Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 28 OCAK 1995 CUMARTESİ 12 DIZIYAZI Beş büyük partiyi benzer partiler olarak algılayan gecekondulunun tercihi dirençli değil Oylarher zaman kayabilir1989 - 1994 arasında oylar büyük bır kayma gosterdığıne, ka>an oylann sahıplen sayılan faktörlerden etkılendığıne gore, en yakın genel seçımde hangı partı hangı partıden oy alabılır, sorusu da oylann nasıl etkılene- bıleceğını bılmek kadar onemlı- dır Araştırma, gecekonduda par- tılenn bırbınnden fazla farklı al- gılanmadığını da ortaya koy- maktadır Sadece MHP ve İP ge- cekonduda merkezden uzak par- tılerdır ve farklı sıyası partı ıma- jını vermektedırler Buna karşı- hk, ANAP, DYP, SHP, DSP ve Refah, merkezde yer alan kıtle partılen olarak saptanmıştır O halde partiler arasındakı kavma- lann beş partıde beklenmesı nor- maldır Araşurmada, gecekon- dulunun sıyasal dav ranışını etkı- leyen 46 unsur ele alındığında 27 Mart'ta oy verenlenn gerçek eğı- lımlenne gore beş partı ıçın oluş- turulan şekıller grafıklerde gö- rülmektedır Refah'ın şansı Refah Partısı, yuzde 47 ora- nında Refah Partılı ozellığı gos- teren, yüzde 15 SHP, yuzde 12 ANAP, yuzde 8 DYP yuzde 12 DSP, yuzde 1 CHP yûzde 4 MHP, yüzde 1 lşçı Partısı ozellı- ğı gösteren seçmenden oy almış- tır Refah Partısrnın en yakın ılk seçımde gecekonduda karşılaşa- bıleceğı ıkı durum vardır • Yüzde 47 ıcındekı kıtleyı koruyarak, yuzde 47 dışında ka- lan ve dığer partılerın özellıkle- nnı taşıyan seçmenlere hıtap et- meyı surduremezse, 27 Mart'ta oy aldığı kıtleyı kaybedebılır • Dığer partılenn şekıllennde gorulen kendı alanlanna ulaşabı- lırse ya da hem kendı ıçınde hem de ötekı partılerdekı kendı dışın- dakı alanlara ulaşabılırse 27 Mart'takı oy oranını arttınr Za ten yuzde 65 kent ıçın yeterlı oy oranıdır SHP'nin avantajı • Ötekı partiler ıçın de aynı ıkı seçenek vardır Ancak her partınm şekhnde yer alan alanla- ra bakılırsa, sadece SHP'nin hâ- lâ gecekonduda en şanslı partı olduğu görulur Refah grubunda yuzde 47 Refah ozellığı, ANAP gmbunda yuzde 25 ANAP ozel lığı, DSP grubunda yuzde 34 DSP ozellığı, DYP grubunda yüzde 28 DYP ozellığı gösteren gecekondulu seçmen varken SHP grubunda yuzde 48 SHP ozellığı gosteren \e SHP'ye o> vermış seçmen vardır Ustelık Refah'ın 27 Mart'ta kendı dışın- dakı partılere oy vermış, ama Re- fah ozellığı gosteren seçmemne karşın SHP'nin 27 Mart'ta ken- dı dışındakı partılere oy vermış, ama SHP ozellığı gosteren seç- menı vardır O halde gecekondu- da SHP, 27 Mart venlenne gore hem Refah'tan daha güçlu ko- numdadır, hem de gücünu arttır- mada obur partılere gore daha fazla avantaja sahıptır • SHP gecekonduda var olan seçmen potansıyelıne fazla bır oy kay- bına uğramadan yerulennı eklemede en şanslı partıyken, ANAP, sadece Re- fah'a kayan seçmenlennı durdurma yo- luyla gecekondudakı şansını yukselte- bılır Bu aniamda, gecekondu oylannın Refah Partısı'ne kaymasında ANAP, kı- lıt partı konumundadır Tercihler dlrençstz • Gecekonduda her partı. kendı ıçın- de obür partılenn unsurlannı taşıyan seçmenlen onemlı oranda banndır- maktadır (Bkz şekıller) Bu ıse, gece- kondulunun sıyası tercıhlennın dırenç- lı olmadığını gostenr Araş,tırmada kul- lanılan dennlemesıne göruşme formu- nun, venlen cevaplan kontrol eden so- rulan da bu bulguyu desteklemıştır Ge- cekonduda Refah Partısı'nı de otekı partılere dahıl etmek, gecekondu ıçın çalışan partı hangısı ıse onun yuzde 65'ı alacağını soylemek doğru olacak- tır Siyasete •Gecekondulu, sadece MHP ve İP'yı merkezden uzak partiler olarak görmekte, buna karşılık ANAP, DYP, SHP, DSP ve Refah'ı merkezde ve birbirınden fazla farklı olmayan partiler olarak değerlendırmektedir. •1994 yerel seçimlerınde bu beş partiye oy verenler incelendiğinde, her grupta farklı partılere eğılım gosteren seçmenler olduğu görülmektedır. Partiler arasında oy kaymaları olması normaldir. •Oy kaymaları açısından en şanslı iki parti SHP ve RP'dir. Bu partılerın hem partıli özelliğini gösteren seçmen oranı yüksektir, hem de diğer partilere oy verenler arasında bunlara eğılimli önemli bır kitle verdır. Parti gruplarındaki eğilimler. Gecekonduda her parti, kendı içinde öbür partılerın unsurlannı taşıyan seçmenleri önemli oranda barındırmaktadır. SHP, gecekonduda var olan seçmen potansıyeline yenılerıni eklemede en şanslı partiyken; ANAP, sadece Refah'a kayan seçmenlennı durdurma yoluyla gecekondudakı sansını yükseltebılir. 1 MHP 0 MHP 5 CHP6- > ^ DYP "—~~ 1 —— —— DYP GRUBU r İP8 ' M^£^^B ANAP GRUBU r-IP2 —— --3t^M SHP 25 ^ ^ Â Dızının doğal olarak sınırlandınlmış sayfalannda bu bulgularla ılışkılı bır başka soruya daha cevap vermek ola- naklıdır "Acaba, gecekonduda partiler arasında ger\ekleşen kaymanın devam ettığınt üışkın bır belırtı var mı" soru suna cevap aranırsa 1989seçımlenyle 27 Mart 1994 arasındakı ılışkı 'korelas- yon mamsı >le ele alındığında ıkı se- çım arasında zayıf bır ılışkı bulunmuş- tur 1989 ıle 27 Mart'tan uç a> sonrakı tercıhlen gosteren olası mılletvekılı se- çımı sonuçlan arasındakı ılışkı 1989- 1994 arasındakı ılışkıye gore bıraz da- ha kuvvetlıdır Ama, 1989 ıle Temmuz 1994 incelendiğinde ılışkı daha da ku\ - \etlıdır Bubulgu partiler arasındakı kayma- lara kentleşmenın etkıledığı sıyasal davranışa duz mantıkla bakılamavaca- ğını gosterdığı gıbı, toplumun bırdeğış- meve gebe olduğunu bunun gıderek ıvme kazandığını da gosterır Bu an- lamda gecekonduyu bır kesıt olarak duşunursek, Türk toplumu olarak de ğışmeye gebev^ek bunun ılk aylannda- > ız benzetmesı yanlış olmayacaktır Butun bu bulgulann sonucunda kentlıleşme nasıl sıyasal davranışa sap- tanmış faktörlenn ortak etkısıyle dam- gasını vurmuşsa, 27 Mart da sadece la- ıklık başlığı altında ele alınacak bır ko- nu değıldır Laıklık, son derece hassas bır başlıktır, ancak hem laıklıkten baş- ka başhklar ortaya atılabılır hem de bu- tun başlıklan etkıleyen, bırlıkte çalışan faktorler saptanabılır O halde, ortada bır sorun varsa buna butuncul yaklaşı- lır ve bu ulke boyutunda ele alınırsa bü- tun başhklar ıçın ortak bır tanı koymak doğru olataktır Toplumsal boyutta tanı: Ivme kaza- nan toplumsal değışme Kitiesel boyutta tanı: Bırlık beraber- hk ıhtıyacı Birevsel boyutta tanı: Değışmeden korkma % e değışmeden korunmak uze- re dırenme Dvrenmenın ozünde olan korkudan kaçmak ıçın geleceğı Allah'a havale etme veya yukselen değerlere kapılarak rahatlama Değışme, gunumuzdekı kadar belır- gınleşmeden once varlığı değer yargı- lannın dejenerasvonuyla sosyal bılım- cılerceanlaşılabılecekboyuttaydı An- cak, değışme ıvme kazandı lnsanınza- ten doğasında aıt olma ıhtıyacı vardır Bu, bırev kendmden başka bır grup ve- ya toplumla bütünleşemedığınde ken- dını hıssettınr Toplumsal değışme go- runur hale geldığınde, bırey toplumla butunleşemez hale geldı Toplumda çe- şıtlı kesımler oluşmaya başladı Grupla bütunleşme Aslında 27 Mart, A partısı yenne B partısının yer değıştırdığı bır seçım ol- makla beraber, toplumun bır kısmı gruplaşmayı başarmış Refah Partısı'nı bır grup olarak gordu Yme toplumda bır kısım Atatürkçulen Marksıstlen, ıkıncı cumhunyetçılen de topluma gö- re kuçuk, ama ozdeşleşılebılecek gnıp- lar olarak gormektedır Ancak gruplardan bın, galıp gelmış- tır RP ye her katılan bırey de kendını grup ıçınde hıssettığınden ıtıbaren bu rahatlamaya gırmektedır Kısaca, bu noktada grup dınamığı çahşmaktadır Gecekondulunun ıçınde bulundugu kültürun kentsel kultürden farklı olma- sı ve kentlıleşmeye bağlı olan ıhtıyaç- lan onun dığeTkesımlere gore daha faz- la yalıtılrruşlığını getırmektedır Bu ıse daha fazla aıt olma ıhtıyacı anlamma gehr Şımdı toplumdakı her bırey tarafm- dan hıssedılen. ama değışmenın hızlan- masıvla artık farklı şekıllerde de olsa ıfade edılır hale gelen bıreyın aıt olma ıhtıyacı mıllı bırhk-beraberlığın orta- dan kalkmasıyla korkuya donüşmuş- tür Bu korku değışmeye diTenme ol- makla beraber kımı aslında Anadolu Müslumanı olan bıreylerde kendını Al- lah'a emanet ettne, kımısınde de sankı yaklaşan ayak seslennı yok sa>mak ıs- ter gıbı Turk toplumuna hıç de uygun olmayan değer yargısı davranış, vb ıçınde kısaca 'vukselen değerler' dıye ıfade edılebılecek havaya sokmuştur BİTTİ c Masum' bannaklardan 'apartkondu'ya Prof. Dr. SÜMER GÜREL MımarSman Umversıtesı Öğretım Lyesı Gecekondu olgusunu (2 Dunya Savaşı nı ızle- yen yıllarda gorecelı olarak başlamış olmasına karşın) 1950-1990 arası kırk >ılhk surede 10 ar yıllık dört donemde ıncelemeİc mumkundur 1950-60 "gecekondu" yasadışı (tanım olarak daıma yasadışı olduğu tartışılamaz), ancak "meş- ru" bır oluşumdur Açıkçası de\let ana>asada kendısıne yuklenen gorevı yenne getıremeyınce vatandaş, haklann en kutsalı olan ve "jaşa- mak"hurnyetının ıkı u olmazsa olmaz" oğesın- den bınsını oluşturan "bannmak'*sorununu ken- dısı çözümlemek zorunda bıraktınlmıştır Iştebuyonuılevatandaşı l *masum'\yaptığı ışı de "meşru" bulmak yanlış sayılamaz 1960-70 arası, gecekondulu bınncı kuşağın, koyden goç- tuğunde 8-10 yaşlannda olan oğlunun askerlık ve evlılık çağına ulaştığı donemdır Tıpkı koydekı gelenek ve goreneklere uyarak, ancak kentsel ver- leşımde arsanm yeterlı buyuklukte olmaması ne- denı ıle (esasen bu durumu hesaplayarak) kondu- • 1950-60 arası 'gecekondu' yasadışı, ancak 'meşru' bır oluşum sayılabilir 'Bannma' sorununu kendısı çozmek durumunda kalan vatandaş, 'masum' bır yola başvurmuştur 1960-70 arası, evlendırdiğı çocuğu ıçın evıne bır kat daha ekleyen vatandaş, artık ılk donemdekı kadar masum değıldır. 1970-80 arası kent topraklanna karşı bır saldın başlamış ve tohumlan bu dönemde atılan 'gecekondu mafyası' 1980 sonrasında tam anlamıyla bır talan başlatmıştır uç duzeyde gelıştığı bırortama gelınmıştır Işte boyle bır sosyo-psıkolojık durum gecekon- du kesımınde ana-baba çağına enşen ıkıncı kuşak açısından ılgınç sonuçlar >aratmıştır Oncelıkle, bır oncekı kuşağa oranla daha çok okumuş, kent- lıleşmış, gıderek bılmçlenmış olan bu yenı kuşak, son gunlerde kımı densız "turedi"polıtıkacılann da ağzına aldıklan "devtet mah deniz, yemeytn do- muz"deyışıne uyarak gerçek aniamda kent top- raklanna saldınya geçmıştır Kısacası salt gerek- sınımı olan buyuklukte bır parselle yetınmeyıp, bır ya da bırkaç tane de "rezerv"olarak kapatmış- tır Esasen lstanbuTda boylesı potansıyelın zen- sunun tavan betonu uzennde bıraktığı tekruk de- yımı ıle "fittzler''ı kullanıp bır kat çıkmakta ve oğ- luna koyde ekledığı "bır goz oda"v ı ust katta sağ- lamaktadır Demek kı "spekulaüf'davranış başlamışür, ar- tık koylu vatandaş ılk donemdekı kadar "masum" değıldır \anı kendı sorununu çozmenın otesın- de, bu sonrakı kuşağınkını de garantıye almakta, dolayısıyla kamu mulkunu artık eskısı kadar "meşru" olmayan bır amaçla kullanmaktadır Ancak gelışme bununla da kalmamıştır 1970-80 arası toplumsal sorunlann tırmandığı, ulkede sıyasal ve ıdeolojık bağlamda kamplann gin olduğu kımı semtlerde (Umranıye-Dudullu vb) polısın gıremeyeceğı "kurtanİmış bolge- ler"oluşmuştur Bunun sonucu "gecekondu mafyası"denılen olgunun doğuşudur Gorünuştekı çok masum "emlak komisyoncuhığu", ışte bugünun "orgüt- lenmişarsamâfŞasrnın mayasını oluşturmuştur 1980-90 arası yukanda açıklanan surecı hız- landtnp mafyanın ıyıden lyıye palazlanmasına olanaklar tanınan bır donemdır Esasen ulusal ve toplumsal değerlen, ılkını (ulusal değerlen) 2 Cumhunyet ve başkanlık tutkusu ıle ıkıncısını (toplumsal değerlen) de "Benim memurum işini biür" ya da "Kır şişc>i don koşeyi" gıbı \ecız (') savsozlerle temelınden sarsan "patalojik" bır su- reç başlatılmıştır Boylece 1995'e uçuncu kuşak sakını, kurum- sallaşmış (emlak komısyonculuğu) arsa mafyası. yuzde 100'e yakın kayıt dışı ekonomık yapısı ıle donanmış bır olgu ıle gınlmıştır SÜRECEK POLÎTIKA VE OTESİ MEHMED KEMAL Kişi Ölümden Döner... Gazetenın avlusunu buyuk çoğunlukla gençler doldur- muştu Ruhi Su'nun turkulerını dua okur gıbı soyluyoriar- dı Ağırdan, candan.yurektensoylenenturkuler Bunlann ıçınde Livaneli'nın, Selda'nın, otekı dostlann turkulen de vardı Mumcular hesap soruyorlardı Olumunun 2 yılında Mumcular dımdık ayaktaydı Gazetenın avlusunda değıl, yurdun dort bıryennde şaha kalkmışlardı. Gorulmedık he- sabın sonucu neye varacaktı Kımdı genç yaşta kryılan yazar^ Kımdı'' Kımlığını şoyle açıklıyordu Ben, Ataturkçuyum, ben cumhunyetçıyım, ben halkım, ben antıernperyalıstım Kımden yana olduğunu şoyle sım- gelıyordu Ben tam bağımsız Turkıye'den yanayım Ben ozguriukçuyum, ben ınsan hakları savunucusu- yum Ben terorun karşısındayım Ben yobazlann, vurgun- culann, çıkarctlann duşmanıyım öyleyse vurun, parçalayın 1 Her parçamdan benım gı- bıler, benı aşacaklar doğacaktır Bınlerce genç avlulara sığmıyordu Meydanları dolduranlar, meydanlara sığmayanlar Uğur Mumcu'nun katılını anyorlardı "Katıllernerede?" "Katıller elımızden kaçtı" "öyleyse katıl sızsınız, katıl sızsınız, katıl sız. " Ruhı Su'nun sesı dalga dalga yayılıyordu Ankara'nın taşına bak Gozlenmın yaşına bak Bundan yıllarca once Fethi Giray adında bır şaır şoyle dıyordu Ankara'nın taşına bak Gozlenmın yaşına bakma, Kaldır da başını Etnografya muzesınden Memleketın halıne bak 1 Bundan yıllarca once Atatürk olmuştu, naaşı, Ankara- lılann "Namazgâh" dedıklerı Etnografya Muzesı'ne kon- muştu Anıtkabır henuz yoktu Atının ustunde Polatlı ova- sına bakan bır Ataturk heykelı vardı Onun ıçın şaır "Kal- dır da başını/ Memleketın halıne bak" dıyordu Şımdı "Ankara'nın taşına bak" dıyordu Ruhı' "Ankara'ntn taşına bak'" Ulke Uğur Mumcu toplantılanyla çalkalanırken, "Haber haben bastınr" derler On gundur, Kartalkaya'da kayıp Amerıkalı yarbayla oğlunun bulundukları haben geldı Amenkalı yarbay ve kuçuk oğlu dokuz gundur aranıyor- du 9 gun gectıkten sonra butun umutlar yıtmış, artık bu- lunamayacaklarına ınanılmıştı Tam bu kertede haber gel- dı "Amenkalı yarbay da, oğlu da bulundu 1 Dağdan odun ındıren oduncular once yarbaya rastlamışlar, ardından verdığı tanımlar ustune kuçuk oğlunu banndığı mağara- da bulmuşlar" 9 gundur su ıçıyor, ot yıyorlarmış Bır Amenkalı subayın ve oğlunun eğıtımı. Bızde boyle bır olay olsa nasıl sonuçlanır 1 ' Çocuk laf dınler, baba laf anlatabılır mı'' Bır yaşam savaşı vahşı doğa karşısında boyle sonuçlanır mû Sadece ot yıyecek, su ıçeceksın, dur- madan kayacaksın' Amenkalı yarbayın arkadaşlan umudu kesmemışlerdı Çunku yarbayın boyle bır eğıtımı vardı Bu eğıtımın bu şartlarda yarayacağını bılıyoriardı. Eğıtım ışe yaradı. Uder, toplumun ıçınden çıkar, karpuzgıbı sergıdenseçıl- mez, baksanıza tarıhtekı orneklerıne 1 BULMACA 1 2 3 4 5 SOLDAISSAĞ\ 1/ Tembel uşengeç II Yapağının dövulmesıy- le elde edılen kaba ku- maş Halk edebıyatı nazım şekıllennden bı- n 3/ Edırne'nın bır ıl- çesı 4/ Her ıkı kureğı bır kışı tarafından çekı- len bırden uç çıfteye kadar sandal 5/ Mus- tahkem yer Bır nota Gureşte bır oyun 6/Kımse, kışı Lutes- yum elementının sım- gesı llkel benlık II \alnızlık korkusu 8/ Balık avla- makta ya da yuk taşımakta kulla- nılan buyük kayık 9/Kâğıtlan bır arada tutmaya yarar çengel Hın- dıstan'da halkın ayrılmış olduğu, bırbırıne karşı kapalı sınıfların adı YUKARIDAN AŞAĞIYA 1/ Bır yere sunulan bıldın ozetı 2/ Bır nota Agn Dağı'na venlen bır başka ad 3/ Alkolsuz ıçkı, meşrubat Kumaşla astar arasına konularak gıysının dık dur- masını sağlayan kolalı bez 4/ Asya'da bır ülke Bır çeşıt bö- rulce 5/ Kayak sporundakı yanşma dallanndan bın 6/ Maden eşya uzenne vurulan bır cıns cıla Yaşça daha kuçuk olan II Gelın tacı "O" adılının yonelme durumu 8/ Olumsuzluk be- lırten bır önek Gıysı 9/ Boru sesı " — turlu çıçek vardır başında Kokar reyhan ıle gul karmakanş'" (Karacaoğlan) O AydınlıkJ^J HAFTAUK HABER YORUM DERGİSİ SHP-CHP Kurultayının önündekı soru Birleşme nerede... Mezarda mı, halkın safında mı? Bayfcal ın şansı karan^ariığı gıderemıyor Karayalçın tepkt oyiarını alabftıyor Soysal gösterümek ısteodıöi gibi zayrf defii Gûrfcan son sanıyeye kadar PTT emekçllerl sûrgünlerl gerl aldırdı "Tyl özeHeştiremeyecekslnizl" PTT emekçısınr G&nel Müdur Bettemırın de ıtıraf ettığı bûyCıK başansı Hûkumet cephesı paramparça PTT emahçısırnn önünde şmodi hangı görev var TKP(M-L)Ve çağn Işçı Partısı Genel Başk^ıı Doğu Pennçek m TKP(M-L) ye çağrısı veeteştmten UğurKılıçclnayetl- Her taşın altından Mehmet Eymür çıkıyor Uğur Kılıç devlel ıcındekı kap şmarm kurbanı DOrvlar Kılıç ın önemli açsklamaları Emeklı VaS Ergun Gökdeniz den, devtet mafya babaları ıiş)us< hakkında ılgınç aç klamalar Işkenct timinin doktortan Bır grup sağlıkçının gsnış araştırması Olay ve ısım dökûmlenyle şkencede polele ışbırtığı yapan hekımter Hattanın Konuğu: TYS'yl Canlandırma Glrlşlml'nden Öner Yağcı "Emperyatıst kultûr operasyonunun Karşısındayız* Turkıye Yazarlar Sendıkası nm 4 5 Şutoat takı kongreeınde "örgOOO dınamızm* ıle "pasıfizm" karşı karşıya gelıyor BUGÜN VE HER CUMARTESİ BAYILERDE
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog