Bugünden 1930'a 5,465,331 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 8 MAYIS 1995 PAZARTESİ 12 DİZİYAZI Köşeliyaşamın5binyılıGunumüzden yaklaşık on bın yıl ön- ce, ırmak boylan \e deltalannda yaşa- yan kavımlerın tarımı bulmalarıyla, uygarlığın bır ust aşamasına geçıldı Gerçı, ınsanlığın ateşten ve cansız gu- cûn kullanılması kadar buyuk bır bulu- şu olan tanmın kokenı henuz kesınlığe kavuşturulamamıştır Ne kı -daha baş- ka pek çok olasılığın yanı sıra, o döne- mın >aygın toplumsal ışbolumu ıçınde kadına ev \e çevresındekı ışlerle uğ- raşmak duştuğu ıçın- tanmın da bır ka- dının buluşu olabıleceğını ılen surmek pek yanlış olmasa gerek fnsanlann, avcılık ve besın toplayıcı- lığı evrelenndekı göçebelıkten tanm ve hayvancılık nedenıyle yerleşık du- zene geçmelenyle koy ve kentler çık- mıştır ortaya Bugun, Turkçemızde, uygarlık soz- cuğunün karşılığı olarak bulunan ıkj yabancı sozcuğun de kokenı kent soz- cüğudur Arapça, kent anlamına gelen Medıne'den medenıyet, Antık Yunanca ve Latınce olan 'civitas' ve 'citj' soz- cuklennden de 'civUization' deyışı tü- remıştır Inşaat muhendıslığının karşı- lığı olarak Ingılızcede kullanılan 'civil engineering' deyışı, bu bağlantıyı hâlâ taşımaktadır Tanmla bırlıkte, hayvanlann evcıl- leştınlmesı, >anı hayvancılık da gelış- meye başlamıştı Bu yenı donemde, hayvanlann nasıl yakalanacağım. bıtkı- lenn nasıl toplanacağını bılmek yetmı- yordu artık. nasıl çoğaldıklannı ve na- sıl yetıştıklennı de bılmek gerekıyor- du Besbellı. sepetçılığın bır uyarlaması olan dokumacılıkta da bır duzen soz konusuydu Dokuma orneklennde or- taya çıkan desen ve onlan ortaya çıka- ran ılmık sayısı. bıçım ıle sa>ı arasın- dakı ılk geometnk ılışkıyı gozler onu- ne sermıştı Yunden ıp yaparken başvurulan eğırme ışlemı, yaylı matkabı saymaz- sak, donmelı hareket ıçeren ılk endüst- nyel ışlemdı Tanm ve hayvancılıkla bırlıkte, yer- leşık duzene geçtığı devırlerde ınsa- noglu, oncekılere kıyasla çok daha bu- yük bır atılıma gırmıştı Buyük bır ola- sıhkla ılk kez yere duşen goktaşlann- da bulduğu bakın ışlemeye başlayarak, altından sonra, gunluk hayatında kulla- nabıleceğı ıkıncı tur metale sahıp ol- muş ve bu uğurda metalurjı bılımının temellennı atmıştı Yıne onun kadar ender bulunan kala> metalı ıle bakın bırlıkte ergıtıp karıştırma yontemını bulmasıyla da, hem daha sert hem de kalıba dokulebılır olan tunç alaşımı el- de edıldı Bu yuzden de bu buluşu ızle- yen döneme Tunç Çağı dendı Yuvarlak yaşamın sonu Gunumüzden yaklaşık beş bın >ıl önceye dek surmuş olan bu donemde, levha \e tel halınde metal elde edılebı- lıyor, dovme \e haddeden geçııme ış- lemlen yapılabılıyordu Dokum, kay- nak, lehım ve perçın ışlemlen de ola- ğanustü bır hızla gelıştınldı Dayanıklı metal, salt sılah yapımında değıl, sıvıl amaçlarla da kullanılıyordu Orneğın metal bıçak. keskı ve testerenın yapıl- masıyla, duvarcılıkta ve ağaç doğrama- cılığında duzgunluk ve eşıt boydalık gıbı standartlar gelışmeye başladı Çunku, bu aletlerle malzeme dumdüz ve tertemız kesılebılır olmuştu Şımdı burada bıraz soluklanıp çevre- mıze bır goz atalım hep bırlıkte Şu an. buyuk bır olasılıkla bır ıskemle ya da koltukta oturuyorsunuzdur Yakınla- nnızda da bır masa vardır mutlaka Sahı 1 Koltuğunuzun ayaklan hay- van pençelı mı* 7 Sıkı durun1 Bırazdan okuyacaklan- nızşaşırtabılırsızı' Hayatımızın buyuk bır parçası, ışte bu az once andığımız donemde gelıştı- nldı ve aradan geçen beş bın vıl ıçınde hemen hemen hıç değışmedı lskemle ve masalarımız orneğın Ilk Mısır marangozlan metal testereler sayesın- de, tahta doğramacılığı gıbı guç bır ışın ustesınden gelelı ben, hep aynı kaldı Oturma yerlen hasır orgulu ve hayvan pençesı ayaklı koltuklar aşağı yukan 4 500 yıldan ben bılınmektedır Yıne o donemlerde gelıştınlen, duvar ve tavanlan taştan tuğladan ve alçıdan odalarda yaşıyoruz Benzer tabaklar- dan yemek yıyor ve aynı tur bezden yapılma elbıseler gıyıvoruz Daha da onemlısı. yaşamımız o yıl- larda koşelıleştı Evet evet koşelıleştı' Öncelen, ateş çevresınde halka kurma geleneğının de bır devamı olarak uzak atalarımız, kulubelerını çamur balçı- ğından ve çember bıçımınde yapıyor- lardı Ortadakı yuvarlak sofra çevTesın- de yere oturarak yemek yıvorlardı Köy ya da kentlennın mımansı de ço- ğunca, merkezde tapınak ve kral sarayı olmak uzere ıç ıçe halkalar bıçımm- deydı Ama ne zaman kı metal keskı- lerle, duzgun koşelı tuğlalar yapılmaya • # • • » ONUM, ARKAM, SAGIM, SOLUM Doç. Dr. ÇAĞLAR T Ü N C A Y • Öncelen, ateş çevresınde halka kurma geleneğinin de bır devamı olarak uzak atalarımız, kulubelerını ça- mur balçığından ve çember bıçımınde yapıyorlardı. Yemeğı ortadakı yuvarlak sofra çevresinde yıyorlardı. Köy ya da kentlerınin mımansı de çoğunca, merkezde tapınak ve kral sarayı olmak üzere ıç ıçe halkalar biçi- mındeydı. • Ama ne zaman ki metal keskılerle, düzgün köşeli tuğlalar yapılmaya başlandı, ışte o zaman yaşamımız koşelıleştı. Odalar dört duvar, duvarlar dört köşe oldu. Masa ve ıskemleler de oyle... Sokaklar da bu yüzden pember bıçımınde olamazdı artık. Ve ortaya ızgara jıçımlı kent plancılığı çıktı. başlandı, ışte o zaman kubık gorunruler de her yere egemen olmaya başladı Odalar dort duvar, duvarlar dört koşe oldu Masa ve ıskemleler de o> le Sokaklar da bu yuzden çember bıçı- mınde olamazdı artık Ve ortaya ızgara bıçımlı kent plancılığı çıktı "Kübik" sozcuğü, unlü ressam Pi- casso'yu anımsatmış olmaJı Sanılma- sın kı koşelıleşme ya da kübıkleşmenın resmı, olgunun kendısınden ancak 5 000 yıl sonra yapıldı Pıcasso'dan çok daha önce. kubızm akımı, eskj Mı- sır resım ve heykelcılığının temel ka- rakterlen arasındaydı Zaten, 5 000 yıl oncesı dedığınız ne- dır kıI> Topu topu. ıkı yuz ellıncı de- demızm vaşadığı gunler tşte o gün- Ierde, bırkaç yuz bın yıllık ınsan tanhı- nın en onemlı ıkı buluşu daha gerçek- leştınldı Cansız gucün kullanılması ve yazı ıle matematık Tanmla bırlıkte yerleşık düzene, bü- yuk ırmak deltalannda geçıldığı goz onune getınlırse oyma kayık ya da saz demetlen ve kamıştan yapılma sallarla surdurulen gemıcılığın haylı gehşmış olduğu kendılığınden ortaya çıkabılır "Kader Tanrıçası'nın Uç kızıyız blz..." (*) Metal aksam kullanımı ve gelışen ağaç doğramacılığı ıle de, mal taşımak- ta kullanılan tek ya da çıft sıra kureklı gemıler ınşa edılmıştır Ne kı, yelkenın kullanılmasıyla ılk kez cansız guç ın- san hızmetıne gırecektı BöylelıkJe da- ha sonra gelecek olan yel ve su değır- menlennın, buhar makınelennm yolu açıldığı gıbı, gemılenn açık denızlere sefer duzenlemelen de gerçekleştı Bu da doğaldır kı ınsanlann başka yerlen gezıp gorme merakını arttıracak, gıde- rek coğrafyanın bılımsel temellere oturmasına yol açacaktı Öte yandan, kara ulaşımında da ıkı can alıcı fıkır bırleştı Hayvan gucu ve tekerlek' Once ağaç govdelen ustünde kaydırmanın kolaylığı bulunmuş olma- lıdır Sonra, bu kutuklenn ıkı ucuna da- ha ın ağaç kütuklennden kesme ıkı dı- lımın eklenmesını akıl etmek zor olma- sa gerek Ne kı burada asıl becen, bu ıkı uçlu kocaman tokmağı yerınden çıkmadan donecek bıçımde arabaya bağlamaktaydı Bu da ılk aşamada, te- kerle bırlıkte donen dıngılı, kayışla ara- baya tutturarak çozuldu Tıpkı kımı Anadolu koylerınde ve Hındıstan'da bugun hâlâ kullanılmakta olduğu gıbı Tanhın gorduğu bu ılk mekanık yatak turu de, ta 1 900"lu yıllann ortasında bılyelı yataklar bulunana dek, pek de- ğışmeden kullanılageldı Çızgısel hareketın yanı sıra çember- sei hareketın de gunluk hayata gırme- sıyle bırlıkte, mekanık bılımı ıyıden ıyıye serpılıp gelışmeye yuz tutmuştu Mekanığın bır alt dalı olan statık ve denge kavramlan da bu donemde orta- ya çıktı Ûzellıkle kent külturünun ge- reği olarak standartlaşma, ağırlıkta ol- çu bınmı uygulamasını zorunlu kıldı LJstelık değerîı metallenn tıcan değen- nı bulmak bu parçasız yapılann ağırlı- f.mı hassaslıkla bılmeyı gerektınyordu şte bu nedenlerle ağırlığı olçmenın bır aracı olan terazı ortaya çıktı (*) Macbeth, W Shakespeare (Uç Cadının Buyusü'nden) Yarın: Doğrular, yanlışlar DL'ZELTME Yazar Çaglar Tunca\ 'ın adı gazetemızın dunkü sayısında yan- lışlıkla Tıınça\ olarak vm ınlanmıştır Duzeltu özur dılerız "Kübik" sözcüğü, ünlü ressam Picasso'yu anımsatır. Sanılmasın ki köşelileşme ya da kübikleşmenin resmi, olgunun kendisinden an- cak 5 bin yıl sonra yapıldı. Picasso'dan çok önce, kübizm akımı, eski Mısır resim ve heykelciliğinin temel karakterleri arasındaydı. El-akıl bulıışlanııııı doruğu: Yazı "Hiçbir şey yaşam denli şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç..." tbn Zerhanı Bu dızı yazılırken ya da şımdı okur- ken kullanılan yazı, yanı el-akıl buluş- larının en buyuğü, Fırat ve Dıcle ır- maklan arasındakı Babıl-Sumer uygar- lığında yıne bu donem ıçınde ortaya çıktı Ilk orneklerı, çubuk uzerınde çentıkler, sonra bır tablet ya da kıl top- rağı üzennde tek tuk çızgıler bıçımınde olan bu sımgeler, gıderek nesneler gıbı eylemlen de ıfade etmek uzere genel- leştınldı Ama ne yazık kı bu sımgele- nn, sozcuklenn değıl de sadece sesle- nn yennı tutacağı alfabe, Demır Dev- n'ne dek gelışmedı "Yalnız matematik bilimlerde, bizce bilinen nesneler, mutlak olarak bilinen nesnelerle özdeşleştirilebilir." tbnRuşd Ne var kı matematık, hıç değılse ant- metık, yazıdan da once ortaya çıkmıştı En basıt hahyle, nesnelenn yennı tutan sımgeler olarak kullanılması, tarladakı urunu savmada toplama ve çıkarma ış- lemlennın ılk kez mumkun olması de- mektı Bunun ıçınse, her ınsanda ortak olan bır genelleme gerekıyordu Insan- • Yazı Babıl- Sümer uygarlığı dönemınde ortaya çıktı. Ancak matematık, hıç değılse antmetık, yazıdan da once ortaya çıkmıştı. tnsanlann dışandan görünen organlan, ıkı goz, bır burun, ıkı kulak ve ıkı kol ve ıkı bacaktı ama, on tane el parmağı vardı. Işte halen kullanmakta olduğumuz "decımal", yanı onluk sayı sıstemının kokenı budur! lann dışandan gorûnen organlan. ıkı göz, bır burun, ıkı kulak ve ıkı kol ve ıkı bacaktı ama, on tane el parmağı vardı Işte halen kullanmakta olduğu- muz "decimal", yanı onluk sayı sıste- mının kokenı budur' Boylesı antmatık ışlemlerde, yıne her yerde kolaylıkla bulunabılen çakıl taşlan kullanılsa bıle ışın özü değışmemıştır Türkçemıze, matematık karşılığı olarak Ingılızceden gırmış olan "calculus" sözcüğu, bu ne- denle "çakütaşı" sozcuğu ıle eş anlam- hdır Daha sonralan, ozellıkle Çın'de, bu taşlann yennı, teller üzennde onar onar dızılen boncuk tanelen, yanı abakus ya da Türkçede bılındığı uzere abak al- mış, boylece de bılgısayar ya da "com- puter" teknolojısının ılk orneklen tan- he mal edılmıştır Inşaat ışlemı, belkı yerolçumunden de once, geometnmn pekışmesıne yar- dımcı olmuştu Tuğla ıle yapı ınşaatın- dan, şekıllenn ve katı cısımlenn kenar uzunluğu cınsınden hesaplanabılen alan \e hacım ka%Tamlarına vanlmıştı Bır pıramıtın hacım hesabı. Mısır ma- tematığının en yuce başarısı ve 17 yuzyılda bulunup gunumuzde en çok kullanılan hesaplama teknıklerınden bın olan ıntegrahn de habercısıydı Yedi gflnün kaynağı Bugun kullandığımız haftanın yedı gûne bolunmesı duşuncesı de o gunler- den kalmadır Ozellıkle Babıl-Sumer uygarlığından devşınldığı uzere. gok- yuzunde sabıt duran yıldızlara gore ha- reket eden yedı gokcısımı bılınıyordu Ay. Merkur, Venus. Gûneş, Mars, Jupı- ter, Saturn llgınçtır, Batı dunyasının ancak 1650'lerde GaKlei'nın durbun ıle Jupıter gezegenı ustune yaptığı ıncele- meler sonrasında bulguladığı Jupıter'm dort uydusu, daha o donemlerde, bu- gunku Brezılya'nın yerlı halkı tarafın- dan bılınıvordu Bugunku Brezılya'nın ulusal bayrağındakı Jupıter gezegenı- nın anlam ve onemı buradan gelmekte- dır' Bızım bayrağımızdakı ay ve yıl- dız da bır gökbılgısel gozlemden kay- naklanmıştır Bır guneş tutulması sıra- sında, bır uçtan panldayıveren ışık, da- ha sonralan yıldız bıçımınde sımgeleş- tınlmış ve bu gorunuş gıderek ay yıldız bıçımını almıştır Gokbılgısı gıbı, tıp da ayncalıklı bır ust-sınıf mesleğıydı Gerçı o donemde. açık yaralara kırık ve çıkıklara bak- mak. yararsız tedavı ya da perhızle hastanın kendısını ya da akrabaların hastayı oldurmelenne engel olmaktan başka, bır hekımın yapabıleceğı pek bır şey yoktu Kentte ortaya çıkan benzer vakalann bırbınyle kıyaslanması ve daha yazının bulunuşu oncesınden başlayan ustadan çırağa sozlü aktanm yoluyla bınktın- len geleneksel deneyım, o donem he- kımlerının bıncık eğıtım kaynağıdır Yıne de hekımler ozellıkle, teşhıs ve prognoz, yanı, hastalığın nasıl sona va- racağını onceden bılme alanlannda ba- şanlı olabılıyorlardı O donem hekımlennın, bınkım ve deneyımlennı yazıya geçırmeye başla- malarıyla da anatomı ve fızyolojı bı- lımlen doğdu SULTANHISAR ASLIYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo 1993'103 Davacı Ahmet Zengın vekılı tarafından. davalılar Ah- met Say ve 36 dava arkadası hakkında mahkememızde açı- lan tazmınat davasının yapılan yargılaması sırasında, da- valılardan lsmaıl Tavas'ın belırtılen Acıpayam Derekoy adresmden aynlmış olması ve zabıtaca yapılan tum ara- malara rağmen adresı saptanamadığından, dava dılekçe- <;ı v e duruşma gununun ılanen teblığıne karar venlmış ol- dugundan.Davacı vekılı, dava dılekçesınde, muvekkılı ıle bır kısım davalılann anlaşma yaparak turşuluk salatalık alımı konusundaanlaştıklannı ancak davalılann anlaşma- yı tek tarafla feshederek •.alatalıklan başka kışıleresartık- lannı. muvekkılının toplam 720 000 000 TL zarara uğra- dığını belırterek bunun tazmınını talep etmıştır Davanm duruşması 22 6 1995 gunu saat 11 00'de Sultanhısar As- lıye Hukuk Mahkemesı'ndeyapılacaktır Davalı lsmaıl Ta- vas'a dava dılekt,esı ve duruşma gunu ılanen teblığ olunur Basın 20101 KARŞIYAKA1. ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN 994/1113-217 Davacısı Selçuk Şahın Koçak tarafından davalılar Haydar lsmaıl Bozdağ, Nermın Boz- dağ, Refah Bozdag ve Abdullah Duman aleyhıne ıkame olunan tapu ıptalı ve tescıl davasında. Davalılardan Abdullah Duman'a ılanen teblıgat yapılmış olduğundan aşağıda hukum ozetı yazılı karann gazetede yayımlanarak yayımdan ıtıbaren 15 gun ıçensınde temyız edılmedığı takdırde karann kesınleştınleceğı hususu Abdullah Duman'a kararteblığı yer- ıne kaım olmak uzere ılan olunur HUKUM Davanın reddıne, 124 500 lıra harç çıkanldıktan sonra artan harcın ıstek halınde davacıya venlmesme, davacı tarafindan yapılan gıderlenn uzerınde bırakılmasına Dava tanhındekı tarıfe gereğınce 1 195 000 TL vekâlet ucretının davacıdan alınarak davalı Haydar lsmaıl Bozdağ'a venlmesme, davaJıIar Refah, Haydar ve Nermın tarafından yapılan 416 000 TL yargılama gıdenmn davacıdan alınarak adı geçen davalılara ver- ılmesıne. davacı vekılı ıle davalı Haydar lsmaıl Bozdağ vekılı ve dığer dav alı Nermın Boz- dağ'ın yuzlenne karşı davalılar Abdullah Duman ve Refah Bozdağ'ın yokluklannda Yargıtay >olu açık olmak uzere karar venldı Basın 20116 KADİRLİ ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN DosyaNo 1985 724 Davacı Malıye Hazınesı tarafından Cemalpaşa Ma- hallesı 50. ada 3, 498 ada, 31 no'lu parsellenn tapusu- nun ıptalı ıle Hazıne adma tescılmı ıstemış olup mahke- memızcevenlen25 12 1991 tanhve 1985724,1991'588 esas karar sayılı ılamı ıle davanın kabulune karar venl- mış olup ılam davalılardan Halıl Hılmı Tekerek, Necıp Alı Tekerek Fatma Tekerek. Ayşe Tekerek, Haynye Tek- erek'e ılam teblığ edılemedığı ve yapılan araştırmada adreslen tespıt edılemedığınden, adı geçenlere ılanen teblığıne karar venlmış olup adı geçen kışılenn ılanın yapıldığı tanhten ıtıbaren 15 gun ıçınde ıtırazlannı yap- maları. aksı takdırde aleyhıne venlen karann kesınleşeceğı ılan olunur 6 4 1995 Basın 19489 POLİTİKA VE ÖTESİ MEHMED KE>IAL Sevr Konuşuluyor... Bayramlarla gelen tatılın zaran 205 tnlyonmuş Bu zararın bır parçasını turızmden gelen karşılar- mış Ya gen kalanı'' Muflıs tuccarın boyadan de- dığı gıbı Çocuk satışı gorunce babasına sorar- mış "Va, bızım kârnereden olacak?" Baba da yanrtlarmış "Boyadan evlat " Turızmden gelenın 20 trılyon olduğunu soylu- yorlar 205'ten 20 çıkarsa, genye kaç kalır^ Devede kulak Bu sırada Sevr yenıden canlanınca Korfez Sa- vaşı'nda yıtırdıklenmız de hatırlanıyor Zamanın Cumhurbaşkanı, "1 koyup 5 alacağım" buyur- muştu Avucunu yalamadı mı? Oysa perde gerısınde ne oyunlar, ne tezgâhlar varmış Neler onerılıyor, neler gen alınıyormuş Boyle bır tezgâhı Cindoruk dostumuzdan ogre- nelım "Korfez Savaşı sırasında ABD, Musul'a kadar olan bolgeyı ışgal etmemızı ıstedı O zaman kabul etmedık Ve Musul, Enbıl tarafında 2 mılyon Turk yaşadığı halde bız oyle emperyalıst duşunce pe- şınde olmadiK " Boyle bır onerı, Ikıncı Dunya Savaşı sonlanna doâru Ismet Paşa'ya da gelmıştı tftalyanlar 12 adayı bırakıyorlar, gelın sıze vere- lım'" Ismet Paşa elının tersıyle ıtmıştı 12 ada Italyan- lardan alındı, Yunanlılara verıldı Boyle tanhı fırsat- lann bır bedelı de vardır Bır ulke toprak almaya başladı mı, toprak da verır Bu gerçek bılındığı halde hâlâ soylentılerı surer Son gunlerde harıta değıştırmekten soz edenler var. "Aman sakın hal. " Sevr olsun Lozan olsun yerlerıne oturmuştur Ustunden tarıhtn ağır sılındırı geçmıştır Benzer koşullar olmadıkca değışmez de Ne bın gıder, ne otekı gelır Bugun durup dururken Sevr'den soz edenler, demokrasıden kaçıyorlar Bır 8'ıncı made bulmuşlar, onun ardına saklanıyorlar Bellı çevrele- nn, bellı mızıkçılan bakın, nıcedır bu 8'ına madde- nın golgesınde oyalanıp duruyorlar Sevr'ı Demirel çıkardı Bu Sevr'e var gucuyle yuklenen de Mesut Yılmaz'dır Bakın neler soylu- yor " Cumhurbaşkanı 'Batı Sevr'ı hortlatıyor' dı- yor 'Batı Turkıye'yı bolmek ıstıyor dıyor Bunu söyleyen san çızmelı Mehmet ağa değıl, bu dev- letın Cumhurbaşkanı Turkıye'nın hıç olmadığı ka- dar krıtık bır noktada olduğunu söyleyen Cum- hurbaşkanı Bunu, gazetecılerın kulağına fısılda- yıp ondan sonra da yennde oturmaya hakkı var mı? Eğer Cumhurbaşkanı bunları soyleyıp ondan sonra da yennde oturacaksa bunu ıslamkoy'dekı ıhtıyarlar da yapıyor Bunlan soyledıkten sonra ne yapıyorsun dıye sorahar Anayasaya gore ıcranın başısınız, ıcrayı çalıştırmak zorundasınız " Çoktan unutulmuştu Sevr yenıden hatırlanıyor Hatırlatan devletın başıdır Boyle olursa Sevr'den sonra Mondros hatırlanır, hatırlatılır Ne zaman kı bır Kurt sorunu anımsanır, ardından Sevr gelır Sevr konuşulmasın mı? Konuşulsun Ne kadarı karanlıMadır, ne kadarı aydınlıktadır, oturup konuşulsun Tanhte bır Sevr vardır Bakın Yıldınm Aktuna'nın Yunanıstan gezısıne, bız barış elını uzatırken oradan yumruk gos- tenyorlar Boyle mı olmalı' BULMACA SEDATYAŞi\İI\ SOLDAN SA- ĞA: 1/ Anadolu nun gunevdoğusunda unlu bır antık kent 2/ Sahıp Bınıcıyı sarsma- A >an at yuruyuşle- nnden bın 3/ In- ce >apılı Ku- çuk su kanalı 4İ Halk şaırı \o- leybol ve tenıste topa yapılan ;>ert ° vuruş 5/ Kıjı, g kenar Bır nota 6/ Çm'ın para bınmı Fer- mıyum elementının sımge- sı II Elı ışe yatkın, becenk- lı Yara 8/ Çıftçılıkte, top- rağı ışleyerek urune ortak olan kımse "O gul endam bır şâle burunsun yu- rusün/ Ucu gonlum gıbı ar- dınca surunsün yurusun' (Enderunlu VasıO 9/E>- lemlerı olumsuz vapmakta kullanılan ek Cılız. zayıf YTJKARIDAN AŞAĞIVA: 1/ Yer mu^ambasi 2/ Kuru soğuk Algılanan nesnelenn temel nıtelıgı 3/ Osmanlı devletınde malı yukumlulukler- den bağışık tutulan Musluman kesıme venlen ad Bır nota 4/ Guvence 5/ Eskı dılde soz Oyunda cezalı ço- cuk 6/ Japon lınk dramı Aynı adlı bıtkıden elde edıle- rek >ı>eceklere tat koku ve san renk vermekte kullanılan toz II Ermenistan ın para bınmı Bır »oru ekı 8/ Kan- ca kopça Hoşa gıden duvgulanım 9/ Şanlıurfa'nın bır ılçesı T.C İLAN T.C. SERİK ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN 1994 67-1994 710 Davacı Senk ılçesı Akbaş Koyu'nden Nun llıman ve- kılı tarafından davalı Kokez Mahallesı'nden Suleykan Şenf oğlu Fehım ale> hıne açmış olduğu tapu ıptalı v e tes- cıl davasmın mahkememızde yapılan duruşması sonun- da Davacınm davasının kabulune, Senk ılçesı Kokez Ma- hallesı 94 ada, 247 no'lu parsel tapu kaydmın ıptalıne, Kokez Mahallesı Taşlıklarmevkıınde bulunan arsa cın- sınden 729 metrekarelık taşınmazın yasal zılvetlığe ıstı- naden davacı Huseyın oğlu 1942 doğumlu Nun Tlıman adına tapuya tescılıne karar venlmış, davalt adına çıka- nlan teblıgatlar lade edılmış olmakla davalıya karar teb- lığı yerıne geçerlı olmak uzere ılanen teblığıne karar ve- nlmış, karann ılan tarıhınden ıtıbaren 15 gunluk yasal sure ıçensınde temyız edılmedığı ve yargıtay yoluna baş- vurulmadığı takdırde kesınleştınleceğı hususu ılanen teblığ olunur Basın 18755
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog