Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 MAYIS 1995 ÇARŞAMBA Türk^kimliği OLAYLAR VE GORUŞLER ÇEÜK GÜLERSOY G eçen yazımda, üjke içj- "etnik'gn^)lanna" tanı- nacak politik ve kültü- rel haklar konusunda, Avrupa ülkeleri ile Tiir- kiye'nin derin farkbbk- lannı sayıp döktüm. Bu yazıda, "Türklerin ve K,ürtlerin"" değil, "Türkçe ve Kürtçe konuşanla- nn" aynı bir pota içinde ortak kökenie- rini şöyle bir gözden geçirmeyi zorunlu buluyorum Her iki gruba da, aynı mantık ve tarih ürpaıunı çekmemiz ge- rek. Bakınız, Küçük Asya'nın tarihinden ve coğrafyasından gelen okkalı sebep- lerden dolayı, niçin Güney Doğu'nun halkı, ırken "Kürt" değildir ve onlann içi ile sağı-solu ve ûstündekiler de, ni- çin ırken Türk değildirler: Sık-sık rastladığınız bir anlatım var- dır. Önce o vahim yanlışla başlayalım: Biz. bin yıl önce, Doğudan bu yurda girmişiz ve burada, devletler kurmu- şuz. Bütün yanılgılann başı, işte bu "teşhiste ve tarifte" yatar. Tam 1000 yıl değilse de. ona yaklaşan bir süre önce bu yurda girildiği ve devletler ku- rulduğu dogru ise de. büyiik yanlış, bu "biz" lafinda. Malazgirt'ten Küçük Asya'ya dahil ojan topluluklara. ne bilimsel yani bi- yolojik olarak. ne de olaylar zincirine bakılırsa, tarihen, bugün "biz" diyecek halde bulunuyoruz. lO7l'de Ağrı Dağı çevresine ulaşan- lar, temiz karakterli, eline ayagına doğ- ru, bir takım atlılardı Doğudaki o sa- vaşta Bizans'ı. karşıdaki kendi soydaş- lannın katılımı ile, yendiler ve içerlere aktılar. Ama bakın, ondan sonra daha neler- neler oMu! 1) Bu topraklann, kadim (yani en es- kilerden gelen) nüfuslan vardı. Sayılan da, gelenlerin, tabiı çok-çok üstûndey- di. At sırtında kaç kişi gelebilir? Dev- letleri ortadan kalkan bu halklann (ne kadar da çok çeşitli idiler: Hattiler, Hit- tıtler, Frikyalılar, Karyalılar, Likyalılar, Lidyalılar, Pamfilyalılar, Urartulular...) kendilerinin de bir yerlere savuşup git- tiklerini, tarih yazmıyor. Bu yerleşik in- san unsuru, bileği üstün gelen her iş- galci kuvvete baş eğdi ve zorunlu ola- rak, kanştı. Sırası ile Romalı, Bizanslı, Selçuklu, beylikler vatandaşı ve Os- manlı oldu. Şehirlerin adı bile, en son ortakdil olan Türkçe'de biraz değişikli- ge uğrayarak. kaldı: Kayzerin şehri Kayseri, Kiraz şehri Giresun, Trapezus, Trabzon oldu. 2) Yüzyıllar boyunca, yakından- uzaktan, daha birçok kavimler. Asya ile Avrupa arasında bir köprû konumunda- ki bu topraklara girdiler, bir kısmı akıp gitti veya geri döndü. Böyle bir yoğun trafik, başka hiçbir diyarda görülme- miştir. Gelenlerin ama bir kısmu kaldı Bağnaz ve göğsü istavrozlu ordulardan Galliler, yani Fransızlar. Bolu çamlık- lanna yerleştiler. Sel gibi giren Moğol- lar, Orta Anadolu'yu vatan tuttu. Bu- gün Kırşehir'in tam ortasında. bir Caca Bey külliyesi vardır. Ne tuhaf isim bu. Cumhuriyette aileler eski Moğol adlan- nı Türk zannedip çocuklanna boncuk gibi taktılar. Niye kimse oğluna Caca adını vermiyor? Adam, Moğollann Ka- ratatarlar boyundan. Tatar, san olur. Bu a^iret, esmermiş. Yani daha gelmeden, onlar bile birileri ile kanşmışlar! Kırşe- hir eşrafından adını bildiğiniz ünlü ai- lelerin bireylerinin yüzüne bakın! Ta- tarlık çekik gözler. ama Tatar'a da uy- mayan esmer tenler görürsünüz. Tam bıralaşun. Anadolu'ya akınlar, yakın tarihlere kadar sürdü. Mısır'dan Kütahya'ya ka- dar ilerleyen Ibrahim Paşa ordusunun fellahlan. dönüşte Adana'da kaldılar. tstiklal Savaşı'nda Fransızlann getirdi- ği Afrikalılardan bile, kalanlar oldu. 3) Osmanlı devleti, dünyada ordusu- nu sürekli ve sistematik olarak başka milletlerin çocuklanndan oluşturan tek devletti. Yeni fethedilen her diyardan zorla sabi-sübyan toplanıyor, payitahtta 3'lü bir tasnifle, "standard"olanlan Şehzadebaşı'ndaki kışlaya, biraz eli ayağı düzgün olanlan Galatasarayı'na, en seçmeleri Topkapı Sarayı'na alını- yordu. Bu çarkın içinde yükselebilen- ler, taht şehrine, hem ünleri ile hem ha- yır eseri binalan ile mühürlerini bastı- lar. Bugün birçok semtimiz, bu eski "gâ- vur çocuklannın"adını taşır: Cağaloğ- lu. Mahmut Paşa, Gedik Paşa, Koca Mustâpaşa... Nereye gider. bu ailelerin dölleri? Bir yere gittiği yok. Hepimiz, işteonlanz. Tarihçi, I.H. Danişmend, 4 ciltlik kronolojisinde, Balkanlı paşalara lanet- ler yağdınr ve "Türk" kökenii vezirleri göklere çıkanr. Işin garibine bakın ki, hem kendisi de Çerkez'dir, hem de Anadolu'dan çıkan paşalann da, beş-on göbek önce, ya Hittit, ya Frik, ya Tek- fur olduğunu, hesaba katmaz! 4) Türkiye'deki ırklar harmanında özel bir bölüm, saray kadınlandır. Top- kapı Sarayı'nı. yüzyıllar boyu Rus, Ital- yan, Fransız, Çerkez dilberleri doldur- muştur. Bunlann içinde Istanbul'un medeniyet tarihine mühürlerini vurmuş olanlan da çoktur. Sade cami değil, çeşme yapan, okul açan, bentlerle su getiren bu hanımlar, gençliklerinde "gâvur kızı" idiler. Bu durumda, "Türk kimliği" içine, bir alay da olan- lann neslini, yani "saray çocuğunu" koyrnamız gerekir! Iki yazıdır sayıp döktüğüm bu tarihi gerçekler karşısında, biz "Türkleri" bir tutam Orta Asya atlısına bağlamak, an- cak akıl fukaralığı olabilir. Ama aynı akıl zayıflığı, "Biz Kürtler. dünyanın başından beri buradayız. Siz Türkler sonradan geldiniz!" yollu fetva veren "Kürt" liderliğine soyunmuş politika- cılarda var. Kürtçe konuşan nüfus, aydan gelme- di. Güney Doğu Anadolu'yu harman et- miş olan, eski maya üstüne kavimler göçlerinin bir tortusu, onlar da. Bunun açık bir kanıtı şu: Mavi gözlü, "Kürt" olur mu? Ama öylesi de var! Çünkü bana kalsa onlar da, Haçlı se- ferlerinde Suriye ve çevresinde kalmış olan Aslan Yürekli Richard'ın ordusu- nun, yerlilerle kanşmış kalıntılan. Gelecek yazıda, bu hazin bahsi bağ- layayım. TARTIŞMA SSK Yasası değişirken Yasası'ndaki değişiklik yine gündemde, ancak salıncakta sallanırcasına hep aynı maddelere yönelik değişiklik önerileri ile oyalanılmakta. Emeklilik yaşı bir arttınlıp bir düşürülürken bu varyasyonlann SSK'nin kurtanlması uğruna yapıldığı konusunda ciddi açıklamalar yapılmaktadır. SSK Yasası'nda çok önemli ve acil değişiklikler yapılması gereğine katılmayan yok gibidir, öyleyse neden her konuda olduğu gibi ciddi çalışmalar yapılamamaktadır. Sayın Çalışma Bakanı Aydın Güven Gürkan. yıllar yılı kimsenin cesaret edemediği bu gereksinıme bundan öncekiler gibi yüzeysel çözüm aramayı bırakmalı, SSK'yi gerçekten içinde bulunduğu zavallıhktan kurtanp ülkemizde güven veren bir kuruma dönüşmesi için gerekenleri yapmaya soyunmalıdır. SSK'yi kurtaracak formüller güncel politik ve kısır çözümlerde değil, uzmanlann akılcı ve çağdaş yaklaşımlannda aranmalıdır. SSK'nin, şemsiyesi altında varsayılan yaklaşık 15 milyon insanımızın görmek istediği aşamaya gelmesi için giderilmesi gereken ve bir bakışta görülebilen aksaklıklan şöyle sıralayabiliriz: 1 - Kurum primlerini toplayamamaktadır. Prim toplama ile ilgili son düzenlemeler (kendı alacaklan için icra takibi yapabilme) yetersiz olup özellikle kamudan tahsilat için yeni düzenlemelere ihtıyaç vardır. 2- Prim alma tavanı kaldınlmalıdır. Her aktif üye kazancı kadar prim ödeyebilmelidir. 3- Emeklilik hesabında primler ortalaması ılk günden son güne kadar ödemeler gözönüne alınarak hesaplanmalıdır. 4- Emeklilik için yaş sının kaldmlmalı. tavan düşürülmelidir. 10 yıl süre ile prim ödeyenden başlayarak kademeli ve geçici emeklilik hakkı sağianmalıdır. Örneğin 10 yıl prim ödeyenden başlayarak kademeli ve geçici emeklilik hakkı sağianmalıdır. Örneğin 10 yıl prim ödeyip işsiz kalan üye düşük de olsa bir maaş alabilmeli, iş bulunca tekrar çahşarak gelecekteki maaşını yükseltebilmelidir. Bu düzenlemeden şu andaki emekliler de kapsama alınmalı, 1987 düzenlemesinde olduğu gibi 1 defalık borçlanarak kademe arttınmı sağianmalıdır. 5- Eksik prim (gün ve miktar) ödenmesinin önüne geçilmeli, üyelere prim miktar ve gün sayısını gösteren dönem fişleri dağıtılmalıdır. 6- SSK gayrimenkulleri en verimli şekilde kullanılmalı, bu gayrimenkullerden kamu kuruluşlan da diğer kiracılar gibi ederi kirayı ödeyerek yararlanabilmelidir. 7- SSK primleri, SSK hızmetleri dışında kesinlikle kullanılmamalı, devlet bu kaynaktan elini çekmelidir. Sürekli olmak kaydıyla devlet SSK'ye yardım etmelidir. 8- Hastane ve poliklinikler ile diğer sağlık hizmetleri baştan aşağıya yeni bir anlayişla yapılanmah, personel eksiği tamamlanmalı, hizmet kalitesi yükseltilmeli, ilaç konusunda kurum, kendi ilacını üretebilmek için gerekli çalışmalan yapmalıdır. 9- SSK bilgilerinin bilgisayara geçirildiği iddia edilse de bunun aldatmaca olduğunu bilmeyen yok gibidir. Sistem yenilenmeli, tüm eski bilgilerle bırlikte en yenilerinin de yüklenebileceği bir düzenleme yapılmalıdır. Tüm emekliler ve aktif üyelerin durumu belirlenmelidir. 10- En önemlisi SSK yönetiminde yapılacak değişikliktir. Kurum özerkleştirilmeli ve yönetimi gerçek • . sahiplerine bırakılmalıdır. Yönetim emekli ve çahşanlar arasında yan yanya paylaşılmalıdır, çalışanlan sendikalan temsil edebilmelidir. jCanımızca, yukanda açıklamaya çalıştığımız konular gözönünde bulundurulup başanlı sonuçlar alındığında SSK'nin yepyeni ve güvenilir bir kuruma dönüştüğünü, kesilen prim oranlannın düştüğünü, SSK hastane ve sağlık hizmetlerinin daha çağdaş görünüme dönüştüğünü, SKK gayrimenkullerinin başta üye ve yakınlan olmak üzere tüm sanat olaylanna da kucak açabiiecek hale geldiğini hayretle görebiliriz. Erdin», lekeli Izmir Barosu avukatlanndan PENCERE Türkiye'deki Burjuvazi ve Demokrasi... "Insan Haklan Bildirisi"ne dayalı demokrasi, tarih sahnesine "burjuva sınıfı"y\a birlikte çıktı; "1789 Fransız DevrimTne "Burjuva Devrimi" de denir. Ne var ki burjuvanın lokomotifliğinde, demokrasi bahçesine dönüşürken Avrupa, dünyayı sömüren emperyalizmini dışa dönük yüzünde yürütüyor; In- giliz işçisi Hindistan, Fransız emekçisi Cezayir'in yağmasından nasipleniyordu. Anadolu aydını, Batı'ya at gözlüğüyie bakmaz... Batı emperyalizmi, bugün de Ortadoğu'dadır, petrol coğrafyasında at oynatıyor. • 1789 Devrimi'nin patlaması, tüm dünyaya özgür- lük fikirierini saçtı; çeşitli ülkelerde yaşayan aydın- lar, burjuva sınrfı daha oluşmamışken halkın önüne düşüp kendi toplumlannda demokrasi kurmayı de- nemeye kalkıştılar... Başaramadılar... 21 'inci yüzyılın eşiğinde 6 milyara yaklaşan dün- yamızda, Batı yine bir demokrasi bahçesidir. Bu küçük bahçenin duvarlannın ötesinde yaşayanlar "Insan Haklan Bildirisi"n\ doğal anayasa gibi be- nimseyemiyorlar. Türkiye'de bile 1923 Aydınlanma Devrimi'ne karşın demokrasi kör topal... Önceki gün Cumhuriyet'in yazıişlerinde arkadaş- laria laflarken Oral Çalışlar dedi ki: "- Türkiye'de burjuvazinin bir bölümü demokra- siyi ister duruma geldi..." Düşündüm: Geldi mi?.. • Soru önemlidir. 1923 Türkiyesi'nde Batılı anlamıyla burjuvazi yoktu. Avrupa'da burjuvazi, sanayi devrimini ger- çekleştirmekte öncü sınıftır; aristokrasiye karşı de- mokrasinin bayrağını yükseltmiş, Insan Haklan Bil- dirisi'ni tarihe yazmıştır. Türkiye'de asker-sivil aydının başını çektiği cum- huriyet devrimi, demokrasinin temeli sayılan laiklik ilkesini yürürlüğe koyup feodal kurumlan yıkarken, padişahlığı ve halifeliği tarihin çöp tenekesine atar- ken, kadın haklarını ve Isviçre Medeni Kanunu'nu hukuk düzenine katarken, Şeriye Vekâleti'ni kaldı- nrken burjuva sınıfı ortada yoktu. Tarih, Batı coğrafyasının dışında kalan çoğu ülke- deki gibi tersyüz edilmişti. • Ikinci Dünya Savaşı'ndan sonra CHP'nin önderli- ğinde çok partili rejime geçilirken de Türkiye cılız bir sanayi yapısına sahipti; çoğu kamu kuruluşu olan fabrikalardaki işçilerin sayısı, siyasal rejimi yönlendirebilecek ağırîıktan yoksundu; burjuva sını- fı daha oluşmamıştı; "ağa-aşiret reisi-mütegallibe" seçim sandığında belirleyici oluyordu. Çok partili rejimin çağdaş bir demokrasiye dö- nüştürülmesi kırfc yıl gecikti. • Arkası 17. Sayfada Hesabınız kuvvetli mi? Türkiye'nin en kuvvetli vadesiz mevduat hesabı Akh esap Akbank, vadesiz mevduat hesabında Akhesap çağını başlatıyor! Şimdi Akbank'ta, yaşamı kolaylaştıran bireysel bankacılık hizmetlerine yepyeni hizmetler ekleniyor. Ve hepsi, Akhesap adı altında, tek bir paket içinde sunuluyor. Gidiyorsunuz Akbank'a, bir Akhesap açtırıyorsunuz. Size Akhesap Hizmet Paketi sunuluyor. Anında! Ve yaşamı kolaylaştırmanın yedi katlı yolu açılıyor önünüzde... J_ Akkart Extra Akkart Extra ile ister yurtiçinde, ister yurtdışında dilediginiz an Akhesap'ınıza ulaşabilirsiniz. 2_ Fatura Ödeme Artık, tstanbul'da Aktaş. Tedaş Elektrik, PTT, Ankara'da PTT, doğalgaz, tzmir ve Bursa'da ise PTT faturalannız otomatik olarak Akhesap'ınızdan sizin adınıza ödenecek. _3 Düzenli Ödeme Kira, okul, eşya taksiti gibi tarihi ve tutan belli ödemelerinizle artık, Akbank ilgilenecek. ±Çek Şimdi, her türlü ödemenizi Akbank'ın sunduğu size özel çek ve Akçek ile Akbank garantisi altında yapacaksınız. HHjj^M £ Acil fotiytıç Kredisi ^ F ^ ^ H ^ K Akhesap'ınızda para kalmamış! Ödeme yapmamz ^ P ^ f l ^ K V^g gerekiyor ya da sizin adınıza Akhesap'ınızdan ödeme yapılacak. Bu durumda, Acil ihtiyaç Kredisi, kredi limitiniz dahilinde otomatik olarak devreye girecek. JŞ. Kredi Kartı Akbank'ın sunduğu dünyanın en büyük kredi kartlanndan MasterCard ve Visa ile Akbank saygınlığını yaşayacaksınız. _7 Ve, Akbesap'tan Müşteri Hizmet Merkezi (0212) 282 44 44 Akhesap ve tüm bankacılık işlemleriyle ilgili bütün sorulannız, uyanlannız için (0212) 282 44 44'ü arayabilirsiniz. Cevap veren sesi duyduğunuzda şaşırmayın! Duyacağınız ses dijital değil canlı olacak! Akhesap yetkilisi sorunuza anında çözüm getirecek. Akhesap Hizmet Paketi'nden yararlanmak için size en yakın Akbank şubesine başvurmanızyeterli olacak. Siz de, hesabınızı kuvv etle ndirin . Paranızı Akh e s ap ' l ayın ! AKBANK G ü v e n i n i z i n E s e r i
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog