Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

20 MAYIS 1995 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Devlet Bakanı Algan Hacaloğlu, "Toplumumuzdan hükümet adına özür diliyorum" dedi Ocakfldncikez toprağa verîldiYİNE FAİLİ MECHUL Poüsten geciken soruşturmaİstanbul Hâber Servisi - Gözaltında kaybedilmek ıstendiği savlanırken işken- ceyle öldürüldüğü anlaşılan Hasan O- cak'ın cinayet zanlılannı, Ocak'ı öldür- mekJe suçlanan güvenlik güçleri araya- cak. Kayıtlara önce "kayıp'" ardından da "faili meçhul cinayet" olarak geçen Ha- san Ocak"a işkence yapıldığının kesin- leşmesinden sonra kıtle örgütleri hareke- te geçtı. TBMM'de bağımsız bir araştır- ma komisyonu kunılmasını isteyen çok sayıda kitle örgütü, 1980 yılından bu ya- na yapılan tüm sahipsiz ceset definleriyle ilgili savcılık ve Adli Tıp Kurumu'ndakı dosyalann açıklanması çağnsı yaptı. Ailesi, polisi suçluyor 12 Mart 1995 tanhinde Gaziosmanpa- şa Gazı Mahallesi'nde meydana gelen olaylardan sonra 21 Mart 1995 tanhinde kaybolan Hasan Ocak'la ilgili soruştur- mada çok sayıda karanlık nokta bulunu- yor. Ocak'ın polis tarafından gözaltına alındığını sa\ layan ailesi, oğullannın ce- set fotoğraflanyla karşılaştıklan 16mayıs tarihine kadar tüm makamlarabaşvurdu- lar. Güvenlik güçlerinin Ocak'ın gözal- tında kaybedilmek istendıği savlan üze- rine önce. "tki gün tuttuk bırakük" açık- lamasını yapması. ardından da "KesinJik- te bizde değiL Hiç gözaltına almadık" de- mesi bu karanlık noktalann başlangıç noktasını oluşturuyor. Içışlen Bakanı Na- hit Menteşe'nın de Ocak'ı soran yabancı heyete gözaltında olduğunu söylemesi, ardından ise "Ocak gözatüna ahnmadı" açıklamasını yapması Ocak'ın yakınlan- nın şüphe içine düşmesine neden oluyor. Üzerinden kimlik çıkmadıgı için kimliği saptanamayıp Adli Tıp Kurumu Mor- gu'na göndenlen cesetten alınan parmak izlennden Hasan Ocak oldugu anlaşıldı. Ocak'ın yakınlan ve avukatlan. polisin neden parmak ızlen bellı olan ceset üze- rinde inceleme yapmadığını, yaptıysa ne- den açıklamada bulunmadığını soruyor- lar. Savcılık yetkilileri, kendilerinin ceset bulunduğu haberi üzerine bölgeye gittik- lenni. gereklı çalışmalan yapıp, parmak izlerini alıp. fotograflan çektırip Adli Tıp Kurumu'na gönderdiklerini söylüyorlar. Yetkililere göre konunun bundan sonra- ki kısmı İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kalıyor. Yetkililer. "Poİis suçlulan yaka- layacak ve adalete teslim edecek. Biz de vargdama sürecini başlatacağtz" diyor- lar. Bu durumda Ocak'ı gözaltında İcay- betmekle suçlanan güvenlik güçleri O- cak'ın katillenni arayacak. fstanbnl Haber Servisi - Gözaltına alındıktan sonra kaybedıldiğı savlanır- ken 26 mart günü ışkenceyle öldürüldü- ğü ve gömüldüğü anlaşılan Hasan Ocak, dün ailesi tarafından tekrar toprağa ve- nldi. Küçükçekmece'dekı Kimsesizler Mezarlığı'ndan alınarak Gazı Mahalle- si'nde ıkinci kez defhedılen Ocak'ın öl- dürülmesinın "demokrasi ayıbı" olduğu- nu belirten ınsan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Xlgan Hacaloğlu, -Toplu- mumuzdan hükümet adına özür diliyo- rum*' dedı. Hacaloğlu, Ocak'ın polıs ta- rafından öldürüldüğü savlarıyla ilgili olarak da "Susma hakkımı kullanaca- ğun" şeklinde konuştu. Içışlen Bakanı Nahit Menteşe. "Olay kapanmıştır" de- di. 21 Mart 1995'te Aksaray'da gü\enlik güçlennce gözaltına alındığı savlanan, ancak 16 Mayıs 1995 günü Adli Tıp Ku- rumu'ndakı kimsesizler kataloğundan ailesince teşhıs edılen Hasan Ocak'ın 60 günlük kayıp \e öldürülme öyküsü. dün ikıncı kez toprağa verilmesiyle son bul- du. 26 martta öldürüldüğü anlaşılan Ocak, Beykoz Cumhuriyet Savcılıgı'nın incelemesının ardından Adli Tıp Kuru- mu Morgu'na gönderilmtş, burada 28 • 21 martta Aksaray'da güvenlik güçlennce gözaltına alındığı savlanan. ancak 16 mayısta Adli Tıp Kurumu'ndaki kimsesizler kataloğundan ailesince teşhis edilen Hasan Ocak, dün yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı törenle ikinci kez toprağa verildi. gün bekletildikten sonra sahibı çıkmadı- ğı gerekçesiyle Küçükçekmece Altınşe- hir Kimsesizler Mezarlığf na defhedil- mişti. Ocak ailesi, önce cesedin kendi çocuklarına aıt olduğunu kanıtlamak için uğraştı. Parmak izi tespıtinden ve cesetfotoğraflanndan.kımsesiz denılen cesedin 60 gündür yurtiçi ve yurtdışın- daki tüm makanı ve yetkililerce arandığı söylenen Hasan Ocak'a ait olduğu ke- sınleşince, bu kez cenazenin bulunması uğraşılan başlamıştı. Ocak ailesi, 2 gün boyunca çocuklarının mezarını aradı. Mezar gömüt numarası bulunmadığı için sürdürülen arama çalışmalannda. savcı- hklar ve polis yetkili olmadıklannı açık- larken Ocak ailesinin imdadına Mezar- lıklar Müdürlüğü yetişti. Buradan alınan defın nakli ızniyle mezarlar açıldı ve Ocak'ın mezan bulunup dün sabah saat- lennde ceset çıkanldı. Sabah saat 09.00'da Ocak'ın ağabeyı Hüseyin Ocak. avukatlan Metin Kozan. babası Baba Ocak, annesi Emine Ocak ve kız kardeşleri, Küçükçekmece Me- zarlıklar Müdürlüğü'ne gittiler. Ocak'ın daha önceden belirtildıği gibı 560 değil 574 numaralı mezara defnediidiği anla- şıldı. 574 numaralı mezar açtınlırken an- ne Ocak fenalık geçirdi. Ocak'ın cenazesi Gazıosmanpaşa Ga- zı Mahallesi'ndeki cemevi önünde bir süre bekletildi. Cenaze. yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı törenle Gazı Mahallesi Mezarlığı'nda tekrar toprağa verildi. Ce- naze töreni sırasında Ocak'ın ölümün- den devleti sorumlu tutan sloganlar atıl- dı. Çok sayıda örgütün pankartlarıyla katıldığı görülen cenaze töreninden son- ra törene katılanlar, "Ocak'ın hesabı so- rulacak", "Faşjzme karşı omuz omuza", "Ocak'ın katÛi kontrgerüla" sloganlan atarak Gazi Mahallesi Meydanı'nda top- landılar. Algan Hacaloğlu, gazetecilerin Ocak olayıyla ilgili sorulannı yanıtladı. Aile- Hasan Ocak, gömüldüğü Küçükçekmece'deki Kimsesizler Mezarhğı'ndan dün ailesi tarafindan alınarak Gazi Ma- hallesi'nde ikinci kez toprağa verildi. Ailesi, Ocak'ın tabuhı başında fenalık geçirdi. (Fotoğraf: HATİCE TUNCER) sinin acısını paylaştığını belirten Haca- loğlu, şu açıklamayı yaptı: "Ancak işimiz burada bitmemiştir. Sa- dece yakınmakJa. sadece üzülmekle bu sonınlan aşabilmemiz mümkün degildir. Türkiye'de faili meçhul cina\etlerin sonu gelmeİidir. Türkive'ye iç banş. gelmelidir. Hükümet olarak, insan haklarından so- rumlu bakan olarak ve özeilikle CHP'li bakanlar olarak da bu konulann peşini bırakmayacağımızı belirtivorum." Hacaloğlu, "Bu işte polisin sorumlulu- ğu var mı" sorusunu "Polise yönelik suç- lamalan Içişleri Bakanı cevaplar" şek- linde yanıtlarken İstanbul Emniyet Mü- dürü Necdet Menzir'ın "Polisin, Hasan Ocak'ı gözaltına alarak öldürmesi için enayi olması lazun" şeklındekı açıklama- sına ılışkin ise şunları söyledi: "İstanbul Emniyet Müdüriimüzfin kendi bilgi ve bulgulan çerçevesinde yaptıgı bu açıkla- maya saygı duvannı. Söyteyeceğim başka bir şey yok." Hacaloğlu, 22 mayıs pazartesi günü konuya ilışkin Adli Tıp Kurumu Başka- nı ile görüşeceğinı de belirtti. Hacaloğlu. Ocak ailesinin acılannı paylaştığını be- lirterek "Ben bakan olarak böyle bir du- rum yaşandıgı için toplumdan özür dili- yorum" dedi Bir gazetecının "Ocak'ın polis tarafından öldürüldüğii iddia edili- >or*" demesı üzerine Hacaloğlu, susma hakkını kullanacağını bıldirdı. Hacaloğlu dün saat 19.00 sıralannda Hasan Ocak'ın ailesini evinde ziyaret ederek başsağlığı diledi. Hacaloğlu, "Sadece özür dilemek yeterli mi?" şek- lındekı bir soruyu ise yanıtsız bıraktı. tn- san Haklanndan Sorumlu Devlet Bakanı Algan Hacaloğlu'nun Ocak ailesi ıle yaptığı görüşmede bulunanlann yaptığı açıklamaya göre, görüşme oldukça tar- tışmalı geçti. Ocak ailesi görüşme sıra- sında Bakan'dan sorumlulann en kısa zamanda bulunmasını istedi. Kültür Bakanı Ercan Karakaş da gö- zaltına alınarak kaybedildığı öne sürülen Hasan Ocak'ın öldürülmesınde güvenlik güçleri ile tçişlen Bakanlığf nın büyük bir sorumluluğunun olduğunu söyledi. CHP Merkez Yürütme Kurulu'(MYK) toplantısında Genel Sekreter Yardımcısı Kenan Coşar'ın. Hasan Ocak olayı üzennde cıddıyetle dunılmasını ıstedığı. CHP lıderi ve Başbakan Yardımcısı Hik- met Çetinın de "Ne \azık ki faili mechul cinayetler var" dediğı bıldınldı. Çağdaş Hukukçular Derneğı (ÇHD) Genel Baş- kanı Avukat Şanal Saruhan ise Hasan Ocak cınayetının faılı mechul ol- madığını öne sürdü. Içışlen Bakanı Nahit Menteşe, gözal- tında kayboldugu savlanan ve daha son- ra işkenceyle öldürüldüğü ortaya çıkan Hasan Ocak ıçin "Olav kapanmıştır" dedı. Menteşe, şunlan söyledi: "Hasan Ocak'ın emniyet müdürlüğfince gözal- tına ahnıp ka>bedildiği yolunda iddialar üzerine iki müfettiş göre\lendirdim. Müfettişler hazuiadıkları raporu bakan- lığımıza sundular. Hasan Ocak gözaltına ahnmanuşnr. Emniyete, Hasan Ocak'la ilgili izafe edilecek herhangi bir durum yoktur. Bu ola> kapanmıştır.'' Cemalettin Kaplan gömüldü KEN.4N BtLtZ ERZURL'M - Dış basmda 'Türk Hume\nisi olarak nıtelendırılen 'Kara Ses" Cemalettin Kaplan'ın ce- naze töreni, beklendıği gibi 'gövde gösterisi'ne dönüştürülemedı. Kap- lan'ın cenazesi. Erzurum'un Altınte- pe Köyü'nde yaklaşık 300 yandaşı- nın katıldığı bir törenle cuma nama- zı sonrasında toprağa \ r enldi. Öncekı gün Almanya'nın Köln şehnnde "Türkiye ve Atatürk" aley- hine gösterılerle cenaze namazı kılı- nan Kaplan'ın cenazesi. 20 yandaşı ile birlikte önceki gece saat 01.30'da THY'ye ait bir uçakla lstanbul'a ge- tinldi. Cenaze ıle birlikte gelen 'Ka- ra Ses' yandaşlan. basın mensuplan ile konuşmaktan kaçınarak "Ara- mızda konuşma>a yetkili künse yok" dedıler. Atatürk Havalımam'nın kar- • Kaplan'ın cenaze töreni, beklendiği gibi 'gövde gösterisi'ne dönüştürülemedi. Içişleri Bakanı Menteşe, Kaplan ile ilgili soru yönelten gazetecilere, "Neden bu kadar çok ilgileniyorsunuz bu adamla? Bu adam, vatan haini" dedi. go bölümündekı soğuk hava depo- sunda gece boyunca bekletilen cena- ze Erzurum'a nakledıldı. Cemalettin Kaplan'ın cenazesinı getıren THY'ye ait uçak. saat 10.40'ta Er- zurum Havaalanı'na vardı. Kap- lan'ın cenazesıni, ağabeyi Ziyaettin Kaplan ıle yakınları karşıladı. An- kara'dan katılımlarla sayılan 50'yı bulan Kaplan taraftarları da aynı uçakla Erzurum'a geldi. Kaplan'ın cenazesi. Erzurum Beledıyesi'ne aıt cenaze arabası ile kent merkezıne sokulmadan defnedilmek üzere Er- zurum'un merkeze bağlı Altıntepe Köyü'ne gönderildı. Bu sırada Erzu- rum ve Altıntepe Köyü civarında geniş güvenlik önlemlerinın alındığı dıkkatı çektı. Mülk Köyü girişınde durdurulan Cemalettin Kaplan'ın cenazesinın, yeşıl cüppeli ve sanklı 200 dolayında kişi tarafından teslim alınmak istenmesi, polisin müdaha- lesi sonucu engellendi. Özel araçları ve otobüslerle bir gün önce Erzurum'a gelen sanklı ve cüppeli Kaplan taraftarlan, güvenlik kuvvetlerince. Altıntepe Köyü'ne, normal kıyafet gıymediklen gerek- çesiyle sokulmadılar. Bunun üzen- ne, bu kışiler ıle polis arasında tar- tışma çıktı. Polis, daha sonra, 'Kara Ses'in defnedileceği köye girişe, an- cak normal kıyafetle ızin verilebıle- ceğini bıldırdi. Cenaze, daha sonra köy mezarlığında toprağa verildi. Törene, Refah Partisi Erzurum ll Başkanı Aslan Pbbt Yakutıye Bele- diye Başkanı RP'lı Muhittin Aksak. RP Merkez tlçe Başkanı Muham- met Emek ve yandaşlan katıldı. Menteşe: Cemalettin Kaplan vatan hainidir Içişleri Bakanı Nahit Menteşe, kendisıne Cemalettin Kaplan ile il- gili soru yönelten gazetecilere. "Neden bu kadar çok ilgileniyor- sunuz bu adamla? Bu adam, vatan haini bir adam. Her nasılsa Türk vatandaşı hâlâ. Gömüldü işte. Sık sık bu konuyu gündeme getirmeyin" diye çıkıştı. Bu tatilde tatil yapın« CLUB TEOS VILLAGE, antik Teos kentine birkaç kilometre uzaklıkta, 600 m2'lik havuzu, çocuk havuzu, özel plaj ve koyu, iki katlı Türk evleri, anfitiyatrosu, diskosu, çarşısı, rüzgâr sörfünden dalgıçlığa, atçılıktan okçuluğa, basketboldan bisiklete olağanüstü spor olanaklarıyla, tatil yapmak isteyenlere özel bir köy. Bu tatilde mutlaka CLUB TEOS VILLAGE'a gelin, farklı bir tatil geçireceksiniz. • Rüzgâr sörfü • Kano • Deniz bisikleH m Mini gslf» Masa tenisi • 7ien/s • Voleybol • Basketbol B E D A V A Sabah ve akşam açık büfe 1 TEMMUZ 1995 TARİHİNE KADAR 7 G E C E 8 G Ü N YARIM PANSİYON 5 . 0 0 0 . 0 0 0 TL CLUB TEOS VILLAGE Rezervasyon Tel: (232) 745 74 67 Faks: (232) 745 74 75 CLUB TEOS VU1AGE, İmir'eSOkm, MUSTAFA EKMEKÇİ ANKARA NOTLARI/1 Tilldyle TİLKİYLE KUYRUĞU Çoğu gazetecinin önemsemediği olaylarla, insanların ve tilki kurnazlığındakilerle kuyruklannın öyküsü... K İ T A P Ç I N I Z A U Ğ R A Y I N ! Konur Sokak 27/1 Kızılay-Ankara T«l: 419 38 28-27 KUŞADASI Suyolcu cinayeti yörede mafya korloısunu arttırdı IZMtR/ANKARA (Cumhuriyet Büroları) - Mafya cinayetine kurban giden eski Kuşadası Bele- diye Başkanı Lütfı Sıryol- cu'nun öldürüldüğü yerin hemen yakınında silah bulundu. Görevden alınan Kuşadası Kaymakamı Ek- rem Özsoy, Suyolcu'nun tuttuğu günlüğün incelen- diğini, bu notlann cinaye- te ışık tutabileceğini söy- ledi. Özsoy, Özer ÇUler'in yakın arkadaşları Zeki Küçükberber ile Orhan Özbaş'ın baskılanyla gö- revden alınmasının dü- şündürücü olduğunu be- lirtti. Içişleri Bakanı Na- hit Menteşe ise başkanın öldürülmesinin ardından görevlerinden alınan em- niyet müdürü ve kayma- kam hakkında çelişkılı açıklamalarda bulundu. Suyolcu'nun öldürüldü- ğü \erin yaklaşık 100 metre ilerisinde dün bir silah bulundu. Yanhşlıkla tetiğe dokunulunca bir kez patlayan silah, olay yerine gelen polislerce in- celemeye alındı. Güvenlik güçleri bu silahın cinayet- te kullanılıp kullanılmadı- BODRUM Alabanda Otel Gölköy / Bodrum Mayıs-Haziran 650.000 TL Temmuz-Ağustos 1.150.000 TL (Yarım pansiyon günlük) Rezervasyon ve bilgi için: İstanbul Kültür Turizm (212) 234 34 20 / 4 hat Kosmos Turizm (216) 356 68 84 Bodrum Fora Yatçılık (252) 316 46 64 Mavi Yolculuk Bodrum / Bodrum Marmaris / Marmaris Mayıs-Haziran-Temmuz Her Cumartesi hareket Haftalık tam pansiyon 15.000.000 TL. ğını araştırıyorlar. Öte yandan Suyolcu'nun dü- zenli olarak tuttuğu gün- lüğü incelemeye alan po- lisler, defterdeki isimleri ve telefon numaralarını araştınyorlar. KayTnakamın göriişü Içişleri Bakanlığı tara- fından görevden alınan ve geçici olarak Orhanga- zi'ye atanan Kaymakam Ekrem Özsoy, önceki gün yaptığı basın toplantısın- daki görüşlerini yeniden dile getirerek şunlan söy- ledi: "Kuşadası'nda silahlar atılı\T)r dhorlar. Pcki kim atıyor, söyleyen yok. İn- sanlarımı/ sahip çıkmaz- larsa zabıta ne yapsın. Ge- çenlerde iki el silah sesi du\dum. Emir verdim. hemen yakalandılar. Bana gelin söylevin. kimse kork- masın, kapım açık, tele- fonlara çıkıyorum diyo- rum, ama kimse başvur- muyor. Şu anda görevli ol- madığımdan ayrıntılı bir şey söyleyemiyorum." Içişleri Bakanı Nahit Menteşe. başkanın öldü- rülmesinin hemen ardın- dan görevinden alınan İl- çe Emniyet Müdürü Salah Çoral \e Orhangazi'ye atanan kaymakam Ekrem Özsoy'la ilgili çelişkili açıklamalarda bulundu. Önce, "Hizmet süreleri dolduğu için tayin ettik" diyen Menteşe, daha son- ra görevden alma ve ata- malann, "Suyofcu cina>r e- tinin. Kuşadası halkı tara- fından bu kişilere izafe edilmesinden dolayj" ya- pıldığını öne sürdü. Menteşe. atamalarla il- gili olarak Başbakan'ın eşi Özer Uçuran Çil- ler'den herhangi bir telkin veya öneri gelmediğinı, bu konuda gazetelerde çı- kan haberlerin "uydur- ma" olduğunu öne sürdü. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Referandum Üzerine... Bugünlerde, önce devletin üst düzeylerinde başlayan ve sonra kademe kademe sokağa kadar inen bir referandum tartışması sürüyor. Bir demok- raside aslolan, sorunların halka inmesi, yani soka- ğa gelmesidir. Ama bir sorun sokağa geldiği za- man; hem içeriğinden önemli ölçüde bir şeyler yiti- riyor ve hem de bambaşka yerlere çekiliyor. Refe- randum denildiği zaman, yanıtlanması gereken bir dizi şorun vardır. - Öncelikle referandumun demokratik bir kurum olup-olmadığının tartışılması gerekir. - ikinci olarak özgürlüklerle ilgili bir konunun re- ferandum konusu yapılıp yapılamayacağının ele alınması gerekir. - Üçüncü olarak böyle bir teklifin Sayın Demi- rel'den gelmesinin 'insafia bağdaşır' olup olmadı- ğının düşünülmesi gerekir. - Ve nihayet, yasal yapının böyle bir şeye uygun olup-olmadığının incelenmesi gerekir. Şimdi bu soruları sırayla ele alıp, yanıtlamaya çalışalım. öncelikle şunu vurgulamak isterim ki; bence re- ferandum demokratik bir kurumdur. Zira bir de- mokraside egemenlik halkta olduğuVıa göre temel bazı konularda halkın eğiliminin; görüş ve düşün- celerinin belirlenmesinde, demokrasi adına zarar değil, yarar vardır. Referandum 'temsili demokrasi' konusunda getirilen kimi eleştirileri de zayıflatabi- lecek bir kurumdur. İnsanların 'temsil yetkisini' bi- rilerine vermeleri esası üzerine kurulu olan temsili demokraside, insanların egemenlik hakkı, seçimle- rin bittiği andan itibaren bir ölçüde ortadan kalkar. Bir adaya ya da bir partıye oy veren vatandaşlar; seçimlerden bir süre sonra o aday ya da partinin, bekledikleri gibi çıkmaması durumunda bile, ver- dikleri temsil yetkisini geri alamazlar. Seçim döne- minin sonuna kadar ya da bir sonraki seçımlere kadar 'temsil yetkisi' gaspedilmiş durumdadır. İşte temel bazı konularda referanduma gidilme- si, temsil yetkisini devretmiş olan vatandaşlann egilimlerini belirlemek açısından yararhdır. Hatta bir noktada 'temsilcilerin' temsil yetkisini aşma- malannı sağlamanın da bir yoludur. Gelelim ikinci noktaya. Acaba özgürlükler bir demokraside 'referandum konusu' yapılabilir mi? Hayır, asla yapılamaz. Zaten özgürlüklerin kısıtla- namaması ve çoğunluk karşısındaki azınlığın da varlığını sürdürebilmesi ve devletin koruyucu ka- natları arasına alınması, demokrasiyi diğer rejim- lerden ayıran temel özelliktir. Sayın Demirel'ın bir zamanlar sık sık yinelediği gibi, Iktidar ve çoğun- luk her yerde vardır. Ftejimın niteliğini anlamak için çoğunluğa değil, çoğunluk karşısındaki azınlığa bakmak gerekir, yani muhalefetin ne derecede öz- gür olduğuna bakmak gerekir." Demokrasi sadece 'çoğunluk rejimi' demek de- ğildir. Demokraside çoğunluk canının istediği her şeyi yapamaz. Eğer yaparsa bunun adına demok- rasi değil, çoğunluk baskısı ya da çoğunluk tahak- kümü denir. Ve çoğunluğun baskısı, baskılann en korkuncudur. Hiçbir yere kaçamazsınız. Nasıl bireysel özgüriüğün sının, başkalannın öz- gürlükleri ise; bir demokraside siyasal özgürlükle- rin sının da başkalannın özgürlükleridir. 'Çoğunluk böyle istiyor' diye eğer bu özgüriükleri kısıtlarsa- nız, ne özgürlükçü rejim kalır ortada, ne de de- mokrasi. Şimdi üçüncü soruya geçelim. Acaba böyle bir teklifin Sayın Demirel'den gelmesinin insafia bağ- daşır bir yani olabilir mi? Asla olamaz. Zira 1987'de siyasal haklarından yoksun bulunan De- mirel, bu konuda yapılan bir referandumu (çok haklı olarak) bir 'demokrasi ayıbı' olarak nitelemiş- ti. O referandum sırasında ağustos sıcağında Mer- sin'de, Adana'da, Gaziantep'te, Edirne'de Türk- Iş'in düzenlediği kapalı salon toplantılannda dök- tüğüm teri anımsıyorum da doğrusu bu teri bugün helal edemiyorum. O zamanlar Demirel'in, yaşadığı bunca acı ve sı- kıntıdan sonra artık 'demokratlaştığını' düşünüyor- dum. Bir hekim arkadaşım, bir insanın ellisinden sonra değişmesinin tıbben mümkün olmadığını söylediği zaman, fena halde tartışmıştım. Ama korkanm o haklı çıktı. Ve ben de 'bilime inanma- manın' dersini aldım. O referandumda yasaklara 'hayır' demek için ar- kadaşlarımı nasıl etkilediğimi anımsadığım zaman, doğrusu hiç de mutlu olamıyorum. Bu konuda Sa- yın Demirel'in çok daha özenli ve tutarlı olmasını beklerdim. Ve nihayet son soru: Yasalanmız böyle bir refe- randuma uygun mu? Bu sorunun da kısa bir yanıtı vardır: Hayır. Eğer bir anayasa değişikliği söz konusu olsaydı, mesele daha kolay çözümlenebilirdi. Ama bir yasa maddesi için referanduma yasal olanak bulunma- maktadır. Peki o halde yapılmak istenen ne? Bir bardak suda, neden böyle bir fırtına kopartılıyor? Doğrusu bu soruyu yanıtlamak için yerim kalma- dı. Belki ilerde bu davranışlann ardındakı psikolojik nedenleri konu alan bir başka yazı yazarım. Ama bunun nedenlerini okuriarımın çoğu zaten biliyor... ÜADT bildirisi Atatürk'ün temel devrimleri yok edîldi İstanbul Haber Servi- si - Üniversitelerarası Atatürkçü Düşünce Top- luluğu (ÜADT). temel devrimler yok edilerek Kemalizmden sapıldığını ve parlamentonun son uygulamalanyla Türk-ls- lam sentezinin sözcüsü durumuna düştüğünü id- dia etti. Devleti temsil eden hükümetin dini si- yasete alet ettiği belirtilen ÜADT bildirisınde. "Ke- malizm, dini siyasete alet etmenin vatana ihanet olacağını benimsemiştir" denildı. Marmara, Koç, Yıldız, Ankara, Hacettepe, Bil- kent, Boğaziçi, Gazi ünı- versiteleri ve ODTÜ'nün Atatürkçü düşünce kujüp- lerinin oluşturduğu "Üni- versitelerarası Atatürkçü Düşünce Topluluğu" dün Boğaziçi Üniversıtesı Bü- yük Salon'da bir konfe- rans düzenledi. OD- TÜ'den Sarper Kocabı- yık, konferans bıldinsı- nde Kemalıst gençliğin, kendisıne dayatılan tepki- sizliH, örgütsüzlük. birey- cilık ve bilinçsizlik zinci- rini kırarak sonınlara kar- şı tepkisel, karşı devrimci hareVetlere karşı örgütlü ve bilinçli mücadelesini ÜADT ile ileri bir aşama- ya getirdiğini savoındu. Gazetemiz yazarların- danAhmet Taner Kışlalı, bıldirinin okunmasından sonra Kemalizm konu- sunda bir konferans ver- di. Türkiye'nin bugünkü sorunlannın sorumlusu- nun. "Atatürk'e ve Kema- lizme hayır" diyenlerin değil, "Atatürk'e evet, Kemalizme hayır" diyen- lerin olduğunu belirten Kışlalı. "21. yüzyıla girer- ken Kemalizmi yeniden değerlendirmeliyiz" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog