Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

14ŞUBAT1995SALI CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Tofaş'ta zorunlu izin • BURSA (AA) - Bursa'da kurulu Tofaş Otomobil Fabrikası'nda, ikınci vardiyadaki 2 bin 500 işçi, dün sabahtan itibaren zorunlu izne çıkanldı. Tofaş Otomobil Fabrikası yetkililerinden alınan bilgiye göre. artan stok nedeniyle. 30Ocakl995tarihinde zorunlu izne çıkartılan birinci vardiyadaki 2 bin işçi bu sabah işbaşı yaparken, yaklaşık 2 bin 500 işçiden oluşan ikinci vardiya da 26 şubata kadar izne aynldı. Tofaş'ta zorunlu izne çıkartılan işçilere yanm günlük ücret ödenecek. Türk-Fransız ilişkileri • STRASBOURG (AA) - Strasbourg Uluslararası Ticaret Odası tarafından yann düzenienecek bir panelde. Türkiye ve Fransa tarafından ticari ılışkiler ele ahnacak. Türk ve Fransız işadamlannın, karşılıklı olarak ikı ülke arasında yapacaklan yatınmlan arttırmaya yönelik panele. Fransa-Türkiye Ekonomik Merkezi Direktörü Binnah Oğuzmader ve Istanbul'daki Fransız Ticaret Ataşesi Didier NVelder konuşmacı olarak katılacaklar Dünya Bankası'na yeni başkan seçimi • NEW YORK (AA) - Kansere yakalanan Dünya Bankası (WB) Başkanı ' Lewis Preston'un, emeklilik durumunun gündeme gelmesiyle birlikte, Dünya Bankası başkanlığı için yanşması beklenen 3 ABD'lınin isimleri netlik kazandı. Dünya Bankası başkanlığı içın mücadele edecek ABD'li ısimler. ABD Hazine Bakanlığı Müsteşan Lavvrence Summers, Uluslararası Para Fonu Başkan Yardımcısı Stanley Fischer ve Kennedy Sanat Gösterileri Merkezi Başkanı ve banker James Wolfensohn"dan oluşuyor. Toyota, çalışma saatlepini azalüyor • TOKYO(AA)- Japonya'nın en büyük otomobil üreticilerinden Toyota'nın. artan kamuoyu baskısı nedeniyle çalışma saatlerini azaltacağı bildirildi. Toyota fîrmasının bir sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, halen yıllık bin 952 saat olan yıllık çalışma süresinin. bin 891 saate indirileceği bildirildi. Çalışma saatlerindeki indirimin üretimi etkilemeyeceğini belirten sözcü, indirimin, öğle yemegi molalannın kısaltılmasıyla karşılanacağını vurguladı. Gübreye destek • A.NKARA (AA) - Tanmda kullanılan kimyevi gübrelerde buvyıl uygulanacak sübvansiyon oranı, gübrenın KDV'İi satış fiyatının yüzde 30"u olarak belirlendi. Bakanlar Kurulu karanna göre, destekleme ödemesi yapılacak katı ve sıvı gübre çeşitleri. Tanm ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek. Ödemeler, Ziraat Bankası tarafından, ikişer aylık dönemleri kapsayacak şekilde yapılacak. İKV heyeti Paris'te • STRASBOURG (AA) - lktısadi Kalkmma Vakfı (İKV) Başkanı Sedat Aloğlu, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasında imzalanacak gümrük birligi konusunda. Fransız Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Claude Martin ile görüştü. Görüşmede. Aloğlu ve beraberindeki heyetin, Türk iş adamlannın gümrük birligi anlaşmast ile ilgili görüşlerini, müsteşar yardımcısı Martin'e ilettikleri bildirildi. Özelleştîrmeye • ANKARA (ANKA) - Özelleştirmeye start verilmesiyle birlikte, bu konuda danışmanlık hizmeti vermek için kurulan şirketler de çoğalıyor. Uluslararası McKinsey Company de yeniden yapılandırma ve özelleştirme konulannda danışmanlık yapabilmek için yeni bir şirket kurdu. Şirket; bankacılık. sigorta hizmetleri, elektronik, çelik, telekomünıkasyon ve posta hizmetleri kuruluşlanna finansal ve ticari danışmanlık yapacak. Emlakbank satışa çıkaracağı dört iştirakinden cumhuriyet tarihinin en büyük gelirini bekliyor 10 trilyonluk özelleştirıne BÜLENTK1ZANLIK Emlak Bankası. cumhunyet tarihınin en büyük özelleştirme kampanyasını başlattı. Bu hafta- dan itibaren Ataköy Manna, Ho- lıday Inn Otelı. Galleria ve Prin- tempsden oluşan 4 iştırakinı sa- tışa çıkaran Emlak Bankası, bırer hafta arayla gerçekieştinlecek bu satıştan toplam 10 trilyon liranın üzennde gelir bekliyor. Emlak Bankası Genel Müdürü Aydın Ayaydın, satışın "kamu vicda- nını rahatsız etmeyecek" yön- temlerle gerçekleştinleceğını be- lirtti. Ayaydın, bir yandan iştirak- lerini satarken, diger yandan dev - let bankası kımliğıyle Bank In- dosuez gibi bir yabancı bankaya ortak olmalannın yine "özelleş- tirmeye destek" amacı taşıdığı- nı ılen sürdü. 10 trilyonluk satış Genel müdüriük görevıne baş- ladığından bu yana hem kamu bankalannın özelleştırilmesı hem de Emlak Bankası'nın bankacı- lık dışı iştıraklerinin hızla satıl- masını savunduğunu belırten Ay- dın Ayaydın. Ataköy Manna, Galleria, Printemps ve Holiday Inn Oteli gibi iştiraklerin bu işten anlay anlarca ekonomıye daha bü- yük kazançlar sağlayacağını be- Iırtıyor. Bağımsız denetleme ku- ruluşlanna yaptırdıkları değer- lendırmeler sonucu Ataköy Ma- nna'ya 800 mılyar, Holiday In Otelı'nı ışleten Ataköy Otelcilık AŞ'ye 3 tnlvon 750 mılyar lıra, Gallena'ya 4 trilyon lira ve Pnn- temps'e de 250 milyar lira asga- rı muhammen bedel bıçildiğinı anlatan Ayaydın şöyle konuştu: "Burada kamuoyunun bil- mesi gereken bir konu var. Bun- ların ga> rıimenkullerini satmı- yoruz, bu şirketler gayrıimen- kulleri Hazine'den ve F.nılak- bank'tan 49 yıllığına yap-işlet- devret modeliyle almışlardır. Bugfin Ataköy Marina Hazine •Geçen yıl özelleştirmeden elde edilen toplam gelir 8.5 trilyon lirada kahrken Emlakbank birer hafta arayla gerçekleştireceği Ataköy Marina, Holiday Inn Oteli, Galleria ve Printemps'i işleten şirketlerinin satışından toplam 10 trilyon liranın üzerinde gelir bekliyor. Genel Müdür Ayaydın, "Kamu vicdanını rahatsız etmeyecek yöntemlerle satacağız" diyor. tarafından alınmış. kiralanmış 49 yıllığına. Bunun 5 yılı geç- miş. 44 yıl. Yani 44 yıllık faali- yetlerini satacağız. Belki fivat- lar ilk aşamada kanıuoyuna u- cuz gibi gelebilir. Yani gayrı- menkulleri sarın almıyorlar, şirketi de\ ralıyorlar." Ayavdın. bırçok şirketin ilgi duyduğu ve yoğun talep beklen- diğıni söylediği iştiraklerin satış yöntemını şöyle anlatıyor: " Burada bir yenilik getirme- yi de düşünüyoruz. Kamuoyu- nun vicdanının rahat etmesi bakımından. Bizim rahat etme- miz, rahat uyuyabilmemiz ba- kımından, birtakım şaibelerin çıkmaması bakımından.. Önce ihaleye çıkardığımız muham- men bedeli aşmak koşuluyla peşin parayı kim en fazla teklif etmişse ona vermey i düşünüyo- ruz. Birinci şartımız bu. Peşin veren çıkmadığı takdirde asga- ri yüzde 50'sini peşin, kalam da bugünkü döv u cinsinden dola- ra bağlayıp libor artı 3 faiz ora- nıyla 1 yıl vade tanıyacağız. Bu- nun örnek bir özelleştirme ol- masını istiyoruz. her türlü şa- ibeden uzak olmasını istiyoruz. Dolayısıyla bu ihaleyi, ihaleye katılan bıitiin firmaİarııı gözü önünde. noter ve basının huzu- runda yapmayı planlıyoruz. İbale komisyonu oluşturdum. İhale komisvonunda biz ve Va- •Emlak Bankası Genel Müdürü Aydın Ayaydın, Bank Indosuez'in Türkiye'deki bankasına ortak olmalannı, "Bu bankanın dünya çapındaki özelleştirme deneyimleri ve bağlantılanndan yararlanmak istiyoruz" şeklinde açıklıyor. kıfbank temsilcileri var. Her şirketin genel müdürünü de o komisyona dahil ettik. Bütün fırmaların huzurunda zarflar açıldıktan sonra yine işi bitir- meyeceğiz ve diyeceğiz ki bunu bunu veren var. Bundan fazla veren var mı diye bir pazarlık usulü yapacağız. Bu şekilde sat- mayı düşünüyoruz." Neden Bank Indosuez Aydın Ayaydın. Sabah Gazete- sı'nı yayımlayan Medya Grup ile ortaklık kurarak Türkiye de Bank Indosuez'e an ticari bankayı sa- tınalmalannın, Özal aılesının de adının kanştığı Emlakbank Skan- dalı ile bır ilgisi olmadıgını ılen sürüyor. Yabanci bankalarla kur- duklan ortaklıkların ekonomik knz günlerinde de hem Emlak- bank'ı, hem de ülke ekonomısinı rahatlatan sonuçlarortaya koy du- ğunu savunan Aydın Ayaydın. Bank Indosuez operasyonunu şöyle anlatıyor: "Dünyada geniş bir şube ağı olan ve özelleştirme konusun- da deneyimi olan bir banka ile ortak olmayı hep düşündüm. Almanya'da 4-5 banka ile bu konuda görüşmeler yaptık. Al- manya'da Hamburg'da bir bankaya tam ortak oluyorduk, gittik görüşmeleri de yaptık. Protokol savfhasına bile getir- dik, ancak tam o anda Türki- ye'de bir ekonomik kriz yaşan- dı. Bizim de likit ihtiyacı duy- mamamız için o görüşmeleri- mizi kestik. Yaptiğımız anlaş- maya göre Bank Indosuez de ortaklığın içinde kalıyor. Yüz- de 10 hissenin bir yıl sonra gi- dip gitmeyeceği belli değil. Biz Canevi ve Bank Indosuez'in yetkilileriyle görüşmelerimizde onlarla ortak olnıak istediğimi- zi belirttik. Bir yıl bir deneme dönemidir. Ve bu bir yıl süre- since de biz Bank lndosuez"in özeileştirmesinden faydalana- cağız. Dünyada büyük bir bağı vardır. \e bu ortaklığımız saye- sinde de onlarla çok iyi ilişkiler kurup yurtdışından fürkiye'y e finansman akışını sağlayabile- cek birtakım girişimlerimiz de olabilir. Ayrıca şunu da belirt- mek istiyorum. Emlakbank özelleşecek. Emlakbank'ın bu vine aktiTınde yer alacaktır. Ozelleştirecek kişi için de cazip hale gelecektir."' Aydın Ayaydın ortaklığın yapı- sını ve malıyetını de şöyle açıkh- yor- "Hisselerin yüzde 31.5 bi- zim, yüzde 58.5 .Medya Grup'un. Geri kalan da Bank Indosuez'in. Maliyeti toplam 7 milyon dolar. 4 milyon doları peşin, geri kalan bölümü de 1 yıl vadeli. Ve bu banka bizden önce biliyorsunuz, Tunca Teks- til'le anlaşmıştı. Onlara 7.5 mil- yon dolara satmışlardı. Biz pa- zarlıkla 7 milyon dolara indir- dik. Her ortak hissesine düşen miktarı verecek. Ve Medya Grup, ne bankayı alışı sırasın- da Emlak Bankası'ndan birtek kuruş kredi almıştır ne de Em- lak Bankası'ndan reklam kar- şılığı tek kuruş para almıştır." Ayaydın. azınlık hissedar ol- malanna karşın genel kurulda im- tıyazlı hısselerle yönetımde ağır- lık kazanacaklannı da söyledı. Vergi kaçağından nüfus sayım'anna kadar olan sorunlara çözümler getirmeye aday Kayıt dışı yaşama bilgisayarh çözüm AHMET ÇELİK Kayıt dışı yaşama bilgısayarlı çözüm. Bılginin kullanımı içın gerekli altyapı. vergi kayıplanndan hiçbir zaman gerçeği tam olarak yansıtmayan nüfiıs sayımlan- na ve seçitn sonrajannda çöplüklerde oy aramaya kadar pek çok konuda sorunlara çözüm getirilebilecek. Ancak tüm bunlar için önemli tutarlarda yatınm gerekirken, kurulacak sistemin de amaca hizmet eder düzeyde olması gerekiyor. Pazar koşulla- n dikkate alındığında bilişim konusunda çağı yakalayan bir görüntü sergileyen Tür- kiye, aynı zamanda elindeki malzemeyi nasıl değerlendireceğini bilmeyen çok ge- niş bir kullanım grubuna da sahip. Özel- likle 1980'li yıllarda gelişmeye başlayan, hatta moda haline gelen bilgisayar kulla- nımı, amaca hizmet etmediği takdirde ise hiçbir işe yaramıyor. Bir zamanlar evdeki mobilyasına uyumlu ansiklopedı sipanşi verenlerin artıİc aynı talebi bilgisayar ko- nusunda yapmaya başladıklan belirtiliyor. Masada kapalı da olsa bir ekran bulun- durmanın statü sembolü haline geldiği Türkiye'de, Internet'e sadece SHP Millet- vekili Erdal İnönü'nün ve ANAP Millet- vekili Tınaz Titiz"in, parti olarak ise yalnızca Refah Partisi'nin bağlı olduğu belirtiliyor. Bılginin altyapısı olarak de- ğerlendirilen bilgisayar sistemlerinin ku- rulmasının tek başına yeterli olmadıgını belirten Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Ec- zacıbaşı, gelişmelerin hukuksal anlamda desteklenmesi gerektiği ifade ediyor. "BUişüni kompüterdenayırmak laam" Bilişim Vakfi Başkanı F. Eczacıbaşı •Bilişim Vakfı *nın amacını, "Ülkenin bilgi toplumuna dönüşmesi için altyapının oluşmasına katkıda bulunmak, sektörün ekonomideki payının arttınlması için çalışmalar yapmak" şeklinde açıklayan Eczacıbaşı, "Türkiye bilişim konusunda çağı yakalayan bir sunum va arza sahip. Ancak elındekini nasıl değerlendirileceğini bilemeyen potansiyel bir kullanım grubu var" diye konuştu. Eczacıbaşı, vakfın yapacağı çahşmalarla nüfus sayımlanna, seçimlere katkıda bulunurken, kurulacak sistemlerin vergi kaçaklannı da engelleyeceğini \oirguladi. dıyen Eczacıbaşı, a Bunu çok daha geniş bir kavram olarak adlandırmak lazım. Kısacası bilişim bilgi toplumuna erişebil- mek için gerekli teknolojik altyapıdır. An- cak bu tek başına hiçbir anlam ifade etmi- yor" dedı. Eczacıbaşı şöyle konuştu: "Bugün birtakjm bilgilere dev k'tin çeşit- li birimleri tarafından teker teker gjrUme- si, önemli birtakım verimlilik kay ıplanna neden oluyor. Ömeğin nüfus say ımlannı ele alalım. Kim beş yılda bir evine hkıla- rak sayılmaktan hoşlanır? Ve sonunda ger- çek bir bilgi ortaya çıkar mı? Aynı bilgi er- tesi gün için geçerli midir? Ne adresler bir- birini tutuyor, ne kişi sayısı." Bu aşamada insanlann "Acaba fişleni- yor muyuz?" endişesi taşıdıklannı belir- ten Eczacıbaşı, konunun tüm dünyada tar- tışıldığını belirterek. gelişmiş ülkelerin bu sorunu, çalışmalan yasalarla destekleye- rek çözdüklerine dıkkat çekti. Seçımlerde de birtakım kanşıklıklarya- şandığına dıkkat çeken Eczacıbaşı, "Par- maklara boyalar sürülüyor. Sonunda kim oy verdi. kim oy vermedi, kim kaç yerde verdi; bunlann hiçbiri belli olmuyor. An- cak uygun bir altyapı bu sorunu çözer. Bu- nun yanında sürekli vergi toplayamamak- tan şikâyet ediyoruz" dedi. Orneklerin çe- şıtlendınlebıleceğini belirten Eczacıbaşı, şöyle konuştu: "LTke olarak vergi toplanmamasından şikâyetçiyiz. Bugünkü manuel yapı aJhn- da ne vergi memurlan yetiyor, ne kontrol imkânlan yeterli. Devletin elindeki kadro- lar bt'lli. Kimsey i suçlamak istemiyorum a- ma. böyle bir konuda çok önemli katlula- nmızın bulunacagını biliyoruz." Türkiye"dekı tüm bilgi sektörünün top- lamının. Batı'daki en büyük özel sektör kurumlannın boyutunda olduğunu belir- ten Eczacıbaşı, kriz sonrası ilk kesilen ya- tınmın bilişim olduğunu söyledi. Eczacı- başı. "Bugün resesyona giren ülkelerin çıkış için kullandığı bilişim sektörünün oranı çok daha fazla. Çünkü insanlar olaya verimlilik olarak bakıyor" dedi. Türkiye'de bilgisayar mezarlığı haline gelen yerlerin de bulunduğuna dikkat çe- ken Eczacıbaşı. u Var olan altyapının iyi değeriendirilmesi gerekiyor. KuUaıucı elin- deki malzemeyle ihriyaçİannı karşıladigı- na inanıyorsa, sistemi yeterlidir" dedı. Eczacıbaşı, bilişimin dövize endeksli maliyeti ile ilgili olarak da şunlan söyle- di : " Dövize dayab bir sektör. Yarartılığına bakmak lazun. Eğer yaranna inanmıvor- sanız almak zonında değikiniz. Ama ya- rarlı olacağı bir gerçek. Eğer 30 günde ya- pacağınız işi bir günde yapmak gibi bir avantaja sahip oluyorsanız, onun maliyeti çok küçülmüş demekrir. Fakat kalan 28 günün aynı verimliu'kte değeriendirilmesi gerektiği de unutulmamabdır. Bu açıdan bakıldığında bilişim ancak bir altyapıdır. Beraberinde yasalarla desteklenmesi, yan sektörlerin açılması ve sistemin girmesiy- le açıkta kalan işgücünün farklı alarılarda değeriendirilmesi laam." Bu yıl toplam vergi gelirlerinin 1 katrilyon lira olması gerektiğini belirten Bakan Attila: 94'te 135 trüyonlıık matrah farkı bulduk Maüye Bakanı Attila: Köklütedbiriergetirmekgerek. ANK\RA (AA) - Maliye Bakanı tsmer Attila, geçen yıl vergi incele- me elemanlannca yapılan denetim- lerde. yaklaşık 135 trilyon liralık matrah farkı bulunduğunu, 35 bin 500 adet de kayıtsız mükellef tespit edilip bunlann mükellefiyetlerinin sağlandığını söyledi. Attila, 1995 yılı mali hedefleri ve uygulamalartn ele alındığı defterdar- lar toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, artan kamu harcamala- nnın sürekli borçlanılarak sürdürül- mesınin mümkün olmadıgını, bu ne- denle 1995 yılında da "geliri arttm- o, harcamayı kısıcı" bir dizi köklü tedbiri uygulamak zorunda oldukla- nnı bildirdi. Büyüyen iç ve dış açıklann sağlık- sız bir ekonomik yapının oluşması- na yol açtığını bildiren Attila, bütçe gelirlerinin sınırlı imkânlarkarşısın- da giderek artan ihtiyaçlann baskısı altında olduğunu belırttı. Öncekı yıl bütçe açıklannın GSMH'ye oranı yüzde 6.9 iken 5 ni- san kararlan sonucu bu rakamın yüz- de 3.7 sevıyesine düşriiğünü anlatan Attila, şunlan söyledi: "Buolay. ka- mu açıklannın azalnlması yolunda çok önemli adımlann aüldığını gös- termektedir. Temel amacımız. ülke imkânJanyla ihriyaçlan arasında denge kurarak kamunun finansman açıgını azalrmaktır. Tüm harcama- lann öncelikleri titizlikle belirlenme- li ve tasamıfa gidilmelidir. Bütçe ge- bıieri arrünlmalıdır." Bakan Attila. 1994 yılı Bütçe Ka- nunu"nda473 trityon hralık vergi ge- lin elde edileceğinin öngörülmesi. bu rakamın revize edilerek 530.5 tril- yon üraya çıkanlmasına karşılık, ge- çen yıl vergi gelirlerinin 588.1 tril- yon lirayı bulduğunu belirtti. Attila, "1995 yılı toplam vergi ge- liriert asgari 1 katrilyon lira olmab- dır" dedi. Vergideki hedefin gerçekleştiril- mesı için hiç vakit kaybetmeden ça- lışılmak zorunda olduğunu ifade e- den Attila. bu hedefe ulaşmada en büyük aracın. defterdarlann özveri- li çalışmalan olacağını söyledi. ÎŞÇÎNtN EVRENİNDEN ŞUKRAN SONER Kamu Değil Sermaye Vicdanı EBK'de yasal olmayan, kamunun malının peşkeş çekil- mesi niteliğindekı satış durduruldu. Bir önceki satışı dur- durma savaşımını veren bu kez alıcı rolündeki Hak-lş'in o zamanki deyimi ile "oyun bozuldu". Ne yazık ki, resmi açıklamada "kamu vicdanı" gerekçesiyle denmesine kar- şın kamu değil, sermaye vicdanı egemen oldu. Hükümet, karanndan geri dönmeseydi. Olay, yargıya gitseydi. Baştan sona yasadışılığa dayalı satış nedeni ile iptal olacaktı. Ancak karann ardından gündeme gelen tar- tışmalarda bu durum nerede ise gündeme hiç gelmiyor. Sermaye vicdanı, daha doğrusu sermaye cephesi ye sözcülüğünü yapan medyanın, hükümeti sıkıştırması ile dönülen satış karannın ardından birtakım kirli çamaşırlar, şeriatçı-ırkçı dayanışmayla da bağlantılı özel ikili ilişkiler ortaya çıkıyor... Çiller'in satıştan önce Hak-iş Başkanı'na söz verdiği anlaşılıyor. Ancak iş, dönüp dolaşıp "Satışlar, özel yerti ve yabancı kişilere olmalı, hemen olmalı" yaklaşımında odaklanıyor. Et ve Balık kaça olursa olsun, bir an önce özel kişi ya da şirketlere satılamadığı için hayrflanılıyor. Zaman kay- bından öfkeli işçiler ve sendikalann özelleştirilmeye bulaş- tınlması engellendiği için keyifli bir hava estiriliyor. Hayvan üreticileri, çiftçilerin, tüketicilerin, işçilerin kol- lanması gibi Et ve Balık Kurumu'nun kuruluş ve var oluş nedenleri ağızlara alınmadan, satışı beceremeyen, serma- ye cephesi, "vicdanı" ölçülerine göre beceriksiz çıkan, Çiller hükümetınin bu olaydan ders alması isteniyor. Et ve Balık Kurumu'nun satışının iptalınde belirleyici, "sermaye vicdanı" değil de gerçekten resmen açıklandığı gibi "kamu vicdanı" olsaydı, kurumun satışının bir daha ağızlara alınmamasının gündeme gelmesi gerekirdi. Birbirinden beter iki satış deneyimi, kuruma ilişkin pek çok önemli gerçeğin ortaya çıkmasını sağlarnıştı... * Kurumun özel sektör alıcı adaylan, işçisiz alım koşulu ile bile tek başına kuruma bakış açılannı ortaya koymuş- lardı. Üretim gibi bir dertleri yoktu. Sadece avantadan ka- zancın, kurumun yıllann birikimi değerterini bedava dene- bilecek fiyatlaria kapatmanın peşindeydiler. Sınırlı ölçüler- de sonradan üretim yapmaya niyetleri olsa bile bunu, sonradan alacaklan, sendikasız, düşük ücretli, az sayıda yeni işçi ile yapacaklardı. Özel sektöre satış, kurum işçisi için sokağa atılma ile eşanlamlıydı. Bu da işçinın onaylamasa bile, Hak-iş'e yapılmak iste^ nen ikinci satışa neden seyirci kaldığını açıklıyordu. Kendi sonu için hiç değilse bir umut, hak arama kapısı arafık kal- mış oluyordu. * Sermaye ideolojisine, vicdanına aykın gelen, Hak-lş adı altında, sadece adı olan kurulmamış şirkete satışa yö- nelik bombardıman, sermayenin özelleştirmeden gerçek beklentilerini de bir güzel açığa çıkardı. Kurumun malvar- lıklan, arsaları, gerçek değerleri ortaya döküldü. Bundan önceki hiçbir satış değeri ile olmamıştı. Çimento fabrikala- n, örneğin arsa değerlerinin yanya fiyatlaria gitmişti. Siz medyanın kıyamet kopardıgını anımsıyor musunuz? Diyelim ki kamuoyu önceleri özelleştirmedeki yağmala- ra karşı yeterince duyartı değildı. Erdemir'de, Petlas'ta ne- den Et ve Balık gibi gurültü kopmuyor? Malvarlıklan, de- ğerleri, satış fiyatlan didik didik edilmiyor? Alıcı yeıii, hele de yabancı sermaye olunca; yağmalama, bedavaya gidiş, hak mı oluyor? * Hükümet, satış kararı içinde, işletmeye gelir olması gerekçesi ile, kent merkezlennde bulunan değerti arsala- rın imara da açılarak satışına izin vermişti.'Nefes alama- yan kentlerde bu alanlann imara, ranta açılması karannın kamu yararı ile çelişkisi ve izin verilmemesi tartışmalannı haklı bulup saklı tutarak, bu karardan hareketle bir başka gerçeği tartışmakta çok geç kalmadık mı?.. Kamu malı, özel sektöre ya da üçüncü kurum ve şahıs- lara devredildiğinde, verimli işletilebilmeleri için bulunabi- len çözümlere, KlT'lerde hangi hakla izin yerilmiyor? KlT'lerin bilinçle zarar ettirilmelerinin hesabı bir türlü niye sorulamıyor? * Ve en önemlisi devletin Et ve Balık ve benzeri kuruluş- lan işletme yükümlülüğü bulunduğunu, bunun serbest pi- yasa ekonomisi kurallan içinde bile geçerli olduğunu niye hâlâ tartışamıyoruz? En zengin ülkeler bile, insanlarının yaşamsal gıdalannı alabilmeleri, beslenebilmeleri için, çiftçileri destekleyen politikalan üretmek zorunda kalıyorlar. türkiye'de üretici- nin ayakta kalmasını şağlayabilecek, halkın en aft sınıriar- da olan et ve süt gibi yaşamsal tüketim ürünlerini ucuza alabilmesini gerçekleştirecek Et ve Balık Kurumu ve ben- zeri kuruluşlann devlet elinde olması zorunluluğu vardır. Yapılacak tek iş, satma düşüncesini bir yana atıp Et ve Balık Kurumu ve benzeri işlevi olan kamu kuruluşlannı, bir an önce verimli işletme koşullannın yaratılması için siya- setçinin boyunduruğundan kurtanmak olmalıdır. Ozerkleş- tirme, ilk sağlıklı adım olabilir. Ve herhalde birinci, ikinci satış denemelerinde özel kişiler ve üçüncü şahıslar için düşünülen avantajlar, kârlılık için üretilen yöntemler, sağla- nan krediler, özerk kuruma verilerek hem kamu yağması hem de zarar önlenir. Hükümet, Et ve Balık'ın 2. satışını durdurma kararında sözünü ettiği "kamu vicdanının" gereğini yerine getirmeli, özerkleştirilen kurumu, hayvan üreticisini destekleyen, halka ucuz et sağlayan, işçisini sokağa atmayan ve de zarar etmeyen bir yapıya hızla kavuşturmalıdır. Turban parça parça satılacak ANKARA (AA)- Özelleştir- me Idaresi Başkanlığı (ÖIB), Turban Turizm AŞ'ye ait Çeş- me Oteli ve Aneksi, Çeşme Oteli lojmanlan ile Kemer Ma- rina Oteli'ni satışa çıkardı. Bu- gün yayımlanan ihale duyuru- suna göre Turban'a ait tesisler teklif almak, görüşmeler yap- mak ve pazarlık yöntemiyle özelleştırilecek. Turban tesisleri için ayn ay- n teklif verilebileceği gibi bir- likte de teklif alınabilecek. Bir- likte teklif verilmesı halinde, her bir tesis için teklif koşulla- n ayn ayn belirtilecek. Tesislerin borç, alacak ve stoklan satışa konu olmayacak. Tesisler satış tarihindeki mev- cut durumlanyla ahcıyadevre- dilecek. Çeşme Oteli ve Aneksi'den 1475 sayılı kanuna tabi olarak çalışan personel alıcıyla devre- dilecek ve personelin kıdem tazminatı yükümlülükleri pa- zarlık görüşmelerine tabi ola- cak. Teklif sahipleri peşin ve vadeli altenatifödeme planı su- nabilecekler. Teklif in vadeli olması halin- de. teklif edilen toplam bedelin en az yüzde 50'si peşin ödene- cek ve vade süresi 1 yıldan faz- la olmayacak. İhale lehine so- nuçlanan teklif sahibinin tekli- finin \ r adeli olması halinde, va- de tutarlan için banka teminat mektubu verilecek. DiracatÇl, gerçekçİ kurda lSrarh P a r a v e sermaye piyasalarını dakikası MERlH AK İZMİR- Hükümetin, enflasyon artışına paralel olarak, "devaülasyon olur" gerekçesiyle gerçekçi kur politikasını uygulayamaması, ihracatçıyı "bunalumn" eşiğine getirdi. Türkiye Ihracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Okan Oğuz, gerçekçi kur politikasının uygulanmaması durumunda büyük sıkmtıya gireceklerini söyledi. Ege Ihracatçılar Birligi Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Özman. hükümetin ıhracatçıya "'Kendi yagınla kavrur diyemediğini belirterek "Bir oyalama içine girdiler" dedi. Ege Ihracatçılar Birligi Başkanlar Kurulu Başkanı Özman, Türkiye'de şu anda yapılan ihracatın reel olduğunu söyledi. Türk ıhracatçısmın "•yann kaybolacak pazarlarda olmadığını"' belirten Özman, buna karşın ülkelerin ahş şartlanna göre ihracat yapmak durumda olduklannı belirtti. Ihracatçmın değişime ayak uydurduğunu ve istemleri karşıladıgını belirten Özman, "Ancak ekonomik istikrarsızlıktan dolay ı endişe var. Evet, her toplantıda ağlıyoruz. Bize de bu olay zulüm geliyor. Ama İ ürkiye'nin ekonomisinin 1994'teki kötü durumu; 10 yıldır biriken sorunlar; hükümetlerin, artan problemler karşısuıda aciz kalmaian 1995 için endişelere y»l açtı" dedi. Özman, hükümetin gerçekçi kur politikasını da bir an önce uygulamaya sokması gerektiğini de belirtti. Okan Oğuz da ihracatta sıkıntının "kapıda" olduğunu belirtti. Oğuz. "Ocak ay ının rakamlannı incelediğimizde entlasyonla kur artışını paralellik arzetmiyor, tekrar sıcak paraya doğru kayış var. Eğer bu politikalardan hükümet vazgeçmezse fıyat tutturamayız. Belki bir süre kârdan fedakâriıklar edilecek ve işi götürmeye çalışacak. Ama düzenlemeler olmazsa sıkinn kapunızda" dedi. •Kapalıçarşı döviz ve altın fiyatlan • Bankalararası döviz piyasası • İMKB'den tüm hisse senetleri • Uluslararası piyasalardan spot kurlar • Faiz oranları • Future piyasalar • TC Merkez Bankası kurları • Yabancı borsa endeksleri • Hazine ihaleleri • Haber yayını Islanbul Tel 0(212) 2316211 Fsr «212) 232 80 77 /WaraTel0(3t2|«7l913(3Wfar 1X312)4271463 dakikasına FOREKS çagrı cihazı ile takip edin.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog