daha uygun bir isim yok mu? Bu kadar mı "sığ" Giresun'un aydınları?.. Topal Osman'ın nerede topal kaldığını bilirim, Ulu- sal Mücadele'nin başlangıcındaki hizmetlerini de. Ve bunlan hayırla ananm. Ama Çerkez Etem de Ulusal Mücadele'ye çok katkıda bulunmuştu. Şımdı ihane- tini unutacak mıyız? Yunan ilerlemesine karşı Ege böl- gemizde direnen tüm çeteler daha sonra Batı Cep- hesi Kumandanlığrnın emrine girmişlerdi. Böyle yap- tıklan için onlann (en azından bir bölümünün) eşkıya olduğunu unutacak mıyız? Mümkün mü bu? Gelen fakslarda, "Topal Osman değil, Osman ^a'demem gerektiği de anımsatılıyor. DYP Genel Baş- kanı Sayın Başbakanımız da Topal Osman'dan söz et- ti. Ona neden kızmıyorsunuz? Fındık fiyatını beğen- meyinceyardımcısını yuhalayıp Başbakan'ı alkışlayan "mantık", benim yazımı da hiç istemediğim yerlere çe- kiyor... Çok ayıp. Ulusal Kurtuluş Savaşımıza katkıda bulunan HER- KESİ saygı ve mınnetle anar ve savunurum. Bu say- gım, hizmetleri açısından Topal Osman için de geçer- lıdir. Ama işin sonunda vardığı noktayı da unutamaz- sınız. Ali Şükrü cinayeti, aradan geçen bunca zamana rağmen, Mustafa Kemal'i yıpratmak isteyenlerin te- mel malzemelerinden biridir. Mustafa Kemal'in "ne ce- bernjt" olduğunu göstermek için, ikide bir bu cinaye- ti örnek gösterirler ve "Mustafa Kemal, önceAlı Şük- rü'yü öldürttü ve sonra da Topal Osman'ı" diye yazıp çizerler. Topal Osman'ın Çankaya'yı basmasını ve Atatürk'ü öldürmek istemesini "unuturiar"§ Ancak her ne olursa olsun, Giresunlulann (önyargı- lı ojmayan ve iyj niyetli olanlannı) kırdımsa içtenlikle özürdiliyorum. Öğrenciliğimizde briç oynarkende Gi- resunlu arkadaşlanmızı böyle kızdınrdık. Ama tepki- leri daha yumuşak olurdu. Bence Gıresun'da kurulacak üniversiteye verilebi- lecek çok daha güzel isimler var. Sevgili Giresunlula- ra böyle bir isim seçmelenni öneriyorum. 9 kisi yaralandı Trafikte bir günlük bilanço: 15 ölü ANKARA (AA) - Yurdun çeşitli bölgelerinde meyda- na gelen trafik kazalannda 15 kişi öldü, 9 kişi de yara- landı. Konya'nın Akşehir ilçe- sinde Engin Ar yönetimin- deki06THF55plakalıoto- mobilin, bu sabah Yunak mevkiinde şarampole de\Tİl- mesi sonucu otomobilde bu- lunan Ziya Açıkgöz (30) öl- dû. Nevşehir'in A\'anos ilçe- sine bağlı Çalış beldesinde, Fatih Durgun yönetıminde- ki MEJ-479 yabancı plaka- lı otomobil, yolun karşı ta- rafına geçmek isteyen Celal Doğan'a (65) çarparak ölü- müne neden oldu. Sam- sun'un Kavak ilçesinde ise Ahmet Gfimüşel yönetimin- deki 05 DH 696plakalı oto- mobilin, Tepecik köyü ya- kınlannda elektrik direğine çarpması sonucu, Resmiye Gedikbaş (60) öldü. Kayse- ri'nın tncesu ilçesi yakınla- nnda da Etem Tan yöneti- mindeki 38 AN 947 plaka- lı minibüs, yolun karşı tara- fina geçmek isteyen Meh- met Dörttepe'ye (59), Pı- narbaşı ilçesinde ise Nejat Kılıçaslan'ın kullandığı 38 HA 320 plakalı yolcu oto- büsü, geri manevrası sıra- sında Şerafettin Yasan'a (48) çarparak ölümüne neden ol- du. Hatay'ın Reyhanlı ilçe- sinde. Ahmet Eşer'e ait 31 FU 325 plakah oto. park ha- linde iken freninin boşalma- sı sonucu kayarak İdo Kap- lan'a (90), Ordu'nun Me- sudıye ilçesinde de Durmuş Yüksel'in kullandığı plaka- sız traktör, Atatürk Cadde- si "nde karşıdan karşıya geç- mek isteyen Adem Yüksel'e (3 5) çarparak ölümlerine ne- den oldu. Ordu'nun Ünye ilçesinin Tekkiraz beldesin- de de, Fezail Keskinin kul- landığı 52 AC 867 plakalı otomobilin şarampole yu- varlanması sonucu. araçta bulunan Gökhan Keskin ad- lı bebek öldü. Gaziantep- Adana karayolunda meyda- na gelen kazalardaise Mu- ratÖzkurt( 17), Abdurrah- man Nacar, Ali Taşkın ve Mustafa Taşkın öldü. Yur- dun çeşıtli yerlerinde mey- dana gelen diğer kazalarda da 3 kişi daha yaşamını yitir- di.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog