Bugünden 1930'a 5,465,197 adet makale



Katalog


«
»

»YFA CUMHURİYET 31 TEMMUZ 1995 PAZARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER Ne yapmahyız? Ükemız buyuk bır deprem yaşıvor I>ı, guzel ve onurlu ne \arsa kıranlıklara gomuluyor Ulkemız golgelenıyor \e sönuyor Prof.Dr.ERENOMAY için ne vapmaü\ ız? •*Ne yapmaliYiz" sorusuna yanıt ver- mek ıçın ulke sorurdarının temel nedenı nı saptamak gerekır Ulkemiz sorunlan- nın ana nedenı, ekonomık vapımızın za- Mflığıdır. Bu aprıorı bır kabul degıldır Bılımın ortaya kovduğu gerçektır Ekonomımız neden guçsuzdur' Ulu- sun buyuk çaba ve oz\ ensine karşın eko- nomımız neden güçlenememıştır0 Bu so- ruların \ anıtlarını \ ermek ıçın ekonomık polıtıkalanmızı ıncelemek veeleştırmek gerekır Kurtuluş Savaşı'nı orgutleven kadro ekonomının onemını bılıyordu Gerçek bagımsızhğın ana koşulunun ekonomık bağımsızlıkolduğunun bılıncınde ıdıler Mustafa Kemal Paşa,Sıvas \e Erzurum kongrelennde "ekonomık bağımsızlık" ozlemını dıle getırmıştı Kavnaklan kıt sanav ıleşememış ulkeyı kalkındırmak onlann buyuk hedefı ıdı Bu hedefe ulaş- mak ıçın ızlenecek ekonomık polıtıka\ı saptamak uzere 1923 te Izmır lkjısat Kongresı toplandı Kongrede lıberal eko- nomık polıtıkalann uvgulanması karar- laştınldı ve uygulandı Fakat bu polıtıka başanlı olamadı 1929 Dunva Bunalı- mı'nın etkısıv le bu polıtıkalardan vazge- çı!dı Yenı bırekonomık polıtıka devlet- çılik uygulandı Devletçılıkle Turkıve dokuma de- mır-çelık gıbı alanlarda buvük uretım bı- rımlerı varattı Manıfaktur aşamasından endustn aşamasina geçtı Yabancı şırket- len mıllıleştırdı Genç cumhurıyet bu başarılara ulaşır- ken ıç ve dış borç arttınlmadı ulkenın oz- Ikemız hasta Buvuk so- U runlanvar Enflasvonora- nı çok vüksek fnsanlart- mızın buyuk çogunluğu ışsız Azuretıvoruz Ure- tım sürecımız venmsız Lıetım vaparken doğal kaynaklanmızı taıumaredıyor doğamızı hızla kırletıvo- ru2 Gelır dağılımı çokbozuk Paramız puloldu Yalnızadıvar Ülkemızıçvedış borç batağına gomuldu Ulkemız "kureselleşme" masalı lîe uyutuluvor ve empervalızmın kucağına ıtıhyor Ekonomık bağımsızlığımızı vi- tırmıştık Sıyasal bağımsızlığımızı da > ı- tınyoruz Kurtuluş Savaşı nın sonunda yırtılan Sevr Antlaşması tekrargundem- de Teror ulkemızı yaraladı Ulke kan ka\bedıyor Çırkın bırdeğerlersıstemı yaşamımı za egemen oldu Bu sıstemın sozculen "yükselen değerler" adı altında ınsanı ın sana vabancılaştıran kategonlenn rekla- mını yapıyor Maddesel zengınlığı yaşa- mın tek amacı sa\ı\or Eğıtımın halı ıç- leracısı Unıversıtelerbırerharabe Ger- çek sanatın dılı bağlı konuşturulmuvor Bılımınadını anan yok Bu ağırkoşullar- da yaşamlannı surdurmeye çalışan ın- sanlanmız çaresızlık ıçınde çırpınıvor Gelecektenumutlanyok Bunedenleva lumpenleşıy or va da metafizık çozumle- re ılgı gosterıvor Kısacası ulkemız bu yuk bır deprem vaşıyor Ivı guzel ve onurlu ne varsa karanlıklara gomuluvor LIkemız golgelenıyor ve sonuvor Bu tehlikelı gidışı durdurmak. ulkemı- an karanlıkJarda ka\ bolnıasını onlemek kav naklarından yararlanıldı Ekonomık bağımsızlık ılkesine bağlı kalındı II Dunva Savaşı ozellıkle 1950den sonra ulkemız Batı nın daha doğrusu ABD nınetkısı altınagırdı Batılıemper > alıstlenn çızdığı > olda v urumey e \ e on- lann davattığı ekonomık polıtıkalan ız- lemeye başladı Bu polıtıkalann amacı devlet elıvle burjuva sınıfı varatmak bu sınıta davanarak kapıtalıst uretım bıçımı- nı yerleştırmektır Bu polıtıkalar amacı- na ulaştı ve ulkemızde bır burjuva sınıfı mevdana geldı Bu sınıfveten kadarguç- lenemedı Kalkınmamızın oncusu ola- madı Oncuolmakşovledursun busını- fın çıkarlanna gore duzenlenen ekono- mık polıtıkalar Turkekonomısını çıkma- za soktu Ozellıkle son vıllann ekonomık polı- tıkalan bu sınıfin vatınmcı katmanlan- nın gucunu azalttı Ranttan buvuk gelır sağlayan uretmedrn tuketen asalak kat- manlan guçlendırdı Bu gelışım Turk burjuvazısını mızmız korkak kısa va- delı çıkarlannaaşınderecede bağlı ulus- lararası tekelcı sermaye ıle butunleşmış ve kaynaşmış ozurlu bır sınıf halıne ge- tırdı Bu sonuç doğaldır Çunku ulkemızın tarıhsel ekonomık ve sosyal koşullan yanı ıç ortamı burjuvazının gelışmesıne uvgun degıldır Enıpervalızmın oluştur- duğu dış ortam ıse burjuvazının bagını sızlığını kazanmasına olanak tanımaz LIkemız gereksınım(ıhtıvaç)duydu- gu hızlı ekonomık gelışmeyı kapıtalıst yoldan gerçekleştırmeye çalışmaktadır Bu volla bellı başarılar elde edılebılır Fakat hızlı bır kalkınma gerçekleştınle mez Çunku tarıh gostermış ve bılım doğrulamıştır kı emperyalızmın ege- menlığı altında gerçekleşen kapıtalıst ge- lışmeler gelışmekte olan ulkelenn kal- kınmasını sağlamaz somurulmesıne vol açar Ekonomık polıtıkalann eleştınsı ul- kemızın ters bır vola gırdığını çelışkı ıçınde olduğunu gostermektedır Sorun- lanmızı çozmek ıçın bu ters. yoldan çık- mak çelışkıyı aşmak gerekır Çelışkıyı aşmak ters gıdışı duzeltmek kolav bır uğraş degıldır Buvuk ozven, alınten ıster Ekonomık kurtuluş savaşı yapmak gerekır Çunku dunv ay ı kontro- lu altında tutan empervalızm etkı alanı nındaralmasınıaslaistemez Kopma baş kaldırma eğılımlenne şıddetle karşı ko- yar Ama bız bu savaşa yabancı değılız Çunku Kurtuluş Savaşı empervalıst dun- vava karşı venlmış bırsavaştır Kurtuluş Savaşı nınbuozellığını Mustafa Kemal Paşa şov le anlatır "Bagımsı/lığımıa gu- ven altında bulundurabılmek ıçın toptan, mılletçe bızı mahvetmek ıste\en emper- \alızme karşı mılletçe savaşmavı uvgun goren bır doktrın ızleven ınsanlanz." Emperyahzme karşı asken zafer ka- zanan Kurtuluş Savaşımızın kahraman lan empervalızme karşı asıl savaşın eko- nomık savaş olacağının bılıncınde ıdıler Mustafa Kemal Paşa nın şu sozlen bu bılıncıaçıkçaortavakovar "Sivasıve as- ken zaferier ne kadar buv uk olursa olsun, iktısat zaferlerıvle taçlandınlamazlarsa, elde edılen zafeıier surup gıdemez, az za- manda söner." Ekonomık kurtuluş savaşını Turk hal- kı vapacaktır Bunun ıçın halkın bılınç- lenmesı ve orgutlenmesı gerekır Halk kendılığınden orgutlenemez Once bır kuruluşa gereksınım duyar Bu oncu ku- ruluş "sivasal partiler'dır Buyuk Mıllet Meclısı'ndekı sıyasal partıler bu gorevı vapamaz Çunku bu gorevı vapacak sıvasal partının ılkesı ol- malıdır Meclıs'tekı sıyasal partılenn ıl- ke»ı yoktur Tanh bılıncıne sahıp olması gerekır Bu partıler tanh bılıncındenyok- sundur Dunva ve ulke koşullarını dogru saptamalı veanalızetmelıdır Meclıs te- kı sıvasal partılerde-bu yetenek yoktur Oncu gorevını yapacak sıvasal partı bi- lıme davanmalı, bir felsefesi olmalıdır. Meclıs tekı sıyasal partıler bılımı sev- mez telsefeden nefret eder Anayasadeğışıklıgıtartışmalan veov- lamalar koalısyon hukumetınıngorunu- mu partı lıderlerının, ozellıkle Başba- kan ın duşunce ve tutumu vukarıda ozet- lenen savın kanıtlandır Nıtelıklen yeter- lı olmadığı ıçın Meclıs tekı sıyasal par- tıler ulkenın sorunlannı belırleyemıyor ve çozum uretemıvor Ulkede umıtsızlık ruzgârlannınesmesıne neden oluyor Ul- kevı bırçikmazasurukluvorlar Umıtsız- lıkten kurtulmak çıkmaz sokaklara su- ruklenmemek ıçın ne vapmalıyız9 Atıla- cak ılk adım vapılacak ılk ış ulkeye ozellıkle ekonomık kurtuluş savaşına on- culuk edecek sıyasal partının kışılığını belırlemektır Onculuk vapacak partının kışılığını ul- kemızın tanhsel ekonomık vesosyal ko- şullan belırler Tanhsel koşullanmıza go- re partı, Kurtuluş Savaşı ndan esınlen- melı Kuvavı Mıllıyeruhununtemsılcısı olmalıdır Ekonomık koşullanmıza gore partı bılım veemeğedavanmalı ekono- mık bağımsızlığımızı ana hedef seçme- lıdır Sosyal koşullanmıza gore partı la- ık cumhunvetı demokrasıyı savunmalı devrımcı olmalıdır Ekonomık bağımsızlığını kazanmış guçlu onurlu bır Turkıveıstevenlenn go- revı bu oncu partıyı bulmak destekle- mek guçlendırmektır Ulkenın aydınlığa çıkmasını ısteyenler bu sorunu duşun- melı tartışmalı ve çalışmalıdır ARADABIR SERKAN AKSUYEK Temel Eğitim Baltalanıyor Bılındığı gıbı Turkıye, dunya uzerınde temel eğı- tımı beş yıl olan bırkaç ulkeden bırıdır Ulkemızde temel eğıtımın sekız yıla çıkanlması yırmı yıldan faz- la bır suredır tartışılan bır olgudur Bu tartışmaların ıçınde olan tum sıyasal ıktıdarlar, temel eğıtımın se- kız yıla çıkarılması konusunda bır turlu gereklı ça- bayı gostermemektedırler Bu ılgısızlığın temelınde çok çeşıtlı çıkar çatışmalannın olması goz onune alınması gereken bır gerçektır Ulkemızde yıllardır bılınçsızce ya da sınsı amaç- larla açılan yuzlerce ımam-hatıp okulları cumhurı- yetımızın temel nıtelıklerını değıştırmek ısteyen ka- falaryetıştırmektedır ilgınç olan, bu okullardan me- zun olan oğrencılerın ımam olması gerekırken valı, kaymakam, ya da ust duzey burokrat olmalandır Muslumanlıkta kadınların ımam olamayacağı bılın- dığı halde bınlerce kız oğrencı kuçuk yaşlardan ıtı- baren beyınlerı yıkanarak bu eğıtımı almakta ve -ne yazık kı- şenat propagandasının bır neferı olmakta- dırlar Kuşkusuz duşunce çatısı henuz yerıne oturma- mış bır oğrencı, onune yeterlı olanaklarsunulduğun- da kolayca yonlendırılebılır llkokuldan mezun olan 11-12 yaşlanndakı bır kışı, henuz ıdeolojılen tanıma- makta ve nasıl duşuneceğını bılememektedır Boy- le kışıler şenatçılar ıçın ' çantada keklık gorunmek- te ve kuruluş amacı dışında eğıtım veren bu okullar ıçın buyuk gızılguç (potansıyel) yaratmaktadır Oysa temel eğıtımın sekız yıl olması halınde bu okulların ortaokul olarak eğıtım veren bolumlerı ka- panacak ve çağdaş, bılımsel eğıtım veren kururn- lara donuşecektır Işte bu noktada ulkemızdekı ge- rıcı tayfasının karşı çıkışlan gorulmektedır Çunku boyle bır temel eğıtımde ılkokul mezunu olan bu- yuk gızılguç ortadan kalkacak kışı ancak sekız yıl- lık temel eğıtımden sonra ısterse ımam olmak ıçın bu okullara yonelecektır Doğaldır kı 14-15 yaşla- rındakı bır kışıyı -gereklı ve yeterlı eğıtımı almışsa- yonlendırmek zorlaşacak ve bu okulların gızılgucu buyuk oranda azalacaktır Refah Partısı ve Mıllı Eğı- tım Bakanlığı ndakı gerıcı ve ırkçı kadrolaşma bu gerçeklerı çok lyı bıldıklerınden bu konudakı çalış- maları her fırsatta sabote etmektedırler Turkıye Cumhunyetı'nın başoğretmenı Mustafa Kemal Ataturk, yaşamı boyunca gençlığın eğıtımı- ne buyuk ozen gostermıştır Bunun sonucu olarak yaptığı devrımı ve kurduğu Turkıye Cumhunyetı'nı gençlığe emanet eden ılk ve tek devlet adamıdır Bu konudakı fıkırlennı Soylev'ın sonunda vefiursa Nut- ku'nöa soylemış ve gençlığe verdıgı buyuk onemı belırtmıştır Dunya ulkelerının sekız yıllık temel eğıtımlerını ka- demelı olarak on bır yıla çıkarma çabalarını goz onu- ne alırsak bızım bu konuda ne kadar gulunç durum- da olduğumuzu gorebılırız Dil kirlenmesinin boyutlan... MAHMUT ALPTEKİN 0 0 Ikemızde dıl kırlenmesı 'çevre kıriili- U ğı'bovutlarına varmıştırdemek abart- ma savılmamalıdır Buvuk kentlerı- mızın kalburustu semtlerınde turıstık verlerde adım başina >abancı ışverı adlanv la vabancı >>ozcuklerle karşıla- şıvoruz Rock Bar Restaurant Red House Cafe Small Romantıc Babbv Small Babbv Le Ocur Manhattan Butık RozanınVen MımarSınanCen- tervb Savmaklatukenecekgıbıdegıl Ulkemız ın- sanının çogu vabancı dıl bılmedığınden bu sozcuk- lenn so>lenışınde vazılışında vanlışlık vapacagı kesın Sözgelışı 'restaurant'sozcugununvanlışkul- lanımlarıv la çoğumuz karşılaşmışızdır Hatta kımı zaman kara mızah ornegı olabılecek durumlarla da Doğrudan 'restaurant' bıçımınde kullananla- rm vanı sıra Turkçe bozcuklerle tamlama \apan- lardan tutun da 'Mehtap Lokanta Restaurantı' bı- çımınde yazılan yerler de gormuşuzdur Bılındığı gıbı Turkçemız "fonetik" bır dıldır Yanı vazıldıgı gıbıokunur sovlenır Batı dıllerının çogu bovle ol- madığı ıçın Turk ın^anı bu yabancı sozcuklen doğ- ru okuvup vazamavacaktır Ovsa kendı sozcukle- rımızınkokunu kokenını turevlerınıbılecek yan- lışlık vapmavacaktır Doğal kı bu ışın valnızcabır vonu Sorun salt bu olsa Batı dıllerınden suru se- pet gelen bu sozcukler dılımızı bozmakta vozlaş- tınnakta kırletmektedır Son>ıllardabukırlenme- nın bov utları çok artmiştır Bu konunun bır başka bovutu da ışverı levhala- rında sokak adlannda hatta kamu kuruluşlarının araçlannda vanlışdıl uvgulamalarıdır Sozcuklenn vazılışı yazım kurallanna uvmavışı Bıraz gerıve donersek 1960 lı yıllarda dılımız- de ozle>me buvuk bır ıvme kazanmıştı Oz Turk cecılıgın karşısında olan kesımın buv uk engelleme lerıne karalamalarına karşın Ozle^menın alev hındeolanlar 'gokkonutsalavraf(hostc^) "ulusal dutturu' (Istıklal Marşı) "içı geçmış dinsel kışı' (ımambavıldı) gıbı 'uvduruk" sozcuklen ;>ankı oz Turkçecılerortavaatmı>gıbı propaganda vapmış- lar ellerınden gelenı artlanna komamışlardı Işın tuhafı kımı kesimlerde buna ınanıvorlardı Nere- den akıllarına gelsındı kı bovlesıne bır yutturma- ca Nevse kı koprulerın altından çok sular aktı da Ozamankı dılde ozleşıne daha çok Osmanlı- cadan Farsçadan <\rapçadandılımıze geçmış kı- mı sozcuklerle sava^ımdı Dılımızı antmak ıçın Buvük bır basarıya ula- sildıgı da kesındı Sokaktakı ııisanlarımızdan bıle 'orneğin'. 'sozgeltşı', "sorun', 'neden' v b sozcukle- rı çoğumuz duymuşuzdur o donemde Sözgelışı 'ucak' sozcuğu bu başan> ı kanıtlamava \eter de ar- tarbıle (Ilk onerıldıgındeçogu gulmuş alavetmış- tı bu sozcükle ) Bugun - tay\are'vı kullananlarla karşılaşıyor muvuz' (Kasıtlı kullanan varsa o baş- ka Çoktan 'ölu'sozcukleı arasına ıtılmiştır t t^'ya- re'). Kanım odur kı Zıva Gokalp ın 'Tiirkçeleşmış Turkçe' ılkesı vadbinamavacak bır vontemdır *Mektup\ 'kıtap' gıbı dıhmıze çok verleşmış soz- cuklen dışlamak kolay degıldı Gerek de voktu za- ten O donemde ozleşmekarşıtlannın vanlışbırtu- tumu da karşılarında hedef olarak Turk Dıl Kuru- mu nu gormelerıydı Ovsa ozleşme savaşımını veren ana guç ulkenın şaırlerı vazarları gazetecılerı unıversıtelerı ede- bıvat-sanat dergılerı ve TRT ıdı Bu guçler olma- dan TDK tek başına ne vapabılırdı kı' Pekı sonra neoldu 1 1980 lı 90 hvıllardadılımızı bukez Ba- tı'dan gelen sozcukler 'istila etmeve' başladı Ne- den ' Toplu ıletışım araçlarının (Medva nın) ozen- sız gelışıguzel dıl anlavışını ornekverebılırız bu- na Ba^kanedenlerdesıralanabılır Özentı mı' Aşa- gılık duvgusu mu' Ikısı de belkı Bu iozcuklerı kullananlarkıbarlaştıklannıfalansanıvorlarherhal- de Ya da vabancı dıl bıldıklennı kanıtlamak ıstı- yorlar belkı de çevrelerıne Hıç vabancı dıl bılme- ven esnaf bıle çevreden gorerek dıkkat çekmek ıs- teverek ışvenne yabancı bır ad koyuverıyor Bun- lardaba çok buvuk kentlenmızın sosyetık tunstık kesımlennde Ovsa dun>adakı Türkologların dıl uzmanlannın çogu Turkçe nın varsıl (zengın) bır dıl olduğunu kabul etmı>lerdır Yenı sozcukler uret- meve olanak tanı>an ışlek bır dıldır Turkçe mız Kuzev AvTupa ulkelennden Isveç Norveç Da- nımarka e\rensel sozcuklen (radvo televızvon telefon gıbı) bıle kendı dıllennden urettıklen soz- cuklerle karşılamaktadırlar Bu tutum dıl bılıncı degıl de nedır' Son vıllarda Fransızların da dılle- nnde gıderek çoğalan yabancı sozcüklerden tedır- gın olduklannı buna onlem almaya gınştıklennı gazetelerde okuduk bu vakınlarda Pekı, çozum ne' Bılınenveçok>ınelenen 'eski', ne var kı her zaman "canlT bır ornektır çoğunuz bı- lırsınız Yuzvıllar once Konfuçvus e sormuşlar 'l Ikevı vönetsevdinız ışe hangi sonından başlardı- nız?" dıve Buvuk duşunur 'dılden başlardım" dı- ve vanıtlamış Nedenı soruluncada bırçok gerek- çenın altını çızerek şovle bağlamış 'Çunku dil ol- madan hiçbır şe> olmaz.' " Bağımsızlığını kazanan Turk ulusu dilını de va- bancı dıllenn bov unduruğundan kurtaracaktır" demıştı ulu ondenmız Gazı Mustafa Kemal Ata- türk Özeleştırı vapmanın zamanı çoktan geldı de geçıvor bıle Ondenmızın bu bıldınsıne hangımız ne olçude uymaktavız' Vanlış dıl uvgulamalanna veterınce karşı çıkmakta mıyız' Dıl kırlenmesı ulusumuzunbılınçle dılbılıncıv- le ustesınden gelebıleceğı bır sorundur Lnlu şaırı- mız Fazıl Husnu Dağlarca dıl bılıncını ışledığı bır şıırınde "Turkcem benım.ses bajrağım" dıyordu Bu konuya duvarlı olan yurttaşlanma seslenıyo- rum şaırlerımıze yazarlanmıza sanatçılanmıza, gazetecılenmıze kultur etkınlıgı ıçındekı ınsanla- rımıza ogretmenlenmıze oğrencılenmıze med- vava "Ses ba>rağımıza" sahıp çıkalım TARTIŞMA Seyfi Oktay'ın yanıtı nargüncel ToktamışAteş Nerden Nereye Çınar Yayınları Rıfat llgaz Kultur Merkezı Kuçukparmakta()i sokak No 23 80060 BeyogiıVlstanbul Telefon 212 293 2398-99 Fax 2122932896 Sayın Kışlalı Cumhunyet gazetesındekı "Hafta- \a Bakış" koşesınde hakkımda yazdı- gınız >azıvı uzulerek okudum Once hastalıgım ve sonra da >ogun anav asa çalışmalan nedenıyle yanıtla makta gecıktım Sızı çok yakından tanımıvorum Ancak Ataturkçu bır bılım adamı kım- lığıne sahıp oldugunuzu bılıyorum Anlaşılı>orkı vazınızın konusuyla ılgılı olarak bılgı toplamak ıçın olduk- ça çaba harcamış ve yorulmuşsunuz Bırçok kışıyle görüştuğunüzü ıfade edıvorsunuz Ama bılım adamı kımlığınızbenım- le de goruşmenızı gerektırmez mıydı' Yazınızı bellı bır maksatla kaleme al- mamışolsavdınız emınım kı benım- le de göruşurdunuz Çunku bovle bır yazıyı kaleme alırken benımle de go- rûşmenız ahlakı bır zorunluluktu Yargısız ınfazcı durumuna duşme- nızı kımlıgınızle bağdaştıramıvorum Sızın yazınızı malzeme olarak kul- lanan ahlakı değerlerden Ataturkçu değerlerden nasıplenmemış bazı ken- dını bılmezler küçuk hesapçılar aşa- ğılık bır karalama çabasma düştüler Savın Kışlalı İddıalannızı vanıtlamadan önce ba- zı hususlara değınmek ıstı>orum Ben bellı hesaplarla Ataturkçu go- runmeye çalışanlardan değıhm Ata- turkçuluğu felsefesi ve pratığı ıle va- şayan bır ınsanım Sız benı tanımıvor olabılırsmız Ama Ataturkçu kımlığımı samyorum Turk kamuoyu bılmektedır En azın- dan Tann nın her günû Ataturk \e Çumhurıvet karşıtı guçlerın bana sal- dınlarını kamuovu ızlıyor Yaşamını Ataturkçuluğe adamış olan bır ınsanı Ataturkçülukten soyut- lamak v e onun kıtlelerle olan Ataturk- çüluk bağını koparmak çabasının bır Ataturkçuden gelmesı şenat akımla- nnın kol gezdığı bır ortamda çok akıl dışı ve vanlış degıl mıdır1 Sayın Kışlalı Şımdı ıddıalannıza gelelım Bınncı ıddıanız Savın Prof Şera- fettmTuran'a randev u vermedığım ıd dıası Ben bakanlığım dönemmde bır taraftan gecev ı gunduze katarak vapı- sal değı^ıklıklerı gerçekleştırecek re- form paketlen hazırlarken dıger yan dan da haftada ortalama bın kışıyı ka- bul ettıgım olu>ordu Bu durum sek- retaryamdakı kavıtlarla sabıttır Ben halktan bırıv ım Randev ularımı çogu zaman sımrlandırmadığım gıbı ran- dev usuzgelenlerle de bellı gun ve sa- atlerde goruşmemı surduruvordum Sayın Prof acaba neden doğrudan bakanlıktan randevu ıstemedı de Sa- >ın \kvol'uaracı ko>du' Sajın Akvol uaradım \azınızıav- nen kendısıne okudum Savın Akyol "Şerafettın Bev benden bövlebir taîep- te bulundu mu bılmıvorum? Ama ben bovle bir randevu ıçın arava gırme- dım"dıvor Butun kayıtlan bır bır ıncelettım Bö\le bırrandevu talebıne kayıtlarda rastlanmadı Aradan > ıllar geçtıkten sonra böy- le bır randev u konusunu gundeme ge- tırerek bana kusur ızafe etmenızın ne- denını an Iamakta guçluklerçekmekte vım $ımdı gelelım sadece Ataturk'e ıhanetın değıl avnı zamanda bır hu- kuk cinavetının açtıgı varava "pansu- man \apılması" çabasına karşı çıktı- ğım şeklındekı ısnadınıza Bıldığımızgıbı anav asanın Ataturk Kultur Dıl ve Tarıh Yuksek Kuru- mu nuoluşturan 134 maddesınde "Ataturk'un manevi hımavelennde. cumhurbaşkamnın gozetim \e deste- ğınde, başbakanlığa bağlı Ataturk Araştırma Merkezı Turk Dıl Kuru- mu Turk Tarıh Kurumu \e Ataturk Kultur Merkezı ndenoluşankamutu- zelkişıüğıne sahıp Ataturk Kultur, Dıl ve Tarih Yuksek Kurumu kurulur" denmektedır Kultur Bakanlığınca hazırlanan bır >asa taslağı ıle •'AtaturkKultur, Dil ve Tanh Y uksek Kurumu Kanunu'nun" bazı maddelenntn değıştınlmesı on- gorulûyor \e Adalet Bakanlığı'ndan bu taslak hükumlerının hukuka uv- gunlugu konusunda görıış ıstenıvor du Tasan ıle Turk Dıl Kurumu ve Turk Tanh Kurumu nun Ataturk Kultur Dıl ve Tarıh Yuksek Kurumu nun baglı kunıluşu olduğunun belırtılmesınden v azgeçılerek soz konusu kurumu oluş- turan kuruluşlar ıfade edıldıkten son ra bu kuruluşlann kamu )aranna ça lışan ozel hukuka bağlı bır demek ha- lıne donuşturulmeM saglanıvordu Böv le bır > asal duzenleme anavasa nın 134 maddesı ılebağdaşırmı1 Bır başka şekılde ıfade edecek olursak vasa ıleanavasadeğıştınlebılırmı 7 Bunlan bılmek ıçın hukukçu olma va gerek varmı' Ben Adalet Bakanı olarak Kültür Bakanlığı na bu göruşu sundum Kultur Bakanlığı nayazdığımızva zının son bolumunde avnen şövle de- nılmektedır "Ana\asanın Kultur. Dil >e Tarih V uksek Kurumu'nun kuruluşuna da- hıl olduğunu belıriedığı soz konusu ku- ruluşlann bır arava gelmesıvle oluşan kamu tuzel kışılığındekı bazı kuruluş- iann dernek statusune kav uşrurulmak suretıv le me\ cut nıtelıklennın ortadan kaldınlarak kamu tuzel kışılığının sak- b tutulması, soz konusu 134 madde hukmü ıle bagdaştırılamamaktadır" Savın Kışlalı Ataturk unvasıyetınetersduşenbır 12 Eylul duzenlemesmın acısını ıstı- rabını ben de özunde hısseden bır ın- >anım Ancak herkesm bılmek duru- munda olduğu boyle bır hukuksal ger- çege uymayan bır goruş bıldırmek'bır hukuksal cehalet olmaz mıvdr Gelelım dığer ıddıanıza Savın Kışlalı Anayasadeğışıklıklençalışmasının son aşamasında grup başkanı oldum ve son aşamada da çalışmalara katıl- dım Ataturk Dıl ve Tanh Yuksek Kuru- mu nun kuruluşuna ılışkın anayasanın 134 uncu maddesının kaldınlması ve- yadeğıştınlmesı Turk Dıl Kurumu ve Turk Tarıh Kurumu na vonelık hukuk avıbınınduzeltılmesı partımızınonde gelen hedeflerı arasında bulunmakta- dır ANAP ın 300 mılletvekılı ıle ıktı darda oldugu donemde bu konudakı tavn ı»e 12 Eylul anlayışından farklı degıldır 12E)lül unmutemetlığınıvaptığı8 >ıl ıçensınde 134 uncu madde ıle ıl- gılı olarakkılınıkıpırdatmavan ANAP, ıkıyuzlu bır tav ır sergıleyerek bu kez değışıklık paketının ıçıne alınmasmı talep etmıştır Butalep partılenn değışıklık pake- tıne ılışkın goruşlennın bellı olduğu anav asanın bellı hukumlennın değış- tınlmesı konusunda genel bır uzlaş- manın saglandığı bırortamda değışık- lık surecınıengellemeve>onelıkpolı- tık bır manevra ıdı Nıtekım aradan geçen onca zamandan sonra Meclıs te ele alınan anavasa değışıklıklerı sıra- sındaANAP ın ozellıkle 12Evlulvo- netımmın vargılanması ve demokra- tıkleşme konusunda sergıledığı tav ır- larla bu kanıtlanmıştır Ana>asa değışıklıklen çalışmalan sırasında 24 uncu maddenın son fık- rasının kaldınlmadıgı gerekçesıvie RP ıle bırlıkte çalışmalan terketmesıyle laıklık ve Atatûrkçuluk konusundakı ıçtenlığını de bır kez daha gormuştuk Ana> asa çalışmalan ıçensınde he- men gorulmüştur kı, ANAP ın amacı 134'uncu maddeyı gerçekten kaldır- mak degıl 134 uncu madde aracılı- ğıyla ozellıkle koalısyon ortaklan ara- sında buyük bır anlaşmazlık çıkar- maktı Bunları bılmezlıkten gelerek 134 uncu madde ıle ılgılı değışıklığe karşı olduğumuzu vazmak, Ataturk ve partısıne Ataturkçu ınsanlara bu ne- denle de Ataturk ehaksızlık değıl mı- dır1 Iktıdarlan donemınde şerıata gıden yolun taşlannı ustaca duşevenlerın ıç- tenlıgıne ınanarak buhaksızlıgı nasıl yaptığınızı anlamakta zorluk çekmek- tevım Ataturkçuluğe olduğu gıbı Ata- turkçuleredesavgıholmanızdılegıy- le M. Se>fl Oktm Ankara Mılletvekılı PENCERE Baki Kalan...Hangı yıldı? Inaıltere'ye Melih Cevdet'le bıriıkte gıttık, uçak- tan ınıp toprağa ayak basar basmaz, kım soyledıy- se soyledı - Şu Ingılızlerın pub'lan unlu değıl mı1 Gelmış- ken bır görelım 'Pub'\n tam adı publıc house' (halk evı), Ingılız hukuku çok eskıden berı yolcuların ve muşterılenn rahatı ıçın bu kur umlara gorevler vermış, ıçkı sat- mak da bunlardan bın Pub, kuruluşunda onemlı yukumluluk ustlenen ingılız meyhanesı Melıh Cev- det, bır kadeh irlanda vıskısı ıçtıkten sonra aklına gelmış gıbı - Bır de Turner'/ gorelım Insanın gonlu zengın oldu mu, ısteklerıne paha bıçılemez, bır kadeh İrlanda vıskısı ıçıp Turner'ın re- sımlennı seyretmek Londra gezısı, mılyarderlenn bıle harcı değıl Kalktık muzeye gıttık, Turner benı çok etkıledı ressam yaşlandıkça yapıtlannda do- ğa buğulanmış ağaçlar sıslenmış, ışıltılar zengın- leşmış, goruş mesafesınde yıtıklık dennleşmış, duş- sellığe doğru yayılmış Genye 19 bın resım bırakmış Turner. Ne bıçım adam b u ? • Babası berber anası akıl hastası, Turner oğretım- den geçmıyor bır bakıma "cahıl " Eleştırmenler cıyorlar kı "- Belkı de bu konumu Turner'ın goruş yetene- ğını guçlendırıp arîtırdı " Kısa boylu, gaga burunlu, kuçuk el ve ayaklıymış Turner, kendısını Napolyon'a benzetmekten hoş- lanarak sağa sola caka satar, ustelık yalan soyler- mış "- Imparatorla aynı yıl doğduk1 " Ressam, belkı de bu yuzden VVaterloo savaş meydanını dolaşıp bır dızı resım yapmış Hıç evlenmemış Genç yaşında başından geçen olumsuz bır aş- kın yarattığı duş kırıklığı, yaşamında belırleyıcı ol- muş Içıne kapanmış Garıp bır kışılığı varmış, sosyete yaşamından uzak durur aşağılık meyhanelerde dolaşır, burala- rın "dışı patronlan" ıle al takke ver kulah halleşır- mış Cımrıymış Çok zengın olmuş Turner bır deha 1 Ama sınırlı Insanları sevmıyor Vefasız Bu dunyadan goçerken bıze bır dunya bırakmış, doğaya bır doğa eklemış Yaşamı boyunca surdurduğu ılışkılerın ya da ser- gıledığı kımlığın artık ne onemı var 9 • Bır banka mudurunun kotu olabıleceğıne ınanı- yoruz, bır muhencısın, doktorun, avukatın ya da ışa- damının yalancı, donek, korkak, uçkâğıtçı olması- nı yadırgamıyoruz, ama romanını okuyup sevdığı- mız yazara, bestesını dınleyıp yucelttığımız muzıs- yene veya resmını hayranlıkla seyrettığımız ressa- ma toz kondurmak ıstemıyoruz Nıçın? Ruhumuzu goklerın yedıncı katına taşıyan şaır, "kuçuk adam' kışılığıne sığabılır mı'? Yahya Kemal buyuk şaır Ya yemek yıyışı? Ustadın yemek yıyışıne katlanabılmek, değme babayığıdın harcı değılmış, dostlan bu konuda çok şey anlatırlar • Bır sanatçı olur gıder Genye yapıtları kalır Pekı, yapıtlan gerıye kalacak değerde olmayan sozde sanatçının durumu ne olacak"? Gerıye kor- kaklığı uçkâğıtçılığı kurnazlığı, ıkıyuzluluğu mu kalacak? Hayır sanatın dışında hiçbır şey kalmıyor geleceğe Bereket kı kalmıyor Maslak Gazetecıler Sıtesı'ndekı manzarah daıremı, B bloklardakı daırelerle fark \ererek değıştırmek ıstıyorum (0 216)32653 93 ILAN T.C. A>TTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1994 1046 Davacı Anadolu Sıgorta şırketı davalı Alparslan Öz- kan hakkında 2111 1994 tanhlı dılekçe ıle şırket tara- fından kasko nzıkolanna karşı sıgorta edılen 34 LH 661 plakalıaraç 14 3 1994tanhındedavalınınışletenıbulun- dugu 34 JEN 11 plakalı aracın çarpmasına maruz kal- makla 26 096 750 TL odeme tarıhı olan 14 4 1994 tanhınden ıtıbaren ışlevecek yüzde 30 faızı ıle bırlıkte tahsılıne karar verılmesını ıstemıştır Davalının belırtılen adresıne teblıgat çıkartılmış ve bılateblıgıadeedılmışolupC Savcılığı ncayapılan araş- tırma sonunda davalının adresı tespn edılemedığmdan gazete ılanı yapılmasına karar venlmış olup karar gereğınce gazete ılanından sonra davalının ışbu dava ıle ılgılı olarak Antalva 3 Aslıve Hukuk Mahkemesı nde 12 10 1995 gunu sa£t 09 40 ta duruşmada hazır bulun- ması veya kendısını bırvekılle temsıl ettırmesı aksı tak- dırde gıyabında duruşma yapılıp karar verıleceğı ılan ol- unur S6 1995 Basın 28543 İLAN T.C. MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN Sınop-Boyabat-ln"amlı Koyu 660 674 ve 675 no'lu parsellere3402sayılıyasanın41 maddesı gereğıncedü- zeltme getınlmıştır Buna gore 660 no'lu parselın 790 m2 olan v uzolçumu 856 >4 m2 v e 674 no lu parselın 670 m2 olan vüzolçumu 6*>2 40 m2 ve 675 no lu parseın 1020 m2 olan yuzolçumu 971 06 m2 olarak duzeltılmış- tır Taraflardan 675 no'lu parsel mahkı Mustafa kızı ölü Döndu Çoban'ın mırasçılan tum araştırmalara rağmen tespıt edılemedığınden 7201 savılı Teblıgat Kanunu ge- reğınce duzeltmenın taraflara ılanen teblığıne ılan tan- hınden 15 gun sonra teblığ edılmış sayılacagı teblığ ta- nhınden ıtıbaren 30gun ıçınde ışbu duzeltmenın aleyhı- ne Boyabat Suih Hukuk Mahkemesı ne dava açılabıle- ceğı, dava açılmadığ nda kesınleşeceğı ılan olunur Basın 35204
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog