Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyettmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yonetmenı. Orhan Erinç# Genel Yayın Koordinatoru Hikmet Çetinkava • Yazıışlerı Müdürlerı fbrahim \ ıldız. Diaç Tayanç (Sorumlu) O Haber Merkezı Mudurii Hakan Kara # Görsel Yonetmen. Fikret Eser Dış Haberter Ergun Balcı • lstıhbarat Yalçın Çakır • Ekonomı Bülent Kızanhk • Radyo-TV Uygar Eremektar • Kültur Handan Şenköken • Spor Abdülkadir Vücclman • Yurt Haberlen Mehmet Sar»ç • Makaleler Sami Ksraeren • Çevın Seyfettin Turhan • Düzetane Abdullah Yazıcı • Fotoğraf Erdoğan Köseoğlu Ya>in Kurulu İlhan Selçuk (Başkan), Orhan Erinç, Oktay Kurtböke. Özgen Acar, Hikmet Çetinkava, Şükran Soner. Ergun Baict, Dfaıç Tayanç, İbrahim Yıldız, Orhan BursaİL Mustafa Balbay. Ankara Temsıkısı. Mostafa Balbay • Haber Müdürü: Doğan Akm Atatûrk Bulvan N c 125, Kat'4. Bakanlıklar-Ankara Tel 4195020 (7 hat). Faks: 4195027 • lzmır Temsücısı: Serdar Kınk,H ZıyaBlv 1352 S 2-3 Tel. 4411220, Faks: 4419117 • Adana Temsılcısı: Çeön Yiğenoğlu, lnönü Cd 119 S Ncr 1 Kat l.Tel 3522550, Faks 3522570 Müessese Müdürü. Erol Erkut • MEDYA C: • Yönetım Kunılu Koardmatör Ahmet Koruban # Ba^kam-Genel Mudûr Gölbin Muhasebe BnlentYenerCldare Erduran • Koordınatör Reka Hüseyin Gfirer • Işletme Önder Ijıtman • Genel Müdiır Yardun- Çeük«Bılgı-L,lem Nsillnal» cısı Mine Akdag • Halkla tlış- Bügısayar Sıstem. Mûrûvet Çiler kıler Müdürû Nnrten BerkJoy Yayımla> an ve Basao: Yenı Gım Haber Ajansı, Basın ve Yaymcdık A.Ş Turkocağı cad 39 41 Cağaioğlu 34334 Ist. PK 246 lslanbu] Tel (0/212) 512 05 05 (20 hal) Faks (ft 212) 513 85 95 3 MAYIS 1995 Imsak4.14 Güneş: 5.53 Öğle: 13.08 Ikindi: 16.57 Akşam 20.09 Yatsı: 21.41 MEDYACTei. 5140753 -51395 80-51384 60-61, Faks 5118466 Mayo defilesi • tstanbul Haber Servisi - Kom, 1995 modellerini "Güzelliğin bulduğu vücut/ Vücudun bulduğu güzellik" sloganıyla Bizim Tepe üyelerine tanıttı. Tanıtımını Gözde Tan, Esin Moralıoğlu, Sibel Tan, Didem Uzel ve Şebnem Dinçgör'ün yaptığı Kom mayolannın fiyatlan 1 milyon ile 3 milyon lira arasında değışiyor. 1970'lerden tığ işi, örgü ve ince bağcıklı koleksiyonlann bu yaz en çok tutulan modellerden olacağı sanılıyor. ÇGD ödülleri • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çağdaş Gazeteciler Derneğı'nin geleneksel 'Yılıtı Gazetecileri Yanşmasrıu kazananlann ödülleri bugûn veriliyor. ÇGD'nin bu yılki Onur Odülü'nü insan haklannı savunmadaki kararlıhğı ve işkenceye karşı yürüttüğü ödünsüz mücadelesi nedeniyle Türkiye İnsan Haklan Vakfı, ÇGD Özel Dayanışma ödüllerini de Haluk Gerger ve Işık Yurtçu aidılar. atamaları yapıldı • ANKARA (AA)- Öğretmenlerin iller arası nakil ve atamalan yapıldı. Yer değiştirmek için başvuruda bulunan 26 bin öğretmenden, 17 bin 664'ü yeni görev yerlerine atandı. Milli Eğitım Bakanlığı Personel Genel Müdürü Turgut Akan, nakil için başvuran öğretmenlerin yüzde 90'ının ilk tercih ettikleri ile görevlendirildiklerini söyledı. Akan, atamalann öğretmenlerin sahip olduğu puan ve zorunlu hizmet bölgesınde geçirdiğı görev süresi önceliğıne göre yapıldığını bildırdı. İlaç reklaımna denetim • ANKARA (ANKA)- Son günlerde bazı ilaç fırmalannın ilaçlar hakkında yasalara aykın ve yanıltıcı reklam yapmalan nedeniyle firmalar hakkında dava açan Sağlık Bakanlığı, ilaç reklamlannda dikkatlı olunmasmı istedi. Sağlık Bakanlığı ilaç ve Eczacılık Genel Müdürü Kemalettin Akalın yaptığı açıklamada, ilaç reklamlannın bakanlığın izin ve denetimine tabi olduğunu belirterek yasalara aykın ilaç reklamı yapılamayacağını bildirdi. Aitede şiddet • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanı Aysel Baykal, Türkiye'de her 100 aileden 34'ünde kadmlara yönelik fıziksel şiddetin sözkonusu olduğunu söyledi. Baykal, ailedeki şiddet türlennin çoğunlukla ihmal, duygusal. sözel, fıziksel ve cinsel ağırlıkh olduğuna dikkat çekti. Aile Araştırma Kurumu'nca dün, Milli Kütüphane salonunda düzenlenen "Aile Içi Şiddetin Sebep ve Sonuçlan" adlı toplantıya katılan Baykal, sürdürülen çalışmalarla en aza indirilmesine çalışılan "aile içi şiddet" olaylannın birey ve toplum üzerindeki etkilerine değindi. Şiddetin sosyal bir sorun olduğuna dikkat çeken Baykal, şiddetten en çok zarar gören kesimin çocuklar olduğunu söyledi. Konuşma balonlanyla yaşam bulan düşsel kahramanlar, 1895 yılından bu yana yaşantımızın bir parçası oldu Çizgi romatı yüz yıldır ])iziıııleÇeviri Servisi- 1995 yı- lı berabennde, kutlana- cak bir yığın olayla geldi. Bu yıl yüzüncü yaşı kut- lananlardan ikisi hiçbiri- mize yabancı değil. "Si- nema" ve "çizgi roman". Resımli anlatımın kö- keni tarihin çok eski çağ- lanna kadar uzanıyor, an- cak çizgi romanı doğuran "konuşma balonlan"he- nüz 100 yaşında. Resimli anlatım olarak çizgi romanlar, daha Mı- sırlılar zamanında tapı- naklann ve kral mezarla- rının duvarlannı süslü- yorlardı. Bu buluşun ya- ratıcıları "Pharaonlar", konuşma balonlannın il- kel bir sekli olan kabart- ma resimler ve yazılaria kutlamak- taydılar kendilerini. Fransa'nın gü- ney bölgelerindeki mağaralarda kar- şımıza çıkan av resımlen de çizgi romanlann kaynağı sayılabilir. Resimli öykülerin halk arasında yaygınlaşması ise 17. yüzyılda orta- ya çıkan ve "uçan kâğıtlar"olarak adlandınlan seyir sayfalanyla ger- çekleşmiştir; özellilde ölümü ve öl- dürücü vuruşlan anlatan resımlerdi bunlar. Unutulmayacak isimler içinde, ga- riplikleri resımleyerek romanlara dö- nüştüren ve en çarpıcı çizgi romanı "Monsieur Cryptogame" olan Ro- dolphe Toepffer'i (1799 - 1846) ve Goethe tarafından "resimlerde edebi- Superman'i, Red Kit'L, Asteriks ve Micky Mouse'uyla çizgi roman kahramanlan, yüz yıl önce başlayan serüvenin üriinleri olarak bütiin dünyamn yaşamına girdi. yat" olarak nıtelenmış bir sanatın yaratıcısı Cenovalı Doktor'u sırala- yabiliriz. 18. yüzyılda isimlerini duyuran Ingiliz karikarünstler James Gillray ve George Cruikshank da kankatür tarihi müzesinde yer almaya hak ka- zananlar arasında. Onlar, resimlerle birlikte konuşma baionlannı kulla- nan ilk isimleri temsil ediyorlar. "Max ve Moritz" Amerika'nın çizgi roman tarihine bakılacak olursa, VVllhelm Bush'un 1870'li yıllarda çizdiği "Max ve Mo- ritz"e ilk sıralarda bir yer vermek gerekir. Yayımcı Randolph Hearst, Almanya'dan göç ederek Amerı- ka'ya yerleşen karikatünst Rudolph Dirksten "Maı ve Moritz" tarzında iki karakter yaratmasını ısteyınce 1897 yılının aralık ayında ortaya ye- nı bir çizgi roman çıkmıştı: "Kedi Çocuklar." Gerçi o dönemlerde Ru- dolph Dirks metin yazmaya pek önem vermiyordu ve konuşma ba- ionlannı da daha sonralan kullanma- ya başlamıştı; ancak resimlere farklı bir boyut kazandıran yenı bir konuş- ma dıli yarattığı için modern çizgi romanın önemli isimlerinden biri olup çıkmıştı. Çizdiği karakterlenn- den bıri koştuğu zaman hız çizgile- riyle. bir diğeri suratının ortasına bir yumruk yedığindeyse acı bildiren yıldızlar aracıiığıyla resimlerine ha- reketlılik kazandırmıştı. 5 Mayıs 1895 tarihinin, çizgi ro- manlann yıldönümü olarak kabul edilmesı aslında pek de anlaşılır gibi değil Bu tarihte, Hearst'a rakıp "Sunday VVbrld" gazetesinde Joseph Pulitzer tarafından yaratılmış, yel- ken kulakh Mike Dugan adında bir karakterin, arkadaşlanyla birlikte New York'un arka sokaklannda do- laşmasından doğan bir çizgi roman yayımlanmıştı. Aradan 9 ay gibi bir zaman geçrruşti ki 16 Şubat 1896'da bir yenilik gündeme gelmişti: Çizgi romanın kahramanı "Yellow Kid"(San Çocuk) ismiyle sapsan bir geceliğe bürünmüş halde yenıden çı- kış yapmıştı. Sözü edilen tarihlerden hangisinın. çizgi romanın biçim de- ğıştırmesınin yıldönümü olarak ka- bul edileceği yaşamsal bir önem ta- şımıyor. Kesinliğı olan gerçek şu ki ansiİdopedinin çizgi roman maddesı, "resimli ve konuşma balonlu öykii" gibi bir tanımlama ıçeriyor. Komik şeritten romanlara İlk 30 yıllık süre içinde çizgi ro- manlar "Comic strip" (komik şerit; Ingilizcedeki anlamından da anlaşıl- dığı gibi) veya "fiınny" (komik) adı altmda anlamına uygun olarak sıfat- Iandınlmışlardı. Ancak 1929 yılının ocak ayında "Tarzan" ve "Bud Rog- gers" macera-çizgi romanlannın çı- kışıyla ıçerikleri farklı bir boyut ka- zanarak diğer birçok edebi karakter çizgilerle bu hikâ- yelerde yer almaya başladı; cinayet ve ajan hikâyeleri, aşk ve aile öyküleri, korku, bilimkurgu ve düşler dün- yası... Amerika savaşa gir- diğinde (Avnıpa, Kore, Vi- etnam) ulusun kahramanla- ra, genç askerlerin cesareti- nı güçlendirecek öykülere gereksinimi vardı. Işte, Bat- man, Spiderman gibi kah- ramanlann doguşu bu za- mana rastladı. Çizgi romanlann çocuk- ça eğlenceler olarak değer- lendirilmeye başlanmasında Micky Mouse'un (Miki Fa- re) önemli bir yer tuttuğu gözleniyor. Aslında 1928 yıhnda Walt Disney tarafin- dan "Steamboat Willie" isımli bir çizgi filme konu yaratmak amacıyla düşünülmüş olan Micky Maus, daha sonralan dizi kahramanı olarak ga- zetelerde tekrar karşımıza çıkıyor. En başarılı çizgi roman Dis- ney'den çok Charles M.Schulz'un çizdiği, "Peanuts"adıyla geçen Charlie Brovvn ve Snoopy'dir. Bu di- zi bugün 2.200 gazetede yayımlanı- yor. Çizgi roman dünyası bu isimler- le sınırlı değil elbette. Her şey bir yana, yüzyılın dehası Pabio Picasso şu değerlendirmeyi yapmıştı: tt Ha- yatunda pişmanlığını duyduğum tek konu, çizgi romanları resmedeme- mek oldu." Belki de böylesi daha iyiydi. SANAYİ BÖLGESİNE DEVAM Burdur Gölü'ne Danıştay darbesi • Danıştay Idari Dava Daireleri Genel Kurulu, daha önce Burdur Gölü ve çevresinde ekolojik dengenin bozulmasına yol açacağı gerekçesiyle mevzi imar planı ve yer seçimi karan 6. Daire tarafindan iptal edilen Isparta Organize Sanayi Bölgesi'nin devamına karar verdi. GÜLÇİNtLCİ BURDUR - Danıştay Idari Dava Daireleri Ge- nel Kurulu, Danıştay Al- tıncı Dairesi'nin Burdur Gölü ve çevresinde eko- lojik dengenin bozulma- sına yol açacağı gerekçe- siyle mevzi ımar planı ve yer seçimi karannı iptal ettiği Isparta Organize Sanayi Bölgesi'nin deva- mına karar verdi. Altıncı dairenin oybiriiği ile al- dığı karan oyçokluğuyla kaldıran genel kurul İca- rarında, süre aşımı ge- rekçe gösterildi. Danıştay Tetkik Hâki- mi Suna Tûrkoğlu ve savcı Yurdanur Şendir'in de davalı Başbakanlığın Danıştay karannın yürü- tülmesinin durdurulması isteminin reddi yönünde düşünce bildirdikleri ge- nel kurulda, 6 üye ise karşı oy kullandı. ÇevTe ve imar uygulamalan gi- bi kamu yarannı ilgılen- diren konularda kişisel hak ihlalinin aranmaya- "hukuki isabet" bulun- madığı belırtilen karşı oy dilekçesinde, şöyle de- nildi: u Danıştay Altıncı Dairesi de bu durumu dikkate alarak, temyize konu karannda, uygula- maya konuunuş bulunan mevai imar planı ve yer seçimine ilişkin karann iptali Lstemli davada, süre aşımı bulunmadığını be- lirtmiştir. Açıklanan ne- denlerle, davanın süresi içinde açılmış olduğu an- Iaşıldığından, süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle verilen yürütmenin dur- durulması karanna kar- şıyız." Danıştay Altıncı Da- iresi'nin, Isparta Organi- ze Sanayi Bölgesi'ne ilişkin mevzii imar planı ve yer seçimi karannı ip- tal eden karannın yürü- tülmesinin durdurulma- sına altıya dokuz oy çok- luğu ile karar veren Da- nıştay 1dan Dava Daire- leri Genel Kurulu, kara- rına, Isparta O.S.B.'nin yer seçimınin Isparta Va- cağı konusunda kanunla lihği ll Idare Kurulu'nca açıklık getirildiği belirti- 20.5.1993 tarihinde len karşı oyda, davada süre aşımı bulunmadığı kaydedildi. Isparta Organize Sana- yi Bölgesi ile ilgili mev- zii imar planının yalnız- ca Isparta Valiliği'nce tespit edilen yerlerde ila- nı üzerine, dava açma süresinin son ilan tari- hinden itibaren başlaya- cağına ilişkin kabulde onaylanmasını, onayla- nan mevzii ımar planının Isparta Valiliği, Bayın- dıriık Müdürlüğü ve Is- parta Ticaret ve Sanayi Odası'nın ilan tahtasında 11.6.1993 tarihinde iti- baren bir ay süreyle ilan edilmesini ve 29.7.1993 tarihli 21652 sayılı Res- mi Gazete'deki ihale ila- nını gerekçe gösterdi. Matadorun ölüm tlaiLsı Gendde kaybeden boğa olsa da boğa>Ia matadorun ölüm dansı her zaman sürprizlere gebedir. Bu sürprizlerden biri de 30 nisan pazar günü İspama'nın Sevflla kentinde düzenlenen boğa güreşlerinde yaşandı. Ünlü matador Oscar Higares kızgın boğayı öJdürmeye hazırlanırken bir anda kendini bir bovnuz darbesKle ha\ada buldu. Ancak Higares çabuk toparlandı \e azgın boğanın hışmından kurtuldu. Boğa ise ünlü matador kadar şanslı değildi. Higares'in öldüriicü darbeleri zavalh boğanın sonu oldu. (Fotoğraf: AP) THK Üe ADD, protokol imzaladı • Atatürkçü Düşünce Derneği ile Türk Hava Kurumu (THK) arasında kurban derilerinin toplanmasında işbirliği içinde çalışılmasına ilişkin bir protokol imzalandı. ASUMAN ABACIOĞLU tZMİR - Kurban Bay- ramı yaklaşırken kurban denlerinin toplanmasıyla ilgili hazırlıklar da yo- ğunluk kazandı. Atatürk- çü Düşünce Derneği ile Türk Hava Kurumu (THK) arasında kurban derilerinin toplanmasında işbirliği içinde çalışılma- sına ilişkin bir protokol imzalandı. Bu arada, din- ci kesimlerin de ev ev do- laşarak kurban derilerinin yalnızca dini kurum ve kuruluşlara verilmesi ge- rektiği, aksı takdirde gü- nah işlenmiş olacağı yo- lunda propaganda yaptık- lan bildirildi. THK Izmir Şubesi Başkanı Hami Gürtunca, kurban denle- rinden elde edilecek geli- rin yüzde 10'unu Meh- metçikle El Ele kampan- yasına bağışlayacaklannı kaydetti. Atatürkçü Dü- şünce Derneği Bornova Şube Başkanı Erol Arı- baş, THK Genel Başkanı Prof. Dr. Atilla Taçoyile Atatürkçü Düşünce Der- neği Genel Başkanı Sup- hl Gürsoytrak tarafından 20 Nisan 1995 tanhinde imzalanan ortak bir pro- tokol ile bu kuruluşlann kurban derisi toplanma- sında işbirliği içinde çalı- şacaklannı söyledi. Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Nevzat Laleli'nin, vakfa bağışlanan kurban derile- rinden elde edilen gelir ile taşra şubelerinden gönderilen paralan, kuru- mun hesabına geçirmedi- ği gerekçesiyle yargılan- masına devam ediliyor. Ankara 10. Asliye Ce- za Mahkemesı'nde görü- len duruşmada, savcı, La- leli'nin 1990-1991 yılla- nnda toplanan kurban de- rilerini kılogram olarak az gösterdiğini belirterek, "Fazla olan kısım kayıtla- ra intikal etdrUmediği gi- bi taşra şubelerinden gön- derilen paralar da hesaba geçmemlştir"dedi. Savcı, mütalaasında, Laleli'nin Türk Ceza Yasası'nın 510. ve 522. maddeleri uyarınca 7.5 yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilmesini istedi. 'Hiçbir başan, insan yaşamıyla kıyaslanamaz' Terim: Silahla değil çiçeklerle sevinelim SERPİLGÜNDÜZ Türk Milli Takımı bılindığı üzere Is- viçre'yi Bem'de 2-1 yenerek 'sağol arka- daş' dedirtti. Maç sonrası Taksim'deki ateş çembennı yanp Beşiktaş'tan karşıya geçerek canını zor kurtaran, dışandaki 'paürtıcılan' öfkeyle taramak isteyen bir 'futbol anlamaz' olarak 'elinde sihirli değnek taşıyan' Fatih Terim'le konuşma- ya karar verdik. 'Fatih Hoca' belki elin- deki sihirli değneği bu ülke için de kulla- nırdı. Toplumsal tansi- yon, yazılı ve görsel basınm etkisiyle art- mış, taşkınlığa dö- nüşmüştü. Belki de 'Fatih Hoca', "Şimdi bütün bunlar olma- sın diye mağlup mu olalım"dıyebılırdi. Ancak hiç de öyle olmadı. Beylerbe- yi'nde Beden Terbi- yesi Genel Müdürlü- ğü'nde görüştüğü- müz Fatih Hoca tam tersini söyledi bize: "Hiçbir başan in- san yaşamıyla muka- yese bile edikmez.»" Fatih Terım bu- günlerde oldukça meşgul. Basın, bir an olsun peşıni bırakmı- yor. Telefonları bir dakıka susmuyor. Reklamlarda kullan- dığı 'arkadaş' sözü diline yerleşmiş. 'Fa- tih Hoca'dan öncelikle bir antrenöriin stresıni anlatmasmı istedik: "Maç öncesi yaşadıgun gcrilimi Allah Idmseye vermesin. Gördüğünüz tahta, vi- deo, T\' önünde geçiyx)r günlerim. Cİece yarısı 2'de kalkıp evde video izlerim. Kadro sorunu yaşarsımz. Karar verecek tek mekanizma sizsiniz. Kulüp takımı gi- bi değil ki... Tüm ülkeye karşı sorumlusu- nuz. Kayıplar büyük tepki göriir, kazanç- • tsviçre maçı sonrasmda yaşananlar, Terim'e göre başanya susamış insanlann diğer olaylann birikimi sonucunda gösterdiği bir tepki... "Bu kadar derdin arasında sevinmeye haklan var." "Ancak" diyor, "Sevinmek elde silahla değil çiçekle, sloganla..." lar ise büyük sevinç." Fatih Terim, Bern galibiyeti sonrasın- daki taşkınlıklan "Özlenene sonunda ka- vuşmak ne kadar önemliyse, başanya olan ozleme sevinmek o kadar doğal" şeklinde değerlendınyor. Peki, niçin üzülmenin de sevinmenin de ölçüsünü kaçınyoruz? Terim'e göre başanya susamış insanla- nn diğer olaylann birikimi sonucunda gösterdiği tepki bu... "Bu kadar derdin arasında sevinmeye haklan var." "An- cak" diyor, "Sevin- mek elde silahla değil çiçekle, sloganla_" Bern'dekı maçın so- nucunda Fatih Te- rim 'in eşi ve kızı da sokaktaki sevince ka- tılmış... Adana'daki baba evinden ise kim- se dışarıya burnunu bile uzatamamış. "Çünkü"diyor Fatih Hoca, "Adana'da sa- baha kadar havaya saymışlar.'' Terim'in sihirli değ- neği, "istikrar". "Çok çalışıyoruz"diyor, "Çağı yakalamak için çok ugraştık- Kurum- sallaştık. Avrupa ta- kunlanndan hiçbir ek- siğimiz yok. Benim için istikrar önce 5-0 yenilip sonra da 5-0 galip gelmek değil. Böyle bir istikrar iste- miyorum_ Türkiye'de her şey olur. Savun- mak lazun, kolay terk etmemek, sabır ge- rek." Terim, "Takunımız kaybetseydi ben yine çok çalıştığımızı söylerdim" dıyor. Federasyonun parasının "çarçur" edil- mediğini söyleyen Tenm, 1 hazıranda gi- deceklen 20 günlük Güney Amerika se- yahatinin futbolculannın görgü ve dene- yimlerini arttırması açısından önemli ol- duğunu belirtiyor. Fatih Hoca, "Avrupa için saat ayan yapıyor.'' Bitlis'te sel felaketi: Zarar 1 trilyon • Dün sabaha karşı saat 04.00 sıralannda yağmur sulannın etkisiyle taşan Bitlis Çayı, 40 işyerinin tamamen yıkılmasına neden olurken bu işyerlerinin içindeki eşyalar da sel sulanna kapıldı. BİTLtS (AA) - Bitlis'te aşın yağışlar sonucu mey- dana gelen sel, 1 trilyon li- ralüc maddi zarara yol açtı. Olayda 40 ışyeri tamamen yıkıldı, 5'i resmi 13 araç kullanılmaz hale geldi. Sel sulanyla brrlikte Bitlis Ça- yı 'na düşen genç, 1 saat sü- ren çalışmalar sonucu ağır yaralı olarak kurtanldı. İki günden ben arahksız olarak devam eden yağış- lar, Bitlis şehir merİcezin- deki Kalealtı mevkiinde fe- lakete neden oldu. Dün sa- baha karşı saat 04.00 sıra- lannda yağmur sulannın etkisiyle taşan Bitlis Çayı, 40 işyerinin tamamen yıkıl- masına neden olurken, bu işyerlerinin içindeki eşya- lar da sel sulanna kapıldı. Olayda 5'ı resmı toplam 13 araç kullanılmaz hale geldi. Merkezde çok sayıda kah- vehane ve lokalin ıçerisi de sel sulannın getırdiği ça- murlarla doldu. Kalealtı mevkiinde taksi yazıhanesi işleten ve yazı- hanenin çökmesi sonucu sel sulanna kapılan Fahret- tin Okuyucular, itfaiye ve güvenlik güçlerinin yoğun çalışmaları sonucu beline halat bağlanarak sudan çı- kanldı. Yaklaşık 1 saat sü- ren kurtarma çalışmaların- dan sonra 25 yaşındaki Fahrettin Okuyucular, ağır yaralı olarak Bitlis Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bitlis PTT Başmüdürlüğü binası- nın zemin katının sular al- tında kalması ve telefon santrallannın hasar görme- si nedeniyle, dün sabahtan itibaren şehırlerarası tele- fon görüşmeleri yapılamı- yor. Şehrm büyük bir bölü- müne ise elektrik enerjisi aralıklarla venlebıliyor. Bitlis Vali Vekili Aydm Akkor, bu tür afetlerin her zaman için üzücü olduğu- nu, ancak olayda can kay- bını olmamasının tek tesel- lileri olduğunu söyledi. Va- li Vekili Akkor, hasar tespit çalışmalannın devam etti- ğini, ancak ilk belirlemele- re göre 1 trilyon lira dola- yında hasar meydana geldi- ğini belirterek, şöyle ko- nuştu: "Kısa sfirede çevre U ve ilçelerden araç yardımı yapıldL Can ve mal güvenU- ğiıii saglavacak tüm tedbir- leıiaklık.'' y E N Î MUHALEFET LIDERIM1Z !
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog