Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 7 ARALIK 1995 PERŞEMBE 12 Mizah devlerinden "ŞOK" açıklamalar S ö y l e ş i l e r : M e t i n H a k y e r i Adl: Mustafa Kamil Soyadl: Zorti Doğum Tarihi: 1989 Doğum yeri: Limon Dergisi Sorumlusu: Tarih Nüfusa Kayıtlı Olduğu Yer: Marmaris Medeni Hali: Ihtiyar JMustafa Kamil zorti yaklaşan seçim için görüşlerini açıkladi: Resmigünahdiyeyasaklarsa, oyumuRefah'a vemıem kL..- Sayın Zorti. genel bir siyasi değerlendirme >apar mısınız? Türkiye"nin durumunu nasıl görüyorsunuz? ZORTİ - Muhakkaktır ki memleketin pek çok sıkıntılan mevcut. Lakin milli birlik \e beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz ölçüde. bunlantı üstesinden geliriz. Şu anda seçime gidiliyor olması sebebiyle memleketin sorunlan da beklemede. O sorunlardan. trafik polısi gibi bekleme yapma. çek arabanı diyerek kurtulamayacağımız da malum. Yani bu seçim itış-kakışının ve siyasi kavgalann bir an e\ \el neticelendirilmesi ve meselelere eğilinmesi elzemdir. Zira. Türkive'nin kaybedecek bir dakikası dahi yoktur. Şimdı. memleket 12 Eylül yüzünden senelerini kaybetti diyenler olacaktır. Olsun. Ben artık bir faydası bulunmayan bu gibi münakaşalara girmiyor ve resimle alakadar oluyorum. Hal böyleyken en iyisi mi ben Türkiye'nin önündeki meselelere dikkat çekmek istiyorum. Acil çözüm bekleyen pek çok işimiz mevcut. 12 Eylül'den evvel Acilciler diye de bir grup vardı. Onlar muradına eremedi amma, şimdiki siyasilerin bundan ders alması ve seçim tantanası geçtikten sonra derhal işlere eğilmesi lazım... Misal bir gümrük birliği var. Türkiye buna girince ne olacak? Bunu bılen var mı° Geçen gün bana yolda sordular. ben bilmem divecektim amma, vatandaşlar paniklemesin diye de birkaç laf etmev i uygun buldum. -Neler dediniz? ZORTİ- Teferruata girmeden. onlann anlayacağı dilde bır örnek \erdim. Zengin memleketlere içgüveysi gireceğiz. dedım... Tabii. bu işin mahsurları da olacak mı bilmesi lazım kamuoyunun. Misal ben. A\ rupa'ya girince envayı çeşıt yağlı boya ve fırça gelecek dive kendi çıkanmı düşünebilirim. Lakın. bu iş Türk sanayiinı çökertir mi? İşin orası daha mühim... Daha da mühımi, bu entegrasyonun arkasından ne gelecek1 Adamlar. madem bize iştirak ettiniz, o vakit müşterek kurallanmızı tatbik edin, demokrasiye geçin diye baskı yaparlarsa ne olacak 0 Ben demokrasi olmasın dıyemiyomm. Denendi ve görüldü ki maalesef demokrasiden daha iyisi yok. Her rejım gıbı demokrasinın de suistimale müsait taraflan varsa da bu böyle. Şimdi işin bam teli şurada: Adı üstünde. gümrük birliği. Yani gümrüklerin lağvedilmesi, her şeyin geçi^inın serbest bırakılması... Bir defa tamam dediniz mi o vakıt o gümrükten onlann demokrasısı de bu tarafa geçecek. Almam ıçerı dıyemezsinız. demokrasi) ı giimruk depolanna alıp bckletemezsiniz. Adamlar kazan kaldırır... Onlarda demokrasi daha fazla. Tanhte de bu böyledir. Batıya doğru gittikçe demokrasi artar, doğuya gittikçe azalır. Lakin biz bu kadanna hazır mıyız demokrasınin' 1 .. Ya fazla gelirse?.. Ya demokrasinın arkasına sığınıp m'emleketı bölmeye kalkanlar çıkarsa? Bakın, PKK girmeyelim bu gümrük birlığine diyor mu? Bakmayın siz. Avrupa"da menfi propaganda yaptıklanna... Bal gibi isterler. Çünkü o vakıt. Avrupalılar burada cirit atacak. insan haklan, Kürt haklan diye. Kendilerine hami bulacak buradaki bazılan. tşte. meselenin bir de bu tarafı var. Güneydoğu meselesine bu işin ne istikamette bir tesiri olur. ona da bakmak icap ediyor. Sonra Kıızey Irak hususuda var... - Sizce Kuzey Irak'ta gelecekte neler olabilir? ZORTİ - Ben bunu daha evvel de söyledim. ikaz ettim. Amenka orada bir Kürt devleti kurmaya çalışiyor. dedim - Bunu, nasıl ve ne zaman anladınız? ZORTJ- Söylediğımde de çok tenkit edildim. Aklı başına yenı mi geldi, dediler... Amerikalılar bizi aldattı. Bizım zamanımızda böyle bir şey voktu. Çekiç Gucü oraya yerleştirmek istediklennde gelıp dediler ki yahu, elimizde bir grup asker var. her aç- aç'ta bunlar hadise çıkarıyor -onlarda da aç-aç var- şunları oraya sürgüne yollayahm da akılları başlanna gelsin. zaten boşarazi. dediler. . Eh, müttefıktir denildi. olur dendi o vakıt. Körfez harbınin ertesı... İşin içınde çapanoğlu olduğunu nerden bileceksiniz.. - Nerden bildiniz? Yani sonradan nasıl anladınız? ZORTİ- Yakın bir zamanda bir terörist yakalanıyor ve üzerinden süttozu çıkıyor. Dağda süttozu ne arar? Netekim bıraz sıkıştınnca. bu itiraf ediyor. Amerikalılar dağıttı bize. diyor... Sonra çorap söküğü gibi arkası da geldi... Orada girişe \Velcome to Kurdistan yazmışlar. E, bu nece? ingilizce. Amerikalılar nece konuşuyor? ingilizce... Biz işte böyle böyle işkillenmeye başladık. Bir taraftan da ulan kaç senelık müttefıkımiz. yapmaz, diye de düşünüyor ınsan... Amma son olarak Apo"nun IMF ıle müzakere ettıği haberi geldi. IMF bunlara demış ki bu kadar mermi yakmayın, tasarruf tedbirleri uygulayın. sonra devlet korunacak diye yalvanrsınız... Artık şüpheye mahal kalmadı. Amerika bu işi fıştıklıyor... O sebeple. uyanık olmamız lazım. Gümrük birlığine girince bize diyecekler kı demokrasiyı bihakkın tatbik edin. Arkasından da Kürt kimliğini tanıyın ve ıcabını yerıne getirin. Kürt kimliğini tanımıyor muyuz yani?.. Sımdi polis çevirme yapıyor. bakıyoradamın kimliğine, doğum yeri Tunceli. Hakkari, Kars... Anında tanıyor ki bu Kürt işte .. Tanımıyor değıliz ki Daha ne ıstiyorlar?. Demek ki bır suiniyet var. İşte bu seçımden sonra iktidara kim gelirse gelsin. gözünü dört açmalı. Avrupa'ya giriyoruz diye.. - Sizce seçimi hangi parti kazanacak? ZORTİ- Kim kazanırsa kazansın. Memleketi selamete çıkarsın da... Biliyorsunuz. kamuoyu araştırmalannın neticelerini açıklamak yasaklandı. Bana bunu vatandaşlar da mütemadiyen soruyor: Kime verelim. diye... Baktım olacak gibi değil. bir araştırma yaptırdım. Evde çalışanlar var, 15-20 kişi... Ekseriyetle, yüzde 70 civannda. "Siz bilirsiniz" çıktı. Bır kısmı da benim adımı yazmış. Yahu, ben bıraktım o işleri dedim, çağırtıp... Çıkıp açıklasam, Türkiye Milletvekilliği teklifî bekliyor. derlerdi... Benim şeyimi sorarsanız. evvel emirden beri söylemişimdir. bu kadar parti neyimize. diye?.. Türkiye'yi bekleven bu kadar mesele varken ihtiyacımız olan kuvvetli \e ıstikrarlı hükümetlerdir. O sebeple oyiar fazla bölünürse. bu çıkmaz... Gerçeküstücülük mü dışavurumculuk mu desenız. şu veyahut bu derim. amma, oy vermek seçmenle Allah arasında kalmış bir şey neticede. Yani. kime inanıyorsa ona verecek adam. Sağda da solda da bır sürü parti mevcut. Benim söyleyeceğim. birtanesini seçip versinler, sağcı sağdakine, solcu soldakine... Sonra iki tarafta da, şu geldi, bu geldi diye de ağlamasın - Refah Partisi'ni mi kastedivorsunuz? ZORTf- Ben öyle bir şey demiyorum... Refah gelince. resim yapmak günahtır derse, eh, ben de ona oy vermem. Amma herkes de resim yapıyor değil ki... Yaptıysa da okulda resim dersinde yapıp bırakmıştır. Emekli olunca yeniden başlanm dıyen varsa. oyunu da ona göre versin işte. şimdiden... Resim çalışmalarınız nasıl gidiyor sa\ın Zorti? Son olarak sergilenen nü'leriniz epev tartışma yarattı. kime bakıp yaptığınız merak edildi? ZORTİ- Zannediyorlar ki burdan tepeden dürbünü alıp sahilde çıplak denize girenlere bakıyor. öyle yapıyorum... Öyle değil. Sanatçı, muhayyilesi olan insandır. Misal, masayı görür. onu tanka benzetir. resmeder; aynaya bakar, kendini görür. amma natürmort çizer... Ben de o nü'lerı kola şişesine bakarak çizdim. Malum, kola şışeleri kadın vücuduna benzer. Bedri Baykam gibi benim etrafımda modeller fink atmıyor ki... Amma onu da seçilemeyeceğı sıradan aday gösterdiler, istifa etmeye mecbur kaldı. Yarın: Mithat ve Bezgin Bekir ANKARA NOTLARI MUSTAFA EKMEKÇİ Aferin Oğlum Ahmet! DSP'ninjstanbul 1. bölge, 2. sıra adayı Ahmet Tan'ın, birözal hayranı olduğunu Uğur Mumcu'nun yazısından öğrendim. O günlerde, Avustralya yolla- nndaydım. 17 Ocak 1993 günlü Sabah'ta. eski Cum- huriyet Ankara Temsilcisi Ahmet Tan, neler mı yaz- mış? Yazının bir paragrafını alayım. şöyte diyor: "... Özal en özel, en sudan konudan, en genel en cıddi konuya dek her alanda çarpıcı, iddiacı üslubu- nu bir kez daha sergiledi. Konumunu, durumunu bir sanıye bıle dikkate almadı. Olduğu gibi, düşündüğü gibi, hissettiği gibi davrandı, konuştu. Bu özelliğine bakıp bır kez daha hayret edenler de oldu. Kendisini yeniden takdırle baştacı edenler de. Bu sonuncula- nn örgütlenme gücü Özal'ın kurduracağı yeni parti- nin harcını oluşturacak..." DSP adayı Ahmet Tan, aynı yazıda Semra Hanım için neler mi yazmış? Onu da Uğur Mumcu'dan oku- yun. 18 Ocak 1993 günü, Uğur Mumcu, Cumhuri- yet'te "Gözlem" köşesınde, o geceye, bu arada Ah- met Tan'ın yazısına değinir, şöyle der (Yazının başlı- ğı: "Özal CD-Rom"): "Cumhurbaşkanı Özal, yılbaşı nedeniyle Çankaya Köşkü'nde verdiği 'yeni yıl resmı kabul'üncte oğlu Ahmet Özal'/n 'Kanal-6' televızyonunda 'CD- Rom'lar' dağıtacağını söyleyerek 'promosyon1 konu- sunda sorulan sorulara karşı şu ilginç açıklamayı yap- mış: Birgazetecı soruyor: 'Bu kadartelevizyon istas- yonu yaşayacak mı?' Özal yanıt veriyor: - Ansiklopedi yerine bilgisayar verirler ve yaşarlar... Daha sonra soru ve yanıtlar şöyle gelişiyor: Gazete- ci: - Kuponu nasıl yayımlayacaklar? Özal: - Kupon yayımlamalarına gerek yok. CD-Rom da- ğıtırlar, bizim çocuklaröyleyapacak... Gazetecihay- retle soruyor: - Nasıl? Cumhurbaşkanı açıklıyor: - Ana Britannıca'nın CD-Rom'unu 200 dolara sa- tacağız. Çocuklara bunu ben önerdim... Gazeteciler, hayretle yeniden soruyorlar: - Nasıl, nerede? Özal: - Bizım çocuklann kanalında. Gazetecilerüsteliyor: - Kanal-6'da nasıl pazarlanacak? Özal, 'Kanal- 6'nın gerçek sahibinin kendisı olduğunu şu sözleriy- le açıkça itiraf ediyor: - Pazarlama kanalında (Kanal Market) satacağız. CD-Rom, bilgisayarda kullanılan birçok bilginın yüklendiği disket demek. Bu disketlere ansiklopedi- lerdekı bütün bilgıler yukleniyor. Özalailesi, bu disketlen 'promosyon' olarak verme- yi planlıyor. Öyle anlaşılıyor ki Özal, siyasal geleceği için şimdiden parasal kaynak buluyor ve bu paralar- la televizyon kanalını kurup işletıyor. Biz' diyor, 'satacağız' diyor. Basındaki 'Özalperver takımı' akıl almaz övgülerle bu anayasa ve yasadışı oluşumu destekliypr. Sabah gazetesınde Ahmet Tan, bakın Özal aılesı- nı, gelmış-geçmiş bütün yağdanlıkları" sollayarakna- sıl da övüyor: '... Kutlamadan sonra Semra Hanım, eşınden ay- nlıp salonun çapraz köşesine yöneldı. Siyah seten tu- valetıne, pırlanta gerdanlığma, elmas küpelerine, pu- rüzsüz cildine yönettilen ıltrfatları alıp kabul ettı. Gençliğini hiçbir bıçimde srerd/rme veya operatifbir katkı ile sağlamadığının altını çızdi.' Bunlar, Semra Özal'ın, gerdirmediğini soyledığı cil- dinin, Ahmet Tan'ın da dedikodu yazarlannı kıskan- dıracak düzey ve ölçüdekı 'kozmetık saptaması' ile belirlenen resmi övgüsûdur. Böylece devletin manevi şahsiyetı' ile basın özgür- lüğü arasındaki resmi nitelikteki kozmetik yağcılık' doruk noktasına ulaşıypr. Tan'ın şu övgulerı, Ozalperver famılyası'n/n seç- kin üyesi Mehmet Barlas / da çok geride bırakıyor: - Ozal, öylesine açık sözlü, öylesine içten geldiği gibi ki sankı 'Cumhurbaşkanı' değil. Ama öylesine de gözü pek, öylesine dobra dobra ki pek çok kişi, 7ş- te Cumhurbaşkanı dediğin böyle olur' diyor. Ahmet Tan 'ın uzunca bir süre Cumhuriyet gazete- sınde çalıştığı ve gazetenin Ankara temsilciliğini yap- tığı düşünülürse, bu satırlan okumak insanın ıçine, inanın 'acı ve hüzün' veriyor. Ahmet Tan'ı yakında 'Kanal-6' kadrosunda görür- seniz şaşırmayın. Islamcı kadro ile yola koyulan ve 12 Eylül general- lerince siyaset sahnesine çıkarılan ve 12 Eylül siya- set yasaklannı meydan meydan dolaşarak savunan Özal, 'başkanlık sıstemi' için kolları sıvayaraknerede dönek Marksist varsa bunları çevresinde topluyor. Çevresinde toplanan kimı Filistin dağlanndan, ki- mi TUSİAD salonlarından, kimi de Erdal Inönü'nün danışmanlığından gelen bu yeni 'McCarthyci', söz- de sıvil toplumcu, '2. cumhuriyetçı' ve 'Friedmanist- Özalist' kadroya soralım: - Fransa'da ve ABD'de hangi başkanlar özel tele- vizyon kanallanna sahiplerdi? Hıçbıri! özal'ın istediği 'başkanlık sistemi' değil, 'başkan- cı sistem'c//r Bir Cumhurbaşkanı, oturduğu yerden nasıl olur da televizyon kanalı yönetir? Nasıl olur da bir pazarlama uzmanı gibi 'promosyon' planları ya- par? Böyle yağcı basın, böyle belkemiksiz eski Marksist ve böylesine ürkek ve ilkesiz sosyal demokratın ya- şadığı ülkede, Özal'ınyalnızcayaptıklanna değil, bun- dan sonra yapacaklanna da hiç, ama hiç şaşırmamak gerekir." Uğur Mumcu. bu yazıyı öldürülüşünden 6 gün ön- ce yazmış. Uğur sağ olaydı, şimdi ne yazardı aca- ba? Belkı de: - Aferin oğlum Ahmet, bu yolda devam et! derdi. B U L M A C A SEDATYİŞAY4M 1 2 3 4 SOLDANSAĞA; 1/ Osmanlılar dö- neminde savaş gı- derlerini karşıla- mak ve bütçe açı- ğını kapatmak için halktan alınan \ergi. 2/ "—-bır 4 tahta kaşıktır' Sa- pı ortasına denk düşen" (Can Yü- cel)... Çocuğun eğitim ve öğretı- mıyle ilgili erkek bakıcı. 3/ Postacı. ulak... Buzul kö- kenhblokkil.4/Köpek...Ba- demden yapılan bır şerbet. 5/ Döl verme çağına eren. 6/ Kûtahya'nın bir ılçesı... Tür- kiye"nın de üyesi bulunduğu bır örgüt. 7/ Havadakı su bu- han... tkı ve daha çok katlı ev. 8/ Köstebek... Bir ışaret sıfa- tı. 9/ Endonezya'yı oluşturan adalardan bıri... Arka, sırt. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Çalışkan. becerikli. ış bilen kimse. 2/ Kullanma süresi... Aşmma sonucu çevresınden aynlmış, üzeri düz yer biçımi. 3/ Derinliğın bıttıği yer... Bır sesın yarım ton kalınlaştınla- cağını gösteren nota işareti. 4/ Islam inancına göre kıyamet günü bütün ölülerın dinlerek toplanacağı yerin adı... Bir bağlaç. 5/ Yapmacıklı davranış... Dervış selamı. 6/ Vilayet... "—-"ler arkasından ' Gelen gecelenm vardır" (Fazıl Hüs- nü Dağlarca). 7/ Muğla'nın bir ilçesi. 8/ Seçkin... Bağımlı. 9/ Tabtalı da denilen iri bır güvercın.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog