Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12MAYIS1995CUMA HABERLER Çetinsaya'dan çöp tepkisi • İstanbul Haber Servisi - Temizlik işçilerinin, Eminönü Belediyesi tarafindan ödenmeyen ikramiyelerini gerekçe göstererek Kurban Bayramrnda çöpleri toplamamalan karan üzerine, dün Eminönü Belediye Başkanı Ahmet Çetinsaya. çöp yığınlannın önünde basın toplantısı dûzenledi. Uygulamalannı kıskanan bazı "mihraklann" tûm maaşlar ödendiği halde bir ikramiye verilmediği için çöplen toplatmadığını öne sürdü. Çetinsaya, önünde basın toplantısı yaptığı çöp yığınmdan birkaç kürek çöpü kamyonlara attıktan sonra, "Çöpü toplamamak halka ihanettir" dedi. THK bağıştan memmm • İZ.MİR (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Hava Kurumu Izmir Şube' Başkanı Hami Gürtunca, bayramın ikinci gününde toplanan kurban derisinin, geçen yıl toplanan deri sayısına ulaştığını bildirdi. Bayramın ikinci gününe dek tzmir'de 60 bin deri topladıklannı belirten Gürtunca. geçen yıla oranla daha iyi örgütlenilmesine karşın sayının aynı oranda kalmasına neden olarak uzun ba>Tam tatilini ve kurban fıyatlannın yüksekliğını gösterdi. UHcücü başkan okJunuldu • İSTANBUL.(AA)- Fikirtepe eskı Ülkü OcakJan Başkanı Zarif llhan uğradığı silahlı saldın sonucu yaşamını yitirdi. Erenköy Istasyon Caddesi 17 numarada bulunan Milli Gençlik Vakfı Bürosu'nun önünde önceki gece saat 00.45 sıralannda meydana gelen olayda, Zarif llhan (31), bir arkadaşına ait 34 UMT 55 plakalı özel otomobilin içinde. kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldınsına uğradı. Kafasından ve vücudunun çeştli yerlerinden 5 kurşun yarası alan birçocuk babası tlhan, olay yerinde öldü. Yakın bir zatnana kadar Fikirtepe ÜlküOcağı'nın, başkanlığını yaptığı belirlenen llhan'ın, Fikirtepe1de gryim mağazası sahibi olduğu öğrenildi. Faruk Üçok öldü • ANKARA(AA)-TRT Ankara Televizyonu yönetmen ve yapımcılanndan Faruk Üçok, Ankara'da öldü. 1945 yıhnda Istanbul'da doğan Faruk Üçok, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 1969 yıhnda TRTde göreve başlayan Üçok, Televizyonun çocuk ile müzik eğlence bölümlerinde yönetmen ve yapımcı olarak çalıştı. Faruk Üçok, TRT Haber Merkezi, Spor Haberleri Müdürlügü'nde de görev y_aptı. 50 yaşında ölen Üçok'un cenazesi, Kocatepe Camii'nde düzenlenen törenden sonra Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi. Gecekondu yricıım engellendi • İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Buca Adatepe Mahallesi'nde oturan gecekondu sahipleri Anakent Belediyesi'ne konutlannı yıktırmadı. Çok sayıda Çevik Kuvvet ekıbinin görev aldığı yıkım bölgesine giden Izmir Anakent Belediyesi'ne ait dozerlerin önü, gecekondu sahipleri tarafından kesildı. tzmir Anakent Belediyesi'nin yıkım karannı tepkiyle karşılayan gecekondu sahipleri, seçim öncesi Burhan Ozfatura ve Tansu Çiller'in kendilerine evlerinin yıkılmayacağına dair söz verdiğinı hatırlattılar. Silahlı çatışma ortamı 'psikosomatik' rahatsızlıklan doğurdu • lOyıldırsüren silahlı çatışma ortamı, Güneydoğu'da güvenlik güçlerinden halka kadar herkesi hasta ediyor. Hastalıklann nedeni ise strese dayalı psikosomatik rahatsızhklar. • Güneydoğu halkında kalp hastalığı, yüzde ve ciltte döküntü, mide-bağırsak sorunu; kadınlarda düzensiz âdet kanaması, düşük ve çocuklarda korku, gece altına işeme gibi sorunlann ortaya çıktığı belirlendi. Güne\doğu'daçoculdann,nonnalolmavanalünJislarınaşikirvetkrin€sıksıkrastlanıyor.(Fotoğraf: ERDOGAN KÖSEOGLL) GüneydoğuhastafağıGüvenlik güçlerinin yüzde 9O'ı ülser. Halk psikolojik çöküntü içinde. Bölgede, kalp, mide rahatsızlıklan ile kadınlarda düşükler yaygm YUSUFÖZKAN ANKARA-Güneydoğu'da lOyılıaşkın süredir devam eden silahlı çatışma ortamı- nın, bölgede görev yapan güvenlik güçleri ile halkta "psikosomatik" rahatsızlıklara yol açtığı belirlendi. Olağanüstü Hal Böl- ge Valiliğı kapsammda görev yapan gü- venlik güçlerinin yüzde 90"ının. "çaüşma ortamının getirdiği strese dayalı ülser has- talıgına" yakalandığı bildirildi. Bölge hal- kında, kalp hastalığı, yüzde ve ciltte dökün- tü. mide-bağırsak sorunu, kadınlarda dü- zensiz adet kanaması, düşük ve çocuklar- da korku, gece altma işeme gibi sorunlann ortaya çıktığı belirlendi. tlaç firmalannca Güneydoğu'da yapılan biraraştırmada, güvenlik güçlerinin en faz- la mide hastalıklanndan rahatsız oldukla- n, yüzde 90'ınm strese dayalı ülser hasta- lığına yakalandığı saptandı. Araştırmada, ülsere zemin hazırlayan etkenlenn başında sigara ve alkol kullanımı gelmesine kar- şın, hiç sigara ve alkol almayan güvenlik güçlerinde de çok sayıda ülser olgusuna rastlandığı vurgulandı. Araştırmada, gü- venlik güçlerindeki ülserin ana nedenınin çatışma ortamından kaynaklanan stres ol- duğu belirtildi. Güvenlik güçlerinin çoğun- da da ceşitli psikolojik rahatsızlıklann or- taya çıktığı kaydedıldi. Uzmanlar, benzer rahatsızlıklann Viet- nam ve Körfez savaşlanna katılan Amen- kan askerlerinde de ortaya çıktığına ve bu tür rahatsızlıklann "Vletnam scndromu" diye adlandınldığma dikkat çektiler. Diyarbakır. Mardin. Siirt. Batman. Şır- nak Tabip Odası Sekreten Dr. Necdet Ipek- yiiz de yaptıklan gözlemler sonucu, güven- lik güçlerinin yanı sıra, bölge halkının da strese dayalı çeşitli rahatsızlıklara yakaian- dığını belirlediklenni söyledi. Çatışma or- tamının bilimsel araştırma yapmayı güçleş- tirdiğine dikkat çeken tpekyüz, "Hekim olarak yaptığımız gözlemler sonucu,sürek- li çaöşma ortamının psikosomatik rahat- sızlıklan körüklediğini saptadık" dedı. Gerilim kalbe vurdu Çatışma ortamına baglı olarak kadınlar- da yoğun biçimde düzensiz adet kanamala- n ve düşük tehditleri göriildüğünü belirten Ipekyüz. "Çocuklardacfltdöküntüleri, kor- ku, panik, gece altınaişeme,yetişkinlerdede suratta ve >~ücudun diğer böigeterinde ne- densiz dökflntüler, kaşınn, egzama türü şi- kâvetier çoğunlııkta" dedi. Bölgedeki in- sanlarda kalp hastalıklannda da büyük ar- tış gözlendiğinı kaydeden Dr. Necdet Ipek- yüz, şunlan söyledi: "BÖlgedeki sürekli gerilim ortamı bu in- sanlarda kalp hastaiıklanndaki yükselme- yi artûnyor. Kalp hastalıklan hipertansi- yon biçiminde kendisini gösteriyor. Normal- Hipertaroi>on ve kalp hastalıkiannın en önemli nedenlerinin başında stres geliyor. de kalp hastalıklanndan hipertansiyon. dünya genelinde özellikie ekonomik düzeyi yüksek insanlarda beklenirken, bölgede in- sanlann, beslenmeleri son derece kötü ko- şuflarda olmasına karşın,yaşanan gergüüik- ten doiayı bu şikâyetler de artmakta. Gast- rointestinal şikâyeder. mide, bağırsak, ülser. ishal, kabızhk sorunu, sürekli ekşime ve bu- na benzer psikosomatik rahatsızhklar çok yaygın." Bu tür rahatsızlıklara tedavi uygu- lamanın da olanaksız olduğunu söyleyen Ipekyüz, şu görüşleri dile getirdi: "Belki birkaç gün yararb oluyorsunuz, a- ma ortam a> nı kaldığı için pek yaran oünu- yor. Ben buradaki olaylan suya aolan bir ta- şa benzetiyorum. Suya tasın halka halkaya- yılması, Ankara'yı. Izmir'i, tstanbul'u ve diğer illeri de etkilivor. Bir tifo, hepatit taşı- vicısı oralara gidip hastalığı başkalanna da bulaştınvor ve birsos>al uyumsuzlukdoğu- yor, Bu da psikosomatik hastalıklan hice artnnyor." Hızla artan psikosomatik rahatsızhklar sonucu birsüre sonra ağnlann da ortaya çı- kacağını vurgulayan Ipekj'üz, "tnsanlarda ruhsal çöküntü var. E>epresif duruma düş- müşler. icine kapanık. Idınseve güvenmiyor- lar. Koşullar degişnıcdiği sürece teda\i ola- naksız" dedı. Bölgede ve Türkiye'de yaşa- yan çok sayıda insana rehabilıtasyon uygu- lanması gerektığıni savunan Dr. Necdet Ipekyüz. "Hepimizdeşovenistyapıgelişmis, kin, şiddet jaygıniasınış. Tele>iz>onlan açı- yorsunuz kan fişkınyor. Asbnda toplumsal bir rehabilitasyona gereksinim var" diye konuştu. Kriz masası kuruldu îçişleri Bakanlığı'nda teröralarmı • Turizm bölgelerine yönelik bombalama eylemleri, orman yangınlan ve sabotajlar için bakanlıkta kriz masası oluşturuldu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - îçişleri Bakanlığı. yaklaşan yaz mevsıminde özel- likle turizm bölgelerine yönelik olası bom- balı eylemler, orman yangınlan ve sabotaj- lara karşı alarma geçti. îçişleri Bakanı Nahit Menteşe, bakanlıkta kurulan kriz masasının kentlerle sürekli haberleşme içinde bulundu- ğunu v e istanbul 'da bir mağazada 3 çahşanın ölümüyle sonuçlanan saldınnın faillerinden bazılannın yakalandığını bildirdi. Menteşe. turizm bölgeleri başta olmak üzere patlayıcı yüklenen otolarla, bombalı eylemler. orman yangınlan ve diğer sabotaj- lara karşı gerekli önlemlerin ahndığını, kent- lerden gelen bilgilen değerlendirmek üzere bakanlıkta kriz masası oluşturulduğunu bil- dirdi. Menteşe, büyük kentlerde özellikie tu- nzm bölgelerine yönelik eylem hazırlığı için- de bulunan bazı PKK üyelerinin 5 mayısta Iz- mir'de yakalandığını ve bu operasyonda bombalar ile bomba yapımında kullanılan malzemelerin ele geçirildiğini bildirdi. Menteşe, 2 mayısta Küçükçekmece Cen- net Mahallesi'nde Nazlım Giyim Mağaza- sı'na bomba atarak 3 çahşanın ölümüne ne- den olan saldırganlardan bazılannın yaka- landığını belirtti. Menteşe, mav ıs ayının ilk 10 gününde Tür- kiye genelinde 54 terör nitelikli olay meyda- na geldiğini: 6 asker, 1 geçicı köy korucusu ile 5 yurttaşın öldürüldüğünü. 1 polis, 17 as- ker, 3 geçici köy korucusu ve 4 yurttaşın da yaralandığını bildirdi. "Apo kaşıyor" Menteşe. PKK lideri Abdullab Öcalan'ın "Alevi-Sunni çabşmasının kaşınmasınıT 'ıs- tediğı yolunda istihbarat aldıklannı söyle- di. Menteşe, Gaziosmanpaşa olaylanyla ıl- gili olarak da "Bana "polis neden taşlama- lar sırasında geri çekildı' diye soracaklan- na 'Polis neden ateş açtf diye sonıyorlar" dedi. Menteşe. dün partideki bayramlaşma törenlerinde. "Benim korkum, bu çaüşma- nın bütün yurt geneline yayılmasıydı. Bu aynoklar dişardan empoze edibnektedirler. Y'oksa halk arasında da devtet yönetiminde de böyle bir ayrılık söz konusu değil- dir"dedı. Uluslararası Af Örgütü, Kızılhaç, Avrupa Parlamentosu ve Alman milletvekilleri harekete geçti Hasan Ocak için uluslararası gûîşim • 21 Mart 1995 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Hasan Ocak'm bir an önce bulunabilmesi için geniş kapsamlı bir dış girişim atağı başlatıldı. • Avrupa Parlamentosu milletvekili Stan Newens, Başbakan Tansu Çiller'e gönderdiği mektupta, bütün dünyanın gözünü Türkiye'deki gözaltı vakalanna çevirdiğini söyledi. İstanbul Haber Servisi- Gazios- manpaşa'da meydana gelen olaylar nedeniyle gözaltına alındığı iddia edilen Hasan Ocak için uluslararası örgütler devreye girdi. 21 Mart 1995 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Ocak'ın bulunmasını is- teyen Uluslararası Af Örgütü. Kızıl- haç, Avrupa Parlamentosu ve Alman milletvekilleri harekete geçti. Avrupa Parlamentosu milletvekili Stan Newens, Başbakan Tansu Çil- ler'e gönderdiği mektupta. bütün dünyanın gözünü Türkiye'deki gö- zaltı vakalanna çevirdiğini söy- leyerek şu görüşleri dile getirdi: "Avrupa Konseyi Parlamenterler MeclisL Türkiye'deki insan haklan manzaralannı ortaya koymaya başla- dı. Büyüyen endişeler, A>rupa Parla- mentosu'nda dilegetirildi. Bu neden- le sizden ailesine. arkadaşlarına ve uluslararası kamuoyuna güven ver- mek açısından Ocak'ın nerede oldu- ğunun araştınlmasını istiyoruz." Uluslararası Af Örgütü ıse yaptığı yazılı açıklamada, Ocak'ın gözaltına ahndığını öne süren tanıklann ifade- lerine dikkat çekti. Örgüt. konu hak- kında Ocak'ın ailesinın yaptığı açık- lamalan da takip ettiğini belirtti. Kızılhaç Örgütü'nebağlı Uluslara- rası Refah Departmanı'ndan (Inter- national Welfare Departrr.ent) Pame- la Hussain ise Hasan Ocak'ın bulun- ması'için bir komite oluşturulduğu- nu söyledi. Kızılhaç'ın Türkiye'dekı tutukluları ziyaret ermek için hükü- metten izin istediğini söyleyen Hus- sain, bu konudaki resmi ginşimleri- nin sonuçsuz kaldığını belirtti. Alman parlamenterler de Hasan O- cak için çeşitli girişımlerde bulundu. Federal Meclis SPD milletvekıllerin- den Otto Reschke, Alman Dışişleri Bakanı Dr. Klaus Kinkel'e ve Fede- ral Meclis Başkanı Dr. Rita Süss- muth'a gönderdiği mektupta. "Ulus- lararası Af Örgütü 'Amnesty Interna- tional'ın bütün çabalanna rağmen, Türk makamlan Hasan Ocak'ın kal- dığı yer hakkında bilgi vermiyor. Gör- gü tanıklaruun tersini ispaüamasına rağmen, Türk makamlan, rutukla- manın olmadığını iddia ediyor. Siz- den parlamenterler düzeyinde ve Al- man Konsolosluğu üzerinden Hasan Ocak'ın kaldığı yer hakkında bilgi edinmenizi rica ediyonım"dedi. • Yeşiller Partisi'nden Federal Mec- lis milletvekillerinden AngeiikaBeer ise Başbakan Tansu Çiller'e ve eski Bonn Büyükelçisi Onur Oymen'e gönderdiği mektupta şöyle dedi: "213.1995 tarihinden beri kayıp olan. yakınlannın ve insan haklan kuru- İuşlannın çabalanna rağmen, ma- kanılannı/ın Hasan Ocak'ın yeri hakkında biigi \ermemesini büyük üzüntüy lc öğrendim. Birçok tanık ifa- delcrinin olmasına rağmen İstanbul polisi, Hasan Ocak'ı tutuklamadığını iddia ediyor. Bende Hasan Ocak'ın polis karakolunda göriildüğünü bel- geleyen yazılı ifadeler var. Ben, gec- mişte de sık sık olduğu gibi tutukla- nan insaniann kaybolma endişesi ta- şıyorum. Biz Hasan Ocak'a işkence edildiğinden endişe ediyoruz. Sizden Hasan Ocak'ın yerinin tespit edüme- si için çaba harcamanızı \ e mahkeme nezdindegeçerli suçlamalar \arsa ya- sal işlemlerin yapılmasını. a\ukatla- rıyla ve yakınlan ile ilişki kurmasını sağlamanızı rica ediyonım»'" Yeşiller Partisi'nden Federal Mec- lis Türk asıllı milletvekili Cem Özde- mir de Çiller'e gönderdiği mektupta şu görüşleri dile getirdi: "12 Mart 1995'te İstanbul Gaziosmanpaşa'da- ki olaylardan sonra bazı insaniann tutııklandığını üzülerek öğrendim. O- tuz yaşındaki Hasan Ocak'ın, 21 Mart 1995 tarihinde öğle saatkrin- den sonra Aksaray-Yenikapı yoiunda rutuklandığı bildiriliyor. Ailesi. Ha- san Ocak'la ilişkiye girmek istemesi- ne rağmen İstanbul polisi, Hasan O- cak'ı tanımadıgını açıklıyor. Bu tür davranışlar. Türkiye'ye, demokrasi ve insan haklanna zarar verebilir. O yüzden Hasan Ocak'ın ve diğer tu- tuklananlann serbest bırakılmasına çaba göstermenizj rica ediyorum.'" BIRBAKIMA SERVER TANILLI Umudu Var Büyük İnsanlığın... Her yılın 8 Mayıs'ı, İkinci Dünya Savaşı'nın sona erişinin anısına, kimi Avrupa ülkelerinde olduğu gi- bi, Fransa'da da tatil günüdür. Bu yıl ise, bir başka çerçeve içinde anıldı 8 Mayıs; çünkü, faşizme karşı zaferin 50. yılı idi bu yıl. Nasıl olur da kutlanmazdı? Gazeteler, dergiler yazı ve resimlerle dolu; tele- vizyonlarda daha da çarpıcı görüntüler. Bir yanm yüzyıl öncesinden bugüne ulaşabilmiş insanlann canlı tanıklıkları... Altı yıl süren boğazlaşmadan arta kalanlar mı? Cephe ve cephe gerisinde milyonlarca ölü, yerie bir edilmiş kentler, ölüm kamplan; tarifsiz yoksun- luklar, acılar, gözyaşlan... Hiçbir savaş, tarihte böy- lesine yıkıcı olmadı; insanoğîunun ayıbını böylesine ortaya koyan başka bir örnek de yok. Militarizmin sonu budur işte; halklara düşmanlı- ğın, emeğe ve akla düşmanlığın sonu budur işte! Tek kelimeyle, faşizmin pahası budur! Içiniz götürmese de bakacaksınız bu resimlere; insanoğîunun çektiği acılan, "yüreğim kaldırmıyor" diye gözardı edemezsiniz; savaşla ilgili bütün bu görüntülerin -paradoksal elbette!- "terbiyetkâri" bir etkisi vardır. Aynca yeni kuşaklara bunlan gösterip ekleyeceksiniz: "Tanı bunlan, tanı da büyü!" Ama o ne? Bu Dresden, bu da Berlin! , Avrupa'nın. başka güzelim kentleri gibi, yerle bir edilmiş iki uygarlık merkezi. Peki ya bunlar? Saraybosna ile Grozny! Nasıl olur? Bir elli yıl öncesinin dehşeti nasıl unutulur da bu- raya vanlır? Hayır, vahşet bitmedi; sürüyor, sürecek daha da... 8 Mayıs 1945'te, Nazizmin yıkıntıları üzerinde doğrulan insanlann düşünceleri ve beklentileri ney- di? O tarihte yirmili yaşlarda olup da bugün yetmişi- ni sürenlerin verdikleri yanıtlar arasında pek dü- şündürücü olanları var. O gün 25 yaşında bir Al- man askeri olup sonralan bir kitap da yazan Horst Krüger şöyle diyor: "Tarihin değirmen taşlannın arasına düştük. Binlerce tahıl tanesi olarak, tarihin pasta hamuoına eklenmek üzere, havanda döğül- dük. Pastayı yapanlar ise başkalan oldu: Amerika- lılar, Ruslar, Ingilizler, FransızJar." Ve ekliyor bir yer- de: "Hepimiz tetiğe dokunduk, hepimizin elleri kanlı, bir kan banyosudur Avrupa olsa olsa!" O tarihte yirmisini süren kuşağın gözünde, III. Reich'ın teslim oluşu, çılgınca umutlann başlangı- cı, güzel bir dünyayı yaratma isteğinin de su yüzü- ne çıkışıydı; bir daha böyle felaketlerin olmayacağı bir geleceği düşlüyordu insanlar. Ne oldu sonunda? Fransa'da, Almanya'da, Polonya'da, Rusya'da, Ingiltere'de, Birleşik Amerika'da, kısacası hemen hemen her ülkede, gerçeklikle ütopya karşı karşıya gelip savaştı. Yırtılan bir Avrupa'da ve nefes nefe- se bir dünya ortamında, sonraki yılların onca çökü- şünün arkasından bugüne kalan, yine gerçeklik-ve ütopyadrr. * Ezen gerçekliğin yanı sıra, daha insanca bir dün- yaya inanç ve umut! "Umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşan- mıyor." Nâzım Hikmet'in bu sözleri yaşamla iç içedir... 8 Mayıs. Avrupa'da büyük törenlerle kutlandı; bir kutlama da, 9 mayısta Moskova'da düzenlendi ve Sovyetler Birliği dönemindeki törenlerin görkemini sürdürerek, daha doğrusu özenerek onlara... Okuyucular hatırlayacaklar: Sovyet halklarının Nazi saldırganına karşı yürüttüğü savaş bir destan- dır başlıbaşına ve 20 milyon cana malolmuştur. Ta- rihin cilvesine bakınız: O destanın ulaştığı zaferi kutlamak üzere bugün tören düzenleyenler de, Sovyetler Birliği'nin yıkıntılan üzerine tüneyen, elle- ri üstelik Çeçen kanına da bulaşmış, sosyalizm düşmanı baykuşlar oldu. Votkanın morartıp ablak- laştırdığı suratıyla, Yeltsin, söylevini nereden oku- du, bilmiyorum dikkatinize çarptı mı? Lenin'in anrt-kabrinin balkonundan! Vay öleydim ben!.. 8. maddeye karşı mücadele 20 bin gönüllü düşünce suçlusu YAHYAKOÇOĞLU Aralannda bilim adam- lan. yazarlar, gazeteciler ve sanatçılann da bulunduğu 150'ye yakın kişinin 'dü- şünce suçu' nedeniyle ce- zaevinde bulunduğu Tür- kiye'de, Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesinin Türk Ceza Kanunu'na ek- lenmesiy le yapılacak deği- şiklik yeterli buiunmuyor. Ocak ayından bu yana yap- tıklan eylemlerle kamu- oyunun dikkatini çeken 'DüşünceSuçuna Karşı Gi- rişim'in sözcüsü Şanar Yurdatapan, gerçekleşme- si öngörülen '>'etersiz' de- ğişikJiği, 15-20 bin düşün- ce suçlusu yaratarak etkisiz hale getireceklerini söyle- di. Yurdatapan, 'düşünce suçu'nun kaldınlması için sürdürecekleri çalışmanın halkın direkt katıhmını sağlamaya yöneleceğini belirtti. Girişimin sözcüsü Şanar Yurdatapan. kampanya çerçe\esinde bundan sonra yapılacaklan anlatırken Ankara DGM'de de ifade kuyruklan oluşturacakjan- nı söyledi. Toplanan yüz bin imzadan 15-20 bininin yayıncı olacağı, kitabın ikinci baskısıyla ilgili ça- lışmalann sürdüğünü dile getiren Yurdatapan, kitabın TBMM'nm TMY'nin 8. maddesiyle ilgili karannın çıkmasına kadar baskıya hazır bekletileceğine dik- kat çekerek şunlan söyledi: "Çünkü düşünce suçu, bir örümcek ağı gibi birçok yasayı kaplanuş. Bu çalış- malan Bakanlar Kuru- lu'na ileteceğiz ve 'Bakın, düşünce özgürlüğü sadece Terörle Mücadele Yasa- sı'nın 8. maddesinde değil, birçok yasada varlığını sür- dürüyor. Bunlann hepsini temizleyin' diyeceğiz. Bü- tün partilerin seçim öncesi özgürlük vaatleri var. Bun- lan yerine getirsinler. Sade- ce 8. maddeyi kaldınp ay nı içerikteki suçu Türk Ceza Kanunu içine alacaklar. Cezaev terindeki insanlann dışany a çıkmasını sağlaya- caklar. GÖrünürde cezaev- lerini boşaltmış olacaklar, biz de hemen kitabın ikinci baskısını piyasaya sürece- ğiz ve aynı gün binlerce dü- şünce suçlusu daha olacak. Bunun için yapacaklanm buna göre ayarlasınlar ve bunlan temizksinter." Demokrasiyle. düşünce- lerin serbestçe söylenme- siyle "vatanın bölüneceği safsatasmın' bırakılması gerektiğine işaret eden Yurdatapan, çalışmalannın kamuya, halkın direkt katı- lımını sağlamaya yönelik olduğunu kaydetti. Yurda- tapan, Düşünce Suçlulan Müzesi'nin isteyenlere sa- dece güvenlı bir yer bula- rak video kaset kopya mas- rafını ödemeleri halinde gönderileceğini sözlerine ekledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog