Bugünden 1930'a 5,458,256 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 MAYIS 1995 PAZAR 14 KULTUR 7 . U L U S L A R A R A S I t S T A N B U L T t Y A T R O F E S T İ V A L İ Istanbul sokaklarında yarın gerçek bir şölen başlıyor. 7. Uluslararası tstanbul Tiyatro yorumuyla Attis Tiyatrosu, yıldızları karikatürize ederek canlandıran Festivali, bu yıl meydanlara taşacak. Festivalin yöneticisi Dikmen Gürün Uçarer 'in Italyan sanatçı Ennio Marchetto, beklenen Godot 'nun gelişiyle sürekli değişen belirttiği gibi, yaşadığımız zor ve karmaşık süreçte, tiyatro; umut ve heyecanın yanı " ' " - - - . . _ . . . . _ _. sıra toplumu sorgulamak için de bir fırsat verecek bize. Sokak tiyatrosuyla açılacak olanfestivalde geniş bir yelpazeyle sunulan programda hem klasik, hem de modern yapıtlarla çağı, toplumu ve bireyi sorgulayan yaklaşımlar yer alacak. Amaç, izleyicilerefarklıyorumlar, farklı tatlar sunmak... Buyılki K1LU4H 7.1UBUUIARASI programda altı ülkeden 7yabancı topluluk geliyor. Yerli tiyatrolardan P*rrrB 18TABBR ise 14farklı topluluğun 15 oyunu izlenebilecek. Toplam 43 oyunun oynanacağıfestivalde, panelleı; yuvarlak masa toplantısı ve bir atölye çalışması olacak. Yurdışından gelen topluluklar arasında Sokak Tiyatrosu 'nun ünlü örneği havaifışekler, müzik, masklar, danslarla ve tivatro gemisiyle Els Comediants. tamamen tekniğe davalı TfTATRSFİSTİVAlt 'Doktor Faustus ya da Şeytanın Paltosu' adh çalışmasıyla Orleans Ulusal Dram Merkezi. Kurt Weill müziği, Alman kabare şarkıları ve şansonlar sunacak Ute Lemper, multimedya tiyatro karışımı gösterisiyle Zelt Ensemble Theater, antik bir tragedyanın 'Zincire Vurulmuş Promete nin çağdas bir gerçekleri sergileyen Makedonya 'dan Üsküp Dram Tiyatrosu bulunuyor. 22 Mayıs- 4 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek 7. Uluslararası tstanbul Tiyatro Festivali kapsamında yer alan Türk Tıyatroları ve oyunlan da şunlar: Stüdyo Tiyatrosu Çöplük', Ortaoyuncular 'Üç Kurşunluk Opera', îstanbul Büyükşehir Belediyesi 'Palto' ve Montserrat', Devlet Tıyatroları 'ndan Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Onikinci Gece \Ankara Devlet Tiyatrosu 'Annie Hbbbler', Îstanbul Devlet Tiyatrosu 'Bina ', hmir Devlet Tiyatrosu 'Marat', Ankara Devlet Tiyatrosu 'Pazar Keyfı', Öteki Tiyatro bölümünde ise DT Insiyatif Proje 'Kaybolma', Oyuncular Tiyatro Grubu 'Bahar îsyancıdır', Tiyatro Fil 'Günlük Müstehcen Sırlar, Kumpanya 'Kim O? ' ve Tiyatro Grup 'Yaz Gelmesin '. Atatürk Kültür Merkezi, Aya İrini Müzesi, Eski Yeşil, tstanbul Sanat Merkezi, Kenter Tiyatrosu, Kumpanya Sahnesi, Şehir Tiyatrosu Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Ortaköv Meydanı, Oyuncular Sahnesi. Rumelihisan, Ses Tiyatrosu ve Taksim Sahnesi festival boyunca tiyatronun büyülü dünyasına mekan olacaklar. Festival bu yıl sokağa taşacak YURTDISINDAN GELEN TOPLULUKLAR BlR ZAMANLAR HAYAT... ELS COMEDIANTS tSPANYA . Sanat Yönetmeni: I Jaume Bernadeı Barcelona Olimpiyatlan'nın kapanış I göstensi... I Sevılla'dakı [ EXPO 92'nın açıhş seremonısı.. Fransa'da Albertvılle Sanat Olımpıyatları konugu...Bu yılın 'Avrupa Sokak ' Tiyatrosu Sanat Ödülü" sahibı Els Comediants. 7.Uluslararası Tiyatro Festrvalı'nin açılışını yapacak ve ikı farklı oyun sahneleyecek. Topluluk, Rumelıhisan'ndakı ilk gösterisinde kendıne özgü renkli anlatım dıliyle izleyicınin düş gücünü zorlayarak, zaman- mekân boyutlannı aşacak ve ızleyicilen tarihi mekânda ha\aı fışekler, masklar. müzik ve danslarla büyülü bir dünya sunacak. 22 Mayı& Rumelihisan'21.30 UTE LEMPER ALMANYA Pi\ ano. Bruno Fontaine Uİuslararası ününü "Ute Lemper Kurt VVeül Söylüyor" adlı albümuyle kazanan bu duyarlı ve etkıleyıeı sanatçı, sunacağı müzik zıyafetınde kendine özgü buğulu. caza yatkın sesıyle Alman 1 kabare şarkılanndan, Hollander. Brecht veVVrilTden, | Fransız şansonlar' ından, Piaf, Prevert'den örnekler sunacak. I Oyunculuk ve sesi en mükemmel bıçimde birleştiren j Ute Lemper'e pıyanoda hemen tüm çalışmalannda onunla çalışan Bruno Fontaine eşlik edıyor. 23. 24 Mayıs, Ses Tiyatrosu,'21.15. ZEVCtRE VLRULMUŞ PROMETE ATTİS TfYATROSU YUNA.NİSTAN Aeschylus Yönetmen. Theodoros Terzopoulos Yunanıstan'ın ünlü Attis Tiyatrosu. "Bakkhalar" ve tt Quarteften sonra bu kez de tstanbul "da "Promete*nin dünya prömiyenni yapacak. Tannlann katında Zeus'un buyruğuyla yan-tann Promete cezalandınlır, çünkü onun yasalanna karşı gelmiş ve cennetten çaldığı ateşı güçsüz ölümlülere vermiştir. Ateşı bulan ölümlülerin soyu artık devam edecek. medeniyetler doğacaktır. Vahşet ve güç suskun Promete'yı dünyanın uzak bir ucunda, ölümlülerin bilmediği ıssız bir köşesınde sarp kayalann zincinne vururlar. 3. 4 Haziran Kenter Tiyatrosu/ 21.15 ANNEMİN CESARETt TÜBİNGEN ZELT ENSEMBLE THEATER GEORGE TABORİ1 ALMANYA Yönetmen, sahne tasarımı. video- Otto Kukla öykü. Macarasıllı Yahudı George Tabori'nın 60 yaşındakı annesinin 1944 yılının güneşli bir pazar gününde kâgıt oynamak için kız kardeşine gıtmek üzere her zamanki gibı evden çıkmasıyla başlar. Otobüs durağında beklerken tutuklanır ve Auschvvıtz'e götürülür. 11.5 saat süren bu kâbusun sonucunda ise mucızevı bıçimde kurtulur. Insanlan ölüm fabrikasına göndermekle yükümlü subay Elsa Tabori'nın gitmesine ızın venr. Annesinin yaşamındaki bu gerçek öyküyü Tabori, son derece gündelik. olağan ve esprili bır dille anlatmaktadır. Artık bugünkü Almanya'da yaşayan neslin nerdeyse unutulmaya yüz tutan geçmişlerinı anlatan bir 'espri'. Bu anlatım zenginliğıni sahnede pekiştiren ZET topluluğunun yorumu. günümüz Almanyası'nda bır araba yolculuğuyla başlar ve yıne bugünün Almanyası'nda bıter-aradan 49 yıl geçmı^tır. George Tabon. oyun yazan, yönetmen, tiyatro yöneticisi ve oyuncu. Oyun. arkadaki fîlm gösterımiyle izleyıcıyi Almanya otobanlannda bir yolculuğa çıkanyor, teknık açıdan kusursuz bir enstalasyonla- projeksiyon, gölge oyunlan, dışardan gelen sesler- metnın epik yapısını kırarak stıl ve atmosfer değışımleri yaratıyor. Böylece. monolog, dıyalog ve haber geçişlennin iç içeîığıyle. okuma tiyatrosu, radyo oyunu, drama, multimedya tiyatro kanşımı, kendine özgü bır tiyatro bıçımi oluşturuyor. Annede trajikomik değişımler. gerilimler ve Tabori'nın anlatısının kesılmesiyle, korku ve naıflik. dehşet ve ınanmama. yazgıya boyun eğme \e hayatta kalmanın gururu. zarafet ve üzüntü iç içe yansıtılıyor. Zelt EnsemMe Theater. ızleyıciye 75 dakıka boyunca yoğun bır 'Alman Tiyatro Akşamı' yaşatacak. 31 Mayıs, 1 Haziran / Kenter Tıyatrosu/ 21.15- 18.30' DOKTOR FAUSTUS YA DA ŞEYTAMN PALTOSU ORLEANS ULUSAL DRAM MERKEZİ FRANSA Thomass Mann ın Dr. Faust' meuunden vola çıkarak, Goethe, MaHowe, Andersen. Baudelaire 'in şıır ve metınlerinden oluşturulan kolaj. "Doktor Faustus ya da Şeytanın Paltosu". Stephane Braunschweıg ıle Gıorgıo Barbeno Corsettı'nın Thomas Mann'ın "Doctor Faustus"unun 25.bölümünden esınlenerek ve metne Marlovve. Goethe, Andersen ve Baudelaire den de almtılar ekleyerek oluşturdukları bır oyun. Sahnelemede ;ağdaş tekniklenn ne çıktığı, görsel •enginlıklerle oezenmiş olan oyunda çarpıcı bır sahne tasanmı gerçekleştırilmış. Tiyatro için yazılmamış tümcelere dayandığı bölümlerde bile dıyalog açısından klasik bır ton taşıyan, vücut hareketlerinde ise dansla akrabalık kuran, yaklaşık 60 dakıkalık bir temsil. Oyunun başlıca kışileri bir piyanist ve bir şeytan. Birincisi yaratıcılara özgü kınlganiık ve coşkunluklarla dolu, ötekisı ınsani tutkulann kımılennin neden olduklan ıç kıvranışlardan tamamen yoksun bır varhk. Dekor çok ılginç; sahnede yan yana ve üst üste dizilmış 12 televızyon ekranı kocaman bir duvar gıbi. Seyırci kimı zaman oyunculann kendılenni, kımı zaman onların önceden çekılmış video filmlerini görüyor. Kimı zaman bır oyuncunun vücudunun çeşitlı bölümleri, aynı anda a>Ti ekranlan dolduruyor. Taksim Sahnesi/ 26, 27 Mayıs- 21.15 ENNİO MARCHETTO / İTALYA Ennıo Marchetto. sahnede yaptığı gösteride, hareket, müzik ve mımi bir bütün içinde sunuyor. O, kâgıttan yapılmış bir dünvanın karakterlerini canlandmyor. Pop ve opera dünyasınm belli başlı figürlerinı sahnede yaratırken, kendisi de kılıktan kılığa geçiyor. Beden kullanımındaki ustalığı. olağanüstü bir hızla yaratıcı dehası. dinamızmı ve izleyıcıvi kınp geçen gözîemlen Marchetto'nun gösterısinı adeta 'canlı karikarür'e dönüştürüyor. tlham pensı Marihn Monroe, Pavarotti, Barbara Streisand, Elvis Presley, Madonna repertuvannda canlandırdıgı yüzü aşkın ünlüden yalnızca birkaçı...Marchetto, 2O.yüzyıl sanatçılannı. yıldızlannı karikatünze edip, pop kültürüne yeni mıtler eklerken, amacı yalnızca mımle canlandıımak ya da oynamak değil. temel olarak bu öğelerle başlayıp, karakterlen gerçeküstü alanlara taşımak. Kenter Tiyatrosu' 25,26 Mayıs/ 20.30, 18.30 TtYATRO GEMtSt ELS COMEDİANTS İSPANYA Sanat Yönetmeni. Jaume Berdanet Topluluğun ıkincı göstensi Ortaköy Meydanı'nda. Els Comediants, burayı sahile yanaşacak Tiyatro Gemısı ile bırlikte tiyatronun oldukça farklı bir türüne mekân yapacak. Yıne. teknolojinin \e insan vücudunun olanaklannı zorlayarak ılginç bır gösteri sunacaklar. Ortaköy Meydanı/ 25 Mayıs ' 22.30. İLK NEFES ÜSKÜP DRAM TİYATROSU MAKEDONYA Yönetmen: Goran Tcevoskı Oyunun yazan Danilo Kotsevski. Makedon edebiyatının yeru kuşak (1970'ler) kalemlerinden. Yazar, ıkinci oyunu olan "Ilk Nefes'in konusunu Samuel Beckett'm 'Godot'yu Beklerken' oyunundan esınlenerek yazmış. Tıpkı Beckett gibi Kotsevski de günümüz insanının korkulan ve ıletışım kopukluğu üzennde durmuş ve absürd tiyatronun özellıklenni kullanmış. Yazar. 'Godot'yu Beklerken' oyununun kahramanlannı ve bırbırleriyle olan ılişkilerini kendi oyununda korurken, daha çok yöresel anlatım biçımleri ve motiflerle bezeyerek yazmış 'İlk Nefes'ı. Oyunda beklenen Godot geliyor. Godot bu oyunda çeşitli tıplemelerden oluşan bir kahraman. Bazen bir usta. bazen bır büyücü, bazen bır palyaço, bazen bir tüccar, bazen de Bırleşmış Milletler'den gelen bir banş gözlemcisı. Beckett'deki Godot ıçın bir yanılsama diyebilirsek. Kotsevskfdeki Godot için de sürekli değişen gerçeklerdıyebılıriz. Binm Tiyatrosu Sahnesi' 29, 30 Mayıs/ 21.15, 18.30 TÜRK TİYATRO TOPLULUKLARI PAZAR KEYFİ ANKARA SANAT TİYATROSU George Michele in "Bir Pazar Gezıntısı "nden uyarlayan. Rutkay Azız Oyunun yazan George Michele'ın yakın dostu sayılabilecek 20. yüzyılm parlak filozofu Jean Paul Sartre, "Komşusunun jandarmalar tarafından götürülmesine tepki göstermeyen suçludur"demıştır. Üyesı olduğu, içinde yaşadığı toplumun sorunlanna kayıtstz kalan bın özgürleşemez. Böyle bin farkında olsun ya da olmasın bir çeşıt "köle", "serf ya da "reaya" bilincinin ötesine geçemez ve uygar toplumun üyesi olmayı hak etmez. Rutkay Aziz'in Michele'in oyunundan yaptığı uyarlama sığ bencılliğe, aymazlığa \e duyarsızlığa vurulmuş birtokat. Harbıye Muhsin Ertuğrul Sahnesi 2. hazıran (21.15)-3 haziran (18.30, 21.15) KAYBOLMA Gerçekleştırenler Nesrın Kazankaya, Mahır Günşıray, Özden Çıftçı, Ayşe Günşıray Günümüzde ınsanlık suçlan, ülke sınırlannı ortadan kaldırarak öylesine bır yoğunlukta sürüp gitmekte ki. neredeyse kanıksanmakta. Failı meçhul. kımliğı meçhul cesetlerin, hıçbır ız bırakmadan. ortadan kaybolan kışilerin gazetelerin üçüncü, beşinci sayfalannda yer aldığı, gündem maddesi bıle oluşturmadığı gerçekliğı. dört sanatçının birlıkte yazdıklan oyunun çıkış noktası. Bu oyunu izlerken, insanın en temel haklanndan biri olan, birey \e vatandaş olarak toplum içinde yer alma hakkının. ülke yönetımı ve sıyasal erk tarafından korunacağı güvencesi ) r a da varsayımının kuşkulu bir görünüme dönüştüğü dünya ülkelerinden herhangı birinde olduğunuzu düşünün... tstanbul Sanat Merkezi'23-24 mayıs (18.30) BAHAR ÎSYANCIDIR / OYUNCULAR TİYATRO GRUBU Oyunlaştıran ve Yöneten: Selma Köksal, Gülsüm Soydan Bu tek perdelik gösteri, Oktay Rifat'ın "Yağmurlar"adlı şiin için yapılmış. Oyunu oluşturan metinler arasında bu şiinn yanı sıra Yusuf Aölganın "Ceren'e Masal"ından bır bölüm. "Yük" adlı öyküsü ve Onat Kuüar'ın "Bahar isyancHÜr" adlı denemesi var. Oyun yaşamlannı güzelliği yaşatmak için yaratan, bu uğurda yaşamlannı harcayan tüm güzellık ustalanna adanmış. Oyuncular Sahrıest 24-25 mayıs (18.30) GÜNLÜK MÜSTEHCEN SIRLAR TtYATRO FfL M. Antonıo de la Parra Yöneten: Ozkan Schulze Yazar ve psikanalist Marco Antonio de la Parra'nın bu oyununda, psikoterapinin ve tiyatronun bırbırine yakınhğı vurgulanır. tkı kışılık bu fars, psikoanaliz ve Marksizmi. birey ve toplum karşıtlığında sınırlayan çağımız aydınına yönelık bir eletıri de ıçenr. Freud ve Marks olduklannı öne süren teşhirci kılığında ikı kışi bır parkta karşılaşırlar. İkı teşhırcı, bir kız okulunun önünde. parkta bır bank için çatışıyorlar... Birbirlenni sorguluyorlar, suçluyorlar, sırlannı deşiyorlar.. Söz düellosu, kavga, küfür, tokat... Ve oyun bıtmiyor. Îstanbul Sanat Merkezi 26-27 mayıs (18.30) MARAT/ İZMİR DEVLET TtYATROSU Yazan: Peter Weıss, yöneten: Malcolm Keıth Kay Marat'ın eziyetle öldürülüşünün Charenton'dakı akıl hastalannca MarkiDe Sadeyönetiminde sahnelenişı: Markı De Sade akıl hastanesındeyken, Jean Paul Marat'ın 1793'te öldürülüşü üzerine kaleme aldığı o>xın. akıl hastası oyuncular tarafından hastanenin yöneticisi ve ailesine sunulmaktadır. Bır yanda yönetimı suçlayıcı yazılar yazan, devnmin amacına ulaşmadığını ve ulaşana dek sürdürülmesı gerektiğıni savunan Marat. öte yanda devnmin ıdealizminı yıtırmış, Marat'nın karşısmda yer alan Marki De Sade. Iki karşıt insan, iki karşıt tez ve ikı karşıt polıtık tavır... 2 haziran 21.15/3 haziran 18.30'Taksım Sahnesi ONİKİNCt GECE DİYARBAKIR DEVLET TİYATROSU iVilliam Shakespeare Yönetmen: Işıl Kasapoğlu Gezginci yerlı Shakespeare oyunculannın tiyatro geleneğimıze kattığı çeşnı Işıl Kasapoğlu'nun bu çalışmasıyla modern sahnede de değerlendınlıyor. Karşımıza dört dörtlük bır şenlik oyunu geliyor. Şaka, muziplik, takılma. şarkı, dans, cambazlık üstüne kurulmuş, vurduluiürdılı, düştülüicalktılı, dünyaya "fiırs''ın gözlüklenyle bakan, ancak farsın da entellektüel bir yaklaşım içerebileceğini gözden kaçırmayan, tiyatroyu "senMk" anlayışı içinde algılayan sıcacık bir aykın yorum... Taksim Sahnesi/30 mayıs (21.15)-31 mayıs (18.30, 21.15) BINA / ÎSTANBUL DEVLET TIYATROSU Yazan. Behıç Ak Yönetmen: Ozgür Yaiım "Bina", Behiç Ak'ın ilk tiyatro çalışması. Hayatının çeşitli anlannda karşısına çıkan insanlar ve mekânlarla ılgılı anlatmak istediklerini tiyatro düzlemine. tıyatro dıline taşımış. Yazar, ıki asal kişi ve bir bina çerçevesinde. ınsanlann önce kendi kendilenne, sonra yaşadıklan ortama karşı yabancılaştıklan bır dünvanın trajı-komıklığinı dile getiriyor. Herkesin herşeye, her şeym bir başka şeye rahatlıkla dönüşebildiği ve hızlı bir tükenişın neredeyse nevrorik boyutlara ulaştığı söz konusu ortamın yarattığı absürd bir durumdur bu. Salt kendini doğrulamaya yönelik, demagojık ve sığ bır gevezelikten öteye gitmeyen söylem, Bma'nın akıl almaz değişiminde ızlenen durumun başka bır düzlemden aktanlması aslında. PALTO tSTANBUL BELEDtYESt ŞEHtR TtYATROSU Yazan Nikolav Gogol, yöneten. Başar Sabuncu Nikola) Gogol'ün Petersburg öykülennın sonuncusu olan "Palto", daha sonra tiyatroya uyarlandı. Oykünün kahramanı, bırmuhasebe bürosunda 400 ruble maaşla çahşan küçük bır memur. Yaşamındaki en büyük düşü yeni bır palto sahibı olmak olan bu memur bir gün elinde avucunda ne varsa satar ve kendine bir palto diktinr. Paltosunun şerefine verilen bir partıden dönüşte onu çaldınr. Hakkını aramak için verdiğı tüm uğraşlar boşunadır. Oyunda bu ezilmiş memurun kışilıği ve çevresındekı ınsanlann onu alaya alan tavırlan ırdelenıyor. 28 mayıs 18.3029 mayıs 21.15,Harbı>e Muhsin Ertuğrul Sahnesi MONTSERRAT ÎSTANBUL BELEDIYES! ŞEHIR TIYATROSU Yazan • Emmanuel Robles, vöneten: Erol Keskin 1980 yılında 8.Uluslararası Îstanbul Festivah'nde yıne Îstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve askeri yönetim nedeniyie kaldınlan oyun, 15 yıl sonra yine Erol Keskin'in yorumuyla bir başka festivalde Îstanbul izleyicisiyle buluşuyor. "Montserrat", lspanyol sömürgecilere karşı bagımsızlık savaşı veren Venezuellalılann liden Sûnon Boüvar'ı destekleyen bir lspanyol subayının öyküsünü anlatıyor. Montserrat, sömürge yönetiminin yerli halka saçtığı terör, hatkın ezilmişliği ve sonuçta diktatör olsa da o sırada halk kahramanı olan Simon Bolivar'ın sakiandıgı yeri söylemeyip ölümü seçer. 1,2,3,4 hazıraa'Aya lrini'21.15 ÇÖPLÜK/ TtYATRO STÜDYOSU Yazan: Turgay Nar, yöneten. Işıl Kasapog.'u Oyun, bir yirmibirinci yüzyıl ortaçağında geçiyor. Aymelek, Haço ve Israfıl, 'hepimizin ortak babası' olan 'dev yüzlü ~~ çöplük'te yoksullukla, yahıızhkla, yazgıyla, yaradanm yapıtlan- yapılanyla, yaşadıklan ve yaşayamadıklanyla çatışırlar. Tiyatroyal1 uzun bir şiir serüveninden sonra adım atan Turgay N«r'm şıirsel özellikler taşıyan oyununda bu üç çöplük ınsani, yavaş yavaş kendi sonlannı hazırlarlar. 24 mayıs 21.1525 mayıs 18.30/Harbıye Muhsin Ertuğrul Sahnesi KİM O? / KUMPANYA Yazan ve yöneten: Naz Erayda 'Kim O?', Kumpanya Sahnesı'nin penceresinden görülen Tarlabaşı, Eski Çeşme Sokak'taki geçmış ve bugünkü yaşantılardan yola çıkarak azınlık olma hali. çaresizlik, yalnızlık, korku, paranoya. uiusal. toplumsal ve bireysel kimlıkllerimiz, zorunlu göç, ay-nmcılık ve zamandan kaçış gibi olgulann zihınlenmızde bıraktığı izlenn görüntü. ses ve söz parçacıklanndan oluşmuş. bütünsel ıfadesıni ortaya koyuyor. 29. 30 Mayıs 'Îstanbul Sanat Merkezi YAZ GELMESİN / TİYATRO GRUP Yazan: Terence Neely, vöneten Nefrin Tokyay Oyun. kendi yarattığı dünyaya yabancılaşan insanın, bu dünyadan kaçarak kendi ıçine çekılmesinı ve giderek hiçleşmesini genlımli bir kurgu içinde ele alıyor. İki kadın ve bir erkek oyuncuyla oynanan oyun, aslında, içinde yaşadığımız ve farkına varmadan her geçen gün bıraz daha yabancılaştığımız, belki de anlamak ıstemedığimiz nesneler dünyasuıtn ta kendisini oluşturuyor. 30,31 mayı&'Eski Yeşil'18.30 ÜÇ KURŞUNLUK OPERA ORTAOYTJNCULARİ Yazan ve yöneten: Ferhan Şensoy Ferhan Şensoy, Brechtin 'Üç Kuruşluk Opera'sını güncelleştirirken, Johnj Gay'in 'Dilenciler Operası'na yaklaştığın^ belirtiyor ve oyunun bir Brecht çalışması olmadığını ekliyor: "Brecht'in Kel Hasan Efendj'ye yakün olduğu kadar epik bir oyundur.' 27 mayıs 20.15 '28 mayıs 18.30/Ses Tiyatrosu ANNIE VVOBBLER ANKARA DEVLET TtYATROSU Yazan: Arnold Wesker. yöneten: Vacide Öksüzcü 'Kadın duyarlılığını dile getirme konusundakı becerisi, daha önce yazdığı oyunlardan bilinen Wesker, söz yoluyla bir müzik parçası oluşturmaya yönelıyor. 31 mayıs, 1 haziran/Atatürk Kültür Merkezi/18.30 KOŞEBENT ENİS BATUR Gün ile Gece Arası "Bayram Tatili"n\ Istanbul'da, güncel konu ve so- runlardan kafamı, zihnimi uzak tutmaya özen göste- rerek, kendi kendime verdiğim sözü tırtup "Modern lerin Gecesi" başlıklı küçük bir kitap yazarak geçir- dim. Bazı göceler çıktım dışan gerçi; eşim dostumla Polonezköy'e, Kireçburnu'na, Bebek'e uzandık ve yemek yedik, söyleştik tabıi; ama geneide kâh din- lenerek, kâh çalışarak evde geçirdim tatil günlerini, diyebilirim. Yanlış hesaplamıyorsam, yaklaşık 30-35 saat ma- sabaşında geçirmiş olmalıyım. Dıranas'ın bütün şi- irlerini, Hâşim'in bütün şiirlerini ve pek çok yazısını, Lorca'nın iki şiir kitabı ve Calvino'nun "Amerika Dersleri"ri\ okudum bu tatilde ya, onu bu süreye da- hil etmiyorum. 30-35 saatlik masabaşı çalışması, üç bölümden oluşan, hemen hemen 50 sayfalık bir kitapçık doğur- du. Şüphesiz ön hazırlıkları daha geniş bir zaman di- limine yayılan bu çalışmada önce "Modem Avrupa Şiirinde Gece" izleği üzerinde duruyorum; ikinci bö- lümde şairlerin "lâmba"y\a ilişkilerini kuşatmaya ça- Ijşıyorum; son bölümde ise Hâşim'in dünyasında gün/gece/zaman/ışık dörtgeni çerçevesinde oluşan imgelem haritasını eşeliyorum. Çahşmam sırasında, daha önce seçtiğim. sayıları 120'yi bulan şiir üzerin- de kaldığımı eklemek isterim. Yazarken, yazdıkça, kimbilir kaçıncı kez kendime yönelttiğim soru yeniden çıkıp geldi karşıma: Neden böyle bir çalışmaya girişiyor, bu tür bir kitapçığı ki- min için yazıyordum? Oysa soruya da, yanıtına da çoktan alışmış olma- lıyım. Yazmanın toplumsal anlamı, işlevi yalın bir iki cümleyletanımlanabilir; bireysel, kişisel anlamı ve iş- levi de. Tanımlanıyor da. Gene de, her yazdığımızı ay- nı dürtü, amaç, hedef ile yazdığımızı söyleyemeyiz, sanıyorum. Sözgelimi Cumhuriyet'e yazdığım yazılann, elbet- te bu yazının da, sözgelimi "Modernlerin Gece- s/"nden farkı, hayli farklı bir iletişim ağı kurduğu ko- laylıkla ilerı sürüiebilir. Cumhuriyet'e yazdıklanmın kaç kişi tarafından okunduğunu bilemem belki; ge- ne de, 2 bin basılacak bir kitabın metnine göre o ya- zılann okunma oranının, şansının, olasılığının daha yüksek olacağını kestirebilirim. Bu durum, Cumhuri- yet yaalanmı "Modernlerin Gecesi"ne göre daha an- lamlı, önemli kılabilir mi peki? Yazan kişi yazdıklannı, güncel ve uçucu/güncellik dışı ve kalıcı gibi iki kutba dağıtacak ölçüde aymaz biri olmaz genellikle. lletışimin, etkileşimin kesin ve keskin ayarları, yasaları yoktur. Güncele ayarlı yazı- lanmı her zaman bir tür vicdan azabıyla yazmakla bir- likte. onlan küçümsemeyi aklımdan geçiımedim. fîu- na gerek duyduğum için yazıyordum, bu gerekirlik bana sık sık 'boş inan' duygusu aşılasa da. Ya "Modernlerin Gecesi": O metin boşuboşuna yazma duygusu yaratmıyor mu pekı, içimde? Boşuboşuna yazıyor olma duygusu, şiir ya da an- latı, oyun ya da deneme, yazara içkin bir muhasebe- nin zorunlu duraklanndan biridir. Ne kadar yol alınsa, ona gene dönülür. O durakta hepten inmeye k'alkış- madıkça, yolculuk sürdürülür. Bu ayrı, apayn bir ko- nu. İletişim açısından bakıldığında, yazdığım metni hakkıyla okuyacak insanlar varsa, sayıları beni belir- lemez, onu yazarım. "Modernlerin Gecesi"n\ belki birkaç yüz kişi okuyacaktır, belki daha az ya da faz- la okur. önce bir kıvılcım, sonra bir dürtü, sonra da birikimin beslediği bir olmazsa olmazlık duygusu ge- lip kaplamıştır ya beni, o metni yazmaktan başka umar aramam artık. Kimse okumayacak olsa, çok az kişi okuyacak ol- sa da yazardım "Modernlerin GecesTni, bunu söy- lemeye çalışıyorum. Bir metnin ömrü günüyle sınırlı değildir, çoğu zaman bu gerçek, bu yanılsama, bu umut ya da inanç bizi o metni yazmaya yönettebilir. Denilebilir ki, denilmiştir, Tüfkiye'nin ve dünyanın bunca önemli sorunu varken ortada, gece ya da lâm-' ba gibi soyut konulara dalmak bir kaçış değil midir? Geceyi tanımadan yaşayıp ölmek daha mı doğru bir seçim, bir davranış olur? Gecemizi aydınlattığımız onca lâmbaya bir an için olsun dikkat kesilmeden bu hayattan geçip gitmek çok mu insanca bir tavır? Kalıyor kaçış: İnsanın ara sıra, sık sık karabasan- lann doldurduğu gününden fırarî çıkıp gecede, ge- cenin sessizliğinde kendisini dinlemesi, dinlendirme- si çok mu sakıncalı? Bir de şu var: "Modernlerin Gecesi"n\ bildiğim bir konu olduğu için değil, öğrenmek istediğim bir konu olduğu için seçtim. Işte gelecek haftanın güncel, gün- cetlik dışı yazısının lâmbası. Festival başlarken... DtKMEN GÜRÜN UÇARER Onca koşuşturmanm, yürek çırpıntısmın, heyecanın, endişenin dolu dızgin yaşandığı ama •izleyicıyle bütünleşmeye doğru bir adımın daha atıldığıo"flkgün"den sonra dinginliğin, banşın, güzelliklerin simgesi olan festivaller... Insanlann birbirlenni kıyasıya yok ettikleri, değer yargılannın akıl almaz ölçülerde yozlaştığı hassas süreçlerden geçmekte olan ülkelerde sanatın, hele hele tamamen insan unsuruyla yoğrulan ve onunla soluklanan tiyatro sanatının önemi daha da kesinleşiyor. Tiyatronun misyonu, her dönemde ve her ülkede çağdaşlığı yakalamak isteyen kesimlerin umut ışığı olarak belirlenmiş. Tiyatro, insan yaşamına tuttuğu ayna ile bazen olaylan büyüteç altına yatıran bazen değişik açılardan yaklaşarak fark edemediğirniz yönlerini yansıtan bir düş, bir gerçek, bir fenomen. Kimi zaman acı verici, kimi zaman iirkütücü, kimi zaman umut dolu... Ülkemız, dünyanın zor ve karmaşık bir süreçten geçerken sizlere tiyatronun umut ve heyecan dolu yönüyle yaklaşmak istedik. ama bu çizgide seçtiğimiz yapitlarda kendimizi ve içinde yaşadığımız toplumu sorgulamak için de bir zemin oiuşturmayı amaçladık. Bu bağlamda programımızı olabildiğince geniş bir yelpazeye orurtmaya çalıştık. Bir sokak tiyatrosunun sanat ateşini yakışında özgürlüğe uzanışm simgeierinden yola çıkarak festivalımiz kapsamına aldıgımız gerek klasik, gerekse modern yapıtlarda çağı, toplumu ve bireyi sorgulayan yaklaşımlara yer verdik. Günümüz dünyasında gündemde olan farklı ınanç. düşünce ve kültürlere yönelik baskılan tartışan oyunlar programın bir bölümünü oluşturdu: bır diğer bölümünde ise kışinin kendine ve çevresine yabancılaşmasını irdeleyen çalışmalar yer aldı. Toplumsal eleştirilerin kah güler yüzle. kah başkaldıran bir tavırla sergilendiği yorumlar ise yelpazenen bir başka köşesine oturmakta. Sokak Tiyatrosu'ndan tiyatro şarkılanna, canlı karton karakterlerden çarpıcı sahne tekniklerine uzanan 7.Uluslararası Îstanbul Tiyatro Festivali'nde buluşma heyecanıyla...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog