Bugünden 1930'a 5,454,175 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyettmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmeni: Orhan Erinç# Genel \ayın Koordınatörü: Hikmet Çetinkava # Yaznşleri Müdürleri: fbrahim Vıldız, Dinç tayanç(Sorumlu) # Haber Merkezı Miidurü: Hakan Kara # Görsel Yönetmen: Fikret Eser Dış Haberler Ergun Balcı • Isrıhbarat Valçın Çalur • EkonomııBükntKızJiılık* Rad>o-TV Uygır EranekUr • Kultür H»nd«n Şenkökcn • Spor Abdûlkadir V ûcelnntı • Yurt Haberlen Mehmet Sıraç # Makaleler Sami Karaören • Çe\ın: Seyfettin Turhın • Düzeltme Abdull»h Vızıcı • Fotoğraf Erdoğın Köseoğlu Yayın Kurulu llhan Selçuk (Başkan). Orhan Erinç, Oktav Kurtböke Özgen Acar, Hikmet Çetinkaya, Şükran Soner. Ergun Balcı, Dinç Tayanç, tbrahim Yıldız, Orhan Bursaİı, Mustafa Balbav. Ankara Temsılcısr Mustafa Balbay # Haber Müdürü Doğan Akın Atatürk Bulvan No: 125. Kat:4, Bakanlıklar-Ankara Tel: 4!95020(7bat). Faks 4195027» IzmırTemsilcısi: SerdarKızık, H. Zıya B!\. 1352 S. 2'3 Tel 4411220, Faks. 4419117 • Adana Temsilcısı. Çetin Yiğenoğlu, Inönü Cd 119 S No.J Kat.l, Tel: 3522550, Faks. 3522570 Müessese Müdurû ErolErkııt#tCooniınaöc AhmetKonılsaıı9Muhasebe BülentYener • Idare Hüsevin Gfirer 9 Işletme: Önder ÇeUk • Bılgı-lşlem: Nail lnal • BUgisayar Sısttm. Mürüvet Çiler • Reidam Reha işıtman • Halkla llişkıler Nnrten BerUoy Yayımlıyan ve Baua: Yenı Gûn Haber Ajansı. Basın ve Yayıncıhk A Ş Türkocagıcad39MlCagaloğlu 34334 l«t PK 246 Istanbul Tel. (U 212) 512 05 05 (20 hatl Faks (0 212)513 85 95 9MART 1995 Irnsak: 4.55 Güneş:6.20 Öğle: 12.22 Ikindi: 15.34 AJcşam: 18.10 Yatsı: 19.29 Napolyon'un saçı açık aptrmada • LONDRA(AA)- Napolyon'un birtutam saçı, bazı kitaplan ve elyazmalanyla birlikte, Londra'da açık artırmaya çıkanlacak. Napolyon Bonapart'ın 16mart tarihinde müzayedede satılacak saçı, St. Hetena Adası'nda hapiste bulunduğu sırada kesilmiş ve Napolyon'un doktoru tarafından bir Ingiliz gemısine teslim edilmişti. Ingiliz Binbaşı Robert Pearson Boys'un sahibi olduğu saçın, 2 bin 440 dolara satılması bekleniyor. Napolyon Bonapart, 1821 'de adada sürgünde bulunduğu bir sırada ölmüştü. Müzayedede, 1815'teki Waterloo Savaşı'nda Napolyon'un ordusunu yenen VVelIington Dükü'nün saçına da, 325 dolara alıcı bulunması bekleniyor. ÜmrtOtan'm Babıtelli'si • tzmir (Cumhuriyet Ege Bürosu)- Gazetemiz Izrnir Bürosu çalışanlanndan Ümit Otan'ın medyadaki 'kötü gidişatı' sorguladığı "Babıtelli" kitabı çıktı. Kitabında, çalışan, yöneten ve patron üçgeninde yaşanan çarpıklıklann yanı sıra medyadaki tekelleşmenin vardığı boyutu da anlatan Ümit Otan, medyanın sorgulanmasıyla ilgili aynntılara da yer veriyor. Ismail Gülgeç'in medya karikatürlerinin de yer aldığı kitaba ilksöz yazan Can Dündar, görüşlerini şöyie dile getiriyor: Ümit Otan bu kitabıyla medyaya eleştirel gözle bakanlara, yeni iletişim düzenini sorgulayanlara, demokraside basının yeri üzerine kafa yoranlara bir başlangıç sunuyor. " TJalışma Hayatmda Kadm' • Haber Merkezi- Kimya Mühendisleri Odası Istanbul Şubesi'nin periyodik olarak sürdürdüğü söyleşilerin bu haftakj konusu, 'Çalışma Hayatında Kadın'. Gazetemiz yazan Şükran Soner'in katılacağı ve 18 mart 1995 Cumartesi günü saat 14.00'te gerçekleştirilecek söyleşinin, odanın 'Mis sokak No: 22 Beyoğlu" adresinde yapılacağı belirtildi. Medya Sempozyumu • TVSenisi-Istanbul Alman Kültür Merkezinde, "Medya Düzeninde Yapısal Değişimler ve Türkiye'de Deneyimler Sorunlar ve Yeni Ufiiklar" konulu bir sempozyum gerçeldeştirildi. Alman Kültür Merkezi ve Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfi (TÜRSAK) tarafindan ortaklaşa düzenlenen sempozyum iki gün sürdü. Türkiye ve Almanya'daki medya düzeninde görülen değişimler, medyanın kullanımmdaki deneyimler ve gelişmelerin ele alındığı sempozyumda iki de atölye çalışması yapıldı. Çocukfuam • İstanbul Haber Servisi - Hamile kadınlar ve 0-12 yaş grubu çocuklara yönelik ürünlerin sergileneceği "Anneler, Bebekler, Çocuklar, 0-12 Yaş Ürünleri Fuan" açıldı. Açılışı sahne sanatçısı Sibel Can yaptı. Sağlık Bakanhğı, Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, UNICEF, Hacettepe Ûniversitesi ve Istanbul Ûniversitesi başta olmak üzere çeşitli kurumlar tarafından hazırlanan aydınlatıcı broşürlerin de dağıtıldığı fuann 12martpazar gûnüne kadar açık kalacağı bıldirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde siyasetçiler kadınlan kendi saflannda politika yapmaya çağırdı 'Geliıı ülkeyî beraberce değiştirelim'Haber Merkezi - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. tüm yurtta düzenlenen çeşitli etkinlik- lerle kutlandı. Kadınlar Günü'nde, siyasetçi- ler, kadınlan "kendi saflannda" politika yap- maya çağırdı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. kadm veerkeginomuzomuzaçağdaş Türkiye'yige- liştirecegini belirterek kadınlara ekonomik olanaklann sağlanması gerektiğini savundu. Başbakan Çiller, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, Türk MetaJ Sendikası'nın düzenle- diği 1. Kadm tşçiler Kurultayı'nda kutladı. "Ne mudu size, bize, hepimize" diyen Çiller, Türk kadınının dünyaya, Avnıpa'ya vereceği çok güzel örnekler olduğunu ifade etti. Türk kadınının ülkenin bugün bulunduğu noktaya gelmesindeki katkısına dikkat çeken Çiller. "Türk kadııu. laik Türkiye'nin bekçisidir. So- nuna kadar bekçisi kalacaktır. Her zaman si- ze giivendim. Güvenmeye devam edeceğim. • Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kadınlara iktisadi olanaklann verilmesi gerektiğini söylerken Başbakan Tansu Çiller, Türk kadınının laikliğin bekçisi olduğunu ve öyle kalacağına olan inancını dile getirdi. Kadın haklarmın insan haklanndan ayn düşûnülemeyeceğini vurgulayan CHP Genel Başkanı Çetin ise kadın haklannın temel taşlan olan laikliğin ve öğrenim birliğinin zedelenmesinin kaygı verici olduğunu ifade etti. Geün ülkeyi beraberce değıştiretim " dedi. Hikmet Çetin düzenlediği basın toplantı- sında, "Bugünün, kadın haklan Öncülerinin acı ve saygın anılan ûzerinde yükselen gör- kemli bir anıt olduğunu" söyledi. Kadın hak ve özgürlükJerinin temel taşlannın öğrenim birliği yasası ve laiklik olduğunu vurgulayan Çetin, "Bu iki flkenin bugün zedeiendiğini bü- yük bir kaygıylaizliyorum"' dedi. Çetin, kadın haklannın insan haklanndan soyutlanamaya- cağını da vurguladı. Çankaya Belediyesı Kadın Platformu da Yüksel Caddesi'nde düzenlediği etkinlikle Kadınlar Günü'nü kutladı. Türk-lş Konfede- rasyonu da 8 Mart Dünya Kadınlan Günü ne- deniyle yayımladığı bildiride, Medeni Ka- nun'da kadınlara karşı aynmcılık gözeten maddelenn değiştırilmesini istedi. Eğitimciler Derneği'nin (Eğit-Der) açıkla- masında. kadın işgücü istihdamında pozitif aynmcılık ilkesinin uygulanmasını istedi. Istanbul 'da Atatürk Kültür Merkezi'nde dü- zenlenen törende Kadın Haklanndan Sorum- lu Devlet Bakanı Öna> Alpago'ya tstanbul Kadın Kuruluşlan Birliği tarafından plaket verildi. Törenin ardından Uluslararası Lions yönetim çevresi tarafından "Günümüz Tur- kiye'sinde Kadının Yeri" başlıklı panel düzen- lendı. DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ece- vit ve Istanbul Kadın Kuruluşlan Birliği üye- leri, Taksim Atatürk Anıtı'na çelenk bıraka- rak saygı duruşunda buJundu. Rahşan Ecevit daha sonra The Marmara Oteli'nde düzenle- nen toplantıda bir konuşma yaptı. Ecevit. konuşmasında Türk kadınına önem veren \e haklannın saglanmasında büyük kat- kılarda bulunan Atatürk'e şükran duydukla- nnı belirterek şöyle dedi: "İnsani ilişkilerin. duygu bağuun, şefkat ve sevginin kadınlan- mızda uyandıracağı kendine güven duygusu, onJann kendi haklanna kendilerinin sahip çık- malannı sağia>BcakOr. Bu güven duygusu ay- nı zamanda demokrasimizin de güvencesi ola- cakür" Bakırköy Belediye Başkanı AliTaiipözde- mir. Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türki- ye'ye gelen Avrupa, Afrika ve Ortadoğu ül- kelerinde görev yapan 25 başanh kadına Ho- liday Inn Plaza'da biryemek verdi. Istanbul Teknik Üniversitesi Vakfı tarafin- dan Maçka Kampusu'nda "Kadın ve Kent KûJtürö" başlıklı birtoplantı düzenlendi. Şiş- li Belediye Başkanlığı'nda yapılan başka bir toplantı ise Belediye-lş ve Tüm-Bel Sen Ka- dın Komisyonu'nca yapıldı. Türk KadınlarKonseyi Derneği, Galleria'da "Çahşan Kaduılanmız ve Sorunlan" başlıklı bir panel duzenledi. Yargıçlann duruşmalarda anlayışlı davranmasını istediler Hamile avukatlar oturarak savunma yapmak istiyorlar EVtVGÖKTAŞ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çağdas Hu- kukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Av. Şe- nalSanhan, kadın meslektaşlanmn hamılelik dö- nemlerinde adliyelerde adeta işkence çektiğini öne sürdü. Hamile avukatlann duruşmalarda sa- vunmalannı ayakta yapmalan nedeniyle çok bü- yük sıkıntı ve çile çektiğini vurgulayan Sanhan, bu duruma yargıçlann kayıtsız kaldığını belirtti. Sanhan, kadının hem evde hem de işte çalışan kadın olarak sorunlarla dolu olduğunu kaydede- rek, bu sorunlann özellikle meslek örgütlen içın- de tartışılması gerektiğini belirterek. "Ortak so- runlann çözülmesinde kadın çalısanlann, erkek arkadaşiara verecekieri destek kadınların özel so- runlannı çözmede. erkek arkadaşlardan da des- tek aJmaiannı sağiayacaktır" dıye konuştu. Kadın avukatlann birçok özel sorunlannın ol- duğunu ve bunlann yargıçlar tarafından önemsen- mediğını öne süren Sanhan, şunlan söyledi: "Kadın avukat için anaok hakkuu kuilanmak büyûk bir Ifikstür. Analıgı seçmek demek. işyeri- ni geçkri bir sümle de oisa kapatmak demekrir. Hiç oJmazsa anafağui ilk günieri, bebekie bölüsül- mesi zonınlu günlerdir. Bu günlerde işleri ertete- mek olanaksızdır. Doğum sonrası mahkemeye sunduğumuz rapor, mahkemeyi ikna edebilir. Fa- kat mü vekküin bu nedenle ikna olması çok zordur. Hamilelik dönemi, özeüikle hukuk mahkemekerin- de duruşmalann ayakta Lzlenmesi zorunda kah- nışı vv saMinmalann a> akta sunulmast zorunluJu- ğu nedenh le oldukça zor bir dönemdir. Yargıçlar ise genel olarak hamileolan avukatlann durumu- nu önemsememektedirier. r Kadın a\oıkatlann kendi sorunlanna sahip çık- masını ve erkek arkadaşlarla ortak hareket erme- lerini öneren Sanhan, şöyle dedi: "Halkımızın uzun saçmuza ve eteğimize baka baka bize 'avukat bey' diye hitap etmelerini elbet- te meslek örgütümüz tek başına çözümleyemeye- cektir. 'Saçı uzun, aklı kısa' kadın avukata iş \er- mekten ürken anlayişı da meslek örgütlerinin tek başına ortadan kaldırması olanaksızdır." İSTANBUL'UN İHTİYAC11 MİLYAR METREKUP Su için 271 mflyon dolar ANKARA (UBA) - Istan- bul'un su ihtiyacını karşılamak üzere yapılması planlanan Ye- şilçay Projesi'nin mühendislik ve müşavirlik hizmetleri işini kapsayan sözleşme Baymdırhk ve lskân Bakanı Halil Çulhaoğ- lu tarafından imzalandı. Sözleşmenin imzalanmasın- dan önce DSl Genel Müdürlü- ğu'nde bir basın toplantısı dü- zenleyen Halil Çulhaoğlu, Istan- bul'un uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere ge- liştirilen Yeşilçay ile Büyük Me- len Projesi hakkında açıklama- larda bulundu. Istanbul'un su ihtiyacının kar- şılanması için 1 milyar metre- küp suya ihtiyaç olduğunu belir- ten Çulhaoğlu. bugünkü koşul- laraltinda 350 milyon metrekup su açığı bulunduğunu açıkladı. Çulhaoğlu, mühendislik ve müşavirlik hizmetleri ihaleye çı- kanlan Yeşilçay sisteminin alı- nan tekliflerin değerlendirilme- si sonucunda Türk-Ingiliz-Ku- ve>t finnalanndan oluşan bir gruba verildiğini belirterek "Bu yıhn haziran ayı ortalanna ka- dar projelerin bitirilebileceğini" açıkladı. Istanbul'un 145 milyon met- reküplük su ihtiyacını karşılaya- cak olan Yeşilçay sisteminin 271 milyon dolarlık bir proje oldu- ğunu belirten Bayındırlık ve lskân Bakanı Halil Çulhaoğlu, bu miktann 160 milyon dolarlık bölümünün Kuveyt fonundan, geri kalan bölümünün ise bütçe kaynaklanndan tahsis edilece- gini kaydetti. Bu yılki Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri diğer >ıUara oranla daha fazla ka- blımla ve coşkuyla kutJandı. Siyaset sahnesinde ülkemizde az görünen kadın- lar, dün salonlan ve meydanlan doldurarak bundan sonra ülke yönetiminde- Jd agırlıklannj hissettirecekleri mesajını verdiler. Aktif siyasette önemli rol o>- na\an kadın politikacılardan Başbakan Tansu Çiller, Devlet Bakanı Önav Al- pago ve Şişii Belediye Başkanj Gülay Aûğ dünkü etkinliklerin Mİdızlanydı. DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit, Taksim Atatürk Anıü'na çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu. (Fotoğraflar: HÜLYA TOPCU /HATICE TÛNCER/AA) BAHAR PANELLERİ Pop müzikte 'ses etkili' ve 6 parçatesirli' patlamalar Kültür Servisi - Big Star'ın düzenlediği bahar panellerinin ilki, önceki gün Boğaziçi Üniversitesi'nde, "Türk Pop Müziginde Yaşanan Padama Gerçek mi?" başlığıyla gerçekleştırildi. Müzik dünyasından Derya Köroğlu, Ühan Şeşen, Akrep Nalan. Osman YagmurdereÜ. Şahin Özer, Neco, Aykut GüreL Suat Şuna, tzel Çeliköz, Bora EbeoğJıı, Sezen Cumhur Önai, Sinan Erkoç, Ali Rıza Türker ve medya dünyasından da Şafak Karaman. LaJe Bann. Bora Çiftçi, Barbaros Devecioğlu ve Barbaros Yüksel in katıldığı panelı Izzet Öz yönetti. Bol polemiklı geçen panelde, ılk konuşmayı yapan Sezen Cumhur Onal, 1960'larda yaşanan patlamadan söz ederken, yabancı şarkılara kendisinın ve Fecri Ebcioğlu'nun Türkçe söz yazdıgını ve Türkiye'de pop müzığin böyle başladığını söyleyince, Osman Yağmurdereli ve llhan Şeşen, buna tepki göstererek, Türk bestecilenn şarkılan yerine Türkçe sözlü yabancı şarkılann yayımlanmasının Türk pop müziğinde 1994'te yaşanan patlamayı geciktirdiğini söylediler. Önal'ın programlannda hiçbir Türk besteciye yer vermedigini. hatta kendisine "Niye beste yapıyorsun fihancıgım? Bak, bir sürii yabana şarla var. Ben onlara söz yazanm, siz de onlan söytersûıiz" dedıgını anlatan Şeşen, o zaraankı patlamayı "ses eddli'*. 1994'te yaşanan patlamayı da "parça tesirli'"olarak tanımladı. Türk pop müziğinın ıçinde bulunduğu sorunlara değinen besteci-aranjör Aykut Gürei. müzisyenlerin birbirini çekemediğini, teknik altyapının yeterli olmadığmı ve pop müzikte gerçekleştiği söylenen patlamaya karşın, son altı yılda yalnızca iki aranjör yetiştiğıni dile getırirken Şerif Yüzbaşıoğlu'nun ekolünden gelenlerin Onno Tunç, Garo Malysn, Aydın Esen ve son olarak da kendısı olduğunu söyledi. Patlamanın yalnızca üretimde yasandıgını ifade eden müzik eleştirmeni ve sunucu Şafak Karaman, kötü müzığin daha çok alıcı bulduğunu ve bu durumun da patlama değıl. "çaüama" olarak • adlandınlabiieceğinı söyledi. Daha sonra söz alan Neco, müzisyenierin hâlâ birbırleriyle uğraştıklannı, oysa artık "Nasıl düzeltebiliriz" sorusuna yanıt aranması ve işin felsefesinin yapılması gerektiğini savundu. Toplumsal sorunlar ortadayken, sanatla ilgili şeylerde insanlann hâlâ birbirlerini yediklerini söyleyen Neco'nun sözleri birçok müzisyenin tepkisini çekti ve katılımcılann bir kısmı salonu terk etti. Sanatçının toplumun önünde yer alması. eğitici ve öğretıci olması gerektiğini savnnan Akrep Nalan. pop müzik eğitimi veren bir okulun bulunmamasından yakındı. MÜYAP Başkanı Şahin Özer de yaptığı konuşmada, bütün umutlannın yeni çıkacak olan telif haklan yasasına bağlı olduğuna değinerek, kaset satışlannda ashnda bir gerileme yaşandığını, telif yasası çıkınca müzisyenlerin durumunun iyileşeceğinı belirtti. Özer, telif yasasının çıkmasıyla müzik sektöründe akıllı yatınmlar yapılacağma olan inancını ifade etti. Baıış dolu dünya içiıı, haydi kadmlar göreve ORALÇALIŞLAR "Islam'da Kadın ve Cinsellik"konusunda Almanya'da verdiğim bir konferans sonrası erkek dinleyicilerden birisi yanıma yaklaşarak benden konuşmanın bir bölümünde okudu- ğum metni istemişti. Erkek dinleyicimin iste- diği metnin başlığı, "Kızlara On Öğüt" idi. "İslam'da Kadın ve CinsellikT 'kıtabıma ay- nen aldığım bu metni, iki emekJi müftü Hacı AM Bozkurt ve M NadOrhan'ın yazdığı "İs- lam'da Kadının Yeri ve Vazjfeleri" kitabından aktarmıştım. Müftülerin kitabına göre bu on öğüt, "tsla- miyetin müstesna yetiştirmiş olduğu kadınlar- dan Ümame'nin, kmna evlenme çagına getdi- ği zaman" verdiği öğütleri içeriyor. Bu öğüt- leri kısaltarak aktanyorum: Kocana isyan etoıe.^ "1- „. Sevgüi kızun hiçbir işte kocana isyan etme. Çünkü ona isyan edersen sana karşı kin besler, kin duygusu ise sıcak aile yuvasının da- ğümasının ana sebebidir. 2- Kocanın sırnnı kimseye deme... 3- Kocan, yiyecek givecek ve yakacak htısu- sunda sana ne getirirse, ona karşı gelme, onu canı gönülden kabul eyle. 4- Kocanın yap dedıklerini canla başla yap, yapma dediklerini sakın yapma... 5- Evini düzgün ve temiz tut~ 6- Üstünü başını temiz tut, giyinip kuşan- mana dikkat eyle ki, kocan iğrenç ve nefretle bakmasın, onun cinsel duygulannı köreltme, yuvan sarsılır. 7- Kocanın mevki ve itibanna leke sürme. onun yakınlanna hürmette bulun_ 8- Kocanın malını ısraf etme... 9- Yemek ögunlerini iyice tanzün eyle ve ayaıia» Çünkü açlık insani ateşlendirir ve ga- zaplandınr. 10- Geceleri uyku zamanını iyi ayarla, vak- tinde yataklan hazırla..." Dinleyicimin fotokopisini istediği metin özetle bu idi. Kendisine neden bu metni iste- diğini sorduğumda bana şu cevabı vermişti: Kanm ve iazun gerçeği anlamrvoriar "Oral bey, ben yıllardan beri kanma ve kız- lanma bu gerçeği anlatmaya calışıyoram bir türlü kabul etmiyorlar, belki bu metni göriir- lerse ikna oluriar." Erkek izleyicimin kızlan büyük bir olasılık- la Almanya'da yetiştikleri için, annelerini de etkiliyorlar ve adamcağızın keyfıni kaçınyor- lardı. Onun geleneksel olarak öğrendiği erkek egemen günlükyaşama karşı geliyorlardı. Be- nim okudufum metin bu yüzden onun ilgisi- ni çekmişti. Ben bu talep üzerine birden panikiedim. Çünkü konuşmanın ana kurgusu erkek ege- menliğini savunan ve buna gerekçeler arayan Islamcı yazarlan eleştirmek ve teşhiretmek- ti. Fakat izleyicilerimden birisi benim amacı- mın tamamen tersi bir sonuca varmış ve bu ko- nuşmanın bir bölümünü kendi egemenlik is- teği için kullanmaya kalkmıştı. Ashnda benim konuşmamın ne bütünün- den, ne de bir bölümünden böyle bir sonuç çı- karmak mümkün değildi, ama bu erkek izle- • Uygarlığın en önemli ölçülerinden birisi kadınlann gündelik yaşamdaki ve yönetimdeki sayılan. Norveç'te hükümetin yansı kadınlardan oluşuyor. Bir gün Türkiye'de neden oimasın?. yicim 1 saatten fazla süren bir konuşmadan kendisine yarayacak ipucunu anında kapmış- tı. Yukanda aktardığım satırlar, bazı tslamcı yayın organlannda yer alan kadınlara yönelik küçümseyici üslubun ve anlayışın çok az bir bölümünü oluşturuyor. Bu küçümseyici uslup ve anlayış, büyük ço- ğunlukla Islam tarihine ve Islamın temel kay- naklanna dayandınlarak hakJı çıkanlmaya ça- lışılıyor. Bütün dinlerde ve geleneksel ideolo- jilerde kadınlar aleyhine hüküm ararsanız çok- çabulursunuz. Çünkü, binlerceyıldan beri sü- ren erkek egemenliği, bütün geleneklere, kül- türlere, toplumsal ılışkilere ve gündelik yaşa- mın hücrelerine sinmiş, kadınlann da büyük ölçüde içselleştirdiği bir düzene dönüşmüş- tür. Kadının önemi üzerine nutuklar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde devleti- mizin anh şanlı büyükleri kadınlann önemi üzerine nutuklar attılar. Ama bu kıymetli bü- yüklerimizin hemen hiçbiri kesinlikle bilin- meli ki; binlerce yıldan bu yana oluşmuş er- kek egemen sistemin sorgulanmasından hoş- lanmazlar. Önceki gece TRT televizyonundan kadınla- ra boş övgüler düzen Oltan Sunguriu'nun, ka- dından sorumlu Devlet Bakanı Önay Alpago ile tartışırken gösterdiği tavır bunun en güzel örneklerinden birisi oldu. Sungurlu, kadınlar lehine değiştirilmek istenen ve bu amaçla ha- zırlanan yasayı reddedebilmek amacıyla bin dereden su getirdi. Sunguriu'dan ripik erkek rutumu Ne reıslikten vazgeçıyor, ne edinilen malı ortaklaşa paylaşmak istiyor, ne kadının kendi soyadını taşımasından hoşlanıyor. Oltan Sun- guriu'nun tutumu tipik erkek tutumu. Onun tepkileri ortalama bir Anadolu erkeğinin tep- kilerini yansıtıyor. Kadınlar açısından son dönemde, bazı olumlu adımlar atılırken, insani umutsuzluğa sürükleyen gelişmeler de oluyor. Önay Alpa- go'nun hazırladığı yasa tasansı ve kadınlar için gösterdiği içten ve etkili çaba yeni bir an- layışın kapısını açarken, milliyetçilik ve şove- nizmle özdeşleşmeye başlayan Türk erkeği imajı da adım adım gelişiyor. Bu anlayışın bü- yük ölçüde TBMM üyeleri ûzerinde de hâ- kim olduğu düşünülürse işler giderek zorlaşı- yor. 8 Mart KadınlarGünü'nde atılaniçi boş nu- tuklan dinlerken, aklıma bu hafta 'Cumhuri- yet Dergi' de yer alan bir haber takıldı. 1938 yılında, yani bundan tam 57 yıl önce anneyi baba ile eşit gören 'atfabe'ler. 'hayat bilgisi' ki- taplan yayımlanırmış. Anne, üretimde, eği- timde erkekle eşit olarak gösterilirken. 1950'lerden itibaren bu anlayış tersine dön- müş. Ders kitaplannda, alfabelerde anne; ga- zete okuyan kocasına kahve pişiren, ütü yapıp, çamaşır yıkayan ev kadınına dönüşüvermiş. Yani cumhuriyet devriminin etkisiyle geli- şen göreceli eşitlikçi bakış açısı, süreç içinde ve özellikle gelenekçi DP'nin 1950'lerde ik- tidara gelmesiyle yerini, kadını ikinci sınıf va- tandaş gören anlayışa terk etmiş. İşte Oltan Sungurlu gibi düşünen çoğunluk, bu gelenekçi ve erkek egemen anlayışın söz- cüleri. Sungurlu, parlamentodan, kadınlar le- hine hazırlanan tasannın geçmeyeceğini söy- lerken bu çoğunluğa, yani parlamentodaki ezi- ci erkek çoğunluğuna güveniyor. Dünyarun yansı kadınlardan oluşuyor Ama unutmayahm ki, o parlamentoya oy veren seçmenlerin de yansı kadm. 200 üyeli Finlandiya parlamentosunda 79 kadın parlamenter bulunuyor. 19 martta yapı- lacak seçimlerde kadınlar 101 sayısına ulaş- manın hazırlığı icindeler. Uygarlığın en önem- li ölçülerinden birisi, kadıniann gündelik ya- şamdaki ve yönetimdeki sayılan. Norveç'te hükümetin yansı kadınlardan oluşuyor. Birgün Türkiye'de neden olmasm. Haydi kadınlar göreve. Biz erkekleri ancak siz kurtarabilirsiniz. Erkekler, savaşan ve kan döken bir dünya yarattılar. Bizi bu dünyadan kurtann. Parlamentoyu değiştirmek de, dünyayı de- ğiştırmek de ezilenlerin ellerinde. Dünyanın yansı kadınlardan oluşuyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog