Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyel tmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmem: Orhan Erinç • Genel Yayın Koordinatörir Hikmet Çetinkaya • Yazüşleri Müdürlerı: fbrahim Vıldız . Dinç Tayanç (Sorum- lu) # Haber Merkezi Müdürü Hakan Kara # Gorsel Yönetmen. Fikret Eser Dış Haberler ErguD Balcı • tstıhbarat Yalçın Çakır • Ekonomı Bülent Kızanlık • Radyo-TV U\gar Eremektar • KültûrHandanŞenkökenttSporAbdülkadirYücelman • Yuıt Haberien Mehmet Saraç • Makaleler: Sami Karaören 0 Çevın Seyfetön Turhan # Duzeltme Abdullah Yazıcı • Fotoğraf Erdoğan Köseoğlu Yayın Kurulu İlhan Selçuk (Başkan), Orhan Erinç, Oktav Kurtböke. Özgen Acar. Hikmet Çetinka>a, Şükran Soner, F.rgun Balcı, Dinç Tayanç. tbrahim Ylkiız. Orhan Bursalı. Mustafa Balba>. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbav # Haber Müdürü: Doğan Akın Atatürk Bulvan No: 125. Kat:4. Bakanhklar-Ankara Tel: 4195020 (7 hat). Faks: 4195027 • Izmır Temsılcısr Serdar Kızık, H. Zıya Blv 1352S 2<3Tel 4411220,Faks:441911 "> • AdanaTemsılcısrÇetin Yiğenoğlu, lnönüCd 119 S No 1 Kat 1. Tel: 3522550. Faks: 3522570 Müessese Müdürü Erol Erkut • MEDYA C: • Yönetım Kurulu Koordınatör. Ahmet Korukan • Başkam-Genel Müdur Gfilbin Muhasebe. Bülent Yener • Idare Erduran 9 Koordınatör Reha Hüse>in Gürer # tşletme Önder Işırman • Genel Müdur Yardım- Çelik • Bılgı-lşlem Nafl tnai • cısı Mine AkdaJ • Halkla İlış- Bılgısayar Sıstem Müriivet ÇUer kıler Muduru Nurten Berksoj Yayımlayan *e Basan: Yenı Gun Haber Ajansı. Basm ve Ya>ıncıhk A S Tür'kocaiı cad 39 41 Cagaloglu 34334 Ut PK 246 lslanbul Tel ı0-2I2)512 05 05 (20hat> Faks (0212)513 85 95 1 1 M A Y I S 1 9 9 5 Imsak: 4.00 Güneş: 5.44 Öğle: 13.07 İkindi: 17.00 A k ş a m 2 0 . 1 7 Yatsı: 21.54 MEDVACTei 514 07 53-513 95 80-513 84 60-61. Faks 5118466 Yüzyılın ilacı • Haber Merkezi - Bayer laboratuvarlannda keşfedildiğinden bu yana yüz yılı aşkın bir süre geçen aspirin, bugün dünyada 8 mılyar insan tarafından kullanıhyor. Bir süre önce Almanya'da Uluslararası Gazeteciler Günü'nde geçen yıl ilaç ûzerinde yapılan araştırmalann sonuçlan 'Kalp ve beyin için aspirin' adı altında yayınilandı. Aspirinın kalp krizi ûzerindeki etkilerini inceleyen Londra Üniversitesi Farmakoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Gustav V R. Born, ilacm kalp krizi ve beyin felcine yol açan bozukluklara ve diğer bütün hastalıklara karşı kurtancı olarak kullanıldığını, hergün muntazam olarak alınacak yanm tabletle damar sertliğinin önlenebileceğini belirtti. Muğla'da denetim • MUĞLA (AA)-Muğla sahil şeridinde, Sahil Güvenlik Marmaris Grup Komutanlığı'nca arama, kurtarma ve deniz kirliliğınin önlenmesine yönelik kontrollerin arahksız sürdürüldüğü bildirildi. Son bir yıllık dönemde, sahillerde kontrol edilen 3 bın 644 tekneden 571'ine yasal işlem uygulandığı belirtildi. Sahil Güvenlik Marmaris Grup Komutanlığf na bağlı botlarla Muğla sahil şeridinde. son bir yıllık sürede 6 bin 280 saat devriye seyri gerçekleşririldi. 'Bakanlık onaylı1 dernek • .\NKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığı. yaptığı değerlendirme sonucu öğretmenlerin üye olmasında sakınca bulunmayan lOOderneğin ismini. eğitimcilere duyurulmak üzere okullara bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafindan öğretmenlerin üye olabileceğine daır onay verilen derneklerin, bakanlık müfettişleri ve diğer görevliler tarafından kunıluş tüzükleri ûzerinde yapılan inceleme, faaliyet alanlan ve Dernekler Kanunu'na uygunluk ölçütlerine göre belirlendiği bildirildi. Öğretmenlerin üye olmasında sakınca bulunmayan derneklerin arasında, 'Isparta Musiki Derneği, Devrek Bastoncular Derneği, Ayvalık Çamlık Tenis Kulübü, Güdül Avcılar ve Atıcılar Derneği, Polifonik Korolar Derneği' gibi kuruluşlar da bulunuycr. Temizlikte Rıbar dönemî • ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Adana'da Seyhan llçe Belediyesi tarafindan kirletenin yanı sıra temizlemeyenin cezalandınlacağı bir temizlik kampanyası başlatıldı. 'Kirleterek huzuru bozanlara' para ve kısa süreli meslekten men cezalan da verilmesini içeren kampanya nedeniyle halka onbinlerce broşür dağıtılarak 'kirletenleri ihbar edin' çağrısı yapıldı. 27 yaşındaki oruplu dahı • İZMİR (AA) - Doğuştan 'Adale Androfili" hastası olan ve organlannın çoğu işlevini yitiren 27 yaşındaki Bilgisayar Yüksek Mühendisi Atilla Özerdim, bilimsel çalışmalan için destek anyor. SSK emeklisibirbaba ve ev hanımı bir annenin tek çocuğu olan Özerdim, doktora çalışmalannı ABD'de sürdürebilmek için Cumhurbaşkanı ve diğer yetkililerin kendisini desteklemesini istiyor. 15 yaşındaki Musa Ziyada, Hamas örgütünün yetiştirdiği intihar komandolarından biri: Olehflmem için bana bir şans verînÇeviri Servisi - Adı Musa Ziyada. 15 yaşında. Ölmeyi ve ölürken mümkün olduğu kadar fazla Israilli- yi öbür dünyaya göndermeyi hayal ediyor. Musa. Israil'in üzerine bir kâbus gibi çöken Filistinli aşırı Is- lamcı terör örgütü Hamas'ın yetiştir- diği intihar komandolanndan veya diğer bir deyişle kurbanlanndan sa- dece bir tanesi. Belki de en şanslıla- nndan biri. Sürekli şehit olma yo- lunda beyni yıkanan Musa da bir gün diğer gönüllüler gibi, belki bir otobüs durağı, belki şehir merkezin- de kalabalık bir alışveriş merkezin- de, lsraillilerin arasına dalarak üze- rindeki patlayıcılan bir anda ateşle- yiverecekti. Ancak Musa'nın planlan, babası tarafindan suya düşürüldü. Oğlunun "şehit olma " yolundaki girişimlerini sezen Hisham, çareyi onu Gazze po- lısine teslim etmekte buldu. "Ben Tann'nın sevgiü yüzüne bir an önce kavuşmayı seçtim. Arkam- dan, ne olur gözyaşı dökmcyin. Onun yerine oğlunuzun şehitlik mertebesi- ne eriştiğini düşünerek nıutlu olun. Benim yolum cüıat volu. Filistin uğ- runa şehit olma yolu." Bu mekrubu Gazze'deki nezarethanede yazan Musa'nın 10 yaşma bastığı günden başlayarak beyni Hamas tarafından yıkanıyordu. Musa, Hamas ile ailesiyle beraber Gazze Şeridi'ndeki Bureij mültecı kampında yaşadığı dönemde tanıştı. Evi ile Birleşmiş Milletler'in mülte- ci çocuklar için kurduğu okul arasın- da geçen zamanı kısa sürede Müslü- man eylemcilerin etkisi altına gire- ceği camide değerlendirmeye başla- • Musa'nın planlan, babası tarafından suya düşürüldü. Oğlunun 'şehit olma' yolundaki girişimlerini sezen Hisham, çareyi onu Gazze polisine teslim etmekte buldu. dı. 14 yaşına geldiğinde ise kendi yaşındaki biri için alışılmadık bir rütbeye, "emirlik rütbesine" çıkanl- dı. Seçilmiş arkadaşlan; babası ya- şındaki, mesleklerinde tecrübeli kişi- ler. doktorlar, hukukçular, mühen- dislerdi. Musa'yı evlerine davet edi- yor, yedirip içiriyor, Islamın en ince noktalannı tartışıyorlardı. Musa. tüm bunlan kendine bahşedilmış büyük bir nımet olarak görüyordu. Ailesi ıse oğullarının birtakım özel yete- neklerinin yaşlı \e akıllı kişiler tara- fından değerlendirildiğine çoktan inandınlmıştı. Her şey göründüğü kadarla kalsa yine iyi. Musa polisteki ifadesinde, kendisine Kuran'ı öğreten adamlann beyni kadar vücudu ile de ilgilendik- lerini itiraf ediyor. "Bu iğrenç herif- ler, pis yüzlerini İslam maskesi altına sakhyorlar 1 " diyor baba Hisham. 4 Bunlar Islamın düşmanlan' "Fakat ben bunlann İslamın düş- manı olduklannı bilhorum. Metotia- n ve kurallan Filistin halkına sadece felaket getirir. Biz bunlann yüzünden hâlâ sığınma altında yaşıyoruz. Tabii ki Filistin mücadelesine karşı deği- lim. Ancak bizim mücadelemiz de Batı'daki mücadeleler gibi medeni çizgi içinde devam etmelL Çocuklan- mızuı beyinleriyle düşünceleriyle oy- namak yerine enerjilerini daha yapı- cı eykmlere odaklaştırsınlar." Her ne kadar beyninin içine yerleşmiş ide- oloji değişmezliğini inatla korusa da Musa taktiklerinin değiştiğinı kabul ediyor. Artık "Sizden toprağınta ça- lanlara karşı savaşmak meşrudur, ancak sonın bunun nası) gerçekleşti- rüeceğinde'' diye düşünebilen Musa. ailesinin yanına döndükten sonra Gazze'deki müftü ile konuşmaya gi- diyor ve intihara kalkışmanın Islama göre günah sayıldığını öğreniyor. Musa'nın yakalanması ve yapmış ol- duğu itıraflar. Hamas örgütünün iki üyesini demir parmaklıklann ardına gönderiyor. Muhammet Essayed ve Khalik Mutiik yeni kurulan Filistin Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafın- dan 7'şer yıl hapse mahkûm ediji- yorlar. Musa olayına özel bir ilgi gösteren Filistin Kurtuluş Örgütü li- deri Yaser Arafat, tsrail Başbakanı tzak Rabin'e telefonla söz konusu faciayı nasıl önlediklerini anlatıyor. Ancak Musa'nın yakalanması ve iti- rafianyla birlikte ailesi de kökten- dinci hareketin diğer üyelerine hedef oluyor. llk önce evden okula gider- ken Musa'nın karşısına çıkan birkaç kişi. ışkence ve polis zoruyla bu iti- raflan yaptığını açıklayan bir belge- yi zorla Musa'ya imzalatıyorlar. Bu belge daha sonra Hamas'ın haftalık bültenı El Vatan'da yayımlanıyor. Maskeli bir grup Musa'nın evine ge- lerek örgüt üyelerinin şimdi hapiste olmasından tüm aileyi sorumlu tut- tuklannı ve eğer bu kişilerin başlan- na bir şey gelirse bedelini ödeyecek- lerini söyleyerek tehdit ediyorlar. Bunlar sürüp gidiyor. Aile Araştırma Kurulu raporu: Kentli kadın daha çok dayak yiyor • Şiddete uğrayan kadmlann yansından fa- zlasının boşanma veya evi terk etmeyi düşün- medikleri ortaya çıktı. Kadınlara karşı kötü söz kullanma oranmın kırsal kesimde vüzde 49, kentte ise yüzde 61.8 olduğu belirfendi. ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu ta- rafindan yapılan araştırma- da, Türk kadınlannın yüz- de 34'ünün eşlerinden da- yak yediği, bu oranın kır- sal kesimde yüzde 32.1 iken kentlerde yüzde 35.6'ya yükseldiği belir- lendi. Kayınvalideler ile diğer bazı aile bireylerinin de saldınsına uğrayan ka- dmlann, "çocuğunu koru- ma ve ekonomik bağımsız- lığın olmaması" nedeniyle şiddete katlandıklan sap- tandı. Şiddete uğrayan ka- dınlann yansından çoğu- nun boşanma veya evi terk etmeyi düşünmedikleri or- taya çıktı. Kadına karşı kö- tü söz kullanma oranının kırsal kesimde yüzde 49, kentte ise yüzde 61.8 oldu- ğu belirlendi. Başbakanlık Aile Araş- tırma Kurumu Başkanlıgi tarafından yapılan "Afle Içi Şiddet" başlıklı araştırma- nın sonuçlarına göre. ka- dınlann fiziksel şiddete uğramasına büyük oranda ekonomik sorunlar neden oluyor. Araştırma sonuçla- nnı içeren raporda, kadın- ların açıklamalarına göre fiziksel şiddete rastlanan ailelerin oranı yüzde 29.6 iken, erkeklere göre bu oranın yüzde 34'e çıktığı belirtildi. Toplumda kadı- nın erkeğe oranla daha de- ğersiz olduğuna ilişkin yaygın kanının, şiddeti uy- gulayan erkeğin kendisini haklı görmesine neden ol- duğu belirtilenraporda,er- keğin alkol ve kumar gibi bağımlıhklannın şiddet ge- rekçelennı arttırdığı kay- dedildi. Rapora göre, erkeğin e\in dışında yaşadığı so- runlardan kaynaklanan baskı, gerilim, çaresizlik, güçsüzlük gibi nedenler, kadına yönelik şiddet ora- nını arttınyor. Yetersiz ge- lir, düzensiz iş ya da iş ya- şamındaki stres, geçici ya da sürekli ışsizlik gibi güç durumlar, erkek ve kadını olumsuz yönde etkiliyor. Araştırma sonuçlannda, kırsal kesimde dayak yiyen kadın oranının. kentlere göre düşük olduğu belirtil- di. Gelir ve eğitim düzeyi daha yüksek kesimin yaşa- dığı kentlerde kadınlar yüzde 35.6 oranında şidde- te uğrarken, bu oran kırsal kesimde yüzde 32.1 olarak saptandı. Kadına karşı kö- tü söz kullanma oranının kırsal kesimde yüzde 49, kentte ise yüzde 61.8 oldu- ğu belirlendi. Raporda, dayak yiyen Türk kadınlannın yüzde 57.7'sinin henüz evliliğin ilk günlerinde dayakla kar- şılaştığı, ilk çocuğun doğu- mundan sonraki yılların ise en sık dayaga rastlandı- ğı ikinci dönem olduğu ifade edildi. Kadınlann yüzde 41.1'inin hamilelik- lerinde eşlerinden dayak yedikleri, şiddet uygulayan erkeğin en önemli gerekçe- sini ise "ıtaatsizBk" olarak gösterdiği belirtildi. 26 trflyonluk dershane pazarı • Sayılan her geçen gün artan kurs ve dershanelere, bu yıl öğrenciler yaklaşık olarak 26 trilyon lira para ödeyecekler. Dershaneler fiyatlannı yüzde 85-120 oranmda yükselterek kâr oranlannı arttırdılar. ANKARA (AA) - Tür- kiye'de eğitimdeki yeter- sizlikler nedeniyle sayılan her geçen gün artan kurs ve dershanelere, bu yıl öğ- renciler yaklaşık 26 trilyon lira para kazandıracak. 534 bin 377 öğrencinin devam ettıği 3 bin 423 dershane, fiyatlannı yüzde 85-120 oranında arttırarak kârlan- nı katladılar. Öğrencilerin, üniversıte ve Anadolu liselerine gir- me yanşı, Türkiye'de tril- yonluk dershane pazan ya- rattı. Eğitimcilerin öğren- cileri ezberciliğe ve kolay- cılığa ittiğı gerekçesiyle karşı çıktığı dershaneler, şimdi de yükseköğretime el attı. Milli Eğitim Bakan- lığı'ndan alınan bilgiye göre, Türkiye'de halen çe- şitli illerde 2 bin 173'ü kurs, bin 150'si de dersha- ne adı altında toplam 3 bin 423 kurum faaliyet göste- riyor. Bu kurumlara 1994- 1995 öğretim yılında 534 bin 377 öğrenci devam ediyor. Velilerin çocuklan için yaşadıklan gelecek kaygısı dershaneleri umut kapısı haline getirirken, gösteri- len yoğun talebi değerlen- diren dershaneler, fiyatla- rını 1995 yılı için yüzde 85-120 oranında arttırdılar. Gruplara göre bu yıl için 35-124 milyon lira arasın- da fiyat belirleyen dersha- neler, öğrenci başına orta- lam 50 milyon lira baz alındığında 26 trilyon lira gelir sağlayacak. Ortaöğre- timde yüzbinlerce öğrenci- yi sınav maratonuna hazır- layan dershaneler, Açıköğ- retım Fakültesi ögrencile- rine de el attı. Açıköğretim Fakültesi'ne devam eden yaklaşık 300 bin öğrenci- nin büyük çoğunluğunun çahşanlardan oluşması ve dersleri takip edememele- rini değerlendiren dersha- neler, bu kesime de kurs vermeye başladı. Üniversite öğrencilerine ancak öğretim elemanlan- nın ders verebileceğini ha- tırlatan yetkililer, bu kur- larda akademik unvanı bu- lunmayan ortaokul ve lise öğretmenlerinin görev al- dığını, bu durumun yükse- köğretime gölge düşürdü- ğünü söylediler. Uzun yürüyüş Daniş, nükleerin olmactağı bir dünya için savaşıyor. (ERDOGAN KÖSEOĞLU) Tîmıır Daniş^ nükleersiz dünya için yürüyecek • 22 mayısta Viyana'dan başlayacak yürüyüşü antinükleer amaçlı bir kuruluş olan 'For Mother Earth' düzenliyor. SERPİLGÜNDÜZ lOyıldıryürüyor. Herkesin yürüdüğü yollarda yürümü- yor. Kendi yolunu kendi yapanlardan... Doğada insan eliyle gerçekleşen çir- kinliklere karşı savaşıyor. Çünkü tükeniyor yeşil..."Yeryüzünde degil, Ay yüzeyindeyiz sanki.'' "Boşuna kırlangjç anyor gözler yuka- nlarda. Çalılarda çınarlar bile gûdük kahnış. Yamaçlardaki çamlar hasta»" Nükleer silahlann ve santrallann ol- madığı bir dünya için savaşıyor. "Tür- kiye'de nükleer santral kurulmamair diyor. Oysa Türkiye, dünyanm nükleer santrallara aday ülkelerinden birisi... Kendisini çok baskı altında hissettiği bir dönemde yürüyüşe başlamış Timur Danış. "Önceleri doğa yürüyüşleriydi bunlar"diyor. 1989'da da çevreci ve ye- şil hareketle tanışmış. 4 Ağustos 1994'te de 3 ayakkabı eskittiği ve 3.5 ay süren 3200 km'lik yürüyüşünü ger- çekleştirmiş. Güzergâh; Şile, Sinop, Mersin. Antalya, Izmir ve Istanbul... Basın ona, "Bizim Forest Gump" de- miş.Geçen yıldan beri yürümediği için epeyce birikmiş kilometreler... Şimdi bir başka "uzun yürüyüş"e çıkmak üzere Danış. 22 mayısta Viya- na'dan Çernobil'e doğru "nükleersiz bir dünya için" yürüyecek. Yürüyüşü antinükleer amaçlı bir ku- ruluş olan "For Mother Earth" düzenli- yor. Nükleer karşıtlannın katıldığı yürü- yüşün adı Nükleersiz Bir Dünya İçin Avrupa Uzun Yürüyüşü. (VValk Across Europe Nuclear Free Worid 1995.)12 ocakta 41 kişi Brüksel'den yürümeye başlamış. Katılım, değişik güzergâhlar- da 141 kişiye çıkacak. Brüksel'den Londra, Paris, Frankfurt, Viyana, Prag, Kiev, Çernobil'e geçecek grubun yürü- yüşü, Dünya Halklarıyla Dayanışma Gunü olan 12 ekimde Moskova'da sona erecek. 22 mayısta Viyana'da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın merkezi önünde eylem var. Timur Danış ve Bar- bara Pusch eylemle birlikte yürüyüşe katılacak. Timur, Barbara ile bu yürü- yüş sırasında evlenebileceklerini söylü- yor. Barbara, Avusturyalı bir araştırma- cı. Birkaç aydır Türkiye'de çalışıyor. "Tüm yaşam tehlike altında olduğu için nükleersiz bir dünya için yürüme- nin etkin bir kampanya olduğuna inanı- yoruz" diyor Danış. "Uzun yürüyüşü" gerçekleştirecek "For Mother Earth". 1992'de antinükleer amaçla kurulmuş. Yine aynı yıl nükleer denemelerin yerel halka ügisini çekmek için 3 bin millik yürüyüş gerekleştiren kuruluşun eylemi nükleer denemelerin yoğun olduğu Ne- vada'da son bulmuş. Doğaya arabayla dönüyoriar Timur Danış, "Herkes doğaya dön- mek istiyor, ama bu işi yürüyerek değiL, arabayla yapmak istiyoıîar" diyor. Nük- leersiz bir dünya için yürüyen 41 kişi- nin şu anda Çek Cumhuriyeti'nde oldu- ğunu anlatıyor. Timur ve Barbara, 22 mayısta Viyana'da gruba katılacak. Yü- rüyüş sırasında arkalannda yemek pişi- ren, banyo ve tuvaleti olan bir "destek taşıtı"nın kendilerinı izleyeceğini anla- tan Danış, kamp yerleri önceden sap- tanmış çadırlarda konaklanacağını söy- lüyor. Türkiye'den katılım için günde 30 bin lira ödemek gerekiyor. Arupah yürü- yüşçülerin ödediklen günlük bedel ise 300 bin lira... Yürüyen grubu alternatif enerji kaynaklannı tanıtan bir serginin yer aldığı bir TIR izleyecek. "Günde 25 km. yüriiyeceğiz. Bu, Tak- sim-Rumeli Kavağı kadar bir mesa- fe_Amacım bu rür bir yürüyüşü Türki- ye"ye taşırtıak. Üzerimde taşıyacağım ba>Takta 'Türkiye'de nükleer santral is- temiyoruz" \-azacak," Ne istiyor bu yürüyüşçüler? Öncelikle nükleer denemelerin dur- durulmasını istiyorlar. Başka? Geçmiş nükleer denemelerden zarar görenlere verilmek üzere bir fon oluştu- rulmasım, nükleer süahlardan ve sant- rallardan vazgeçilmesini, Çernobil'in hemen kapatılmasmı. Batılı nükleer lo- binin Doğu'ya girişinin durdurulmasını, alternatif enerji kaynaklannın destek- lenmesini istiyorlar. Mesleki ve teknik liselere ilgi arttıtstanbul Haber Servisi - Üniversite mezunlarının bile zor iş bulduğu günü- müz Türkiyesi'nde, genç- lere kısa yoldan meslek sa- hibi olmanm kapısını açan mesleki ve teknik eğitim liselerine ilgi giderek artı- yor. Artan ilgi nedeniyle VI. Beş Yıllık Kalkınma Planfna göre yüzde 19.6 oranında mesleki ve teknik eğitim okulu açılırken, bu okullarda öğrenım gören öğrenci sayısı da 800 bin 383'eulaştı. VI. Beş Yıllık Kalkınma Planı'na göre genel eğitim veren düz lıse oranı yüzde 47 iken mesleki eğitim ve- ren okullann toplam oranı yüzde 36'ya ulaştı. Yüzde 47 oranla birinci sırada yer alan düz liseleri. yüzde 16'yla erkek teknik lisele- ri, yüzde 11 "lik oranla kız teknik liseleri ile yüzde 9'Iuk oranla ticaret ve tu- rizm eğitimi veren okullar takip ediyor. Uzmanlar, mesleki ve teknik eğitim okullarında verilen eğitimin amacına ulaşabilmesini 14 temel il- keye bağlıyor. Söz konusu okullardaki mesleki ve tek- nik eğitimin, iş hayatının insan gücü ihtiyacına ce- vap verecek şekilde plan- lanması gerektiğini vurgu- layan uzmanlar. "Eğitim ortamı, gerçek iş ortamına uygun olmalıdır" diyorlar. Mesleki ve teknik eğitim programlarının hem bire- yin hem de iş hayatının ge- reksinimlerine yanıt vere- cek şekilde olmasmın öne- mine değinen uzmanlar, aynca öğrencilere verile- cek olan sistemli bir mes- leki rehberlik hizmetinin verimi daha da arttıracağı- nı vurguluyorlar. Söz ko- nusu okullarda, eğitim ve öğretim hizmetlerinin özel olarak yetiştirilmiş öğret- menler tarafından yürütül- mesinin gereğine dikkat çeken uzmanlar şöyle di- yorlar: "Mesleki ve teknik eği- tim kurumlarında görev yapan atölye ve meslek der- si ögretmenleri alanlannda yeterli iş tecrübesine sahip olmalıdır. Bu öğretmenle- rin, bilim ve teknolojideki yeniliklere uyum sağiaması için sürekli ve kapsamlı bir hizmet içi eğitimdcn geciril- meleri zorunludur. Aynca, mesleki ve teknik eğitimin yönetim ve denetim hizmet- İeri de özel olarak vetiştiril- miş personel tarafindan ya- pıunahdır." Mesleki ve teknik eğiti- min araştırmalara dayalı olarak geliştirilmesi gerek- tiğini de belirten uzmanlar, aynı zamanda iş dünyası- nın bu okullara katkıda bu- Genel ve meslekî teknik öğretimde okul ve öğrenci sayılan (1994-1995 ders yılı) Okul sayısı dağılım oranları öğrenci sayısı dağılım oranlan lunmasının önemine işaret ediyorlar. Mesleki ve tek- nik eğitime, asgari finans- man sağlanması halinde girişilmesini tavsiye eden uzmanlar. eğitim için ge- rekli olan araç ve gereçle- rin ulaşılmak istenen amaçlara göre tespit edil- mesi gerektiğini ifade edi- yorlar. "Mesleki ve teknik eğitim; eğitim sisteminin bütünü ve iş hayatı ile uyumlu götürülecek hizme- tin özelliklerine uygun bir şekilde teşkilatlanmaüdır" dıyen uzmanlar. hedefe n kadar ulaşıldığının, yetişti- rilen insan gücünün iş dün- yasındaki başarısına göre tespit edilebileceğini söy- lüyorlar. S /s, KOÇUM J / BFA/TA4 /./ Öğretmenlik kurslarma sınırlama EMİNE KAPLAN ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığı. üniversitelerce plansız açılan "öğretmenlik formasyonu kurslan"na. en az 21 kredilik eğitim dersle- riyle birlikte 26 haftalık program süresi koşulunu ge- tirdi. Bakanlık yetkılilen, kurslann standartlara uygun olmaması nedeniyle öğret- men yetiştıren yükseköğre- tim kurumlarının dışındakı mezunlann öğretmen olarak atanmasında sıkıntı çekildi- ğini belırttıler. Mıllı Eğitim Bakanı Nev- zat Ayaz'ın imzasıyla ya- yımlanan genelgede, Talim ve Terbiye Kurulu'nun belir- lediği yükseköğretim ku- rumlarının öğrenci ve me- zunlannın kurslara ahnabile- ceği belirtildi. Genelge, yenı ılkelen şöyle belırledı: - Kurs programı, Yükse- köğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı'nca belirlenen 21 kredilik öğretmenlik eğitimi dcrslerinden oluşacak. - Öğretmenlik için gereklı mesleki bilgilerin, öğret- menlik davranış, tutum ve ruhunun kısa süreli kurslarla ve yoğunlaştınlmış eğitimle kazandınlması mümkün de- ğtldır. Programlar 26 hafta (ikı yarıyıl) süreli ve ikinci yanyılda gözlem-uygulama- ya ağırlık verilerek düzenle- necek. - Kurs sonucunda başartl olanlara verilecek sertifika- da, programın başlama vı bitiş tarihleri belirtilmesi du rumunda, kurslardan me zun olanların öğretmer alımlannda başvurulan ka bul edüecek. Yetkılıler. ağırlıklı olarat öğretmen yetiştiren yükse köğretım kurumları mezun larının öğretmen olaral atandığını anımsatarak, ge reksinım halindeöğretmenlil formasyonu kurslarındaı sertifika alanlann da başvu rularının kabul edıldiğin söylediler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog