Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet İmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yavın Yönetmenı Orhan E h n ç 9 Dış Haberler: Ergun Balcı •Ekonomı: Yavın Kurulu. İBıan Sdçıık ı Boskjnı. Genel Yavın Koordinatörü: Hikmet Bülent Kızanlık • Kültür Handan Orhan Erinç, Okta> Kurtböke Çetinkava9 Yazınlerı Mudurlerı Şenköken 9 Spor Abdülkadir Yücelman HikmetÇetink»>a..ŞükranSonır. Ibrahim Yıldız (Sorumlul. Dinç Tavane 9 Makaleler: Sami Karaören 9 Düzeltme: Ergun Balcı. Dinç Ta> anç. İbrahlm 9 Haber Merkezı Müduru: Hakan Kara Abdullah Yazıcı 9 Bilgı-Belge: Edibe v.ıldu. Orhan Bursah. Mustafa 9 Görsel Yonetmen Fikret Eser Buğra 9 Fotoğraf. Erdoğan Köseoğlu Balha\. Hakan Kara. \nkara TeniiiL-ısı Mustafa Balba> 9 Hjbcı Mujıin.- Doğan Akın Atatıirk Buhan No !25. Kat 4. Bakanhkldr- ^nkara Teı 4W5020 <" h.m. FJKS. 41451):" • Izmır TCITIMICIM: Serdar kı/ık. H Zı\a BK I??- S 2 .- Tcl 4411220. FaLs 4419117 • AJana Temsılcısı. Çetin V. iğenoglu. inönuCd 1WS \ o 1 Kat l.Te! 352255(1. Faks 35225'0 MüesMf>e Mıuiuru Krol Erkul • K.oord:nator Ahmet korulsan 0 \1uha>ehe Bülent YenerOtJare Hüse\inGiirer#l;!jımj Önder Çelik'«Bılgı-lvl<.-m Nail İnal • Bılgısa)ar Sı^îcnr Mürü\et Çiler MEDVAC:»'ıorKlırn Kurulu Ba^kjnı-Gene! M.ıdıır Gülbin Erduran # koordmator Reha Işıtman # Gend Mudur Yardımcısı Mine.lkdağ MEDV\ G : • Yönetım Kurulu Bj;kan[ - Crencl MuHıır Üstün \kmen 0 Marahha.s .ı>c Bora Grineın; > ayımla\an \e Basan: \ j n ı d u n H ^ e r \ıaı>! Basın \e Ya\ıncılık \ Ş T ürVı<cjSı C » ; .'•»4K.iL-alı'iiuM.V-4|! .t PK 246 işUnhul f eı (0 : : 2 > > i : 05 «5 120 hal) Fak^ ( » 2 i : ı < 3ARALIK1995 İmsak: 5.33 Guneş: 7.04 Ögle:12.01 Ikindi: 14.22 Akşam 16.43 Yatsı: 18.09 M E D V A C T c i 51407 5 3 - 5 1 3 9 5 Mİ-513 S460-61.Fak^ 5118466 "Ayazağa'da fidan, Şile'de ornran" • Haber Merkezi - Fevziveliler-Işıklılar Derneğı. bu yıl 1 10'uncu kuruluş vıldönümünü kutlayan okullannın Ayazağa kampusunda bir ağaçlandırma kampanyası başlatıyor. 17-23 araiık tarıhleri arasında yurûıülecek kampanya çerçevesinde kampus bahçesine vaklaşık bin fidan dikilmesi planlanıyor. Elde edilen gelirle ise Şıle'de Fe\zıye Mektepleri Yakfı'na ait 600 dönümlük arazide ağaçlandırma çalışmalan vapılacak. "Ayazağa'da fıdan. Şile'de orman " sloganıyla yürütiilen kampanyaya katılnıak ısteyenlerin. l 7 -23 araiık tanhleri arasında derneğe başvunnalan gerekiyor. Ozan Şahadoğru oldu • ÇORIM (Cumhuriyet) - L'zun süredır kalp rahatsızlığı çeken Çorumlu halk ozanı Şekip Şahadoğru. öncekı gece \aşamını yıtırdı. Eserlen TRT reperatuvanna da giren Şahadoğru'nun vayımlannıış 7 plağı. 6 kasedi bulunuvordu. Evlı ve beş çocuk babasi olan ünlü halk ozanı. dün Evcıortakı^la Köyü'nde toprağa verıldı. 'VVorld Music Days Volume I' • -Fujıfıltn, "World Mıısıc Days Yolume I" adı altında bir müzik festi\a!i düzenledi. 20 ve 21 araiık tarihlerinde Hilton Con\ention Center'da farkiı bir ortamda gerçekle^mesi amaçlanan festival kapsamında düzenlenen konserlerde dinleviciler. yıvecek \e içeceklerinı alıp Incognıto \e Orquesta La Clave'nin ritımleriyle dans etmenın vanı sıra yiyecek \e ıçeceklerden de faydalanabılecekler. Galileo manyetik alanda • \\ASHINGTON (AA)- Jüpiter gezegeninın ıncelenmesi ıçin gönderilen Galileo sondası. gezegenin çevresinde halka oluşturan mar.vetık alana gırdi. Amerikan Lzay ve Havacılık Dairesi NAS.Adan vapılan açıklamada. Galileo'nun Jüpiter'in atmosferi konusunda bılgi vereceği belırtıldi. • f Siyasi partiler. kadınlanmızı bir 'süs eşvası' gibi göriiyor. adına haksızlık CE.MtL İPEKÇt Merhaba. Zaman zaman kadınlarımızın yaşamla- nndaki süse düşkünlükleri, mcKİayı günü gününe. cizgisi çizgisine izlemeleri. gıvim- den, süsten başka bir şey konuşmamaları benı üzmüş. hatta kızdırmıştır diyebihrim. Ama bugünlerde onlara haksızlık ertigimi ka- bul etmek zorunda kaldım. Genelde kadınlanmızın yaşama biçimle- rı. hartadüşünce sınırlan. haklan. öylesi be- lırlenmi> ki onlann süs bebegı olmak \eya iyı ev kadını olmaktan baş- ka yapabilecekleri bir şey kalmamış maalesef. Millet\ekili adaylıgı baş- \urulannda. kadınlanmızın bunu kabul etmediğinı. çagı çoktan yakaladıklannı gör- diik. amagelgelelimdemok- rasıyi dillennden düşürme- yen. kadın-erkek eşıtlığinin savunucusu orta sağ \e orta sol büyük partilerin kadına bakı^ açısı. koyduklan tavır- la apaçık meydana çıktı, bü- rün aldatmacasıru gözlerönü- ne serdi. Uçtaki sağ partile- ri eleştıren partilerimiz. bun- ca eleştırileri kendilerine yapmış olsalar. belki bugün onlardan farkiı bakış açısına sahip olurlardı. Benı her zaman rengi belli olan düşünce- ler rahatlatmış ve ürkütmemiştir. ama pem- be hayallergöstenp, rengınin pembelığinı id- dia eden partilerin siyah çıkması. onlara gö- nül verenler için ne korkutucu bir hayal kı- nklıgı. Kadına böylesi güvensizlik veya onlardan korku niye? Nüfusun yüzdeellisini teşkil eden bircinsin. kendi sorunlannı çözmek. ülkeso- runlanna çözüm getirebilmek için Meclis'te • Nüfusun \'üzde ellisini oluşturan bir cinsin. kendi sorunlannı çözmek. ülke sorunlarına çözüm getirebilmek için Meclis'te nüfusun diğer yüzde ellisi erkekler gibi temsil hakkını kısıtlamak. bir demokrasi ayıbı ve çağın gerçeklerinden kaçmaktır. nüfusun diğer yüzde ellisi erkekler gibi tem- sil etme hakkını kısıtlamak. gerçeklerden kaçmaya devam etmek değıl mi acaba bu yüz- yılda? Seçme ve seçilme hakkı olan birdevlet- teşartlanneşitsizliğinebircevapbulamıyo- rum. Böylesi bir ayıp bence kadınlanmıza güvenmeyen. ama onlarsız da yaşamlann- da sudan çıkmış balığa dönen. bir türlü bü- yüyemeyen çocuk ruhlu erkeklenmizındir. Unutmayalım. her zorlukta yanımızda olan kadınlarımızın kendi ülkelerinin yönetimin- de de haklan vardır ve bu haklan eğer ger- çekten demokrasiyi ve büyü- yen Türkiye'v i istivorsak dü- şünülmeden verilmelıdir. Erkek hegemonv asının de- vam ettiği birsisteminözgür- lükçü olduğu. çağın içinde yeralması. demokrasiyi savu- nanlar için söz konusu bile olmamalıdır. Viilletvekılliği başvurusunda. bu yıl başvu- ran her inanıştan ve sosyal kesımden kadınlanmızın çok- luğu. zaten onlara yerverilse de verilmese de artık süs be- beğı veya sadece erkeğin ar- kasındaki destek olmak iste- mediklerinin. bunlan aştık- larının göstergesidir. Seçilseler de seçil- meseler de tüm başv uran kadınlanmızı. hak- lannın farkına vardıklan. ayağa kalktıkları içın gönülden kutluyorum. DİÎerim seçılmemeleri onlann gönüllerin- deki bu azmi kırmaz. Sıyasette herkes kadar kendi haklan olan. ülkenin yönetimınde §öy- le veya böyle yer almak için çabalarını sür- dürürler. haklann verilmediğini. çok çalışarak alındığını unutmazlar. KaJınlann tatlı sözlerlealdatılmadığı. süs bebeği gibi bakılmadığı. haklannın tanındığı günlerın umudu ile ivi pazarlar. Mahkemekolik Bffl seveflisini dava etti • Elmalı definesini 3.5 milyon dolara alan ve sık sık mahkemelere başvurmakla ünlenen ABD'li William (Bill) Koch, bu kez se\gilisi Catherine de Castelbajac"ı dava etti. Halen Türkiye ile mahkemesi süren Koch. aile üyelerini de mahkemeye vermişti. ÖZGEN ACAR ANKAR-A-ABD'ninen zenain 200 adamından biri olan William (Bill) Koch (55). yine mahkemede. Koch. bu kez sevgilisi Cat- herine de Castelbajac'ı da- va etti. Annesi ve ikı karde- şı ile mahkemelik olan Koch. Türkive Cumhuriyeti ile de mahkemelik. Koch. 1984 yılında Antalya'nın Elmalı ilçesinden kaçınlan "Yiizyi- lın Definesi"ni 3.5 milyon dolara (yaklaşık 290 milyar lırava) satın almıştı. Koch. New York'ta bir ajana beni izletmiş ve ev telefonumu dinletmişti. Bill Koch'un ilginç bir yanını anlamak içın yakı- nında çalışacak kişılere uy- guladıgı şu iki ilkesini göz önünde bulundurmak gere- kir: Binncisi, veni işe aldı- ğı kişiye kesinlıkle haftada iki kez psikologa gitmesi koşulunu öne sürer ve fatu- rayı da kendisi öder. Ikincı- si ise bu kışilenn telefonla- nnı sürekli dinletir Yılda 19 milyar dolarlık (yakla- şık 1 katrilyonliralsatışya- pan Kansas'de petrol kralı Fred Koch'un dört oğlun- dan biri olan Bill, babası ölünce ılk işi annesıni. ikız kardeşi David ve agabe)i Charles'ı. dördüncü karde- şi Fred ile birlıkte dava et- mek oldu. Babasinın Ame- rikan sikke koleksiyonunun pavlaşımı için de ikinci da- vasını açtı. Kardeşler ara- sındakikandavası 1967'den beri olanca hızıyla sürüyor. Yanında çalışanlardan ay- nlanlann konu>masını ön- lemek ve gözdağı vermek amacıv la hepsı hakkmda şu ya da bu nedenle davalar açarak bu kişilere manevi baskı uygular. A\ ukat ordusu Türkiye Cumhunyetf nin Boston'da Federal Mahke- mede açtığı Elmalı define- sı ile ilgıli dava başladığın- da. dumşma yargıcı ilk otu- rumda karşısında gördüğü manzaraya şaşırmıştı. Yar- gıcınkarşısındaBill'in 16\e Türkiye Cumhuriyetinin sadece 3 av ukatı vardı. \ar- gıç. bu manzaradan etkile- nince "Anlaşılan müvekki- liniz iji para ödüjor" de- mekten kendisini alamamış- tı. Bill'inavukatlandamü- tebessim bir edayla başlan- nıöneeğmişlerdi. Nevarki davanın ilk aşamasını TC'nin avukatlan kazana- caktı. BilFin eşi Joan Isveçli- dir. Ev lenmeden önce uzun süre birlikte yaşamışiardı. Bugün 8 yaşında olan VVyatt adlı erkek çocuklan doğun- caevlenmişlerdi. Eşinintüm v aşamı özel koruma görev- lilerinin gözetimi altında ge- çer. Telefonlan düzenli din- lenir. Bill, Joan"a Elmalı de- finesinin en değerli sikkele- rinden bir kolye ve yüzük yaptırdı. Bu amacla ünlü ku- vıımcu Bulgari'yi görevlen- dirdi. Bill, iki sikkeyi de kendisine kol düğmesi si- parişi verdi. bazı sikkeleri de Bulgari'ye bağışladı. Sanatsever Bill. Boston Güzel Sanatlar Müzesi'ne Manct. Cezanne v e Miro tablolan hediye etmekle kal- mamış. dolar üzerinden 6 sifırlı bağışçekide vermiş- ti. Buna karşılık Bill, Mas- sachusets eyaletınden vergi kaçırmak için Boston'daki şirketini 1990'daFlorida'ya taşımaktan da aen kalmadı. Bill. 1992 cfebirpartideta- nıştığı model-manken Cat- herine de Castelbajac'a tu- tuluyor. tkısi de evli olan çi ft Avrupa v e Amerika ara- sında aşk mekiği dokuyor- lar Bill. 1993'te Boston'da sevgilisine 2.5 milyon dolar değerinde 345 metrekarelik bırvilla*"tahsis"ediyor. Bu arada çıft. avrı kaldıkları günlerde birbirlerine aşk do- lu fakslarçekmevi de ihmal etmiyor. Ne var kı Bill. geçen yıl sevgilisinden uzaklaşmaya başlıyor ve bir süre sonra "e\i terk et"ültimatomunu veriyor. Sev gılisinın geçmi- şinı çok iyi bılen Catherine. mahkemeye düşmek yeri- ne. Bill'e. "Seninledüşman olmak, dost olmaktan daha kârlı" diye haber salıyor. Ancak Bill yine de kendisi- ni dava etmekten geri kalmı- yor. Şimdı taraflar mahke- mede haklılıklannı kanıtla- mak içın aşk mektuplannı bu kez birbirleri verine. yargı- ca okuyorlar. BilPi herza- nıanki gibi bolca avukat tem- sıl ediyor. 'Üniversite Kurultayı'na katılan bilim adamlarından sert eleştiri 4 Deli gömleği giydirilmiş üniversite istemiyoruz'İstanbul Haber Servisi - **Adı var kendi yok. Deli gömleği giydirilmiş bir ünrversite.* 1 Ankara Universite- si öğretim üyesı Yrd. Doç Dr. Atil- la Erden. Türkive'deki üniversite- lerin durumunu böyle özetliyor. Üniversitelerin toplum vepasifkit- le iletişim araçlannın kıskacına so- kulduğunu \ urgula>an Erden. "Cni- versiteler. çağdışı karanlık giiçler tarafından vönlendirilivor" dedi. llkı geçen yıl Ankara'da yapılan "ÜnhersiteKurulta>rnın ikıncisi, 1 -2 araiık tarihlennde Istanbul Tek- nik Üniversitesi'ndegerçekleştiril- di. Ceşitli illerdeki 15 üniversitede örgütlü bulunan öğretım üyeleri dernekleri ve Öğretim Elemanları Şendikası'nca ortaklaşa düzenle- nen kurultayda. 45 bildiri sunuldu. Kurultayın önceki gün yapılan ilk oturumunda. "Nasıl Bir Ünher- site?, Ünrversite Modeli Özerklik ve Orta Öğretim ve L nNersite" konu- ları tartışılırken dünkü oturumda da "\en\ Açılan ÜnKersiteler, L ni- versitelerin Celişimi ve Sorunlan, L'niversite-Endüstri tlişkisi. L ni\e- site Özelleştirme \eÖrgütlenme"gı- bi konular ele alındı. Kurultayda "*Yüz>ılın Eşiğinde Ünivesite" konulu bir tebliğ sunan Atılla Erden. üniversitelerin çağdı- şı karanlık güçlerce yönetildiğinı. • Çeşitli illerdeki 15 üniversitede örgütlü bulunan öğretim üyeleri dernekleri ve Öğretim Elemanları Şendikası'nca ortaklaşa düzenlenen ikinci "Üniversite Kurultayı"nda üniversitelerin çağdışı karanlık güçlerin eline geçtiği belirtilerek, siyasilerin bu kurumları polıtik yatınm aracı yapmaktan vazgeçmeleri istendi. hatta bu güçlere yol gösterir duru- ma geldiğini söyledi. Öğrencilerin kaçma. konuşma si- yasetiyle sınıflara tıkıldığını söy- leyen Erden. sözlerini şöyle sür- dürdü: "Yat uvııdan en bü^iik bizize' -İlkokulda "ııvu uyu >at uyu'di- ve başlayan eğitim. ortaokulda 'en büyük bizız' siyasetine dönüşiiyor. L'nhersitelerdede 30 saatlik birders prangasına v uruluvor. Bunun altın- da yatan bir dolap bev0ri 0bi oda- ya bağlamak. Oğrcnci ders saatleri dışındakapalıolan kütüphaneyegi- demi>«r. arkadaşlanyia tarhşamıyor, se\emivor. dertleşemiyor. Sıraların üzerine yazılan yazılar bile değişti. Sonuç. 100 kişilik sınıfta. kendi ken- dine giilen 15 kişi. durup dururken ağlayan 20 kişi ve düşünme vetene- ğini kavbetmiş bir grup." Üniversitelerin özelleştirilmesı- nın hata olacağını belirten Ege Ünı- versitesi öğretim üve>i Prof. Dr. Mustafa Ka> makçı,"Bir kamu hiz- meti olan üniversite en büvük kay- nağını vine kamudan sağlanıalıdır." dedi Devletin kavnak kısıtlamasına "para yok" gerekçesini gösterdiğinı sövleyen Kavmakçı. "Param vok diyorsunuz. ama vergi toplamıvor- sunuz. Doktora ve lisans için dışarı- >a 2<indcrilen bir kişinin masrafı 30- 35 bin dolar. Bu denetim altına alın- malı. 15-20 trihonda özel dershane- lere gidivor. Peki liselerin işlevi ne" diye konuştu. "Ben dersimi veririm çıkanm"görüşündeki öğretim üve- lerinin de denetlenmesi gerektigini vurgulayan Kavmakçı. şunları söy- ledi : "Ogretmenin verdiği dcrsin ni- teliği, bilgilerin gücii denetlenmeii. N urtdışındaki gibi ders degerlendir- me formlanv la öğrenciler denetinıi vapmalı." Gazı Lniversitesı Öğretim Üve- leri Derneği Başkanı Prof. Dr. Öv- sev Dörtlemez ise Türkive de ünıv er- site açmanın yozlaştığını söyledi. Bu üniversitelerin doğrudan politi- kacının oy potansıyelını arttırmak içın yaptığı ışlerolduğunu belirten Dörtlemez. "Bu bir dejenerasvon- dur. Bu üniversitenin sivasete alet edilmesidir. Eğitimin saptinlması- dır, hizmet değildir" dı>e konuştu. Mılletvekillerinın bu ünıversıteleri açmak içın çok komik nedenleröne sürdüklenni ifadeederek şuörnek- len verdi: Turistik ünhersiteler "Hatay'a üniversite açılmasını öneren bir milktvekili Hatay'a ilk kurşun atıldıgı içın ödüllendirilme' gerekçesini gösterdi. Bir diğeri ise "Turistik. dört mev sim denize girı- lebilen bir yer' diye üniversite açıl- masını istedi." Canakkale Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Tutkun da ye- nı kurulan tüm üniversitelerin du- rumunu 'vahim' olarak nıteledi. Tutkun. örnek gösterdi gi Canak- l Ünıversitesi'nde doğru dürüst okuma yazma bilmeven kışilerin genel sekreteryapıldığını. 9ayda 3 rektörve " rektör yardımcısı değiş- tığıni. altyapısı tamamlanmadan öğ- renci alındığını belirterek "İJniver- sitelerde karanlık güçlerin kadrolaş- ması önlenmeli" dedi. SlT kararları yapılaşmayı yasaklamıyor, 'planlı koruma' öngörüyor Çiviler planh çakılacak • İmar Yasası'na bağlı denetimsiz ve başıboş imar düzeninin yarattığı yağma özgürlüğünün sürmesini isteyen çevrelerin, tarihsel ve doğal zenginlikleri yaşatmayı hedefleyen SlT kararlanna karşı yürüttüklen "Artık çivi çakılamayacak' söylemi, halkı kışkırtmaktan başka bir anlam taşımıyor. OKTAY EKİNCİ Fatih Belediyesi. tarihi Zeyrek semtini kurtarmak için başlattığı restorasyon kampanyasını şu sloganla sürdürüyor: "Sizin de bir çiviniz ol- sun..." Belediye Başkanı Sadet- tinTantan'ı ve mimardanış- manı Doç. Dr. Fikret Ev- ci'yi bu kampanya için ve özellikle seçtıkleri slogan- dan örürii kutlamak gereki- yor. Çünkü. son yıllarda Tür- kiye'nin neresinde bir SlT karan alınsa bilen ya da bil- meyen herkes "Artık çivi çakmak yasak!..** dıyerek adeta bir "panik havası" es- tirmeye başlıvor. Bu "kışkırtıa'" yorum ise aslında vağma peşinde koş- mayan. iyi niyetli ve ger- çeklerin anlatılmadığı halk kesınılerinin üzerinde de "korumaya karşı bilinçsiz birtavıralış" yaratıyor. Yi- ne bu panık ortamına daya- lı toplumsal duyarsızlık ve bilinç- siz tepkiler ise sonuçtaekonomikve siyasal hedeflerinı sadece kent ve çevre talanına baglayan "rantsek- törünün" ekmeğine yağ sürüyor. Oysa SlT statüsüne kavuşturu- lan alanlar. artık çivi çakılamav acak yerler şeklinde değil, tam tersine yine o çiv ilerin bu" dan böyle "ta- rihevedoğayaözeniçerisinde" kul- lanılacağı bölgeler anlamına geli- yor. Işte bu nedenle Fatih Beledive- si'nin SlT alanını uygarlığa saygı içerisinde imaredebılmek için be- nimsediği slogan. halkı koruma ka- rarlarına karşı kışkırtan "rantiyeci çevrelere"*karşıdaçarpıcı veanlam- lıbıryanıtoluyor. Yani artık buböl- gelerde çiv ıler "gelişigüzel" ve >ağ- ma için çakılmayacak. Her türlü plan. proje ve imar uygulamasının temel hedefi. tarıh ve doğa mirası- mızı korumak olacak... Yasalar ne diyor? Fatih'teki bu duyarlı söylemin aynı anda koruma mevzuatımızda da "yasal koşuFolduğu veörneğin "doğal SİT" ilan edilen bölgelerde de geçerli olacak bir uygarlık ku- ralını tanımladığı. yine "toplunv dan gizlenen" gerçekler arasında. Doğal SlT ilanından ötürü "çev- reye duyarsız imar özgürlükleri" Beykoz ilçesinde ormanlık alanlarda inşa edilen villa siteleri. SİT karan oimadıgı içın rahatlıkla ruhsata bağlandı ve İstanbul'un doğasını "imar izinleriv le" vok etti. yasal olarak kısıtlanan çevreler de v ine hemen "Çivi çakılamayacak" söylemine ö> lesine dört elle sarılı- yorlar ki kimi bilinçsiz medyanın da bunu öne çıkarması sonucunda, hal- kın ve hatta bazı aydınlann da ka- fası karışıyor ve korumaya karşı kuşkular beliriyor. Öysa her şeyden önce "SİT"de- mek. daha sözcük anlamında bile as- lında bir "yerleşme" alanını tanım- lıyor. Örneğin kentsel SİT'lerde bu yer- leşmenin "tarihsel kent dokusunu koruyan" bir imar düzeni içensın- de yaşaması öngörülürken. benzer şekilde doğal SİT'lerde de yine ko- runması gereklı doğal mırasın ve sağlıklı yaşam kaynaklannın v itıril- mediği. dengeli ve özenli bir kul- lanımın sürdürülmesi temel amaç- lar arasında yer alıyor. Nitekim. bütün bu değerlendirme- lerin ülkemizdeki tek yasal davana- ğını ve hukuksal güvencesini olu>- uıran 2863 (3386) sayılı Kültür ve Tabıat Varlıklarını Koruma Yasa- sı'ııın 17. maddesinde de şu hü- kümleryeralıvor: "Bir alanın koruma kurullann- ca SİT olarak ilaru. bu alandaki imar planı uvgulamasını durdurur. Ko- ruma amaçlı imar planı yapılınca- va kadar. Koruma Kurulu tarafın- dan bir av içinde geçiş dönemi yapı şartlan belirlenir. İlgili valilikler ve belediveler. anılan koruma amaçlı imar planım bir yıl içinde koruma kuruluna vermekzorundadıriar..." Görüldüğü gibi. bir SlT alanın- da durdurulan olay. temelde tümüy - le imar değil, "koruma amacı taşı- mayan. imar süreci" oluyor Bövle bir gelişigüzel imar süre- cinın doğal zenginlikler ve korun- ması gereken alanlar üzerindeki tah- ribattnı önlemek içın de y ine SİT ila- nıyla birlikte devreye hemen "ko- ruma amaçlı imar planı" dısıplini giriyor v e bu da beledıyelere görev olarak verilivor. Koruma karanna uynıa zorunluluğu Aynı vasanın 57. maddesinin g fıkrasında: "Kamukurumvekuru- luşları (belediveler dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler, koruma kurullarının karariannauvmakzorundadırlar" hükmüdeeetirılerek beledı>eleruı SİT alanını artık "plansızvadadu- varsız planların elinde bırakmama- lan" doğal ya da tarihsel mırası yağmav a açmavan bir u> garca imar planlamasınıbiryıl içindedevreve sokmaları için "yasal bağlayıcılık" öngörülüyor. . Şimdı akla şu soru gelebilır: Bir alanın SİT olarak ılanı. o alanda ar- tık planlamayı zorunlu kıldığına göre \e planlama da aslın- da bellı bir "imardüzeni' an- lamını taşıdıına göre. bu "Çi- vi çakılmavacak" söylemi de nereden çıkıyor ve yine kimi belediveler. bu tür bir koruyucu planlamadan aca- ba neden ısrarla kaçınıyor- lar? Aslında bu sorunun yanı- tını. SJT ilan edilen bölge- lerde bugüne dek nasıl bir imar düzeni olduğunu ve yi- ne o bölgelerdekı koruma amacı taşımayan imar ve planlama uygulamalarının nasıl sonuçlar yarattığını "yerinde gözkverek" de v er- nıek mümkün. Ranta darbe Sadece rantı ve spekülas- \onu hedefleyen imar bek- İentılerı içın. elbette ki SlT hukuku artık "özgürce bir çivi çakma sürecini" kabul et- miyor. Çakılacak her çiv inın. ön- celikle tüm topluma ait olan doğal zenginlikleri koruya- cakbirözen vedısıplin için- de yerini bulması ise koru- ma planlamasının temel he- defını oluşturuyor. Bu da hiç kuşkusuzçevreye duyarlı ve zarar vermeyecek bir imar sürecini. yağmacı ve gözü kara uygulamalardan artık ayırmak gerektıği anlamına jelivor. SİT alanlarında "kaçak \ apılaşmanın artnğı" iddıala- ına gelınce. Bu gözlem ilginç olsa bi- le. bugüne dek kaçak yapı- laşma özgürlüğünü yaratan \e avnı oranda "kente kar- şı suç işleyen" sorumluları adeta "aklavan"birsöylem olarak da büvük tehlike ta- şivor. Özellikle İstanbul'da. ka- çak vapılaşma sadece SlT alanlarında değil. su hav za- lannda. tanm alanlannda. hatta Be- voğlu'ndaki bınalann damlannda bi- le akılalmaz bir denetimsizlik için- de kente egemen olmuş durumda. "Seçilmişlik' kılıfl Bu büvük yasadışı yağmanın kah- ramanları. "seçilmişlik" söv lemıne sarılarak ve yine bu "vağmaya ta- nıdıkları hoşgörü nedeniyle" seçil- dıklerinı de unuiturarak ustelik de- mokrasi adına SlT kararlanna kar- şı çıkarlarken temelde demokrasi- nın de hedefi ve güvencesi olan "toplumsalyaşam haklan için" do- ğal v e tarihsel değerlerin korunma- sı yönünde alınan kararları asıl so- rumlulardan önce sorgulamaya kal- kışmak. vasadışılığateslim olmak- tan ve gerçek suçluları ödüllendir- mekten başka hıçbir anlam taşımı- vor. Evet. Fatih Belediyesi, SlT ala- nındakı tarihi Zeyrek'i apartman ozlemlerinin elinden kurtannak için duyarlı kesimlerı bir çiv i çakmaya çağırıyor. Bakalım doğal SlT'lerde de bu du- varlı sesleniş tıe zaman yankılana- cak ve özellikle yerel yönetimler, Is- tanbul'un ormanlannı. kıyılarını ve vesjl alanlarını koruma görev lerini "SİT güvencesindeki bir koruma planınasanlarak" ne zaman anıın- sayacaklar?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog