Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14ŞUBAT1995SAU 6 DIZIYAZI Cep telefonu, cep kabartıyor PT FUNDA BAŞARAN ÖNDIR OZDEMİR Cep telefonlan. PTT'nin özel- leştirilmiş hizmetlerinden birdi- ğeridir. Kısaca GSM denilen cep telefonlan hizmeti PTT ile iki ayn konsorsiyum arasında im- zalanan sözleşme uyannca 1994 yıhndaverilmeyebaşlandı. PTT ile Telekom Finland, Ericsson Telekomünikasyon AŞ, Penta AŞ. Çukurova Grubu ve Kavala Grubu'nun oluşturduğu Türk- cell Konsorsiyumu arasındaki sözleşme, 1 Temmuz 1993 tari- hinde imzalandı. PTT, 2 Tem- muz 1993 tarihinde ise Detecon, Alcatel Sel. Siemens, Teletaş ve Simko'nun oluşturduğu Telsim Konsorsiyumu ile 2. bir sözleş- me imzaladı. Hükümleri her ikisinde de aynı olan sözleşmeler, 2983 sayılı kanun ve 233 sa- yılı KHK hükümlerinde tanımlanan "Gelir Paylaşımı" esas alınarak hazırlandı. 14 Yasal düzenlemeterle daha sonrali- sansa dönüştürmek üzere" ibaresinin de yer aldığı sözleşmeler. 15 yıl için geçerli olacaktır. Sözleşmelerde gelir paylaşımına esas olacak gelirler tanımlanmakta- dır. Sözleşmeye göre tesis ücreti, ay- lık sabit ücret ve mobil orijinli ara- malardaki konuşma ücretlerinden gelirler paylaşılacaktır. Sözleşme süresi boyunca yuka- ndaki gelirlerin katma değer ver- gisi ve haberleşme vergisi düşül- dükten sonra kalan net tutarın yüzde 32.9'u, Türkcell'e ve Tel- sim'e ödenecek, yüzde 67.1'i PTT'de kalacaktır. Aynca PSTN denilen ulusal telefon şebekesi orijinli aramalarda; beherdaki- ka için o ay geçerli bir telefon kontör ücreti PTT tarafından konsorsiyumlara "air time fee" olarak ödenecektir. Baş- ka bir deyişle herhangi bir te- lefon abonesi (cep telefonu abonesi değil), evinden bir cep telefonunu aradığı za- man, bu görüşme için PTT'ye ücret öderken ay- nı zamanda konsorsiyum- lara da ödeyecektir. Sözleşmenin 15 yıllık sûresinin bitimine kadar mülkiyeti PTT'nın ol- mayan GSM sıstemleri- nin tamamınm mülki- yeti, 15 yıl sonra PTT'ye devredilecek- tir. Sözleşmeye göre Türkcell ve Telsim, sözleşme süresi ve kapsamı içerisinde sistemı çahşır tuta- 'caktır. Ancak fir- malardışındaki ne- denlerden kaynak- lanan anzalar. mali yükümlülü- ğü neden olana ait olmak üzere Türk- cell/Telsim tara- fından giderile- cektir. Sözleşmede PTT'de büyük çaplı özelleştir- melere izin ve- recek yasal dü- zenlemelerle bırliktegeçile- cek lisans uy- gulamasıyla ilgili hüküm- ler de bulun- maktadır. Lisans söz- leşmesinin yürürlüğe girmesi ile, bir başka d e y i ş l e PTT'nin tamamen özelleşti- ri 1 me si önündeki hukuki en- geller kalktığ zaman, daha önce yapılan sözleşme geçerliliğini yitirecektir. Ulaştırma Bakanhğı'na bağlı Düzen- leyici Kurum ile Türkcell ve Telsim, bir lisan söz- leşmesi yapacaktır. Yapılacak lisans sözleşmesi, işletme haklannı tayin ve tespit edecektir. Lisans bedeli olarak 500 milyon dolar. lisans sözleşmesi yapıldıktan sonra 4 taksitle ödenecek- tir. 500 milyon dolann 6 ay sonra yüzde 40.12 ay sonra yüzde 30, 18 ay sonra yüzde 15 ve 24 ay sonra ise yüzde 15'i ödenecektir. Türkiye'deki toplam GSM abone sayısı 400.000'e ulaşana ka- dar lisans sayısı 2 firma ile sınırh olacaktır. Türk- cell ve Telsim'e verilecek lisans, 25 yıl için ge- çerii olacaktır. Gelecekte yapılacak lisans sözleş- mesine ilişkin aynntılı hükümlerbulunması, PTT tamamen özelleştirilince kimlere, nasıl dağıtıla- cağının şimdiden belirlendiğini göstermektedir. Lisans sözleşmelerinin dünyada T'sini özelleştir- miş birçok ülkenin seçtiği bir yöntem olması, as- hnda T üzerine çokuluslu hesaplann çoktan ya- pıldığı doğrultusunda kuşkulanmızı doğrulamak- tadır. Ağustos 1994 tarihli PTT Dergisi'nde GSM abonelerinin mart, nisan ve mayıs aylannda öde- dikleri ücretîere bakıldığmda. toplam 175.243.290.986 liranın 58.920.934.988 lirasının Telsim ve TürkcelFe verildiği; 116.322.355.998 lirasının ise PTT'ye kalmış olduğu görülür. Yukandaki yaklaşık 60 milyar lira olarak veri- DOSYASI • Kısaca GSM denilen cep telefonlan hizmeti PTT ile Türkcell ve Telsim konsorsiyumlan arasında imzalanan ve gelir paylaşımını esas alan sözleşmeler uyannca 1994 yıhnda verilmeye başlandı. • 1994 yılımn mart, nisan ve mayıs aylannda GSM abonelerinin ödedikleri toplam 175.243.290.986 liranın 58.920.934.988 lirası sözleşme uyannca Telsim ve Türkcell'e verildi. Bu rakam, PTT'nin 1993 yüı kânnın yüzde 10'udur. Ücretlerin tespit edildiği dönemde GSM abone sayısının 32.000 olduğu göz önüne ahnırsa, cep telefonunun gelirinin büyüklüğü tahmin edilebilir. 1.1 Yasal serüven Adım adım özelleştirme len rakam, PTT'nin 1993 kânnın yüzde 10'udur. Ücretlenn tespitedildiği dönemde GSM abone sayısı 32.000; 31.12.1994 itibanyla bekle- yen sayısı 2416 olmak üzere abone sayısının 90.164 olduğu göz önüne ahnırsa, cep telefonu- nun gelinnin büyüklüğü tahmin edilebilir. Hükü- met, GSM"in ikı ayn konsorsiyuma verilmesini tekelcıliği önlemek ve rekabet ortamı yaratmak şeklinde gerekçelendirmektedir. Oysa GSM uy- gulaması. sektörde tekelleşmenin en açık örneği- dir. Birçok çokuluslu dev şirketin, GSM projesin- de konsorsıyumlar altında büyük bir işbirliği için- de çalıştığını görmekteyiz: firmalann bir kısmı santral kısmmı yaparken, diğer bir kısmı baz is- tasyonu olarak adlandınlan aktancı istasyonlan kurmuşlardır. İki ayn konsorsiyum olmasına rağ- men, GSM hizmeti aboneye oldukça pahalıya mal olan bir hizmettir. Rekabetten dolayı ucuza hizmet verileceği id- dia edilen GSM "de bugüne kadar böyle bir sonuç yaşanmamıştır. Bugün PTT, GSM'de yüzde 67.1 oranında hisse sahibi olmasına rağmen hizmet pahalıya veriliyor ise, yann yapılacak lisans söz- leşmesiyle denetim tamamen çokuluslu şirketle- re geçtiğinde yaşanacaklan tahmin etmek hiç zor değil. Yarın: Dünyadaki uygulamalar Adım: 17.04.1984 tarihli ve 2983 sayılı Tasarruflann Feşviki ve Kamu Yatınmlan- ıın Hızlandınlması Hakkın- la Kanun. Yasanın ilk maddesinde be- lirtildiği gibi, bu yasa "istik- rariı ve güvenilir gelir verilme- si suretiyle tasarruflan teş\ik •derek sağlanacak ek finans- ııan kaynaklan ile kamu yao- imlaruıı süratle gerçekleştir- .ne* 1 gerekçesıyle çıkanlmıştır. 3u yasa aynı zamanda KtT'lere /önelik olarak "hisse senedi" ve *gelir ortaklıgı senedi" çıkanl- ması ve özel sermayeye işletme hakkının verilmesi yöntemlerini belirlemiştir. Bu yasa, KlT'lerin gelir ortaklıgı. hisse senetleri sa- tışı veya işletme haklannm devri ile özelleştirme yolunun ilk kapı- sını açmaktadır. 1. Adım: Iptal davasına Anaya- sa Mahkemesi'nden ret Anayasayaaykınlığı gerekçesiy- le açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesi 18.2.1985 tarihinde ip- tal talebini aşağıdaki gerekçeyle red- detmıştır: "-.Maliklerine aynı hak sağlamayan, konu olduklan ahyapı tesislerinin yönetiminde temsil hakkı vermeyen ve bir borç senedi niteliğin- deki gelir ortaklıgı senedinin yerii ve yabancı kişiler elinde otmasının Türk Milletinin bağunsızlığını zedelediğini kabul etmek mümkün degUdir." 2. Adım: 18.6.1984 tarih ve 233 sa- yılı Kamu Iktisadi Teşebbüsleri Hak- kında Kanun Hükmünde Kararname Kararnameyle, "İktisadi devlet teşek- külleri ile kamu iktisadi kuruluşlannın ve bunlann müesseselerinin. bağh ortak- lannın kurulmasını. iştiraklerinin teşld- lini. özerk bir tarzda ve ekonominin ku- rallanna uygun olarak yönetilmelerini'" madde 2'de düzenlemiştir. KHK'de ifade edilen "bagı ortakhk", sermayenin %50'sinden fazlası KlT'e ait olan işletme veya işletmeler topluluğun- dan oluşan anonim şirketler anlamına gel- mektedir. Bu KHK'ye göre bağh ortaklıklar: • Bir müessesenin bağlı ortakhk haline getirilmesi, • Teşebbüsün iştiraklerdeki hissenin %50'nin üstüne çıkması, • Teşebbüsün sermayesinde %50'den fazla hisseye sahip olduğu yeni bir şirket ku- rulması şeklinde oluşur. (Madde 22) Madde 38'e göre Teşebbüsler, bağlı ortak- lıklar, işletmelerin tasfiyesi veya satılması 2983 sayılı tasarruflann teşviki ve kamu ya- tınmlannın hızlandınlması hakkındaki kanu- nun öngördüğü esaslara göre Kamu Ortaklıgı Kurulu tarafından yürütülür. KHK ile özelleştirme sürecinde en önemli so- runlardan olan personel için düzenlemeler geti- rilmiştir. KHK tanımladıgı sözleşmeli personel statüsüyle işten kolayca atılabilecek çalışan gru- bu oluşturmuştur. 3. Adım: 28.05.1986 tarih ve 3291 sayılı Kamu iktisadi Teşebbüslerinin ÖzeUeştirümesi Hakkm- da Kanun. KlT'lerin özelleştirilmesine Bakanlar Kurulu; müessese, bağlı ortaklık veya işletme birimleri- nin özelleştirilmesine ise Kamu Ortaklıgı Kuru- lu'nca karar verilir. (madde 13) Bu karar üzerine Kamu Ortaklıgı Kurulu; teşek- kül, kuruluş. bağlı ortakhk ve işletmelerden han- gilerinin. hisse senetlerinin. varhklannın tama- mının veya bir kısmının satılmasına, kiralanma- sına, işletme hakkının devredümesine, tasfiyesi- ne karar vermeye yetkilidir. Bu hükümle KİT'ler ve bağlı ortaklıklar önce anonim ortakhk haline getirilecek, daha sonra da Başbakanlığa bağlanarak, özelleştirmeye hazırla- nacaktır. Yine bu hükümle sermayelerindeki kamu payı %50'nin altina düşünceye kadar (abç) kuruluşla- ra ilişkin her türlü işlemi yapmaya Kamu Ortak- lıgı Kurulu yetkili kılınmıştır. 4. Adım: 24.06.1993 tarih ve 3911 sayılı... Me- murlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlar ile Teşkilat Kanununda Değişik- lik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu. Bu yasa ile özelleştirmelerle ilgili olmak üze- re, ülke ekonomisine yararlılık, verimlilik ve kâr- lılık eseslannı göz önünde bulundurarak KHK'ler ile düzenlemeler yapılmasına olanak sağlanmış- tır. Nitekim bu yasaya dayanarak. PTT'nin özel- leştirilmesiyle ilgili 509 sayılı KHK çıkanlmış- tır. 4. Adım' ı Anayasa Mahkemesi iptal etti. 3911 sayılı yasa 16.9.1993 tarihli Anayasa Mahkeme- si karan ile iptal edilmiştir. 5. Adım: 14.09.1993 tarih ve 509 sayılı KHK... Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi Kurul- ması Hakkında Kanun. Bu kararname ile PTT işletmesi Genel Müdür- lüğü'nden posta ve telgraf hizmetleri dışındaki hizmetler aynlmış, haberleşme hizmetlerini yü- rütmek üzere, Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili tüzel kişiliğe haiz Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi kurulmuştur. Madde 3: "Şirket, telekomünikasyon hizmetle- rini doğrudan doğruya yahut bu amaçla yurt için- de veya > urt dışında kuracağı anonim şirketlere iş- tirak suretiyle yürütmeye yetkilidir. Şirket, sahıp olduğu telekomünikasyon tesislenne ilişkin işlet- me hakkını belirli bir süre ve şartlarla kısmen yer- li veya yabancı sermaye şirketlerine verebıhr." 8. maddedeki şirketin sermayesinin en çok %49'unu gerçek ve özel hukuk tüzel kişilere ve- rebilir ibaresine dayanarak özelleştirme yanlılan %51 hisse devlette kalacak vurgusunu yapmak- tadırlar. Oysa gerçaklik çok farklıdır; 3. madde- de şirketin başka A.Ş.'lere iştirak edebileceği ve- ya onlarla ortaklık kurabileceği belirtilmektedir. Fakat söz konusu ortakhğın ve iştirakin hangi ko- şullarla gerçekleşeceği, Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin hangi oranla yeni şirkete ortak olacağı belirsizdir. Pekâlâ bu oran iştirak edilen veya ku- rulan ortakhğın özel sermaye tekeline dönüşme- sinı sağlayabilir. 5. Adun'da yürütmeyi durdurma ve KHK'nin iptali Anayasa Mahkemesi 6.11.1993 tarihinde Res- mi Gazete'de yayımlanan karanyla 509 sayılı KHK'yi iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi Kararnamenin dayanağı- nı oluşturan 3911 sayılı yetki yasasının daha ön- ce iptal edilmiş olmasını gerekçe göstermiş ve bundan dolayı da anayasaya aykın bulmuştur. Telgraf ve Telefon Kanunu'nda yeniden degişikllk 6. Adım: 18.06.1994 Tarih ve 4000 Sayılı... Telgraf ve Telefon Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesıne Dair Kanun. Daha önce iptal edilen 509 sayılı KHK'nin Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin kurulmasına ilişkin 1. maddesi; bu kanunla tekrar 1. madde ola- rak yazılmıştır. Aynca 4.2.1924 tarih ve 406 sa- yılı Telgraf ve Telefon Kanunu'na ek bir madde getirme formülüyle, iptal edilen 509 sayılı KHK'deki satışa ilişkin hükümler küçük değişik- liklerle tekrar edilmiştir. Yine bu kanunla sermaye şirketlerinin devrala- caklan ve bizzat kuracaklan haberleşme tesisle- rinin işletilmesine yönelik olarak işletme lisans ve ruhsatı verilmesi yetkisi Ulaştırma Bakanlığı'na verilmiştir. 6. Adım'a Anayasa Mahkemesi'nden yürütme- yi durdurma Anayasa Mahkemesi'nin 4000 sayılı kanuna ilişkin yürütmeyi durdurma karan 20.08.1994 ta- rihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Yürüt- meyi Durdurma karan, "uygulanmasından doga- cak ve sonradan giderilmesi güç veya olanaksız dunım ve zararlann önlenmesi bakımından" ip- tal istemınin reddi durumunda karar gününe ka- dar, iptal isteminin kabulü durumunda ise iptal ka- rannın Resmi Gazete'de yayımlandığı güne kadar geçerlidir. 6. Adım'a Anayasa Mahkemesi'nden "kHmi" iptal Anayasa Mahkemesi'nin 4000 sayılı kanuna ilişkin gerekçeli karan 28.01.1995 tarihinde Res- mi Gazete'de yayımlandı. 4000 sayılı kanunun tü- münün iptali için baş\ıırulmasına rağmen, Ana- yasa Mahkemesi sadece Ulaştırma Bakam'na yet- ki veren ek 17. madde ve ek 18. maddenin 2. ve 3. fikralannı iptal etmiştir. 4000 sayılı kanunda, Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin kurulması ve katma değerli hizmetlerin lisans sözleşmesi ile özelleştirmesini karara bağlayan maddeler geçer- lidir. tptal edilen maddelerdışında 4000 sayılı ka- nun için yürütmeyi durdurma karan kaldınlmış- tır. SÜRECEK CALIŞANLARIN SORULARI / SORUNLARI YIL>L4Z ŞİPAL Beni isteğinı dışında emekli ettiler SORU: Bir kamu kurumunda işçi statüsünde çalış- makta iken, beni isteğinı dışında emekli ettiler. Emekli edilenlere ihbar taznıi- naünın da ödenmediğini söylediier. İş akitlerinin ihbar tazmina- tı verilmeksizin feshedileceğine dair bir hüküm var mıdır? (C.E.) YANIT: Öncelikle "yaşhaddi" nedeniyle emeklilik, T.C. Emek- li Sandığı iştirakçilen için T.C. Emekli Sandığı Yasası'nda öngö- rülmüştür. M İştirakçilerinvazifeleri\leilgilerininkesUmesinigerek- tiren yaş haddi 65 vaşını doldurduklan tarihtir." (Madde 40) İş Yasası'nda yaş sının nedeniyle, iş sözleşmesinin bozulabile- ceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Işveren. emekliliğı ne- den göstererek iş sözleşmesinı bozarsa, ihbar tazminatı ödemek- ten kaçınmaz. Bu konu. yargı ve Sayıştay karan ile kesinlik kazanmıştır. (1) ••(••) Diğer taraftan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 1186 sayılı kanunla değişik 60'ıncı maddesinde yazılı yaş ve hiz- met sürelen, ışçiye emekli aylığı bağlanabilmesi için geçirilmesi gereken asgari müddetler olduğundan, işçi tarafından yazılı bir is- temde bulunulmaması halinde, bu müddetlerin dolması nedeniyle işverenin işçiyi emekliye sevketmesine olanak bulunmamaktadır. Yukanda değinUen hükümlere nazaran işçiyi resen emekliye sevk etme imkanına sahip olmayan işverenin ihbar öneline ilişkin tazmi- natı peşinen ödemek suretiyle hizmet aktinifeshetmesi mümkün bu- lunmaktadır. SONUÇ: tleri yaşta ve hizmette olan işçilerin hizmet akitlerinin, işveren idarece ihbar öneli tazminatı ödeıunek suretiyle feshedilme- sinin mevzuata aykın bir yanı bulunmadığınaoybirtiğiyle kararve- riklL" (Sayıştay Genel Kurulu. 10.5.1976 tarih, 3830/2 Karar) (2) "OZET: thbar öneli vermeksizin emekliye sevk suretiyle işçi- nin iş aktini fesheden işverenin ihbar tazminatryla sorumlu olması gerekir." (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 7.5.1982 tarih, 3966 esas ve 4587 ka- rar) Kaynak (1) tbrahim Eşmelioğlu, İş Kanunlan ve Mevzuatı-1986, sayfa216'15 (2) Mustafa Çenberci, İş Kanunu Şerhi-1986, sayfa 331/41 ANKARA NOTLARI MUSTAFA EKMEKÇİ Kanpolat'la Söyleşi: (8) Ağpı Bir Dakikada Geçiyor... Prof. Yücel Kanpolat, Antalya'daki Avrupa Fonksiyonel Nöroşirürji Kongresi'nden sonra, kendisine gelen mektupla- n gösteriyordu. Bunlardan dolayı çok mırtluydu. Duygulan- mıştı. Anlatıyordu: - Bakın ne diyoradam?"... Önce, bu kongreye çağrıldığım için çok özel teşekkürlerimi söylemek istiyorum. Bu kongre- nin, benim gittiklerimin en kalitelilerinden birisi oldugunu söy- lememe kuşku yok. Fakat, sadece burada sunulan materyal değil, sizin ülkenizin güzelliği, bizi çok çarptı. Ülkenizin çok ufak bir parçasını gördüm. Ama, şanslı insanlarsınız ki, böy- le bir ülkede yaşıyorsunuz. İlk fırsatta gelip bu ülkeyi tekrar görmek istiyorum..." Birbaşkası da şöyle diyor, o kongreye (eşi rahatsız olduğu için) katılamamıştı: "Öğrendim kı, kongreye katılan bütün üyelerden, tümü çok fazla eglenmişler, size bu muhteşem işiniz için ve mükemmel evsahipiiğiniz için teşekkür ederim." Işte 20 dolayında buna benzer mektuplar. Biz ne yapmış- tık? Insanlann hepsi, "Biz ne kadar farklı bir Türkiye düşünü- yormuşuz"L/ söyleyerek gittiler. - Bilim adamları bunlar? - Evet Ve Türkiye'nin ne denlizengin oldugunu, Türk in- sanının ne denli farklı oldugunu, Türk kültürünün ne denlifark- lı oldugunu söylediier. Ve biz onlara hiçbir zaman "Türkiye" demedik, "Türk" demedik, "Anadolu" dedik. Gerçekten de bizim farklılığımız Anadolu uygarlığıydı. Böyle bir nasyona- lizm -ki nasyonalizm dünyada dorukta şimdi Anadolu'yu Ana- dolu yapan gerçek, ki miman da Tüfklerdir, kesinlikle bunu söyleyebiliriz- bu bir kültürzenginliğidir. Yani bunun içerisin- de Hitit de var, Urart da var, Grek de var, Çeçen de var, Kürt de var, Laz da var, hepsi var. Ama Anadolu'yu mükemmelya- pan, bizim insanımızı güzel yapan, o bölgede yaşanabilirya- pan kültürel doku. Ha, biz burada nel&r yaptık? Beş yıldızlı otel dünyanın her yerinde var. Ama ben, işte orada ne bile- yim ben, o otelde bazlama pişirttirdim, köy kazanında çorba sunduk. Dünyanın en mükemmel tiyatrosu olan "Aspen- dos"fa, -Kültür Bakanı bize özel izin verdi- Istanbul'dan, kon- servatuvann f!üt bölümünün öğretim üyeleri, viyola ve arpla muhteşem bir konser verdiler. Insanlar yemin ederim, büyü- lendiler o hava içerisinde. Bir başka gün "Perge"yegittik, bu- na benzer ufak şeylerle, güzellikler katabitdik. Otelde orga- nizasyon mükemmeldi. Gencecik insanlar çalıştı, yani turizm sektööınün genç çocuklanydı bunlar. Bir tek slayt takılmadı, bütün kongre boyunca, bir tek aksaklık olmadı... Bakın bu sektördeki, bu tip organizasyonlardaki heraksak- lığı biz yazabiHriz, hiç bunlan, bu güzellikleri kamuoyuna söy- lemeyiz. Ama, benim turizmcim, otelde çalışan benim insa- nım, benim genç asistanım, genç doktorlanm, insanlar hay- ran oldular bunlara. Ben bunlan söylemeliyim ki, başı yuka- nda gezebilsin insanım. Yani, bu tûrkonuşmalannbuyanı çok önemli. - Bu ameliyatı nasıl yapiyorsunuz? Saynnın ağnsı nasıl di- niyor? - Masaya sırtüstü yatınyonjm. Ondan sonra, özel bir iğney- le, omuriliğın binnci ve ikinci boyun omurlanrun arasından, omunliğın ön kısmına ulaşıyorum. Orada omuhlik suyu geli- yor. Sonra onun ıçerisine, boyalı özel bir kontaks madde ve- riyorum. Böylece, omuriliği net olarak görüyorum. Ondah sonra, ağnyı taşıyan lifler, omuriliğin ön kısmında gidiyor, ön yan kısmında. O, ön-yan kısmına, bu bizim elektrotlar, çok in- ce elektrotlar, yani o denli marifetli elektrotlar ki, bu elektro- tun ucundaki ısıyı ölçebilme şansına sahipsiniz. Bitmedi; bu elektrotla uyan yapma şansına sahipsiniz. O da bitmedi: elekt- rotla isterseniz, öne arkaya hareket edebilme olanağınız var. "Körv" dediğimiz, özel, iğne elektrotlar var, bunlaha ağnyı ta- şıyan traktüs dediğimiz iffbölgesine elektrotu lokalize ediyor- sunuz. Sonra, hastayı kontrol ederek, hastayla konuşarak, hastayı test ederek, yavaş yavaş (ağn liflerini) harap ediyor- sunuz. Bu kontrollü bir harabiyettir. - Saynyı bayıltmıyorsunuz? - Hayır, hastayla konuşarak... - Evet! - Ve o denli dramatiktir ki, yani günde on dört tane morfın alan birinsanın, normalde birinsanın bunu tolere etmesiola- nağı yok, bir anda"Ağnm geçti!" diyor. Ve bir dakika içerisin- deoluyorbu... - Ne biçim ağnlar diyoruz buna? - Bakın öyle bir ağn ki, bunun içinde, sinirde harabiyet var- dır; sinir alanı ağn duymaz. Fakat hasta ağn duyar. Bunlara biz "nöropatik" veya "hayalet ağnlan" diyoruz. Yani, zona ge- çirmiş, zona bölgesinde ağrısız; fakat içinden böyle sankl kaynayan bir ağn var. Bunlara da değişik bir yöntem kullanı- yoruz. öbürü nevraljiler, yani siniherin fahrip ağnlan, şimşek çakar tarzda ağnlar, elektrik çarpar tarzda ağnlah Hasta ye- mek yiyemez, konuşamaz, yüzünü silemez, traş olamaz gi- bi... Veya kanserağnlan... Bir vücutyansında, veya vûcudun ait kısmında veya üst kısmında, ömeğin akciğer kansen, göğ- sün belli bir kısmında, bir yanında, öbür yanında ağn olabi- lir, meme kanseri örneğin öyle. Belli bazı metastas kanserle- rin oluşturduğu; bir tarafta, kolda, bacakta veya baş-boyun bölgesinin birkaç sinir alanını tutan, hiçbir şekilde ilaçla ve- ya belirli şeylerle geçirilmeyen ağnlar... Bunlar bizim alanımı- zın uygulamaya aday hastalandır... Ağzım kurumuştu, soluğum kesilmiş gibi. Teşekkür edece- ğim, sesim çıkıyor mu, bilmiyorum. - Teşekkür ederim! - Rica ederim! • • • İşte hinthorozu! Taşlama ustası Mustafa Eşref, SHP-CHP birleşmesi ko- nusunda şu dörtlükleri yazmıştı: "Ne sol solla biheşir, ne sağ sağla kaynaşır/Çünkü artı ar- tıyı, eksi eksiyi iter;/SHP, DYP'yle, CHP de ANAP'lalKolayca b/rieş/rier ve de bu sonın biter." Ikincisi de şöyle: "Birfeşti... Birleşmedi... Tutalım ki biheşti./lş burada biter mi, bakalım ne olacak/Böylesine isteksiz birleşmenin ardın- dan/Bence ister istemez erken doğum gelecek." Haftalardır, eşek yüküyle yazı yazıldı, yorumlar yapıldı. Her- kesin içi karardı. Erdal Bey, sayn yattıgı yerden "hinthorozu" oldugunu gösterdi. "Çatı CHP'de"dedi. Sancıyı şıp diye kes- ti! BULMACA 1 2 3 4 5 6 7 8 SOLDAN SAĞA: 1/ Daha çok sığırlann kanını emen sokiıcu bir sinek. II Haysiyet... Yapraklan salata gibi yenen kokulu bir bitki. 3/ Özellikle diş hekim- liğinde dezenfektan ola- rak kullanılan '"benzal- yum klorür"e verilen ad. 4/ Gökyüzü... Nikelin simgesi. 5/ Sayfa çevre- sine çekilen çizgi... Al- kolsüz içecek, meşru- bat. 6/ Kalayın simge- si... Bir renİc... Meyve kurusu. 7/lribirhıyarcinsi... Bah- çe ya da açık ağıl etrafındaki çit. 8/ Kızıl ve kaba tüylü koyun... Müs- tahkem yer. 9/ Olumsuzluk belirten birönek... Bıkkınlık. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Obur, pisboğaz. 2/ Şöhret... Sa- kızlı birtür dıkenli çalı. 3/ Sözlü ve yazılı anlatımda anlam açıklığı... Muğla'nın bir ilçesi. 4/ Bir işe gön- lü olma... Tropikal Amerika'da ya- şayan, gözahcı parlak renkli bir papağan. 5/ Üstün... Bir göster- me sıfatı. 6/ Huzur... Basınçlı suyla helanın yıkanmasını sağla- yan aygıt. 7/ tyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası... Yapma, etme. 8/ Hekimlikte kullanılan, acı kök- lü otsu birbitki. 9/ Halk edebiyatı nazım şekillerinden biri... Kı- şın sisli havalarda, ağaç dallannı ve toprak çıkıntılannı kaplayan buz tabakası.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog