Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

/VRALIK 1995 CUMA CUMHURİYET SAYFA EKONOMI tergi denetiminde toşan I A1SKARA (AA) - Hesap Izrranlan Kurulu'nun 10 alık vergi denetimleri s>nucu, 7 trilyon 314 nilyar liralık eksık matrah heyanı bulundu. Maliye Eakanı Ismet Attila, loriLya ılişkin yaptığı a;ıklamada. bu yılın ocak- emrr. dönemınde 40 trilyon 3î4 mılyar liralık matrahta irceleme yapıldığını bJdirdi. En fazla ircelemenin 9 trilyon 832 rrilyar lira ile Istanbul'da gerçekleştirildiğini bildiren Attila, Ankara"da 6 trilyon &->6 milyar liralık, Izmir'de 3trilyon 603 milyar liralık, dığer illerde ise 20 trilyon 13 milyar liralık matrah incelemesinde bulunulduğunu belirtti. Çalışma yaşamında diyalog arayışı • Ekonomi Sen isi- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul. çalışma yaşamının demokratik ve katılımcı bir anlayışla ele alınarak işçi, işveren ve hükiimet arasındaki diyaloğun kurumsallaştınlmasının şart olduğunu söyledi. Türk Endüstri Tlişkileri Dernegi'nin düzenlediği ve endüstriyel ilişkilerin ele alındıâı kongrede konuşan Kul, Başbakanlığın bir genelgesiyle kurulan "Ekonomik ve Sosyal Konsey"de diyaloğu işlemey.ecek bir yapıya büründürecek biçimde kamu temsilcilerine ağırlık verildiğini belirtti. Türk işadamları Bosna-Hersek'te • SARAYBOSNA/ ANKARA (AA) - Başbakan Tansu Çiller'in Bosna- Hersek'e 28 kasım günü gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında. Türk- Boşnak tş Konseyi kuruluş protokolünün. 6 ay içinde ırnzalanmasına yönelik bir niyet mektubu irnzalandı. Dış Ekonomik llişkiler Kurulu'ndan(DEIK) yapılan açıklamaya göre. aralannda DEİK Başkanı Şarık Tara'nın bulunduğu bir grup işadamının da katildığı Saraybosna ziyareti sırasında. hevette yeralan işadamları, Bosna- Hersek Ticaret ve Sanayi Odası yetkilileriyle bir toplantı yaptılar. Pipinç ittiali makarnayı vurdu • İZMİR(AA)-Pirinç ithalatındaki artıştan olumsuz etkilenen makarna sektörünün. Türk mutfağında "gerçek yerini" bulamamanın sıkıntısını çektiği belirtildi. Maktaş Makarnacılık Genel Müdürü Nail Soysal, Türk mutfağının en önemli tüketim maddesinin pirinç olduğuna işaret ederek, sağlanan kolaylıklar nedeniyle pinnç ıthalatının son lOyıldayüzde 100 artış gösterdiğini kaydetti. Kaçak kömüre önlem • ZONGl LDAK (AA) -' Zonguldak'ta kömür kaçakçılığını önlemek amacıyla valilik tarafından Acil Müdahale Ekipleri oluşturuldu. Zonguldak Valisi Sami Seçkin. yayımladığı genelgede, son zamanlarda kömür üretimi, kömür nakliyesi ve kömür satışlannda İcaçakçılık olaylannın yoğunlaştığına ilişkin duyumlann alındığını belirtti. Seçkin. genelgesinde. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü'nün imtiyaz hakkına istinaden, kiralama karşılığı işletme sözleşmesi olmadıkça, hiç kimsenin maden kömürü üretimi. alım satımı ve nakil yapma yetkisi bulunmadığını hatırlattı. Dış ticarete yeni "pota" arayışı • Ekonomi Servisi - Ekonomi sorunlannı tartışmak üzere oluşturulan yılın en büyük tartışma platformu. "dış ticaref'i ele almak üzere bugün toplanıyor. Gümrük birliği öncesinde dış ticaret politikalannı tartışmak, dış ticarete yeni bir yön verecek ulusal polıtikanın belirlenmesine katkı amacıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ile Türkiye Ihracatçılar Meclisi (Tl.Vlj tarafından oluşturulan "'Ulusal Ihracat Stratejisi ve Vlodelleri Tartışma Platformu"na yüze yakın bilim adamı. uzman ve siyaset adamı katılacak. İthalat ve sıcak para politikaları tüketimi patlatınca, GSMH yılın 3. çeyreğinde yüzde 10 arttı Homıoıılu büyüme durmuyor 1985 • Hükümetin yılbaşından bu yana uyguladığı, kur artışlannı baskı altına alma politikasıyla da desteklenen ithalat ile sıcak para girişindeki yükselme ve aynı çerçevede artan tüketim harcamaları, ekonomide "tehlike işareti" olarak da değerlendırilen ani büyümeyi beraberinde getirdi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -1994 sonunda yüzde 6.1 oranında küçülen ekono- mi. ithalat ve tüketim harcamalannda ger- çekleşen aşın yükselişiyle birlikte tehlikeli boyutlarda büyümeyi sürdürüyor. Yılın ikin- ci 3 aylık döneminde ani bir sıçramayla yüz- de 12.4 oranında yükselen gayri safi milli ha- sıla (GSMH). yılın üçüncü 3 aylık dönemin- de de. geçen yılın aynı dönemine göre yine yüzde 10 gibi büyük bir oranda arttı. Aynı dönemler itibarıyla özel nihai tüke- tim harcamalanndaki çıkış yüzde 12.6. itha- lattaki artış da yüzde 39.2 düzeyine ulaşır- ken, ihracattaki çıkış binde 2 oranında kal- dı. Hükümetin yılbaşından bu yana uygula- dığı. kur artışlannı baskı altına alma politi- kasıyla da desteklenen ithalat ile sıcak para girişindeki yükselme ve aynı çerçevede ar- tan tüketim harcamalan ekonomide "tehlike işareti" olarak da değerlendirilen ani büyü- meyi beraberinde getirdi. Ekonomi yılın ikinci 3 aylık döneminde de yüzde 12.4 oranında büvüyerek. ilk tehlike sinyallenni vermişti. Hükümet. Uluslarası Para Fonu'nun da •Yılın ikinci 3 aylık dönemınde yüzde 12.4 oranında şok >öikseliş gösteren GSMH, yılın sonraki çeyreğinde de hız kesmezken aynı dönemler itibarıyla artış özel nihai tüketim harcamalarında yüzde 12.6, ithalat da yüzde 39.2 düzeyine ulaştı. İhracattaki çıkış binde 2 oranında kaldı. 43 J Türkiye'nin îstikrarsız büyüme tablosu (% 1965-1995 -6 (IMF) ani büyümenın enflasyonist etki ya- ratacağı yönündeki u>ansı üzerine tüketim harcamaiannı kısmak içın ey lül ayında tüke- tici kredilerinden kesilen fon oranını yüzde 10"a yükseltmış. kısa vadeli dış borçlanma- > a da v üzde 6 oranında fon uygulamaya baş- İamıştı. DlE'nin dün açıkladığı GSMH verilerine göre. ekonomi yılın üçüncü 3 aylık döne- minde de geçen yılın aynı dönemine göre yi- ne yüksek bir düzeyde yüzde 10 oranında büyüdü. Aynı dönemler itibarıyla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 9.5 düzeyinde arttı. Yılın temmuz-ağustos-eylül aylannı kap- sayan 3 aylık döneminde. geçen yıla göre GSMH içinde tanm yüzde 3.9. sanayi sek- törü yüzde 17.9. ticaret sektörü yüzde 13.8. haberleşme ve ulaştırma hizmetleri yüzde 6.4. dev let hizmetleri yüzde 2.7. serbest mes- lek gelirleri yüzde 9.3 düzeyinde arttı. Aynı dönemlerde, inşaat sektörü yüzde 1.6. kâr amacı olmayan kuruluşlann payı da yüzde 3.3 oranında azalırken. GSMH için- deki ithalat vergisi miktan yüzde 30 oranın- da yükseldi. Özel nihai tüketim harcamalan yüzde 12.6, dev letın nihai tüketim harcama- lan yüzde 2.2 gayri safi sermaye oluşumu yüzde 11.3 oranında arttı. Verilere göre bu dönemlerde mal ve hizmet ithalatındaki ar- tış yüzde 39.2 düzeyine ulaşırken. ihracatta- ki artış binde 2 oranında kaldı. Nisan-mayıs- haziran aylannı kapsayan yılın ikinci 3 aylık döneminde de. geçen yılın aynı dönemine göre. özel nihai tüketim harcamalan yüzde 11.8. ithalat yüzde 37.3 düzeyinde artmıştı. Teknik uzmanlar, ekonomik istikrar ve mali disiplinden tümüyle uzaklaşıldığı görüşünde IME, Türkiye'yi kaygıyla izliyor RJAT KOZLUKLU UASHINGTON-Kısaadı IMF olan "Uluslararası Para Fonu". 24 Aralık genel seçimlerine doğru Türkiye'de ekonomik istikrar ve mali disiplinden tümüyle uzakla- şıldığı görüşünde. Enflasyon ile son üç yıldır yaşanan krizlerden kurtulamayan Türkiye'nin popü- list politikalarla sürekli ve denge- li bir ekonomıye yönelemediğini vurgulayan IMF çevreleri, "Uyan- lanmız göz önüne alınmadığından, ka> gı verici bir siirece jjirildiği göz- leniyor. Bu. hem çok ürkütücü hem de ekonominin yeniden kontrolden çıkmakta olduğuna işaret ediyor" diyorlar. Halkın dövize yönelmesini "do- ğal" ve "gecikmiş " bir talep olarak değerlendirip "panik olmaması" temennisinde bulunan uzmanlar, Refah Partisi kaygısını da dile ge- tirmekten kendiîerini alamıyorlar. Türkiye ile ilgili bir teknik uz- man, Cumhuriyet'e. "seçime dog- m " ve "seçim sonrasına" ılişkin. Uluslararası Para Fonu'nu (IMF) bağlayıcı olmayan bir değerlendir- mede bulundu. IMF'nin teknik uzmanı. geçen yıl temmuz ayında imzalanan s- tand-by düzenlemesi gereğince Türkiye'nin kullandığı kredi an- laşmasının dördüncü ve son dılimi olan 116 milyon dolann, hüküme- tin seçime gitmesi dolayısıyla kul- landırılmadığını bildırdi. "Türkiye'de toz dumana kanş- mış durumda. Her şey çok açık bir biçimde ortada. Ankara'ya sorun- lannı halledip yeni hükümeti kur- ması sonrasında. yeniden oturup her şeyi baştan konuşmak gerekti- ğini bildirdik" diyen IMF uzmanı. "temel kavgının enflasyonun fren- knememesi ve seçim ekonomisi uy- gulanmasından" kaynaklandığını söyledi. Değerlendirmesinde. "Bu da beraberinde Türk ekonomisi- nin ciddi sorunlar doğuracak şekil- de kontrolden çıkacağı endişesine yol açıyor" görüşünü belirten yet- kili. sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye. IMF'ye \-erdigi niyet tnektubuyla imzaİadığı stand-b> düzenlemesinde \aat ettiği hedefle- rin havli gerisinde kaldı. Bunun aşılması için verilen «izler de yeri- ne getirilmedi. Si> asi istikrarsızlık çerçe\esinde ekonomik taahhütic- re > aklaşılmaması ka> ıgılan arttı- ğından, IMF'nin >erdiği kredinin c>lül dilimi, haziran ayındaki eko- nomik verilerde vaşanan olumlu gelişmeler üzerine onaylannııştı. Son dilimin verilebilmesi için ka- sım ayı içinde Türki\e Masası Şell Thomas Reichman başkanlığında bir heyet Ankara'ya gidecekti. An- cak seçim karanyla birlikte bun- dan vazgeçildi. Ğidip kiminle ne konuşulacak? Bö\ lece tamamı 800 milyon dolan aşacağı hesaplanan kredinin kalan 116 milyon dolarlık dilinıinin ödenmesi durduruldu. Bugün artık stand-by düzenleme- si çerçevesinde \erilen kredinin de- vamını sağlayıcı güvenceler orta- dan kalkmıştır. Bu y üzden kimse arûkkalkıpdaTürkiye'dt' IMFpo- litikalannın uygulandığından söz edemez." IMF teknik uzmantna göre, hal- kın dövize saldınsı "gecikmiş bir talep" Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi istikrarsızlık, yaz başından beri IMF'yi ve diğer para piyasa- lannı "ürkütüyor", gelişmeler de "kaygı" veriyor. mm Bir IMF uzmamnın gözüyle Türkiye ekonomisi RP KORKUSU: "Refah gelirse ne olacak kaygısı yok denemez. Iran'la bile anlaşma yapıp heyet görüşmeleri yapan IMF'nin Türkiye'de Islamcı birpartinin iktidara gelmesı durumunda ilişkilerini sürdürmeyeceği düşünül- memeli. Gerçi İran IMF'den bir kaynak kullanmıyor. amabu Islamcı yönetimin politikalanndan dolayı değil. Örneğin bir Belçika ne ise Iran da IMF için aynı. Bugün tran'a giden IMF heyetleri var. Tahran yönetiminin ekonomik verileri ele alınıp görüşülüyor." DIŞ BORÇLAR: "Dışandan borçlanma olayı tümüyle ekonomiye du\ ulan güvenle ilgili. Seçımlerden sonra dış pıyasalardan borç para bulma hazırlığı söz konusu. Şu anda Japonya ile görüşülüyor. Ancak belirtmekte yarar var; Türkiye'nin para aramadıgı hiçbir dönem olnıamıştır. Türkiye. ödemeler dengesinde dışandan giren para kalemini hiçbir zaman sifırlayamadı. mümkün de değil. Türkiye her y ^ 1 zaman para aray acak. Bu. bazen Ht X\\ ^'^ a c S'' 3 '- D a z e n t o k gibi olacak. ^M / N^) | ama borç arayacak. Geri ödemeler p | içın borçlanmadan kaçabilecek j ^ ^{^ ^j ] durumda değil. Valnız bugün için ödemeler dengesinde hayati bir sorun olduğu söylenemez. Asıl sorun gelecek yıl çıkabılir. 1 milyar dolarlık borcun ana para ödemesinin büyük bölümü, vadesinde ödendı. Gelecek yıl yapılacak dış borç ana para ve faiz ödemeleri 11 milyar doİar civannda hesaplanıyor. Bundan sonrası için dengeleri altüst edecek adımlar atılmaması da çok çok önemli. Surası da bir gerçek ki, ekonominin durgunluk dönemi. uluslararası risk değerlendirme kuruluşlarını da kaygılandırmakta." Q? ÖDEMELER DENCESİ: "'Ciddı bir sorun yok gibi. İthalat çok yüksek gidiyor. ama rezerv lerde. ödemeler dengesinde çok ciddı bir sorun olduğu söylenemez. Ithalatın çok yüksek olması da ticaret açığına, bu da berabe- rinde cari işlemler açığı ile rezerv - lerde azal- maya sebep olur. Ama ithalat. ödeme- ler dengesindeki kalemlerden sadece birisi. Rezerv lerde şu anda bir sorun görünmediği açık. Bütün sorun enflasyonda. Para arzında bir artış da söz konusu." ENFLASYON ORANI: "Şu anda, 10 ay lık dcğişim toptaıı eşyada yüzde 52. tüketicı eşyada yüzde 64... Kasım ve aralık da göz önüne alınırsa yüzde 90'lara ulaşılması söz konusu. Stand-by düzenlemesinde enflasyon hedefi yoktu. ' Stand-by 'da sadece doğrudan otoriterlerin kontrolü altında olan birtakım değişkenler hedefleniyordu. enflasyonun da bunun bir sonucu olarak ortaya çıkacağı varsayımı vardı. \'üzde 40 deniyordu. ancak oran hedefi yoktu. Bugün Türkiye enflasyon varsayımını kat kat aştı. 12 aylık değişim oranına \e 12 aylık ortalamalann değişimine bakılabilir. 12 aylık değişim oranı çerçevesinde enflasyon oranımn yüzde gerçekleşmesi bekleniyor." ENFLASYON VE DÖVİZ: Enflasyondaki sapmayla dövizdeki artış oranı da hedeflenenin üzerinde. Dolann TL karşısındaki değerinde nominal olarak her ay yüzde 1.6 oranında artış öngörülmüştü. ama bu enflasyonun da her ay yüzde 1.6 artacağı varsayımıyla düşünül- müştü. Ancak enflasyon öngörülenden fazlasıyla artış gösterdi.Dövizdeki artış oranı, para arzındakı daralma veya rezervieri azaltmayla sağlanabılırdı. Bu da iktidarların kolay kolay seçebileceği bir şey değildi. yapılmadı da. Türkiye 1996'yı şimdiden tüketiyor. Bu yıl hedeflenen enflasyonun üstüne çıkıldığı da bir gerçek." SEÇİM SONRASI: ''Tufan denmesi abamlı sayılabilır. ama 'Türk halkının kemersıkması gerekecek' demek, yanhş bir ıfade olmaz. Şu anda seçim arifesinde olunması nedeniyle zamlar dondurulmuş gibi gözüküyor. Yeni kurulacak hükümetle birlikte halk bağınp çağıracak ancak. Türkiye'nin 1996'da da IMF ile hareket etmesi zorunlu gibi gözüküyor. Bugün 7 milyan aşan dış borcu olan Türkiye'nin. 1996'da aynı oranda dış borç ödemesi gerekiyor. Bunun iç borçla kapatılması şu an için olanaksız. 1.5 katrilyon iç borç ödemesi de söz konusu." DENCELERİN SARSILMASI: Ne yapılırsa yapılsın. bugünkü ekonomik sıkıntılann birtakım ekonomik ve sosyal dengeleri etkilememesi mümkün değil. Bu kadar sorunun yan etkisi olacağı kesin. Her şey yolunda gitse ve dört dörtlük bir ekonomi dahı olsa doğal işsizlik oranı yüzde 1-2 kabul edılir. Bu miktar. dünyanın en mükemmel ekonomileri için de geçerli bir oran. Dünyanın ekonomisi kritık ülkeleri arasında önde gelen ülkelerden biri sayılan Türkiye'de bugün yüzde 8-9 dolayında işsizlik var. Avrupa baz alındığında yüzde 8- 9. çok büyük bir oran sayılmaz. OECD ortalamasına bakıldığında da azgelişmiş bir ülke olarak Türkiye'nin işsizlik oranı çok yüksek denemez. Yapısal kısmı böyle. Gelişme olarak bakılırsa 1995'te büyüme çok yüksek oranda gerçekleşti. Bütün yıl bazında yüzde 6'yı bulması bekleniyor. Hedef yıllık yüzde 3'tü. Bu da ışsizlığı azaltan bir faktör. Bunun yanında. ülkenin potansiyeli göz önüne alındığında Çiller hükümetlerinde yatınma yeterince vönelındiai sövlenemez." YENİ STAND-BY: 1994 yılında yapılan stand-by düzenlemesi erken bir genel seçim olmayacağı hesaİMyla hazırlanmıştı. 24 Aralık'tan sonra yeniden düzenleme ve plan gerekecek. Bugünkü verilere bakıldığında. Türkıye ekonomisınin daha birkaç yıl stand-by düzenlemesine ıhtiyaç duyduğu ve IMF reçetelerine harfiyen uyulmaksızın düzlüöe çıkamayacaeını aösteriyor. ~ 1996'da IMFr siz bir Türkiye düşünülmemeli. Zor bir dönemece giriliyor. Hangi parti hükümet olursa olsun IMF'siz bir ekonomi politikası izlemesi olanaksız gibi. Türkiye ne zaman siyasi toparlanmayı gerçekleştirebilirse IMF devreye yeniden girer. Bu da en erken ilkbahar olarak gözüküyor. Şu anda artık IMF politikalan uygulanmıyor. IMF yalnızca gelişmelerı takip ediyor. Yeni "stand-by'ın miktan ve koşullan daha farklı olur. Bunu. seçimden sonra yeni ıktidarın talep etmesi durumunda bir hevet Türkive've cidecek." DEVALÜASYON: "Ekonomik gelışmeleri izleyip tahminde buunmak için elinizde doğru dürüst izleyebileceğiniz bir politika olması gerekiyor. Çiller iktidan, bunu sürekli zorladı. Ekonomik dengelerde 1994 Ocak ayında yaşanan 'süpriz' dalgalanmanın yarın olmayacağını kimse söyleyemez. Yılbaşında yüksek oranlı devalüasyon beklentisinin piyasalan sardığı gözleniyor. Türk ekonomisi kabile yönetimlerine özgü bir yapıda değil. Oturmuş birtakım yapılara sahip olmasına karşın süründüren sorunlar bulunuyor. Öyle üfleyince yıkılacak gibi de değil... Nominal devalüasyon yaşanıyor. ancak reel devalüasyon şu anda gözlenmiyor. Türkiye'deki asıl sorun. siyasi yapıda. Türkiye bir şeyden ölecekse bu siyasi dengesizlik. tutarsızlık ve kokuşmuşluktan olur. Enflasyonla mücadelede başan elde edilememesi ve siyasi istikrarsızlık. iç piyasalarda olduğu gibi dışta da cıddi kaygılara yol açmakta." Cep telefonu sözleşmesinin iptaline gerekçe olan şikâyet dışarıdan geldi UluslararasıfirmalardanTelsim baskısi ANK.\R\ (Cumhumet Bürosu) - Türk Telecom tarafından sözleşmesi iptal edilen Telsim için uluslarası telekomünikasyon firmalanndan da şikâyet geldiği öğrenildi. Yabancı firmaların Telsim'in, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında Roaming Anlaşması olmadığı halde, 542 kodu ile KKTC'nin GSM şebekesinin doğrudan aranır hale getirdiği ve uluslarası anlaşmalara aykın hareket edildiği yönündeki şikâyetlerinin de sözleşmenin feshi için gerekçe olduğu bildirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı usulsüz işlem yapıldığının ortaya çıkması üzerine LJzanlar'ın Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik şirketlerinin yönetimine el koymasının hemen ardından. hafta başında Türk Telecom da yine aynı ailenin şirketi Telsim ile yaptığı cep telefonu sözleşmesini iptal etti. Türk Telecom'un Telsim'in sözleşmeye aykırı olarak 542 CSM cep telefonu kodu ile SIM kartlarının yurtdışında usulsüz olarak kullandırması üzerine sözleşmeyi feshettiğine dikkat çekilirken. fesih kararının ardında uluslararası telekomünikasyon firmalannın da olduğu bildirildi. Özellikle Telsim'in KKTC'yi Türkiye'nin bir eyaleti gibi görerek. 542 kodu ile bu ülkedeki cep telefonu şebekesinin aranmasının sağlanması ve SIKM kartlannın kullanılmasına olanak sağlanamasının uluslarası firmaların tepkisıne neden olduğunu belirten yetkililer şu değerlendirmeyi yaptı: Sözleşmeler zor duruma soktu "Türkive'nin imza attığı sözleşmeler çerçevesinde uluslarası piyasada ülke zor duruma sokuldu. Hem Dışişleri Bakanlığı. he.n de Türk Telecom Telsim'i uvardı. Ancak, sonuç alınamadı." YORUM ÖZTİNAKGÜÇ Vadeli Döviz İşlemleri Geleceğin belirsizliği, kararalmayı zorlaştırdığı, za- rar riskini arttırdığı gibi, vurgun (spekülasyon) güdü- sünü de kışkırtmaktadır. Vurgun güdüsü, kısa süre- de fiyat hareketlerinde dalgalanmayı daha da şiddet- lendirmektedir. Fiyatlarda aşın dalgalanmalar, özel- likle finansal pazarlarda bunalımlara, vurgunsal ka- zançlara veya gereksiz zararlara yol açmaktadır. Ge- lecekteki fiyat hareketlerinin belirsizliğini azaltmaya yöneiik yöntemlerden biri de vadeli (forvvard) işlem- ler ve vadeli piyasaların geliştirilmesidir. Türkiye, sabit kur ve idari karariarla belirlenen fa- iz düzeninden dalgalı kur ve değişken faiz sistemi- ne geçtiğinde, vadeli döviz piyasasının oluşturulma- sı, vadeli işlemlerin yaygınlaştınlması önerilmiş; an- cak bu konuda cıddi bir girişim olmamıştı. TC Mer- kez Bankası'nın vadeli döviz kuriarını açıklaması, ge- cikmiş de olsa yerinde bir uygulamadır. Böylece fi- nansal pazarlarda kurumsal bir eksikliğin giderilme- sinin başlangıcı yapılmıştır. Enflasyon hızının yüksek, döviz kuru ve faizlerin oy- nak olduğu bir ekonomide, vadeli piyasaların geliş- mesinde ve işlemesinde bazı sorunlar olsa dahi, TC Merkez Bankası'nın girişimi bu alanda olumlu bir adımdır. Vadeli döviz piyasalan, dışsatımcılar, dışalımcılar, döviz borçluları, döviz alacaklılan için belirsizliği or- tadan kaldıracak, daha sağlıklı nakit bütçeleri yap- malanna, maliyet hesaplamalanna olanak hazıria- yacaktır. Bağıtın yapıldığı tarihten itibaren iki işgününde dö- viz teslimlerinin yapıldığı piyasa spot piyasa olarak nitelendirilirken; teslim süresinin iki işgününü aşma- sı halinde vadeli piyasa olarak tanımlanmaktadır. Va- deli döviz işlemi, belli bir miktar dövizin gelecekte belli bir tarihte veya belirli bir süre içinde. işleminin yapıldığı tarihte belirlenen veya açıklanan kurdan alış veya satışının yapılacağının taahhüt edilmesidir. Ba- ğıtın yapıldığı tarihte döviz kuru belirlenmiş olduğun- dan, kur dalgalanmalannın doğurabileceği belirsiz- lik ortadan kaldırılmış olmaktadır. Vadeli işlemlerde fiyatlann nasıl, ne yerde ve bo- yutta değişme göstereceği büyük önem taşır. Bir dövizin spot kuru ile vadeli kuru genelde birbirinden farklıdır. Bir dövizin spot kuru ile vadeli kuru arasın- daki fark, kambiyo piyasalarında değiştirilecek pa- ra birimlerinin faiz oranlan arasındaki farkı yansıtır. Vadeli döviz kurunun spot kurdan farklı oluşu, kam- biyo piyasalannda işlem gören para birimlerinin fa- izlerinin farklı olmasından kaynaklanır. Bu nedenle vadeli döviz pazarları, değişik para birimlerinin faiz farklarının bir ürünüdür. Vadeli döviz piyasalarında kur belirlenirken, özel- likle kısa sürede, değiştirilecek paraların faiz farkı göz önünde tutulmalıdır. Söz konusu paraların faiz farkını yansrtacak denge kurundan uzaklaşılması ha- linde, bu piyasaların da sağlıklı çalışması olanağı or- tadan kalkar. arbitraj kârlanna olanak yaratılır. Vadeli döviz piyasalannda aşırı risk üstlenilmeme- si ve yükümlülüklerin zamanında yerine getırilebilme- si için, birbirine yakın fiyatlardan alım ve satımların dengelenmesi, bir eşleme gerekir. Vadeli döviz piyasalan geliştirilirken, bu piyasala- nn değiştirilecek paraların faiz farklannı yansrtacak denge kurunun belirlenmesine, alım satım yapıla- cak dövizlerin giriş ve çıkışları arasında bir eşleme- nin, bir dengenin kurulmasına, büyük boyutlu açığa satıştan kaçırılmasma özen gösterilmelidir. Vadeli döviz işlemlerinin artması, vadeli döviz pi- yasasının oluşması, kuşkusuz geleceğin belirsizliği- nin azaltılması. vurgun güdüsünün dizginlenmesi açısından önemli adımlardır. Yukanda belirtmeye ça- lıştığımız temel kurallar içinde çalışması sağlandığın- da yararlı olacağı da bir gerçektir. Vadeli döviz pazarları oluştururken, Türkiye'nin te- mel sorununun üretim yetersizliği ve buna bağlı ola- rak yeterli döviz kazanamamak olduğu, dış borçla- rının önemli boyutlara ulaştığı göz önünde tutulma- lıdır. Kurumsal eksikliklertamamlanırken, mal ve hiz- met üreten sektörierdeki yetersizliklerin giderilmesi- ne de özen gösterilmelidir. Cukurova Elektrik Küçük yatinmcıyı SPK koruyacak ANKARA (ANKA)- Ser- maye Piyasası Kurulu, yö- netimine el koyduğu Çuku- rova Elektrik'in esas sözleş- mesinde yapılmasını öner- diği değışikliklerle yöneti- mi dev rettikten sonra da şir- ket üzerinde bir "sürekli ve- sa\et" oluşturmaya hazırla- nıyor. Şirketin çoğunluk his- selerinin yönetımdeki ege- menliği kınlıyor. Çoğunluk ile azınlık hisselerine yöne- timde eşit temsil edilebilme olanağı getiriliyor. Şirketin esas sözleşmesinde değişik- lik yapmak SPK'nin iznine tabi tutuluyor. ÇEAŞ'ın Olağanüstü Ge- nel Kurulu 14 aralıkta yapı- lacak. Genel kurulda ana sözleşmede yapıl- ması öngörülen de- ğişiklikler de belır- lendi. ŞPIC'nin ata- dığı yeni yönetim kurulu tarafından belirlenen değişiklikler. halka açık olan şırketteki küçük pay sa- hibi ortaklann haklannı ko- rumaya yönelik. En temel değişikliği şirketin yönetim kurulu üyelerinin dağılımı oluşturuyor. ÇEAŞ'ın halen geçerli olan ana sözleşmesi, şırket yönetim kurulunun ortaklar arasındaki seçilecek en az üç. en fazla dokuz üyeden oluşacağı belirtiliyor. Yapıl- ması öngörülen değişiklikle bu sayı 7 olarak belirleniyor. Şirketin yüzde 15 ve daha fazla hissesini elinde bulun- duranpay sahibi gruplar yö- netim kurulunda en fazla i- ki üyeyle temsil edilebile- cekler. ÇEAŞ'ın hisseleri- nin yüzde 50'sinin Lzan ai- lesinin elinde bulunduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle de daha önce şirketin tüm yönetimini elinde bulundu- ran Uzanlar, değişiklikten sonra yönetimde ancak iki üyeyle temsil edilebilecek- ler. Şirketin yüzde 15'ine ve daha azına sahip pay sahibi grupların da yönetimde iki temsılcisi yeralacak. Yöne- tim kurulunda Adana Şana- yi Odası'nı şirkette toplu- sözleşme yapmaya yetkili sendikayı Enerji Bakanlı- ğı'nı temsicileri bulunacak. Değişiklikler uyannca, ÇEAŞ artık ana faaliyet ko- nusu dışında kalan hiçbir şirkete iştirakte bulunama- yacak. yeni şirket kurama- yacak. başka şirketlerin borçlanma senetlerini satın alamayacak. ÇEAŞ. sadece kamu kuruluşlarınca ihraç edilecek. borçlanma senet- lerine yatınm yapa- bilecek. Nakit para- sını ise ilk 10 bü- y ük bankada değer- İendirebilecek. SPK. esas sözleşmede ileride küçük pay sahipleri- ni zarara uğratacak değişik- likler yapılmasını önlemek için de yeni önlemler aldı. Esas sözleşmede yapılacak değişikliklerin Sermaye Pi- yasası Kurulu'nun "uygun göriişüyle" gerçekleştirile- bilmesi öngörüldü. ÇE- AŞ'ın faaliyet konulannın değiştirilmesi ya da geniş- letilmesiyle ilgili esas söz- leşme değişiklıklerinde de SPK'den izin alınması zo- runluluğu getiriliyor. Dava Danıştay'da Ankara 3. idare Mahke- mesı, Enerji Bakanlığı'nın. yükümlülüklerin yerine ge- tırilmediğı gerekçesiyleÇE- AŞ'ın yönetimine el konul- masına ilişkin işleminin ip- tali veyürütmenindurdurul- ması istemiyle açılan dava- da görevsizîik karan verdi. Dava Danıştay'a gönderildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog