Bugünden 1930'a 5,432,146 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

V W G U N D E M MUSTAFA BALBAY I Baştarafı 1. Sayfada Clinton'ın yine aynı partinin adayı olarak seçime girme ola- sılığı yüksek. Şu aşamada kar- şısına çıkacağını ilan eden aday adayı yok. Cumhuriyetçi Par- ti'de ise şimdiden 7-8 aday ada- yı var. En güçlüleri de Türkiye aleyhine çalışmalanyla ünlenen Senatör Robert Dole. Bu aşamada ne yapmalı? Öyle bir şey yapmalı ki tüm Amerikan seçmeni, "Yaşasın Başkanımız Clinton. Güçlü adam" desin. Bu nasıl sağlanabilir? Bir düşman bulmalı. Ama bu düşman sadece ABD'nin değil, tüm dünyanın başına bela ola- cak bir düşman olmalı. Yoksa da yaratmalı. Bu düşman kim olabilir? Irak, ezeli düşman. Saddam'a karşı tavır zaten belli. ABD seç- meni bunu yemez. Afrika'nın kendine hayn yok, dünyaya za- rarı dokunsun. Onların ham- maddeleri gelişmiş ülkelere ak- tarılır. Aç kalan halkına da arada bir "insani" yardım yapılıp vic- dan kurtanlır. Avrupa'yla öyle şey olmaz. En iyisi, el altındaki potansiyel düşmanlan biraz kurcalamak. Iran bu iş için biçilmiş kaftan. Almanya, Rusya ve Çin bu ülke- ye yüksek teknoloji getiriyor. Bu- nun içinde nükleer teknoloji de var. 2000 yılına kadar atom bombası da yapabilirler. 0 zaman ne yapalım? Çeke- lim kılıçları: -Heeey molla, kendini kolla. ABD, yakında dünyanın başı- Molla... Kendini Kolla na çorap örmeye hazırlanan, dünya banşının en büyük tehdi- di Iran'a haddini bildirecek! Clin- ton da dünya halklannın mutlu- luğu için gecesini gündüzüne katan bir lider olarak seçim şan- sını arttıracak. Bu senaryo değil, ABD'nin sık sık başvurduğu biryöntem. Irak da öyle olmuştu. Işe, nükleer si- lahlardan başlamışlardı. Iran- Irak savaşı süresince Saddam'ı yıllarca destekleyen, el altından kimyasal silah satan ABD, 1990'lann başında aynı Sadda- mı'ı barışı tehdit eden kişi olarak dünyaya sundu. Sonraki geliş- meler biliniyor. Aynı yıl, bu kez Iran'la ilişkilerini geliştirdi. 1990'ların başında Lübnan'daki ABD'Iİ rehinelerin serbest bıra- kılmasını Iran sağladı. Rafsan- cani daha sonra, devreye girdi- ğini, ABD'nin bunun karşılığında ülkesiyle ticari ilişkileri gellştir- me sözü verdiğini söyledi. Rafsancani yönetimi uzun sü- re ABD'ye ve Batı'ya açılmanın yollarını aradı. Almanya ile ılişki- ler zaten iyiydi. Japonya ile de geliştirdi. Ancak, özellikle 1993'ten bu yana ABD ile so- ğuklukyinearttı. Iran altı aydır, bugünkü duru- mu bekliyordu. Clinton, yukarı- da sözünü ettiğimiz gelişmeler çerçevesinde adım adım bugü- ne geldi. Clinton'ın Iran'a ambargo ka- rarını Yahudilerin katıldığı bir toplantıda, başında Yahudi tak- • •• kesiyle açıklaması da ilginçti. Ambargo kararı açıklandı, a- ma yürürlüğe girmesi zaman alacak. Beyaz Saray kararı onaylayacak. Uygulama 30 gün sonra başlayacak. Tehdide tehdit Iran'ın durumuna gelince... Petrol gelirlerinin azalması eko- nomiyı büyük ölçüde sarstı. Enf- lasyon rakamları karmakarışık. Sistemde açıklık olmadığı için bir resmi rakam var, bir de ya- şamdaki rakam. Resmi rakam, yüzde 20, gerçek rakam yüzde 70'in üzerinde. Yılbaşından bu yana riyal iki kat değer kaybetti. Rafsancani eskisi kadar güç- lü ve rahat değil. Iran rejimi için- de Rafsancani "liberal", "ılımlı" olarak tanımlanıyor. En güçlü ra- kibi ise Islamın daha katı uygu- lanmasını isteyen radikaller. Raf- sancani bu kesimle baş edeme- yince çareyi "baskıda" buldu. Mart ayında radikallerin yayın or- ganı Cihan-ı Islami kapatıldı. Ge- çen günlerde de haftalık Ümmit gazetesinin yayınına son verildi. Birkaç gün önce de Peyam ga- zetesi toplatıldı. Iran yönetimi bu aşamada ge- len ABD ambargosuna karşı "alttan" almadı. Aynı dilden ya- nıt verdi: "Gerekirse savaşınz." ABD gerginliği, Iran yönetimi- ni bir ölçüde rahatlatabilir. ABD şeytanıyla baş etmek varken ekonomiyi sormanın, geçim sı- kıntısını dert etmenin bir anlamı olabilir mi? Gelişmelerden etkilenecek ül- kelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye-lran sınırı 350 yıldır de- ğişmedi. İki ülke arasında böyle bir sorun yok. Iran, Kurtuluş Sa- vaşı sürerken 22 Haziran 1922'de Ankara hükümetini ta- nıdığını açıklamış ve büyükelçi göndermişti. 1980 sonrasında Iran'da yö- netimin değişmesinin ardından Türkiye ile Humeyni rejimi ara- sında zaman zaman büyükelçi çekmeye kadar varan gerginlik- leryaşandı. Iran'ın "devrim ihra- cı" heveslerı sık sık suyüzüne çıktı. Son yıllarda iç sorunlanyla baş başa kalan Iran'ın, devrim ihracı yerine, petrol ihraç edip ayakta kalmaya çalışma çabala- rı ön plana çıktı. Bu getişme doğal olarak Tür- kiye'yi de etkiledi. Petrol gerek- sinmemizın beşte birini Iran'dan karşılıyoruz. Sınır ticareti, başta Van olmak üzere Doğu illerimiz için önemli bir olanak. Cumhur- başkanı Süleyman Demirel'in 1994 yazındaki Tahran gezisin- de perçinlenen durum şu: - Rejimlerimize karışmayalım. Ticareti geliştirip işimize baka- lım... ABD'nin son çıkışıyla Türki- ye'nin bu politikası çelişiyor. Körfez Savaşı sonrasında ABD'ye uyup Irak ambargosunu koşulsuz destekledik. Yılda 3 milyar dolar zarara girdik. Acaba ders aldık mı? Iran'da göreceğiz... Aktuna'ya saldırdılar Genelev sorunu Ankara yolunda• Baştarafı 1. Sayfada duğunu vurgulayarak. şun- ları söyledi. "Ben buraya Türk-Yunan dostluğunu ohışturmaya gelmiştim. Ko- nuşmalanmda. gezim sıra- sında itina iletahrik edici söz vedavranışlardan kaçındım. Bizi itina ile koruduğunu söyleyen Yunan polisi. haya- tıını güvenceye alamamıştır. Benim çeşitii yerlere girme- mi engelleyen polis, bu olay- da yetersiz kalmışOr." Bakan Aktuna. olayı şöy- le anlattı: "Otobüsten iner- ken yüzlerce kişi bize taş at- maya başladı. Ben kendi gözJerimle gördiim. Yunan polisi buna karşıuk en ufak bir engellemede bulunmadı ve önlem almadı. En azın- dan. bizimle göstericiler ara- sında kordon da oluşturul- mamıştı. Konsolosluğun merdivenlerinden çıkarken arkamdan vaklaşan biri ba- na vurdu. İkimiz birden ye- re yuvarlandık. Bir siire bo- ğuşmadan sonra aynldık. Eğer biz yerde hoğuşurken birkaç kişi daha bana ulaş- saydı sonuç felaket olurdu." Bir Yunan polisinin, kon- solosluk kapısının altından Yunanca "BağunsızKürdis- tan" yazılı bir bildiri attıgı- nı belirten Aktuna, bunun. olayın ciddiyetinin en bü- yük göstergesi olduğunu söyledi. Aktuna, olaydan sonra Yunan makamlannın kendisini aramamalannı ve açıklama yapmamalannı eleştirdi. Aktuna, sabaha kadar konsoloslukta kalacağını ve güvenliğin tam anlamıyla saglanıncaya kadar buradan aynlmayacağını da sözleri- ne ekledi. Selanik'te yaşa- yan Türk soydaşlar, Make- donya televizyonunun dün- den itibaren Devlet Bakanı Aktuna'nın gezisi ile ilgili kışkırtıcı yayımlaryaptığını belirterek Yunanlılan. "Mil- li duygulannıza sahip çıkın" diye eyleme çağırdıklarını söylediler. Onceki gelişmeler Yunan gazetelerinin. Ak- tuna'nın gezisinın başlama- sından bu yana yaptıklan kışkırtıcı yayınlar dikkat çekti Dün öğle saatlerinde Yunan Hükümet Sözcüsü Evangeios Venizelos ise ba- sından ve partilerden gelen tepkıler karşısında, ses to- nunu 'serüeştirerek'. Aktu- na'nın açıklamalannın 'ön- ceden planlanmış tahrik edi- ci beyanlar' olduğunu ilen sıirdü ve 'Atina'daki yangı- na körükle giden' bir tutum ıçine girdi. Aktuna, dün sabah Gü- mülcine'de 4 yıl önce Yu- nanlılar tarafından yıkılan Poşpoş Tekkesi'ni ve Iske- çe"ye bağlı Narlıköy, Yassı- köy. Yalımlı, Sünnetçi ile Gökçeler"i ziyaret etti. Ak- tuna, Larissa Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve 10 av ha- pis cezasına çarptınlan Iske- çe Müftüsü Mehmet Emin Aga'yı ziyaret edebilmek için Yunan makamlanndan izin istediğini de açıkladı. Aktuna, "Mehmet Emin A- ga"ya yapılan bu haksızlık düzeltÛmelidir \e kendisin- den özür dilenmelidir" diye konuştu. Gökçeler Köyü'nde soy- daşlann yoğun alkış ve teza- hüratlan arasında konuşan Aktuna, dün bazı Yunan ga- zetelerinin kendisi için "ağ- za aiınmayacak" başlıklar attığını belirterek, bu gazete- lere yanıt vermesinin terbi- yesiyle bağdaşmayacagını kaydetti. Olay üzerine Yunanis- tan'ın Ankara Büyükelçisi Dimitrios Nezeritis. Dışişle- ri Bakanlıgı'na çagınlarak Yunanistan resmen protesto edildi. Nezeritis'ten "Yunun makamlannın gerekli gü- venlik önlemlerinin alınma- sı ve olaya sebebi) et verenler hakkında adli takibatın ya- pılması" istendi. Başbakan Tansu Çiller. Yunanistan'da Devlet Baka- nı Yüdınnı Aktıma'ya yapı- lan saldınyı, "esef verici" bulduğunu belirterek. "Sa- yın Aktuna, oraya bir dost- luk gezisi yapmaktaydı. De- mokrasiyi özümleyen top- lumlar çeşitli görüşlere ta- hammüllü olurlar. Nunanis- tan hoşgörüyü özümlemiş bir toplum olamamış, bu an- laşılıyor" dedi. Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin de olayın Yu- nan basınının tahrikleri so- nucu meydana geldiğini kaydetti. Olayla ilgili olarak Yunan makamlan nezdinde diplomatik girişimde bulu- nulduğu öğrenildi. Diplomatik çevTeler, "Ba- kan Aktuna ve beraberinde- ki heyetin güvenliğinin sü- ratle sağlanmasuu, bu olaya sebebiyet verenlerin araştı- nlmasını Yunanlı kaynak- lardan ivedilikle istedik- terinı" bildirdiler. İSTANBUL / ANKARA (Cumhuriyet)-Emek-lş Sen- dikası. genelev lerde çalışan kadınlann "sosyal hak \e gü- vence" konusundakı sorunla- nnı dile getırmek için Anka- ra'ya gıdeceğını açıkladı. Sendıka Başkanı Muzaffer Ünlü, geneievlerde çalışan kadınlara sosyal güvence sağ- lanması için bakanlıklan gö- reve çagınrken Ankara'da Bentderesı'nde tarihi yapıla- nn arasında bulunan genele- v in taşınmasına ilişkin tartış- malar yenıden alevlendı. Bü- yükşehir Beledıye Meclı- si'nin RP ve MHP'li üyelen, genele\ in kapatılması için gi- nşiminde bulunurken. CHP'li üyeler a taşınması" önensini götürdü. Ankara Büyükşehir Bele- diye Meclisı. Bentderesı'nde- ki genelev ın kapatılması için Ankara Valılıği ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu"na başv uruda bulunma karan al- dı. Belediye Meclisı Hukuk ve Tarıfeler Komisyonu, MHP grubunun önensı üzeri- ne hazırladıgı raporda, gene- levin kapatılmasına ilişkin önennın beledıyenın yetkı alanına gırmediğını kaydetti. Kentın merkezınde bulunan genelev in kaldınlması konu- sunda valılıge başvurulması- na ilişkin karar içm sadece Çankaya Beledıye Başkanı Doğan Taşdelen ile CHPlı üye Muhsin Eren ret oyu kul- landı. Muhsin Eren, Cumhu- ri> ı et'ın konuya ilişkin sorusu üzenne. genelevin kapatılma- sıyla istenmeyen fuhuş olay- lannın önûne geçilemeyece- ğini söyledi. Eren, Belediye Meclisi'ne, genelevin Bent- deresı'nden taşınarak korun- ması önensini götürdü. CHP Grup Başkanvekili MuzafTer Saraç. Bentdere- sı'nin tanhi bir yerde bulun- duğuna dikkat çekerek "Bent- deresi binlerce Ankarabnın gelip geçtiği bir yerdir. Aynı zamanda Ankara Kalesi StT alanı içinde bulunmaktadır. Buranın kapatılmak yerine başka bir vçre kaldınlması ge- rekir" dedı. Belediye Meclisi. genele- vin kaldınlması konusunda venlen önerinın düzeltılerek yenıden yazılması için Bele- diye Başkanı Melih Gökçek'e yetki verdı. Emek-lş Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Ünlü dün yaptıgı açıklamada, SSKmü- fettişleriyle geneleviere bas- kın yapacaklannı söyledi. Baskın sırasında genelev lerde çalışan kadınların sayısını tam olarak belirlemeye çalışa- caklannı belirten Ünlü, "Biz burada başlatük.Çahşma Ba- kanlıgı da devamını getirsin" diye konuştu. Sendikanın ılk ginşim olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ay- dın Güven Gürkan'a telgraf çekerek "ihbarda" bulundu- ğunu ifade eden Ünlü, bakan- lıgın geneleviere müfettış göndermesi gerektigini kay- detti. Dev letın, vergısıni aldı- ğı ınsanlara sahıp çıkması ge- rektigini söyleyen Muzaffer Ünlü, "Islamiyetten söz eden bir ülkede. 60^70 yaşuıda ka- dınlann genelev de mûşteri beklemesi ayıpnr" dedı. Mutfağtnızı Kelebek'le yen ilersen iz yıkımı dökümüyle siz hiç uğraşmazsımz. Kelebek Mutfak hem gününde teslim edilir, hem deiki günde •takılır. Kelebek MutfakKelebek Mutfak Koleksıyonundan Parlak Lake OLAYLARIN ARDEVDAKI GERÇEK • Baştarafı 1. Sayfada • yen Çiller, Batı'nın Türki- ye'ye karşı olumsuzlaş- masının tek sorumlusudur. Ancak Avrupa ve Ame- rika'dan gelen uyarılarla ayakları suya erdiğınden, şimdi demokratikleşme yolunda CHP ile bir adım atma noktasına geldi. Ekonomide IMF'nin, po- litikada AB'nin istediği ko- şullan kabul etmek zorun- da olduğunu, ancak Baş- bakanlık koltuğundayaşa- yarak öğrenebilen Sayın Çiller'in partisine ne kadar sözünü geçirebileceği de bilinmiyor. Ne var ki bu karmaşa ve tutarsızlıklar kapsamında Türkiye bir şaşkınlığın içi- ne yuvarlanmıştır. Gerek ana muhalefet partisi, ge- rek medya, olan bitenler- den siyasal iktidan sorum- lu tutmuyor; eleştiriler ve saldınlar "sorumsuz Cum- hurbaşkanı"na yöneltil- miştir. Görünüşe bakılırsa ikti- dann başı, sanki Çanka- ya'da oturan Sayın Demi- rel'dir. Öncelikle medyada kimi gazetelerin niçin Başba- kan'ı tutarak Cumhurbaş- kanı'na vurduklan, bir so- ru işareti olarak gündeme getiriliyor. Bu sorunun ya- nıtındaki söylence, çıkar ilişkilerinin medyayı yön- lendirdiği biçimindedir. Bir ülkede olan bitenler- den hesap sormak için "sorumsuz"u yargılamak, kurnazca birtaktik olmak- la biriikte, devlet yaşamını çıkmaza ve kargaşaya sü- rükler. Demokratikleşmenin önündeki engel, Cumhur- başkanı değildir. Bu yotda ilk adım sayılacak olan Te- rörle Mücadele Yasası'nın 8'inci maddesinin kaldınl- masına ilişkin kanun, Mec- lis'ten çıkıp Cumhurbaş- kanı'nın önüne geldiği za- man, Sayın Demirel veto yetkisini demokratikleş- meyi engellemek için kul- lanırsa, kuşkusuz iş deği- şir. CMUK olayında Turgut Özal'ın soruştunmaya de- mokratik içerik kazandıra- cak yasayı veto ettiği he- nüz unutulmadı. Devlet ve siyaset yaşa- mında sap ile saman birbi- rine karıştırılıyor; bu, özel- likle yapılıyor; ancak bu kargaşa Türkiye'nin yara- nna olmuyor. Medya'nın belli çevrele- ri gerçekten demokrasi is- tiyorlarsa, bunu kimden is- teyecekleri açıktır. Hedef saptırması söz konusuy- sa, diyecek bir şey yok; çünkü bu amaçta gerçek- ten başarılı oluyorlar. • • • Memur maaşı için 38 trilyon aramyor ANKAR\ (Cumhuriwt Bürosu) - CHP Genel Baş- kanı ve Başbakan Yardım- cısı Hikmet Çetin'in. me- mur maaşlannın bayramdan önce ödeneceği yönündeki açıklaması üzerine Hazine kaynak arayışına girdi. Yetkililer, maaşlann er- ken ödenmesi için Bakanlar Kurulu"nda karar alınması gerektigine dikkat çeker- ken, "Maaşlann 15 mayıs pazartesi günü ödenmcsiy- İe. 8 mayıs pazartesi günü ödenmesi arasında bizim için pekfarkyok" açıklama- sını yaptılar. Hazine'den edinilen bilgi- ye göre; mayıs ayında me- murlara ödenecek toplam 38 trilyon lira tutanndaki maaşlar ya mart ve nisan ay- lannda toplanan vergi gelir- lerinden ya da iç borçlanma- dan elde edilecek finans- mandan karşılanacak. Hazine yetkilileri, Maliye Bakanlıgı'ndan maaşlar için aynlacak kaynak konusun- da bilgi beklediklerini, ge- reksinime göre yann veya pazartesi günü yeni bir bo- no ihalesi açabileceklerini bildirdiler. Beş altm kapak getirin, bedava > EfesPilsen'i . goturun! - Bakkalınızdan, marketınızden mutlaka yeni altın kapakh Efes Pilsen'i ısteyın, açın. Buzz gibi Efes'in tadını çıkarın. Ama sakın kapağım atmayın. Çünkü bu kapak, "altın" kapak. Beş altın kapak bıriktirıp bakkahna, marketine getiren herkes, normal kapaklı bir Efes Pılsen alacak. Evet, beş altın kapağı getirin, bir şişe bedava Efes Pilsen'i götürün. Haydi altına hücum! EFESPİLSEN Güzel bir dünyanın kazançh içeceği
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog