Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

4 OCAK 1995 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Özgürlük Köyü halkı, Bakan Köylüoğlu'na başvurarak cami yapımının durdurulmasını istedi Aleviköyüne zorla camiERGÜNAKSOV ANKARA- Ereğli'de Akvilerin yerleşim biri- mi olarak bilinen Özgürlük Köyü'ne, Ereğli Müf- tülüğû'nün desteğiyîe "zorla" cami yaptınldığı öne sürüldü. Nüfusunun yüzde 99'u Alevi olaıı Özgürlük Köyü halkı, Insan haklanndan sorum- lu Devlet Bakanı AzünetKöyiüoğlu'na 281 imza- h dilekçe göndererek cami yapımının durdurulma- sını istediler. Köylüler, "Cami inşaatma köy hal- kı olarak zerre kadar katkımız olmadu olmayacak da. Alevilerin inancında camide ibadet yapma ge- leneği yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'nin idari ya- pısuıda, her kesimin din ve ibadet özgürlüğünün zorla baskı altında tutulamayacağı, değistirileıne- yecegi belirtilmiştir. Din te vicdan hürriyeti uhıs- lararası anlaşmalaria da teminat altına alınmtş- tır" göriişünü savundular. lnsan haklanndan so- rumlu De\ let Bakanı Köylüoğlu, Alevi yurttaşla- nn başvurusu üzerine inceleme başlatarak Konya Valiliği'nden bilgi istedi. lnsan haklanndan sorumlu Devlet Bakanı Azi- met Köylüoğlu'na gönderdikleri 281 imzalı di- lekçede, Ereğli bölgesine, 1968 yılında Tunceli ve Erzincan'dan göçtüklerini belirten Özgürlük •Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Özgürlük Köyü'nde yaşayan Alevi kökenli yurttaşlar, cami yapımının din ve vicdan hürriyetiyle bağdaşmadığını söylediler. Köylüler, 'Alevilerin inancında camide ibadet yapma geleneği yoktur. Türkiye Curnhuriyeti'nin idari yapısmda her kesimin din ve ibadet özgürlüğü yasalarla teminat altına almmıştır' göriişünü savundular. Köylüler cami yerine okul ve sağlık ocağı yapılmasını istediler. Köyü halkı. "Hepimizayıugelenekveinançlarasa- hibiz. Köyümüzde farkh manctan kimse yoktur. Yani hepimiz Alevi inanç ve geleneklerine bağlıyız. İbadetlerimiz de Alevi inancı ve geleneklerine bağ- lı olarak yapılmaktadır" dediler. Dilekçelerinde. köylerine cami yapılmasını istemediklerini belir- ten köylüler. şunlan söylediler "Köy lülerimizden olup Ereğli'de ticaretle uğra- şan ikj^üç kişi. Ereğli'de bazı çevrelerle çıkar iliş- kileri içine girerek dışardan toplanan yardımlarla zorla köyümü/e cami yaptırmaktadırlar. Ereğli Müftülüğü'nü de arkalanna aian bu kişiler. ihti- yacımızolmayan cami inşaatını bir yıldır başlatmış bulunmaktadırlar. Ayncacamiinşaatının kö> hal- kının ortak malı olan arsa üzerinde yaptınlması da, rahatsızlığımızı iki katına çıkarmıştır. Köy halkı olarak, cami inşaatina zerre kadar katkımız olma- du olmayacak da. Alevilerin inancında camide iba- det yapma geleneği olmadtğmdan, böyle bir ibadet- haneye ihriy acimız yoktur. Bu inançtaki insanlara da saygı ve hoşgörümüz sonsu/dur. Aynı hoşgörü- yü başkalanndan bcklcmck hakkımızdtr. Türkiye Cumhuriyeri'nin idari yapısmda da din ve vicdan hürriyetri yasalarla teminat ve güvence altına alın- mıştır. Herkes inandığı gibi yaşamalıdır. Bu. cum- huriyerin temel ilkesidir. Din ve >icdan hürriyeti uluslararası anlaşmalaria da güvence altına alın- mıştır. Uluslararası anlaşmalara uyulmaması suç teşkil eder." Okul ve sağlık ocağı yapılmah Cami yerine okul ve sağlık ocağınagereksinim- leri bulunduğunu belirten Özgürlük Köyü halkı, bu yönde bir çalışma başlatılmasi halinde destek vereceklerini söylediler. Aleviler olarak gelenek- lerini ve göreneİclerini yaşatmanın en doğal hak- lan olduğunu savunan köylüler, dilekçelennin son bölümünde görüşlerini şöyle dile getirdiler: "Gelenekleri yaşatmak için insanlann hoşgörü içinde olmalan gerekir. Toplumsal sonımluluğu- muzun bilincinde köyümüze cami yapılmasına gönlümüz razı değildir. Muhtaıianmız da bu tica- ri ve kiştsel çıkara alet edilmişlerdir. Yeni bir top- lumsal yaranın ortayaçıkmasına müsaadeedilme- yeceğine inanmak istiyoruz. Bir yıldan berl bürün ısrarianmıza karşın, vaptınlan bu camiden vazge- çilmetidir. Bunca iyi niyet ve çabalanmıza olumlu yanıtlar alamay ınca, bu demokratik tepkimizi im- zalanmızla kamuoyuna ve ilgililere duyurma ihti- yaa duyduk. Eğer Türkiye'de demokrasinin var ol- duğuna insanlar inandınlmak isteniyorsa, bu tale- bimiz yetkilfler için bir firsattır." Alevi yurttaşlann başvurusu üzerine inceleme başlatan Bakan Köylüoğlu, Konya Valiliği'ne bir yazı göndererek, bilgi istedi. Köylüoğlu ya/ısın- da, "Anayasamızın 2. maddesindc bclirtildiği gibi laik bir devlet oluşumuz, ay nca y ine anayasal hak olan din ve vicdan hürriyeti ışığında inceleme ya- pılarak bilgi verilmesini rica ederim" dedı. Yasalara uymayan dershane kapatıldı •Bursa'da Dershaneler Birliği'ne üye 13 dershane tarafından yapılan başvuruda, Yeşilırmak Dershaneleri'nin yönetmelik ve yasalara uymadığı belirtildi. tncelemeye alınan dershane 7 gün kapatıldı. Dershanenin Fethullah Gülen ile yakınhğı ileri sürülüyor. LEVENTGENCELLİ BURSA - Bursa'da 6 şubesi olan Yeşi- lırmak Dershanelen hakkında yönetmelik ve yasalara uymadığı gerekçesiyle 7 gün kapatma karan verildi. Milli Eğitim Ba- kanlığı'ndan Bursa ll Milli Eğitim Mü- dürlüğü'ne gönderilen talimatta, Yeşilır- mak Dershaneleri'nin 26 haziran tarihin- den itibaren 7 gün süre ile faaliyetten men edilmesi istendi. '- Bursa'da Dershaneler Birliği'ne üye 13 dershane tarafından 8 Temmuz 1994'te ya- pılan toplu başvuruda, Yeşilırmak Dersha- neleri'nin yönetmelik ve yasalara uymadı- ğı belirtilerek şöyle denildi: "tlimizde faaliyet gösteren Yeşilırmak Dershaneleri'nin çeşitli radyolarda yayım- lanan reklamlannda (kasetleri elimizde mevcut) ve ekli el Oanlannda Dershaneler yönermeliŞine aykın yaymlannı tespit et- miş bulunmaktayız. Ekli el ilanından da anlaşılacağı gibi gerçek dtşı açıklamalarla kamuoy u yandtümaktadır. Tamamen ha- yali bir şekikJe Bursa'da ÖSS sınavını ka- zanan ilk 10 öğrenciden 7'sinin Yeşilırmak Dershaneleri'nin öğrencisi olduğu iddia edilmektedir. Oysa ki ÖSYM'nin resmi Hs- telerinden anlaşılacağı gibi bu açıklamalar maalesef yalandır." tnceleme tamamlandı _ _ Müfettişlerin hazırladıklan rapor uya- nnca bakanlık, Yeşilırmak Dershanele- ri'nin yöneticilerinin uyanlmasını ve dershanenin 7 gün süreyle kapatılmasını kararlaştırdı. Yeşilırmak Dershaneleri'nin Fethullah Gülen cemaatıne yakın kişilerce yönlen- dirilen özel liselerle de yakın ilişki içinde olduğu öne sürülüyor. Bursa'da kurulu bulunan Özel Nilüfer Lisesi'nin kuruculan arasında bulunan ba- zı ısimlerin, Yeşilırmak Dershaneleri'nin de kuruculan arasında yer aldığı öğrenil- di. Bu grupta yer alan dershanelerin Dershaneler Birliği üyesi olmadığı ve ken- di görüşündeki dershanelerce kurulan Güven Dershanelen Birliği içinde yer al- dıklan bildirildi. Vahdettin'i öven öğretmene soruşturmaİZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)- Betontaş Lisesi Din ve Ahlak Bilgisi Öğ- retmeni Raraazan Yıldız hakkında, ders- lerde. "Atatürk'ü alcaltıeı yaklaşımlarla yerdiği, buna karşın Padişah Vahdettin'i övdüğü" savlanyla soruşturma başlatıldı. Edinilen bilgilere göre Yıldız, iki hafta önce 1/A sınıfmda konu dışı olarak Ata- türk'e değindi. Savlara göre Yıldız, Ata- türk'ün annesi Zübeyde Hanımın iki kez evlendiğini, Yahdettin'in *S«tan haini" değil, Mustafa Kemal'i Anadolu'yagön- deren padişah olduğunu söyledi. Dognı değerlendirmeler yapmalan için öğrenci- lere Atatürk yanlısı degil, biraz da "afcyh- te" kitaplar okumalannı öneren Yıldız, o dönemin koşullanna göre Atatürk olma- dan da Kurtuluş Savaşı'nm kazanılacağı- nı dile getirdi. Bazı öğrencilerin durumu velilerine an- latmalan üzerine Yıldız'a tepkilergelme- ye başladı. Okulu giden bazı veliler, Mü- dür Çetin Zengin'le görüşerek Yıldız'ı şi- kayet ettiler. Zengin, bunun üzerine Yıldız hakkında soruşturma başlattı. Uygulamayasa dışı Karabfik Demir Çelik Fabrikalan'nın işlerme ve mülkiyetine talip olan Hak-tş Konfederasyonu Genel Başkanı Necati Çetik, işletmenin rasyonel ve verimlflik anlamında özel sektör manbğı ile işletUeceğini söyledi. (Fotoğraf: HATlCE TUNCER) Kardemîr operasyonunıın altmdan Yahııı Erez çıkü •Uzmanlar, Özelleştirme Yasası'nın 'bedelsiz satış veya devir' uygulamasına olanak tanımadığını belirterek 'Danıştay'a gidilirse 48 saat içinde iş durdurulur' diyorîar. •TOBB Başkanı Yalım Erez ise uygulamanın yasal olduğunu savunarak 'Kimse Danıştay'a filan gitmez. Bu özelleştirme işi olacak. 3 ay içinde bu olmadığı takdirde ben TOBB Başkanlığı'ndan istifa edeceğim' dedi. NURSUN EREL ANKARA- Karabük Demir Çelik Fabrikalan'nın "1 Kralık bede)" karşılığında çalışanlara ve yöre halkına devredilmesi uygulamasının Özelleştinne Yasası'pa ters düştüğü öne sürüldü. Yasada. "bedeteiz satış veya devir" konusunda herhangi bir hükme yer verilmediğini ileri süren uzmanlar, u Danıştay'a gidilmesi durumunda, uygulama 48 saat içinde durdurulur" göriişünü savundular. Kardemir operasyonunu yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Yahm Erez ise uygulamanın yasal olduğunu savunarak "Kimse Danıştay'a filan gitmez. Bu özelleştirme işi olacak. 3 ay içinde bu olmadığı takdirde ben TOBB Başkanlığı'ndan istifa edeceğim" dedi. Yasaya ters Kardemir'in özelleştirilmesine ilişkin Özelleştinne Yüksek Kurulu Karan, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. Kuruluş hisselerinin yüzde 35 oranmda çalışanlara, yüzde 30'la Karabük-Safranbolu Sanayi ve Ticaret Odası üyelerine, yüzde 10'îa Karabük ve Safranbolu esnaf dernekleri üyelerine, yüzde 25'le de yöre halkına dağıtılmasını Hak-îş, Karabük için 'sol'dan destek istedi GÜNEŞGÜRSON ANKARA - Karabük Demir Çelik Fabrikalan'nın işletme ve mülkiyetine talip olan Hak-tş Konfederasyonu Genel Başkanı Necati Çelik, "Karabük'te rasyonel işk-tmecflik esas olacak. Karabük. verimKHk anlamında. özel sektör mantıgı ile yönetOecek. Profesyonel kadrolar yönetecek. Sendika, çalışanlar ik işlefme arasındaki dengeniı oluşmasmda, işletmenin vkdanı olacak" dedi. Karabük modelinin yaşama geçmesi için 'sol'dan destek isteyen Çelik, "Üreten biziz, yöneten de biz oiacağız, sol slogandL Slogan ohnaktan çılap Byguianacak. Sol, bize destek vermeü. uyanlarmı bize aktarmair dedi. Çelik. Cumhuriyet e yaptığı açıklamada, Karabük'te '^çinin ekmeğivie ve işiyle oy nanmadan. rasvt»nel i^etmecffik yapıtecagını' söyledi. Sendikanın 'iş giivencesi'konusunda hassas olduğunu ve isteklerinin hükümet tarafından kabul edildiğini belirten Çelik, "TürkiyeVle böj-te bir modeJe iıtiyac vmr. Yeni bir modefi denemek; cesan^kendmegü>«n,baş^molavxBasanbolnıasmnışartiarırvi kurulmah" dedi. Çelik, Özçelik-lş Sendikasf nın yöre halkı ve Türkiye'nin çıkarlannı esas alarak hareket ettigini ifade ederek btlim adamlanna işletme modeli projesi hazırlattıklanm söyledi. Sermayenin tabana yayılması ilkesinin yaşama geçrnesinin hedeflendiğini kaydeden Çelik, işletmede şeffaf bilanço uygulanacağını ve üretim politikasmda siyasi yönlendirmeler olmayacağını vurguladı. öngören karar, devir bedelinin ise '1 Bra' olmasını hükme bağlıyor. Uzmanlar ise Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) karannın kısa bir süre önce yürürlüğe giren 4046 sayılı yasaya ters düştüğünü savunarak, şöyle diyorîar: "Özelleştirme Yüksek Kurulu, özellestirme Yasası'nda bulunmay^n bir yetkiy i kullanmıştır. Yasa, bedelsiz satış veya devire imkan veren herhangi bir hüküm içermiyor, oysa yapüan bedelsiz devirdir. Yasa İ8. maddesi ile özeUeştirme yöntemlerini saymış, burada bedelsiz satış veya devir yer alrmyor. Yasanın 17-18-19-20. maddeleri ise devirlerin ihale yolu ile olacağını hükme bağlayarak. ihale mekanizmasının nasıl çalışacagını anlatmış. Yani ihale mutlaka yapılacak. Oy sa Özelleştirme Yüksek Kurulu karan bu sınıflandırmalardan hiçbirine uymuyor." Aynı çevreler, taraflardan birinin bugün Danıştay'a girmesi durumunda uygâlamanın yüksek mahkeme tarafından 48 saat içinde durdurulacağmı belirterek şu görüşleri savundular Danıştay durdurur "Ancak yasaya av kın olduğu acıkça ortada olan bu uygulama için hangi babayiğit Dantştây'a gidecektir? Kimse ilk bakışta Kardemir çalışanlan ve yöre halkının lehine olduğu zannedilen bu uygulamanın durdurulması gibi bir sevimsiz davranışı göze alamaz. Dolayısıyla özelleştirme sözümona yüriir. Aslında hükümetin burada yapmak istediği şudur: lşlemeyeceği belli bir uygulama ile birkaç ay hem işçikri hem yöre halkını oyalamak. Ondan sonra da "Işte gördünüz, özelleştirme ile de ayakta duramadı. Kardemir'i kapatmaktan başka çare kalmadı' demek." 2 Aralık 1994 günü Başbakan Tansu ÇiDer tarafından Kardemir operasyonunu yönetmekle görevlendirilen Türkiye Odalar Birliği Başkanı Yalım Erez ise eleştirileri "felaket tellallığı" diye değerlendirerek, şunlan söyledi: Erez: İstifa ederim "Kardemir AŞ olayını yasaya ters diye yorumlayanlar. önce Özelİeştirme Yasası'nı okusunlar. Yasada karnu yaran gözetilerek bu türden operasy onlar yapılabilmesine imkan tanınıyor. Kimsenin endişesi olmasın. Bu özelleştirme olacak. Eğer 3 ay içinde olmazsa, ben Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği BaşkanlığTndan istifa edeceğimi burada taahhüt ediyorum." Erez, -kendisinin bu işin içinde neden yer aldığı" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "3 ay içinde özeüeşecek" "Hükümet, 5 nisandav Yıl sonuna kadar burayı özelleştiremezsem kapatacağım' dedL 9 ay bu işin yanhşhğı konuşuldu, ama ortaya bir alternatif konulamadı. Ben de 2 aralıkta bu işi yapmava talip oldunv, 22 aralıkta ise operasy on tamamlandı. Demek ki istenince her şey yapılabiliyor. Rusya'da, Bulgaristan'da bu işler olabiliyor da biz niye yapamıyonız? Yaşamımıza felaket tellallan hakim olmuş da ondan. Olaylara biraz iyimser bakarsak. her işin üstesinden geliriz. Göreceksiniz 3 ay içinde burası gayet güzel çalışır durumda özelleşmiş olacaktır." Özelleştinne tdaresi yetkilileri ise Özelleştinne Yasası'nda, bedelsiz satış veya devir yetkisi olmamasına karşm, yasada yer alan "işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar" hükmünün bu uygulamaya olanak tanıdığını savundular. HAFTAYA BAKIŞ AHMET TANER KIŞLALI İşte İmam, İşte Cemaat!••• Çirkin var olmasaydı, acaba güzelin değerini bilebilir miydik? Ne güzel söylemiş bilge kişi: "Tann'ya dikenligülyarat- tığı için kızacağına, dikenlerarasında gülyarattığı için şük- ret!" Yeni yıla da doğanın bu birbirinden aynlmaz parçalany- la birlikte girdik. Bir yandan iyiyi, güzeli, neşeyi, insanı in- san olarak sevmenin erdemini yaşadık. Öte yandan da kötüyü, acıyı, acımasızlığı, ınsan sevgisizliğini, kendinden farkh olana kızgınlığın ilkelliğini... ••• Adamın biri buyuruyor: "Nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olan birülkede hu- kukun dine uygun olması, en azından sosyolojik zaruret- tir." Yani "Devletin yasalan, dinin gereklenne göre yapılma- lıdır!" diyor. Kim bu adam? Diyanet Işleri Başkanı... Yani, laik birdü- zende, din işlerini devlet işlerinden ayn tutma görevini üst- lenmiş "en üst düzey" yöneticı. Ve daha laikliğin en temel ilkesinebilekarşı... Adamın biri buyuruyor: "Laik gazetecilerden, utanmaz olan biri, haddini aşmış. Diyanetlşleri Başkanı 'nı tenkit ediyor. Hıristiyan dünyasm- da, birgazeteci çıkıp Papa 'yı eleştırse orası yerte birolur... Yahudi milletini, Rumlan, Ermenilen, Bulgarlan, komü- nistleh; vatanımıza, dinimize, mukaddesatımıza uzanan elleri kahnperişan eyle Yarabbi!" Diyanet Işleri Başkanı'nı "peygamberin temsilcisi" ilan ediyor. Papa'ya eşdeğer sayıyor. Yani baştan aşağı yanılgı ve yanlışlar içinde. Üstelik de temelinde "insan sevgisi" ve "iyi ahlak" olan dini, bir kin ve düşmanlık aracı haline getirmeye çalışıyor... Kım bu adam? "llahiyat" profesörü... Yani, laik bir dü- zende, laikliğin gereklerine uygun, çağdaş kafalı, aydınlan- mış din adamı yetiştirme görevini üstlenmiş "en üst dü- zey" egiticilerden birisi... • • • iki adam buyuruyor: "Bu bir tabii afettir. Herkesin katılabıleceği bir olaydır. Kimsenin hayatı ile oynamak istemeyiz. Teşhis edemeye- ceğiz." "Doğal alet" saydıklan olay, Sıvas'ta 37 kişinin -benzin dökülerek- yakılması olayıdır. Bu işe "herkesin katılabile- ceğini" söylemekte ve bunu da "doğal" saymaktadırlar. Bu nedenden dolayı da suç saymadıklan bir fiile katılanlan "teşhis" etmek ıstememektedirler. Kimdir bu adamlar? Olay sırasındaki Sıvas Emniyet Müdürü ile Terörie Mü- cadele Şube Müdürü... Yani. olayı önlemek ve sanıklan ya- kalamakla "bırinci derecede" sorumlu olanlar... Ve bazı "adamlar" buyuruyorlar: "Laikperestlere karşı dindartann hayat tarzı özgürtüğü- nü sahiplenen gerçek laikler, tıpkı belediye kamu mekân- larına içki yasağı getirilmesinde olduğu gibi, son yılbaşı gibi potlarta zor duruma düşüyor. Mevzi kaybediyor. Üs- telik, böylesıne potlar laikperestlerin eline bulunmaz koz veriyor." Elbette yazının başında sıraladıklanmız "pot" bile sayıl- mıyor. Içkı yasağından ve yılbaşına karşı tavırdan "bazıla- n" vazgeçse, "laıklik" açıstndan sorun falan kalmayacak. u Peki bu "veciz ve nefis" Türkçeli "adam"lar kimter? "Laik" basından bazı köşe yazarian... Hani "dinci" ve "Kûrtçü"\er\e kol kola, Atatürk'ten ve devriminden geriye kalanları da yıkıp "2. cumhuriyet"\ getirmek azım ve ka- rariılığında olanlar. Sayın Boyner'in ve SHP içindeki "uzan- ft"lannın dostlan. "Laikperest"\er ise bizleriz. Yani Kemalıstler! Ve düşünmenin bedelini, ölüm ile felçli yaşam arasında savaşım vererek ödeyen sevgili Onat Kutlar... • • • Ama yaşam çirkinliklerden ibaret değil! örneğin, Atatürk'ün CSO'sunun "Yeni Yıl Konseri" çok güzeldi. Şef Gürer Aykal ve göğsündeki Atatürk rozeti çok güzeldi. Gecenin sürprizi olarak sunulan bale gösterisi çok güzeldi. Baleyi "belden aşağı"sayan, akıllan bellerinin aşağısın- dakilere, seyircinin verdiği coşkulu yanıt çok güzeldi. Ve Atatürk Spor Salonu'nu "para vererek" dolduran, on bini aşkın "laikperest" çok çok güzeldi... Tüm çirkinlikleri onlann olsun, güzellikler bizim! Alman Milletvekili Cem Ozdemir Türkiye insan haklarında adını atnıah•Alman Yeşiller Partisi"nden milletvekili seçilerek geçen yıl parlamentoya giren Türk kökenli Cem Ozdemir düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin düşünce özgürlüğü ve demokratikleşme konusunda adım atamadığını söyledi. İstanbul HaberServisi- Al- man Yeşiller Partisı Milletveki- li Cem Özdemir. Türkiye'nin, Ortak Pazar ile gümrük birliği- negirebilmesi için insan hakla- zar'a giden yolun kapısını aça- cağını da-dile getirdi. Yeşiller Partisi olarak Türkiye'yi, Avru- pa'nın vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini ifade eden rı konusunda atması gereken Özdemir, şöyle devamefti: "Biz, adımlar olduğunu söyledi. Bu ne Türkiye'yi A\Tupa'sız düşü- nüyoruz ne de Avrupa'vı Törkl- ye'siz düşünüyoruz. lnsan hak- lanna y önelik baskılann son bul- ması için atılacak en iyi ve en inandıncı adım, düşüncenin suç olmaktan çıka- nlması ve de- mokratikleşme paketinin en kısa zamanda hayatı geçirilmesidir." Türkiye'deki insan haklan so- runlarının çö- züm yerinin, ne Brüksel ne de dünyanın başka Türkiye'yegeldı. Cemözdemir birşehrio.dugu- SepetçilerKasn'ndadünbirba- Özdemir.' sın toplantısı düzenleyen Cem Özdemir, nasıl milletvekili se- çildiğinden Türkiye'deki insan haklan sorununa kadar çeşitli açıklamalarda bulundu. lnsan haklan konusundaki baskılann son bulması için Tür- adımların başında ise düşünce özgürlüğü ile demokratikleşme paketınin geldiğini vurgulayan Ozdemir. "Ancak, Türkh'e bu adımlan henüz atmadı. atama- dı. Eğer ileriye y önelik adımlar atılırsa bizim işi— miz daha da ko- laylaşır" dedi. Alman Yeşiller Partisı'nden mil- letvekili seçile- rek geçen yıl par- lamentoya giren Cem özdemir , çeşitli temaslarda bulunmak üzere kiye'nin bu konuda somut adım- lar atması gerektiğini belirten Özdemir, söz konusu adımlann. gümrük birliğine ve Ortak Pa- nu dile getıren *Bunu ancak, TOrki- y^'deki insanlarçözebilir" mesa- jını verdi. Cem özdemir. bir gazeteci- nin. -PKK'ye bakış açınız ne- dir" şeklindeki sorusuna karşı- lık olarak "Gerek ben gereksc Yeşiller Partisi, PKK'yl dry^kig partisi olarak görmüyoruz" kar- şılığını verdi. Ozdemir şiddet ve terör yanlısı derneklere sıcak bakmadıklannı belirtti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog