Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

31 OCAK1995SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Insanın kendini ifade eden bir oyun Şehir Tiyatroları, Güngör Dilmen 'in 'Canlı Maymun Lokantası 'nı Ali Taygun 'unyorumuyla sahneliyor ASUMARO Kırmızı rengın ağır bastığı, parlak. aydınhk bır lokanta, bır Çm lokantası \rkada yıne parlak renklerle bezenmış kocaman bır ejderha resmı duruyor Bu capcanlı nıanzarayla ters düsen eskı bır tahta masa var ortada Altında zıncırler sarkıyor ve uzennde bır delık var Bu lokantanın ozel yemeğı "canlı maymun beyni' bu masada sunuluyor Ve bırazdan Hong Kong'a balayına gelmış Jonathan çıftı bu ozel vemeğı tatmak üzere burada olacaklar lstanbul Şehır Tıyatrolan'nın Kadıkoy Haldun Taner Sahnesı'nde sergıledıgı Gungor Dilmen ın "Canh Maymun Lokanta»'' adlı oyunu, her gece ızleyenlere genlımlı dakıkalar yaşatıyor Batı'yı temsıl eden Jonathan çıftı. Çınlı ozan Wong, ona aşık Avrupalı Matmazel Lülıi. maymun avcısı Çoo ve lokantanın her şeyı doğal karşılayan garsonu arasında geçıyor oyku Amenkalı çıft buyük bır sabırsızlıkla, beynını yıyeceklen maymunu bekJerken, maymun lokantadan kaçmayı başanyor Jonathan'lar müthış bır hayal kınklığı yaşar Çoo her şeye karşın yakaladığı maymunun parasını ısterken, bır köşede oturan ozan Wong ruyler urpertıcı bır onen getınyor Kaçan maymunun yenne kendı beynını sunuyor onlara Alacağı parayı sayısı bellı olmayan çocuklanna verecek olan Wong'la Bay Jonathan arasında, Matmazel Lulü'nün huzûnlu bakışlan altında kıyasıya bır pazarlık başlıyor tnsanın kendini ifadesi üzerine bir oyun Güngor Dilmen'ın 1962 yılında Amenka'da Türkçe ve Ingılızce olarak yazdığı oyunu, AK Taygun sahneye koyuyor Sahne tasanmını Abl Yalkut'un, gıysı tasanmını Aysel Doğan'ın gerçekleştırdığı oyunda Jonathan çıftını Erhan YazKioglu ve Betül Anm, Wong'u Valçın Boratap. Çoo'yu Mehmet Gurhan. garsonu Oktay Sözbir. Matmazel Lulu'yu ıse Tomris İncer canlandınyor Ah Taygun'a gore oyun, 'Idasik' "Zaman içinde çeşitli tarihsel donemlerde çeşitli sorunsallara cevap \eren yapıta klasık divorum ben. 1963'te bu oyunun başka bir konuyu ele aldığını söyleyebilirdik, 701i yülarda bambaşka, bugun bambaska bir konuyu ele aldığını soylevebüiriz. 60'b vıllarda bir ahlak sonınuvdu, olur mu. otmaz nu, 70'İi yıllarda daha politik bir ovun olarak algılanıyordu. Bugunse, ınsanın kendini ifadesi üzerine bir ovun gpbı gelhor bana". Oyunda ıkı farklı yaşam anlayışı, ıkı farklı dunya Oyunda, Erhan Yazıcıoğhı, Betül Anm, Yalçın Boratap. Mehmet Gürhan, Okta> Sözbir ve Tomris İncer oynuyorlar. sergılenıyor "Biryanda sorunlara kendince bir çozüm bulmuş bir sistematık var: Jonathan'lann sıstematıği Bunlann karşısında, bunu kabul etmeven. ama buna bir alternatif de bulamavan bir VVong-Lulu ıkilisı var. Alçalan değerlenn insanlan. Ve onlann değerlen yrtıp gıdıvor. Değerleriyle beraber kendilerinin yitip girmesinden başka çozum bulanuvorlar sonunda. Çoo-garson ikılısı ise. iki tarafa da kendini adapte edebilen, iki taran da anlayabilen. ve kendi çıkariannı koruyan bir ikili". Hem 68 kuşağının, hem de yeni kuşağın sorunlan Oyun, günumuzde çok onemlı bır noktaya değınıyor Taygun'a gore hem 68 kuşağının, hem de yenı yetışen kuşağın kafasındakı problemlen dıle getınyor "Başkalanndan duyduklan bir dünyayi karşıiannda bulamavan ve çarnaçar Jonathan taranna geçmek durumunda kalan ama bunu da kabul etmek istemeyen bir gençlık var. Bir de bunu vaşamış olan ve bunun akıp gıdışını goren ve elınden fazla bir şev gelemeven bir kuşak var. Bu iki kuşağı da oyunda göruyorum, o açıdan bu oyun bir trajedi olarak Ugimi cekivtM-". "Canlı Maymun Lokantası"nı Alı Taygun'un gozûnde onemlı kılan ıkıncı nokta ıse, Nazım Hikmet'ten bu yana şıınn tıyatroda kullanımının çok az orneklennden bın olması Şıırsel bır soylemı olması. vezınlı, kafıyelı konuşmalann olmasının yanı Matmazel Lülü (T.İncer) ve Çinli ozan VVong (Y.Boratap) sıra, oyunun kendısının bır 'şiir' olduğunu soyluyor "Bir metafor üzerine kurulmuş, ve o metafor üzerine çeşıtlemeler yapıvor, muthiş ımajlar yaraüyor insanın kafasmda. Bu rur riyarro, bızde Nazun'dan sonra pek yapılmış degil. O açıdan da çok onemli bir oyun olarak göruyorum. Şür-tiyatro, ya da muziksiz bir opera. Operacılar operaya muzikü tiyatro diyorlar, biz de buna muziksiz opera, orkestrasız opera, yahut notasız opera divebilınz, oylesine bir muziği var oyunun. Sataneleme sırasında, oyunu seyredenler bir muzik eseri sey rediyormuş tadını alsınlar dıve çok uğraştım Ve zamanlama oturduğu zaman da hakikaten o müzik tadını veriyor oyun". Turk tiyatro tanhınde onemlı bıryen olan "Canlı Maymun Lokantası' nı oyunu bılmeyen genç ızleyıcıyle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyor Taygun Oyuna bır muzık esen gıbı yaklaşan yonetmen, bunun tempoyla sağlandığını, tempo duşerse butun tadının kaybolacagı goruşunde Oyunun sonu bır ebedı eser olarak onemlı olsa da, Taygun bunun bır adamın kafatasının açılması uzenne bır oyunmuş gıbı alınmasına karşı Asıl onemlı olanın, ınsanın çağına ayak uyduramaması olduğunu vurguluyor "O uyuşumun eksikliği bence üzerinde dunılması gereken. Ikı Amenkalımn tempolan da, zamanlamalan da, enerjikri de bambaska, iki ayn dünyayı bir arada >aşıv or sevircî. Bence asıl lezzet orada". Fantezi ama dramatik yapısı çok dengeü Erhan Yazıcıoğlu, canlandırdığı Bay Jonathan'ı 'insan beyni yemeği düşıinebüecek ığrenç bir 4merikalTdıye tanımlıyor "Kaçan maymunun yedegi yok. Çocuklannın geİecegini düşunerek. bıraz da dünyadaki düştöğu umutsuzluklann neticesinde beynini satmayı duşunebılen çaresiz bir ozan ve bubevnı çok fazla duşunmeden yemeği kabul eden bir adam. "Mutlulufun parayla satın ahnamayacağını bıhyorum'demesine rağmen bir insan beyninin parayla satın alınabilecegini duşünen iğrenç bir tip. Ve petrol onun için bir tann adeta". Yazıcıoğlu, öncelen oyuna ısınamamış, kendısı insanlan ve hayvanlan çok sevdığı ıçm böyle bır tıpe burûnmekte zorlanmış "Ama sonra aktoıiüğün cilvesidir, boyle bir rolu de oynamak gerekır diye duşundum oynamaya çalışıyorum"'. Tomns tncer'ın canlandırdığı Matmazel Lulu, hüzun dolu şıırlı sozler soyleyen, mce, duyarlı bır kadın İncer, oyunu okuduğunda Matmazel Lülu olmasa da oyunun akışında bır şey değışmeyeceğını duşunmüş "O sadece bir renk, karakter olarak görmuyonım ben onu bir resmin hoş bir fırça darbesi olarak göruyorum''. Oyunda bır komısyoncu, bır aracı ışlevı ustlendıgı ıçın herhangı bır sorumluluk duygusu taşımayan garsonu Oktay Sozbır, 'arafatta kalmış bir yapf sozlenyle tanımlıvor "DostlukJannı korumak istiyor bir yandan fakat meslegı ağır basiyor. Oyunu seviyorum ama çağunız için biraz fantezi kaJdığını dusıınuvorum. Çagımızın yeni sorunlan, yaşama ait bir telaş ve çeşitli krizJer doneminde bu oyun biraz fantezi ama deriniiği olan dramatik vapısı çok dengeli bir oyun". Doğu ve Bab'nın uçtaki tipleri Bayan Jonathan da kocası gıbı her şeyın, yasal olmak koşuluyla parayla satın alınabıleceğıne manıyor Betul Anm, onun 'kapitalizmin uçlannda" olduğunu belırtıyor "Karşısındaki insan razıysa insanın kulagını da satın alabıur, gozunu de, beynini de. Adam satmak istiyor, o aunasa başkası alacak. Bence bu kapitalizmin getirdiği bir bakış açısL Ama tabıi Doğu'nun tiplen de, Baü'nın tipleri de çok uçta. Yazar Doğu'yu ve Batı'yı daha iyı anlatabiunek için uç noktalan seçmiş". Kadının mantığının kendı ıçınde doğru olduğunu ılen sıiren Anm, günumuzde manevı değerlenn yennı paranın aldığını, para kımdeyse herkesın onun etrafını sardığını belırtıyor Çok hareketlı ve alışılmışın dışında bır performans ısteyen Çoo rolu, Mehmet Gurhan'ı haylı zorlamış Hâlâ da süreklı çalıştığını belırtıyor "Rolü bırakmamak gerekiyor, voksa bir takım sey leri insan atiavıveriyor. Oyunu ilk okuduğunuz vakit sanki çalakalem yazümış gjbi gelhor ama her repligi ınceledığinizde altuıda inaiulmaz bir > anardağ var. Butun rolkr ınanılmaz aktorlük ve aktnshk gosterisi istiyor. Bu oyunu Pinter füan yazmış olsavdı dunva çapında promıyerler yapabılırdi". Hollywood <da kime niyet kime kısmetKultür Servisi- The Independent gazc- tesınde çıkan bır yazıda. yıldızlann na- sıl ortaya çıktıklan ele alınıyor Chriso- an Slater, bu konuda çok dıkkatlı da\ ra- nıyor Yaptığı açıklamaya gore, "Vam- pirle Göruşme"fılmınde, River Pho- enix' ın rolünu oynayarak kazandığı para- yı, olen yıldız ıçın kurulan bır hayır ku- rumuna bağışlayacak Bunu, Phoenıx'ın anısına duydugu saygının bır gostergesı olarak yapıyor ve tekrar tekrar soyledığı gıbı, ınsanlann, onun bundan yarar sağ- ladığını duşunmelennı ıstemıyor Slater m bu konu uzennde bu kadar ıs- rarla durmasının nedenı, son zamaniarda dergı kapaklannda sıklıkla yer alması Slater'ın farkına vardığı gerçek, Holly- wcod un son anda gerçekleşen oyuncu değışıkhklen soylencesıne duydugu sev- gı Bu soylenceye güç veren bır başka gerçek daha var Eğer ClaudetteColbert kayak>aparkenbelınıkırmasa>dı Bette Davıs, asla "Perde Açılıyor"(1950) fıl- mınde Margo Channıng'ı oynayarak ün kazanamazdı Zaten şımdı Channıng ro- lünde Colbert'm oynadığını kım duşune- bılır kı° Bu da söylencenın, en karanlık çelışkılennden bınnı gundeme getınyor Eğer yıldızlar tamamen eşsız \e benzer- sızlerse nasıl oluyor da bırbırlennın rol- lennı oynayabılıyorlar 9 Yıldızlann bır- bırlennın yenne oynayabılmelen, "göste- ri devam etmeli'' mantıgından çok, yıldız- lann bırer tıcan mal olduğu fıknnı guç- lendınyor Bu rol degıştırme hayal ede- bıleceğınızden daha sık gerçekleşıyor Aslında, boyle rastlannlar olmasaydı, bır- çok yıldız üne kavuşamayacaktı Eğer George Raft vazgeçmeseydı Humphre> Bogarr"Malta ŞahinTnde oy- nayamavacaktı A>TII şekılde, Raft, u Ca- sabianca"ya da omuz sılkmıştı Bogart, en ıyı ıkmcı aktorolmaktan hoşnut değıl- dı, ama hatalanndan ders almayan Raft'tan artakalanlar sayesınde, olumsuz- luğû vakaladı Bu gıbı kararlarda, oyuncular hıçbırza- man ders almadığına gore, şohretler mı rol oynuyor0 Kanıt mı9 "Cumartesi Ge- cesi Ateşi" ve "Grease"fılmlenyle, bu- yuk bır başan >akalayan John Travol- ta'nın, "CennetGünleri", "\merikan Ji- golo" ve "Subav ve Centümen" fılmlen- ne once evet sonra hayır demesı Richard Gere'ın doğmasına yol açtı Cstüne üst- lük. Travolta. "dünyanın en seksi erkegi*' unvanınıdaGere'ekaphrdı Travolta, çok muşımarmıştı9 Budaış.ınbırkısmı Dıs- ney şırketı, AU Gırl Productıons adında kendı yapımcılık şırketını kuran Bette Midler'ı pıyasadan sılmek ıçın "Yırok Rahibe"ye bır servet harcadı Şırket, on- lann nıyetlennı anlayan ve o vûzden ters davranan Whoopi Goldberg le gonulsuz olarak çalışmaya başladı Bununla bırlıkte. Goldberg. 100 mıl- yon dolarlık bır başanya ımzasıru atınca, durum tersıne dondu Goldberg, Mıd- ler'm tahtına yerleştı Benzer bır şekılde, Burt Reynolds da "Sevgi SozcukJeri"* filmınde trenı kaçır- dı Emeklı astronot Garrett Breedlove ro- lü (ıkıncı Oscar'dan söz etmeye gerek bı- le yok), Jack Nicbobon'ın meslek yaşa- mında bır dönum noktası olurken. Rey- nolds çokuş yaşamaktaydı Reynolds, kendısını cıddı bır oyuncu olarak sunabı- lecek bır rolu neden reddetmıştı9 Joan Crawford'ın "Insanlar Yaşadık- ça" filmınde, Burt Lancasteria oyTiama- masının nedenı, kostûmu beğenmemesı olabılır mı9 Buyuk olasılıkla Lana Tur- ner, yonetmen Otto Premınger kosrum tasanmı yapmak ıçın, Jean Louıs adında- kı terzısını getırmesıne ızın vermeyınce, "Bir Cinayetin AnatomisT filmınde oy- namayı reddetmıştı Böylece, sınemanın en erotık sahnelennden bırtnde Deborah Kerr oynadı ve Lee Remkk de Turner'ın tahtına kondu Grosz ve Berlin fle New York ALINTILAR TAHSİN YÜCEL Bir Tuhal Yazar Georges Bernanos ufkemızde pek bılınmez Oysa, benım alçakgonullu kanıma gore, yuzyılımızın ılk yansının en çekıcı yazartanndan bındır Çekıcılığı de, gene benım alçakgonullu kanıma gore, romanlarından çok, kavga yazılarından kaynaklanır Koyu bır Katolıktır, ama Les Grands Cımetıeres sous la Lune adlı kıtabında Franco'ya arka çıkan Ispanyol Kılısesı'nı yerden yere vurarak Avru- pa'yı bırbırıne katar; kralcıdır, ama kavga yazılarının onem- lı bır bolumu kralcılarla gınştığı ateşlı tartışmalardan oluşur Bu arada, halktan gelen bır başkaldın eylemı olarak Fransız Devnmı'nı goklere çıkarabılır, savaş oncesının uzlaşmacı polıtıkasını katlanılmaz bularak çok sevdığı ulkesını bırakıp gıdebıiır Dırenış sırasında oyle yazılar yazar kı, yalnız dırenışçıler değıl, solcular bıle bır olçude kendılennden sa- yarlar onu Örneğın Malraux "sarsılmaz ıçtenlığrm hayrandır; orneğın Camus başında bulunduğu Combat gazetesınde duzenlı olarak onun kavga yazılannı yayımlar Ama duzelmez bır huyu vardır Bemanos'un hıçbır za- man uzlaşmacılığa yanaşmaz Gerekçesıyse, kımı unlü aydınlanmızın gulup geçeceğı bır gerekçedır "Les Grands Cımetıeres sous la Lune gıbı bır kıtap yazmakJa gerçeğe çok fazla datdım Istesem de çıkamam bır daha! "Hem gerçeğıyle bağlıdır, hem de bağlılığını onleyebılecek koşullardan ozenle kaçınır Savaş sonunda, De Gaulle'un bakanlık onerısını hıç duralamadan gen çevınr Boylece, kendı gerçeğının ıçınde kavgasınıozgurcesurdurur Yazın ve duşun alanında da Mantaın, Maurras, Maunac, Mal- raux, Maurois, amansız eleştınsınden payını almayan yok gıbıdır Örneğın Maurois konusundakı gozlemını bınlen bana ıkıde bır anımsatır "Mauroıs ıçın açık kafalıdır der- ler, oyledır, genel ev kaptsı gıbı açıktır kafası, negırenbel- lıdır, ne çıkan " Yazariık yaşamının başından sonuna, Bemanos'un en çok yerdıgı Fransız yazarianndan bın de Andre Gide'dır doner doner vurur buyuk yazara * Ne var kı, bır açı değışıklığıyle, Bernanos'un "sarsılmaz bırıçtenlık"\e yenn dıbıne geçırdığını gene aynı "sarsılmaz ıçtenlıkle" savunması da olmayacak bır şey değıldır Bunun en guzel orneğını de 1945 şubatında, donemın koşullanna gore kendısıne daha yakın olması gereken, ustelık "büyük ozan" dıye nrtelemekten çekınmedığı Aragon'a karşı An- dre Gıde'ı savunarak venr Yazısına "Gıde'e karşı duygulanm uzun zamandırbılınır. Kıtaplanmda onu öven tek bır satır bulanın alnını kanşlanm" dıye başlar, ona hoşgorulu davranmak ıste- mek şoyle dursun, Fransız dılını "onurlandıran" ve Fransız yazınının "en büyüklennden bın "olan unlu yazann hakkını vermek ıçın bır çaba harcaması gerektığını belırtır, sonra Aragon'un Gıde'ın Gunluk'une dayandırdığı suçlamalan bır bır çurutmeye gınşır Aragon, Gıde'ın 1940'ta, on Fransız'dan dokuzunun, kendılenne gonenç getırmesı koşuluyla, Alman egemen- lığını benımsemeye hazır olduğunu yazmasını ayıplamıştır Bernanos, "Yalan mı?" dıye sorar, daha sonra bu ege- menlığı nıce yuksek gorevlıler benımsemış, Gıde'se sap- tamış, ama onaylamamıştır Aragon, Gıde'ın duşmanla uzlaşmanm korkaklık değıl, bılgelık olduğunu soylemesı- nı, "Kafesın demırlennde kolumuzu, kanadımızı yarala- mak neye yarar^" dıye sormasını eleştırmıştır Bernanos bunu, bılıncımızle katılmayı yadsıdığımız bır yasadışı yetkıye durum zoruyla boyun eğmenın anlatımı olarak nrtel- er Gıde, 28 Eylul 1940'ta, "Eğer, korktuğum gıbı, yann her turlu duşunce ozgurluğumuz, hıç değılse bu duşunceyı dıle getırme ozgurluğumuz yadsınacak olursa, sanatın, hatta duşuncenın aşın bır ozgurlük ıçınde olduğundan daha az şey yıtırdığıne ınanmaya çalışacağım Baskı en tyı- len edçaltamaz, otekılere gelınce, fazla onemı yok Yaşasın bastınlmış duşuncei" dıye yazmıştır Aragon bu satırlan alıntılayarak "Yaşasın bastınlmış duşunce'" sozunun üç asağı beş yukarı "Yaşasın duşunceyı baskı altında tutan- lar 1 " anlamına geldığını anıştırmıştır Bernanos, Gıde'ın yaklaşmakta olan baskıyı sezdığını, bunu hıçbır zaman ıs- temedığını, bundan korktuğunu, çok haklı olarak da baskının ancak korkakları alçaltacağını, en lyılenyse, guçlendınp yucelteceğını duşunduğunu yazar Kendısı de eskıl çağda Hınstryanlara yapılan baskının onlann ınancını korukledığını yazmıştır, ama hıç kımse Nero'yu yuceltmek ıstedığını ılen surmemıştır "Buyukbırozanın boyle avukat oyunlanna gonül ındırmesı ınsanın yüzunü kızartıyor"öer Bernanos Bernanos, değışık yapıtlarında, yalanı, ınsanın tınsel vartığını kemıren bır olumcul hastalık gıbı gorur, zaman za- man belıriı yalan turlerıne adlar bulduğu da olur Aragon'a karşı çıkmasının bır nedenı de budur belkı. Öyle ya, başkasının soylemını kararlı bır bıçımde tersıne yorumla- yarak onu kuçultecek sonuçlar çıkarmak da bır yalan edı- mınden başka ne olabılır? Aynı bıçımde başkasının soyle- mınden çarpık bır sonuç çıkanp bu çarpık yorumu tırnak ıçınde, soz konusu soylemın kendısı dıye sunmak da bır yalan edımıdır Ama Bernanos bu son yalandan hıç soz et- mez Acaba neden? Kültür Servisi - GeorgeGrosz'u Berlın'den aynştırmak olanaksız Empresyonıstlenn 1870'lerde Pa- ns'ı ele geçırmelen gıbı. Ernst- LudvMg Kirchner. Otto Dix ve Ge- orge Grosz da bıze 1910'lardan ve 1920'lerden kalma bır Berlın ımge- sı sunuyorlar Grosz'un Berlın"ı kabarelen. tra- vestılen, şışman sanayıcılen ve kurklö harumefendılenyle yozlaş- ma vegunahın venı başkentıydı •Dedkated to Oskar Panizza'da (1917-18) haçlarını fırlatan dın adamları neredeyse tuvalden firla- >acak gıbı görunuyorlar Kjyamet gunünu sımgeleyen ve bır tabutun uzennde oturan ıskelet, sokaga do- kulen ınsanlann yarattığı kargaşa ıçmde zorlukla fark edılebılıvor Satıatçının bu yoğunluktakı ılk vapıtlarında, unlu 'Metropolis' ve 'Chy' adlı resımlennde koşelı fi- gurler her bır yone koşuyor Grosz un bır başka belırleyıcı ozel- , lığı 'cehennem ateşi kırmızısı'nı kullanması Berlın'de açılan 'George Grosz: Berlin-New York" başlıklı sergıde, Grosz un resımlen, grafık çalışma- lan \e taslaklannı ıçeren yûzlerce defter çağdaşlannın yapıtlanyla bır arada sergılenıyor Bu, sergının zı- yaretçılenne Grosz'un vapıtlannı, sanat hareketlen \ e zamanm etkıle- nyle bırlıkte ızleme olanağı sunu- yor Grosz 1913 yılındaPans'e yap- tığı zıyarette Fransız kubızmıyle Italyan fütünzmını keşfettı Ancak Pfcasso'nun kubızmı, kadmlığı uı- celerken bıle soğuk ve analıtıkken, Grosz, kubıstler gıbı perspektıfı parçalama yolunu seçtı ve hareket- lı, kaynayan bır toplumu parçala- mak, kentın coşkusunu sergılemek ıçın fururustlenn hızlı hareketlenne yer verdı Uçaklan parçalara a>ır- ması, ahlakı parçalanmışlık duygu- sunu yansıtıyor Grosz, Bınncı Dunya Savaşı'nın dehşetınden ve ımparatorluğun ço- kuşu, kısa omurlu sosyalıst devletm başansızlığı yuzunden bu dehşetın savaş sonrası Almanya sında yarat- tığı karmaşadan fazlasıyla etkılen- mıştı VVeımar Cumhunyetı 'ne kar- şı olan Grosz, ulusal sosyalızmın yukselışını onceden gormuştu Berhn dadaızmıne polıtık bır eğı- lun kazandırdı Berlın'dekı sergı, Grosz, Raoul Haussmann. Hannah Höch'ûn, 1920 yılında Berlın'dedü- zenlenen Bınncı Uluslararası Dada Fuan'nda yer alan bazı yapıtlannı da ıçenyor Alman Komunıst Partısı'nın ılk uyelennden olan Grosz ıçm sanat, toplumsal savaşın bır parçasıydı Bunu da dadaıst dergılerde yayım- lanan çızımlennde ıfade edıyordu Yayımîadığı yapıtlannı bunuvazıye ve nıhban sınıfına saldırmak ıçın bır araç olarak kullanıyordu "Modellerimın çırkinliğıne ve za- limligine uvgun bır bıçeme uiaşmak ıçın. bana guçlu duv gulann en do- lavsız anlatımı gıbı gorunen ruvaJet resımlen kop\a eram" dıye yazmış- tı 1924 yılında Kumar, seks, açgözluluk gıbı bı- reysel zaaflar, toplumsal zaaflar ıçın bır eğretıleme bıçımını aldı Ancak Grosz kendısı de randevuevlenne, kumarhanelere ve barlara gıttığın- den butun bunlann onda hem nef- ret uyandırdığı hem de onu buyule- dığı duşunulebılır Grosz'un yete- neğı, yapıtlannın sıradan polıtık propagandayı aşmasını sağladı Ya- pıtlannı gorenler, sanatçımn her- hangı bır kımseyle duygudaş olup olmadığını ya da vaşlı fahışelenn- de ınsanlık olup olmadığını duşü- nup dururlar Berlın'dekı sergıde >er alan çızımler, tanhı fotoğraflar, arşıv resımlen Grosz'un yaşamın- dakı ıkı buyuk kentı sunuyor Ber- lınveNevvYork Bu sergı Grosz'un yaşamının daha az bılınen kısmını, Nevv York'ta yaşadığı sure ıçınde y aptıklannı da gozler onune serme- sı açısından onem taşıyor Gençlı- ğınde Amenka tarafından büyule- nen sanatçı, admın yazılışını Georg Gross olarak değıştırmıştı 1933 yı- lında Amenka'ya taşınan Grosz, 1959 yılında Berlın'e donmuş, bır- kaç hafta sonra da olmuştü 08 00 Sabahın Nağmelerı 17 00 Sevdığınız Sesler, Sevdıömtz Şaıtala 1100 Enstrümantal 1800 Fasrt 1130 Sevgı Bahçesı 19 00 Unutulmayan Sesler 14 00 Gûldeste 2000 Seçme Eserler 23 00 Sevılen Şarkılar HatarSaatlen 11 00-12 0O-13 0O-17 00-18 0O-190O-21 00 SONUÇ KONSER Grosz'un ilk yapıtlanndan 'Tophımun Nüfuzlu insanlan OKAYTEMIZ BAND & SAKARİ KUKKO 31 OCAK/1-2 ŞUBAT Saat 23.00 Rez 244 25 58 243 68 23 Sfu eoner oigun emin igüe (5aiı ^ 30 23 30) CABARET CİNE UMİpıııırSok N t 1 \rn iMilkın k! . ^ " 1 <h
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog