Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 1 ARALIK 1995 CUMA HABERLER TVIeczup' dava açtı • ANKARA (AA) - Geçen Vıl lOKasım'da Anıtkabir'de protokol önünde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ulu önder Atatürk'e 'saygısızlık'ta bulunduğu için 4 yıl 6 ay hapis cezasına mâhkum edilen Mahmut Kaçar. kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle av ukat Mutluhan Karagözoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılık. a\ukat Mutluhan Karagözoğlu hakkında 4 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. 'Sanatm içiıte tükürme' davası • ANKARA (AA) - Heykeltıraş Mehmet Aksoy'un, Altınpark'ta bulunan "Periler Ülkesinde" isımli eserinı, "Böyle sanatın içine tüküreyım, ahlaksızlığın adını sanat koymuş.lar" deyip parçalatarak kaİdırttığı gerekçesiyle. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ba$kan Melih Gökçek hakkında açtığı 5 milyar liralik tazminat davasına devam edildi. Mahkeme hâkimi, davacı tanıklannın bir sonraki duruşmada .hazır bulunması için duruşmayı başka tarihe bıraktı. Antalya'da esrar operasyonu • ANTALYA(AA)- Antalya'da PKK bağlantılı olduğu sanılan 72 kilogram toz esrar ele geçirildi. Olayla iigili Kasım Kulup ve Abdülgafur Gündüs adlı 2 kişi yakalandı. Antalya Emniyet Müdürü Mete Altan. operasyonla iigili olarak yaptığı açıklamada. son zamanlarda gençiere yönelik uyuşturucu trafığinin artması üzerine uyuşturucu operasyonlanna ağırlık verdiklerini belirtti. Trafik kazası: 38 öğrenci yaralı • POLATLI(AA)- Ankara'nın Polatlı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 38 öğrenci yaralandı. Şabanözü köyünden öğrenci taşıyan Yusuf Şen yönetimindeki 064>EF 83 plakalı servis aracı. dün sabah Yassıhöyük köyü kavşağında virajı • alamayarak takla attı. Devrilen aracın arkasindan gelen ve kazanın olduğu yerde durmak isteyen Hasan Uçak yönetimindeki 06 PFK 95 pîakah servis aracı da yolun kaygan olması nedeniyle şarampole yuvarlandı. Kazada yaralanan toplam 38 öğrenci Polatlı Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken. durumları ağır olan Ali Eldan. Aytekin Gürcan ve Ramazan Solmaz. Ankara Numune Hastanesi'ne sevkedildi. Yarm son gün • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Milletvekili genel seçimine katılan siyasi partilerin geçici aday îisteleri. Resmi Gazete'nin dünkü mükerrer sayısında yayımlandı. YSK, 24 Aralık'ta yapılacak genel seçim nedeniyle bu seçime katılmaya hak kazanan siyasi partiler tarafından gösterilmiş adaylarla. seçime bağımsız olarak katılmak üzere başv urmuş adaylan seçim çevreleri itibarıyla ilan etti. Geçici aday isimleri ile öğrenim dereceleri ve meslekleri. Resmi Gazete'nin 224 sayfa olarak y ay ımlanan dünkü mükerrer sayısında 222 sayfa yer tuttu. Bu arada geçici aday listlerine karşı iî seçim kurullanna bu akşam saat 17.00'ye kadar itirazda bulunulabilecek. Açıklama _ Haber Merkezi - Adalet Bakanı Firuz Çilingiroğlu. gazetemizin 30 Kasım 1995 tarihli sayısının 6'ncı sayfasında '"Jandarmalar Savcıya Dayak Attı" başlığıyla yer alan haberle iigili olarak bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: "Gerçekle ilgisi" olmayan bu başlık Adalet mensuplannı \e Zabıta kuvvetlerimizi üzmüştür. Belirtmek isterim ki. tüm cumhuriyet savcılan haberin başlığında belirtilen türde bir olaya muhatap olmayacak niteliktedirler ve kanunlann kendilerine verdiği yetkileri kullanmanın bilinci içindedirler." CHP, Hilton Oteli'ndeki törende adaylarını kamuoyuna tanıtarak seçim kampanyasını başlattı Deniz Baykal medyaya çatlıANKARA (Cumhuri- >et Bürosu) - CHP. aday- larını dün kamuoyuna ta- nıtırken, Genel Başkan De- niz Baykal ülkenin ve siya- setın içinde bulunduğu du- rumu anlattıktan sonra, "Merak etme Türkiyem, çünkü CHP var" mesajı verdi. Bavkal. CHP'den istıfa edenle- re. "Seçime beş kala parti değiştirme hakkını nereden alıyorsunuz? Aynalara utanmadan nasıl bakacaksınız?" diye çatarken. TBMM'yi olağanüstü toplay ıp seçimi ertelemek isteyen DYP'lı kiiskünleri de. "Ibret sahneleri yaşa- nıyor. Partilerde küskü nlenedestek veriyor. Bu da, siyaseteyeni ve ağır birdarbedir"dıye eleş- tirdi. Bavkal.''Seçim yapümadan koalisyoo modelleri pazarianıyor. Siy aset ötesi merkez- ler siyaseti oyuncak haline getirmek istiyor. Kimse rotatiflerin, ekranlann arkasında siya- set yapmaya kalkışmasın. Solu. bu tertiptere teslinı ettirmeyeceğim" dıyerek medyaya da sert eleştinler yönelttı. CHP adaylan. dün ak- şam üzeri Hilton Oteli'nde düzenlenen bir törenle ka- muoyuna tanıtıldı. Törene. kendını feshederekCHP'ye katılma karan alan SHP"nin son lıderi Murat Karayal- çın'ın katılmaması dikkatı çekti. CHP lıderı Denız Bay- kal, yaklasjik ikı saat süren konuşmasmda çeşitli kesım- leremesajlarverdı. Baykal. seçim sürecınde ortaya çıkan bazı görüntülerin siyaset için yüz agartıcı olmadığına dik- kat cektığı konuşmasmda, "CHPounazsa RPolur.ora- dan aday olunım. anlayışı bu toplumda kabul görü- yorsa 70yıllık demokrasi de- ney inıi bize daha demokra- sinin temelini öğretememiş demektir" dedı. Bavkal'ın. konuşmasın- da çeşitli konularda verdigi mesaılar özetle şöyle: CHP'den istifebr: Seçime beş kala parti değiştirme hakkını nereden alıyorsu- nuz'.' Ytıllervekilligi uğruna bu beraberügi bırakmanın hesabını kim verebilir? Kim aynalara utanmadan bakabilir? Benim par- timde kıymetimi bilmiyorlar. bilenyeregıde- rim. anlayışı sosyal demorat siyaset anlayışı içinde kesınlikle yoktur. Siy asetin bayrağı ye- redüştü. Bızim üzenmızde yaratılmak istenen baskıların. şantajlann hıçbıri CHP'nin doğrul- tusunu bir mılimetre bile etkilememiştır. CHP, hıçbir kimseye. onu partide tutmanın bedeli olarak rnilletvekılliği önermemiştır. Küskün DYP'lileringirişimi: Seçim Kanu- nu'nu kabul ediyorsunuz. ü^telik ikıncı bir Meclıs karan çıkanyorsunuz. Sonra îisteleri görünce. ben oynamam. diye ımza topluyor- sunuz. Üstelik bireysel girişim noktasının öte- sine geçti. partiler de küskünlere destek ver- dı. Bunlar ibret sahnelen. O partiler ki. bu sü- reci şekillendirdiler. Şimdı seçime 'hayır' di- yorlar. Bu da siyasete yenı ve aöır bir darbe- dir. ANASOL senaryoian ve medya: Seçim ya- pılmadan koalisyonlar kuruluyor. koalisyon modelleri pazarianıyor. Bu düzenleme. siya- set ötesi. dışı merkezlerın y aptırdığı bir düzen- leme olarak dikkati çekiyor. Bu senaryonun bir ayağı CHP'y ı de\ reden çıkarmadır. !ki ta- ne manşet atacaksın. Istanbul'da yazılan se- naryolar doğrultusunda. CHP'nın ıçı boşaldı kaygısını vereceksin. Medyanın önemini bi- liyoruz. Ama kendime ve partime de güveni- yorum. CHP'yı kımsenin ikttdar sofrasında me- ze yaptırmayacağız. Ne korkutmacalar bızi y ıldırabilir. ne manşetlerbızı ezebilirnede Is- tanbul'da yazılan senaryolar. Kimse rotatifle- rin \e ekranlann arkasında siyaset yapmaya kalkışmasın, çıksın siyaset sahnesıne. Birile- rinin keyfıne göre, peşın koalisyona girelim diye ilkelerimizi, inançlanmızı başkalannın ta- rifetmesine izin \ ermey iz. Deşıfre ettık bu oyu- nu. Solu bu tertiplere teslım ettirmeyeceğız. sosyal demokrasiyi kullandırtmayacağız. Enflasyon: Biriken sorunlann altında sünü- birlik siyaset anlayışı yatıyor. Artık partiler. enflasyonu ındirecegız. diye söz vermekten bi- le \azgeçti. Yeni bir siyaset anlayışını yaşa- ma geçirmek gerekir. Enflasyonu indırmek- ten bız anlarız. sız anlamazsınız. 'NehirierDeniz'e,gönütter CHP'ye' Mitinglerde, Genel Başkan Deniz Baykal'ın maskı dağıtılacak AYŞE YILDIR1M Seçimlere bir aydan az bir zaman kala liste sıralamalannın yarattığı kavgalar ve küskünlüklerle uğraşan siyasi partilerde şimdi de propaganda telaşı başladı. Propaganda çalışmalannda "devletin kuşatdmışbgınr işleyecek olan CHP, mitinglerinde Deniz Baykal'ın masklannı dağıtacak. CHP'nin. "Nehirter Deniz'e. göniiller CHP'ye akıyor". "CHP, siyasette inanç ve cesaret partisidir". "CHP'nin Türkiye'ye, Türkiye'nin CHP'ye ihtiyacr var sloganlannı da seçim çalışmalannda kullanacağı öğrenildi. Seçim sürecinde istifalarla büyük bir kan kaybına uğrayan CHP. 24 günlük propaganda döneminde bu kaybı gıdermeye ve büyük bir atak yapmaya çalışacak. Solun en güçlü partisinin CHP olduğunun \urgulanacagi propaganda sürecinde. Denız Baykal'ın eylül kurultayında genel başkan olmasının ardından koalisyonun bozulmasına neden olan görüşmeler sırasında dile getirdiği "devietin kuşatılmışlığı*' işjenecek. De%let kadrolarındaki "aşındinci ve milKyetçi" kadrolaşmalann yanı sıra özellikle aralannda emniyet yetkililerinin de yer aldığı bürokratlann adaylığı üzerinde durulacağı öğrenildi. Deniz Baykal'ın kamuoyundaki "imajını" kullanmayı planlayan CHP'nin bu amaçla yüzbinlerce "Baykal maskı" y aptırdığı belirtildi. CHP'li bir vönetici. Baykal'ın mitinglerinde halka dağıtılacak masklarla "Hepimiz birer Baykal'ı/" mesajı vermeyı planladıklannı bildirdi. Perşembe günü Ankara'ya çağnlan milletvekili adaylannın Deniz Baykal'la görüşerek seçim stratejisıni belirleyecekleri öğrenildi. Zamanın darlığına ve seçim bölgelerinın büyümesine rağmen ev ev dolaşarak u adam adama markaj" yöntcmini kullanmayı planlayan CHP'nin seçimlerde kullanacağı sloganlardan bazılan şunlar: "Türkiye bizim işimizdir", "Şehitler; Kuvayı Milliye Şehitleri Siz. toprak altında derin uykudayken, biz toprak üstünde uykudayken, kalkıp uy andırın bizi" "Âkıl dâ vürek de CHP dhor. Devletin kuşablması:Devleti kuşatılmışlık- tan kurtaracağız. De\ let. çeşitli çevrelenn ıs- tılasına maruz kalmıştır. De\ let. arkasına sak- lanan bellı örgütlenn, kliklerın, yapılanmala- nn maskesi olmaktan çıkarılacaktır. Kürtsonınu: 1989'daki SHP raporu. soru- nu cesaretle ortaya koydu. Türkiye Cumhurı- yeti kafatası. ırk cumhunyeti değildir. asimı- lasyon yok. dedik. Devlet ırk körüdür. din kö- rüdür. Bizi sorgulayan DGM savcısı dabugün bunların doğruluğu kabul ediyordur. O za- man Demıreîde. Ozal da karşı çıkmıştı.O teş- his şımdı hazmedıldı. TM^'nin 8. maddesi: Seçimden önce Ya- şarKemal ilebuluşup. ondan sonra TMY'nin 8. maddesindeki bir değişıklığe karşı çıkan- lar. şımdi koalisyon pazarlıklan içinde iktida- ra hazırlanıyor. 8. maddedeki değişiklikten sonra 124 tahliye karan ahnmıştır. Gümriik birliği: Ortadogu çıtasmdan Av- rupa çıtasma doğru bir yarışı başlatmak isti- yoruz. Lig artık 1. ligdir. Türkiye yı gümrük birliği anlaşmasının tarafı haline getirme ko- nusundaolumlugelişmelervar. Kader seçimi: Bu seçımler Türkiye'nin kader seçimi ola- caktır. Umarım Türkiye önü- ınüzdeki 4 yılı ısraf etmez. Bu seçim bizım ıçın çok büyük bir meydan okumadır. Bu seçimle- rı Türkiye ıçın bir sürüklenme olmaktan çıkarıp. bir seçim ha- line dönüştürme zorunluluğu- muzvar. ANAP'ı. DYP'si. RP'si. üzülerek söyleyeyım DSP'sı. aynı anlayışı ortaya koyuyor. koalisyona hazır olduklarını şimdidan ilan ettiler. DYP'ye destek için. MHP ile DSP ara- sında örülen o platform unu- tulmadı. Türkiye'nin CHP'ye ıhtıyacı var. Birlik. beraberiik: Hiçbir CHP'li şu dakikadan itibaren liste. aday kaygısı taşımayacak- tır. Artık he'rkes kendini aşa- caktır. Hepiniz liste başında kendinız varmış gıbı mücade- le edeceksınız. Bu bızim parti- leşme sürecimızdır. Seçime gi- derken yurttaşlarda tedirginlik var, laiklik ve devlet anlayışı konulannda. Merak etme Tür- kiyem. çünkü CHP var. BIRBAKIMA Kürtçe kasetle propaganda HADEP'te Yurtdaş pürÜTÜgiderildi •Aday belirleme çalışmalan sırasında son anda liste dışı kalan eski DEP'li Sedat Yurtdaş, genel başkanlarla yaptığı görüşmelerden sonra Diyarbakır 4. sıraya yerleştirildi. (CumhuriyetBü- rosu)- Eskı DEP'li millet- vekillerinin iste- dikleri yerden aday olacağı- nı açıklayan HADEP yöne- timi. son anda liste dışı bırak- tıgı eski DEP'li Sedat Yurt- daş'ı, Diyarbakır 4. sıraya yerleştirdi. Aday belirleme çalışmalan sırasında Diyar- bakır'dan 5. sıra. Izmir2. böl- geden I. sıra ve Adana aday- lığı önerilen ve sonunda lis- te dışı kalan eski DEP mil- letvekili Yurtdaş. Diyarba- kır 4. sıraya yerleştirildi. 1. sırada HADEP Genel Başka- nı Murat Bozlak. ikinci sıra- da DDP Genel Başkanı Re- fık Karakoç'un bulunduğu Diyarbakır da. HADEP bara- jı geçmeyi umuyor. Baraj ge- çildığinde Yurtdaş'ın da se- çileceğine kesin gözüyle ba- kan parti yönetimı, Yurtdaş'la önceki gece geç saatlerde uz- laşmaya vardı. HADEP seçim propagan- dası çalışmalannda imaj de- ğişikliği yapacak. Kün par- tisi imajını Sosyalist tktidar Partisı (SİP), Birleşik Sos- yalist Parti (BSP) v e Demok- rasi ve Degişim Partisi (DDP) ile yaptığı seçim ittifakını öne çıkararak yenilemeye ça- lışan HADEP. propaganda çalışmalannda "Yeter" ve "Düzen partilerine oy yok!" sloganlannı kullana- cak. Mezopotamya Kültür Merkezi'ne Arapça- Kürt- çe-Türkçe karışık kaset ha- zırlatan HADEP, seçim bil- dirgesinde, "emekçi" seç- menleri hedef alacak. Gü- neydoğu illerinde siv il ve res- mi baskı yapıldığını bildirge- sinde vurgulayacak olan HA- DEP. kurulan ittifakın. "ınev- cut düzene mahkûm olun- madığını gösteren ortak bir kimlik" oluşturduğü görü- şünü sav unacak. Bildirgede. "Emek, banş, özgürlük blo- ku" olarak an ilan ittifakın başta Kürtler olmak üzere bütün "ezilen kitk'lerin" par- tisi olacağı belirtilecek. HADEP, seçim gezilerine Diyarbakır'dan başlayacak. Ittifaka katılan BSP ise. ça- lışmalara Marmara Bölge- si'ndeağırlık verecek. Bütün illerde miting düzenleyecek- lerini açıklayan HADEP yet- kilileri. seçimi "silahlann gölgesinde" diye nitelerken, kendilerine Güneydoğu Bölgesi'nde rakip gösterilen RP'nin bölgedeki halkın tep- ki oylanyla güçlendiğini, HADEP'in seçime gırme- siyle RP'nin Güneydoğu Böl- gesi'ndeki gücünün kırıla- cağını da vurguladılar. 723 sanıklı davanın temyizduruşmasına dün başiandı. (hotograf: TARIK TINAZ \V ı Dev-Yol davasına yenîden devam ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ankara 1 No'lu Sıkıyönetim Asken Mahkemesi'nce 19Temmuz 1989 gü- nü karara bağlanan 723 sanıklı ana Dev-Yol davasının temyiz duruşması- na. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nde dün başiandı. Davayı izlemeye gelen sanık sayısı fazla olduğu için duruşma, Yargıtay'ın büyük genel kurul salonunda yapıldı. Sav unma yapan sanıklar. 12 Eylül dö- nemi gibi olağanüstü birdönemde açı- lan ve karara bağlanan davanın. sivil yargıda yeni baştan görüşülmesini is- tediler. Duruşmada, önce Yargıtay Başsav- cılığı'nca davaya ılişkin hazırlanan tebliğnaroe okundu. Tebliğnamede. sa- nıklardan bir kısmı için bozma. bir kısmı için de onama istendi. Ardından, avukatlar ile bazı sanıklara savunma için söz hakkı verildi. Avukatlar, 12 Eylül koşullanndaaçı- lan v e karara bağlanan bu davada. yar- gılamanın adil olmadığını. vahşi iş- kenceler altında alınan ifadelere göre hazırlanan iddianamelere dayanılarak hüküm verildiğini öne sürdüler. Sanıklann gözaltına alınması. sor- gulanmalan ve davalann açılmasın- dakı yanlışlıkları mizahi bir şekilde dile getıren avukatlar, müvekkilleri- nin hiçbir silahlı eyleme kanşmadık- lannı savundular. Avukatlar. müvek- killerinin genelde yasak yayın bulun- durduklan için mahkûm olduklarını kaydederken. o dönemde polıslerin yasak yayınlar bir yana. Orhan Ke- mal ve Yaşar Kemal gibı yazarlann kitaplarını gördüklerindebile, tepele- rinin attığını ıfade ettıier. "Dipçikle geldik gjttik^ Sanıkl'ardan MuharremÖzcan,"15 yıl önce askcri mahkemede yargılan- maya başladığınıızda dumşmalara da- yak ve dipçikle geldik. dipçikle gittik. Bu duruma. yargıçlar hep seyirci kal- dıiar. Şimdi ise ilk kez adil bir yargı önü- ne çıktık. Buradan çıkacak karann da adil olacağına inanıyoruz" dedi. Davanın önemli sanıklarından Ca- hit Akçam. 12 Eylül döneminde cid- di bir haksızlığa uğradıklannı. ağır iş- kencelerden geçtiklerini, bunlan asla siney e çekmediklerini anımsatarak ola- ğanüstü dönemde yapılan adil olma- yan bu yargılamanın. siv il yargıda ye- ni baştan yapılmasını istedi. Davanın yine ömür boyu hapis mah- kûmlarından Oguztıan Niüftüoğlu ise savunmasında şöyle dedi: "Demokratik bir ülkede 12 Eylül darbecileri gibi darbeciler yargılamr v« darbecilerin getirdiği hukuk ortadan kaldınlır. Fakat Türkiye"debu hâlâya- pıimadı. Darbecilerin yargılay ıp mah- kûm ettiği insanlar, bugün hâlâ yargı- lanmaya devam ediyor. Türkiye hâlâ bir demokratik ülkey e dönemedL Ama bir gün Türkiye de demokratik bir ülke ola- cak \ç bu davalar topyekûn ortadan kal- kacaktır." Av ukat ve birkısım sanıklann savun- masından sonra. Başkan Yalçınkaya. diğer sanıklann savunma yapmalan için. duruşmayı 14 aralık tarihine er- teledi. IZLENIMLER / ÇETIN YIĞENOĞLU Güneydoğu <da 'beklenti' egemen G üneydoğu"ria.özeDikk Diyarbakır'da bizce hâlâ adı konulmamış kirli bir savaşın ağır sosyal, ekonomik \e psi- kolojik baskısı hüküm sürmektedir. İnsan- hk değerleri birer birer yok edümişrir. De- mokrasinin zerresinin uy gulanmadığı. sus- turulmuş, korkutulmuş ve kişUiksizleştiril- miş bir toplum yaratümıştır. Bu sözlerin "Apo"'ya ait oiduğunu sakın sanmayın... "Köy lerinden zorla göç ettirilen insanlar şehre adapte olamadılar. Bu y üzden Diy ar- bakır'da bir "kültür şoku' yaşanmaktadır. Ekonomik ve sosyal açtdan büyük bir köy durumuna gelen Diyarbakır'da insanlann imkân ve istihdam sorunlan had safhaya ulaşmıştır. Seçilenler bu güne kadar hiçbir şey vermemiştir. DörtmiUertekiliniıı temsil yetk'ısi antidemokratik biçimde elkrinden ahnmıştır. Bu, Türkhe'nin ayıbıdır:" Bu sözler de HADEP il başkanının de- ğil... Birinci paragraftaki sözler eski ANAP 11 Başkanı M. Reşit Seydaofihı'nun İkinci paragraftaki sözler de DYPI1 Başkanı Ga- lip Ensarioğlu'na ait. Diyarbakır'da "Güneydoğu'dasorunlar. seçim >e beklentiler'"le iigili olarak belirli bir misyonu olan kişiler dışında sokaktaki insandan politikacısına dek kiminle konu- şursanız konuşun sorulannıza benzer yanıt- lar alırsınız. Bugün Diyarbakır'da demokratik kitle örgütlerininönderliğindeörgütselanlamda oldukça katılımla bir "Demokrasi Kurulta- >ı" düzenleniyor. Üç gün süreli sempoz- yum rüründeki kurultayda demokrasiden siyasi partilerin konumuna. insan haklan- na dek beş panelde birçok konu tartışılacak. Söz konusu kurultay öncesinde birçok kuruluş temsilcisi ve sade yurttaşla konu- şarak halkın beklentilerini saptamaya çalış- tık. Bu aşamada gerek sade yurttaşların ge- rekse siyasi parti yöneticilerinin "Di>arba- kır ve Güney doğu'da yaşanılan sosyal, eko- nomik ve siyasal olguîar^la iigili tanımlar- da şaşılacak derecede bırbirine benzedikle- rini saptadık. Siyasal açıdan "uzlaşmazko- numda" olmaları gereken kişilerin benzer siyasal söylemlerle sorunu betimlemeye ça- lışmalannı "Bölgeninyapısındankaynakla- nıyor"diye yorumladık. Sözü önce yurttaşlara verelim: (Adını açıklamak istemiyor): "Bölgemiz- de üç bin köy boşaraldı. Bu köylerde de- dem. babam. ben ve oğlum çalıştikl Ama dört kuşağın da emeği boşa gitti. Göçmek zorun- da kaldık. Bu insanlar köy lerinden oldular. Metropollere yerlcşıiKk zorunda kaldılar. Bunlann çoğu ekmek parasını bile bulamı- yor." Yahya: "Göçün nedcnini, olanlan herkes biliyor. Türk \atandaşıyız. Bir yere de gitmek iste- miyoruz." Âzız: "Kimse bölünmek istemiyor. Ama gözle görülen zulmü dile getirince adını/ bölücü- ye çıkıyor. Bize bölücü denilerek haksızlık "ediliyor." HADEP İl Başkanı avukat FıratAnlı ise bölgedeki gelişmelerin tarihsel kökeni hak- kında bilgiler verdikten sonra şu noktala- nn altını çiziyor: "Bu dönemde binlerce köy v akılıp boşal- tıkjı. Her gün onlarca insan faili meçhul sal- dırılarla katledildi. Birçok kurum \e kunı- luşa karşı yoğun saldınlar gerçekle^tirildi. Bu gelişmelerin sonucu olarak yaşam hak- kının tamamen ortadan kalktığı bu bölge- de sosyal ve siyasal yaşam tamanlanııylaso- na erdi. Ve bu gelişmelerin paralelinde mil- yonlarca insan bölge dışına göçtü." Behlül Yavuz. Diyarbakır'da birden çok sıfatı olan biraydın. Esnaf \e Sanatkârlar Odalan Birliği Genel Sekreteri. Mali Mü- şavir ve Kürt Demokratik Platformu Söz- cüsü. Ama Yavuz. bizimle bu sıfatlannın dı- şında sadece "kişisd" anlamda düşüncele- rini dile getirerek konuştu. Bölgede insan- lann gerçek anlamda aç oiduğunu. bunu "fakiıiik edebiyatı~yapmak için söyleme- diğini, ancak bu konunun "siyasi gibi gös- terilerek isrismar edilebüeceğinj" v urgula- yan Yavuz. özetie şöyle dedi. "Biryanda Kürtlükalabildiğine legaL Bir yanda alabildiğine yasaklı. Kürtlerin hak ve hukukunu dile getirdiğiniz zaman suçla- nıyorsunuz. Bu seçime ilişkin görüşlerine gelince_. Kürtlerle iki türlü oyTianıyor. Bi- rincisi Kürtler RP'ye karşı emniyet supapı olarak kuUanılıyor. İkincisi TBMM'de Kürt kimliği konusu var. Bu konuda "TBMM 'ye bir Kürt gönderilmeli ama. Kürtleri temsil etmemel i' görüşü egemen. Buna göre Kürt- ler Meclis'te köken yönünden olmalı. ama kınılık' açısından olmamalı. Örneğin, bir Salih Siizer, bir Abdülkadir Aksu köken iti- barıyla Kürt ama, sorunlarla iigili hiçbir dertİeri yok._""Güneydoğu olgusu"na yö- nelik saptamalar bir yana. görüştüğünüz herkesin usunda "Seçimden sonra neolacak" sorusuegemendi. Baskın düşünce ise seçimın çözüm olmayacağıydı. . Yarın: Güneydoğu hep ihmal edildi SERVER TANİLLİ Cevdet Paşa'yı Ananköi... Osmanlı Sarayı'nda, ramazanları "Huzur Dersleri" verilirmiş. III. Selim'in önünde verilen birderste, mü- derrislerden Kutsi Efendi anlatmakta. öteki ulema da dinlemektedir. Bir ara, bir kelimenin anlamı üzerine, hoca efendiler şıddetli bir tartışmaya tutuşurlar. Ko- nu da şu: Ahret'te ölüm olmayacağına göre, bu dün- yadaki ölüm ne olmuştur? Bir bölüm ulemaya göre, ölüm Kıyamet'te boğazlanmıştır, hadis de var zaten; bir bölümü de karşı çıkar bu düşünceye: Ölüm "mah- lûkattan", yani yaratıklardan değildir ki boğazlansın! Hem de 18. yüzyıl sonlarındaki tartışmaya bakınız! Batı'da "Aydınlanma", yani her şeyin "akıl terazi- s/"ne vurulması; bizde ise, Kıyamet'te ölüm "mahlû- kattan" mı. degil mi çekişmesi. Ne zaman hatırlasam bir tuhaf olurum. Olayı Cevdet Paşa, ünlü tarihinin 7. cildinde anla- tır; böylece uydurma, ya da söylenti falan değil. Onun, Tarih-i Cevdet diye anılan, Osmanlı Impara- torluğu'nun 1774-1826 arasını kapsayan ünlü Dev- let-i Osmaniye Tarihi, bağlandığı yöntem ne olursa olsun, bir anıt-eserdir. Maruzat ve Tezâkir'\ de apayn bir önem taşır. 19. yüzyıl Osmanlısının degişik dönemlerini konu edinen bu iki çalışmanın, imparatorluğun siyasal pa- noramasının çok ötesinde bir yeri vardır. Osmanlı toplumunda Yeniçeri kırımı ile başlayan ve Tanzi- mat'tan sonra hızlanan sosyal değişme, örf ve âdet- lerde ne gibi değişikliklere yol açmıştır sorusuna ya- nıt aradığınızda, belkı de en aydınlatıcı bilgileri, Cev- det Paşa'nın bu iki eserinde bulabilirsiniz. Özellikle Kınm Savaşı ile başlayan yeni dönemde özenilen ya- şam biçiminı, Paşa "kibarane yaşamak" terimiyle özetler. Sosyal tarihimizin gelip girdiği bu yeni çığın anlatırken, Cevdet Paşa, artık bir sosyal tarihçidir. Ahmet Hamdi Tanpınar'a bırakalım değerlendir- meyi: "Abdülmecid devrinin Istanbulu'nu, Kınmhar- bi sıralarındaki zevk ve hayat değışikliğini, mali güç- lükleh ve buhranlan anlatırken, Paşa 'nın garplı birmu- harrirden hiç farkı yoktur." ' Kısas-ı Enbfya 'sı ise, halk için yazılmış eserlerin en başarılı örneklerinden biridir bizde. Tarihçiliğine, hukukçuluğunu, edebiyat vedil üstü- ne çalışmalannı, devlet adamlığını da ekleyiniz. "Kurucu, yapıcı ve uzlaştırıcı"ü\r devri gibi. "//erteme"den yana olduğu için Batı'nın attığı adırr ları gören, ama bu arada kendi kültürel kimliğinin de bilincinde bir "bireşim" insanı oldu o. "Muhafazakâr" bir zeminde de yükselse, böyle. 19. yüzyılda bu tür aydınlar yetişti bizde çoğunluk- la. Cevdet Paşa. onların ilk akla gelenlerinden biridir. Siyasal yaşamındaki kimi yanlışlarını anlatmanın yeri elbette burası değil; ama sırası geldiğinde, onla- rı da bulup göstermenin dürüstlüğü içinde olmahyız. Tersi, kuru övgüyegirer ki. Paşa'nın anısına saygısız- lıktır. Hem niçin nesnel olmayacakmışız bu büyük adam karşısında? Güzel de, neden söz ediyorum Cevdet Paşa'dan? Bu yıl, onun ölümünün 100. yılı. Öldüğü gün. yani 25 mayısa denk düşecek biçim- de, biruluslararası kollokun hazırlıklan içindeydi Stras- bourg Türk Etüdleri Enstitüsü. Başta parasızlık yüzün- den gerçekleştiremedik. Ne var ki, önümüzdeki yılın en erken birtarihinde böylesi bir kollok Strasbourg'da toplanacak. Özetle, Paşa'ya borcumuzu eninde sonunda öde* miş olacağız. Esefle söylemeliyim ki. Türkiye'nin bilim çevreleri konuyu atlamışlardır gördüğüm kadarıyla. 25 mayı-« sa denk düşecek bir toplantı, herkesten önce Cevn det Paşa'nın yurdunda yaşayahların bir göreviydi. Olmamıştır ve elbette bağışlanmaz! Ne var ki, Millıyet'te Sayın Taha Akyol'un birkaç gün önceki bir yazısından öğrendiğime göre, Istan- bul Belediyesi, bu konuda bir toplantıyı düzenleme- nin hazıriığı içindeymiş. Yıl biterken hatırlanmış da olsa, sevindirici! Cevdet Paşa üzerine. giderek yaşadığı dönem üs- tüne söyleneceklerin, kültür tarihimiz bakımından bü- yük önemi vardır. Özellikle sapla samanın birbirine ka- rıştırıldığı şu içinde yaşadığımız yıllarda... DISK'ten, 'kayıplara tavır al' çağnsı İSTANBLL/ANKARA (Cumhuriyet)- DtSK Genel Başkanı Rİdvan Budak. par- tileri ve milletvekili adayla- nnı sayılan gün geçtikçe ar- tan kayıplar konusunda ta- vır almak üzere cumartesi günü Galatasaray'da yapıla- cak oturma eylemine katıl- maya çağırdı. Istanbul Em- niyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerce gözaltına alındık- tan sonra kendisinden haber alınamadığı öne sürülen Düzgün Tekin'in ağabeyi Gazi Tekin. kardeşinin gö- zaltında kaybolanlar arası- na katılmak istendiğini öne sürdü. DlSKGenei Başkanı Rıd- van Budak. kayıplarla iigi- li olarak yaptığı yazılı açık- lamada. Türkiye'de gittikçe artan kayıplar konusunda endişe duyduklannı belir- terek her geçen gün yeni ka- yıplar ortaya çıktığını. bu durumun ise artık olağan hale gelen baskının degişik bir boyutu oiduğunu kay- detti. Partilen ve millerve- kili aday lannı her hafta cu- martesi günü Galatasaray'da yapılan oturma eylemine katılmaya çağıran Budak. "Programu hedefî ve yaşa- mı emek, demokrasi, özgür- Kikler ve ülkemizin aydınlık geleceğinden yana olan par- ti yöneticilerini ve milletve- kili aday lannı bu sessiz otur- ma ey lemine katılarak tav ır almaya çağırıyoruz'" dedi. Budak sözlerini şöyle sür- dürdü: "Her geçen gün demok- rasiye. banşa, kardeşliğe, özgürlüklere daha fazla ih- tiyaçduy ulduğu günümüz- de bu kayıpların artarak sürdürülmesL, bir ° karanl ı k perde'nin karabasan gibi ülkemiz \e insanlarımızın üstüne çökmesinin önünü açmaktadır". Rıdvan Bu- dak. kayıpların önlenmesi konusunda mücadele etme- ninbirinsanlıkgörevi oidu- ğunu vurgulayarak DİSK yönetim kurulunun 2 Ka- sım 1995 günü saat 12.00'de Galatasaray Lisesi önünde kayıp aileleri tarafından ya- pılan sessiz oturma ey lemi- ne katılacaklannı açıkladı. Bir kayıp daha Bu arada Istanbul Emni- yet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerce gözaltına alındık- tan sonra kendisinden haber alınamadığı öne sürülen Düzgün Tekin'in ağabeyi Gazi Tekin dün tnsan Hak- lan Derneği (tHD) Ankara Şubesi 'nde düzenlenen ba- sın toplantısında. kardeşi- nin sosyalizmi savunan bir kişi oiduğunu vurguladı. Devletin kendine muhalif kesimleri kaybederek ya da buna benzer yöntemlerle or- tadan kaldırmayı hedefle- diğini ileri süren Tekin, ken- dilerini arayan ancak ismi1 - ni bildirmeyen bir kadının ailesine kardeşinin tstan- bul'da 2. Şube'de oiduğunu söylediğini belirtti. Tekin, kardeşinin bulunması için Istanbul Emniyet Müdürlü- ğü ve Devlet Güvenlik Mah- kemesi nezdinde girişim- lerde bulunduklannı ancak bir sonuç alamadıklarını vurgulayarak. "Kardeşimin bulunmasını istiyorum" de- di. İHD Ankara Şube Sek- reten YıldızTemürtürkanda yaptığı açıklamada. kayıp- lar konusunda devletin ta- kındığı sessiz tutumun dev - letı zan altında bıraktığını belirterek. "Meçhulün fa- ili, devlettir" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog