Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 27 OCAK 1995 CUMA OLAYLAR VE GORUŞLER Olmayacak duaya, âmin MELİH CEVDET ANDAY S abah gazetesınin. Rama- zan dola\ısı\le bastırdığı dınsel konulu kıtaplan ta- nıtan T\ bunun >anında bır konuşmacısını halkın aras\nda dolaştırarakA ote- kıne benkıne "Ezan nedir?", "Amin ne demek?" dıye sordurdu Bunlardan ılkıni doğru yanıtlayanlardan ıkincı so- ruyubılen çıkmadı "Âmin" ne demek11 Herhangı bırTurkçe sozluğu açarsa- nız bu sozcuğun "\llah kabul etsin!" anlamına geldığını gorursunuz Ama bununla bıtmez Bıraz daha açalım Hırıstıvanlar da dua ettıkten sonra "\men" dıyorlar bu benzerlık nerden gelıvor1 Sozcüğun kokenı Yahudı dılınde "*emn''dır. oradan Arapça ya (Arapça semıtık bır dıldır) emin, emnivet, ema- tıet olarak geçmıştır Bız de bu sozcuk- len kullanınz u Emn" sajlam demek- tır Tann.duadan sonra "Amin"dıyenın geçmtş gunahlannı bagışlarmış Yahu- dıler de "Âmin" derler, çunku ılk âmın dıyen Musa peygambermış Konu, bundan sonra bıraz çatallaşı- yor. en lyısı ansıklopedıden okumak olacak "Natnaz sırasında 'âmın' denilmesi konusunda değışik mezhep imamları- nın değışik goruşleri \ardır. Ebu Hani- fe ile Malik bın Enes. ımamın 'âmın' demesinın gereklı olmadığını,cemaatin ise sessızce âmın demesinin \eterli ol- duğunu kabul etmişlerdir. lmam Şafii, imamın vuksek seste, cemaatin de ıçin- den 'âmın demesi gerektığı, Ibn Ham- bel ise. imam 'amın' dedikten sonra ce- maatin yuksek sesie âmın demesi ge- rektiği goruşundedirler." Goruvorsunuz ya. âmın deyıp de geç- meyın, o kadar kolay değıl Işler kan- şıvor Dahası var Kutsal kıtap metınlenndekı ılk kul- lanımında "Amin" (amen) sozcuğu. bır konuşmacının kendısınden once konu- sanın sozlennı doğruladığını belırtıyor- du Ant venrken bu sozcuk kullanılır- dı Yahudılereskıdendualannason ve- nrken "Amen" derlerdı Hınstıyanlar da her dua\ı "Amen"le bıtinrlerdı Buraya gelındığınden karşımıza bır sonıdıkılıyor Duaveâmın.yazgımız- la ılıntılı olduğuna gore, ınsanın yazgı- sı dunyaya gehrken mı saptanmıştır, voksa her gun yenıden mı yazılmakta- dır> Dılımızde "Olma>acakdua>aâmin** bıçımınde bırdeyım \ar, bunagore, bız kendımız ıçın ya da yakınlarımız ıçın her dua edışımızde, dıleklenmızın ka- bul edılmesını ıstı>oruz demektır Ov- le ıse yazgı baştan belırlenmış değıldır Tann acırsa. bundan sonrası daha lyı olabılır Pekı ama. böylece bız Tann'nın rşı- ne kanşmış olmuv or muvuz7 Bır Av ru- palı duşunur "Y uce,birdinstzliktir"dı- >or. çunku dua eden hem ınanmakta hem de yuksek gucun ıstçncını değış- tırmeye yeltenıvordur "Âmin"sadece onaylama olduğu surece sorun yok, ama dıleklenmızın ardından gelırse ış değışır lşte >azgıcılığın (kadercılığın) du- ğumlendığı yer burasıdır Yazgıcılık (Kadercılık. Fatalı^me), evrenın ve ınsanın önceden belırlenmış olduğunu ılen suren bır anlayıştır du- şun tanhıne gırmıştır Yazgı >a da alınyazısı. hıçbır zaman değıştırılemeyecek olan bır sonucun onceden belırlenmesıdır ve bu bakım- dan ınsana en kuçuk bır ozgurluk tanı- maz Boyle ise, neden dua edıyoruz0 Şu soru da gelıvor elbet Dua etmedıkçe neye "Âmin" dıyece- ğız1 ' Bu ıkıncı soruya yanıt var Bız soylenenlere, bıze okunanlara âmın denz, olur bıter Boylece Islam mezheplen arasındakı anlaşmazlığı da çozmuş oluruz Fatıha suresını okumak ımamdan, âmın demek bızden lşımız kolavlaşıyor Buraya gehndığınde önemlı bır so- runla karşı karşıya kalıyoruz Insanın, yazgısını değıştırmek yolun- da en kuçuk bır ozgurluğu bıle yoksa "doğnıluk, iyilik'" kavramlan ortadan kalkacak demektır Nasıl yaşarsan ya- şa kotuluk de etsen varacağın sonuç değışmez Ancak şunu da eklememız gerekı yor, yazgıcılık öğretısı. metafızık alan- da ınsanın Tann karşısındakı sorumlu- luğu ılkesıyle çatışmış, bu çatışma elin- delik (ırade-ı cuzıye) öğretısı ıle çö- zumlenmek ıstenmıştır Vazgıcılık, bılımsel gerekırcılıkle ka- nştınlmamalıdır Başımıza ne gelırse katlanacak değılız elbet, onlemlenmı- zı savsamayacağız Yazımızın sonuna gelırken Chap- lüı'ın (Şarlo) şu sozlerıne bır gözata- lım "Dogmatik açıdan dindar bin deği- lim. Bilgi birikimine ve bilimdeki ılerle- metere karşın ne geçmişte, ne de şimdi hiçbir felsefeci bu konuda insanlann uf- kunu avdınlatabilecek somut birgerçek ilen surmemistir. Hiçbir şeye ne inandım, ne de inan- madım. Benim için herkesin gerçeği farklıdır. İnsanlar her zaman gerçeğe somut bir nedenden ötürfi yaklaşmaz- lar. Ruyamızda olumu gorur ve olu ola- rak gordükkrimı/jn yaşadığını biliriz ama, ote yandan da. aynı zamanda on- lannoldiıklerinidüşunebiliriz. Riıvası- rasında insan bev ni hiçbir somut nede- ne davanmadan çalışmasına karşın ru- yanın da kendı mantığı yok mudur? Bu tur şev ler neden kav ramının çok otesin- dedir. Saniyenın binlerce mıKarlık bo- lumunu nasıl algılavabılırtz! Vnu bu, metematıksel goruse gore çok geçeriı bir kavramdır. Vaşlandıkça kader konusunu daha fazla duşunmeğe başladım. Bu kav ram- la sandığımızdan daha iç içe yaşıyor ve onun bize çızdiğı volda yuruyoruz. Ka- deriru tum rıkirterimuın habercisi oldu- guna inanıyonım. Kader olnıasaydı ne varsayımlar, ne kuramlar, ne bilim ya da ne matematik olurdu. Kaderin. beynimizin bir uzan- tısı olduguna ınanıyorum. Olumsuzu bizden uzaklaştiran bir anahtar niteli- ğmdedır kader." ARADABIR ERAY KARINCA Yargıç-Kamu ionetımı Lzmanı Sevdalapımız, Di Pietro ve TÜSİAD Ulkemızde bırbın ardına patlayan yolsuzlukların kayna- ğına yargının ınemedığı duşuncesıyle Italya'dan savcı ge- tırtmekten sıkça soz edılırken TÜSİAD unlu temız eller savcısı Di Pietro'yu çağırarak bu gorevı yenne getırdı Çağ- rıyla kamuoyuna dernek ve uyelertnın, toplumsal kırienme- den ne denlı hoşnutsuz olduğu mesajı ustaca verılmış öl- du Burada mesajın doğruluğu ya da başka deyışle TUSİ- AD'ın sutten çıkma ak kaşık olup olmadığı değıl ama do- laylı olarak ıçtenlığı sorgulanacaktır Medyada, Italya'dakı temız eller operasyonunun arkasındakı kahraman savcıla- rın varlığı vurgulanırken, sıradan ınsanda, bızım savcılan- mızın gorevlerını 1yı yapmadıkları sanısı doğmakta ve TU- SlAD'ın çağrısıyla olayın sıstem değıl de kışı sorunu oldu- ğu yolundakı yanlış kanı pekışmektedır Dı Pietro ve arkadaşlan, yeteneklı ve cesur savcılar ola- bılır Bugune dek başardıkları ışler ve unlerı de bu yargryı haklı kılmaktadır Ama her ulusta olduğu gıbı bızde de bu nıtelıklere sahıp savcılar vardır Oyleyse Italyan savcılan et- kılı kılan nedır' Yargıç ve savcıların kışısel ozellıklerı dışında bu sorunun ılk ağızda soylenebılecek pek çok yanıtı vardır Çarpıcı bır ornek Zonguldak ta, Turkıye Taşkomuru Kurumu Kozlu Muessese Mudurluğu'nun incırharmanı ve Ihsanıye ocak- larında meydana gelen grızu patlaması sonucu, 263 ışçı- nın olumu nedenıyle açılan ceza davasında yaşanmıştır Bu davada yargılanan 48 sanık ıçensınde muessesenın eskı genel muduıierı ve yonetım kurulu uyelerı de bulunmakta- dır 399 sayılı Kanun Hukmunde Kararname'nın 11 mad- desı uyannca bu kışılenn yargılanabılmesı ıçın ılgılı bakan- dan ızın alınması gerekmıştır Enerjı ve Tabıı Kaynaklar Ba- kanlığı'nın 7 Hazıran 1993 gunlu ve 6499 sayılı yazısı ıle ızın venlmedığınden bu sanıklar yargılanamamışlardır Kararın sıyasal sorumluluğunu ustlenen sayın bakanın, teknık açıdan geçeriı nedenlen olabılır Ne var kı, 263 kışı- nın olumu karşısında, bağımsız yargı organı çıkışlı olmayan boyle bır kararın, olenlerın yakınlannı, dahası kamu vıcda- nını rahatlatacağı duşunulemez Yınelemek gerekırse bu- rada eleştırılen, bakanlığın takdıryetkısını ızın vermemeyo- nunde kullanması değıl, dava açılmasını sıyasal organın ınısıyatıfine bırakan boylesı kurallann yasalarımızda yer al- masıdır Şımdı sormak gerekır Bu davada Sayın Dı Pietro savcı olarak gorev yapsaydı ne değışırdı? Yanıtı bellı Bugune kadar baskı grubu olarak etkınlığı tartışılmaya- cak boyutta olan TUSİAD'ın savcılann elını kolunu bağla- yan boylesı kurallann ayıklanıp çıkarılması ya da genel ola- rak ulkenın demokratıkleşmesı konusunda harcadığı ıçten çabalara ne kadar tanık olduk'? Yanıtı yıne bellı Ne yapılmalı sorusuna çok kısa başlıklarla şu onerıler ge- tırılebılır Adlı kolluk derhal kurulmalıdır Suçun ışlendığı ya da açığa çıkarıldığı yer savcısına, suç bağlantılannı ulkenın her yennde soruşturma gorev ve yet^ısı tanınmalıdır Eko- nomık suçlara ılışkın yaptırımların etkılılığı sağlanmalı, ya- sal boşluklar gıderılmelıdır Yukandakı ornekte gorulduğu uzere yargı yetkısını kısıtlayan duzenlemeler kaldınlmalı, Memurın Muhakematı Yasası da yenıden tartışılıp gozden geçırılmelı, oz olarak sıstemın lyı ışlemesının onundekı tum engeller kaldırılmalıdır Bakarsınız, ulke demokratıkleşır, bu kez de Italyanların ışadamı derneklerı bızım savcılanmızı çağırırlar TMMOB MİMARLAR ODASI ISTANBUL BUYUKKENT ŞUBESİ PANEL ve FORUM 'OZELLEŞTİRME ve TOPLUMSAL DEĞERLERİMİZİN GELECEGİ 28 Ocak 1995 Cumartesı saat 10.30 -18.30 Türkıye Gazetecıler Cemıyetı Burhan Felek Konferans Salonu Cağaloğlu-lstanbul I Otunım KAMU ARAZİLERİ ve OZELLEŞTİRME (10 30-13 00) Yoneten Oktay Ekıncı (Mımarlar Odası iâtanbul Buyukkent Şube Başkanı) Konuşmacılar Prof Dr Ulku Azrak (Istanbul Unıversıtesı Oğr Uyesı) lcen Bortucene (Ptanlama Uzmanı) Dr Erol Kokturk (Hanta Muhendısij Doç Dr Turkel Mınıbaş (Ekonomı Uzmanı-Yazar) Av Dervış Partak (Mım Od Hukuk Muşavıri) II Oturum OZELLEŞTİRME ve KAMUSAL HAKLAR (14 00- 16 30£16 30£ Yoneten Yavuz Önen (TMMOB Başkanı) Konuşmacılar Mehmet Atay (DİSK Genel Sekreten) Prof Dr Aydın Aybay (Medenı Hukuk Uzmanı) Yucel Gursel (Yuksek Mımar) Prof Dr ilhan Ozay (Hukuk Fak Oğr Gor) Tuluı Sonmez (Hukukçu - M S U Oğr Gor) FORUM (Tartışma) Saat 16 30-1830 ItSI* Sisli İlc«si*ıul«> KlkiıılikU r Siiıüvor Soyleşı Mevcut Dunım ve Görevlerimiz IConuşmacı Ilhami Aras Saat 15 00 Fılm Göstenmı Come and See (Gel ve Gör) Yönetmen Eletn Klimov Saat 19 00 Tarıh 28 Ocak 1995 Cumartesı Yer: Birieşik Sosvalist Partisi Şişli İlçe Salonu Poyraz Sokak Maya Uhanı Daıre 3 Harbıye Tlf 246 55 39 Doçentlik sınavlan Prof. Dr. YÜKSEL BOZER Rektör- Hacettepe Ümversıtesi S on zamanlarda muhtelıf oğre- tım uyelen tarafından doçentlik sınavlan ıle ılgılı vazılardıkka- tı çekmeye başlamıştır Bu ya- zılar. doçentlik sınavlanndakı olumsuzluklarla ılgılıdır Son vavın. sayın gazetenızın 21 Aralık 1994 günku nushasında Çukurova Ünnersıtesı Tıp Fakultesı'nden Sayın Doç Dr Aytekin AJtıntaç'a aıttır ve özellıkle unıversıte dı- şındakılenn doçentlik tıtn almalan uzenne- dır Bu munasebetle şu noktayı vurgulamak- ta yarar vardır 2547 sayılı Yuksekoğretım Yasası'nın yalnız doçentlik sınavlan ıle ıl- gılı değıl, daha bazı maddelen ûzennde de degışıklıkleryapma zamanı çoktan gelmış- tır Hatta belkı bunlann bır kısmı baştan ıtı- baren eksık ve>a kanımca hatalı duzenlen- mıştır Bu vazımda sadece doçentlik sınav- lan ıle ılgılı olan kısma değınmek ıstıyo- rum obürlennı zamanı geldıkçe tekrar ko- nu edeceğım Doçentlik sınavlan 2547 sayılı yasanın ıçınde bır çarpıklık gosteımektedır Yasaya gore unıversıte oğretım uyelığı. >ardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlukten oluş- maktadır Yardımcı doçentlik. var ise ılan edılerek bırkadroya atama ve bu atama ıçın. bınsı o unıversıte dışından olmak üzere uç değışik profesorden rapor ısteme esasına dayanır ve bu raporlar fakulte yonetım ku- rulunca değerlendınlır Genelde yonetım kurullan, bu junlenn verdıklen raporlann aksıne bır karar almazlar Profesörlükte de yıne açık bır kadro var ise bu kadro ılan edılerek muracaatlar top- lanır, sonra ıkısı o unıversıtenın ıçınden. uçu de değışik unıversıtelerden olmak uzere bı- lım alanı ıle ılgılı profesorlerden yıne bır ju- n oluşturulur ve bujunlenn raporlan bu ke- re unıversıte yonetım kurulunda ıncelenerek karara bağlanır Dıkkat buyunılursa. unıver- sıte oğretım uyelığının gerek yardımcı do- çentlik gerekse de profesörluk aşamasında açık kadronun bulunması, ılanı ve o kadro- ya atama yapılması esas alınmıştır Neden- se bu ıkı unvanın orta yenndekı doçentlik aşamasında ise bır boş kadro aranması esa- sı getınlmemıştır Ustelık oğretım uyelığı- nın >ardımcı doçentlik ve profesorlük asa- malannda o unıversıtenın kendısı kendı ku- rullan ıle yardımcı doçentı ve profesorune tıtr verme hakkına sahıp olduğu halde do- çentlıkte bu tamamen merkezıyetçı bır tu- tum ıle Unıversıtelerarası Kurul'ca oluştu- rulan bırjunnın yapacağı sınava bağlanmış ve unıversıtede boş kadro bulunup bulunma- dığı hıç dıkkate alınmamıştır <\daylar, şa>et sinavda başanlı olurlarsa ortaya uç farklı durum çıkar Bınncısı, kışı unıversıte dışından sınava gırmışse unıver- sıte ıle hıç ılgısı olmadığı halde doçentlik tü- nnı alarak bunu özellıkle muayenehanesın- dekı tabelada kullanma>a başlar Ikıncısı unıversıtede o dalla ılgılı bır boş kadronun bulunmasıdır Unıversıte, tekrar ılan vererek o kadroya atamak uzere muracaat eden, do- çentlik tıtnnı almış kışıler ıçın yenıden bır jun kurar ve adavlar arasında değerlendır- me yapılarak uygun olanın unıversıte yone- tım kurulunca kadroya atanması sağlanır Yanı doçentlik kadrosuna atama >apmak ıçm ıkmcı bır jun kurularak zaten daha on- cekı bır jun tarafından başanlı sayılmış kı- şı, gereksız >ere tekrar başka bır jün tara- fından değerlendırmeve tabı tutulur Uçun- cu durum ise. çalıştığı unıversıtede doçent- lik tıtnnı alan kışının bılım alanında boş kadro bulunmamasıdır O takdırde doçentlik tıtnnı alan kışı. bu- lunduğu bır alt duzevdekı kadroda gorev ı- ne devam eder Bu durumda sorunlann or- taya çıkması kaçınılmazdır Çunku. kışı ıçınde bulunduğu kadro ıtıbanyla yasal ola- rak doçent kabul edılemez. ama doçentlik tıtnnı almıştır Tıtnne layık olmayan ve öz- luk haklan yönunden zarar gören doçent. kendı açısından buyuk bır haksızlığa uğra- dığı kanısı ıçındedır O bölumun ya da ana- bılım dalının ıçınde bu gıbı kışılenn varlığı buyuk sakıncalar getınr. huzursuzluklara yol açar Ünıversıtelerde bu gıbılenn sayı- lan artınca da şıkâyetler çoğalır ve genellık- le sıyası otonteye baskı larla yenı kadro ve- nlmesı yoluna gıdılır Bu da, o bınmlerde lu- zumsuz kadro şışkınlıklenne neden olur Nı- tekım bugun ünıversıtelerde pıramıt tersıne donmuştur Profesor sayılan fevkalade ka- banktır doçentler, daha az sayıda, yardım- cı doçentler ise çok daha azdır Bır bakıma unrversıtelerdekı bu dunım KİT'lere çok benzerlık gostenr Doçentlik sınavlannda kadro açık olup ol- madığına ve o bınmın doçent ıstek ve ıhtı- yacınabakılmaksızın Unıversıtelerarası Ku- rul'ca her yıl rutın olarak sınav yapılması o kadar yozlaşmıştır kı, çoğu kez jünler 'ba- nanecilik' hıslen ıçınde bır nevı ulufe dağı- tır duruma gırmışlerdır Bu da son derece çarpık ve sonuçlan ıtıbanylajevkalade sa- kıncalıdır Şahsen on yıla yakın bır süredır bu durumun duzeltılmesı ıçın gerek Unıver- sıtelerarası K.urul'da. gerekse Rektorler Ko- mıtesı'nde ve YÖK'un nezdmde buyuk gay- ret sarfetmeme rağmen bır adım bıle mesa- fe alamamanın uzuntüsu ıçındevım O ne- denle Savın Dr Altıntaç'ın unıversıte dışın- dan doçentlik smav lanna gınp de bu tıtn ta- şıyanlar hakkmdakı duşuncelennı tamamen paylaşıyorum Acaba bu konuda yasal duzenlemeyı bek- lemeden kısmen de olsa bır düzelhne yapı- lamaz xnf 2547 sayılı yasada bu hususu su- ratle değıştırmek kaydı ıle kanımca Unıver- sıtelerarası K.urul. sadece kendısıne boş kad- ro gostererek ıhtıyaç bıldıren unıversıteler ıçın ılgılı alanda doçentlik sınavı açarsa mev- cut kadrova adavlar arasından en başanlısı- nı seçmek ve atamak mumkun olacağı gıbı buyük olçude bu problem gıdenlır. aynca yenı kunılan unıv ersıtelerde de öğretım üye- sı eksıklığı bır bır ölçude gıdenlır Başka bır deyımle ısteklı kışılenn değıl, unıv ersıte ıda- relennın ıhtıyacı gozonûne alınarak o dallar- da boş kadro varsa doçentlik sınav ı yapılma- lıdır YOK ve Unıversıtelerarası Kunıl'un bu konuya cıddı olarak eğıhp en kısa zaman- da uygulamalan duzeltmesınde yarar gor- duğumu onemle tekrar vurgulamak ıstenm PENCERE TARTIŞMA SHP, CHP ve DSP'ye açık seçik bir mektup S ayın SHP vetkılılen tktıdar ortağı olduğunuz gunden bugune, tum kamuoyunun b.ld.ğı yanlışlıklannız ve eksıklıklennızle buyuk olçekte oy yıtırdığınızı, sanınz kı sız de bılıyoruz Sayın CHP yetkılılen Ayn bır partı olarak v ar olduğunuzdan bu yana eskı CHP'nın adından başka hıçbır kalıt taşımadınız Aynlmanızı haklı çıkaracak, kamuoyunun beğenısıne neden olacak bır eylemınızı anımsayamıyoruz Sa>ın DSP yetkılılen Turk sosyal demokratlan, Sa>ın Bülent ve Rahşan Ecevit dışında ancak bırkaçınızın adlannı bılıyorlar Sız de bu kadar sure ıçınde ancak SHP ve CHP"ye duyulan duş kınklığı sayesmde oy sayınızı arttırmak uzeresınız (kı araştırma şırketlennın her zaman doğru tahmınlerde bulunmadığını da bılıvoruz) Sonuçta her uçünüz de Turkıye'dekı sosyalıstlen ve sosyal demokratlan umutsuzluğa, mutsuzluğa surukledınız Tabanınız dığer partılenn tabanından ne sınıfsal, ne de ıdeolojık açıdan farklı olmadığı gıbı. zaten kotu olan orgutlenme sıstemınız de en değerlı elemanlannızın yukselmesını sağlayamamaktadır Bu da hem sağhklı bır partı yonetımıne kavuşamamanıza neden olmakta, hem de yönetımın, alt kademelen gorev lendırmesınde, dolayısıyla partı çalışmalannda aksamalar ortaya çıkarmaktadır Partılenmızın. asıl dayanması ve guç alması gereken demokratık kıtle orgütlenyle arasındakı ıletışım bozukluklan da guç yıtırmenızın bır başka nedenıdır SHP'nın bakan danışmanlannın bu orgütlerden oluşması gerekırken. adı sanı bılınmeyen "hemşeri" lenn danışmanlık kadrolannda bulunmalan bıle bunun somut örneğıdır Oysa bu kıtle orgutlen, odalar, sendıkalar. demekler sızlenn ıdeolojık btrleşmenızı sağlayabılecek duşunce platformlandır Sızlere oy veren bır sosyal demokrat olarak, bu halınızle bırleşsenız bıle, ıktıdar olmanız ıhtımalınde, Turkıye ıçın umut vermedığınız duşuncesındey dım ve çoğunluğun da bu duşünceyı paylaştığını sanıyorum Cünku. bırleşsenız de dıyalektık duşunce gereğı ortaya çıkacak aynlıklan. orgutunuz ıçınde demokratık yollarla, sağhklı \e hızlı bır bıçımde çozûmleyebıleceğınıze olan ınanç sarsılmıştır Bu durumda, zaten bırleşmeyı ıstçmeyen DSP'yı bırakıp, SHP ve CHP olarak bırleşsenız de alabıleceğınız oy sayısında umut vencı bır gelışme olamayacağı ortadadır9 Gunun moda deyımıyle, ımaj yenılığıne değıl, ama gerçek bıryapısal yenılığe gereksınımınız olduğu kesındır Örgutlennızm, oluşma, çalışma, denetım sıstemlennı yenıleyerek, partılennızı bılgılıler ve yeteneklılenn yükselmesıne şans tanıyabılecek bır yenılenmeye kavTişturmanız. bu nedenle de sıkı bır tasfiyeye gıtmenız kaçınılmaz görûnmektedır Bu yenılenmeyı demokratık yollardan yapamıyorsanız, kamuoyunda ve örgutlennızm ıçmde ağırlığı olan bınnı. orneğın Sayın Mümtaz Soysalı lıder seçerek onu yetkılı kılabılırsınız Tabıı bu, bırçoğunuzun da tasfıyesıne neden olacağından. boylesı bır özvende bulunmak kolay değıldır Yenılenmelen yapamayacak 'şekibel' bır lıder değışıklığı seçmenı ve Turkıye'yı oyalamaktan başka bır şeye yaramaz Sosyal demkorat partıler olarak. ılk amacınızm en yakındakı seçımlerde ıktıdar veya ıktıdar ortağı olmak değıl, genış bır sol yelpazeyı ıçınde banndırabılecek demokratık, ıdealıst ve çalışkan bır yapı kurmak olması gerektığıne ınanıyorum Böyle bır yapının, muhalefette yapabıleceklen bıle, bugûnkü ıktıdann ortağı olarak SHP'nın yapabıldıklennden daha onemlı olacaktır Bu bırleşmenın olabılmesı ve nıtelıksel tasfıyelenn yapılabılmesı ıçın Anayol ya da Refah ıktıdannm gerçekleşmesı mı beklenmektedır' Turkıye'nın buna vaktı var mıdır° Artık sızlenn dışında yenı oluşumlar arar hale gelmış sol yelpazenın buna tahammulu var mıdır9 Sızlen, nıtelıksel bır yenılenmeye, bırleşmeye, haddım olmayarak ama bır sosyal demokrat olarak umutsuzca davet edıyorum Mehmet Zaman Saçhoğlu İLAN ANTALYA ASLİYE 1. HUKUK HÂKİMLİĞl'NDEN DosyaNo: 1993^09 E. 1994/259 K Davacı S S Akdenız Küçük Sanayı Sıtesı Yapı Kooperatıfı tarafından davalı Haynye Kurt aleyhıne açılan el atmanın onlenmesı ve kâl davasının yapılan duruşması sonunda Dava konusu Antalya Duralıler Koyu 2593 parsel sayılı taşınmazın fen bılırkışısı Alı Ihsan Yolsal'ın 3 3 1994 tanhlı raporunda 210 no ıle belırlenen 310m2'lık kısmınadavalının tum mudahalesının menıne, bu kısım uzenndekı yapı ve agaçlann kâlıne karara bılırkışı raporunun eklenmesıne 5 426 750 - lıra harcın davalıdan tahsılıne 500 000 - lıra vekalet ucretı ıle 2 368 575 - lıra mahkeme masrafının davalıdanalınarakdavacıya venlmesıne, 6 4 1994 gunlukararlakararvenlmışolmakla, ışbukararözetınınadresı tespıt edılemeyendavalı Haynye Kurt'a teblığ yenne kaım olmak üzere ılanen teblığ olunur Basın:34O7 İç Diinya ile Dış Dünya.•• SHP ıle CHP'nın bırieşme kuruttayına ılışkın bır şeyler yazmak gerekıyor. Kurultay yann.. Ne yazayım?. Yazılacaklar yazıldı, çızılecekler çızıldı, ama, kım laf dınler? Murat Karayalçın dınler mı'? Deniz Baykal kulak venr Kendımı onların yenne koyuyorum, ışın -ıçınden çıkamıyorum Ikısı de topun ağzında! Ruhsal açıdan gergef gıbı genlmışler, her yazılacak şey, ığneye donuşup gonullenne batıyor. Evren ıç ıçe dunyalardan oluşur. Her ıkı genel başkanın ıç dunyası, dış dünyanın gerçeklenyle çatışıyor. • Karayalçın, ışlemedığı gunahların kefaretını odemek durumunda kalıyor. Korolası talıh, Murat Bey'ı koalısyonda Çiller ıle nışanladı Bır yılda enflasyonu patlatıp yuzde 150'ye çıkaran Tansu Hanım'ın vebalını SHP Genel Başkanı paylaşmak zorunda kaldı. Özelleştırme ve ışsızleştırme sıyasetı de bu kıyametın ustune bınınce yandı gulum keten helva1 Karayalçın şımdı çekılse bır turiu, çekılmese bır turlu1 Çunku konumunu yrtınrse Başbakan Yardımcılığı, Dışışlen Bakanlığı ve SHP Genel Başkanlığı elınden uçacak!.. Mılletvekıiı de olmadığı ıçın dıral dedenın duduğu gıbı ortada kalacak! Bırieşme Kurultayı Karayalçın ıçın hayat memat sorunu1 .. Kara Murat ıç dunyasında buyuk fırtınalar yaşıyor.. Kıyamet mı yaklaştı1 ?. • Ya Baykal?. 1970'lerden berı sıyasal yaşamını guduleyen genel başkanlığı Baykal CHP'de yakalamıştı, ama, ne olduysa ondan sonra oldu, tarıhsel partı ufaldı, kuçuldu. Son kamuoyu yoklamalannda CHP'nın oy oranı yuzde 2 dolayında gorunuyor Bırieşme kurultayında Baykal genel başkanlığı da elınden kaçırırsa sıyasal yaşamı noktalanmaz mı?. Ama bır de bırleşık partının genel başkanı seçıldığını duşunun! O zaman yuzde 2'lık partısıyle SHP'nın de başına oturup koalısyon ortağı olarak hukumet pazarlığına başlayacak Baykal'ın dılınde Şekspir'ın pek unlu ıkı sozcuğu var Olmak ya da olmamak! Çelışkılı duygular arasına yureğının salıncağını kurmuş, kolan vuruyor Baykal, çevresınde yazgısını lıderlerıne bağlamış kışıler, kımbtlır nasıl asılıyorlar!.. Sen gel de bu ışın ıçınden çık!. Çıkmak kolay mı?.. • Her ıkı genel başkanın ıç dunyalannda fırtınalar esıyor, ama, ya dış dunya'? Dış dünyanın koşulları acımasız'. Her ıkı partının ıç dunyalarındakı fırtınalardan dış dunya habersız'. Her ıkı genel başkanın ıç dunyalan, dış dünyanın ınsanlanna vız gelıyor Uderler ıç dunyalannın gudulenne kapıldıkça, dış dunyada saygınlıklannı yıtınyorlar, kışılıklerınde ofkeler odaklaşıyor, kamuoyunda homurtular yukselıyor: -Yeterbe' - Çekılsınler artık. - Nedır bu kavga?.. - Solu yıyıp bıtırdıler. - Defolsunlar'. Yukselen sesler, her ıkı partının kapısından içen gırmıyor, lıderlere ulaşmıyor, sağır duvarlar yukselıyor dış dunya ılş ıç dunyalar arasmdaL. «, '"*• ' ı * i im"*&r> Solun şu aşamada ıkı gereksınmesı var. . Bınsı fıkır Ötekı kımlık!. Ne bınsı olmadan ötekı olur, ne ötekı olmadan benkı oluşur Bırieşme kurultayı, çoktan ben fıkrinı yıtınnış solun kımlığını bulmasının başlangıcı olabılecek mfi Olmazsa hıçbır şey olmaz TEŞEKKÜR Eşım Derya Duru'nun amelıyatını üstun bır başanyla gerçekleştıren savgıdeöer Prof Dr' SÎNA TÜKEL'e ve onun şahsında Gyn Op Dr ' ARDAŞ AKDAĞ'a Bılgı Hastanesı Başhekımı Anest Uzm Dr ' MEHMET ZAFER ASLAN'a ^melıj at hemşıresı FATOŞ GÖZÜPEK'e Hastane sorumlusu MUZAFFER TOR ıle BİLGİ HASTANESt personelıne en ıçten dıleklenmle teşekkurlenmı sunanm AHMET DURU ANMA HTflTURKCU D U5 U n C C Muammer AKSOY - Uğur MUMCU Birlikte Anma Haftası İSTANBULili "Halkım unutma bizi" etkınliği Konuşmacılar. İLHAN SELÇUK - MUZAFFER AKSOY CEYHAN MUMCU ŞUKRANSONER AYYUKERENBERK dınlet ve gosten Yer. Istanbul Teknık Ûımrsıtesı Maçka (G)Anüsı Gün: 28 0cak1995 Saat 14.00 Birlikte analım ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERKEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog