Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet fmtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın V önetmenı Orhan ErinçO Genel Yayın Koordınatörır Hikmet Çetinkava 9 Yazıışlerı Mudürlerı Ibrahim Vıldız (Sorumlu). Dinç Tayanç • Haber Merkezı Mudurü. Hakan Kara 0 Görsel Yönetmen. Fikret Eser Dış Haberler. Ergun Bakı • Utıhbarat Yalçın Çakır # Ekonomı Bülent kı/anlık • Radyo-TV Uygar Eremektar • Kültur Handan Şenköken 0 Spor. Abdülkadir Vücelman # V urt Haberler Mehmet Saraç 9 Makaleler Sami Karaören 0 Çevırı Sevfettin Turhan # Duzeltme \bdullah Vazıcı Yayın Kurulu llhan Selçuk (Ba'şkan). Orhan Erinç, Oktav Kurtböke. O/gen Acar. Hikmet Çetinka\a, Şükran Soner, Ergun Balcı. Dinç Tayanç, Ibrahim Vıldız, Orhan Bursaİı, Mustafa Balbav. Ankara TcmsılciM' Mustafa Batba) 0 Haber Muduru Doğan Akın Atatürk Bulvarı No 125. Kat 4. Bakanlıklar-Ankara Tel 4l95020(7hat), Faks 41950270 Izmırlemsılcısı Serdar Kızık, H Zıya Bl\ 1352 S 2 3 Te! 4411220. Faks 4419117 0 Adana Temsılcısı Çetia Yigenoğlu, Inönu Cd 119 S. No 1 Kat I, Tel. 3522550. Faks,- 3522570 Muessese Müdürü. Erol Erkut 0 Koordınatör AhmetKonılsan0Muhasebe Bûlent)ener 0 Idare Hüsevin Cürer 0 l^letme Önder Çelik 0 Bılgı-lşlem Nail tnal 0 Bıigısayar Sıstem Mürüvet Çiler 0 Rcklam Reh* Işıtman 0 Halkla tlışkıler Nurten Berksoy Yı^ımlatan * Turkocaj Lid e Basan: \enı Gun Hab€T Ajansı, Basın \ e "Yavıncılık A S 19 A' Cağaloglıı 34334 lst PK 246 Islanbul Tel (0 212ı 512 05 05 (20 hall Fak> (0 2 1 2 ) 5 1 3 8 5 * 5 4OCAK 1995 lmsak.5.50 Giineş: 7.22 Öğle: 12.14 Ikındı: 14.35 Akşam 16 56 Yatsi: 18 21 Eskl yat, tekrap yeften açacak • ÇeviriServisi-1901'de zengin bir aıle ıçın inşa edilen Artemis ısimlı yat. 50 yıldır çürümeye terk edıldığı nehir yatağından bır grup tekne yapımcısı tarafından çıkanlarak onanma alındı. 30 metrelik teknenin onanmı için 250 bm sterlın (yaklaşık 5 milyar lira) harcanacak. 2 direkli, 8 kişilik yanş teknesının 1946yılından bugüne dek kadenne terk edilmesine karşın, tahta kısımlanntn son derece iyi durumda olduğu, kısa sürede tekrar yanşlara katılabileceğı belirtildı. yüzerek geçîlebilir mi? • P.\RİS(AA)-Atlas Ok>anusu'nu yüzerek geçmek ısteyen Fransız yüzücü Day Delage. yolun dörtte birliİc bölümünü tamamladı. Yolculuğun organizatörlerinin verdıği bilgiyegöre Delage. 16 arahkta Afrika'nın kuzeybatısmdeki Cap Verde Adası'nda başladığı yolculuğun 1086kılometrelik kısmını 1 ocakta tamamladı. 42 yaşındaki Fransız > üzücü Day Delage'nin. kendisi ıçın özel olarak imal edilen palet ve dalgıç elbisesiyle yüzdüğü kaydedildı. Karayaoturan gemi • İSTANBUL(AA)- Alman bandırah Alumbay adlı kontey nır ıle çarpışüktan sonra sürüklenerek Sarayburnu'nda karaya oturan Malta bandırah Serenity adlı kum yük gemisını kurtarma çalışmalan, kaptan veva acenteden dün herhangı bır talep gelmediğinden başlatılamadı. Konusma rekoru Tahtakale'de • Haber Merkezi - Netaş ürünü. Tahiakale DMS-200 tipı sayısal şehirlerarası santrahnda, yılbaşı akşamı bir saat ıçerisinde 1 milyon 220 bin çağnyla rekora ulaşıldığı behrtıldı. Bu rakamın 1985 yılından bu yana ilk kez gerçekleştiği açıklanırken santralda normalde saatte 450 bin konuşma yapıldığı ifade edildi. Tayyip Erdoğan'ın bazı köşk ve kasırlan farklı amaçlarla kullanma tavnna Gülersoy'dan sert yanıt: Erdoğan'ıniddialarıgerçekcbşıMUHARREM AYDES RP'lı Istanbul BüyükşehırBe- lediye Başkanı Tayyip Erdo- ğan'ın yakın bır zamana kadar Türk Turing Otomobıl Kuru- mu'nca restore edilerek işletılen köşk, kasır \e ormanlık alanlar için, "Arükoralarda hacıyağı ko- kanlar olacak" sözlcnnı Çelik Gülersoy sert bır dille yanıtladı Çelik Gülersoy," Bu yalnızca İs- tanbul için değil Türkiye'deki ta- rihsd mirasın gelecek kuşaklara aktanlması olayuıda büyük bir tehlikedir" dedı. Erdoğan da dun yaptığı açıklamada, "Güler- soy'un amacı kahraman ol- mak"dedı. Kültür Bakanlığı'nın bılgi ve tecrübesinden yararlanmak iste- dıgi ve bu amaçla, üzerinde bazı değişikliklerplanladığı 2863 sa- yılı Kültür ve Tabiat Varlıklannı Koruma Kanunu'yla ilgıli olarak görüşlerine başvurduğu Çelik Gülersoy, Tayyip Erdoğan'ın ıd- dialanyla ilgili olarak yönelttı- ğimiz sorulan yanıtladı Gülersoy. "Tayyip Erdoğan geçenlerde Turing işletmele- riyle ilgili vapılan yayınlardan ötürü basını suçladı ve 'Bun- dan sonra buralarda hacı yağı "Sayın Tayyip Erdoğan göreve yeni gelmiş bir belediye başkanıdır. Hem de kendisinin deyimiyle zamanı çok dolu geçen birisidir. Ben Tayyip Erdoğan'ın sözünü ettiği Turing| işletmelerini yakından gezip tanıdığına inanmıyorum. ÇetikGüiersoy lddialan gerçek dışıdır. Çevresindekilerin kendisine aktardığı yanlış bilgiler neticesinde böyle bir iddiayı ortaya atmış diye düşünüyorum." "Biz buralann işletmesini ilk aldığımızda, Hıdiv Kasn'nın içinde atlar koşuyor, Türk filmleri çevriliyordu. Bir diğerinde bekçi ve koyunlan vardı. Her yer kınk dökük içindeydi. Buralan restorasyon Tayyip Erdoğan yöntemiyle gerçek kimliğine kavuşturduk. Bu ucuz bir şey değil. Geçen yıl Hıdiv Kasn için 2 milyar lira harcadık. Belediye yasadaki boşluklan kendi çıkarlan için kullanmayı amaçlıyor." kokanlar olacak. Arada sıra- da bunlar boğaza karşı kafayı buluyorlardı. Şimdi bulamava- caklar. bütün dertleri bu, bası- nın' şeklinde konuştu. Bu iddi- alarla ilgili yorumunuz nedir" sorusuna şu yanıtı verdi: "Sayın Erdoğan göreve yeni gelmiş bir beledive başkanıdır Hem de kendisinin deyimiyle zamanı çok dolu geçen birisi- dir. Ben şahsen Tayyip Erdo- ğan'ın sözünü ettiği Turing iş- letmelerini vakından gezip ta- nıdığına ve bu mekânların na- sıl kullanıldığına yeterince ta- nık olduğuna inanmıyorum. İddiaları gerçek dışıdır. Ancak çevresindekilerin kendisine aktardığı yanlış bilgiler netice- sinde böyîe bir iddiayı ortaya atmış diye düşünüyorum. Ay- rıca kendisiyle daha önce yap- tığımız bir ikili görüşmede Tu- ring'in işlettiği kurumlara in- sanların kentin gürültüsünden kaçıp, huzur bulmak, temiz hava teneffîis etmek ve kuş ses- leri dinlemek için geldiğini söy- lemiştim. Asıl önemlisi ise bu mekânlar daha çok yabancı tu- ristlerin ilgilerini çekiyor ve hem döviz gelirleri hem de Türkiye'nin yurtdışında tanı- tılmasında önemli bir işlevi ye- rine getiriyorlar." Bir yüda Ud milyar harcama Çelik Gülersoy, sözkonusu mekânlar için ödenen kira bedel- lerinın düşük olduğu biçıminde- ki iddialan ıse şöyle yanıtladı: "Biz buralann işletmesini ilk aldığımızda, Hıdiv Kas- n'nın içinde atlar koşuyor, Türk filmleri çevriliyordu. Bir diğerinde bekçi ve koyunlan vardı. Her yer kırık dökük içindeydi. Buralan restoras- yon yöntemiyle gerçek kimli- ğine kavuşturduk. Bu sanıldı- ğı kadar ucuz ve basit bir şev değil. Yalnızca geçen yıl Hıdiv Kasn için 2 milyar lira harca- dık. RP'li belediyenin tavn hu- kuksal açıdan doğaldır. Ancak belediye vasalardaki boşlukla- rı kendi çıkarları için kullan- mayı amaçlıyor. Bu yalnızca İs- tanbul için değil Türkiye'deki tarihsel mirasın gelecek kuşak- lara aktanlması olayında bü- yük bir tehlikedir. Çünkü işin uzmanı olmayan kişilerin clin- de bu mekânlar kısa bir zaman içinde yokolup gidecektir." Çelik Gülersoy ayrıca, RP'li belediyenin. "Çelik Gülersoy Yıldız Parkı'ndaki eşyalarını boşaltırken çok say ıda oya ağa- cını da sökerek götürdü" şek- linde ıddıalannı ıse "Herkes be- nim doğaya ve İstanbul'a kar- şı olan tutkumu bilir. tstan- bul'daki doğal güzellikierin içi- ne bugüne kadar binlerce ağaç dikmiş bir insanın bir ağacı bi- le sökmesi sözkonusu olamaz. Böyle bir iddia gülünçtür" söz- lerıyle yanıtladı. RP'lı Istanbul Büyükşehır Be- lediye Başkanı Tayyip Erdoğan da dün yaptığı açıklamada Gü- lersoy'u "kahraman olmak iste- mek"le suçladı. Büyükşehir belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, Tunng kurumu- nun malı sıkıntı içinde olduğu- nu. bu nedenle tesıslerden kur- tulmaya çalıştığını. ancak Çelik Gülersoy'un "Nasıl olsa gidiyo- rum. Bari kahraman olayım" mantığı güttüğünü savladı. Hıdh'in mermer salonunu gül bahçesine bakan cephesi (soida), onanm ve döşeme bittikten sonra üstte sağdaki görünümü kazandı. Az.mı gittiniz beyazlı sanlı köşklere, Hıdiv Kasn'na, Çamlıca Tepesi'ne... O güzellikierin tadı damağımızda kaldı NECLASEYHUN Güllervegüller... Pembeler, beyazlar, sanlar, ateş allan .. Yüzlerce... Asırlık ağaçlann dallanndan suzülürcesine bir klasik muzik... Akşam oluyor. Önümüzde bir dondurma mı. bır ayran mı. bir çay mı?. Nefarkeder?.. Batan güneş, kızıl bir yaldız çekiyor Boğaz'a.. Ya da bir sabah saatı.. Eperken.. Güneş, benek benek düşüyor masanın üstüne... Taşlara, çimenlere... Kuşlar cıvıldaşıyor dallarda. Kahvaltıda yedığınızin ıçtiğinızın farkında mı- sınız?. Sanmam. Onca güzellik arasında... O korunun ortalık yerinde, o ağaçlann altında . Gece saati terasta keman eşliğinde, mum ışığın- dabiryemek.. Onemli olan yemek mi9 . Degıl. •Tek başınıza, eşinizle, dostunuzla az mı gittiniz beyazlı sanlı köşklere, Hıdiv Kasn'na, Çamlıca Tepesi'ne ya da... Yabancı bir konuk geldiğinde, iftiharla, gururla götürdüğünüz yerler buralan, değil mi?.. Büyüleneceklerini biliyorsunuz da ondan. Emin, kestirme bir yol. Şansa yeryok!. Tadı damağınızda kalacak bir şeyler var. Ama yiyip içtikleriniz değil o. Sabah, akşam. gece... Tek başınıza, eşinizle, dostunuzla az mı gittiniz beyazlı sanlı köşklere, Hıdiv Kasn'na. Çamlıca Tepesi'ne yada... Yabancı bir konuk geldiğinde. iftiharla, gurur- la götürdüğünüz yerler buralan, değil mi?.. Büyüleneceklerini biliyorsunuz da ondan. Emin, kestirme bir yol. Şansa yeryok!.. Sanki gerilerden, çok genlerden gelmiş. öyle- sıne konınmuş buralan. Eski halinin bır harabe, bir çöplük olduğunu bılmeyen, görmeyen ınanır mı?.. Çamlıca'da ney dinleyerek bir fıncan çay içer- ken ya da özenle yetiştirilmiş yaban çiçeklerinin kokusunu içimize çekip tepeden Boğaz'ı seyreder- ken ÇeHkGülersoy'a, Turing Kurumu'na teşekkür etmediniz mi içinizden0 . Olanaklar ellennden alınmasaydı, daha ne gü- zel eserler kazandıracaklannı düşünüp hayıflan- madınızmı?.. Ustalık, emek, zarafet bir arada O ne farkettirmeden o ne ustalıkla, emekle. za- rafetle her şeyi bulup yerli yerine yerleştınnektır öyle?.. Kir mı getırmıyordu pek?.. Bugüne değin hiçbir reklamm başaramayacağı reklamına, yabancılann aklını başından almasına nedemeli?.. Daha iyi bir şeyler yenilip içilebilir miydi?.. Içilirdi. yenirdi belki... Ama en ınce damak zevkıne hıtap edecek onca yer varken o tatlan oralarda bulacakken... Ve buralann, kasırlann. köşklerin, tepelenn ta- dını da başka hiçbir yerde bulamayacakken... Lafı mı olurdu bunun?.. Hakçası, bugün ıade edilecek olanlar. ilk gün ele alınmış olanlar olmahydı. Harabeler ve çöplük- ler... Bunca gururlandığımız, bunca yüzümüzü ağar- tan bu eserlen korumasını bılemezsek -en sade vatandaştan en tepede olanlara dek- oh olsun bı- ze!.. Çelik Gülersoy'a da "ohî^olsun. Inandığı için, güvendiği için, işı baştan saglama bağlayamadı- ğı, hakkını koruyamadığı için... "Bizde v«fa en güvenilir hukuk değil miydi?-" dedığı için.. Değil artık. Eskiden öyleymiş belki. Ama şimdilerde' 1 .. Vefa söz konusu olduğunda, vefayı hukukun ye- rine koyduğunda. nasıl da anımsamadı, ah şairin dizelerinı. nasıl?.. Vefa artık valnızca bir semtın adı 1 .. Cinsiyet belirleme yasaklandı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlık Bakaniığı, "sperm aynmı" yöntemiyle cmsıyetm belırlenmesıne olanak tanınan uygulamanın kullanıldığı merkezler hakkında işlem yapılacağını bildirdi. Bakanlık, Yüksek Sağlık Şûrasrnın kararlan doğrultusunda, tıbbi gerekler dışında cinsiyet seçımi yapılmasınm uygun görülmeyeceğıni belirtti. Yüksek Sağlık Şûrası'nm, "doğacak bebeğin cirrsiyetinin seçimi" konusundakı karan, dün yazılı açıklamayla duyruldu. Cinsiyetin doğuştan önce saptanması ve ortadan kaldınlması gereken bir hastalık olarak değerlendınlemeyeceğı belırtilen açıklamada, tıbbi gerekçeler dışındakı nedenlerle cinsiyet seçımi ışlemı uygulamasının tıp etığıne aykın olacağı kaydedildı. Şûra karannda, baba üreme hücrelen üzennde bazı ışlemler yapılarak gerçekleştınlen yöntemler kullanılarak dünyaya getınlen çocuklann, yaşamlannm ıleri dönemlennde ne gibi sorunlarla karşılaşacaklannın öngörülemeyeceğı vurgulanarak "Bu teknoloji uygun görülse ve bu uygulamalar yaygınlaşsa bile bu kez, şimdiden öngörülemevecek başka demografik ve ekolojik sorunlar ortaya çıkabilir" dendı. Hastalığın ön tanısı, tedavısı ve rehabılıtasyonuna olanak sağlamak gıbi tıbbi gereklılık dışındakı amaçlarla cinsiyet belırlemenın uygun görüİmeyeceğı kaydedilen açıklamada. bu uygulamanın yapıldığı ıki merkez konusunda şûra kararlan doğrultusunda bakanlık tarafından ışlem yapılacağı bıldınldı. Kömür iyileştirme tesisi kurulacak İstanbul Haber Servisi- tstanbul'da yaşamımızı tehdit eder hale gelen hava kırliliği valıliği harekete geçirdı. tstanbul Valısı Hayri Kozakçıoğlu. kentte işleme tabi tutulmadan satılan ve yakılan kömürlenn hava kırliliğine katkısının belirlendığını, bu nedenle "kömür iyüeştirme ve zenginleştirme tesisrkurulmasına karar verildığini açıkladı. Tesis için teklif veprojelerin lOocak tarihine kadar tl Çevre Müdürlüğü'ne verilmesi istendi. Valilık konuya ilişkin açıklamasında. naklıyeden tasarruf etmek için tesisin üretim bölgesinde kurulmasının esas olduğunu, Istanbul dışından getirilecek kömürün iyıleştirmeye tabi tutulması için Anadolu ve Rumelı yakalannda tesise gerek olup olmadığının inceleneceğini belirtti. Kurulması düşünülen tesisin toplam kapasıtesinin yıllık 6 milyon ton olacağı kaydedıldi. 1 temmuzda faalıyete geçmesi planlanan " tesisle ilgili teklif ve projelerin en geç 10 şubat tarihine kadar incelenerek 15 şubata kadar teklif sahiplenne bildirileceğı açıklandı. 1950'K yıllarda olay yaratan 'Lolita', Isveç'te opera haline getirildi LoKta'yıbu kez ateşli bir soprano oynuyor GURHAN UÇKAN STOCKHOLM- Lolıta'yı unutmayanlardan mısınız? Lolıta adı sızde nasıl bir çağnşım yapı- yor? Benım aklıma derhal kalp şeklinde çerçeve- İeri olan güneş gözlüğünü burnuna bıraz düşüre- rek bakan Sue Lyon gelıyor, bir de James Ma- son'ın düşüncelı yüzu... Rus yazar VTadimir Na- bokov'un kıtabının kapağı da akla gelebihr. 1950"lı yıllarda ABD'de yayımlanan. Ingiltere'de yasaklanan 'Lolita', daha sonra film olunca da bü- yükfırtınalarkopartmıştı. Ortayaşlı birbeyin, 12 yaşındaki bır kıza aşık olması çok tehlikeli birko- nuydu çünkü Humbert Humbert adlı yazar, aşık olduğu 12 yaşındaki kıza yakın olabilmek için onun annesıyle evleniyor. Filmınde erottk yöne ağırlık verilıyor ama. kıtabın bırkaç yönü de var. 'Lolita' şımdi de Stockholm'de; hem de 25 ya- şındaki bır opera öğrencısinın canlandırmasıyla. yıne 12 yaşında olarak... 14 aralıkta lsveç Devlet Operası'nda oynanmaya başlayan 'Lolıta'yı Rus Rodion Sjtjedrin müzikal bır dram olarak opera- \a uyguladı. Yönetmen, viyolonsel ustası Mstis- lav Rostropoviç. Başrolde Lisa Gustafsson oynu- yor. Opera Yüksek Okulu'nun 7 dönemınden 5'ını bıtırmış durumda. 25 yaşında olmasına karşın, bırkaç makyaj becerisıyle güzel güzel 12 yaşında 25 yaşındaki soprano Lisa Gustafsson'un oynadığı Lolita'yı Rostropoviç yönetiyor. bir Lolıta olabiliyor. "Gözüktüğüm gıbi şarkı söylüyorum", diyor. "Benım gıbi ufak tefek kişilerde olan tipık bir se- se sahibim. Benim okuduğum bölümler, tam ol- gunlaşmamış ses gerektiriyor; o da bende var." Lisa Gustafsson Stockholm'de oturuyor. Iki kez Müzik Akademisı'ne girmek ıstemış, sınavlan ba- şaramamış. Üçünçü ginşımine olumlu yanıt almış ama. daha önce Opera Yüksek Okulu'nu kazan- dığı için orayı yeğlemiş. Okulu bitırmesıne ıki dö- nem varken, önüne bu şans çıkmış. " Korkunç güç bır rol", dıyor. "Ağustostan be- ri her gün Opera'dayım. Bazan kışınin müzık yap- ması. yere bir şey düşürmesine benziyor; olmuyor yani. Toparlaması da kolay değil. Bazı başka du- rumlar ise daha kolay. Müzığı çok sevdığım ıçın, işim kolaylaşıyor. Opera'nın Lolıta'sı, kıtaptaki gibi ölmüyor; yaşıt bir eş bularak yaşıyor". Lisa Gustafsson. bu ilk büyük sınavı konusunda umut- lu Bakalım Isveçlı operaseverler. bu Lolita'yı da sevecekler mi, yoksa aforoz mu edecekler? Ope- raseverlerin izlenimlenni ögrenmek için henüz er- ken ama, galadan sonra basında çıkan yorumlara bır göz atabıhriz tsveç'ın en büyük sabah gaze- tesi, kültür bölümünün birinci sayfasının yandan çoğunu 'Lolita'ya ayırdı. Yazının başlıği oldukça acımasız: "Hasta bir seks detisinin yeni görüntü- sü". Akşam gazetelerinden Aftonbladet ise, "A*- lında kim Lolita olmak ister ki" diye soru sorma- yı, başlık olarak yeğlemiş. Dagens Nyheter'de Hans Wolf imzasıyla ya- yımlanan yazıda. John ConkHns'in dekoruna ağır- lıkla yer veriliyor. Dev rujlar ve tipik bir 1950'li yıllann otomobilinden oluşan bir sahne için şu ta- nımlamayı uygun görüyor: "Erkek cüısd organı- nın optik uygulamalanna. cinselligin simgesi ola- rak ruj da giriyor.'" Aftonbladet gazetesinin Lisa Gustafsson'a bir sorusu var. - Lolıta, genellikle kadınlara karşı bır yapıt ola- rak eleştinliyor. Bu konuda görüşünüz nasıl? "Ben bu konu üzerinde hiç düşünmedim. An- cak, kimsenın kımseye köle olmasıyla bir şey ka- zanılmayacağını görmek gerek. Aynı şekilde, kı- sa etekle dolaştığı için bir kadının ırzına geçile- meyeceği de bilinmeli. Ben bu oyundan bu sonu- cu çıkanyorum".
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog