Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet Imtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmeni Orhan Erinç • Genel Yayın Koordınatörü Hikmet Çetinkaya 9 Yazıışleri Müdürlerı: Ibrahim Yüdız, Dinç Tayanç (Soıumlu) # Haber Merkezı Müdürii Hakan Kara • Görsel Yönetmen: Fikret Eser Dış Haberler- Ergun Balcı • lsühbarat. Yalçın Çakır • Ekonoou Bülent Kızanhk • Kültûr Handan Şenköken • Spor Abdülkadir Yücdraan 9 Makaleler. Sami Karaören • Çevın. Seyfeltin Turhan • Düzeltme. Abdullah Yazıcı* Bılgı-Belge Edibe Buğra • Fotoğraf: Erdoğan Köseoğhı Yayın Kurulu tlhan Sclçuk (Başkan). Orhan Erioç, Oktay Kurtböke. Özgen Acar, Hikmet Çetinkaya. Şükran Soner, Ergnn Balcı, Diırç Tayanç, tbrahim Y ıldız. Orhan BursaJı. Mustafa Baibay. Ankara Tcmsılcısı: Mastafı Baibay # Haber Müdürü: Doğan AknıAtatürkBulvanNo: 125,Kat4,Bakaniıklar-AnkaraTel. 4195020 (7 hat), Faks: 4195027 • lzmır Temsücısı: Serdar Kmk, H. Zıya Blv. 1352 S 2/3 Tel: 4411220, Faks: 4419117 • AdanaTemsücısı:ÇetinYiğeDoğtmlnânüCd. 119 S.No:l Kat 1, Tel 3522550, Faks: 3522570 Mûessese Müdürii: Erol Ertaıt • MEDYA C: • Yönetım Kuralu Koordmatör Ahmet Kondsan 0 Başkanı-Genel Müdfir Gilbio Er- Muhasebe' Bölent Yener • tdare: duraa • Koordınator Reha I?ıt- Hüseyin Gürer • Işletme- Önder m«n • Genel Mudûr Yardımcısı Çetik • Bügı-tşlem Nail İnal • Mine \kdağ • Halkla tlışküer Bılgısayar Sıstem Miirüvet Çfler Mudürü Nıırten Berluoy Yfymlayaıı ve Basas: Yem Gün Haber Ajansı, Bastn ve Yayıncılüc A Ş Tûtocagı cad. 39/41 Cagaloglu 34334 lst PK 246 Istanbui Tel (0/212) 512 05 05 (20 hal) Faks (0/212) 513 85 95 14TEMMUZ1995 Imsak: 3.42 Güneş: 5.37 Öğle: 13.17 lkindi: 17.13 Akşam20.43 Yatsı: 22.29 MEDYACTei 5i4O7S3-5i39580-5i3846O-6i,Faks 5118466 EmlakçHerden basna protesto • İSTANBUL(AA)- Istanbul Umum Emlak Komisyonculan Derneği Başkanı Sabri Ateş, gazetelenn ılan bedellerini kısa sûrelerde ve herhangi bir trende bağlı olmadan arttırdıklanm iddia ederek "Gazetelenn bu jx)litikasını protesto etmek için üç gün boyunca ilan vermeyeceğiz" dedi. Ateş, konuyla ilgili yaptığı yazılı açüdarnada, deraeğe üye olan 2 bin 650 emlakçinin 15-17 temmuz tarihleri arasında gazetelere ilan vermeyeceğini bildiıdi. Bebek ölümlerine önlem • ANKARA (Cumhuriyet Bfirosu) - Anne ve bebek ölümlerinin en yüksek olduğu ûlkeler arasında ön sıralarda yer alan Türkiye'de, toplumun sağlık dûzeyinin geliştirilmesi ve bebek ölümlerine yol açan bulaşıcı hastalıklann önlenmesi gerektiği bildirildi. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'de yılda 1 milyon 300 bin bebeğin doğduğu belirtilerek anne ve bebek ölümlerinin azaltılması için, sağlığı doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen tüm olumsuz faktörlenn en aza indirilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı. IVkJftimedyar eğîtim başlıyor • ANKARA (Cumhuriyet Bûrosu)-Milli Eğıtım Bakanhğı, bilgisayar laboratuvan bulunan okullarda "multimedyalı eğitime" geçileceğini açıkladı. "Ses, hareketli görüntü ve yazı karakterlerini bir arada banndıran çoklu ortam olarak" tanımlanan "multimedya" sisteminde, eğitim programına uygun olarak önceden hazırlanan CD-Rom'lar paket olarak okullara gönderilecek. Önkayıtta öğrenci alınacak • Haber Merkezi - Anadolu Üniversıtesı Devlet Konservatuvan'nın Tiyatro Oyunculuğu' bölümüne önkayıt ve yetenek sınavıyla öğrenci alınacak. Devlet Konservatuvan Müdûrlüğü'nden yapılan açıklamaya göre 1993,1994 ya da 1995 yılı birinci basamak sınavlannın birinden 105 ve daha yüksek eşit agırlıklı puan alan lise mezunlan, Tiyatro Oyunculuğu bölümü için 31 temmuz-18 ağustos tariMeri arasında ön kayıt yaptırabilecekler. Çanakkale'de S.O.S/ çağrısı • ÇANAKKALE (AA)- Çanakkale Boğazı'nda dün sabaha karşı telsizden duyulan S.O.S. çağnsı üzerine yapılan çalışmalardan bir sonuç alınamadı. Bogaz Trafık tstasyonu'na ulaşan, "Batıyoruz, yardım edin" anonsundan sonra, trafik istasyonu, tüm gemilerle haberleşmeyi keserek, çağnnın geldiğı istasyonu beîirlemeye çalıştı. Daha sonra, "Çanakkale - Eceabat arasında kayalara bindirdik, galiba karaya oturduk" şeklindeki ikinci anons geldi. ıdan bitipme • ANKARA (AA> Milli Eğitım Bakanhğı, meslek liselerinde dışandan bitirme sınavlannı kaldn-dı. Bakanlık, 1994-95 ögretim yılı güz döneminde endüstri meslek liseleri, kız meslek liseleri, ticaret meslek liseleri ve imam-hatip liselerinde okul dışından bitirme sınavlan için başvuru kabul etmeyecek. Müli Eğitim Bakanlığı, 1995-1996 öğretim yılı başında da "mesleki açıköğretim" uygulamasına geçecek. lYumbenOne Dergl' 1 yaşmda • TVServbi-Yayın hayatına Temmuz 1994'te başlayan Number One Dergi, önceki gece Rock House Cafe'de düzenlenen bir kokteylle 1 yasını kutladı. Omer Karacan'ın açıhş konuşmasıyla başlayan geceye, çok sayıda davetli kabldı. Yayla turizminde, otel odası yerine çadır, rahat yatak yerine uyku tulumlan var Bırakın başkaları otelde uyusun Yürüyüş ayakkabtsL, sırt çantası ve rahat gjysiler,yayla turizminin aynlmazparçalan. MERİH AK İZMİR - Güneş ve deniz... Yaz dtılı kültürümuzün sınırlı kaldığı bu ikili, yavaş yavaş da olsa artık yerini başka altematiflere bırakma- ya başladı. Her türlü lüksten uzak yayla turlan, otel odası yerine çadı- n, rahat yatak yerine uyku tulumla- nnı, siesta yerine hareketliligi geti- riyor. "Bırakaum başkalan otelde uyu- sun_" Yaylacılann bu sloganı, giderek yaygınlaşmaya başladı. Güneş ve denizin dışında da Türkiye'de taril olanaklannın olduğunu göstermeye çalışan ve bu alanda çalışan rurizm acenteleri, giderek öne çıkıyor. Ayder, Çaymakçur, Kavron, Me- zovit Çat, Zilkale, Bolkar, Altıpar- mak ve Verçenik, alternatif turizmin başlıca merkezleri. Bu turlar için ki- şi başına 8 ile 12 milyon lira arasın- da bir bütçe ayırmanız yeterli. Bu- nun dışında iyi bir yürüyüş ayakka- bısı, sırt çantanız ve giysilerinizle birlikte yaylalara uzman rehberler- • Bu turlann en güzel yanı, temiz dağ ve yayla havasının yanı sıra yöre insanlanyla tanışma, yöresel yemekleri tatma, yani yöre kültürünü algılama olanağı. le tırmanıyor ve konaklıyorsunuz. Bu turlann en güzel yanı, temiz dağ ve yayla havasının yanı sıra yöre in- sanlanyla tanışma, yöresel yemek- leri tatma, yani yöre kültürünü algı- lama olanağı. Ogzala Tur'un sahibi Erhan Sa- raloğiu, Kaçkar ve Toros Aladağ- lar'a yapüklan turlara büyük bir il- gi olmadığını, ancak kaölımın her yıl giderek arttığını belirtiyor. Turlar çadır konaklamalı Saraloğlu, "Turlanıruz çadır ko- naklamah. Malzemeleri kJatniaria taşıtıyoruz.Katılanlarküçük bir sırt çantasıyla geliyor. Genelde bir haf- tahk turlarda. 2-3-4"e ulaşan ycrter- de kamplar kuruiuyor. Kaçkar zir- vesine de çıkıuyor. Yine Kaçkar ta- rafinda pansiyon konaklamalı, her kesimden insanlann kablacağı bir tur programı var. Turianmızı sürek- K yapıyonız. Kişi sa> ısı gözetmiyo- nız" dıyor. Turlannın daha çok yerli turistle- re yönelik yapıldığuıı belirten Sara- loğlu, yabancı turistler için tanıtım gerektiğini vurguluyor. Bunun için fınansman desteğine ihtiyaç bulun- duğunu dile getıren Saraloğlu, bu konudaki çalışmalannın desteklen- mesini istiyor ve şunlan anlaüyor "Doğaturianmn getişebflmesi için bir altyapı bznn. Bunda eksOdikler var. Doğa turlanyla OgOenen bir ld- şiye, matzeme açısmdan pahatayage- Hyor. Ki bir ayakkabı fiyaüna tur ya- pıyoruz. Bunlardan kaynaklanan bir sıkıntı söz konusu. Kaühmcımn her türlü ihtiyacını biz karşdıyonız. Kar, firtma ve yağmurta karşîlabfli- yorsunuz. 3 bin rakımda kamp ku- ruyoruz. Kısa süreli sert havayla kar- şılaşabiliyoruz. Kaühmcılarca her türlü şaıi göz önünde buhmdunıl- mau." Göçerler Fotoğraf Kulübü sahibi Sevi Sunaç da yayla turizmine ilgi- nin denizden az olduğu, ama gide- rek artığı görüşünde. Tanıtımın ye- tersizlığinden yakınan Sunaç, ya- bancılann bu turlara daha çok ilgi gösterdigini belirtiyor. "Mzde deniz kı\ısındaki beş yıldızh oteUerin ra- hâthğı yok" dıyen Sunaç."Yayla tu- rizmi yapıyorsan oranm şardanna uyacaksın. Kaçkar'da dağ evlerinde ve pansiyonlarda kahnıyor. Duş ve tovalet yok. Dısartda bir tane var. ts- tenirse kaplıca var. orada yıkanabi- fiyorsunuz. Ayder Yaylası'nda ban- yo yok. Çadırda kahnıyor. Kamyon- la ve kısmen yürüyerek gidiByor. Malzemeleri kaürlar taşıyor. Çadır ve uyku tuhımlannı da biz veriyo- nız. Tabö bunlar flk okunuşta itki gdebilir. Ama doğayia baş başa yaşa- nan bir gezide bunlar tura renk kaüyor''diyor. Aydın Güven Gürkan'dan yeni üniversiteler kurulması önerilerine sert tepki 4 Gerici rektörler atanacak'Haber Merkezi-TBMM'de, mil- letvekillennın "seçhn malzemesi" haline getirdıği 42 yeni üniversıte- nin kurulmasını öngören yasa öne- nlerinın durumu, anayasa değişik- liği görüşmelerine göre belırlene- cek. Anayasa değişiklığinin 2. tur görüşmelerine gelecek hafta baş- lanması durumunda, önerilerin ya- salaşması eylül sonrasına kalacak. CHP Içel Milletvekili Aydm Güven Gürkan, yeni üniversitelere atana- cak DYP yanlısı rektörlerle ülkücü ve gerici kadrolaşmanın amaçlandı- ğını söyledi. Ankara Cumhuriyet Bürosu'nun haberine göre TBMM Genel Kuru- lu'nda görüşülmesine başlanan 14 yeni üniversite kurulmasını öngö- ren yasa önerisi ile TBMM Mılli Eğitim ve Plan ve Bütçe komisyon- lanndajet hızıyla kabul edilerek ge- nel kurula sevk edilen 28 üniversi- te daha kurulmasını öngören yasa önerisinin birleştirilerek görüşül- mesi bekleniyor. Ancak bu konu- daki kesin karan TBMM Danışma Kurulu verecek. Yeni üniversitelerin durumunun • Aydın Güven Gürkan, DYP yanlısı Türk-tslam sentezi görüşünü savunan rektörler aracılığryla yeni kurulacak üniversitelerde gerici ve ülkücü kadrolaşmanın amaçlandığını söyledi. Gürkan, "Bu üniversiteleri kale gibi düşünüyorlar, gericiliğin kaleleri gibi" dedi. anayasa değişikliği konusundaki gelişmelere bağlanmasına karşın milletvekilleri, kulis faaliyetlerini sürdürüyor. Içel Milletvekili Aydın Güven Gürkan, yeni üniversitelerin loırul- masına karşı çıktığını bildirdı. Gür- kan, Cumhuriyet'e şunlan söyledi: "Yeni kurulacak üniversite ile müthiş bir kadrolaşma hedefleni- yor. Rektörler üçlü kararname ile atanacak \e tabii ki hükümet yanlı- sı, daha doğrusu DYP yanlısı Türk- tslam sentezini savunan gerici, ül- kücü rektörler olacak. Rektörler de doğal olarak kendileri gibi düşünen kadrolan getirecekler. Bu üniversi- teleri kale gibi düşünüyorlar, gerici- liğin kaleleri gibi. Bir çırpıda bilim dünyasını ele geçirecekler. Bunu da- ha önce Özal vapmıştı. Bir gecede binlerce profesör yaratacaksın. Bi- Um dünyasınm halini düşünebilivor musunuz? Üniversite demek, 'üni- versal', 'çoğunluk' demek. Bukad- rolann bilim adamı olması için bel- ü ir süreçten geçmeleri lazım. Bir ge- cede yaraülmış öğretim üyelerine bi- lim adamı denir mi? Bu üniversite- lerin her biri, o bölge için iktidann DYP kanadmm istihdam kalesi ol- mak bir yana, gerici zihniyetin de kalesi olacak. CHP'nin atamalarda \e kadrolaşmalarda bir tek ilerici demokrat kişiye dahi olanak sağla- \-acagini sanmıyorum. Muhalefet de bu konuda oyuna geliyor. Daha doğ- rusu tşine geîiyor. Nasılsa aynı zihni- yeti temsil ettikleri için kimse engel olmuyor. CHP içindeki iyi niyetli ba- /ı miOetvekiIleri ise kendi bölgeleri- ne üniversite gelmesi için destckli- yoriar. Bu üniversitelerin bilim dün- yasına ve Türkiye'ye hele hele CHP'ye saglavacagı hiçbir katkı ol- mayacaktır. İl yapma riişvetinden CHP ne kadar yararlandıysa üni- versite rüşvetinden de o kadar ya- rarianabiUr." Yasa önerilerine öğretim üyeleri- nin tepkıleri sürüyor. Anadolu Üni- versitesi Rektörü Prof. Dr. AkarÖ- cal ve Öğretim Üyeleri Derneği Ge- nel Sekreteki Prof. Dr. Tahir Hati- poğhı, yeni ünrversite açılmamasına karşı çıktı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. AkarÖcaL ülke- nin ıhtiyaçlan ve kaynaklan göz önüne ahnmadan yeni üniversitele- rin ve yükseköğretim programlan açılmasının, evrensel anlamda üni- versite ve üniversiteli imajuıı olum- suzlaştırdığını söyledi.Tahir Hati- poğlu da yeni üniversite açıiması is- tenen bazı illerdeki lise mezunlan- nın üniverstteye giriş oranlannm dü- şük olduğuna dikkat çekerek, "Bu oranlar milletvekiDerini utandırma- hdır. Seçmenlerin yü/üne bakma- malıdırlar. Halkı kandırarak siyaset yapmak halka ihanettir. Seçimvege- çim üniversitesi olmaz" dedi. YOK eski Başkanı thsan Doğramacı ise- her ile bİT üniversite kurulmasının faydalı olacağını açıkladı. Her ülkenin fahişeliğe bakışı farklı • Japonya'nın büyük kentlerinde fahişeler polisin onayı olmaksızm çahşabiliyor. Hollanda'da hayat kadınlannın kazançlanndan vergi kesiliyor. Iran'da hayat kadınlan taşlanarak öldürülüyor. Çeviri Senia - Son gün- lerde geniş yankılar uyandı- ran Hugh Grant'in bir hayat kadınıyla yakalanması üze- rine fahışelik konusu yeni- den gündeme geldi. Ekonomi uzmanlan ve fe- ministler, kadınlann. yaşam- lannı denetleyebildikleri ve kendi ayaklan üstünde dura- bildiklen anda bu yolun tek seçenek olmaktan çıkacağı- nı ileri sürmekteydi. Top- lumsal tarih uzmanlan ise konuyu bir statü sorunu ola- rak ele almaktaydı. Toplum- da saygın bir konumu olan kadınlar, bedenlerini para karşılığında satmak yerine beyin gücünden yararlan- mayı yeğleyecekti. Ancak kadmın daha iyi eğitim gö- rerek bırçok mesleğe el at- ması, fahişelık mesleğinde olumsuz etici yarartı. Fahişelik mesleğinin gü- nümüzdeki durumuna baktı- ğımızda ortaya şöyle bir tab- lo ortaya çıkıyon Avıısturalya Avustralya'nın Victoria eyaletinde bu meslek tam anlamıyla yasal sayılmakta, gerek eşcinsel, gerek karşı cinsten bir fahişeyle ilişki- nin yasal sayıldığı genelev- lerderezervasyonlarbilgisa- yarla yapılmaktadır. Bu ül- kede her eyaletin kendi ya- salan geçerli olduğundan, eyaletler arasında farklılık- lar gözlenmektedir. Çin Çin'de özellikle seks tu- rizminin merkezi sayılan Bejing'de devletin, denetimi elinde tutması oldukça güç. En iyi müşteriler ise yaban- cı işadamlan. Ülke genelin- de fahişeliğe karşı ciddi bir tavır alınıyor. Hayat kadın- lannı pazarlayanlar ölümle cezalandınlabiliyor. Fransa Fransa'da fahişelik, başta Paris olmak üzere daha çok büyük kentlerde uygulanı- yor. Bu ülkede mesleğe hoş- görüyle yaklaşılsa da genel- likle onaylanmıyor. îran ~ tran'da, yanm saat denli kısa sürebilen ve "mut'a" adı verilen bir tür evlilik ba- ğıtı yoluyla fahişeliğe yasal bir kılıf bulunmuş. Ulke ge- nelinde hayat kaduılan taşla- narak öldürülüyor. Japonya Japonya'da fahişeler, po- lisin onayı olmaksızın bü- yük kentlerde çahşıyor. Fa- hişelik yalnızca büyük kent- lerde geçerli. Hoüanda Hollanda'da genelev ve vitrin fahişeliğine kimi kent- lerde göz yumuluyor. Hükü- met, hayat kadınlanndan ka- zançlan karşılığında vergı kesiyor. Rusya Rusya'da çok sayıda ha- yat kadını nedeniyle özellik- le büyük kentlerde yasal yaptınm uygulanamıyor. Tayland Tayland polisine Bang- kok'ta genelev sahipleri ta- rafindan rüşvet veriliyor. As- ya'nın seks merkezi olan kentte hayat kadınlan "eğ- lence" olarak işlev görüyor. Hükümet konuya oldukça gerçekçi yaklaşıyor. Ingiltere tngiltere'de tele kızlar, striptiz kulüpleri ve masaj merkezlerine yasalar izin vermiyor. Edinburg'daki sa- una ve masaj merkezlen, ge- nelev olmaya yatkın işletme- ler olarak tarunıyor. ABD ABp'dedelngiltereUe ol- duğu gibi cinsellik ticaretini konu alan işletmelere izin verilmiyor. 7 eyalet veNeva- da'nın 6 kentınde genelev- ler izin belgesiyle çahşıyor. DüNYADAN Dört Nikâh Bir Cenaze fîlminden tanıdığunız Hugh Grant'in bir fahişeyle oral seks yaparken yakalanması, dfinyanın bu en eski mesleğini yeniden gündeme getirdL Zeus'un çocuklan Çeviri Servisi - Adı sonradan bugünkü Av- rupa'ya ad olacak olan Fenike Prensesi Eu- ropa meğer sadece mitolojide kalmamış, günlük yaşama da yoğun biçimde kanşmış. Son günlerde ele geçen, Girit'te bulunmuş tam 2275 yıl öncesine aıt bir madeni para ka- nıthyor bunu. Paranın üzerindeki kabartma- ya göre prensesin, tannlann tannsı ve tüm tannlann babası, en güçlüsü sayılan Zeus'tan da üç çocuğu olmuş. Madeni para birkaç gün önce Londra'da, müzayedede 66.000 sterline (2 mıryar 226 milyon TL) alıcı buldu. Uyuşturucunun yarattığı sorunlar Çeviri Servisi - Amerikalı ve uluslararası uyuşturucu uzmanlanna göre, Güney As- ya'da eroin üretimi ve trafiği, saptanması çok daha güç olan yeni yöntemler sayesin- de giderek dallanıp budaklanıyor. Tayland, Burma ve Laos'un oluşturduğu 'atan üçgeni'nde haşhaş üretiminin son bir- kaç yıl içinde ikiye katlandığı, bu üç üke- den Burma'nın bu konuda başı çektiği bil- diriliyor. Bilindıği gibi haşhaş, eroin üreti- mmde hammadde olarak kullanılıyor. Edinilenbilgiler, son günlerde ABDkent- lerinin sokaklannda saö- lan eroinin yaklaşık yüzde 70'inin Burma'daüretildi- ğini ortaya koyuyor. Eroin üretimindeki artıştan çok daha çarpıcı olan konu ise uyuşturucu trafiğinin dü- zenlenmesi için başvuru- lan yöntemler. Daha önce- leri alün üçgeninde üreti- len haşhaşın büyük bir bö- lümü Burma-Tayland sını- nndaki laboratuvarlarda eroine dönüştürülür, Tay- land üzerinden ABD'ye sürülürdü. Şimdi ise uz- manlar laboratuvarlann Burma'nın çok daha içlerine taşuımış oldu- ğunu ve en az üç yeni ana yol daha oluştu- rulduğunu ileri sürüyor. Burma'dan yola çı- kan mal ilk olarak Laos'a taşınıp Güney Çin, Kamboçya ya da Vietnam'da gemile- re yüklenerek ötekd dünya kentlerine ulaş- rınlıyor. Kısacası, bir zamanlar Burma ve Tayland'ı ilgilendiren bu konu şimdi yöre- deki tüm ülkeleT için bir tehlike sayılıyor. ABD Devlet Bakanı Robert S. Gelbârd, uyuşturucu trafiğinin bu ülkelere kanser gi- bi yayıldığı görüşünde. Giderek yayılan eroin ticaren'nde bir baş- ka etmen de hızla gelişen Nijeryalı uyuştu- rucu çeteleri. Eskiden olduğu gibi büyük miktariarda mal taşımayan bu çeteler, çok sayıda üye ile malın azar azar dolaşımını sağlıyor. Bu çete üyeleri eroini kim zaman yutu- yor, küni zaman prezervatiflerin içine giz- Kasabanın adı 'Condom' olursa... Çeviri Servisi - Fransa'da bir kasabada polisin başı, kasabanın ad levhasıyla dertte. Her sabah günlük yaşam başlarken ilk iş kasaba girişindeki levhanın yerinde olup olmadığı kontrol ediliyor. Çoğu zaman da aranan yerinde bulunmuyor. Levhanın çekıciliği', üzerindeki addan kaynaklanıyor. Kasabanın adı "Condom" liyor. Güney Asya'daki yeni uyuşturucu tra- fiğinin yoğunluğu, ilk kez olarak bu bölge- de yer alan ülkeler arasında eroin bağımlı- lığı sorununu gündeme getinü. Eroin kullammının genellikle bu madde- nin geçtiği yollan izledıği görülüyor. Da- mardan enjekte edilen eroin bağımlılığı so- runu HTV vırüsü ve AIDS'in hızla yayılma- sı nedeniyle Asya ülkeleri için özellikle son yıllarda daha ciddi bir boyuta ulaştı. Birkaç yıl önce ".AIDS hastahğma rasüanmadı" ra- poru verilen Burma'da şimdi yaklaşık 200 bin kişinin HÎV virüsü taşıdığı bildiriliyor. Çin ve Vietnam'da da AIDS ve eroin bağımhlığının son yıllarda korkunç bo- yutlara ulaştığı belirtili- yor. Asya'da uyuşturucu trafığıni elinde tutan yol- lar eskisine kıyasla çok daha çeşitli ve denetimi güç. Kamboçya'dakırsal kesimin büyük bir bölü- mü BM aracıhğıyla yapı- lan seçimler ve yeni hü- kûmetin ardmdan iki yıl geçmesine karşın yasa- lardan voksun. Çin'deki suç örgütleri ise yalnızca uyuşturucu kaçakçılığıyla kataıa- yıp kaçak göçmenleri de ABD sınırlan içi- ne sızdınyor. Uyuşturucunun bir bölümü gemiyle Çin'den doğrudan Hong Kong'a gönderilir- ken hava ve karayollan da giderek daha yo- ğun bir biçimde kullanılarak trafiğin Çin'in iç bölgelerine dek sızmasma neden oluyor. ABD, uyuşturucu trafiğine olanak veren 29 ülkeye bu yıl Vietnam'ı da ekledi. Ame- rikalı uzmanlar Vietnam'ın yeni trafik dü- zeni içinde yer alıştnın beklenmedik bir eği- lim olduğunu ve ülkenin kıyı şeridinin uzun- luğu, beüi başlı lisan ve havaalaru sayısmın çokluğu nedeniyle çok güç denetlendigini dile getiriyor. Yetkililer her şeye karşın Bangkok'un Güney Asya eroin pazannın uluslararası merkezi olrnayı sürdürdüğünü ileri sürüyor. yani ^ Bordeaux ve Toulcuse şehirleri arasındaki 8000 nüfuslu kasabada bu adı değerlendirmeyi düşünenler de olmuş son zamanlarda. örneğin belediye meclisi üyelerinden Bayan Francoise Martimez prezervatif atölyesi lcurup üretilecek mallann ambalajına "Condonı" yazmayı düşünmüş, ama son belediye seçimlerinde kaybetmiş.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog