Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

HRALJK1995CUMA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 Sylvester Stallone'un geleceğin 'Kirli Harry'si olduğu bilim kurgusal macera Hadi megakente bir-ikî... B u haftanın yeni vizyon fılmle- ri arasında. al birini vuröteki- ne ıkı filmden birini seçmek gerekince mecburen son S;.lvester Stallone bombası "Judge Dredd~ı yeğledik. Walt Disney yapımı "Operation Dumbo Drop-Uçan FiTi se- çecek halımiz yoktu doğrusu, Ray Liot- ta.DenisLeary,DannyGlovergibi oyun- culanna karşın. Zaten fragmanlardan gördügümüz, Uzakdoğu'nun ormanlık köylerindekı bırtakım Amenkalı asker- lenn verdikleri sözü yerine getirmek için ucağa yerleştirdikleri birkaç tonluk, ko- caman bir filı paraşütle nasıl havadan ye- re ındirdikleriyle fazlaca ilgilenmediği- mızden. kapısından döndüğümüz sem- patik "L'çan Firin yerine seyrettiğimiz "Yargıç Dred<Tle bir kez daha, tam an- lamıyla dört dörtlük. özel ve görsel efekt bombardımanından nasibimizi aldık bir buçuk saatliğine. Vur-kır'lı, şıddet ağırlıklı ve faşızan ögeler ıçeren. popüler bir çızgi roman- dan uvarlanarak gürültülü-patırtih, kova- lamacalı. gösterişli. bilımkurgusal mace- ra türünün soguk, yapay ve kaotik kul- varlannda merakhsını gezintiye çıkaran "Yargıç Dredd", vakit geçırmeye bire bir. "metalik" bir eğlencelık. Son 15-20 yılın geçerii pop kültürünün. özellikle 1980'îerde ingiltere"den Amerika'ya ve Fransa'ya kadar yayılıp ünlenmış üninü olan ünlü birçizgi romandan, gışe gere- ğı yapılmış bazı ufak-tefek değişiklıkler- le sınemaya uyarlanmış film, 22 yüzyıl- da geçen. fütüristik bir fantastik macera üstün vapımı. Hukuk sısteminın iflas ettiği geleceğin dünyası: suçlulan hem yakalayan. hem yargılayan. hem de yargıyı anında infaz eden bırtakım yargıçlann yönetiminde- dir. Bırtakım megakentlere tıkılmış ola- rak güdülen insanlar arasındakı bloklar savaşının ve sürekli hır-gürün devam edegeldiği, kâbus gibi bir tüketim toplu- mu atmosferinde geçen filmde. bir yan- dan bol miktarda tahribata ve telefata ta- nık olurken, bir yandan da bu yenı dün- ya düzeninın yönetıci sınıfı olan yargıç- lannın en ürkütücüsünü. uçan motosık- SUNGU ÇAPAN Yargıç Dredd letiyle. dehşetengiz silahlanyla kanun- suzlann hakkından gelen korkusuz, duy- gusuz süper kahramanımız yargıç Dredd'i tanıyoruz. Lazerli makineli tü- feğiyle anında yargıç ve infazcı, efsane- vı amansız aynasız Joseph Dredd'imız. geleceğin Kirlı Harry'si olarak Mega City One'ın sokaklannda dirlik-düzeni sağlarken. kapatıldığı yerden kaçıp dü- zeni ele geçırmek ısteyen. genetik açıdan kusursuz bir suçlu olan kardeşı Rıco-Ar- mand Assante'yle de ölümüne bir müca- deleye gınşecektır. . Max Von Sydovv'dan Jurgen Proch- now 'a. Diane Lanc'den Joan Chen'e ka- dar uzatılacak. tanınmış oyunculann rol aldığı. kavga-dövüşten. kovalamacadan. top-tüfek tarakasından ve her çeşit dijı- tal-grafiksel efektlerle sınenıa hilelerın- den geçilmeyen bu çizgi roman uyarla- ması. Dalton'lan andıran. 'kötii' üstelik de yamyam Angel ailesi tiplemelen, bil- gisayar oyunu gıbı. fena halde "Yüdız Savaşlar-Tnı çağnştıran kovalamaca sah- nelen \ebinnci sınıfteknikbeceriyeko- tarılmış, spektaküler bir bilimkurgusal serüv en fantastiği olarak bir çırpıda tü- ketıliveriyor. 'Robocop' ya da 'Demolition Man* benzen son dönemin süper kahramanla- rının esın kay nağı olan. özellikle Ingiliz- lerın ayılıp bayıldığı. hatta Human Le- ague'in birara yargıcımız için "I amthe La^" dıye şarkılar bile dökıürdüğü. John VVagner'le Pat Mills'ın yazıp Car- los Ezquerra'nin resimledığı bu ünlü Anglosakson çızgi romanının sinema uyarlamasının, bılgısayargrafıği.dijital imaj, vb. yollardan faydalanılarak hazır- lanan özel efekt ustalığına ve görsel dü- zeyine dıyecek lafımız yok. Karmaşık bir gelecek tasv irinin öne çıktıgı sahne- lerde türün başyapıtı "Blade Runner"ı taklit eden filmin beylik serüven entri- kası. alışıldığı üzere. süper kahramanı- mıza sevgıyi tattıran, güzel Diane La- ne'iıı canlandırdığı kadın yargıçtan kay- naklanan romantik boyut ve en olmadık yerlerde yargıcımızın imdadına yetişen parya rolündeki stand-up komedyen Rob Schneider'in üstlendiğı komik öğeyle çeşnilendirilmiş herzamanki gibi. Tabii ki popüler ve beylik bir çizgi roman uyarlaması olduğu kadar bir Sylvester Stallone fılmi "Yargrç Dredd" aynı za- manda. Apolctlı. mığferli, ırikıyım. me- talik ve robotumsu Dredd kılığında, yi- (Judge Dredd) Yönetmen: Danny Cannon/Senaryo: VViUiam VVisher, Steven E.De Souza/Kamera: Adrian Biddle/Müzik: Alan Silvestri/Oyuncular: Sylvester Stallone, Armand Assante, Rob Schneider, Jurgen Prochnon, Max Yön Svdovv, Diane Lane, Joan Chen, Balthazar Getty, Joanna Miles/1995 ABD (Özen Film) Beyoğlu Sine Pop, Şişli Kent, Çemberlitaş Şafak, Kadıköy Reks, Ataköy Prestij, Bakırköy Incirli sinemalannda. ne o bıldığimız dünyayı kurtaran. Ram- bo'vari süper kahramanı oynuyor hazret. genızden gelen. boğuk sesiyle "Kanun Benim!" dıye kükreyerek ve önüne ge- leni dümdüz ederek. Alan Silvestn'nin, TheCure'ün "The DreddSong"\ Cocte- au Tvvins'ın "Need Fire", vb. gibi şarkı- lanyla bezeli. müzığınin hiç kesilmedi- ği. gösterişli ve hareketli bu bilımkurgu- sal aksiyon fantastıgı rahatça seyredili- yorsonuçta. Ama salonun ışıkları yanar yanmaz belleğımizden uçup gidiveren "Yargıç Dredd", türünun tipık bir örne- ği olarak herhalde meraklısına. 95 daki- kalık, gerılimli bir kapalı mekân atmos- ferini sunan. hem oyalayıcı hem de ge- viş getıricı. alışıldık. bilımkurgusal bir aksiyon seyırliği olmaktan peköteyege- çemiyor özetle. YENİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR... YENt BAŞLAYANLAR... YENI BAŞLAYANLAR... Ayrılık (La Seperation)- Başrollerini Isabella Huppert ile Daniel Aute- uil"ın oynadığı 'LaSepera- tion' (Aynhk). senaryönun yazılmasına da katkıda bu- lunan Dan Franck'ın best- seller romanından beyaz- perdeye aktarılan bir Fran- sız fılmi. Christian Vin- cent'in yönettıği filmde. Huppert ve Auteuil. yıllardır beraber yaşayıp bir de çocuk sahibi olduklan halde ya- vaş yavaş aynlıgın eşiğine gelen çif- ti canlandınyorlar. Yönetmen Vin- cent'ın kadınla erkeğin birbirinden çok farklı çizgide yürüyen duygula- nnı yansıttığı filmde Pierre ve An- ne. 2 yaşındakı çocuklan Louis ıle bırlıkte Paris'te yasayan bir çıfttir. Sinemadakı o geceden sonra An- ne'nın yörüngesinin başka yöne döndügü açıkça ortaya çıkar ve çif- tin arasındaki uçurum zaman geçtik- çe derinleşmeye başlar. Yıllarca ça- balayarak kurmaya çalıştıklan iliş- kınin temeli darmadağın olmak üz- eredir Sen Uyurken (VVhıle >ou \\here Sle- epıng) - Metro istasyonun- dajeton satan Lucy. yalnız yaşmakta ve - benim ailem' diye'biTeceğı bıraıleözlemı ıçindedir. Jeton satarken düzenlı olarak gördüğü ve âşık olduğu gencın hayatı- nı kurtararak yaşamı deği- şir. Sevdigı erkekle bırlikte olmak için bir şans doğ- mustur. *Ba> Mükemmerin aynı zamanda 'Ba> Doğru" olup olmadığını merak et- meye başlar. Başrollerinı Sandra Bullock. Peter Gal- lagher \e Bill Pullman'ın paylaştığı fılmın yönetmc- ni Jon Turteltaub. Bunma'da Gözyaşları (Beyond Rangoon) BaîfTOİIerini Patricia Ar- quette, U Aung Ko ve And>' Bonman'ın paylaştığı fil- min yönetmeni. aynı zaman- da yapımcı ve yardımcı se- narist de olan ve "keşfetme- >e" yönelık filmler yapmayı .sürdüren. 62 yaşındaki Ingi- lizJohnBoorman Film.ko- ca.M ve çocuğu vahşi bir bi- çimde öldürülen Laura Bovvman'ın (Patricia Arquette) anılanndan kaçmak için Uzak do- ğu'ya bir yolculuğa çıkmasıyla birlıkte. bu yolculuk sırasında ge- lişen olay ları. genç kadının Birmanya"da başına gelenlen konualı- yor. Laura"nın Birmanya'dayaşadıklan yaşamının akışını tüınüy- le değıştırir. Politik sinemanın son dönem örneklerinden biri sayılan 'Burma'daGözyaşlan'nda 1988 Birmanyası'nda yaşanan ışkence ve baskılartüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. 40yıla 25 kadarfilmsığdırmış. türden türe atlamış, sinemanın özgür ve haşan çocıığıı öldü B izim kusağın sinemaya gönül vermesinde başı çeken unutul- maz filmlerden "Sessiz Dün- ya", "tdam Sehpası". u .\şık- lar". "Özel Hayat" ve özellikle "Le Feu FoMet" gibi 30-35 yıl öncesinin başyapıt- lannın yönetmeni Louis Malle, geçen perşembe gecesi (23 Kasım 1995) Los Angeles -Beverly Hills'teki evinde öldü. Marlene Dietrich'in hayatı üsrüne. Uma Thurman'la çekmeyi tasarladığı son fil- minigerçekleştirmesineazrailinizinver- mediği. zaten lenf kanserinden muzda- rip Malle'ın ölümüyle sinemaseverler, sinemanın '.Vla\i Vlelek'i-Marlene'inin. 1934"te yönetmen Josef Von Stern- bergMe ilişkisini bıtirdıği ve Nazilere ya- lakalik etmekle Hollyvvood sürgünlüğü arasında zorlandığı. karmaşık dönemine kamera tutacak olası birbaşyapıttan yok- sun ve öksüz kaldılar. tki gün önce TGRT ekranında. biçim- siz bir saatte de olsa bir kez daha "Asan- sör"adıylagösterilen "Assencseurpour l'echafaud - tdam Sehpası"yla 1957"de dikkatı çeken Malle. 30 Ekim 1932"de, kuzeylı. varlıkJı bir buıjuva aılesinin. el bebek gül bebek büyütülen. nazenin ço- cuğu olarak dogdu. Lille yakınlanndaki Thumeries"te. Yı]lar sonra başyapıtı "Hoşçakabn Çocuklar"da tasvir edeceği bir Katolık eğitımiyle Sorbonne'daki siyasal bilim- ler öğreniminin ardından 1951 -53 yılla- n arasında IDHEC'den mezun olarak mesleğeatıldı. 3 yıl kadar kaptan Jacqu- es-Yves Cousteau'yla birlikte çalıştı. de- nizleri dolaştı. kameramanlığını yaptığı. bizim çocukluğumuzu da derinlemesine etkileyen, ünlü denızaltı belgeseli klasi- ği "LeMondeduSUence-SessizDün\a". 1956'da Cannes'da Altın Palmiye'yi ka- zanınca genç ve enerjik sınemacının yo- lu açıldı. Bresson ustaya "Bir tdam Mahkûmu Kaçtı"da çıraklık ettikten sonra. 1957'de Noel Calefin beylik polisiye romanın- dan çektiği. Louis Delluc ödülüyle taç- landınlan ilk filmi "İdam Sehpası'"yla. Hitchcock'u bile kıskandıran. sıradışı bir thrller gerçekleştirdi 25 yaşında. Fran- sız (\e dünya) sincmaMnın gidışıni de- ğiştirecek \veni dalga' akımını haberle- yen. gencecik bir Mites Davis'ın (ve Beş- çakal Louis Malle! lisi'nin) doğaçlama müziklediği bu etki- leyici kara film denemesi. kusursuz bir cinayete gırişen se\ gilileri oy nayan Jean- ne Moreau'yla Maurke Ronet'ye de şans getirdi. "Yenidalga'nın öncüsü ola- rak Truftaut, Godard. Chabrol'lenn ba- şı çektiği 'yenidalga'cı Cahiers du Cine- ma takımının saflarında yer alan, ama aslında hiçbir zaman "ekollerin de teori adamı"olmayan Malle yineJeanneMo- reau'yu vönettiği ıkınci fılmi "Les Amants- Aşıklar"'la üne kav uştu. O dönem ^çin hayli sarsıcı aşk sahne- leri ıçeren "'Âşıklar"ı. 1960'da Raymond Oueneau romanı uyarlaması "Zazicdans le Metro-Zazie Metroda" izledi. 1961 vapımı "Me Privee-Özel Hayafsa ünlü Fransızseks bombası BrigitteBardot'ya kariyerinin belkı de en başarılı rolünü veren Mallein arayışlannı sürdürdüğü ilk döneminin bir başka ilgınç yapıtıydı. Yeniyetmelıkyıllanmızınüsründensi- lindır gıbı geçen. Drıeu La Rochelle uyarlaması "Le Feu Follet" filmiyse ya- şamın anlamını sorgularken gittikçe ya- bancılaşan ve intıhara kucak açan, buna- lımlı birMaunce Ronet'nin umarsızgö- rüntülerıni belleâimize kazıdı adeta Mallein ilk filmi İdam Sehpası-ülüm Asansöriinde Jeanne Moreau. 1964'te. Malle'ın belki de en kişisel \e • sarsıcı filmi denebilecek "Le Feu Fol- let**nin kasvetini dağıtmak için Bardot ve Moreau gibi iki tanınmış Fransız yıldı- zıyla Meksika'da çekilen. şenşakrak vvestern denemesi "Vıva Maria!" ve Je- an-Paul Belmondo'nun zev k ve heyecan ugruna, çalma eylemini yaşamının ama- cına dönüştürmüş genç bir hırsızı oyna- dığı, yergili serüven komedısi kokteyli "Le Voleur-Hırsız". 1960'ların düzeyli ve ılginç eğlenceliklerindendi. Hindistan belgeselleri Gezginci. araştırmacı ruhunun dep- reşmesıyle tıpkı Rossellini gıbı yolunu tuttuğu Hindistan'da çektigı "Phantom India"ve "Calcutta"adlı belgeselleriy- le dönemin Hinthükümetinı hayli rahat- sızeden Malle. 19701ı yıllara. yine her- kesi şokeeden. 1950"lenn Fransız taşra- sındaki bir ensest ilişkisini anlatan ve " Le Souflle au Coeur-Yü rckteki Çarpın- tı"yla girdi. 1974 yapımı. kamerasını yine işgal Fransası"na çe\ırdıği "Lacombe Luci- enr> ledeoldukçasesgetirenyaratıcı-yö- netmen. bu filme gelen tepkilerin de et- kisiyle "ikiyüzlü ve duvarsE" ülkesini bırakıp yenı dünyalara açıldı. Avrupalı yaklaşımıyla küçük yıldız Brooke Shi- elds'i oynattığı ilk Amerikan filmi "Pret- tv Baby"le A^BD'yı de sarstı 1977"de. 1916'nın Nevv Orleans'takı randevu- evlerinde geçen bu filmin ticari başan- si. Burt Laneaster'le Susan Sarandon'u vönettiği. "göçmenkr ve fırsatlar iilke- si"ne düşmüş bu coşkulu. duvarlı ve gö- nül adamı. Fransız yönetmenin Ameri- kan rüyasına ilışkin olumsuz bakışını ıçeren ve 1980 Venedik Film Festiva- li'nde Altın Aslan ödiilünü kazanan "At- lantic Citv-Karanhk Şehir"i çekmesini sağladı. Modern sinemanın en alışılma- dık yapıtlanndan sayılan "M\ Dinner with Andre" (1981) ABD"deki ününü yaygınlaştırdı ve Hollyvvood'un şatafat- İı ortamından uzak durup bağımsızlığı- nı hepkoruyan Malle. sonuna kadar mu- halif kaldı. ideolojik ve estetik kalıplara sığmadı. hervoludeneyerek herçeşit ve türden filmler yaptı. "Crackersia "AJa- mo Ba>"ın gişede yatması üzerine ABDdeıı 1987'deülkesinedönerekbaş- yapıtını gerçekleştirdi: "Au revoir tes Enfants! - Hoşçakalın Çocuklar!" Yine Nazi çizmesi altındakı. savaş yıllannın boynu bükük Fransa- sı'ndaki Gestapo'ya ihbaredilen Yahu- di çocuklannın götürüldüğü bir Katolik okulunda geçen. büyük ölçüdeotobiyog- rafik bu filmi. \enedik Film Festıva- lı'nin büyük ödülü Altın Aslan'ı bir kez daha Malle'a kazandırıyordu I987'de. Son filmleri Kuşkusuz antifaşist sinemanın klasik- lerinden birine dönüşen bu filmi seyret- tiğimiz '87 Venedik Festivalfnde. 1980"de Iskandinavasıllı. Amerikalı fal- cı-vantrilpg bir babanın güzeller güzeli kızı (ekrandan Murphy Brovvn olarak son halini bildiğiniz). oyuncu Candke Bergen'le yine Venedık'te evlenıp ABD'yle Fransa arasında ikıye bölün- müş, ama uy umlu bir evlilık yaşamı sür- düren Malle'in gözlerindeki mutluluğa tanıkolmuştum, Lidodaliseliâşıklar gi- bi el ele, göz göze durumundaki Louis- Candiceçiftıni.peşlenndekıgazetecıor- dusuyla koşuştururken yakından göre- rek. 63 yıllık yaşamında utangaçlığına karşın skandal yaratan fılmlen yüzünden pek başı dertten kurtulmayan (Âşık- lar'dan. Pretty Baby'ye ve Ölesiye'ye ka- dar) ülkesinin geçmişi. ABD'nin de şim- diki zamanıyla ilgilenen. "Ma>ıs'ta Mi- lou"yla 68 dönemine. "amour fou" öy- küsü, 1992 vapımı "Damage-Ölesi- >e"y le yine ensest ilişki temasına dönen Malle'ın henüz göremediğimiz son fil- mi "42. Caddenin \anva Dayısı" da çok ıvi eleştiriler almıştı yakınlarda. Jeanne Moreau'dan Brigitte Bardot'ya. Mauri- ce Ronet'den. Julıette Bınoche'a kadar kımi oyunculara unutulmaz roller ver- miş, rafine ve popüler bir üslup tuttur- muş. kuşağının en önden giden. değışken ve önemlı yönetmenlerinden birı olagel- miş, kuşkusuz yedıncı sanatın Panthe- on'unda yeralmayı hak etmiş. tabulann üstüne üstüne yürümüş bu ebedı genç yaratıcı-yönetmenin. asi ve kişkırtıcı vizyonundan bize bunca yıldıryansımış, buncagüzellikvekeyifadınaşahsenona çok şey borçlu olduğumu itıraf edeyim. Hakkında çok daha kapsamlı yazılması- nı gerektiren Louis Malle'ın ölümü. kö- tü bir sürprız oldu kuşkusuz. her ölüm gibi... KEDI GOZU VECDİ SAYAR En Büyük 'Hocam' 'Haklısınız hocam', 'Sız bilırsıniz hocam', 'Emredin hocam'!.. Kedi milletinin oldum olası sevmediği bir sözcüktür 'hocam'. Bu sözcüğü duyar duymaz. ilkokul anıları canlanır gözümüzde. Yumuşak patilere ınen sert cet- veller; enselerde, kulaklarda bıten guller. Bu acıları anımsamaktansa unutkanlığı yeğlerız çoğu kez. Körü körüne sadakate karnımız toktur. Kulluk etmek de me- ziyetlerımiz arasında yer almaz. Oysa, şımdilerde 'kapıkullan' pek gözde. Siyaset rüz- gârına kapılmış. bir o yana, bir bu yana koşuşturuyor- lar. Kulluk edecek kapı bulma davası, ne yaparsın. Ön- ce kulluk etmeyı öğreneceksın kı, senin de kullann ol- sun... Bu rüzgâra kapılanlar arasında türlü çeşitlı 'hoca 'lar var. Hacı-hoca takımının yanı sıra gerçek hocalar da he- veslenıyor siyasete. Kısacası kedi aklının ermedigi iş- ler oluyor. Ulema takımından kişilerin siyasete gırmesıne diye- cek sözümuz yok elbet. Siyaset düzeyımıze olumlu et- kiteri olur en azından. "Biz ne hocalar gördük iktidar- da' dıye çıkıntılık yapmayın işte. Burokrasideki talihsız serüvenlerine nokta koyan ba- zı hocalar fena halde siyaset yarışına kaptırmışlar ken- dilerini. Düşenler, çıkanlar, yenı hevesli hocalar... Bu toz duman arasında Nasreddin Hoca'nın bile papucu dama atılır vallahı. Bu hoca' takımının siyaset merakı nereden kaynaklanıyor dersintz? Ortak payda, 'iktidar tutkusu' mu, yoksa 'vatana millete hizmet aşkı' mı.. Ne dersıniz? Bir de, sanat alanının 'Aıoca'ları var kı, onlar da çeşit çeşit... Din ticareti yapanlan tanıyorsunuzzaten. Kedi- lerin tanımlamakta, bir yere oturtmakta zorlandıkları türden söz açmak ıstıyorum asıl. Akademısyen'lerden. Kuşkusuz hepsini aynı kutuya koyuyor değılim. Öğren- me süreçlerini tamamlamış, unlarını eleyıp eleklerini duvara asmış olmalanna karşın hâlâ öğretmenliği sür- dürenlerden soz ediyorum. Kendilerine fena halde 'tapan' bu 'hoca'\ar için çev- reterindeki 'mürit'lenn sayısı acayıp önemlidir. Kendi kü- çük modellerini. 'replıka 'larını yaratmak ıçın didinip du- rurlar bir ömür boyu. Bu ışı yaparken memlekete birin- ci sınrf sanatçılar kazandıracakları konusunda en ufak bir kuşkuları yoktur. Istanbul'da açılan 'bienal'ın bu hocalara bazı gerçek- teri anımsatmış olmasını umalım. Klasik akademik çiz- giden ödün vermeye yanaşmayan, "Hele siz önce adam gibi resim yapmasını öğrenin, sonra modern iş- leryaparsımz" diyen yasakçı kafa, bienale çağnlan ba- zı genç sanatçılar karşısında epey sarsılmış olmalı. Neyse ki, bizde de, 'rîoca'sının talepleri doğrultusun- da iş yapmaya karşı duran gençler var. Bıenalde güzel örneklerıni izledık. Sergının kuratörü Rene Block'u kut- luyorum. Soğuktan bıyıkları ve kuyrukları donmuş bir halde Antrepo binasındakı bıenali gezen bir kedi neden oldu bu yazıyı yazmama. "Anımsadın mı" dedi. "Adana Film Festivali'ndekı tartışmayı? Hani. şu ünlü sinema oku- lunun ünlü hocasının söyledıklehni. Bırınci seçılen kt- sa fılmi ödüllendırmenın yanlışlığını vurgulamıyormuy- du? 'Once doğru dürüst film yapmayı ogrensınler. Oku- lu bitirdikten sonra avangard, soyut çalışmalar yapa- bilırier, ama benım okulumda böyle filmler yapmak ya- saktır', dememış mıydi?" Gerçekten de öyle söylemışti. Tanrı, bizi 'kendine çok inanan' hocalardan korusun! Kültiir Bcıkanı Fikri Sağlcır: Kararlar, yaşama doğru biçimde geçmeli ANKARA(AA)- Kültür Bakanı Rkri Sağlar. doğal ve kültürel mırasin korun- masında sadece karar alma- nın yeterli olmadığını. bu kararların doğru bir sekılde yaşama geçırılmesının de çok önemh olduğuııu söy- ledı. Bakan Sağlar. "Doğru ünetilen kararlar, doğru ya- şama geçmedikçc, kültür ve doğal minısın korunmasın- da. gelecrk hazııianmamış demektir"dedı. Kültür \e tabıat \arhkla- rıııı koruma kurulları baş- kanlan ılebırerdeğerlendır- me toplantısı yapan Kültur Bakanı Fikrı Sağlar. kültür mırasının: kolayca tahnp olan. bozulan \ e bir kez y ok olduğunda yerine yeni.sinın konması mümkün olmayan bir değerler butüııü olduğu- nu anınısaı.ırak. bu açıdan koruma kuruilarınm görev- lerinin önemine işaret erti. Bakan Sağlar. koruma kuruilarınm, kültürel ve do- ğal değerlerın korunarak gelecek kuşaklara aktarıl- ması ıçın yapılan çalışma- ları. tarafsız bir potitikayla yürüten mekanızma çekır- değı oluşturduğunu \urgu- ladı. Bakanlığabağlı ^ko- ruma kurulu bulunduğunu belırten Sağlar. kurulların gerek geleneklerı. gerekse yasada tanımlanmis göre\- İeriyle. "ilke kmaru bir tür vargı görevi vaptıklarını" belirttı. Sağlar. bakanlık olarak bu kurullann kararla- rını sonuna dek destekleyc- ceklenni ifade ettı. Doğal vekıiltürelmiraMiı gelecek kuşaklara aktarıl- ması ıçın koruma bılıncinin gehştırilmesı gerektiğını belırten Sağlar. "Zorunlu olarak vapılması gerekcn koruma politikasının bilinç- li olarak y ürütülniesi, kav ıp olarak savahileceğimu yok olmuş kültürel değerlere. ve- nilerinin ı-klcnmemesini sağlavacaktır"dedı. Koruma kurullannın ka- rar aşamasına. yerel yöne- timlerin dc katılmasi gcrek- tiğinı vurgulavan Sağlar. za- man zaman yerel yönetım- lerin bu kararlara tepki gös- terdıklerını ve hatta engelle- meye çahştıklannı söyledi. Fıkrı Sağlar. "Doğru üreti- kn karartar. doğru vaşama geçmedikçe. kültürel ve do- ğal mirasın konınmasında. gelecek hazııianmamış de- mektir" dıye konuştu. Bakan Sağlar. kurulların, kararlarını yasa. yönetme- lık. ilke kararları ve o yö- reyle ilgilı genel kararlar çerçevesınde alınalartnı is- terken. y asa ve y önetnıelik- le belirlenen temsilcilerin yanı sıra ılgılı uznianların da görüşlcrının aiınması ge- rektiğını savundu. Alınan kararların uygulanabılecek nıteiıkte olmaM gerektigini de belırten Sağlar. koruma polıtıkasında açıklık rK>hti- kasına da ağırlık vcrılmesi- ııı ıstedi. GÖSTERİMDEKİ FİLMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ • • • • • • • • • • • • • • • • Aşk ve Yalanlar Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı Apollo 13 Çılgın Aşk Denizde Isyan Fransız Öpücüğü İlk Şövalye iş Dünyası Yasak ilişki 101 Gece Yargıç Dredd Zor Ölüm • * • • : Kaçırılmayacak başyapıt / •••: Başarılı / • * : Seyretmeye değer/ *: Seyredilmese de olur
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog