Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 MAYIS 1995 PAZAR 8 PAZAR KONUGU 'Devlettegizli örgütyapılanıyor'Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu Başkanı Avundukluoğlu ile raporunun son durumunu görüştük GÜNEŞGÜRSON - Raporunuz, tamamlanma aşamasına geldi. Rafa kalkrnaması ve önerilerinizin ya- şama geçmesi için ne gibi gjrişimlerde bulu- nacaksınız? Giri^mlcrinizın etkili olacağuıa inanıvor musunuz? - Artık kamuoyunca benimsenmiş bir ra- por var. Kamuoyunun benimsediği rapora, genel kurulun duyarsız kalması beklene- mez. Sadece kamuoyunun tepkisi değil, si- yasi partüer de raporu olumlu karşıladı. - Partilerin oJumiu tepkileri, kamuoyuna pekyansunadı. - Bazı büyük gazeteler, sanki böyle bir ra- por yokmuşçasına duyarsız davrandılar. Ra- por, henüz imzalanıp genel kurula sunulma- dı. Ancak. ûzerindeki son tartışmalar bitti. Bu güzel tepkiler, raporu mutlaka hayata geçirecek hareketleri yaptıracaktır. O yaptı- nmı, sadece bizim çalışmalanmız değil, medya ve kamuoyu etkisi de sağlayacaktır. Raporu imzalayan komisyon üyeleri, mutla- ka imzasınm takipçısi olacaktır. Zaten, aksi de düşünülemez. Tûrkiye'de. faili meçhul siyasa) cinayetler. gerçekten gündemin ılk maddelerini oluşturan. önemli bir konudur. Vatandaşı tedirgin eden, huzursuz eden, te- röre ortam hazırlayan konulardan birisidir. Bunun önlenmesi için birtakım tedbirlerin alınması gerekir. Onlann neler olabileceği konusunda. çok ciddi önerilerimız olmuştur. Bu öneriler üzerinde, sadece bugûnkü hûkü- met değil: bundan sonraki hükümetler de mutlaka, cıddiyetle üzerinde duracaktır. - Rapordan dobyı, 'kutsal devlet' kavra- • Devlet, insanlardan müteşekkil bir kururadur. Insanın, eğer suç işleraeye mütemayil bir yapısı varsa ve devlet içerisinde herhangi bir göreve gelmiş ise gerekli önlemlerin alınması şarttır. 1980 öncesinde, anarşiye bulaşmış, sağda ve solda insanlar bugün devletiB içerisinde görev almışlardır. Dün anarşi yapan kişiler, bugün devlet memurudur. mı öne sürülerek size "devlet düsmanf suç- taması yöneltildi. Bu fiir suçiamalan, nasıl degeıiendiriyorsunuz? - En fazla desteği, milliyetçılerden aldım. Vatanını, milletini seven herkesten aldım. Bu arada. sadece milliyetçilerden değil, sol basından da çok ciddi destek aldım. Bu dev- let, bizimdir. Sağcısıyla, solcusuyla devleti- ni düşünen, milletini düşünen bu insanlann, ınsanlann huzurunu düşünen herkesindir. Ben, eksikleri ortaya koyarken devletin içe- risine sızmış kişileri ortaya çıkarmaya çalış- tım. O kişiler ki suç işlemeye mütemayi] ya- pıya sahip kişilerdir. Devlet, insanlardan müteşekkil bir kurumdur. tnsanın hata yap- ması, doğaldır. Yapısında vardır. Ancak, in- san en az hatayı yapmaya çaiıştığı zaman, insandır. Ama, insanın, eğer suç işlemeye mütemayil bir yapısı varsa ve devlet içeri- sinde herhangi bir göreve gelmiş ise bunun da devletin kurumlan tarafından ortaya çı- kanlması ve gerekli önlemlerin alınması şarttır. 1980 öncesinde. anarşiye bulaşmış, sağda ve solda insanlar vardı. Bu insanlar bugün, devletin içerisinde, çeşitli şekıllerde görev almışlardır. Dün anarşi yapan kişiler, bugün devlet memurudur. 1980 öncesinde Dev- Yol, Dev-Sol, Akıncılar, Ülkücüler vardı. Bunlar, bugün, halen bu ülkede yaşıyorlar. Bunlann kimisi devlet memuru oldu, kimi- si milletvekili oldu. Kimisi gerçekten devle- ti için çalışan bir yapı içine girdi, ama zama- nında teröristlik yapan, devletin aleyhine çalışan, devleti yıkmaya çalışan kişiler de birçok af kanunu nedeniyle görev aldılar. Bunlar, medyada görev aldılar, ticari hayat- ta görev aldılar. Toplumun her kesiminde, bu insanlan görmek mümkün. Yani, bugü- nun itirafçısı dediğimiz kişiler, nasıl tekrar suç işlemeye yönelmişler ise dünkü fikrini bugünkü ortam içerisinde yeniden gündeme getiren, bıraz da geçmişte edındiği tecrü- beyle kendisine verilen yetkiyi kötüye kul- lanarakve SUNUŞ: Gazetemizyazan Uğur Mumcu 'nun 24 Ocak 1993 tarihinde öldürülmesinin ardından TBMM'de kurulan Faili Meçhul Siymi CinayetleriAraştırma Komisyonu Başkanı olarakgörevlendirilen DYP Kınkkale Milletvekili Sadık Avundukluoğlu, ülkedeyaşanan terörün, devletin içinde kendini devletyerine koyan ve bazı devletler tarafından destefdenen 'gizli örgüt' niteliğindekigüç odaklartnın variığını belgeleriyle sapîadı. Avundukluoğlu başkanlığında, Meclis 'in hükümeti denetlemesinisağlamak üzere kurulan araştırma komisyonu, "Devlet otoritesindeki boşluk, güvenlik güçieri ile istihbarat organlan arasındııki koordinasyonsuzluk, yetki karmaşası ve devletin içinde 'suç örgütü' niteliğine dönüşen koruculuk-itirafçtlık kurutnlanmn yapısı" gibi etkenlerinfaili meçhul cinayetlerin ardındayatnğını belgeleriyle ortaya çıkardı. Raporda, devletin, içindeki bu aksakhklan düzeltmemesi durumunda, yasadışı örgütlerin devletiyıkmasına zemin hazırlanmış olacağına dikkat çeken Avundukluoğlu, siyasetçiler tarafından 'kutsal devlet ilkesinizedeleyen devlet düşmanı' olarak nitelendirildi. PORTRE Muhammet SadıkAvundukluoğlu, 1948 Keskin doğumlu. Ankara Üniversitesi HukukFakültesi mezunu. 20 seneserbest avukat olarak çalışan Avundukluoğlu, MHP dwasında avukathkyaptı. Türk-îş Konfederasyonu 'na bağh Çimse-tş ve Türk Metal sendikalannda hukuk müşavirliğigörevlerinde bulundu. Çalışma hukuku vesendikalar konusunda gazetelerdeyayımlanmışyazılan bulunuyor Politikaya 1976- 1980 amsında MHP Keskin tlçe Başkanhğı görevinde bulunarakatıldı. 1983yıhnda Büyük Türkiye Partisi 'ne üye olan Avundukluoğlu 1984 yılında DYP'ye geçti. Avundulduoğlu, evli ve 2 çocuk babası. gizlenerek yerine getiren ve hatta 'gizfi örgüt' olarak nitelendirebileceğimiz yapı- laşma içerisinde karşımıza çıkmaktadırlar. Işte, devletın bunlann üzerine gitmesı ve bunlann yeniden suç işlemesini önlemesi ve hem de profesyonel bir şekilde, örgütlü bir şekılde suç işlemesini önleyici tedbirleri al- masını sağlamak için bu raporu hazırladık. Tûrkiye'de, günderni oluşturan kişilerin ço- gunun, zamanında çeşitli illegal örgütlerin mensuplan olduğunu görüyoruz. - Söyiediklerinizdea, "yetkilerin kötüye kullanılması' sonucu ortaya çıkıyor. Yetkile- ri verenler, bu vetkilerin kötüye kullamlma- sına neden gözyumuyorlar? - Orada ışın en önemli noktası, yetkilerin kötüye kullanılmasını tespit makamında olan kişilerin içerisinde de zaman zaman bu zihniyeti taşıyanlann olduğunu görüyoruz. Yani, Tûrkiye'de ne kadar illegal örgüt var- sa, bu illegal örgütlerin, en azından sempa- tizanlan, çeşitli kurum ve kuruluşlann en yetkili makamlanna kadar gelmiş durumda- lar. Bunlar, genellıkle iktidarda bulunan si- yasilen yanıltıcı raporlan gündeme getiri- yorlar. Onlann yanlış kararlar almasına se- bebiyet veriyorlar. Yanlış kararlar alma ola- yi, ANAP döneminde sıkça görülen olaylar- dandır. Çünkü, 1984 Eruh saldınsından son- ra, PKK'nin devletin gündemine alınması ve çarelerinın düşünülmesi gerekirdi. 1984'ten bu yana PKK faaliyetlerini sürdü- riirken devlet. buna karşı alınması gereken tedbirleri almamıştır. Devletin, o günkü, yetkili siyasi makamlan tarafından alınma- mıştır. Biz, iktidara geldikten sonra, önce devleti yeni baştan ele aldık. 11 yıl içerisin- de, devlette neler olduğunu gözden geçir- dik. DYP iktidan, bu gözden geçirme sıra- sında, ani tedbirler almak gibi bir tavır içe- risine giremedi. Gırmesi de beklenemezdi. Çünkü, PKK'nin durumunu ve bu arada oluşan diğer illegal terör örgütlerinin duru- munu, devletten kesin olarak öğrenmek zo- rundaydı. Biz, kadrolan da hemen değiştıre- medik. Çünkü. o zaman Ttırgut Ozal, cum- hurbaşkanıydı. Kadrolann değişmesine mü- saade etmiyordu, kararnameleri imzalamı- yordu. 1-1.5 yıl içerisinde ANAP'ın kadro- lanyla çalışmak zorunda kaldık. Devlet, bu şekilde de acz durumuna düşürüldü. Tabiı, devlet bizim olduğu için vatandaşa. bunu bütün çıplaklığıyla, o gün gözler önüne ser- seydik, vatandaşta bıryılgınlık, bitkmlik ha- sıl olurdu. Oysa, buna benzer örgütlerle mü- cadelede, vatandaşın çok ciddi şekilde des- teğinı almak gerekir. Vatandaşı yılgınlığa, bezginliğe uğratacak sözlerden kaçınmak gerekir. Oiağanüstü hal tedbirinin yeterli ol- BİLKENT ÜNİVERSmESİ HAZIRLIK OKULU ÖĞRENCİ ALINACAKTIR Bilkent Üniversitesi Hazırhk Okulu, Yüksekögretim Kurulu karan ile kurulmuş bulunan, üniversite kampusu içinde yer alan ve genel ortaöğretim derslerinin yanında müzik ve sanat alanlarına ağırlık veren bir ortaögretim kurumudur. 1995 - 1996 öğretim yılı için Orta Hazırlık, Orta 1, Orta 2 ve Orta 3 ve Lise 1 sınıflarına, 3 - 4 Haziran 1995 günleri yapılacak olan özel bir seçme sınavı ile öğrenci almacaktır. ilgilenenlerin bilgi almak üzere Kayıt Kabul Işleri Müdürlüğü'ne başvurarak randevu almaları ve ilgili formları doldurarak sınav ücreti ile birlikte 31 Mayıs 1995 gunü mesai saati bitimine kadar teslim etmeleri geregi duyurulur. Kayıt Kabul İşleri Müdürlüğü Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulu Dogu Kampusu, Bilkent 06533 Ankara Tel: (312) 266 49 61, 266 49 62 Faks: (312) 266 49 63 e mail: school @ bups.bilkent.edu.tr İLAN T.C T4RSUS ASLtYE 1. HUKUK MAHKEMESİ'NDEN 1992/71 Davacı Hür Sigorta A.Ş. vekili Av. Cengiz Sönmez, Av. Fethi Demiröz tarafin- dan davahlar Nazır Bayram, Aziz Damarseçkin, Ferudun Çelebi aleyhine açılan alacak davasının yapılan açık duruşması sonunda; Mahkememizden verilen 1992/71 esas ve 1995/27 sayılı 8.2.1995 tarihinde ve- rilen kararla davah Nazır Bayram yönünden dava takip edilmeksizın HUMK 409. maddesi gereğince işlemden kaldınlmış olup diğer davalılar Aziz Damarseçkin ve Ferudun Çelebi yönünden dava kabul edilmiş olup 6.400.000 TL.'nin 30.3.1990 tarihinden itibaren yüzde 30 faiziyle tahsiline ve 165.400 lira karar harcı ile 401.100 TL. mahkeme masrafi ile 602.000 lira ücreti vekaletin bu iki davalıdan tahsiline karar verilmiş olup davalılardan, davalı Aziz Damarseçkin'in adresinin meçhui olrnası nedeniyle karar hükmünün tebligat yerine geçerli olmak üzere i- lan olunması ve ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde karan temyiz etmesi, et- mediği takdirde karann bu haliyle kesinleşeceğı ilan olunıır. 27.2.1995 Basm: 10820 madığını, daha ılk günler görüyorduk; mu- halefetteyken de söylüyorduk. Fakat, oiağa- nüstü hali birdenbire kaldırmak ve oralarda yeni teşkilatlarunalara gıtmek. çok ciddi bir çalışmayı gerektiriyordu. Biz, iîk önce, ora- daki kadrolar üzerinde değişiklikler yap- mak, oradaki idarecileri değiştirmek ve bu konuda orduyla işbirliği yaparak, askerle iş- birliği yaparak bunun üstesinden gelmek gi- bi planlar üzerinde çalıştık. | Toptaı şeklıle I devtete karşı faaOyet Bugün de gerçekten başanlı olduk. Bunu artık herkes kabul ediyor. PKK, artık dünkü Dev-Yol, De\-Sol durumuna düşmüştür. Bütünüyle bitmış değildir; ama artık eski gücünü, iktidara geldiğimiz günlerdeki gü- cünü de yitırmıştır. Buna sebebiyet verenler, bu fikre meyleden kişilerin, devletin çeşitli kurumlannda yer almış oltnalandır. Bunu inkâr edemeyiz. Yani. PKK zihniyetini taşı- yan insanlar, ülkemizde 1991'de seçimle milletvekili olmuşlardır. Bu şekilde millet- vekili olan kişileri TBMM'den nasıl attıy- sak, devletin içerisinde de bunlann varlığını kesin olarak kabul etmek gerekir. illegal ör- gütlenn Türkiye'deki oranı ne ise o orana yakın şekilde kişiler, devletin ve diğer ku- rum vc kuruluşlann içerisinde yer almışlar- dır. Bunlar, toplu bir şekilde. bu devlete kar- şı, devleti çökertmek için faaliyet içerisin- dedirler. Ben, bunlann adına, tümüyle 'gizii örgüt' olarak isim veriyorum. • Biz, iktidara geldikten sonra, önce devleti yeni baştan ele aldık. 11 yıl içerisinde, devlette neJer olduğunu gözden geçirdik. DYP iktidan, bu gözden geçirme sırasında, ani tedbirler almak gibi bir tavır içerisine giremedi. Biz, kadrolan da hemen değiştiremedik. Çünkü, o zaman Turgut Özal cumhurbaşkaruydı ve kadrolann değişmesine müsaade etmiyordu. - Gizli örgüt olarak adlandırdıgınız kişile- ri, buhınduklan >-çtkili görevtere getirenler, siyasüer degil mi? Gizii örgüt admı verdigi- niz bu kişiler, tek eiden mi >önlendiriliyor? - Bu kışilenn gerek devletin içinde yer al- ması gerekse de diğer kurum ve kuruluşlar- da yer almasını destekleyen, mutlaka dev- letler var. Mesela, Özal'm cumhurbaşkanlı- ğma getirilmesi konusu. Kenan Evren ve ar- kadaşlan, özal'ı seçime sokmama karan al- mışlarken o günlerde Türkiye'ye AJeıandre Haiggelmıştir. Haig, Evren'le görüşmüş ve özal'ın seçime girmesini önermiştir. Evren de bunu kabul etmiştir. Bu, açık bir göster- gedir. Evren, ondan sonra ülkeyi bu adama teslim etmiştir. Özal da zamanında, PKK'nin liderleriyle görüşmeyi dahi uygun bulma safhasına İcadar Türkiye'yi getirmiş bir kişidir. Devlet. teröristle göriişmez. Bi- zim için Apo ne ise Kuzey Irak hükümeti için Talabani ve Barzani de zamanında o idi. Talabani ve Barzani'yi diplomatik karşıla- ma ile dünya kamuoyuna kabul ettiren kişi de Özal'dır. Talabani, Apo ile sürekli işbirli- ği halinde olan kişidir. Apo'yla sürekli işbir- liği haJinde olan kişıyle görüşme yapmak, teröristle görüşme yapmak demektir. Aynı hatayı, şu anda dışişlerimiz, tekrar tekrar yapmaktadır. Bunlar, yann için fevkalade ciddi yaralardır. Terörist olan bir kişinin, ile- nde demokrat olmasıru beldemek de fevka- lade ciddi bir yanlıştır. Nasıl ki ihtılalci de- mokrat olamaz ise teröristin demokrat ol- ması da hiç mümkün değildir. Kuzey Irak devletini yıkmaya yönelik hareketler içeri- sindeki kişileri, bizim devletimizin kabul et- mesi, onlarla işbirliği yapması. dünya ka- muoyu önünde bizi bugün de zor duruma sokmuştur, yann da zor duruma sokacaktır. - Raporda, devletin içinde, kendini devlet yerine koyan kanıu göre\1ilerinin işlcdiği suçlan, belgeleriyle ortava çıkardjnız. Sizce. komisyon üyelerinin nıensup olduğu partiler ve TBMM rapora sahip çıkacak mı? Parti- nizin milletvekillerinden size yöneltilen 'kut- sal de\Ietı zedeleme" suçlamalanna ve ra- poru değiştirme \önündeki girişimlere kar- şın raporda yer alan önerilerinizin yaşama geçiriJebitecegi konusunda umudu musu- nuz? - Devletin kutsal olduğuna ben de inanı- yorum. Ancak, bizim raporda belirttiğimiz hususlar. devletin içerisinde yanlış yapan. hata yapan veya suç işleyen İcişilerle ilgili bazı bölümler var. Bir de mesela koruculuk gibi, itirafçılık gibi, gayet iyı şekilde düşü- nülmüş; ama devletin ilerikı dönemlerde za- ranna olabilecek bir yola dönüşebilecek du- rumlar var. Onlann üzerinde duruyoruz. Bunlann üzerinde, mutlaka ki siyasi iktıdar duracaktır. Siyasi iktidarlar duracaktır. Bu- günkü iktıdar da duracaktır. Çünkü rapor. hiçbir zaman öylesine hazırlanmış bir rapor değildir. Hepsi, belgelere dayalı eleştirilerle doludur. Vatandaş, devlete sığınmak istiyor. Devlete sığınmak isterken, önündeki engel- lerin kaldinlmasını istiyor. Kendisinı rahat- sız edici, huzursuzluk veren bazı kurumla- nn yanlışlannın düzeltilmesini istiyor. Biz de onlan tespit ettik. Raporumuza geçtik. Bu doğrultuda hareket edilmesi, demokrat ve hukukun üstünlüğüne inanan siyasi ikti- darlann, mutlaka üzerinde durması gerekli konulardır. Devlet, vatandaş için vardır. Va- tandaşını huzursuz eden kişi veya kurumla- n, mutlaka hukukun önüne, adliyenin önüne getirmek yukümlülüğündedir. Eğer huzur- suzluk yaratan bir kurumlaşma varsa, o ku- rumlaşmayı da önlemek zorundadır. O ku- rumlaşmaya doğru giden olay, koruculuk sistemidir. Koruculuk sisteminin, bir an ön- ce kaldmlması gerektiği kanaatini ileri sür- dük raporda. Çünkü, ileriki tarihlerde bu, daha da vahim bir hal alacağa benzemekte- dir. Eğitimsiz 65 bin kişilik bir kadro ile o bölgede terör önlenmeye çalışılmaktadır. • PKK, artık dünkü Dev-Yol, Dev-Sol durumuna düşmüştür.l Bütünüyle bitmiş değildir, ama artık eski gücünü yitirmiştir. PKK zihniyetini taşryan insanlar, ülkemizde 1991'de seçimle milletvekili olmuşlardır. Bu şekilde milletvekili olan kişileri TBMM'den nasıl attıysak, devletin içerisinde de bunlann varlığını kesin olarak kabul etmek gerekir. Oysa, terörün önlenmesindekı ılk önemli çalışma. eğitımdir ve eğitimden geçirilerek yetiştirilmiş kadrolara ihtiyaç vardır. Eği- timsiz kişilerle, bu ışın üstesinden gelmek mümkun değildir. Bu arkadaşlanmız, koru- culuk yapan vatandaşlanmız, hıçbır eğitimi olmayan, o yöre insanımızdan seçilmiş ve eline silah verilmiş kişilerdir. Kendisine. güvenlik güçlerinın birçok yetkileri verilmiştır. Buyetkileri nasıl kulla- nacağını dahi doğru dürüst kavTayamayan, böyle bir eğitim düzeyi olmayan insanlann, güvenlik güçlerine yardımcı olması da bek- lenemez. Mevzii olarak. zaman zaman yar- dımcı olmuşlardır. Bunu tümüyle inkâr et- mek de yanlıştır. Birçok yerlerde. korucu- lardan faydalanmışlardır. Onlara karşı silah- lı mücadeleye gırmişler. şehit olanlan da ol- muştur. Ama, bu demek değildir kı bunlar ılanıhaye bu işi yapacaklardır. ''Bunlar ot- mazsa, terörün üstesinden gelemeyiz" de-. mek değildir. - Görüşlerinizin kanaat olarak kalmama- sı için, ideal olarak >apılması gereken nedir?_ \ar olan gerçekleri görmezden gelme tavnm izleven ikridann, bu kanaarlcri dikkate ai- ması için nasıl bir yöntem izienmeli? - Ben, konuyla ilgili araştırmalan olup ol- madığını. ünıversitelerimizden sordum..' Tûrkiye'de. ülkenin içine düştüğü sıkıntılar- dan kurtulabilmesini sağlayacak olan ku- rum ve kuruluşlar. araştırma kurumlan ve enstitüler vasıtasıyla sonuca gitmek, onlann araştırmalanndan yararlanmak gibi bir yolu" izlememişler. Hiçbir üniversiteden cevap gelmedi. Orada bizim yaptığımız, bir Mec- Iıs araştırmasıdır. Her türlü ideolojık yargı- dan uzak, bilimsel araştırma niteliğini taşı- dığından bu denlı yankı uyandırmıştır. Oy- sa, buna benzer araştırmalann üniversitele- rimiz tarafından yapılması ve zaman zaman devletin ilgili kurumlanna bildirilmesi; dev- letin kurumlarının da buna benzer araştır- malan, oralardan istemesi gerekir. Türkiye, medyadakı bazı patronlann, daha doğrusu köşe yazan iken. patron hüviyetini almış kişilerin gündemi belirlediğı bir ülke olmuş- tur. Türkiye'deki en büyük sıkıntılardan birisi de bana göre budur. Oysa, Tûrkiye'de terör vardır. Hem de 10 yıllarla ifade edilen terör vardır. anarşi vardır. Medyanın, çözüm üreten bir komisyon raporunun üzerinde de bunlann dunmaması. bana sıkıntı, hatta ür- küntü vermektedir. Böyle bir yapılaşma içerisinde, bizim raporumuzun gündeme alınması, hatta önerilerimizın yaşama geçirilmesi hadisesi, mutlaka kabul ediyorum ki fevkalade zordur. Ama, bu demek değildir ki geçirilmeyecek. Çünkü, Türkiye'nin önümüzdeki daha bir 10 yıl içinde, terörden kurtulabileceğine, ihtimal vermiyorum. IBfr gün ağmlridanm koyacaMar : Araştırma lanmın sonucunda da bu kanıya kesin olarak vardım. Bütün bunlar tartışılırken ülkesını seven, milletini seven insanlann, çözüm arayan insanlann, artık ağırlığını bir gün koyacaklarına inanıyorum. Siyasetin çalkantısı içerisinde, siyaseti bil- meyen kadrolar. geçmiş dönemlerde iktidar olmuşlar, onlann ıçerisindekı bazı art nıyet- li insanlar, PKK'nin yeşermesine sebebiyet vermişler. Ben ve komisyon üyesi arkadaş- • lanm -ki, kendi parrilerinde bu işi '• savunacaklardır- bugün, iktıdarda olsun, muhalefette olsun, herkesin kabul edeceği; bilimsel önenlerden oluşan bu çalışmanın ciddi şekilde ele alınacağı kanaatini taşıyorum. -"Devlet, cinavet işlemez" deniyor. Sizce, devlet cinavet işier mi? - Bunu, o şekilde ele almak yanlış. Bir kere. devlet, bir hükmi şahsiyettir. Çinayeti, kişi işler ve kişi aleyhine işler. Hükmi şah- siyet. suç işlemez. Şirket, suç işlemez. Kurum ve kuruluşlar, suç işlemez. Suç, in- sanlara mahsus bir olaydır. Suç işlemek. in- sanın işidir. Insan da hatasız olmaz. Bu kural, Adem Peygamber'den beri böyledir. Ama, mesele, suç işleme temayülünde olan kişiyi tespittir veya suç işlemiş kişiyi tespit- tir. Türkiye'deki kavram kargaşasının sonucunda, maalesef. devlet de bu karmaşa içerisine sokulmaktadır. - Raporunuzda yer alan saptamalar, önümüzdeki süreçte görmezden gelinirse ve raporunuz rafa kalkarsa, bir si\asetçi olarak partini/deki ve paıiamentodaki görevinizi ve konumunuzu değeriendirir misiniz? - Benım için. bana genel kurulda verilmiş olan görevi layıkıyla yenne getirmiş olmak esas idi. Ben. şu anda görevimi yerine getir- dim. Yann, bu rafa kalkar mı. kalkmaz mı hadisesi de fevkalade önemli bir konudur. Mutlaka ki raporumun takipçısi olacağım. Ancak, birçok kesımler, cum- • huriyet tarihinde böyle bir raporun hazırlan- madığını. gayet açık bir şekilde dile getir- diler. Eğer, benim raporumda ilen sür- düğum hususlar, nazan itıbara alınmaz ve yann, terör yeniden gündemi oluşturursa ve benim komısyonumun raporu haklı çıkarsa, tarih, bunu yargılar. Alevilere ait bir lokantaya yapılan saldın üzerine çıkan olaylarda 50 kişi yaralandı Nurtepe'de provokasyon denemesi B Baştarafı 1. Sayfada dınlar ve vaırttaşlar da sokaklara döküldüler. Kısa sürede sayılan 500'ü aşan grup. polısın gelmesi üzerine barikatlar kurarak halay çe- kip sloganlar atmaya başladı. Nurtepe Ma- hallesi'ndekı görgü tanıklan saldırganlardan bınsmin "Malafvalı Hüsevın Ağa" denen ve MHP sempatizanı olduğu belirtilen bir kişi- nin torunu olduğunu öne sürdüler. Protesto- cular, "Devlet burayı da Gazi Maballesi'ne benzetmek istiyor" "Tahrik v^r" dıye slo- ganlar attı. Bu arada Kâğıthane ve Nurtepe Mahallesi'ne giden türn yollar polis tarafın- dan kesildi ve göstericilerin barikatının dışı- na bu kez polıs barikat kurdu. Çok sayıda güvenhk görevlisi ve panzer bölgeye sevk ediidi. Olayın duyulması üzerine Okmeyda- nı ve Şişli'de toplanan kalabalık gruplarla polis arasında zaman zaman sert tartışmalar yaşandı. Okmeydanrnda saldınyı protesto eden bir gnıpla polis arasında çıkan çatış- mada havaya ateş ediidi. Olaylar sırasında çevik kuvvette görevlı Emniyet Müdür Mu- avini Yaşar Keskin atılan taşlarla, polis me- muru Nihat Kaya ise koluna isabet eden kur- şunla yaralandı. 50'ye yakın göstericinin de yaralandığı öğrenildi. Yaklaşık 300 kişilik bir grup. Okmeydanı Zafer Parkı'nda. yak- laşık bin kişilik bir grup da Şişli Fatma Gı- nk Parkı'nda toplanarak yürüyüş yapmak is- tedi. Ancak güvenlık güçieri yüriiyüşe ızın vermedi. Göstericiler "Hasan Ocak'ın katiü devlet", "Nurtepe faşistlere mezar ola- cak"sloganlan attılar. Bu arada güvenlik güçieri Nurtepe'ye gı- ren ve çıkan tüm yollan kapattılar. Nurte- AJevflere v^pılan saJdından sonra çok sayıda yurttaş sokaklara dökülerek protesto gösterisi yapö. (DEVRİM BARAN) pe'de gergin bekleyiş sürerken Kâğıthane'ye inen yol üzerinde bulunan Nurtepe Viyadü- ğü çevresınde yaklaşık 600 kişilik kimi mas- kelı bir grupla polis arasında çatışma çıktı. Ateşli silahlann da kullanıldığı çatışma sıra- sında çok sayıda kışı yaralandı. Gazetemiz muhabın Devrim Baran da güvenlik güçieri tarafından dövüldü. Cerrahpaşa Tıp Fakülte- si Hastanesi'nde tedaviye alınan Baran'ın, başına aldığı darbeler nedeniyle durumunun ciddi olduğu bıldirildi. Gazetecilerin fotoğ- raf cekmesinı de engelleyen güvenlik güçie- ri yaklaşık 15 dakika süren çatışmadan son- ra geri çekıldı. Bu arada çatışma bölgesine CHP Erzincan Milletvekili Halil Ibrahim Turu geldi. Tutu göstericılerle göruştü. Bu görüşme sırasında barikat kuran göstericiler, Tutu'yu üzenni aradıktan sonra kendi arala- nna aldılar. lstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menar operasyonu bizzat yönetti. Telsızden sık sık olay bölgelerindeki polıs amırienni uyaran Menzir, emirlerinın harfıyen ûygulanmasını istedi. Menzir'in telsizden verdiğı talımat- larda. "Sivilleri sokmavın. Resmi görevlikr müdahale etsin"dedığı öne sürüldü. Men- zir'in amirlerine, "Bizce bilinen şahısbr on- lar. Olay yerine girmelerine izin verme- jin"dedi"ğı duyuldu. Saat 00.20'de Başbakan Tansu Çiller'in Ankara'dan telefonla bilgi ıstediği öğrenildi. Olaylar sırasında Ataköy Mavi Marmara Et Lokantası'nda Alevi derneklerinin düzenle- diğı geceye çatışma haberlen ulaştı. Burada bulunan Kültür Bakanı Ercan Ka- rakaş'ın Nurtepe'ye gıttıği bildinldı. Gaze- temiz baskıya gırdıği sırada güvenlik güçlen ile göstencılerin karşılıklı bekleyişi sürüyor- du.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog