Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12ARALIK1995SALI 10 DIŞ HABERLER Sıpplara Yunan yardımı • ATİNA (AA>- Yunanıstan. Ermenıler ile Sırplara bır yardım köpriisü kurdu. Selanik'te. Makedonya-Trakya Bakanlığı'nın desteği ile düzenlenen yardım kampanyası çerçevesinde toplanan gida. giyım, ılaç ve sağlık malzemesinın yanı sıra bır traktör, çeşıtli elektnk malzemesi ve aletleri ile jeneratörler, hükümet tarafından tahsis edilen Yunan Hava Kuv\etleri"ne ait bir C-130 nakliye uçağı ile bugün Ermenıstan'a gönderildi. Bu arada, Yunanistan, Bosnalı Sırplara dagıtılmak üzere, 25 TIR'dan oluşan bir yardım konvoyu ile Belgrad'a 600 ton ılaç, gıda ve giyecek gönderdi. ASAU'dan yeni tehdit • MOSKOVA(AA)- Ermeni terörörgütü ASALA, terör eylemlerine yeniden başlayacağı tehdıdınde bulundu. Rusya'da yayımlanan Inostranets (Yabancılar) adlı derginin son sayısında, "Karen Topçuyan" imzası ile yayımlanan haberde, ASALA'nın. geçen hafta Ermeni basınına gönderdıği bir bildiride. "ASALA. dünya toplumunun dikkatini Ermeni sonınuna çekmek içın gereklı eylemlerde bulunmaya niyetlidir" ıfadelerinın yer aldığı belirtildi. ASALA'nın bu yıl ıkınci kezböyle bırbıldın yayımladığına ışaret edilen haberde. "Sıyasi gözlemciler bu gelışmeleri. ASALA'nın eylemlenne yeniden başlayabıleceği yönünde değerlendiriyorlar" denildi. Castro'nun Japonya ziyapeti • TOKYO(AA)-Küba lideri Fidel Castro'nun, devlet başkanı olduğundan bu yana Japonya'yı ılk defa ziyaret edeceği bildırildi. Japon Dışişleri Bakanlığı yetkılılen. Castro'nun 2 hafta süren Çin ve Vıetnam gezısınden sonra. Japonya'ya gelecegini açıkladılar. Yetkiliier, Castro'nun bugün Japonva'ya gelecegini ve bir gün kalacağını bildirdıler. İpan'dan Taliban'a suçlama |TAHRAN(AA)-Iran, Afganıstan'da yönetime karşı savaşan radikal Islamcı Taliban örgürünü, "uyuşturucu kaçakçılığına kanşmakla" suçladı. tran Nevvs gazetesınin dünkü habenne göre Tahran De\ rim Mahkemeleri Başkan Yardımcısı Hüccetülislam Maghisei yaptığı açıklamada, Afganıstan'da uyuşturucu üretiminin artması ve bu uyuşturucunun Iran ûzerinden taşınmasının nedeninin "Afganistan'dakı mevcut koşullar. özellikle de Taliban"ın uyuşturucu kaçakçılığına karışması olduöunu" ileri sürdü. îyüeşiyor ATtNA (AA) - Atinada, Onasis Kalp Cerrahi Merkezi'nde 22 günden beri tedavı edilmekte olan Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu, ılk defa ailesi ve doktorlanyla konuştu. Solunum cihazından çıkanlan ve iki günden beri normal teneffüs eden Papandreu'ya, konuşabilmesi için ses yükselticı bir "mini megafon" takıldı. Doktorlar tarafından yayımlanan son raporda. Yunan Başbakanf nın kalbinin normal çalıştığı; ancak. böbrek fonksıyonlannın. 24 saatte bir takılan diyaliz cıhazı ile desteklendıği belirtildi. Şişman polisler işten çıkarılacak • NEW YORK(AA)- New York polis teşkilatında göre\ lı "şişko polislere" önümüzdeki 6 ay ıçınde yeterince kılo vermediklen takdirde. işten çıkanlacaklan yolunda resmi uyanda bulunuldu. Poüslen "forma sokmak" amacıyla uygulamaya konulan yeni eğitim yönergesine göre kadın polislerin vücutlannda en fazla yüzde 31.6, erkeklerin ise vüzde 23.9 oranında yağ bulunacak. Gümrük birliği anlaşmasının onaylanmasından sonra Avrupa, PKK dahil birçok konuyu gündeme getirecek Türkiye, GB sohrası zorlanacakANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türki- ye'nin Avrupa Birliği (AB) ile gümrük birliği- ne geçişine ılişkin oylamaya 1 gün kala, An- kara'da, hükümet düzeyinde yaşanan bir skan- dal ortaya çıktı. Başbakan Tansu Çiller. Avru- pa Parlamentosu'ndaki (AP) sosyalıst ve Hms- tıvan demokratlann AP Dışilişkiler Komıte- si'ne, PKK ile masaya oturulmasına ilişkin sunduğu karar tasansı hakkında bir bilgisi ol- madığını: Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Deniz Baykal da Avrupa başkentlerin- deki temaslan sırasında böyle bır konunun gündeme gelmediğini öne sürdü. Ancak Dışiş- leri Bakanlığf ndan yapılan, "Deniz Bavkal, söz konusu duvuımın alınması üzerine. Brük- sel'de şahsen gerekli girişimlerde bulunmuş- tur" içeriklı açıklama. skandalı ortaya çıkardı. Dışişleri Bakanlığı. söz konusu taslağınoylan- masının kabul edilemeyeceğini bildirdi. AP'nin Türkıye'nin gümrük birliğini oyla- masından sonra. "Kürtlerin temsUcileri" oia- rak tanımlanan PKK ile Ankara'nın masaya oturarak soruna banşçı yollardan çözüm bul- ması istenen tasannın da oylanması gündeme geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçı Omer AkbeL dün düzenlediği basın toplantı- sında. AP'deki sosyalıst ve Hıristiyan demok- rat gruplann üzerinde anlaştığı tasan ile ilgili ilk duyumlann alınması üzerine AP'nin ilgili organlan nezdınde gereklı girişimlerde bulu- AP Dış İlişkiler Komisyonu'ndan 'evet' FATİH GÜLLAPOGLU STRASBOURG - Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komisyonu, 13 hayır, 4 çekimser oya karşıhk 42 evet oyuyla Türkiye ile Avrupa arasındaki gümrük birliği anlaşmasının 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe sokulması konusunda olumlu yönde görüş bildirdi. Aralannda büyük çoğunluğunu Yunan parlamenterlerinin oluşturduğu bir grup ise ret oyu kullandı. Yeşiller çekimser kalırken en büyük sürprizi. Yunan asıllı Alman parlamenter Yannis Sakelariu'nun evet oyu vermesi oluşturdu. Hemen ardından yapılan ikmcı oyiamada da, 1 çekimser oya karşıhk, 58 oyla Türkiye'ye mali yardımlann demokrasi ve insan hakian şartına bağlı olarak serbest bırakılması kararlaştınldı. Öte yandan AP'nin 217 üyesi ile en kalabalık grubunu oluşturan sosyalıst parlamenterler, Türk hükümetinden gelen tepkiler üzerine yazılı bir açıklama yapmak zorunda kalarak Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklannı belirttiler. Buna karşıhk Türkiye. PKK ve Kürt halkını temsil eden diğer örgütleri aynı kefe içinde tutmaya devam eden Sosyalist Grup. yazılı açıklamasında PKK'yi silah bırakıp teröre son vermeye, Türk hükümeti ve TBMM'yi de olağanüstü hal uygulamasını kaldınp Kürt hâlkının kültürel kimliğıni ve ifade özgürlüğünü garanti altına almaya çağırdı. AP Dış ilişkiler Koımisyonu Başkanı Abel Matues, "Eğer gümrük birliğini reddersek Türkiye ile ilişkiler tamamen kesilebilir ve çok olumsuz sonuçlara yol açabilir. Oysa şimdi Türkiye üzerinde etkimtzi kullanabiliriz" dedi. nulduğunu belirtti. AP'nin geçmişte de "kabul edilemez nitdikte" tasan ve tavsiyeler kabul ettiğini anımsatan Akbel, şu görüşlen dile ge- tirdi: "Tasan hakkında yorum > apmak için henüz erken. Ancak konuv la ilgili haberlerin doğru çıkması halinde Ankara açısından kabul edile- mez bir durum doğacaktır." Akbel. söz konusu duyumlar üzenne. CHP Genel Başkanı. Başbakan Yardımcısı ve Dışiş- leri Bakanı Deniz Baykal'ın Brüksel'de, Avru- pa Parlamentosu organları nezdınde "şahsen" girişimlerde bulunduğunu da açıkladı Ancak Deniz Baykal, dün Istanbul'da gaze- tecilerin sorulan üzerine, "Cümriik birliği ko- nulannı biraz askıya aMık" derken Avrupa 'da- ki temaslan sırasında PKK ile masaya oturul- masına ilişkin tasannın gündeme gelmediğini öne sürdü. Baykal bu yöndeki sorulara. "Ha- yır, hayır" yanıtını vermekle yetindi. Başbakan Çiller de dün Hürnyet gazetesın- de yayımlanan demecinde, söz konusu tasan- >a ılışkın gırişimden haberdar olmadıgını sa- vundu. Çiller. "Bunu ilk sizden duyuyorum. Buşartla gümrük birltğineo> vereceklerse ver- mesinler. Biz, bu şartı kabul etmeviz" dedi. AP'de 217 üyesi bulunan sosyalist ve 173 üyesi bulunan Hristiyan demokrat grubun dün APDışilişkılerKomitesi'ningündemınegetır- dığı karar tasansında. Ankara'nın. "Kürtleriıı temsilcüerT olarak tanımlanan PKK ile masa- ya otururarak soruna banşçı bir yol bulması önerildi. Tasanda. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki askeri operasyonlan durdurma- sı ve PKK'nin de şiddet politikasından vaz- geçmesı gerektiğı vurgulandı. Kıbns sorunu- na da değinilen tasanda Türkiye" ye, bir an ön- ce adadakı soruna çözüm getırmesı yolunda baskı yapılması ve insan hakian konusunda Türkıye'nin daha fazla duyarlılık göstermesi gerektiği kaydedildi. Söz konusu gruplardaha önce aldıklan grup kararlarında. Türkiye'nin AB ile gümrük birligıne girmesi konusunda. AP oylamasında olumlu oy kullanma karan al- mışlardı. Türkiye'nin AB ile gümrük birliğine geçişi- ne ilişkin oylama. Dışilişkıler Komitesi ve Dış Ekonomik ilişkiler Komisyonu'nda görüşül- dükten sonra, yann saat 12.00'de AP'de yapı- lacak. Türkiye'nin gümrük birliğine girmesi- nin onaylanabılmesi içın. oylamaya katılanla- nnın sayısının yarıdan bır fazlasının "evet" de- mesi gerekiyor. 626 parlamenterden oluşan AP'de alınacak karara göre Türkiye 1 Ocak 1996"dan itibaren gümrük birliğine girmiş ola- cak. BOSNALI ÇOCLKLARIN SEVİNCİ Bosna'ya gelmeye başlayan uluslararası güce bağlı öncü askerler çocuklara dağıttıklan şekerler ve çikolatalarla onlann gönlünü kazanıvorlar. Dayton Anlaşması^nın içyüzü • tsveçli iki hukukçu ve gazeteci. Bosna için hazırlanan Dayton Anlaşmasf nın kamuoyundan gizli tutulan yerlerini okudular. Buna göre savaş çıkarma ve soykınmdan suçlu Sırplar, anlaşma imzalayan taraf olarak dokunulmazlık kazanıyorlar ve yargı önüne çıkanlmaktan kurtuluyorlar. GÜRHAM UÇKAN STOCKHOLVI - lsveçli hukukçu Jesus Alcala ile ba- nşaraştırmalan uzmanı Wil- helm Agrell, Bosna sorunu- na çözüm getirmek içın ha- zırlanan Dayton Anlaşma- sı'nın kamuovuna açıklan- mayan maddelerinı okudu- lar. Alcala ile Agrell. pazar- tesi günü Dagens Nyheter gazetesındeki yazılannda, Sırplann anlaşma imzalayan taraf statüsü edınerek doku- nulmazlık kazandıklannı ve bu şekilde yeni soykınmlar içın >eşil ışık yaktıklannı if- şa ediyorlar. Böylelikle. 2. Dünya Savaşı'nda benzen görülen "içtihat karan'nm bir yenisı daha gerçekleşti- rilmiş oluyor. Bu durumda, Lahey Mahkemesi'nin ala- cağı kararlar da yürürlüğe Bosna'da görevli 2a BM askeri mayın patlaması sonucu öldü Bosna'da kâbus:MayınlarDış Haberler Servisi - NATO icra gücü IFOR bünyesınde Bosna'ya sevkedilen Amerikan askerlerini en çok korkutan şeyin, ülkenin dört bir yanında gömülü duran kara mayınlan olduğu bildırildi. Amerikalı yetkiliier askerleri özellikle mayınlar ve bubi tuzaklan konusunda uyanyorlar. BM verilerine göre. Bosna'da 4-8 milyon arasında kara mayını. aynca çok sayıda bubi tuzağı bulunuyor. Bosna'da görev yapan BM banş gücü (UNPROFOR) mensuplanndan 24'ü mayın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Yugoslavya'nın dağılmadan önce dünyanın önde gelen patlayıcı üreticilerinden biri olduğu biliniyordu. Bu ülkedeki fabrikalar ayrıca el feneri. dolma kalem, kapı kulpu şeklinde bubi tuzaklan üretiminde de şöhret sahibi olmuş durumdalar. Eski Yugoslavya topraklanndakı mayınlanmış arazi çeşitli kereler Sırplarla Müslümanlar arasında el değiştırdiğinden mayınlann nerede bulunduklan konusunda elde kesin bilgiler ve haritalar bulunmuyor. Bu arada, Amerikalılan tehdit edenlerin sadece Yugoslav yapımı mayınlar olmadığı. bölgeye çok sayıda Ingiliz. Avusturya. Macar. G.Afrika ve tsveç yapımı mayın doşendıgi de verilen bilgiler arasında. Cstelik Bosna topraklannın kış yüzünden karla kapldnmış olması nedeniyle. özellikle plastık mayınlann tespitinin imkansız hale geldiği bildinliyor. Mayınlar ve bubi tuzaklannın bazılannın kibrit kutusu büyüklüğünde olduğu belirtilıyor. Amenkan askerlerinin yerleştiği Tuzla yakınındaki hava üssü çev resine 3 bin mayın döşendiği ve şimdıye kadar bunlardan sadece 500 tanesinin tespit edilebildiği yetkiliier tarafından açıklandı. konulamayacak. Alcala ile Agrell. şöyle yazıyorlar: "Bu. yalnızca bir banş an- laşması değildir, devletler topluluğunu ilkelernle sava-* şın açtığı yaralann birleşti- rüdiği bir sonuçtur. Ortaya karmakanşık bir görüntü çıkmakta, uluslararası vasa- lann mgulanabilirliği birke- nara atrimaktadır." Dayton Anlaşmasf nın pa- raf edılmesınden bugüne ka- dar geçen üç hafta süresince metin kamuoyuna olduğu gi- bı açıklanmadı. Paris'teki imza gününe dek açıklanma- sı da söz konusu değıl. Imza- landıktan sonra. katılleri ve savaş suçlulan yargı önüne getirmek olanaksızlaşacak. Haklannda alınacak gıyabi kararlar da yaşama geçirile- meyecek. 150 sayfalık anlaş- ma metninin yalnızca 4 say- fası açıklandı. basına iletildi. Memin 12 ekinden 2'si, as- keri aynntılan ve sınır çızi- mini içeriyor. Anayasal. hu- kuksal ve toplumsal konula- ra, kalan 10 ekte yer verili- yor. Alcala ve Agrell, bu ek- leri okuyunca gözlenne ına- namamışlar. Vardıklan so- nuç şu: "Bu vüksek polirikava öz- gü göz bt)> ama ey leminin ka- zançlı tarafu hiç kuşkusuz Sırplann aynlıkçı devleti. Sırplara sonıut olarak, Sa- ravbosna'daki vasal hükü- metleeşit statü tanınıvor. Her iki taraf da toprak bütünlü- ğü ve anavasal haklar konu- sunda eşit iki birim olarak kabul edilivur. Sözleşme saye- sinde Biıieşmiş Milletler ve onun göndereceği güçler, Re- publıka Srpka'yı da (Sırp Cumhuriyeti) avnen yasal Bosna-Hersek Cumhuriveri gibi kabul etmek zorunda kalıvor." Anlaşmanın ımzalanma- smdan sonra yürürlüğe gire- cek olan anayasa. merkezi hükümeti tümüyle etkisiz hale getıriyor. Aynı zaman- da. dış poiitikayla ilgili önemli bır madde görülme- mezlikten gelıniyor. Bu madde. her iki tarafa. kom- şu ülkelerle özel ve paralel ilişkiler kurulması hakkını tanıyor. Pratikte bu hak. Re- pubîika Srpka'\ a, Sırbistan* ve Karadağ'la federasyon kurma olanağı anlamına ge- liyor. Böylelikle, Milosevic ve Karadziçbaşladıklan işi anayasaya tümüyle uygun olarak bitirme fırsatına sahip oluyor. Anayasa. iki kamaralı par- lamentodaki sandalye dağılı- mını da etnık kökene göre yaparak resmen bır 'apart- heid anavasası' adını hak ediyor. Ilk kamaranm adı Halklar Meclısi (15 sandal- ve). ıkincinınki ise Temsil- cıler Meclısi (42 sandalye). Ilk meclise seçim. etnik kö- kene göre yapılıyor. 5 parla- menter Sırp olacak ve ayn- lıkçı Sırp Cumhunyeti tara- fından seçilecek. Diğer par- lamenterlerin 5'i Hırvat, 5'i de Boşnak. Halklar Mecli- si'nin alacağı kararlann ge- çerliliği olması içın. her üç gruptan en az 3 'er parlamen- terin oyu gerekecek. tki ka- mara için de aynı seçim ku- ralları uygulanacak. Böyle- likle etnik aynmcılık. anaya- saya uygun hale getirilmış oluyor. Alcala ile Agrell haklı ola- rak soruyor: "Dayton Anlaşmasfnın gizli tutulmasının ve anaya- sanın önceden açıklanma- masının nedeni bu mu?" Dayton Anlaşmasının mülteci sorunlanna hiçbır çözüm getirmediğinı. birçok önemli gereksinme konu- sunda taraflara birbirleriyle ışbirlıgı yapmalarını salık vermekten öteye girmedıgı- ni vurgulayan Alcala ve Ag- rell'in yazısı, şu saptamayla bıtiyor: "Arük.Avrupa "da etnik te- meller üzerine devlet kurma ilkesi 'de facto' olarak kabul edilmiştir. Bu gerçek orta- dayken "uluslararası en yük- sek standartlann" etnik hoş- görü için uygulanması gibi parlak sözler, Prijedor ve Omarska'dan. Srebrenica ve Zepa'ya dek u> gulanan so>- kınm ve etnik temizlik hak- kında yıllardır yapılan ulus- lararası kınamalar gibi boş ve etkisiz laftan ibaret kala- caktır." Juppe'nin geri adım atarak sendikalara 'Gelin görüşelim' çağnsı yapmasına karşın grevler sürüyor Seııdikalar tedbiri elden bırakmıyor MİŞEL PERLMAN PARİS-Alain Juppc hükümeti- nin gen adım atmaya başlayarak sendikalarla görüşmeleri başlat- ması. ışçi sendikalannın eylemle- n sürdürme konusundaki kararlı- lıklarını bozamadı. thtiyatı elden bırakmayacaklannı ifade eden sendika başkanlan, Juppe'nin bu tavrının eylemlerin sona ermesı için yeterlı olmadıgını savundular. Öte yandan bugün düzenlenme- si beklenen iki 'devprotestoyürü- vüşü'nün birdönüm noktası oluş- turabileceâı ıleri sürülüvor. llailı çevrelerde bu eylemın. hükümet başkanının 'gerilemiş' olmasına karşın, olası istifasına neden ola- bileceği üzerinde duruluyor. Juppe, geçen pazar akşamı TV 2 kanalında yaptığı söyleşide, ar- zu eden tüm sendika konfederas- yonlan temsilcilerini kabul edece- ğini açıklamış. hatta bir "sosyal zirve" düzenlenebileceğını bıldir- mıştı. Fransız basını. başbakanın bu karannı. FO Sendika Konfede- rasyonu Genel Sekreteri Marc Btondel ile CGT Sendika Konfe- derasv onu Louis Mannet karşısın- da bir 'gerileme' biçıminde değer- lendirmekte gecıkmedi. Juppe ön- ceki gün yaptığı televizyon konuş- masında. bir kamu kuruluşu olan SNCF'de çalışan demiryolu işçıle- rinin ve Paris metrosu çalışanlan- nın 50 yaşında emekli olma hak- lannın (özel sektör çahşanlann- dan 10yılönce)süreceğinibildir- mişti. Maden ışçileri de hükümet- le görüşmelenn başlaması üzerine Fransa'nın dogusundaki Lorraine bölgesinde 4 madenden 3'ünde yeniden işbaşı yaptılar. Ancak öte- kı sektörlerde grevler sürüyor. Başbakan, sosyal bunalımı bir hafta içinde •yumuşatma'yı ümıt ederken TV söyleşisinde amaçla- nnı kısaca özetledi. Bunlann ara- sında, sendika lıderleriyle göriiş- meler, sosyal tartışma, sigorta so- runlarıyla görevlendirilmiş Le Vert Komisyonu'nun askıya alını- şı. demiryollanyla devlet arasın- daki plan sözleşmesinin daha ile- n bir tarihte imzalanışı var. Ayn- ca sosyal sigorta ile ilgili sorunla- n karamameyle uygulamak isteği- ne solun önergelerle engelleme yapması üzerine. güvenoyu da gündeme geldi. Anayasanın 49-3. maddesine göre hükümet tasansı bır 'bütün' olarak oya sunuluyor. Başbakanın bu girişimıne sol mu- halefet, güvensizlik önergesi ver- miş bulunuyor. Öte yandan tüm grevlerin sür- düğü ve en ıyimser görüşle hafta- nın sonuna doğru noktalanabile- ceği tahmin edildigi bir sırada, sol muhalefet bambaşka bir alanda önemli bir başanya ulaşmış bulu- nuyor. Meclis'te toplam 7 sandal- yeye yeni birer milletvekili bul- mak üzere düzenlenmiş seçimde 5'ini Sosyalist Parti ile sol akım adaylan kazandı Kimi yorumcu- lar bu sonucu. sag iktıdara bir "ce- za" biçiminde değerlendıriyor. Kıbrıs ve G. Doğu diyeti ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye. Avrupa Birliği (AB) ile gümrük birliğine girme ısteği karşı- lığında. 'ulusal dava' ola- rak adlandınlan Kıbns ve bölücü örgüt PKK ile mü- cadelenın yaşandığı Gü- neydogu sorunu konulann- da Avrupa'nın diyet ıste- miyle karşı karşıya kaldı Türkı>e. gümrük bırligı- nin gerçekleşmesi duru- munda AB Adalet Divanı (ABAD) kararlarına göre Kuzey Kıbns Türk Cum- huriyeti (KKTC) ile "res- men" ticaret yapamayacak Avrupa Parlamentosu'nun (AP) sayıca en kalabalık gruplannt oluşturan Sosya- lıst ve Hıristiyan Demok- rat gruplan da dışilişkıler komitesinin gündemine ge- tirdikleri karar tasansı ile Ankara'ya, PKK ile masa- ya oturması imasında bu- lundular. Avrupa. söz ko- nusu karar taslağı ile güm- rük birligınin gerçekleşme- sinin ardından da Türki- ye'ye, çeşitli yollarla baskı yapacağı sinyali verdi. 'Ulusal dava Kıbns' Türkiye. Çiller hüküme- tinin, Brüksel'de 6 Mart 1995'te altına imzakoydu- ğu metin ile Kıbns konu- sunda en somut ödünlerden birisini verdı. O sırada Dı- şişlen Bakanı olan Vlurat Karayalçın'ın ımzasını ta- şıyan "gümrük birliği bel- gesi" ile Türkiye'nin "ter- cihli ticaret" yapacağı üçüncü ülkeler arasma. "Kıbns Cumhuriyeti" adıyla Rum yönetimi de gırdi. Çiller hükümeti. Tür- kiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile gümrük birliğine geçişı karşıhğında. Rum yönetımıne. KKTC'yi de kapsayacak şekilde "bütün ada"adına yaptığı AB'ye tam üyelik başvurusu için takvim verilmesine itiraz hakkını kullanmadı. Türkiye'nin itiraz hakkı. 1960 yılında imzalanan "Garantörlük Anlaşnıa- sı"ndan doğuyor Anlaşma uyannca. Türkiye ile Yuna- nistan, "birükte" üyeolma- dıklan bir uluslararası ku- ruluşa Kıbrıs'ın alınmaiinı vetoedebiliyorlar. Türkiye, bu hakkını. Rum yönetimi- nin AB'ye yaptığı tam üye- lik başv urusu için görüşme takvimı alması karşısında kullanmadı. Böylece, Kıb- ns Rum yönetimi, Türkiye tarafından muhatap da alın- mış oldu. Yann yapılacak gümrük birliği oylamasında Türki- ye lehine oy kullanacakla- nnı aldıklan gnıp kararlan ile açıklayan sosyalist ve Hnstıyan demokratlann . Avrupa Parlamentosu Dışi- lişkıler Komıtesi'nin gün- demine getirdikleri ve An- kara'ya "PKK ile masaya oturun" imasında bulun- duklan taslakla. Güneydo- ğu konusunda da ödün ıste- mı karşısında kalındı. Tas- lakta. PKK'den "Kürtlerin temsilcileri" olarak bahse- dilırken. ?.orunun. banşçı yollarla çözülmesi gerekti- ği bel irtı İdi. Söz konusu ta- san. AB'nin, gümrük birli- ğini onaylasabilehiçbir ka- rar mekanizmasına kabul etmedığı Türkiye'nin içiş- lenne kanşma eğilıminin de ilk somut göstergelerin- den oldu. BoııııMiuı Atina'ya ııyam MURAT tLEM ATİNA - Avrupa Parla- mentosu'nda yapılacak Türkiye-AB gümrük anlaş- ması oylaması öncesınde Almanya. Yunanistan'ı bır kere daha uyardı. Almanya'daki hükümet yetkilileri, Yunanistan'ın son aylardaki tutumunun. 7 Mart 1995 tarıhine kadar AB-Türkiye ilişkileri konu- sunda izlediği politikaya göre daha olumlu olduğu görüşünde birleşirken. ya- nn yapılacak oylama önce- sinde bir kere daha Ati- na'nın dikkatini çektıler. Kıbns sorununun Avru- pa Birliği'nde görüşülmesi- nı ısteyen. Yunanlı yetkilile- rin bu ısteklerine sıcak bak- tıklan mesajını da veren AJ- man yetkiliier, ancak Tür- kiye-AB ilışkılerinde Avru- pa'nın çıkarlarını dikkate alırsanız. Kıbns konusun- daki isteğinizideğerlendiri- riz dediler. Yunamstan'da yayımla- nan Kathımerini gazetesi- nin haberine göre Bonn. AB-Türkiye gümrük anlaş- ması imzalanmasa bile Tür- kiye'nin AB zirvesine da- vet edilmesinde ısrar ediyor. Öte yandan yarın yapıla- cak gümrük birliği oylama- sı öncesınde Avrupa Parla- mentosu'nda yapılan ön oy- iamada Yunanlı parlamen- terler. Türkiye aleyhindeoy kullandılar. Avrupa Parlamento- su'nun üç önemli sıyasi grubu olan Sosyalist Grup, Avrupa Halk Partisi ve Av- rupa Birliği 'neüye 442 par- lamenter ön oyiamada bu- lundu. Sosyalist Grup içinde 71 Avrupa milletvekili Türki- ye lehinde oy kullanırken, aralannda 10 Yunanlı ile 14 Alman sosyalıstin bulundu- ğu 51 milletvekilı Türkiye aleyhınde oy kullandılar. 173 üyeli Avrupa Halk Partisi'nin hemen hepsı Türkiye lehinde oy kullanır- ken. 9 Yunanlı. bir Ingiliz ve bir Hollandalı milletve- kili Türkiye aleyhinde oy kullandı. 52 üyeli Avrupa Birlığı grubu ise oybirlıgı ile AB-Türkiye gümrük bir- liğini onayladı. Atina'daki siyasi çevre- ler, Av rupa Parlamento- su'nda yapılan ön oylama- nın bir ölçü olmadıgını. an- cak oylamaya katılan Yu- nanlı millervekillerinden ik- tidar partisi PASOK'a üye olanların esas oyiamada partinin aldığı karar uyann- ca AB-Türkiye gümrük an- laşması oylamasında olum- lu oy kullanabileceklerini belirtiyorlar. Yunanistan'ın Avrupa Konulanndan Sorumlu Ba- kan Yardımcısı Yorgos Ro- meos ise yaptığı açıklama- da. kendismın v e hükümeti- nin AB-Türkiye gümrük birlığı anlaşmasını destek- lediklerinı ifade ederek. an- cak "Avrupa Parlamento- su'nda çarşamba günü oy kullanacak olan milletveki- li arkadaşlarımız özerktir- ler ve kendi sağduv ulanna göre o> kullanacaklardır" dedi. '
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog