Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 31 TEMMUZ 1995 PAZARTESİ 4 HABERLER Anma gecesine sopuşturma • İZ>1İR(Cumhuriyet Ege Bürosu) - Sıvas katlıamını protesto amacıyla Pir Sultan Abdal Kültiir Derneğj'nin gerçekleştirdiği anma gecesıni düzenleme ıcomitesi hakkında Izmir DGM Savcılığı'nca ioruşturma açıldı. Izmir Emnıyet Müdürlüğü, 1 emmuzda Alsancak Stadyumu'nda yapılan »ecede yasadışı içerikli -loganlar atıldığı. jankartlar açıldığı savıyla >uç duyurusunda bulunmuştu. HakJannda FMVnin 8. maddesine muhalefetten soruşturma açılan düzenleme komitesi başkanı avukat Kemal K.ırlangıç ile diğer görevlilerin DGM Savcılığı'nca sorgulan yapıldı. Karamürsel'de sevinç • KARAMÜRSEL (Cumhuriyet) - Kocaeli milletvekilleri Ismail Kalkandelen ve Ibrahiın Artvinlı, Karamürsel Belediye Başkanı Özcan Özalgın'ı makamında ziyaret ederek ılçede yayın yapan yerel radyolann canlı yayınına katıldılar. Kalkandelen ve Artvinli, Karamürsel"in eski sınırlanna kavuşması sorununun bittiğini söyledilerve "Içışlen komisyonunda kabul edilen teklifimizle 3 belde ve 13 köy tekrar Karamürsere. Altınova da ilçe olarak İzmit'e bağlanmış oldu'" dediler. Milletvekilleri. teklifin önce bütçe komisyonunda, daha sonra da genel kuruldan öncelikle geçmesi için çalışmalannı sürdüreceklerini vurguladılar. Ada Belediyeler BiPİiği kuruldu • İstanbul Haber Servisi - Ada Belediyeler Birliği kuruldu. Birliğin Marmara Adası'nda yapılan genel kurulunda. Ada Beledıyeler Birlik Başkanlığı'na. Marmara Adası Belediye Başkanı Hali! Rüştü Kınk, yardımcılığına Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün. genel sekreterliğe ıse Ceyhun Targın seçıldiler. Genel kurulda. adalann sorunlan tartışıldı. Birlik Başkanı Halil Rüştü Kınk, adalannın en önemli sorununun ulaşım ve çevre olduğuna dıkkat çekti. Ada Belediyeler Birliği'ne Marmara Adası. Avşa. Bozcaada, Gökçeada. istanbul Adalarve Marmara Saray lar belediyeleri de katıldı. DYP'de görevden alma • ARDAHAN (Cumhuriyet) -DYP Ardahan 1İ Merkezı'nde yaşanan huzursuzluk, il yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ile sonuçlandı. Görevden alınan il başkanı Mustafa Atbaşı ve ekibinin yerine tbrahim Avşar atandı. Resmi araca CHP bayrağı • GAZİANTEP(AA)- ANAP Genel Başkan Yardımcıs! Burhan Kara, Kilis'te iktidar partilerinin partizanlık yaptıklannı savunarak, "Belediye iş makineleri. üzerlerine takılan parti bayraklan ile çalışıyorlar" dedi. Kara. Gaziantep'te yaptığı açıklamada, 6 ağustosta seçim yapılacak Kilis'in Elbe>li, Musabeyli ve Polateli ilçelerinde, Gaziantep Büyükşehir ve Metropol Şahınbey Belediyesi'ne ait iş makınelerinin. CHP bayrağı takarak çalıştıklannı öne sürdü. Kara. CHP bayraklı resmi araçlarla asfalt çalışması yapıldığını fotoğraf ve kamera ile tespit ettiklerini kayderti. 'Bakanlar Kurulu toplanmalı' • ANKARA(AA)- ANAP Genel Sekreteri Rüştü Kâzım Yücelen, Bakanlar Kurulu'nun bir an önce toplanarak ülkenin önemli sorunlanna el almasını ıstedi ve '"Toplanamayacaklarsa, hemen işi ehline teslim etmelen için seçime çagınyoruz" dedi. Burkay, geçmişteki hatalan tekrarlayan solun bugün 'bir seçenek olamadığını' söylüyor: So walizmbir d kaybetti,maç sürüyor K emal Burkay'ın. dünyada geleceğin sosyalizm ola- cağı konusunda hiç kuş- kusu yok. "Bu insana ve değişime olan inancımdan geüyor" diyor Burkay ve hemen arkasından da şu sözcükleri ekli- yor: "Biz daha yirminci yüzyıl sona erme- den sosv alizmin kapitalizm Uzerinde kesin egemenliğini beklivorduk, ama yanıldık. Tam tersine bir geri dönüş yaşandı. İnsan- lık, sosyaliznıin ilk büyük kuruluş dene- mesinde başansız kaldı. Ancak ibrenin ye- niden sola \önelmcsi kaçınılmazdır. 2000'li yıBann sosyalizmin yeni bir vükselişine ta- nık olacagı kanısındayım." Burkay'a göre "Sosya- lizm bir raundu yitirdi a- ma maç devam edhor..." Burkay, gericı ve tutucu yönetimlerin, sosyalizme ve demokrasiye yönelik akımlan şiddetle bastınr- ken dini akımlan birpan- zehirgibi kullanmalannın sonucu bugün dünyada pek çok ülkede kökten- dincı akımlann güçlendı- ğini belirtiyor. "Ne var ki" diyor Burkay ve söz- lerini şöyle sürdüniyor: "Şimdi güçlenen ve her yerde şeriatı egemen kıl- mak isteyen bu akımiar onlann çıkarlanna zarar veriyor. Türkiye'de vaşa- nan dunım da budur. Em- peryalistler ve Türki- ye'nin egemen güçleri ek- tikJerini biçiyorlar. Bu ge- lişimi durdurmanın yolu ise tarihi ve toplumsal ge- lişimin önüne dikilen set- leri kaldırmak. bu ülkeler- dedemokrasiyihayatage- ı —»••• çirmektir. Bugünkü ulu- /f salboğazlaşmalan.şeriat- f/ j \ \ çı dalgalan, ancak ulusla- rarası ölçüde vükselecek demokrasi ve sosyalizm dalgası önleyebilir. Tüm halklan kardeş sayan, her Dünyada ve Türkiye'de sosyalizmin gelecegi SOSYALİSTLER TARTIŞIYOR SEVIM ERTEMU Burkay-İnsanlık. sosyalizmin ilk büyük kuruluş denemesinde başansız kaldı. Ancak ibrenin yeniden sola >önd- mesi kaçınılmazdır. türiü ulusal baskıya karşı çıkan sosyalist enternasvonaliznı. bu bakımdan insanlık için Ueri paha biçilmez bir degerdir." Geçmışte solun kendi arasında bir "kör döğüşü"ne gırdığinı anımsatan Burkay. so- lun büyük bir bölümünün dünden bugüne değişen koşullan göz önüne almadan, Mans'ı ve Lenin'ı dogmatik biçımde ele alıp ezberlediğını ve tekrarladığını söylü- yor. Geçmişteki hatalannı tekrarlayan so- lun bugün "bir seçenek olamadığını'*belir- ten Burkay. "iktidarda olup yıpranan dü- zen partilerinin >erine yine. öteki diizen partilerinin seçenek olduğunu" vurgulu- yor. Teorik mirasa bir dogma gibi yaklaşıl- maması. değişen zaman ve koşulfann göz önüne alınıp. yaşanan deneylerden dersler çıkanlması gerektiğinı söyleyen Burkay, "İşci sınıfı diktatöıiüğü denen, tek partüi yönetimin sosv alizmi kurnıaya ehil olmadı- ğı, yozlaşnğı, grup ve kişi diktatöıiüğüne dönüştüğü görüldü. Bu anlayış terk edilme- li. Kesintisiz devrim anlayışı da günümüz koşullanndagerçekçideğildir. Türkiye'nin şu anda önündeki başiıca görev sosyalist toplumun kuruluşu değiL demokratikleş- medir" diyor. Kemal Burkay, 1955 Akçadağ Öğretmen Okulu, 1960 Ankara Hukuk FaTcültesi me- zunu. 1965 yılında Türkiye Işçi Partisi'ne üye olmuş ve partinin Elazığ. Bingöl. Tun- celi ile Erzincan illerinde örgütlenmesinde aktif olarak çalışmış. 1968 yılında TlP'in Genel Yayın Kurulu üyeliğine. daha sonra da Merkez Yürütme Kurulu üyeliğine se- çilen Burkay. 12 Mart askeri darbesinin ar- dından politik çalışmalan nedenıyle 1971 yılında tutuklanmış. Bir yıl tutukluluktan sonra serbest kalan Burkay, hakkında ye- niden tutuklama karan çıkınca yurtdışına çıkmış ve Federal Almanya'da kalmış. Po- litik çalışmalannı yurtdışında da sürdüren Burkay, 1974 yılında çıkanlan aftan yarar- lanarak yurda dönmüş ve aynı yıl bir grup arkadaşıyla Tüıkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurmuş. Halen partinin genel sekreteri olan Burkay, 1980 askeri darbe- sinden kısa bir süre önce yurtdışına çıkmış. Yurttaşhktan çıkanlan Burkay, halen Is- veç'te politık mülteci olarak yaşamını sür- dürüyor. Burkay, bu siyasi yaşamının yanı sıra edebi yaşamıyla da tanınıyor. Pek çok hikayeler. romanlar yazmış. edebiyat der- gileri çıkarmış, incelemelerini kitaplaştır- mış. 1966 yılında Yeni Akış dergisini çıka- ran ve Kürt sorununu işleyen makelesi yü- zünden dört ay süreyle tutuklu kalan Bur- kay. edebıve politik çalışmalannı sürdürü- yor. tsveç'te yaşayan Burkay, "Dünyada ve Türkiye'de sosyalizmin gelecegi'" ile ilgili sorulanmıza şu yanıtlan verdi: - Dünyada \e Türkhe'de sos\ali/min ge- leceğini, 2000'li >ıllardaki durumunu nasıl görüyorsunuz? Burkay - Dünyamızda geleceğin sosya- lizmin olacağı konusunda hiçbir kuşkum yok. Bu. insana ve değişime olan inancım- dan geüyor. İnsan toplumu. başından bu yana çok bü- yük değişimler yaşadı ve değışım sürecı devam ediyor. Cağımızda bilim ve teknik- te, sanatta. ekonomik ve sosyal yaşamda. geçmişe oranla sağlanan göz kamaştırıcı başanlara karşılık toplumun vardığı, uy- garlık düzeyi ile bağdaşmayan büyük olumsuzluklar da \ ar. Çağdaş toplum. ulu- sal ve uluslararası planda derin çeiişkiler içinde. Dünyamızda toklukla açlık, bolluk- la kıtlık. ileri bir kültürle cehalet yan yana yaşıyor. Bugün dünyamızda yaşanan kav- ganın, tüyler ürperticı boğuşmalann. doğa- nın kirletılmesinin temel nedeni de bu çe- lişkilerdir. Bu sınıflı toplumun ve günü- müzde kapitalizmin doğası gereğidir. an- cak ebedi değildir. tnsanoğlu bu çelişkile- ri mutlaka çözmeyi başaracak ve gerçek- tenözgür, adil.eşıtlıkçi.banşçı birdüzene varacaktır. Bu ise sosyalızmdir. Biz daha yirminci yüzyıl sona ermeden sosyalizmin kapitalizm uzerinde kesin ege- menliğini bekliyorduk. ama yanıldık. Tam tersine bir gen dönüş yaşandı. insanlık, sosyalizmin ilk büyük kuruluş denemesın- de başansız kaldı. Ancak ibrenin yeniden sola yönelmesi kaçınılmazdır. 2000"li yıllann sosyalizmin yeni bir yükselişine tanık olacağı kanısın- dayım. Bu. bü\ük ihtimalle önümüzdekı • Burkay, teorik mirasa bir dogma gibi yaklaşılmaması, değişen zaman ve koşulların göz önüne alınıp, yaşanan deneylerden dersler çıkarılması gerektiğini söyledi. •'İşçi sınıfı diktatörlüğü denen tek partili yönetimin sosyalizmi kurmaya ehil olmadığı, yozlaştığı, grup ve kişi diktatörlüğüne dönüştüğü görüldü. Bu anlayış terk edilmeli. Kesintisiz devrim anlayışı da günümüz koşullarında gerçekçi değildir. Türkiye'nin şu anda önündeki başiıca görev, sosyalist toplumun kuruluşu değil, demokratikleşmedir." sı doğal olur. Toplumsal ge- lişim ıster istemez. insanlığı sosyalizmin eşiğine getire- cektir, bu kaçınılmazdır. - Dünyada son yıllarda sos- yalizmin alternatifi olarak milliyetçilik ile köktendincili- ğûı gelişip güçlenmesi konu- sunu nasıl değerlendiriyorsu- nuz? Türki>e'de de a\nı du- rum vaşanıyor.. Sizce neden? Burkay -Sosyalizm cephe- sınde yaşanan gerileme ve düş kınklıklan doğal olarak, ezilen. sömürülen toplum ke- simlerinde başka türden ara- yışlan gündeme soktu. Sov- yetler Birliği ve Yugoslav- ya'nın dağılması, sistemin çökmesi ise o güne dek fede- ral bir yapı içinde bir arada tutulan uluslan karşı karşıya getirdi ve ilkel eğilimleri. şo- venizmi. ırkçılığı kışkırttı. Kuşkusuz. her millı ya da ulusal hareket tutucu değil- dir. Sömürgeciliğe ve ulusal baskıya karşı. özgürlüğe yö- nelik ulusal hareketler geç- mişte de vardı. Bunlar hak- lıydı ve sosyalist ülkelerden de destek gördü. Ama günü- müzde. eski SSCB ve Yugos- lav halklan arasında yaşa- nanlar farklı. Bu türden ulu- sal boğazlaşmalann hoş gö- rülecek bir yanı yoktur ve o, tüm taraflara büyük zarar veriyor. Bu, in- sanlık için ne yazık kı utanılacak bir du- rumdur. ÖzellikJe tslam ülkelennde görülen ra- dikal dini akımiar ıse bir yönüyle, sömü- rülen, baskı gören kitleler bakımından bir arayışı gösteriyor. Gerek emperyalizm. ge- rekse bu ülkelerin gericı ve tutucu yönetim- len. sosyalizme ve demokrasiye yönelik akımlan şiddetle bastınrken dini akımlan özellikle kışkırttılar. devrimci ve ilerici ha- reketlere karşı bir panzehir gibi kullanma- va çalıştılar. Ne var ki şimdi güçlenen ve her yerde şeriatı egemen kılmak isteyen bu akımiar onlann çıkarlanna zarar veriyor. Türkiye"de yaşanan durum da budur. Emperyalistler ve Türkiye'nin egemen güçleri ektiklerinı biçiyorlar. Bu gelişimi durdurmanın yolu ıse tarihi ve toplumsal gelışımin önüne dikilen setlerı kaldırmak, bu ülkelerdedemokrasiyı hayata geçirmek- tir. Bugünkü ulusal boğazlaşmalan. şeriat- çı dalgalan. ancak uluslararası ölçüde yük- selecek demokrasi ve sosyalizm dalgası önleyebilir Tüm halklan kardeş sayan, her türlü ulusal baskıya karşı çıkan sosyalist enternasyonalizm, bu bakımdan insanlık için ileri, paha biçilmez bir değerdir. - Sosyalizm halk icindir. O halde Türki- ye'de niçin halk son vıllarda sosyalist parti- ler yerine uç sağ partilere yöneldi? Türk so- lunun geçmişteki halaları nelerdir? Burkay - Bir kere sol, sıstemli bir şekıl- deezildi. tırpanlandı. Öyle oluncadamev- dan ötekı kesimlere kaldı. Ama solun bir seçenek olamamasının asıl nedeni. kendi izlediği yanlış politıkalardır. Bu nedenle de Türkiye solu, sorumluluğu hasmında değil. kendisinde aramalıdır. Türkiye solu. 19601ı yıllarda iyi birta- rihsel fırsat yakalamıştı, legal bir örgüte sahipti ve hızla kitleselleşmekteydi. Bunu TlP temsil ediyordu. Ancak, türlü türlü ide- olojik gerekçelerle bu örgütsel yapı parça- landı ve sol önce yeraltına. sonra da bazı kesimleriyle silahlı eylemlere yöneldi. SÜRECEK yüzyılda olacak ve belki çocuklanmız, bel- ki de birinci kuşak torunlanmız bunu ya- şayacaklar - Sosyalizm çöktü savlanyla ilgili ne dü- şünüyorsunuz? Burkay - Bu tür tezlerın bir kaynağı, ka- pitalizmin. geçmışten bu yana süregelen sosyalizm karşıtı.bilinçli propagandasıdır. Bu bir ideolojik kavgadır. tkincisi ise sos- yalizm cephesinde vaşanan son büyük çö- küntüdür. Bu. tarihsel olaylara güncel ve darbiraçıdan bakanlann vardığı sonuçtur. Her ikisine de katılmıyorum. Sosyalizm bir raundu yitirdi. ama maç devam ediyor. Tarihsel gelişim süreci düz bir hat izlemiyor. o ınişli çıkışlıdır Gelişi- min seyri helezoniktir ve bu süreçte gen- yedönüşlerde var. Sosyalizm artık çöktü. onun bir gelece- gi yok demek, kapitalist düzen ebedidır an- lamına gelir. Ancak bu görüş. bugünkü haksız sömürü düzenıni. eşitsizliği. baskı- lan. savaşlan da ebedileştirmek olur. Bu. değişim sürecine ve ınsanoğluna güven- sizliktir. Bu. tarihte gelmiş geçmış tüm sö- mürücülerin ve tutucuların anlayışıdır ve ahlaki olarak kötü, bilimsel olarak ise yan- lıştır. 1980'li yıllarda yaşadığımız sosyalizmin ilk büyük deneyiminde ciddi bir durakla- ma ve gerileme oldu. Bunun nedenlerı ko- şullar ve yöntemler açısından tartışılmalı- dır. Bence. sosyalist kuruluşu deneyen ül- kelerde koşullar henüz olgunlaşmamıştı. izlenen yöntemler ise -en başta işçı sınıfı diktatörlüğü- sosyalizmi kurmaya elvenş- li değildı. Bizce sosyalizm, ancak gelişkinbireko- nomi ve kültüre ve ileri derecede bir de- mokratık topluma dayanılarak. halkın iste- ği,desteği ve katkısı ile kurulabilir. Sosya- lizm halkın ezici çoğunluğunun çıkanna- dır. Ama bu yetmez. Çoğunluk bunun bi- lincinde olmalı ve onu istemelıdir. Bu ıse herhangi bir türden diktatörlüğü dışlar. Önümüzdeki dönemde. sosyalizm dal- gasının demokratık ve banşçı yöntemlerle gelişeceği görüşündeyim. Bu dalganın en gelişkin kapitalist ülkelerde boy vermesi ve giderek tüm dünvavı etkisi altına alma- Bıçakçı: Emekçi halklabütünleşmeliyizCenan Bıçakçı"nın sosyalizm üzerine görüşlerinin son bölümü şöyle: Benzeşenleri bir araya getirecek olan "Gelecegi Birlikte Kuraum" hareketinin. halkı unutup birbırlenne düşen sosyalist- leri halkla yeniden yüzyüze getirecek ka- dar güçlü olduğunu düşünüyorum. Gerçekleşmesi zor ama yapılanmalann kendilenni feshermesi, klasik öncü parti savunuculannın da buna karşı çıkanlann da birbirlerini daha kolay bulmalannı ve güç- lerini, yeniden oluşturacaklan örgütlerde birleştirmelerini kolaylaştıracaktır. Ben. öncü parti savunuculanndan deği- lim. Kendimı bildim bıleli emekçilerin yö- nettiği ve tabanın egemen olduğu, çokses- liliğe açık, demokratik ve antibürokratik bir partiyi savunurum. tnsanlar. ancak böyle bir örgüt içinde halkın güncel sorunlanyla ilgilenmeyi kü- çümseyen. burnu havaîarda devrimci tipı tutsaklığından kurtulurlar. Halkın sorunlanna yardımcı olmak, in- san sevgisine somutluk kazandırmanın yol- lanndan bıridir. Mahallesindekı okul, vol. su. taşıt gibi sorunlan. ırk, din, mezhep, düşünce ve siyasal aynlıklanndan dolayı karşılaştığı baskılar, ınsanın buna benzer sıkıntılan. yüksek düzeyde yapıldığı sanı- lan devrimci politikalar uöruna, görmezlik- ten gelinir. Yoksul halkın hastane. mahke- me ve benzen bireysel işlerinde yardımcı olmak küçümsenir. özlenen düzenin ger- çekleştirilmesı gününe ertelenir. Oysa bir parti için, yardımcı olabilecek tüm avukat- İann. doktorlann. bürokrat v e teknokratla- nn adreslerinı saptayıp bilgisayannda top- layarak kimi bireysel sonınlann çözümü- nü. o yerdeki komiteyle birlikte organize etmesi işten bile değildir. Önemsiz gibi gö- rülen bu çalışma biçimiyle parti üyelerinin ülke koşullannı kavramaları kolaylaşacak- tır. Yardımcı olunan kişilere. düzenin ger- çek yüzünü daha kolay anlatmanın olanak- lanna kavuşulacaktır. -1996'da \a da belkidahaönceyapılacak bir seçim için, sosyalist hareket ve partile- rin güçbirliği yapmasını destekler misiniz? Size göre >apılabilir mi? Bıçakçı- Açıkça söyleyeyim ki demin- den beri belırttığım yaklaşıma uygun düş- me>en hiçbir partıvi desteklemek içimden gelmez. Bu gibi ıttifak ve güçbirliklen so- mut hedefler için yapılır. Bir de kimi za- manlarda güç belirlemeye yönelik olur. Bu- gün, kurulu partilerin aşağı-yukan güçleri belli. Hatırlarsınız. 27 Mart yerel yönetim seçimlerine İP, TSİP'le: SBP ıse sonradan bırleştiği üç hareketle ıttifak kurarak girdi- ler. Hepsinın aldığı oy, yanılmıyorsam 170 bin dolayında. Bu, emperyalızme karşı bir güç göstergesi mi oldu? Faşizme karşı mı? Yoksa Kürt sorununun çözümünü savaş- makta gören anlayışa karşı bir güç mü?... Kendini. kimi mevzilerde yer sağlaya- cak kadar hazır görmeyen hiçbir partinin, oy için seçımlere girmesinden yana deği- lim. Seçimlere girmeli ve "İşçiler, Kö\lü- ler, Emekçiler.' Biz, d^er partiler gibi siz- den oy istemivoruz. Ama bizi dikkatle din- lemenizi istiyomz" deyip gerçekleri bangır bangır bağırmalıdır. Böyle bir yaklaşımı benimseyen sosya- list partilerin seçimlere ayn girmeleri. her binnin radyo ve televizyonu avn ayrı kul- lanmaları daha akılcı olur. Örneğın üç par- ti ayn ayn girerse ikişerden altı konuşma, ayn ayrı katılacaklan açık oturumlar. rö- portajlar yapılır. Yerel radyo ve televizyon- lardan, yazılı başından ayn ayn yararlanı- lır. Bu durumda halka verilecek mesajlann birlikte saptanması. köy ve mahalle çalış- malannın birlikte yürütülmesi, ortak mı- tingler yapılması gibi güçbirlıkleri oluştu- rulabilir. Bugünkü sorunumuz. emekçi halkla bü- tünleşmenin yolunu aramaktır. Bakın, ül- kenin. çözümü saptanmamış birçok soru- nu varken sosyalistlere nasıl sorular soru- yorsunuz. Ekonomi. dış politika, Kürt sorunu, de- mokratikleşme gibi sorular yok. Neden. çünkü henüz bunlara müdahale edecek güçte olmadığımız görülüyor. Bazı zaman- lar sorulmuyor değil. Ben bunu. sanki sü- tunlara bıraz renk katmak gibi görüyorum. Bunlan söy lemek, karamsarlık veya umut- suzluk değil. Sosyalist mücadelede gerçek- çi olmak zorundayız. BİZ BIZE ERDAL ATABEK Asıl Tehlike Şartlanmış Beyinlerdir... Ünlü fizyolog Pavlov canlılardaki 'şartlı refleks' mekanizmasını bulduğu zaman insanlardaki hangi davranışlara da ışık tuttuğunu herhalde bilmiyordu. Ama geçen zaman içinde insan beyinlerinin de 'şart- landırılabileceği', beyinleri böyle şartlanmış insan- ların bu doğrultuda davrandıklan ortayaçıktı. 'Beyh yıkarna' teknikleri bu olgunun uzerinde geliştirilmiş- tir. İnsan davranışlarının yönlendirilmesi, yoğunlaş tırılması bu teknıklerle yapılabiiir duruma gelmiştir.' Eğitım alanında da bu durumun bilinmesi çok önemlidır. Eğer eğitim metodu olarak 'beynin şart- landınlması'n kullanırsanız 'robotlaştınlmış insanlar" yetiştirirsinız. Böyle insanlar artık programlanmış makınelergibidirler. Kendilerini güden programın bü- tün isteklerini yapacaklardır. Ancak başka bir prog- ramın yerleştırilmesiyle de bütün formatlarını unutur- lar, bu kez de yeni programın güdümüne girerier. Bu metodun en yaygın kullanıldığı alan reklamlar- dır. Reklamların ileri teknikleri 'doğrudan basıtprog- ramlama' metoduna dayanır. Mesajı doğrudan ve bir süre kalıcı olarak verirseniz, müzik desteğinde bir- kaç çarpıcı sözcük amacına ulaşır. Daha uzun süre- li, daha sistemli, daha ayrıntılı uygulama alanı da 'ideolojik eğitim 'lerdir. Hangi ideolojt olursa olsun 'tartışma kabul etmeyen, soru sorulmasına izin ver- meyen, aktarmacı, aktanlanı yineleyici' bir metot kullanılırsa 'şartlanmış beyinler' yaratır. Böyle birbe- yin, bildiklerinin, öğrendiklerinın dışında kalan her şeye kayıtsızdır, yabancıdır. Bu 'yabancılaşma' da- ha sonraki ikı davranışın temeli olacaktır: 'Düşman belleme' ve 'şiddet kullanma.' Belli konularda saplanmış, bildiğinden başka bir şeyi kabul etmeyen. kendi dışındakilere yabancı, bunlan düşman sayan. düşmanını şiddet yoluyla or- tadan kaldırmayı onaylayan birini gördüğünüz za- man, 'şartlanmış bir beyin'\e karşı karşıya olduğu- nuzu anlamanız gerekir. Böyle birısiyle tartışamazsı- nız, ona bir şey anlatamazsınız, kabul ettirmenizin olanağı ise hiç yoktur. O sadece sizin ne çeşit bir kar- şıt olduğunuzu anlamakla uğraşacaktır. Böyle 'şartlanmış beyinler' sadece bir kesimde değil, toplumun her kesiminde, her ideolojik yanın- da bulunmaktadır. Bunudagözden kaçırmamak ge- rekir. Dikkat edilirse, sadece karşısındakini eleşti- ren, ama kendisini hiç eleştirmeyen bir toplumda yaşıyoruz. Demokrasi için de, uygarlık için de, çağdaşlık için de en büyük tehlike 'şartlanmış beyinler'dir. Çünkü bu insanlık hedeflerinin hepsı de yabancılaşmanın ortadan kalkmasıyla, düşmanlıkların birbirini anlama- ya dönüşmesiyle, şiddetin ortadan kaldırılmasıyla olacaktır. Birbirini kabul etmeyen, bir arada yaşamayı başa- ramayan insanlann toplumunda barış yerini savaşa bırakır. • • • Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday'ın öldürül- mesi bir dönemeçtir. Şeriat fanatızmi savaş açmıştır. Üniversitelerde ya- şanan türban olayları laik cumhuriyete karşı kaldırı- lan yeşil bayraklardır. Türkiye yeni bir fetih hareketi- nin sahnesı olmaktadır. Laik kesim kendini savun- mayazorlanmaktadır. Bu, bir cepheleşme hareketi- dir. Türkiye hızla cepheleşmektedir. Ve büyük bir teh- likedir. Işin daha tehlikeli yanı, bu cepheleşmeyi önleye- cek bir siyasal iradenin ortada görünmemesidir. Cumhurbaşkanı da Başbakan da, hükümet de siya- si partiler de bu olguyu bir cephe hareketinin öncü çıkışları olarak görmemekte, 'münferit olaylar' ola- rak kabul etmfektedirler. Devlet örgütleri, iç güvenlik kurumları, eğitim yönetimi, devletin ilçelerdeki tem- silcilerınin bir bölümü artık 'faraftırlar. Yapılan büyük yanlış, şeriat fanatizminin inanç öz- gürlüğüyfe karıştınlmasıdır. Insanın istediği gibi inan- mak hakkına, inandığı yolda ibadet etme hakkına, inandığı gibi yaşamak hakkına saygı duymak, laik ol- manın temelidir. Ama bunu şeriat fanatizmıne boyun egmekle kanştırırsanız sonunda kendi yaşama hak- kınız kalmaz. Yaşama hakkınızı kendiniz savunmak zorunda kaldığınız zaman da iç barış ortadan kalkar. Bunu ya şimdi düşünürsünüz ya da düşünecek za- manınız olmaz. DYP'li Yasar Dedelek: Terörün arbk boynukırıldı VALOVA (AA) - DYP Genel Başkan Yardımcı sı İbrahim Yaşar Dedelek, son seçimlerde DYP'nın birinci parti olduğunu. an- cak tek başına iktidar ola- madığını belirterek u İkti- danmız bmunca çok güç- lükleıie karşıiaştık, ama > ü- madık" dedi. Dedelek, Ya- lova'nın Termal beldesi Ye- ni mahalle Köyü'nde dü- zenlediği basın toplantısın- da. vatandaşlardan gelen istekler doğrultusunda sos- yal demokratlarla ortak ko- alisyon kurduklannı. za- man zaman engellenen ça- lışmalann. kararlı ve ısrar- lı tutumlan sayesınde sür- düğünü söyledi. İlk kadın başbakan ile tanışan Türki- ye'nin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi ve sosyal sıkıntılan değerlendırenle- rin. bu yükün altından bir kadının kalkamayacağını savunduklarını hatırlatan Dedelek şunlan söyledi: "Ancak. bavan başbaka- nımızın kararlı. ısrariı ve güçlü ravrı bu sorunların üstesinden gelinmesini sağ- lamıştır. PKK terörünü ön- lemek için de sizlerin nzkın- dan kestiğimiz paraları harcamak zorunda kahyo- ruz. Bu da her gün verdiği- miz şehitlerimizi bundan sonra vermemek ve bu terö- rün kökünü kurutmak icin- dir. Artık terörün de boynu kınunıştır. İnşallah bundan sonra da terör eskisi gibi ol- mavacaktır." Dedelek, partisinin kat- kılanyla gerçekleşen •ilk'lere değinirken. özel- leştirme uygulamalanna başlandıgını. AT ve güm- rük birliğıne girilmesinin söz konusu olduğunu kay- detti. Dedelek. şöyle de- vam etti: "TBMM'de ver- diğimiz büvük mücadele sonucunda vıllardır asker- ler tarafindan yapılan ana- vasavı ilk kez bizim önder- liğimizde değiştirmevi ba- şardık. Valova da il olmak ile tarihi bir fırsatı yakala- dı. Yalova'nın il olması için çıkartılan yetki vasasına DVP138. CHP32, ANAP9, RP 6 oy vererek gerçek yüz- lerini göstermişlerdir. Siz de Yalova olarak 6 ağustosta sandık başında teşekkürü- nüzu gösteriniz." Basın toplantısında ko- nuşan L'laştırma Bakanı Ali Şevki Erek de Yalo- va'nın yakında en güçlü üniversiteye sahip olacağı- nı belirterek şunlan söyle- di: " Yalova"da kulianacağı- nız oylann Türkiye için çok büv iik önemi vardır. O gün Türkiye'vi arkadan vura- caklara, v urmak istevenle- re gününü göstereceginiz gün olacaktır. Yalova Lima- nı için 3 ağustosta yapılacak ihalenin hazırlıkları ta- mamlanmış. 400 milvar li- ralık projenin devreye so- kulması için çalışmalar hız- landınlmLştır."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog