Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyetİmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmeni Orhan Erinç# Genel Yayın Koordınatorü Hikmet Çetinkaya • Yaznşlerı Müdürlen DinçTavanç(Sorumlu). tbrahim Yüdız # Haber Merkezı Müdürü Hakan Kara # Görsel Yonetmen. Fikret Eser Dış Haberler Ergun Balcı • lstıhbarat Yalçın Çakır • Yayın Kunılu llban Selçuk Ekononu Bülenl Kızanlık 9 Rad\o-T\ L'vgar Eremektar (Başkan), Orhan Erinç. Oktay • ICulturHandanŞ«nköken9SporAbdûlkadirYücelmao Kurtböke. Özgen Acar, Hikraet • Yurt Haberlen Mehmet Saraç • .Makalden Sami Karaören O Çevın Seyfettin Turhan # Duzellme Abdullah V KICI • Fotograf Erdoğan Kmeoğlu Çetinkays, Şûkran Soner. Ergun Balcı, Dinç Ta> anç, tbrahim Yüdız, Orhan Bursalı. Mustafa Balbay. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbay # HaberMüduriı: Doğan AkmAtatürkBulvanNo 125,Kat.'4.Bakanlıklar-AnkaraTel 4195020(7hat). Faks 4 !95<T^»}lzmır Temsılcısı Serdar Kızık.H ZıyaBlv 1352S2 Tel-4411220.Faks:4419117 •AdanaTemsılcısı.ÇetinYigenoğlifclnönüCd. 119 S.No 1 Kafl, Tel: 3522550, Faks 3522570 Müessese Müdürü ErolErkut* MEDY4 C: • Yönetım Kunılu Koordınatör Ahmet Konıkan # Başkanı-Genel Mudur Gfilbin Muhasebe* Bûlent Yener%Idare Erdaran # Koordınator Reks HüaeviııGürerOlşletme Önder Işıtman • Genel Mudür Yardıra- Çelik • Bılgı-Işlem Nail İnal • cısı Minc Akdağ • Halkla îlış- Bılgısa\arSıstem Müru» et Çiler kjlerMüduru Nurten Berksa) Y ayımla>an ve Baun: Yenı Gun Haber Ajansı. Basın ve Yayuıcılüc A $ Türkoca£ıcad 39 41 Cagaloglu 34334 tst PK 246 lstanbui Tel (0212) 512 05 05 (20hal) Faks (0 212)513 85 95 8 MAYIS 1995 Imsak: 04.05 Güneş: 05.47 Öğle. 13.08 Ikindi: 16.59 Akşam20.14 Yatsr21.49 MEDYACTei 514o?53-5139580-51384 60-61.Faks 5118466 Çiçefcçilep Günü kutlandı • İstanbul Haber Servisi - Törenlenn, kutlamalann vazgeçilmez unsuru çiçek için de özel bır gün düzenlendi Türkiye'nin dört bır yanında Çiçekçiler Günü kutlandı Kutlamalar çerçevesinde Taksim ıstiklal Caddesi'nde oluşturulan araba konvoylanyla vatandaşlara çiçek dağıtıldı. Çiçekçiler Odası İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nadir Yüksel, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Mustafa Çakır ve oda üyeleri sabah saatlerinde Taksim Atatürk AnırTna çelenk koydu. Burada bir konuşma yapan Yüksel, tüm Türkiye'yi çiçeklendırmeyi, doğayı insanlara sevdirmeyi amaçladıklannı söyledi. Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Mustafa Çakır da çiçeğin sevgiyi, banşı ve kardeşliğı simgelediğini belirttı.fFotoğraf: HULYA TOPCU) Kerkenedep koruma altında • EREĞLİ(AA)- Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Adabağ köyü ve çevTesinde yaz aylannda konaklayan kerkenezlerin koruma altına alındığı bıldirildı. Çevre Koruma Birliği Başkanı Hilmi Erel, dünyada nesli tükenen kuşlar arasında yer alan kerkenezlerin sayılannın arttınlması amacıyla avlanmasının vasaklandığını söyledi. llkbahar aylannda Adabag ve çevresine yerleşen kerkenezlerin sonbaharda yöreden aynldıklan belirtildi. Suçlu imzalayacak • ANKARA(ANKA)- Trafık cezalan için düzenlenen alındı makbuzlan, düzenleyen görevlilerin yanı sıra trafik suçlusu tarafından da imzalanacak. lçişleri Bakanlığı'nın trafik cezalanna ılişkin yönetmelik değişikliğı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre mahkemelık olmayan trafik suçlan için alınan paralar karşılığında düzenlenen alındı makbuzlannın her nüshası bundan böyle trafik polislerinin yanı sıra ceza ödeyen trafik suçlusuna da imzalatılacak. Dünya hlim Günü • lZMtR(AA)-Heryıl 15 mayıs tarihinde gerçekleştirilen "Dünya Iklim Günü" etkinliklerinin, bu yıl Avrupalı hükümet dışı çevre örgütlerinin işbirliği içinde oluşturduklan "tklim Değişmekte Haklıdır" adlı kuruluş tarafından yürütüleceği bildirildi. SOS Akdeniz Bürosu Avrupa temsilcisi Ümit Öztürk'ten alınan bilgiye göre oluşturulan "ikJim Değişmekte Haklıdır" sekretaryasının 15 mayıs Iklim Günü'ne ilişkin çağnsı şöyle: "Iklim eylem gününde ozon delici gazlar konusunda bilgilendirme ve önlemler kamuoyunun dikkatıne sunulmalıdır." 4 metrelik köpekbalığı • ENEZ(AA)-Ege Denizi'nde yakalanan 4 metre uzunluğunda ve yanm ton ağırlığındaki dev köpek balığı, Enez'de vatandaşlann büyük ilgisini çekti. Saroz Körfezi. Dedeagaç ve Semadırek Adası arasındaki uluslararası sularda yakalanarak Enez Limanı'na getirilen 4 metre uzunluğunda ve 500 kılogram ağırlığındaki köpekbalığını ilçede balık komisyonculuğu yapan Haspi Aydın 2 mılyon lıraya aldı. Prof. Osman Altuğ, 9 günlük bayram tatilindeki milli gelir kaybının 148.5 trilyon lira olduğunu öne sürdü Bayramın maliyeti 242 trilyon liraCENGİZYILDIR1M Kurban Bayramı ve haccın Türkiye'ye maliyetinın 242 trilyon 658 milyar lira olduğu öne sürüldü. Kurban Bayramı'run "toplumsal maliyeti''ni hesaplayan Marmara Üniversitesi (MÜ") Iktisadi Idâri Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Alrug'a göre 9 günlük bayram tatilinin yarattığı milli gelir kaybı, DPT verileriyle hesaplandığında 148.5 trilyon liraya ulaşıyor. Prof. Dr. Altuğ, hac ziyaretinin maliyetini 30 trilyon, kurban kesiminin maliyetini 20 trilyon, bayram süresınce uğranılacak vergi kaybını da 44 tnlyon lira olarak hesapladı. Prof. Dr. Osman Altuğ, Türkiye ekonomisinin "bayram maliyetini" kaldıracak kapasiteye sahip olduğunu, ancak "işsizfiği önleyecek" kapasiteye sahip olmadığının anlaşıldığını vurguladı. Türkiye'de asgari ücretliler ve diğer kesim- lerce verilen vergilerin, vergı vermeyenlere aktanldığını vurgulayan Prof. Osman Altuğ, "Vergi vermeyenler de çoğu zaman ibaderin finansmanını vergisiz kazançlanyla vapariar. Oysa Kuraıukerim'de Yüce Allah 'Bana kul hakkıyla gelme'demektedir. Vergisi ver- ilmeyen kazançla alınan kurban, Allah huzu- runda ne derece makbuidiir" dedi. 'Hâkimhet millette değil, borç vericilerde' Türkiye'de enflasyonun gerçek nedeninin siyasal olduğunu anlatan Prof. Altuğ, "Çünkü kamu finansmanı seçmen tarafından • Kurban Bayramı'nın "toplumsal maliyeti "ni hesaplayan Prof. Dr. Osman Altuğ, hac ziyaretinin 30 trilyon, kurban kesiminin maliyetinin 20 trilyon, uğranılacak vergi kaybının da 44 trilyon lira olacağını söyledi. yapılmaz, 33 milyon seçmene karşı 3 milyon vergi dairesine kayıtlı mükellef vardır. Bu durum 'hâkımiyetin kayıtsız şartsız millette değil', borç vericilerde olduğunu kanıtlar" diye konuşfu. Altuğ, şöyle devam etti: "Türkiye'de bir yandan devlet borçJanırken toplum fakirleşmektedir. Borçlanma faiz demektir. Faiz enflasyon demektir. Enflasyon, paradaki sıfırların artması demektir. Türkiye'de enflasyonun gerçek nedeni siyasaldır. Çünkü kamu finansmanı seçmen tarafından yapılmaz; 33 milyon seçmene karşın 3 milyon vergi dairesine kayıtlı mükellef vardır. Bu durum, 'hâkimiyetın kayıtsız şartsız millette değil', borç vericilerde olduğunu kanıtlar. fki tip borç verici vardır: Birincisi iç borç vericiler; yüksek faiz ister, vergi vermek istemezler. Dış borç vericiler; yüksek faiz ister, siyasi taviz ister ve daima devalüasyon ister. Kamunun finansmanını borç vericiler yapar. Sivasetin fînansmanım, borç vericiler yapar. Çünkü parası olan borç verebiür. Parası olan kurban kesebilir. Asgari ücretlinin kurban kesme şansı voktur. Ancak asgari ücretliden vergi alınır. Türkiye iç ve dış borçlannı zamanında ödeyebilmek için gece gündüz çalışmak zorunda iken Türkiye ekonomisini tatil etmek, ekonomik gerçekle çeliştiği gibi, İslamın 'Yann ölecekmiş gibi ibadet et, hiç ölmeyecekmiş gibi çalış" Ukesine de aylandır." îbadetin finansmanı Prof. Altuğ, şu görüşlere yer verdi: "Kuranıkerim'de, Yüce Allah 'Bana kul hakkıyla gelme' demektedir. Vergisi ver- ilmeyen kazançla alınan kurban, Allah huzu- runda ne derece makbuldür. Türkive'de işsiz- lik yüzde 19.1'e ulaşmışken kamu kesimi borçlanma gereği, her gün artarken emisyon hacmi (para basarak borçlanma) 145 rrihona ulaşmışken bayram tatillerini siyasal nedenJer- le arttırdığınızda, bayram tatilinin Türk toplumuna maliyeti de artmaktadır." Maliyet hesabı DPT verilerine göre Türkiye'nin günlük milli gelirinin 16.5 trilyon lira olduğunu belirten Prof. Dr. Altuğ, böylece dokuz gün- lük bayram tatili süresince yaşanacak milli gelir kaybının 148.5 trilyon olduğunu açıkladı. Bundan doğacak vergi kaybını 38 tri- lyon olarak hesaplayan Prof. Dr. Altuğ, kur- ban satış gelirlerinden kaçınlan vergilerin de 5.4 trilyon lirayı bulduğunu öne sürdü. Prof. Dr. Altuğ, hac ziyaretlerinin ve kurban kesi- minin yarattığı u miIB varhk eksilmelerini" de toplam 50 trilyon lira olarak açıkladı. Kurban fiyatları el yakıyor tstanbul Haber Servisi - 'Kasap mal derdinde, koyun can derdinde' derler ya, bu yıl Kurban Bayramı öncesi manzara pek öyle değil. Kurbanlık koyunlar, koçlar, kuzular. danalar, inekler, hayvan satış merkezlerinde yayılmış rahat rahat otluyorlar. Hayvanlann çevresinde bol miktarda çocuk ve milyonluk rakamlan duyunca 'Yaa öjie mi' diyerek uzaklaşan tek-tük ınsanlar goze çarpıyor. Satıcılar, "Anlaşılan seneye tavuk ve piliç satacağız" diyorlar. Geçen yıl 'Kurbanhklara ve Bavramiıklara tlgi Az' diye yazmıştık. Hayvan satıcılan, ilk olarak enflasyon nedeniyle hayvan satışlannın çok az olduğundan yakınıyorlar. Ardından da belediyelenn kendılerine tahsis ettiğı yerlerin kiralannın çokluğundan söz açıyorlar. Satıcılann, kurbanlık satışlannın az olmasına bulduklan bir neden de 'büyük çoğunluğun kent dışına ghmiş olması.' Kurbanlık fiyatlan ıse satıcılara göre 'ucuz', ama alan yok. Büyükbaş havyanlar 30-40 milyon lira arasında, küçükbaş hayvanar ise 5-12 milyon lira. Nepal'de her zaman bır başka çadır, bir başka gün batımı, bir başka macera çıkabilir karşınıza 'Dünyanın damı'na yolculukÇeviri Servisi - Nepal çoğu insanın ak- lına ilk anda Buda'yı ve onun Uzakdo- ğu'dan başlayıp kısa zamanda bütün dün- yayı etkileyen öğretisini çağnştınr. Nirva- na o çağnşımlar içerisinde ilk anımsanan kavramdır. Christine Wheelerde belki Ne- pal'e ayak basmadan önce zıhnınde o tür- den çağnşımlan hıssediyordu. Ama, bu gı- zemli bölgeyle burun buruna geldiğinde o çağnşımlar bırakıp gitti onu. Wheeler, The Independent Gazetesi'nin hafta sonu eki Weekend'de Himalayalara yaptığı yolculuk sjrasmda çağnşımlan de- ğil, yaşadıklannı anlatıyor: Bana Nepal hakkında söylenenlerin ger- çeklikten uzak olduğunu bu yolculuğum sı- rasında anladım. Bu denlı küçük bir dağ krallığı adına, bunca kalıplaşmış değerlen- dinne yapılması ınanılmaz olmanın ötesin- de yetersiz. O halde söylenenlere bakılırsa Nepal, 1960 kuşağındân geriye kalanlann "nirvanalanru"(salt mutluluklannı)aramak üzere gidebilecekleri bir yerdi; veya Ant Dağlan'nın yükseklerine, biröğleden son- rasında tırmanabilecek dağcılann gidebile- ceği bir yerdi. Oysa, Asya'nın aşağı bölge- lennin ilkel renkleri ve zorlu yaşam koşul- lanndan sonra benim karşıma çıkan, adeta ipeksi bir örtünün ardına gizlenmiş ufak bir bölge oldu. Baktığınız her yerde, pek de yaşamaya elverişli görünmeyen Himalaya- lann sıra sıra dizildiğine, Nepal'i çevrele- yerek ona olağanüstülük kazandırdığına ta- nık oluyorsunuz. Uzun bir yol katetmeyi göze alıyor, fa- kat daha emniyetli gitmeyi tercih ediyorsa- nız Katmandu'nun karmaşık ve kirli yolla- n boyunca yavaş yavaş ilerleyerek Durbar bölgesine geçebilirsiniz. Hindistan ve Tibet arasında uzanan Durbar, tarihi saraylan ve HİNDİSTAN mabetleriyle Nepal'in köklü tarihine ait ba- zı eserler banndınyor. Bir dolara pansiyonlar Katmandu'da henüz, gecesine bir dolar vererek kalabileceğiniz pansiyonlann yaru- sıra, beş yıldızlı olup genellikle öğle ye- meklerinde uğranılan otellerden birkaç ta- nesine de rastlayabilirsıniz. Katmandu'dan aynlarak. uçakla Pokhara'ya geçtik. Bizi Sarangot'a ulaştıracak çıkış yolu, Anna- purna'daki bir askeri kampa götürülmek üzere dizilmiş takviye varilleri yüzünden tı- kanmıştı. Bu oldukça ciddi görünüyordu. 2 bin feet yüksekliktekı Sarangot'ta bulunan geceleme kampımıza ulaşabilmek için tır- manmamız gereken yollar çok dikti. Dünyanın damı olarak anılan Everest'i iyi derecede tanıyan Sherpaiı rehberleri- miz sayesinde emniyetli bir biçimde ılerli- yorduk. Ara sıra yanımızdan, sırtlannda yüklendikleri erzak dolusu sepetlertaşıyan başka Sherpa'lılar geçiyordu. O denli hız- h yürüyorlardı kı kenara çekilip yol ver- • Banyomda bir örümcek görsem çığlık çığlığa kaçan ben, gecenin bir yansı bir kaplanın çadınma dayanması tehlikesiyle karşı karşıyayken uyumaya hazırlanıyordum. Bizi vahşi hayvanlardan koruyabilecek tek silahın, rehberimizde bulunan odundan yapılmış sağlam bir çubuk olduğunun da bilincindeydim. mek zorunda kalıyorduk. Muson rüzgârlannın etkisiyle çok bere- ketli ve yeşil bir doğa çevTelemişti etrafı- mızı. Chitvvan'ın güneyine giden yol, sü- ratle akan bir nehrin ve derin boğazlarla bezenmiş bir uçurumun kenan boyunca uzanıyor. Dehşetli renklere boyanmış, si- yah bir duman çıkartan yük arabalannda bulunan ve boynuzdan yapılmış klaksonlar sayısız felaketlere engel oluyormuş gibi gö- rünüyordu. Buna rağmen, neredeyse dev- rilecek kadar yere yatık bir şekilde yoluna devam eden bu otobüs görevi gören araba- lara baktığınızda hıçbir şeyden emin olamı- yordunuz. Çamurlu ve kaygan yollan arşın- İadıktan. vahşi ormanlann arasından yürü- dükten sonra, hedefe varmanın yolculuk et- mekten daha emniyetli olacağını düşün- müşfüm. Ama yanılmışım. Ağaçtan kanolann içinde, gözlerimiz sı- kıca kapalı ve can yeleklerimize sanlmış bir halde kabank Narayani Nehri'ni geçerek Chitvvan Park'ına vardık. Nehrin diğer ya- nında, Yumuşak Ses ve Yasemin Çiçeği adındaki iki fil bizi ormandaki kampımıza götürmek üzere bekliyorlardı. Chıtwan Parkı yetkilıleri bize, orada ya- şayan gergedan sayısının 250'den 40Ö'e çiİctığını, kaplanlannsa 35'ten 80'e ulaştı- ğını anlartılar. "Temple Tiger Camp" (Kaplan Mabe- ti Kampı)nı çevreleyen çitlerin uzunluğu görüş sahasını aşıyordu. 20 kadar kamp ça- dın ise ağaçlann arasma gelişigüzel kurul- muştu. Gürültülü elektrik jeneratörleriyle aydmlatılmış bir eğlence parkına dönüştü- rülemeyecek olan bu orman kampında her- kese ufak gaz lambalan verilmişti. Şehirden gelen insanlann karanlık bas- tiktan sonra, başlannda rehberleri olmadık- ça ormanda yalnız başlanna dolaşmalan yasaklanmıştı. Ben ki, banyomda bir örüm- cek görsem çığlık çığlığa kaçan insan, ge- cenin bir yansı bir kaplanın çadınma da- yanması tehlikesiyle karşı karşıyayken uyumaya hazırlanıyordum. Bizi vahşi hay- vanlardan koruyabilecek tek silahın, reh- berimizdeki odundan yapılmış sağlam bir çubuk olduğunun da bilincindeydim. Kaplanlan görmek için en uygun zaman, yerlilerin yüksek otlan kestıği şubat ve mart aylanna rastlıyor. Günün ilk ışıklanyla be- raber fillerin sırtındakı yenmizı alıyor ve etrafi incelemeye koyuluyorduk. Birden- bire birkaç gergedanın önümüzde bıtıp tek- rar, otlan ezerek kaybolması bir oldu. Fil sırtındaki tenteli tahtımızın altında o- tururken biraz süratlenmiş olduğumuzu fark ettilc Fil, sık otlann derinliklerine doğ- ru koşmaya başladı. Fakat herşeye rağmen biz rahatımızı bozmadan nehrin usulca akışını dinlemeye devam ettik. Nepal'de her zaman bir başka çadır, bir başka gün batımı, bir başka macera çıkabilir karşınıza. DüNYADAN Kuzey Kutbu'nda kirlilik dorukta Çeviri Servisi - Kuzey Kutup Denizı'ndekı kirlilik, Rusya'dakı nükleer kazalar ve denıze dökülen nükleer arıklar nedeniyle her an bır felakete dönüşebılir. Rusya Çevre Bakanlığı'ndan gelen uyanlara göre. Çeçenistan'dan Sibirya'ya dek uzanan alan felaket kuşağı olarak nitelendirilmekte ve durumun sanıldığından çok daha cıddı bir boyutta olduğu belirtılmekte. Batık denizaltılar ve yüzlerce kullanılmış nükleer yakıt çubuğu öylece bırakılmış. Ural bölgesındeki nükleer kirlenme bıle Çernobıl'ın varattığı etkının ikı katına denk. Gıderek artan ekolojık sorunlar nedeniyle çocuk ölümleri ve genetık bozukluklar da her geçen gün artıyor. Bu yılın başmda Rus hükümeti ıle görüşen Dünya Bankası, Komı Cumhuriyeti'ndekı bir boru hattından sızan ve çevre ıçın büyük bır tehlike sayılan petrolün temizlenmesı için maddi yardım önerisinde bulundu. Ancak Rusya için Komi'dekı sızıntı ülke için felaket düzeyinde sayılmıyor. Boşanmaya denetim Çeviri Servisi - Evlilik konusunda köktenci bir yenilik önensıni değerlendiren Lordlar Kamarasf nın tasansı gerçekleşirse. artık boşanmak isteyen tngiliz çıftler önce uzmanlann karannı almak zorunda kalacaklar. Tasanya göre - Zınaya bağlı boşanmalar "hızlandınlacak." - Çocuklann velayeti, nafaka ve maddi sorunlann giderilmesi için çiftlere tanmacak 12 aylık süre sonunda mahkeme bu konulara belli bir çözüm bulunduğuna ınanırsa boşanma izni verecek. - Çıftler arasındaki geçimsızlik nedenleri mahkeme dışında araştınlarak çözüm yollan aranacak. - Uzmanlar ve hukukçulardan oluşan bir heyetle zorunlu görüşme yapıiacak ve çiftlere uzlaştıncı seçenekler sunulacak. - Çıftler avukat tutabilecek, ancak oturumlara katılmak zorunda kalacaklar. 450 bin İstanJmllu dosaüraza abone oldu MEHMET DEMİRKAYA Istanbul'da son yıllarda meydana gelen ve tehlike yaratmaya başlayan hava kirlili- ğine bır ölçüde çözüm getirecek olan do- ğalgaz projesinde, istenilen hedeflere ula- şılmak üzere. İstanbul Bü>ükşehır Beledi- yesi'nın düzenledıği kampanyalar, İstan- bul Valilıği'nin kalıtesiz kömür kullanımı- na gerirdiği yasaklamalar ve doğalgaz kul- lanımının belli koşullarda zorunlu hale ge- tirilmesi, doğalgaz abone sayısını 450 bine ulaştırdı. Yetkililer, abone sayısının 450 bi- ne ulaşmasına karşın kullanıcı sayısının 265 bin olduğunu belirterek, bundan son- raki çalışmalann. kullanıcı sayısını artır- maya yönelik olacağını söyledi. Çağdaş bir yaşamın gereği olduğu ka- dar, kalitesiz kömür ve sıvı yakıtlann ne- den olduğu hava kirlıliğini azaltmak için de uygulamaya konulan doğalgaz projesinde önemli gelişmeler sağlandı. Nurettin Sö- •zen dönemmde uygulamaya konulan ve şe- beke hattı bitirilen 295 milyon dolarlık dev proje için, 275 kilometre çelikhat, bin 843 kilometre polietilen hat döşenmiştı. Şebeke döşeme çalışmalan nedeniyle ka- zılan cadde ve sokaklann yarattığı sıkmtı- yı Istanbullu artık atlatmış durumda. istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan döneminde de doğalgaz projesine, gereklı önem venlerek abone sa- yısının artınlması için çalışmalar yapıldı. Düzenlenen kampanyalar olumlu sonucu vermeye başladı. İGDAŞ'tan alınan bilgi- ye göre, 1 Nisan 1994 tarihinde 180 bin olan abone sayısı bugün 450 bin'e ulaşmış durumda. İGDAŞ yetkilıleri, abone sayısı- nın 450 bin olmasına karşın, kullanıcı sa- yısının 265 bin olduğunu belirterek, bun- dan sonraki çalışmalarda ağırlığın kullanı- cılann artınlmasına verileceğini açıkladı. tstanbul Valiliği'nin; cadde ve sokağın- dan doğalgaz hattı geçen ve merkezi ısın- ma sistemi bulunan ev ve ışyerlerinde do- ğalgaz kullanımını zorunlu hale getirmesi de abone sayısında önemli bir artış sağla- dı. Doğalgaza talebin artmasındaki bir di- ğer önemli neden de, kalitesiz kömür kul- lanımmın yasaklanması. Valiliğin, kalitesiz kömür satanlann yanı sıra, kullananlarhak- kında da yasal işlem yapılacağını açıklama- sı, İstanbul çevresinde bulunan kömür ocakJannın zenginleştirme tesislen kurma- sını zorunlu hale getirmesi, bu konuda alın- mış önemli kararlar. Piyasayı etkfledi Doğalgaz kullanımının yaygınlaşmaya başlaması piyasayı da etkiledi. Başta dönü- şümün gerçekleştirilmesi için tesisat proje- len hazırlayan ve tesisat döşeyen firmalar gün geçtikçe çoğalıyor. Doğalgazla çahşan kalorifer kazanlan. şofbenler, sobalar üre- tilmeye ve ithal edilmeye başlandı. Bu tür araç üreten ve idıal eden firmalar pazar pay- lannı artırmak için birbirlenyle yanşıyor- lar. Reklamlann önemli bir bölümünü bu tür ürünler oluşturuyor. Doğalgaz. istan- bul'daki toplam hanelerin yaklaşık dörtte birine hitap etmekte. Bu oran yine yakla- şık olarak 500 bin evdemek. İGDAŞ'ınha- zırladığı yeni yatınm programına göre. Is- tanbul'da eskiden havagazı şebekesi olan cadde ve sokaklarda doğalgaz boru hattı döşenecek-ve bu bölgelerde oruranlann da doğalgazdan yararlanması sağlanacak. Kazı yapıiacak semtler şunlar: tstanbul yakasında; Süleymaniye, Şehza- debaşı, Fatih, Kumkapı, Samatya, Aksaray, Çeliktepe. Bebek, Mecidiyeköy, Fulya, Şiş- li, Harbiye, Osmanbey, Ergenekon, Tak- sim, Kabataş, Karaköy, Kurtuluş, Esente- pe, Yıldız, Beşiktaş. Anadolu yakasında; Kalamış, Feneryolu, Suadiye, Bostancı, Kozyatağı, Sahrayıce- did, Merdiyenköy, lcadiye, Acıbadem, Al- tunizade, Osküdar, Kadıköy, Moda, Kan- dilli, Kozyatağı ve Selimiye. İGDAŞ, sokak ve caddelerinden doğal- gaz hattı geçmemiş yerlerden gelecek abo- nelik başvurulannı artık kabul etmiyor. Doğalgaz tstanbullu'nun yaşamına gir- meye başladı artık. Kömür derdi Istanbul- lu için, en azından bir bölümü için tarihe kanşmak üzere. Tek kadın muhabir Çeviri Servisi - "The Times gazetesinin beni artık unutmuş olacağını sanrvordum" derken Phyilis Deakin'ın dudaklannda kederin yerine gizli mutlu bir gülümsemenin izleri var. Zira o, kadın haklan için mücadele eden bir kuşaktan geliyor. Bu yıl 96 yaşma basan ve tek başına yaşayan Deakin, giderek yitirdiği belleğine yenik düşmemeye cahşıyor. Deakin 14 yılını verdiği The Times gazetesinin bir zamanlar tek kadın muhabiri olmaktan onur duyuyor. Elliyıl önce, Paris'ın kurtuluşunu yennden izlemek üzere ilk kadın savaş muhabiri olarak Fransa'ya gönderilen Deakin. yıkık kentle ilgili habennı hazırlamadan önce uzun bir süre kapaiı kalan gazetenin Paris bürosunu yeniden açarak "Fransa, The Times ve Banş" için kadehini kaldıran kadın olarak biliniyor. Yazılanndan ne denli insancıl ve keskin bir gözlemcı olduğu bilinen Deakin, zaman zaman belleğine yenik düşüyor. Ama o günlerde sokakta yürürken insanlann kendisini yoldan çevınp elini sıkmak istediğini ve etek giymek zorunluluğuna karşı duyduğu tepkiyi dür gibi anımsıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog