Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

. 31 TEMMUZ 1995 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI EBK kombina satışına tepki • MALATYA (Cumhuriyet) - Et ve Balık • Kurumu'nun (EBK) * Malatya'dakı kombinastnın _ Ankara'da yapılan ihale sonucu 31 milyar liraya . satılmasına Ticaret ve Sanayi Odası tarafından tepkı göstenldı. Oda Başkanı Abdurrahman Yavuz. Başbakan ve ılgili . bakan ile Ozelleştirme "" Idaresi Başkanı'na gönderdiği biryazıyla "oldubittiyle satış " yapıldığını" öne sürdü ve " "Satış tekrarlanırsa " üyelerimiz daha yüksek fıyatla ihaleye girmeye hazırdırlar" diye öneride •'bulundu. SEK'te södeşme süresi doluyor • ANKARA (UBA)- Özelleştirme Idaresi r BaşkanIığı (ÖİB) tarafından 3-7 temmuz tarihleri arasında satışı "yapılan işletmelerden 75 milyann altında olan "işletmelerin çoğunun sözleşmesi imzalanma aşamasına geldi. Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) tarafından 'onaylanan 5 ışletme ve 'SEKisımhakkının ' sözleşmesinin imzalanması içın alıcılara verilen süre • 31 temmuz günü doluyor. - ÖYK tarafından 19 temmuz günü onavlanan Istanbul, ızmir, Ankara, Balıkesir. Burdur ve SEK isim hakkının 'SÖzleşmelennin timzalanabilmesi için alıcılara verilen süre bugün doluyor. DPJ'den ekonomi değeplendirmesi • ANKARA (ANKA) - Devlet Planlama Teşkilatı, ekonomik yapıdaki kısa ve uzun dönemlı eğılimleri belirleyebilmek için bir bileşik makro ekonomik göstergeler endeksi oluşturdu. DPT, endeksten elde ettiği sonuçlan ise "konjonktür değerlendirme raporu" başlığıyla kamuoyuna açıkladı. Temel makroekonomik büyüklüklerdeki gelişmeleri tek bir gösterge şeklmde göstermek amacıyla GSMH, sanayi ürerimi, fiyat endeksleri, bütçe gelişmeleri ve dış ticaret verilen dikkate alınarak oluşrurulan en yüksek noktasına 1993 yılının ikinci çeyreğinde yükseldi. Bankaların gözdesi turizm • İSTANBUL (UBA)- Bankalann, kredilerini kullandınrken çok seçici davrandıklannı ve rekabet gücü yüksek olan "'gözde" sektörlere yöneldikJeri belirlendi. Kredilendirmede turizm EÖzde sektör olarak ılk sırada yer alırken. "rekabet gücü düşük" olanlann başında ıse yakıt madenleri ve elektronık geliyor. Edinilen bilgilere göre. bankalar arasında yapılan bir araştırmada sektörlerin çeşitli özelliklerine göre değerendirildiği ve "rekabet gücü" yüksek olanlann kredilendirmede ilk sıralara konulduğu belirlendi. Özelleştirmeye CHP eleştirisi • ANKARA (UBA) - CHP Genel Sekreter Yardımcısı Birgen Keleş. hükümetin özelleştirme konusundaki uygulamalannı eleştirerek, özellıkle Et ve Balık Kurumu ve Süt Endüstrisi Kurumu gibi tanm ve hayvancılık açısından son derece önemli kurumlann özelleştirmesinde büyük sakıncalann doğduğunu söyledı. Keleş, "Hızlı ve denetimsiz özelleştirme, tanm ve hayvancılığı geliştirmek için devletin etkın bir şekilde çevreye girecegi açıklamalan ile çelişmektedir" diye konuştu. Tarımda az emek çok gelir devni • İZMİR(AA)-Tarla tanmı yapan çiftçiler de gidereİc daha yüksek gelir saglayan ürünlere yöneliyor. Tohum ithal ederekpazarlayan Sabancı Holding kuruluşlanndan Sepeksa'nın Genel Müdürü Necati Çelik, tanmda "az emekle çok gelir" devrinin başladığını söyledi. İstanbul ve Ankara'da 1 kilo ekmek 30 bin liradan satılırken Kınkkale'de 15 bin liradan satılıyor Ekmek fiyaü arapsaçına döndü • Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan illere göre ekmek fiyatlan araştırmasmı yorumlayan uzmanlar, fınncılann un fiyatlannın artmasını bahane ederek ekmeğe zam üstüne zam yaptıklannı ileri sürüyorlar. Ekonomi Servisi - Fiyat artış hızı- nın durdurulması içın acıl çözüm ara- yışlannın sürdüğü ekmektekı fıyat far- kı yüzde 100'e ulaştı. Istanbul \e An- kara'da ekmeğin kilosu 30 bin liraya ulaşırken Kınkkale'de ekmek 15 bin li- radan satılıyor. Toprak Mahsulleri Ofi- si tarafından yapılan illere göre ekmek fiyatlan araştırmasını yorumlayan uz- manlar, fmncılann un fıyatlannın art- masını bahane ederek ekmeğe ıstedik- leri gibı zam yaptıklannı ıleri sürüyor- lar. 50 kıloluk un çuvalının Isparta'da 640 bin lıra olarak ortaya çıktığı TMO araştınnasında, lstanbul'daki fiyat ıse 650 bin lıra olarak ortaya çıkıyor. Ispar- ta'da bir kilo ekmeğin 11 bin 250 lira daha ucuz olması ise herkesı şaşırtıyor. Aynı örneğin Ankara ve diğer büyük şehırler için de venlebıleceğını kayde- den uzmanlar. un fiyatlannın geçicı olarak artmasının fınncılann işine ya- radığına dikkat çekıyorlar. Hükümetin şekerveetten sonra buğ- daydaki vurguna da seyırci kalması halkın ekmeği ile oynanmasına neden oldu. Aşırı yağışların neden olduğu hastalık ve zararlılarla mücadelede ba- şanlı olunamaması yüzünden buğday- daki ürün kaybı yüzde 30'a ulaşırken bunun üzerinebırdeTrakya'dakı talep eklenınce buğday karaborsaya düştü. Devletin önlem almamastndan fayda- lanan tüccar ıse buğdayı depolara ka- patmış. un fiyatlannın ikıye katlanma- sına neden olurken bu arada boş dur- mayan fınncılar ıse ekmeğe zam üstü- ne zam yaptı . Bursa başta olmak üze- re bırçok ilde ekmeğe zam yapıldığı resmen açıklanırken. Istanbul; daki zam ise 320 gram olan ekmeğin gramajın- dan 70gramçalınarak "*gizlizaın"< şek- lınde gerçekleştirildı. TMO venlenne göre hazıran ayı itı- banyla ekmeği en pahalı Ankara ve Is- tanbullular vedi Ankara ve tstanbul'da bir kilogram ekmek 30 bin liradan sa- tıldı. Dığertaraftan, Ankara'da ekmek yapılan 4. tıp unun 50 kg"lık çuval fi- yatı ile tstanbul'da ekmek yapılan 2. tip unun çuval fiyatı, 650 bin lıra ile ay - nı kaldı. Haziranda ekmeğin en ucuz fiyattan satıldığı il ise Kınkkale oldu. Kınkka- le'de çuvalı 550 bin lira olan 2. tip un- dan yapılan ekmeğin. kilosu 15 bin 625 liraya gelirken bir ekmeğin fiyatı 5 bin lira olarak belirlendi Hazıran ayı itı- banylaTürkıyegenelınde bir kilogram ekmeğin ortalama fiyatı 21 bin 303 li- ra oldu. tllenn 45'ınde ortalama fiya- tın altında ekmek satılırken geri kalan 31 ılde de ekmek fiyatı ortalamanın üzerinde seyrettı. TMO araştırmasmda Türkiye gene- linde. haziranda en düşük un fiyatının da Kars ve Iğdır'da olduğu onaya cık- tı. Kars ve Iğdır'da, 50 kılogramlık tıp 3 unun çuval fiyatı 500 bin lira olurken Kars'ta ekmeğin kilo fiyatı 22 bin 222 lıra. Iğdır'da ise 20 bin lira oldu. Lnun en pahalı olduğu Siirt'te. 3. tip bir çu- val un 900 bin liradan satılıyor. Siirt'te ekmeğin kilogram fiyatı ise 16.667 lı- ra olarak hesaplandı. İl il Türkiye'deki ekmek fiyatlan lltef Adana Kırkla'e • Kocaeü Agn Kpnya ftrrasya Kutahya Ankara Antalya Balıkesir Muğla Bıtecık Moş Bıngöt NevşeMr BSfe Nığde Bolu Ordu Burdur Bursa ÇanaKKale Sarnstn Sîirf (1*9- Ekmek Î U 2S.923 18.750 19.231 23.333 2aooc 24.0D0 176*7 18.750 30.000 23.333 20.Û0C 26.000 18.750 t9.231 19.231 23.333 tS.750 25.00C 21.739 21.429 18 750 25.000 18.750 2t.875 16.657 (50 Kg. ... Un BinTU 550 550 550 725 600 648 510 650 650 640 690 840 690 650 600 • 723 750 ^56 570 697 640 667 552 700 900 İBer Denizli Dsyarbakır TeKtrdağ Etfrre Trabion LBKİŞCnH Uşak Gazıantep Van ' Gır«sun Yozgat Bartm tsp*»a Bsfnan !çe istanbul Karaman Izmır .- Kırıkkafe Kars Ş<mak Kastafficnu Ardaharı (1Kg. Ekmek ILİ 21.053 26 087 2&.0C0 22.581 22.059 JUfflL 23 333 19 54>l 20 000 20 000 18:750 18 750 18 750 20 000 26.786 *m30.000 20.000 23 333 15 625 22.222 18.750 17.143 21.429 (50 Kg. Un BinTU 680 4 75C 600 630 720 6QQ 650 560 .'• 864 756 635 :3c 64Ö 850 670 650 658.8 -- 696 ' 550 530 750 756 350' Müşavire tasdik, isteğe bağlı oldu ANKARA (AA)-Yılhk gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi vermek duru- munda bulunan mükellef- ler, söz konusu bey anname- ler ile bunlara ekli malı tab- lolarını ve bildırımlerını. "diledikleri takdirde" mali müşavırlere tasdik ettırebı- lecek. Beyannamelennı ye- minlı mali müşavirlere tas- dik ettiren mükelleflenn. serbest muhasebeciyı ım- zalatma zorunluluğü olma- yacak. Malıye Bakanlığı teblığine göre. beyanname- lerinı tasdik ettırmek iste- yen mükellefler. yemınli malı müşav irlerle sözleşme düzenlemek zorundalar. Teblıgde. beyannamelerin yeminlı malı müşavirlere tasdik ertırılmesıne ilişkin ılk uygulamanın bu yıl baş- layacağı ve bu kapsamda. bu yıla ait sözleşmelerin agustos sonuna kadaryapıl- ması gerektiğı belirtıldi. Gümrük birliğinde kotalann kalkacak olması yatınmlan hızlandırdı Tekstile Avrupa dopingi ANKAR.A (ANKA) - AB ülkeleri- nin gümrük birliği ile birlikte Türkı- ye'ye uyguladıkları tekstil kotasını kaldıracak olmaları ve ABD'nin bu yönde bir karar almasının doğurduğu beklentı. Türkıye'deki tekstil sektörü- ne yönelık yatırımlara doping yaptı. Sadece haziran ayındagiyim ve doku- ma sektöründe y apılacak 23 trilyon li- ralık 51 komple yeni yatırım Hazine tarafından teşvıke bağlandı. Tekstildekı yatınmlar. başta Kah- ramanmaraş oİmak üzere Bursa. De- nızlı. İstanbul \e Adana gibi yine bü- yük dokuma ve giyim fabrikalannm bulunduğu bölgelerde gerçekleştiri- lecek. Marmaris-Kahramanmaraş Modern tplık ve Dokuma Sanayii Kahramanmaraş'ta 4.6 trilyon liralık yatırımla beş pamuk ipliği fabrikası kurmaya hazırlanıyor. Cateks Tekstil Sanayii ise endüstn pamuk ipliği fab- rikası kurmak üzere toplam 1.2 trilyon liralık \ atırımını teşvik belgesine bağ- ladı. Öğuzhan Tekstil Sanayii 845 milyar liralık. Karboy Boya Kaşar Sa- nayii 622. 7 milyar liralık. Modern De- ri Sanayii 895 milyar liralık yatınmla Kahramanmaraş'ta ıplik fabrikası ku- ruyorlar. Gipaş Tekstil Gaziantep'te 848 mil- yar liralık bir yatınmla, Sıs Sayılaan ıplik Sanayii Bursa'da 965.7 milyar liralık yatınmla bırer pamuk ipliği fabrikası kuracaklar. Alacalı Tekstil Tekirdağ'da kumaş baskı. kumaş bo- yası ve kumaş kaşarlama alanında fa- aliyet göstermek üzere 712.5 milyar liralık bir yatınmını teşvik belgesine bağlattı. Bekçiler Tekstüciler Sanayii Adana'da 808 3 mılyarlık yatınmla yıne pamuk ipliği fabrikası kuracak DUNYA EKONOM1SINE BAKIŞ/ERGÎN Y1LDIZOGLU LONDRA Bir Balkan Savaşı'nın açılış hamleleri mi? 1. Dünya Savaşı'nın arkasından, yazarlar, içinde bu- lunduklan dönemi tariflemek içın "Büyük Savaş sonra- sı" ıfadelerinı kullanıyoriardı. Bız şımdi 0 döneme bak- tığımızda, "Ikı savaş arası" ya da "//. Dünya Savaşı'nın öncesi" demeyi daha uygun görüyoruz. 1lerde tarihçı- ler, bugün bizım "Soğuk Savaş sonrası" diye niteledı- ğımiz döneme ilişkin olarak, bizım henuz yaşamadığı- mız; ama onlar için artık tanh olmuş gelişmelere bakıp da, acaba benzer bir tutum içine girecekler mı? Korka- nm bu soruya olumlu bir cevap vermeye yol açacak olan nedenler gittikçe artıyor. Dünya ekonomisinin yapısal krızı, dünya politik sis- temindekı hegemonya boşluğu ve globalleşmenin (ma- li sermayenin dola- şımının hızlanması ve teknolojik devrim) yarattığı belirsizlikler gibı, artık arka plan olarak iyice yerleş- mışvedahaöncede sık sık tartıştığımız gelişmeler üzerinde bu sefer durmaya- cağım. Girış parag- ranmdaki kötümser- liğe. şüphesiz bu ge- lişmelerin de payı var ama, esas olarak dünyanın ıki farklı bölgesinde târihin belirgin bir şekilde hızlanmaya başla- mış otması yol açı- yor. Bunların üzerin- de durmak istiyo- rum. Bu iki bolgeden birı Balkanlar, diğe- ri ıse Asya Pasifik Havzası. Eski Yugoslayya topraklarında sür- mekte olan çok yön- lü savaş, önce Bir- leşmiş Mılletler'in, "güvenlikli bölgele- ri"ninbirdizidüşme- ye başlaması ve tra- jedinin dayanılmaz hale gelmesiyle, sonra da ABD Sena- tosu'nun Bosnalı Müslümanlara uygu- lanan silah ambar- gosunu tek taraflı olarak kaldırma ka- ran almasıyla yeni bir aşamaya girdi. Eğer Senato'nun karan ile ABD Bos- nalı Müslümanlara ağır silahlar verme- ye başlarsa (ABD'nin Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan gibi bağla- şıklan aracılığı ile bir zamandır ambargo- yu küçük çaplı silah- lar bağlamında za- ten deldiğine daır "bilgiler" hemen su vaşa dolaylı olarak. ama artık resmen. katılmaya baş- layan ulkelerın sayısında ıster istemez bir artış olacak. Bu ülkeler arasında, Makedonya, Kosova. "Ege Deni- zı Kıta Sahanlığı", Kıbns gibı, çok sayıda özel çelışki- nin de olduğu duşunülurse durumun vahametı de an- laşılır. Batı dünyanın yönetiminden sorumlu • Şimdi görunen şu: Batı, diğer bir deyışle dünyanın yo- netimınden sorumlu olduklarını düşunen ulkeler. zama- nında engelleyemediklerı bu savaşı, uzun bir becerik- sizlikler dizısınden sonra, yaygınlaştırarak büyük dev- letlerın de karşı karşıya gelmeye başlayacağı genel bir yuzune başladı- çıkmaya Internati- Düma liderleri Bosna'daki S»rp vahşetıni seyretmekle yetınıyor. onal Herald Tribune (29/07/05) ilk elde ikı gelişmeya- şanabilir. Bırincısi, Fransa ve Ingiltere BM Banş Gü- cü'ne bağlı olarak Bosna'da bulunan askerlerinı gerı çekmeye karar verirlerse, ABD bu geri çekilmeyi sağ- lamak için bölgeye 25.000 asker göndermek ve sava- şa doğrudan katılmak zorunda kalacak. Ikincisi, Bos- nalı Müslümanlar üzerinde ambargonun kalkmasına bir karşılık olarak Rusya'nın ve Yunanistan'ın Sırplar üze- rindeki ambargoyu resmen kaldırması çok büyük bir olasılık. Akan kana ve gözyaşına çare ararken daha çok kan ve gözyaşına yol açma noktasına gelmek, eğer tam bir iktidarsızlık örneği değilse, her halde tarihin acı bir ironisi olsa gerek. Silah ambargosunun ABD inisiyatifi ile kalkmasıyla birlikte, NATO içinde ABD ile Avrupalı ülkeler arasında uyumsuzluklar derinleşirken, silah sevkıyatı yoluyla, sa- Balkan Savaşı'na çevirmenin eşiğine getirdiler. Bu eşi- ği aşar mıyız? Bence olasılıklar bu yönde güçlenmeye devam edıyor. Uzakdoğu'da yaklaşan felaket Bir felaketın gelıyorum diye bar bar bağırdığı bir di- ğer bölge de Uzakdoğu. Dünya ekonomisinin en hızlı büyüyen ve aynı zamanda en büyük hızla silahlanan bu bölgesinde politik, diplomatk ve askeri çelışkiler hızla derinleşmeye başladı. Daha önce tartışmıştık, bu böl- gede en önemli sorun bir hegemonya boşluğu olması: Japonya bir ekonomik politik krız yaşıyor, tam bir be- lirsizhk içinde; ABD'nin, Japonya ile yaşadığı ve yaşa- makta olduğu ticarı anlaşmazhklar sırasında uyguladı- ğı taktikler bölgede güvensizlık yarattı ve ABD'nin pres- tij kaybetmesine yol açtı. Tam bu sırada, bir zamandır hızla büyümekte olan Çın, askeri ve politik olarak ka- natlannı çırpmaya ve havada sert rüzgârlar estirmeye gırışti. Geçen aylarda Çın uluslararası anlaşmaları hıçe sayarak Pakistan'a balistik füze verdı, yeni nükleer de- nemeler yaptı, Filipinler'e ait Spratley adasını "ışgal et- ti", ABD vatandaşı bir Çinli'yı casusluk yaptığı iddıası iletutukladı, Tayvan karasularında askeri manevra yap- tı. Bunlar yetmıyormuş gibi, bölgede bir de Çin'in bağ- laşığı olan Kuzey Kore'nın nükleer füzelerini Güney Ko- re'ye çevırmeye. Çin'in biyolojik savaş kapasitesini ya- sa dışı olarak arttırmaya başladığı, 1997'de Hong- kong'u, buraya büyük bir askeri birlik getırerek teslim alacağı yolunda söy- lentiler yayılmaya baş- ladı. Cevap olarak ASE- AN (Guney Asya Ülke- ieri Birliği). içine Viet- nam'ı da alarak Çin'e (ve Kuzey Kore'ye) kar- şı konumlanmaya baş- ladı ve dolayısı ile bir kamplaşmaya yol açtı. Bu bölgede vahameti arttıran gelişmeler Tay- van Devlet Başkanı'nın ABD ziyaretı ile başla- dı Sonra, Kongre Söz- cüsü Newt Ging- rich'ın Tayvan'ı tanı- mak gerektiğini sa- vunması, bırbaşkase- natörün Tibet'e am- basador göndermeyi teklıf etmesi (Wall Street Journal 28/07/95), ABD'nin Çin'ın eskı düşmanı Vietnam'ı tanıması, buna karşılık Çin'in ABD ile ekonomik iliş- kilerini bozması ve konsolosunu Ameri- ka'dan geri çekmesı ile devam etti. Böylece Asya'da bir kamplaş- manın yanı sıra, ABD ile Çın arasındakı an- laşmazlıklar hızla tır- manarak geleceği be- hrsiz ve çok karanlık bir noktaya ulaştı. Dünyanın en krıtık i- ki bölgesinde, Bal- kanlar ve Uzak do- ğu'dayaşananlar, ya- kın zamana kadar dünya sistemi içinde politik ıstikrarı sağla- yanlann bu ışlevlerini artık yerine getireme- diklerini göstenyor. Kı- saca, global olarak, yönetenler artık yöne- temez hale gelmiş du- rumdalar. Yönetme işlevlerini yerine getirirken kul- landıkları NATO, Bir- leşmiş Milletler gibi kurumlar paralize ol- dular. Zorla ayakta du- ruyoriar. Böytebirdurum en son bu yüzyılın başında or- taya çıkmıştı. Ancak, 0 zaman yönetenlerin artık yöne- temez olmasına karşılık, gerek gelişmiş ülkelerde ge- rekse de sömürgelerde ve bağımlı ülkelerde bu yöne- tenlere karşı bırhareket oluşmaya, ışçi devrimleri, halk devrımlen ve bağımsızlık hareketleri mantar gibi bitme- ye başlamıştı. Bu sırada yönetenler. yönetme kapasi- telehni tekrer elde etmek için dünyayı ateşe vermekten çekınmediler. İki dünya savaşı, faşizm (ve soykırım) ve atom bombası... Bu sefer durum biraz farklr. Yöneti- lenlerın sesı soluğu çıkmıyor. Bu yüzden yönetenlerin, tüm becerıksızliklerine, kararsızlıklarına ve sakarlıkla- rına rağmen elleri kolları daha bir serbest. Bu gidış, gidış değil... "Soğuk Savaş sonrası" kavramı, yerini bir "...?... öncesi" kavramına bırakacak gibi görünuyor. ANKARA PAZARI YAKUP KEPENEK Kendine Gelmek Anayasa değişıklikleri çok yetersiz de olsa katılım- cı demokrası yönünde bir adımdır. Siyasal partiler, özellikle de CHP, bu açılımın gereklerıni yerine getir- dikleri, giderek bunu daha ileri boyutlara taşıdıkları oranda başanlı olacaklardır. Ülkemızde bilinen iç ve dış gelişmelerin bir sonu- cu olarak gerçekten çok ağır bir "siyasalyabancılaş- ma" süreci yaşanmaktadır. Partilerın toplumsal ve ekonomik sorunlara çözüm bulamayacağı ya da bul- mayacağı kanısı, neredeysetümüyle egemendır. Top- lumu bu noktaya getiren iki ana neden vardır, bun- lardan birincisi ve asıl önemlisi partilerin iç işleyişinın katılımcı anlayıştan uzaklığıdır. Siyasal partiler. genel başkan odaklı bir işleyişe sahiptır. Parti içi demokratik süreçlerin işlememesinin bir sonucu olarak, siyasal partileri sorunlara çözüm üre- timinde, yeni görüş ve öneriler gelıştırmede çok ye- tersiz bıraktığı gibi, iç denetim süreçlerinin işlemesi- ni de engelliyor. Anayasa değişiklikleri. partilerin ya- pılannı, gençlerin, sendika ve derneklerin ve üniver- site öğretim üyelerinın "etkin katılımıyla", çok daha devıngen, demokratik ve sorunlara duyarlı bir duru- ma getirebilir. Kaplumbağa adımlarıyla da olsa bu tür bir süreç ülkemizde demokrasinin yerleşmesine kat- kıda bulunacaktır. • • • Bu süreç özellikle CHP için yaşamsaldır. "Iktidarevliliğinin" yanlışlığı her geçen gün biraz da- ha kanıtlanan CHP, gerek ekonomik gerekse de de- mokratik alanlarda kimliğıni ya da "özünü yitirmiş", uygun deyimıyle tanınmaz bir duruma getinlmıştir. CHP'nin "kendine gelmesi" gerekiyor. CHP'nin içinde bulunduğu bu "kımlık bunalımın- dan" hızla kurtulması için neler yapılmalıdır? Anayasa değışikliklennın sağladığı olanaklara da- yalı olarak, CHP'nin kendine çekıdüzen vermesı, bir "dürûstlük, demokratiklik ve solculuk" üçgenine da- yalı bir yeniden yapılanma programını uygulamaya koyması, varlığını sürdürebilmesi için kaçınılmaz bir zorunluluktur. CHP, her şeyden önce, dogrusuyla eğrisiyle kamu- oyunda yerleşen "yolsuzluk ve hırsızlıklara bulaşık" göruntüsünden kurtarılmalıdır. Doğruluk, dürûstlük ve erdem, demokrat olmanın da solcu olmanın da önünde yer alır. Bunlardan önce gelen bir koşul sa- yılmalıdır. Partinin kamuoyu önünde "değiştirmesi gereken asıl görüntü" yolsuzluk ve hırsızlık gölgesi olmalıdır. Yeniden yapılanmanın aynı ölçüde önemli bir öğe- si de "şeriatın demokrasi ile bağdaşmadığı" gerçe- ğıni çok daha gür sesle vurgulaması, kamu yönetı- minin eğıtimden sağlığa, yargıdan bayındırlığa dek din kurallarına göre düzenlenemeyeceğinı temel al- masıdır. Öbürgerçek vetüzelkişiler tarafından benim- senmelerinın düzeyı ne olursa olsun Atatürk devrim ve ilkelerini CHP'nin esas alması büyük önem taşı- yor. CHP'nin yeniden yapılanmasında vazgeçilmez üçüncü öğe, sosyal demokrasinin evrensel değerle- ridir. Partinin üyesi bulunduğu Sosyalist Enternasyo- nal'in eşitlik, özgürlük ve dayanışma ilkelerini eme- ğıyle geçinenlerin çıkarlarını öncelikli tutarak yaşama geçinmeye çalışması ana amaç sayılmalıdır. Partinin programına. bunun daötesinde. 1991 son- rasındayazılan "üç" hükümet programına, bu ilkele- rin -kuşkusuz çok daha ayrıntılı olarak- yazılmasının, bunların yaşama geçirilmesini sağlamaya yetmediği beş yıla yakın bir süredir "yaşanarak" öğrenılmiş ol- malıdır. Bu durumda ana soru, eksikliğın nerede ol- duğudur. Yetersizlik, örgüt yapısının katılımcı ve demokratik ışleyişten uzak buiunmasıdır. CHP kongre süreci ya- şıyor. Bu ayın sonunda da kurultay yapacaktır. Ge- rek il ve ilçe kongrelerinin gerekse kurultayın partiye yeniden canlıhk kazandırarak olumlu sonuç verme- sı, dürûstlük, demokratiklik ve solculuk üçlüsüne da- yalı bir yeniden yapılanma programının yaşama ge- çirılmesine bağlıdır. Bunun gerçekleşmesi için CHP'nin kendine gelerek canlanmasını ısteyenlerin, bireysel çıkarlarını bir yana bırakarak ışbirliğine yö- nelmeleri gerekir. Ülkemizin ekonomik, toplumsal ve siyasal sorun- larına ilişkin araştırma ve yayınların çoğalmasında büyük katkıları olan (Alman) Friedrich Ebert Vakfı'nın temsilcisi Dr. Mathes Buhbe beş yıllık görev süresi- ni tamamladı ve yerini Jörg Lange'ye bırakarak ge- çenlerde Türkiye'den ayrıldı. Gerçek sosyal demokrat kimliğiyle Dr. Buhbe, yal- nız Türkiye-Almanya ilişkilerinin güçlenmesine katkı yapmakla kalmadı, gerektiğinde Türkiye'nin çıkannı önde tutmasını bildi. Türkiye'nin gelişmesi üzerine çalışmalarını sürdürecek olması da bu çerçevede ay- rı bir anlam kazanıyor. TZOB Başkanı Baraz'dan seminer Rus çiftçisine piyasa dersi •IFAP, Rus çiftçisinin örgütlenmesi ve serbest piyasa ekonomisine hazırlanması konusunda, Türkiye Ziraat Odalan Birliği'nden yardım istedi. ANKARA (AA) - Ulus- lararası Çiftçi Örgütleri Fe- derasyonu (IFAP), Rus çift- çisinin örgütlenmesi ve ser- best piyasa ekonomisine hazırlanması konusunda. Türkiye Ziraat Odaları Bir- liği'nden (TZOB) yardım istedi. TZOB Başkanı Ba- raz, IFAP Başkanı Graham Blighfın. Rus çiftçisinin serbest piyasa ekonomisi- ne hazırlanması ve bu ko- nuda örgütlenmesi konu- sunda, 29 ağustosta St. Pe- tersburg'da düzenlenecek toplantıya. kendisıni davet ettığini söyledı. Rus çiftçi- lerinin etkıli bir şekilde ör- gütlenmek ve serbest piya- sa ekonomisine uyum sağ- lamak ıstediğini belirten Erol Baraz Baraz. "Bugün için belir- lenmiş bir göre\ yok, ama danışman olarak çağnlıyo- rum. Orada, pilot projesi hazıriık işinegirilmesi gere- kecek. Bu pilot proje hazır- lama konusunda da zanne- diyorum hana bir görev dü- şecek"dedı. Semınerde, et- kıli bırçiftçi teşkilatının na- sıl olması gerektiği ve ser- best piyasada tanmın duru- mu konusunda bilgı \ere- ceğini kaydeden Baraz. "Ben, Türkiye'deki ömek teşkilatlar hakkında bilgi v'ermeyeceğim. Çünkü Tür- kiye'de Rus çiftçisine ömek gösterilecek çiftçi teşkilatı yok. Olması geleni anlata- cağım. Çünkü bizim onlar- dan farkımız vok~ dedı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog