Bugünden 1930'a 5,415,159 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 27 ARALIK 1995 ÇARŞAMBA 12 DlZIYAZl REFAH PARTİSİ NASIL İKTİDAR ALTERNATİFİ OLDU? Odünekilince,şeriatbiçildi• 1950'lerden itibaren, öncelikle eğitim alanında başlatılan gerici uygulamalar, süreç içinde Türkiye'de eğitim birliğinin bozulmasına yol açtı ve çağdaş laik eğitimden hızla uzaklaşıldı. Sağ iktidarların ödünleriyle sayıları hızla artan imam hatip okullan ve Kuran kursları, bu okulları denetimi altına alan tarikatların etki alanını adım adım genişletirken, bunların bütün toplumsal örgütlenmeler içinde etkinlik kazanmasına zemin hazırladı. ATİLLAÖZTÜRK AraştırmaL ı- Yazar Laiklik. Atatürk ilke ve devrimlerinın temel esası ve özüdür. Laiklik; ümmet ye- rine ulus. teokratik devlet yerine halkın kendi kendini yönetmesını içeren de- nx>kratik sistemin kurulmasını.sağlamış- trr. Atatürk'ün kısmen de olsa kurum- sallaştırdıgı çağdaş ve laik devlet siste- mi, 1950'de çok partili sisteme geçiş ıle bozulmaya başladı. Iktidara gelen DP. ekonomık liberalleşmeyi benimserken şeriat özlemi çeken dinci grupların oylarını almak ve onlara hoş göriinmek için laiklikten tavız vermeyi prensip edin- di. Talat Halman, 28 Eylül 1994 tarihin- de 700 kişı arasında yaptığı bir ankette "Türkiye'ye 70 yıda en zararlı kişile- ri"yüzde oranlanna göre şöyle tespit et- miştir:( 1) Turgut Özal, yüzde 27; Süleyman Demirel, yüzde 25.5; Adnan Menderes, yüzde 9.3; Kenan Evren, yüzde 8.4; Ce- lal Bayar, yüzde 5.6... Anketekatılanlarnedenlerinı şöyle sı- ralamışlardır: - Turgut Özal: "Laikliğe darbe, top- lumun ahlak sevivesini düşürmesi, de- ğerier sistemini bozması, devlet örgü- tünii çökertmesi. gericilere verdiği des- tek, şeriatçılık, Atatürk ilkelerinden uzaklaşma..." - Süleyman Demirel: "Dini politika- yd alet etmesi, gerici adanılara taviz vdrrfgsi, din ticaretı..." -Âdnan Menderes: "Şeriatı bugün- ki boyutlara getirdi... Türkçe ezan ve tekbirleri Arapçaya çevirmesi, Köy Enstitüleri'ni kapatması, Atatürçü- lük ilkelerine ters düşmesi, dine ta- vizler vermesi. laikJiği çiğnemesi, Hal- kevleri'ni kapatması..." - Kenan E\ ren: "Gericiliği besleme- si. sahte Atatürkçülüğü... Laikliği ze- delcmcsi, mcvdanı Atatürk düşman- larına bırakraası, Atatürk'e ve dev- rimlerine ihanet..." - Celal Bayar: "Dinciliği hortlatma- sı, Halkevleri'ni kapatması, laiklik- ten tavizler, Atatürk ilkelerini bozma- sı, ezanı Arapça okutturması, Köy Enstifüleri'ni kapatması, Nurculara ödün vermesi..." Liderlerin ortaK özelliği Türkıye'yi uzun süre yöneten Demi- rel. Özal, Menderes. Evren ve Bayar'ın ankette çıkan ortak yönleri; laikliği ze- delemeleri, Atatürk ilkelerinden uzak- laşması ve gericilere taviz vermeleridir. Bugünkü DYP liden Çiller ile ANAP lideri Yılmaz. seçimlerde tarikat grup- lannın oylannı almak için yanşmaktadır- lar. Bu amaçla birçok tarikat mensubu- nu seçilebilecek şekilde liste başlanna yerleştirdiler. Tarikatçı Fethullah Gü- len'ın elini öpmek ve desteğini almak için büyük çabalar harcadılar. Ikı parti- nin de dinci-tarikatçı gruplann ileri ge- lenlerini Meclis'etaşıyacaklan bilinen bir gerçektir. Kısacası Çiller ve Yılmaz'ın bu konuda uyguladığı politika diğerlerin- deû pek farklı değildir. Bilakis. şeriatçı- tarikatçi gruplarla başbakan, bakanlıklar ve parti düzeyinde gönişmeler yapılmak- tadır. Merkez sağpartilerindinci-tarikat- çı gruplarla işbirliği geliştirilerek sürdü- rülmektedir. 1950'de yönetime gelen DP. dinci ve tarikatçı gruplann baskısı ile ulusal eği- tim yerine aşağıda esaslan açıklanan şe- rialeğitimi politikasını uygulamaya koy- dular: (2) "a. Eğitimi yozlaştırarak dinsel eği- time ağırlık verip insanları afyonla- mak, böylece pozitif bilimlerden uzak- iaştırmak, b. Devlet eliyle kokuşmuş bir bur- juva sınıfı yaratarak yeri geldiğinde şe- riat düzeni için kullanılabilen animal bir birikimi sağlamak, c. Köşedönücülük, vurdumduymaz- lık, bencillik, kabalık, saygısızlık, acı- mazsızlık vs. gibi toplumu yıkıcı ve çökertici olumsuzlukları kişilere aşı- layarak kitleleri duygusuz bir sürüye 1993 yılı resmi verilerine göre Türkiye'de 4557 kuran Kursu faaliyet gösteriyor, ancak Diyanet Işle- ri'nin denetimi dışındakiler de hesaba katıldığında bu sayının çok daha fazla olduğu ortaya çıkıyor. 1-Yıllara göre imam-hatip okulu Yıl Lıse Sayisı Onaokul Sayısı ( 1924 1925 1931 1951 İ960 1972 1975 1980 1982 1993 1994 29 26 2 7 19 72 130 372 398 417 454 7 19 70 171 374 374 391 9 5ğrenci Sayısı — 1.126 4.545 36.378 77.638 201.004 219.931 448.992 476.175 Kim, ne kadar imam-hatip okulu açtı? Başbakan Adı A.MENDERES S.DEMİREL B.ECEVİT S.DEMİREL B.ECEVİT S.DEMİREL K.EVREN • T.ÖZAL M.Y1LMAZ S.DEMİREL T.ÇİLLER Okul sayısı 19 46 29 • * 233 4 36 26 34 23 12 71 Açıldıgı dönem 1951-1959 1965-1971 1974-1975 1975-1978 1978-1979 1979-1980 1980-1983 1984-1989 1990-1991 1991-1993 1993-1995 çevirmek, d. Bir avuç bilinçli, vurtsever aydı- nı denetim altında tutmak ve bilgisiz halkı onlara karşı kışkırtmak için fa- şizan, şeriatçı güvenlik gücü kurmak, e. Tüm bunları gerçekleştirebilmek- se uzun sürecek iktidarlanna bağlı ol- duğundan, seçim sistemini kendi istek- leri doğrultusunda düzenlemek." DP'nin devamı olan AP. 1980 askeri yönetımi, ANAP ve DYP'nin iktidarlan döneminde de şeriatçı düzenin altyapısı olan eğitim sıstemine olanca hızı ile de- vam edildi. Toplumda bireyın özgür ola- bilmesi. özgürce düşünebilmekten ge- çer. Özgür düşünebilmek ıse laik ve çağ- daş bir eğitimle gerçekleşebilir. Çağdaş ve laik düşünceyi önleyen yönetim şek- li şeriat düzenidır. Şeriat düzeni. düşün- meyi içeren değil, değişmeven kurallar koyan ve uygulayan bir sistemdir. Şeri- at sistemine geçebilmek için. öncelikli ve vazgeçilmez koşul: çağdaş, laik ve özgür düşünmeyı sağlayan eğitim sistemini ön- ce yozlaştırmak ve sonra ihtiyacı karşı- lamıyor diye ortadan kaldırmaktır. Mer- kez sağ paöileri. DP ile başlayan şeriat- çı eğitim sistemini adım adım uygulaya- rak RP"yi önce yarattılar. sonra da yerel yönetimde iktıdara getirdiler. merkezi yönetimde ıse iktidar alternatifi yaptı- lar. Okuyan, düşünen, okuyup düşündük- lerini savunarak doğruyu yanlıştan, olum- luyu olumsuzdan ayırt edebilen öğrenci- ler yerine; ezberci, okumayan, sorum- suz. duyarsız öğrenciler için dini esasia- ra dayanan eğitim sistemini kurmaktır. Bu eğitim sisteminın ana esaslannı şöyle sı- ralamak mümkündür: (3) aa. Kitaplan bilim dışı batıl inançlar. eskiye özlem duy an fikirler ve salt kader- cilikle aşın bıçimde dindarlığı aşılayan bölümlerle doldurmak, bb. Pozitif düşünceyi sağlayan mantık. felsefe. sosvolojı bılımlerini dışlayıp bi- yoloji, fizik, ahlak gibi dersleri de ken- di inançlan dogruîtusunda yontmak. cc. Eğitimin her aşamasında din ders- leri koyarak din olgusuyla gençleri ko- şul landırmak, dd. Din okullannı, Kuran kurslannı, din- sel vakıflan olabildiğinceçoğaltmak. her şeye dini açıdan bakan bir toplum oluş- turmak, ee. Devlet okullanndaki yönetımi ele geçirmek. direnen öğretmenleri ezmek, dağırmak. fF. Şeriat kurallanyla eğitilmiş öğret- menleri okul lara. özellikle yönetim kad- roîanna yerleştirmek. gg. Şeriat eğitiminden geçirilen genç- leri. üniversitelerde de eğiterek kamu gö- revlerine atamak (vali. kaymakam, yöne- tici, yargıç, subay, doktor, genel müdür. müsteşar vs.). hh. Kızları. çağdaş eğitimden uzak tu- tarak köle gibi kullanıp aşağılamak, öz- gür ve çağdaş düşünmelerinı önlemek, ıı. Atatürk dönemiyle. devrimlerine saldırmak; önce tartışma konusunu yap- mak, sonra da toplumun gözünde itiba- nnı düşûrmektir. Nakşibendi tarikatına mensup 7'nci Cumhurbaşkanı T.Özal. önce Atatürk'ü çeşitli yönlenyle tenkit kampanyasını aç- tı. Bundan cesaret alan dınci-tarikatçı gruplar ve bunlann kontrolündeki yazar ve basın. genış bir kötüleme kampanya- sını açtı ve hâlâ da sürdürmektedır. Önce, Atatürk"ün dinsiz olduğu, Istik- lal Mahkemeleri'nde birçok insanı hak- sız yere "idam ettiğini", yaptığı devrim- lerveilkelerihakkındagerçekleilgiliol- mayanbılgilerbasınasızdırmaksuretiy- le toplumda kuşku ve şüphe uyandırma- ya çalıştılar. Özal, ona yakın yazar ve şe- riatçı bilim adamlan; Atatürk'ün kurdu- ğu Cumhuriyet sisteminin eskıdiğıni ve bunun yerine şeriat esaslannı içeren ikin- cicumhuriyeti kurmakgerektiğini ile- ri sürdüler. Amaç dışı okuHar Türkiye'de tğitım sisteminin amacı. ülkede gelişmekte olan çeşitli üretim sek- törlerinin ihtiyaçlannı karşılayacak şekil- de eğitilmiş insan gücü yetiştirmektir. Uygulanan hükümet politikalan ise bu- nun tam tersine bir icrayı göstermekte- dir. Bu durum en çok imam-hatip lisele- n ve Kuran kurslannda belirgin bir şe- kilde görülmektedir. (Tablo-1) Bu okullann aynca 65, şubesi bulun- maktadır. (5)1994-1995 öğretim yılı baş- langıcında imam-hatip lisesi sayısı; 393'ü genel, 55'i Anadolu, 2'si süper. 4'ü de çok programlı Iiseolmaküzeretoplam454'e yükselmiştir. (6) Öğrenci sayısı cia orta- okullarda 302.547 ve liselerde 173.638 olmak üzere toplam 476.175'e ulaşmış- tır. 1993-1994 öğretim yilında resmen iki imam-hatip okulu açılmış görünmesine rağmen, bir yılda artan öğrenci sayısı 30.175 kışidir. Bu artışın, Millı Eğitim Ba- kanlığı'nın imam-hatip okullannaekbi- na yapılmasına göz yummasından kay- naklandığı değerlendirilmektedir. MEB'e bağlı okullarda öğretmensizlik nedeniy- le dersler boş geçerken, imam-hatip okul- lanndaki öğretmene mevcutlan kadroya göretamamlanmışbulunmaktadır. 1973- 1974 döneminde bir öğretmene 21 öğren- ci düserken. 1993-1994 döneminde bir öğ- retmene 11 öğrenci düşmektedir. 1973-1974 öğretim döneminde MEB'e bağlı bir lisede (Anadolu ve Fen Lisesi dahil) bir öğretmene 25 öğrenci düşerken 1993-1994döneminde bu sayı 35'e yük- selmiştir. Öğrencileri» başan düzeyi, dev- letçe sağlanan desteğe bağlı imam-hatip okullarında yükselirken MEB'e bağlı okullarda ıse gıttikçe düşmektedir. Bu durum, devletçe imam-hatip okul- lanna sağlanan bilinçli destektir. (7) 1951 yılından beri iktidara gelen b&j- bakanlar döneminde açılan imam-hatip liselennin sayısı tabloda görülmektedir. (8) 12 yıl fiilen başbakanhk yapan S.De- mirel zamanında toplam 372 imam-ha- tip lisesi açılmak suretiyle rekor kınl- mıştır. T.Çiller'in ıki buçuk yıllık başba- kanlığı döneminde ise, 28'i Anadolu li- sesi. 4"ü çok programlı, 2'si ise süper ol- mak üzerc 34 imam-hatip lisesi açılmış- tır. Çiller döneminde ayda ortalama 3 okul açılmıştır. Sağ partilerin çeligkisl Sedat Ergin, merkez sağ partilerin ımam-hatıp lisesi çelişkisini şöyle açık- lamaktadır: (9) "Bu tabloya bakınca RP'ye kızamı- yoruz. Çünkü RP açıldıgında dünya gö- rüşü içinde tutarlı bir partidir. Ku- rulduğu tarihten bu yana imam-hatip okullannı savunur. Cumhurivet de- ğerlerine asıl tehdit, gözüktüğü kada- rıyla RP'den değil, merkez sağ parti- lerden gelmektedir." 1993 yılında Diyanet Işlen Başkanlı- ğı'na bağlı Kuran kursu sayısının 4557 olduğu ve buralarda 5029 kişinin Kuran kursu öğretmenliği yaptığı (10) ve çocuk yaşta 400.000 kişinin Kuran kursuna de- vam ettıği tahmin edılmektedir. İmam-ha- tip okullannda 476.000 kişinin eğitim gördüğü dikkate alınırsa, Türkiye'de yıl- da 1.000.000-1.300.000 (ılahiyat fakül- tesmde okuyanlar dahil edilirse) arasın- da kişı din eğitimi görmektedir. 1950'lerden itibaren Türkiye'yi yöne- ten merkez sağdaki DP, AP, CHP-MSP, 12 Eylül askeri yönetimi, ANAP ve DYP (DYP-SHP, DYP-CHPkoalisyonu)hükü- metleri. dinci ve tarikatçı gruplann oy- lannı almak ve muhafaza etmek için, la- ik devlet sısteminden taviz vermeyi de- ğişmeyen bir politika haline getirdiler. Bu tavizleri şöyle sıralamak mümkündür: Türkçe okunan ezanı tekrar Arapçaya çevirmek, (11) Halkevleri ve Köy Ens- titüleri 'ni kapatarak bunlann yerine imam- hatip okullan ve Kuran kurslannı açma- lan, imam-hatip okullanndan mezun olan kişılerp ünıversite kapılannı açarak ho- ca, kaymakam. valı, emniyet müdürleri. doktor ve diğer yöneticilerin yetişmesi- ne ve bunlann bürokraside köşe başlan- nı tutmalanna imkân sağlanması ve her hükümet döneminde yerini korumalan- dır. (1) Talat Halman, "En Zararlı Adam ", Milliyet Gazetesi. ISŞubat 1994. (2) Ertuğrul Uçkun, "Yeiersız Eğitim Batağmda Değişen Toplum ", Cumhurivet Gazetesi. 26 Eylül 1995, S. 10 (3) age.S. 18. (4) Behzat Ay, "En Büvük Bölücülük ". Cumhurivet Gazetesi, lÖOcak 1994, S. 9. (5) Milliyet Gazetesi, 24 Arahk 1994, s.24. (Milli Eğitim Bakanı Nevzal Âyaz 'ın bütçe görüşmelerinde birsoruya verdiği cevapta açıklanmıştır). (6) 1995 yılında açılan imam-hatip lisesişube sayısı 65 ten 71 eyükselmiştir. (7) "İmam-fiatiplere Devlet Ayncahğı", Posta Gazetesi. 23 Eylül 1995, S. 12. (8) Cumhurivet Gazetesi, 28 Arahk 1994, S.5. (9) Sedat Ergin, "Çiller "in İmam-Hatip Çelişkisi". Hürrivet Gazetesi. 24 Arahk 1994, S.22. (10) Tercüman Gazetesi, 17 Kasım 1993. (11) Eski Ankara DGM Başsavcısı Susret Demirul 'ın Arahk 1995 'ıe Bilkent Üniversitesi 'nde sorulan bir soruya verdiğicevapta "ezanın Türkçe okunması gerektiğinisöylemesi". basta MHP olmak üzere merkez sağdakipartilerden büyük bir tepki ile karşılandı ve Demiral sözûnü geri almak zorunda kaldı. Neredeyse partiden ihraç edilecekü. Bu da dinci- tarikatçı gruplann ne kadar geliştiğine ve nasıl bir baskı olusturduğuna isarettir. Dinci-tarikatçı gruplara oy için taviz veren merkez sağ partilerin laiklik ilkesini korumalan mümkün mü? SÜRECEK ULUKIŞLA ASLtYE HUKLK MAHKEMESİ'NDEN (ÎŞ MAHKEMESt SIFATIYLA) Esas No: 1993/180 Davacı SSK Genel Müdürlüğü vekili Av. Canay Kılıç tarafından davalılar tz- mır Caddesı Sümer Sokak No: 4/20 Ankara adreslı Hıtit Maden Sanayi Ticaret Lımited Şırketi ve ULukışla Porsuk Köyü'nden Münıre Özenç aleyhıne mah- kememıze açılan tazminat davasının yapılan açık duruşması esnasmda verilen ara karan uyannca; Her ikı davahya da göstenlen adreslerinde duruşma günü- nü bildinr dava dılekceli davetıyeler tebliğ edilemedıği gibi. davalılann tebliga- ta sanh adreslen de yapılan tüm aramalara ragmen tespıt edılememiştır. Dava- lılara duruşma gününün ılanen tebhğine karar verilmış olup. davalılar hakkın- da açılan tazminat davasının duruşma günü olan 8 2.1996 gunü saat 09.00'da Llukışla As. Hukuk Mahkemesı'nde hazır buiunmaları veya kendılerini bir vekılle temsıl ettırmeleri. aksı takdırde duruşmada yokluklannda karar verileceği gıbı duruşma gününün tebliğ edılmış savılacağı hususu ilan olunur. Basın: 6292S FERİZLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN DUYURU Dosya No: 199404 Esas Davacı Şükrü Kocayıldız; Orman Yönetımi, Hazine ve Kusça Köyü rüzeikışıliği aleyhıne açtığı dava ile; Sakarya ıli. Fenzli il- çesi, Kusça Köyü, Kocadü> mevkıınde yeralan ve orman kadast- rosu ıle de zirai alan olarak ayrılan. dava konusu 10.393 mH yü- zölçümlü. tarlaniteliklıtaşınma/ın. 1948-1950 yıllanndanbuva- na çekişınesiz, aralıksı? ve malık sıfatıyla 7İlyed ve tasarrufunda bnlunduğunu iddıa ederek, adına tapu siciline tescilıne karar ve- nlmesinı talepetmıştir. Konu laşınma/ üzerinde hak sahibı olduk- îannı iddia edenler, son ilan tarihındcn itibaren 3 ay içinde itiraz davası açmaz veya açıp da davalan redle sonuçlanırsa ve davacı ıddıalan da sabıl olıırsa, talep gibi tescıle hükmedılecektır. M.K.'nın 639/4 maddesi geregınce. ılgılılereılanen duyurulur. Basın: 47944 ALACA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Sayı: 199514 Davacı Hadi Akyol tarafından davalılar Melek ve Fatma aleyhi- ne açılan tapu iptah ve tescil davasının yapılan duruşması sırasın- da adreslerinın meçhul olması nedeniyle dava dilekçesi ve duruş- ma günü tebliğ edilemeyen davalılara gazetede ılanen teblıgat ya- pılmasına karar verilmış olduğundan; Alaca Günhan Mahalle- sı'nden Hacı Abdı kızı Melek ıle Hacı Abdi kansı Fatma'nın açı- lan tapu ıptali ve tescıl davasının mahkememızde yapılacak 13.2.19% günü saat 10.05'tekı duruşmasına gelmenız ya da kendinızi tem- sılen bir avukat göndermeniz aksi tâkdirde gelmediğıniz, bir avu- kat göndermediğiniz ya da töm delıllennizı bildirmedığıniz tak- dirde yargılamanın yokluğunuzda yapılıp karar verıleceği dava dilekçesi vetebligat yerine kaımolmdk üzere ılanen tebliğ olunur. (HUMK'nin 509. maddesi) Basın. 51244 POLITIKA VEOTESI MEHMED KEVL4L Bağa Girdim Üzüme... Seçim sonuçlarından tek başına bir hükümet çık- madı, bir iktidar ise hiç çıkmadı. Partiler parlamen- toda bir hükümeti arayıp duracaklardır. Kıl payı da olsa çoğunluk sağlamış olan parti durmadan hükü- met kurmayı ısteyecektır; Çankaya da "Bul çoğun- luğu, kurhükümeti... "diyecektir. Refah kuracak mı? Kiminle sağlanacağı bilinmeyen çoğunluk arana- caktır. Kestimıeden hükümet kurma yolculuğuna çıkma hayli güç görünüyor. "Tekerkınlınca yolgös- teren çok olur" derler. Şimdilik ip yol göstericilerin elindedir. "Herşeybu kutunun elindedirdiyerek" bıkıp usan- madan kutu kapaklanyla oynanacaktır. "Bekâra avrat boşamak kolaydır" derler. Son za- manlarda çok sık boşanıyoruz da kolay avrat taze- leyemiyoruz. Seçim.. seçim.. erken seçim.. geç seçim terane- leriyle çok vakit geçirdik. Sonunda seçimlere kavuş- tuk, ama hükümeti bir türlü sandıktan çıkaramadık. Solcusuyla da sağcısıyla da sandıktan hükümeti devşireJim derken sandıkta tıkanıp kaldık. Dahası bel- ki boğulduk da çıkaranımız yok! Işte bu seçimlerden de bir koalisyon çıkü; hatta bir değil üçlü bir koalisyon göründü. Bizim koalis- yon alışkanlığımız yoktur. Koalisyon, yanı birlikte ik- tidar etme alışkanlığını geç edinmişizdir. Şöyle ge- rıye doğru dönüp bir bakarsak, ne Osmanlı Meclis- i Mebusanı'nda, ne Cumhuriyet Meclisi'nde esaslı bir koalisyon yoktur. Biz doğru dürüst bir koalisyon deneyine 27 Ma- yıs devriminden sonra gırmişizdir. Iki parti, Adatet Par- tisi'y'e CHP bir araya gelmiş. Ismet Paşa'nın baş- kanlığında bir hükümet kurmuşlardır. Adalet Partisi Genel Başkanı Gümüşpala kabineye gırmemiştir. Bu kabine umulanın üstünde epeyce sürmüştür, epey- ce işler de becermiştir. "Kuyvdan adam çıkarma" bu kabine denemesin- de başanlmıştır. "Kuyudan adam çıkarma", Celal Ba- yar'ın Kayseri Hapishanesi'nden dışan çıkmasıdır. Bu çıkarma askerin direnmesine karşı başarılmıştır. Ondan sonra bırkaç kez koalisyon hükümetleri ku- rulmuştur. Ismet Paşa yolu açmış, ondan sonraki- ler "/smef Pafa's/z"denenmiştir. Gene başanlı bir ko- alisyon hükümeti Suat Hayri Ürgüplü'nün kurdu- ğudur. Sadi Irmak hükümeti koalisyonu işfemiştir. Bunalımlı koalisyon hükümetleri için dilimizde bir deyim vardır. "Bağa girdin, üzüm mü yiyeceksin, bağcı mı dö- veceksin?" Üzüm yemeye gırenler üzüm yemişler, bağcı döv- memişlerdir. Çaresiz ufukta görünen çıkmaz Refah Partisi'yle olacak olanıdır. Bu koalisyonun kurulmasına bütün partiler mahkûmdur. Kurulacak hangi hükümet olur- sa olsun bir koalisyon hükümeti olacaktır (üçlü ko- alisyon). Ya koalisyon kurulacaktır ya da ülke hükü- metsiz kalacaktır. Zaten iki-üç ayı aşkın bir süredir hükümetsızdir. Böyle gider diyenler aldanır. Sürün- cemede gider ama beklenmedik bir yerden de pat- lar. Niye, nasıl patladığının kimseler de farkına var- maz. RP, koalisyon kuracağı partilere "taklitçi'deüese, beğenmese de alışacaktır. AJışmak zorundadır. Öte- ki partiler de RP'ye alışmak zorundadırlar. Türban da desen, çarşaf da desen alışacaksın! Eğer demok- rasi yaşayacaksa ülke bir Refah Partisi süzgecinden geçecektir. Bu geçiş sağlanırsa demokrası kurula- bilir, bu geçiş sağlanmazsa tehlikeli yollardan geç- mek zorunda kalırız. Refah Partisi, komünist partisi değil ki halkı kor- kutasınız! Öcülerdönemi de bitecektir. Bağa, "üzümyemek için girilir, bağcı dövmek için değil!.." Halkın gösterdiği yol bu!.. BULMACA SEDATY4ŞAKİN SOI J)A> SAĞA: 1/ Ev içinde gıyı- len hafif kadm el- bısesı. 2/ Bir nes- neye zorunlu ola- rak bağlı olmayan ve onun özünde bulunmayan nite- lık... Birgösterme sıfatı. 3/ "Çıplak bir — gecesı gibi yanan etimsin / Sen memleketım- suı" (Nâzım Hık- met)... Üçaylarda medrese öğrenci- ° lerinın köylerı doiaşarak imamlık edıp para ve erzak toplamalan. 4/ Çavuşkuşu, hüthfit gibi adlar da verilen bır kuş. 5/ Bir ya da birçok elektrik devresinin bağlantı- Iannı değiştirmeye yarayan aygıt. 6/ Ateş... Çanakkale Boğazı'nda bir burun. II Ev giysileri ve sabahlık yapımm- da kullanılan bir tür pamuk- lukumaş...llave.8/Erkekör- dek... Kimi hastalıklara kar- şı bağışıklık sağlamak ıçın vücuda verilen eriyik. 9/ Bir şe- yin doğru olduğunu belırtmek için yapılan işaret... Peşin pa- rayla veresıye mal alma usulü. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Hıristıyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı. 2/ Bir göz rengi...Ukrayna'da bir liman kenti. 3/ Cem Sultan'a Ba- tılılann verdiği ad... Bir peygamber. 4/ Tarla sının... Yakıt olarak yararlanılan hıdrokarbür gazı. 5/ Gerekli... Kesinlik- le uyulması gereken Kuran ve hadıs hükümlen. 6/ Japon- lara özgü çiçek düzenleme sanatı.7/ Gaetano Donizettı'nın biroperası... Bırrenk. 8/ Hayat arkadaşı... Yerdeki kannyüzün- de buz tutmuş olan tabaka. 9/ Sınır bo>ıı... Yükselti. KIRKLARELİ SULH HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN Davacı Bülent Gürdal vekili tarafından davalılar Ha- san Özdemir ve Ark. aleyhine açılan ortaklığın gideril- mesi davasının yapılan duruşması sonunda; Davalı Nevin Özdemir'in hissedar olduğu Kırklareli Merkez Cami Kebır Mah. 969 ada 7 parsel. 967 ada 3 parsel, 307 ada 33 parsel ve Eriklice Köyü 132 parsel- İerin satılarak ortaklığın giderilmesine mahkememizin 20.10.1994 tarih 1992/466 E. 1994/874 K. sayılı karan ile karar verildiği, kararda tüm taşınmazlann satılarak ortaklığın giderilmesine karar verikJiği halde hüküm kısmında Eriklice Köyü 132 parselin satışına karar ve- rilmediğinden davacı vekilinin mahkememize tavzih di- lekçesi verdiği, davalı Nevın Özdemir'e duruşma günü ve karar tebliği ilanen yapılmış olup, bu hususla ilgili olarak itirazı varsa tebliğ tarihinden itibaren 5 gün için- de bildirmesi. aksi halde Eriklice Köyü 132 parsel ile ilgili satışkaran verileceği hususu karar yerine kaım ol- mak üzere ılanen tebliğ olunur. Basın. 51475
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog