Bugünden 1930'a 5,454,681 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet İmtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmem: Orhan Erinç • Dış Haberler Ergun Balcı • Istıhbarat Yaiçın Genel Yayın Koordınatörü Hikmet Çakır • Ekonomr Bûlent Kızanlık • Kültür: Ç e t i n k a > a # Yazıışlen Müdürleri HandanŞenköken #Spor Abdülkadir Yöcelman fbrahim YlldlZ (Sorumlu), Dİnç Tayanç • Makaleler Sami Karaören • Çevın S«yfettin • Haber Merkezı Müdürü Hakan Kara Turhan • Düzeltme Abdnilah V»zıcı • Bılgı-Bcl- • Görsel Yönetmen: Fikret Eser ge. Edib« Buğra • Fotoğraf Erdoğın Köseoğln Yayın Kunılu İlhanSelfiıJUBaşkan). Orhan Erinç, Oktay Kurtböke. Özgen Acar, Hikmet Çetinkaya, Şûkran Soncr. Ergun Balcı, Dinç Tayanç, tbrahim Yüdız, Oıiıan Bunak, Mustafa Balbay. Ankara Temsılcısı: Mnstafa Balbay • Haber Mudürü: Müessese Müdürü. ErolErkut#K.o- MEDYA C: • Yönrtım MEDYA G: • Doğan Akın Atatûrk BuKan No 125. Kat 4, Bakanlıklar- orduıatön Ahmet Korulsan # Kunılu Başkani-Genel Yönetım Kurulu Ankara Tel 4195020(7hat), Faks: 4195027 •tzmırTem- Muhasebe Bülent Yensr • Idare Müdûr Gûlbin Erdumn Ba^kanı - Genel sılcısıSerdarKızık,H.ZıyaBlv.l352S.2'3Tel 4411220, HSseyin Gürer • Işleöne: Önder • Koordınatör Reha Müdür Üttün Ak- Faks:4419117#AdanaTemsılcısı.Çetin Yiğenoğhı, Irtönu Çelik#Bilgı-ışiem Nai1İnaI#Bıl- Iptman • Genel Müdür men • Murahhas C& U9S.No:l Kat l.Tel 3522550. Faks 3522570 gısayar Sıstem MürüvHÇBer Yardımcısı MineAkdağ uye: Bora Gönenç Yı>ınıla>ın \e Basao: Yen Gün Haber Ajansı. Basın ve Yayıncılık A Ş TıAocağı Lad 30 41 Cağaloglu 34334 Isl PK.24* Istanbul Tel (0 212) 512 05 05 (20 hai> Faks: İOVU) 513 85 95 20 AĞUSTOS 1995 İmsak: 4.36 Güneş:6.11 Öğle: 13.15 Ikindi: 17.00 Akşam 20.04 Yatsı: 21.33 MEDYACTel 514 07 53 - 513 95 80 - 513 84 60-61, Faks 5118466 Marmara'da deprem • Haber Merkezi - Denizli yakınlannda önceki gün meydana gelen ve 100 evüı ağır hasar görmesıne neden olan depremden sonra dün gece de Bursa"da hafif şiddette bir deprem oldu. Gelen ilk haberlere göre can ve mal kaybına neden olmayan deprem tûm Marmara Bölgesi'nde hissedildi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nden yapılan açıklamaya göre saat 22.57'de meydana gelen depremin şiddeti Richter ölçeğine göre 4.2 olarak gerçekleşti. Merkez üssü Bursa"nın Yenışehir ilçesi civannda ve Kandilli Rasathane'sine 110 kilometre uzaklıkta olduğu bildirildi. Kırmızı reçeteli ilaçlar • ANKARA (AA) - Saglık Bakanlığı Ilaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, Rapifen ve Sufenta adlı ilaçlann kırmızı reçete ile satılacak ilaçlar listesıne alındığını bildirdı. Bakanhktan yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: "Sözkonusu ilaçlann kırmızı reçete ile yalnız hastanelerde kullanılması ve hastanelerin sarfiyatınm. uyuşturucu kayıt defterine kaydedılmesı. üç nüshalı kırmızı reçetenin bir suretinın hekimde, ikinci suretinin hastane eczanesinde kalması ve üçüncü suretinin de her ay sonu bakanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir." Hugh Granfn yapgılanması • Haber Merkezi - Aktör Hugh Grant'ın, otomobil içinde bir fahişeyle seks yaparken yakalanması nedeniyle yargılanmasına devam ediliyor. Dünya kamuoyunun gûndeminde önemli bir yer tutan davanın dünkü duruşmasında. skandaldan sonra yıldızı parlayan fahişe Drvine Brovvn'ın (gerçek adı Estella Marie Thompson) dinlenmesi için mahkemenin 6 eylüle ertelenmesi kararlaştınldı. 'Yeni Konurta anahtar tesimi • İstanbul Haber Servisi - Sılivri Yeni Konut PTOjesi'ninbirinci aşamasında yer alan 910 konuttan410'u. düzenlenen törenle sahiplerine teslim edildi. Silivri Belediyesi tarafindan başlatılan ve temeli 1991 yılında atılan konut projesinin birinci etabı 60 ve 80 rnetrekarelik 910 daireden oluşuyor. Bu etabın ikinci bölûmünü oluşturan 500 konut da 2 eylül cumartesi günii sahiplerine teslim edilecek. 'Alman masası' • ANKARA (AA)- Turizm Bakanlığı, Türkiye'ye en çok ilgi gösteren uluslann başında gelen Alman turistlerin beklentilerini araştırmak. bu ülkenin turist potansiyelini değerlendirmek üzere 'Alman masasr kuruyor. Söz konusu birim, Almanya'da Türkiye ve Tûrkler aleyhine oluşan olumsuz imajın dûzeltilmesi, Alman kamuoyuna gerçeklerin anlahlması ve benzeri girişimlerle Alman turistlerin Türkiye'yi daha fazla tercih etmelerinin sağlanması için çaba harcayacak. Eskimeyi bedenlere bırakın, bedenleriniz yıpransa da düşünceleriniz taze kalsın... Zamanm kölesi ohnayın• Zamanın kölesi değil sahibi olmak, bizlere hem ebedi gençliği verecek hem anlamsız korkulanmızı yenmemizde yardımcı olacaktır. Sadece gençlerle aramızdaki kuru çiçeklerden oluşan duvarlan kaldıralım o kadar. CEMİL İPEKÇİ Merhaba! Zaman zaman geçmişte yaşamaktan yorulduğum an- lardan biri bugün. Hep geç- mişin gûzelliğıni geri getir- meye çalışmak, yaşanmışlar- da mutluluklar aramak bun- ca geçen yıldan sonra yordu beni. Sanki içlerinde hiç çır- kinlikler, kötü yaşanmış, kaybedilmiş zamanlar yok- muş gibi tarih yapraklannın içine gömülmek çaresi olma- yan birhastalık gibi geldi: et- rafımı yannlara açık ve kendile- rinden emin gençlerin doldurduğu şu 1MF '95 gala show gecesine ha- zırlanırken. Onlann heyecanı, cesaretleri, geçmişi hoş bir masal gibi ele alış- lan, ama gözlerinin geleceğe azim ve ümitle bakışı. beni ilerleyen ya- şımda sadece sonsuza bakan gün- lerime döndürdü.lşlerine olan say- gılan onlann her birine gelecekte İstanbul Vloda Fuan '95 için söylenecek tek şey şu: Sağ olun IMF '95 tasanmcılan bana yaşamı geri verdiğiniz için, aranıza beni aldığınız ve dikenlerimi sevgjyle kopardığınız, kurumuş çiçeklerden kurtanp yeşilliğe çıkardığınız için. kucak dolusu başanlar getirecek- tir muhakkak. Coşkulan, yaşamın o bitmeyen enerjisi ve gençliğin rüzgân onlan çok uzaklara götü- recek; beni onlarla yaşamak şim- diden götürdü bile. Basannın işe olan saygı ile başlamasına her bi- ri ne güzel birörnek. Şartlanmala- nmızdan dolayı gençlerle belki ilk başta anlaşmamız zor. tpekler ve masallarla uçuşan biz çiçek çocuk- lannın plastik ve günün gerçekle- rini gören gençlerle birbirlerine yaklaşmalar güç, ama doğru ve gerçek bugün yaşanan değil mı? Bizim için de en doğru olan yirmi- lı yıllannızda, o an hissettikleri- miz, isteklerimiz ve zevlderimiz değil miydi?.. Onlann bizle anlaşmak veya kendilerini bize anlatmak için bi- le zamanlan yok; çünkü çağ artık. masal çağı değil. O zaman bize kendımizi yaşamın akışına bırak- mak kalıyor. Bır bırakınca bir de bakıyorsunuz kurumaya başlamış düşünce kaynaklanmız tekrar dol- maya ve doğurmaya başhyor. Es- kimeyi bedenlere bırakmak en doğrusu, bırakın bır süre için kira- ladığımız bedenlerimiz ister yıp- ransın isterse yok olsun, ama gön- lünüz, düşünceleriniz ilk oluştuk- lan gibi taze kalsın, onlara haklan olan özgürlüğü verin. Plastıkle tanışmak ne ka- dar zordu; ilk anda kendime, 68 kuşağının doğaya olan bağlılığına ihanet gibi geldi. O an etrafımda duvarlann yı- kıldığını hissettim. Yıkılan duvarlar zaten 68'den beri korumaya çalışnğım çoktan kurumuş çiçeklerden başka neydi ki?.. Hafif üzgün, ama ağır bir yükten kurtulmuşça- sına herbirinde bınlerce anı- lar dolu çiçeklerin dökülüşü- nü ve savruluşunu seyrettim, zaman kavramını yitirmenin hazzı içinde. Artık, zamanın sahibiydim, kölesi değil. Duvarlan kaldıralım Zamanın sahibi olmak, kölesi olmak yerine bizlere hem ebedi gençliği hem an- lamsız korkulanmızı yenme- mizde yardımcı olacaktır. Sadece gençlerle aramızdaki kuru çiçeklerden oluşan du- varlan kaldıralım o kadar. Ne güzel bir gün bugün. gön- lümde ne geçmiş ne de gele- cek var, sadece yaşamın o sihirli ve insanı sımsıcak saran gençlik şar- kısı var. Sağ olun IMF '95 tasa- nmcılan bana yaşamı geri verdiği- niz için, aranıza beni aldığınız ve dikenlerimi sevgiyle kopardığınız, kurumuş çiçeklerden kurtanp ye- şilliğe çıkardığınız için. Hepinize yaşadığınız günle ve gelecekle banşık bir pazar dileği ile. Arkeoloji Kuıık'uı sırrı bu yıl çözülecek KASTAMONL (Cumhu- riyet)-Kastamonu'nun Dev- rekani ilçesi Kınık Köyü'nün Hiht uygarlığının önemli bir yerleşim yeri olduğu geçen yıl başlatılan kazıyla ortaya çıkanldı. Kınık'm sırn. bu yıl yeniden başlatılan çalış- malarla çözülecek. Kazının bilimsel başkanlı- ğını yürüten Prof. Dr. Aykut Çuıaroğlu. kazı çalışmalan- na geçen yıl ortaya çıkardık- lan kuvudan başlanacağını söyledi. Kuyunun varlığı ge- çen yıl ortaya çıkanlmış ve tapınma alanındaki kuyuda S metre derinliğe kadar inil- mışti. Yapılan sismik araştır- ma ise kuyudaki taş bloklann ardında bir galeri bulundu- ğunu ortaya koymuştu. Me- zar odası olduğu sanılan bu bölümde Kınık'la ilgili bilgi- ler verecek değerli eserlerin bulunma ihtimali çok kuv- vetli. Bir diğer olasılık ise bu- ranın bugüne kadar izine rastlanmamış Hitit kral me- zarlanndan biri olduğu... Bu olasılık gerçeğe dönüşürse, Kınık'ın arkeoloji dünyasın- daki önemi çok daha artacak. ABD'li profesör •—- Bu arada, ABD New York Buffalo Üniversitesi Arke- oloji Bölüm Başkanı Prof. Samue) Pala>, Kınık'ı ve bu- radan geçen yıl çıkan eserle- ri görmek üzere Çmaroğ- lu'ylabirlikte Kastamonu'ya geldi. Prof. Palay, geçen yıl- ki kazıda bulunan Anado- lu'da ortaya çıkanlan bugüne kadarki en eski cam eser ve Hitit savaşçı heykelciği ile y- ol açma çalışmalannda rast- lantı sonucu bulunan eserle- ri ilgiyle inceledi. Dünyayı değiştiren 6 buluşÇeviri Servisi - Dünyayı değiştiren büyük buluşlan hepimiz biliriz. Ateş gibi, tekerlek gibi, elektrik gibi... Ancak kimi buluşlar vardır, dünyayı değiştirmesine karşın pek dikkat çekmezler. Işte Independent gazetesinde yer alan bu altı buluş da bu türden. Püskürtücü Dünyadaki ilk. kullandıktan sonra atılabilir püskürtücü sprey, 1939 yılında New York'ta bulundu. Püskürtücüler 2. Dünya Savaşı sırasında ilk defa geniş çapta böcek kovucu olarak askerler tarafindan kullanılmaya başlandı. Savaş sonrasında püskürtücülerin popülaritesi bir anda yükseliverdi. Bu kez insan yaşamına bir sağlık ürünü olarak geçti ve saç spreylerinden fınn temizleyıcilerine kadar her alanda kullanıma sunuldu. Püskürtücülerin balonunım sönmesi 1980'li yıllara rastlar. 40 yıl süren imparatorluğu çökerten, ozon tabakasına yaptığı zarann anlaşılması ve piyasaya çıkan alternatif üriinler oldu. Kompakt disk 70'li yıllann sonunda Philips ve Sony ortaklığının bir ürünü olarak doğdu. Avrupa pazanna girmesi ise 1982 yılına rastlar. Sürelerinin uzunluğu ve /* dayanıklılıklannın "**"' "& mükemmel bir ses W kalitesi ile birleşmesi, f disklerin LP'lerin tahtına oturmalanna yol açtı. Jumbo Jet Havayolu endüstrisinde devrim yaratan Jumbo Jet'ler, yaşantımızda da pek çok şeyin değişmesine yol açtı. İlk defa Boeing tarafindan üretildi. Günümüzde kullanılan en büyük Jumbo Jet tipi 747/400 ve taşıdığı yolcu sayısı 420 kişi. Mini otomobiller İlk defa 1959 yılında British Motor tarafindan üretilen tniniler kısa sürede "1960'Iann arabası" unvanını kazandı. Yaratıcı modeli, küçük boyutlan ve önden çekişlı olması onu bir devrin aracı haline getirdi. Beatles'ın ve Rolling Stones üyelerinin de bu arabalara sahip olması 'mini'nin bu unvanını daha da pekiştırdi. walkman Walkman, uzun uçak yolculuklannda dinlenebilecek bir ürün yaratmak isteyen Sony fırmasının yönetim.kurulu başkanı Akio Morita'nın bir buluşu. Bir yıl içinde diğer fırmalar da kendi versiyonlannı peş peşe piyasaya sürdüler. Böylece vvalkman milyonlarca insanın yaşantısının bir parçası oluverdi. 15 yıl içinde sadece Sony, 135 milyondan fazla sartı, 80"den fazla rnodel ürettı. Tükenmez kalem MacarLazk» Biro tarafindan 1938 yılında patenti alındı. Bic firması 1957 yılında kullanıldıktan sonra atılan plastik versiyonunu ûretene kadar pahalı bir statü belirleyici ürün olarak kaldı. Bic'in pazara sürülmesiyle bırlikte bir anda hit olarak dünyanın en popüler kalemi oldu. Bugün dünyada sadece Bic'in günlük satışı 15 milyon. Kaclııı-erkek eşitliğinde jtsveç birinci Birleşmiş Milletler tarafindan hazırlatılan rapora göre yerküredeki 1.3 milyar yoksulun yüzde 70'i kadm GÜRHANUÇKAN STOCKHOLM- Pekin'de eylül ayında yapılacak olan Uluslarara- sı Kadm Konferansı öncesi yıllık raporunu yayımlayan BM örgütü UNDP, kadın erkek eşithğine en çok yaklaşan ülkelerin, Iskandi- nav ülkeleri olduğunu açıkladı. UNDP'nin raporu, geçen yıl 43 ülkeden edinilen verilere göre ha- zırlanmışken bu yıl, ülke sayısı 143'e çıkanldı. Rapor, iki ayn yentemle hazırlanmış. llki GDI kısa adıyla erkeklerin ve kadınla- nn yaşam koşullannı, meslekleri- ni, eğitimlerini ve yaşam süreleri- ni ayn ayn ölçüyor. lkincisi ise GEM kısa adıyla kadınlann ola- naklannı nasıl değerlendirdikleri- ni inceliyor. Her iki sıralamadada "kusursuzeşitlik T 'derecesi 1.000. GDI sıralamasında tsveç, 0.919 değeri ile birinci. îsveç'i izleyen ve 0.9 üzerinde yer alan ülkeler sırasıyla şunlar: Finlandiya, Nor- veç, Danimarka, ABD ve Avust- ralya. GEM sıralamasında da ts- veç birinci: 0.757. Îsveç'i Norveç ve Finlandiya, 0.7 çizgisinin üze- rinde kalarak izliyor. ABD ve Avusrralya bu sıralamada epey aşağı düşerlerken, dördüncülüğe Yeni Zelanda yerleşiyor. Kadın pariamenter çok tsveç'i birinci yapan özellikle- rin başında şunlar geliyor: - Parlamentosunda sandalye sa- hibi kadınlar sıralamasında fsveç, rakipsiz bir şekilde dünya birinci- si. Kadın bakanlar sıralamasında da erkek-kadın oranının yan yan- ya olmasından ötürü dünyada tek. - tskandinavya'da en uzun süre yaşayan kadınlar Isveçli ve Izlan- dalı: 78.2 yıl. Dünya ölçeğinde yalnızca Japon ve Isviçreli kadın- lar, daha fazla yaşıyorlar: 82.5 ve 81.2 yıl. Öte yandan UNDP'nin rapo- runda son 20 yıl süresince kadın- lann küresel olarak ilerleme gös- terdikleri, ancak hiçbir ülkede er- keklerle mutlak eşitliğe ulaşama- dıklan açıklanıyor. 116 ülkeden yalnızca 18'i, yukandaki ölçeğe göre 0.5 sınınnı aşabilıyor. Karar verici makamlardâ oruran kadın- lar listesinde Bahama, Trinidad- Tobago ve Küba; Fransa, Ingilte- re, Belçika ve lspanya'ya resmen fark atıyor. Arap ülkelerinde okuma-yazma bilen kadınlann sayısının dört kat arttığı belirtilirken, yerküredeki okuma-yazma bilmeyen 900 mıl- yon kişınin dörtte üçünü kadınla- nn oluşturduğu açıklanıyor. Ge- lişmekte olan ülkelerde erkekle- rin dörtte biri ücretsiz olarak çalı- şırken, bu oran kadınlarda üçte i- ki. Hollandalı bir kadın günde or- talama 6 saat çalışırken onun Ken- yalı hemcinsi 8 saat çalışıyor. Kadınlarda uçurum UNDP'nin raporu, endüstri ül- keleriyle kalkınmakta olan ülkeler arasındaki uçurumun, kadınlar karşılaştınlınca daha da derinleş- tiğini ortaya koyuyor. tlk grupta- ki ülkelerde kadınlann yüzde 28'i üst düzeyte yöneticiyken, ikinci grupta bu oran yüzde 15'e düşü- yor. Parlamenter yönetimle yöne- tilen ülkelerdeki kadın parlamen- terlerin oranı yüzde 10, kadın ba- kanlannki ise yüzde 6. Birleşmiş Milletler'in yardım örgütü UNDP. Pekin Konferan- sı'na bu rapora dayanarak şu öne- rilerle gidecek: Öneriler - Parlamentodaki kadın parla- menterlerin erkeklere olan oranı- nı en az yüzde 30'a çıkanlsın. (Bu oran Isveç'te yüzde 43.) - Kadınlann analık izni hakkı daha geniş bir süre için verilsin ve babalara da evde kalıp çocuğa bakmak için özendirici koşullar sağlansın. - Kadınlara öğrenim ve mesle- ki deneyim şansı, devlet girişimiy- le sağlansın. - BM'in "kadınlara uygulanan a> ınmcı politikayı luna>-an" bildi- risıni henüz imzalamamış olan ya da imzalayıp parlamentosuna onaylatmamış durumdaki 90 ül- kenin Pekin'de uyanlması. Raporda aynca gelişmekte olan ülkelerdeki olumlu ve olumsuz değişiklikler de ele alındı. Bun- lann başhcalan şunlar. Gelişmekte olan ülkelerdeki olumlu değişiklikler: - 20 yılda ilk ve orta öğretime giden kızlann oranı yüzde 38'den yüzde 68'e çıktı. - 1960-92 arasında kundak be- belerinin ölüm oranı, yan yanya azalarak 1000'den 70'e indi. - Son 30 yılda yaşam ortalama- sı, üçte bir oranında arttı. 30 ülke- de bu ortalama 70'i geçti. Gelişmekte olan ülkelerdeki olumsuz değişiklikler: - Yerküredeki H1V virüslü 17 milyon kişinin yüzde 9O'ı bu ül- kelerde yaşıyor. Yılda 17 milyon kişi, enfeksiyon ve parazit hasta- lıklan yüzünden ölüyor. - Ilkokul çağındaki 130 milyon, ortaokul çağındaki 275 milyon ço- cuk okula gidemiyor. - 800 milyon insan, yeterli be- sin alamıyor. Hafriyattan mezar çıktı Aııtik kentte cami iiLşaatı • Antik Idyma kenti üzerinde Gökova Belediyesi tarafindan izinsiz olarak başlatılan cami inşaatımn hafhyatmda mezarlar çıkması üzerine Koruma Kunılu, 3. derece SİT olan bölgenin 1. derece SİT ilan edilmesi için harekete geçti. ÖZCANÖZGÜR MUĞLA- Antik Idyma kentinin nekropolünde Gö- kova (Akyaka) Belediyesi tarafindan başlatılan cami inşaatı tartışmalara neden oldu. Belediyenin izin al- madan başlattığı inşaatın hafriyatında iki mezar çı- kınca Koruma Kunılu böl- gede sondaj yapılmasını is- tedi. Yapılan her sondajda ye- ni mezarlar çıkmasına kar- şın, bölgenin 3'üncü dere- ce StT olması nedeniyle inşaat engellenemiyor. Muğla Müze Müdürlüğü ise bölgenin " 1 . derecede SİT ilan edilmesi için öne- ride bulunma yetkisi'"ni kullanmıyor. Izmir 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varhklan'nı Koru- ma Kurulu'ndan izin alın- madan başlanan inşaat, yö- redeki vatandaşlarca yetki- lilere bildirilince, kuralun isteği ile bölgede Muğla Müze Müdürlüğü tarafin- dan sondaj kazılan yapıldı. Yapılan her sondajda yeni bir mezar çıkmasına kar- şın, Muğla Müze Müdürlü- ğü, bölgenin 3. derecede SÎT alanı olduğunu belir- ten raporunda, kuruldan, inşaatındurdurulması iste- minde bulunmadı. lzmir 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklanm Koruma Kunılu ise Muğla Müze Müdürlüğü'nün raporunu yetersiz bularak müzeden StT çalışması yapılmasını istedi. Müze müdürü yıllık izinde olduğu için istenen bu yeni çalışmanın yapıla- madığı ögrenildi. Kurulun yeni karannın ardından kendisiyle görüş- tüğümüz Akyaka (Göko- va) Belediyesi fen memu- ru Yıldınm Yapıaoğlu, ara verilen inşaat ile ilgili ola- rak, "Şu anda turizm nede- niyle inşaat yasağı var. O nedenle inşaata ara verdik, kurul karanyla değil. Za- ten iki tane boş mezar çık- tı. İnşaat vasağı bitince in- şaata başla>acağrz" dedi. Müzenin tavn Muğla Arkeoloji Müze- si Müdür Yardımcısı Beh- çetSüzen, kurulun "SİTça- lışması yapılması istemini saçma bukluğunu" belirte- rek, "Daha önce istenen sondaj ı yaptık ve raporu- muzu verdik. Yeniden ça- lışma yapmanın anlainı yok" dedi. Müze Müdürlüğü'nün bu tavn bölgede tepkilere neden oldu. Gökova Sürek- li Eylem Kunılu sözcüsü Saynur Gelendost, "Müze Müdürlüğü'nün bu tavn- na anlam vermek mümkün değil. Bölge 1. derecede SİT ilan edilmeli ve kurtarma kazılanna başlanmalı" dı- ye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog