Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

»:•<?-• 25 OCAK 1995 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER fflmak'a ölüm tehdidi • ANKARA (Cumhuriyet BSIDSU) -Şımak Bağımsız Miilervekili Mahmut Alınak'a kimlikleri belırlenemeyen kişiler tarafindan "Halkın Sesı" imzalı tehdit mektuplan gönderildiği bıldinldı. Mektuplarda ölümle tehdit edildığini Avrupa Insan HaUan K.omısyqnu, Uluslararası AfÖrgütü ve Helsinki lzkme Komitesi'nebıldiren AJmak, ugraması olası bır saldından "devletin içindeki karanlık gûçlerin sorumlu olacağını" söyledı. ÇlteP kıyılara da elatb • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Tansu Çiller, Istanbul'un ardından, kıyılardaki çarpık yapılaşrha ve kirlenmeyi de denetım altına alıyor. Başbakanlık bir genelge yayımlayarak, deniz, tabıi ve suni göller ile akarsu kıyılanndaki imar uygulamalanna ihşkm çalışma yaptnak ve yeni öneriler hazırlamak amacıyla bir "çalışma grubu" oluşturulacağını bvldirdi. Başbakan Çiller, dün bir genelge yayımlayarak ülke kıyılanndaki imar uygulamalannın, yasalann yanı sıra bu alanlarda görev ve yetkilen bulunan değişik kamu kurum ve kuruluşlan tarafindan da yönlendirildiğı belirtildi. Taîfi meçhuller lOkatartü' • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-ANAPGenel Başkan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli, hcr cinayetten sonra hükümet yetkililerinin "Yakalayacağiz. önemli ipuçlan var; failleri yakalamak namus borcumuzdur" diye açıklamalar yaptıklannı anımsatarak, failı meçhul cinayetlerin koalısyon hükümeti döneminde 10 kat arttığinı ileri sürdü. Pakdemirli, Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu'nun bazı dosyalann kendisine verilmemesinden yakınmasının ya devlet içinde devlet olduğunun ya da bir bakana güvenilmediğinın göstergesi olduğunu belirterek "Devlet içinde devlet varsa bu hükümetin ayıbıdır. Güvenilmeyen bakan varsa istıfası çoktan almmalıydı" dedi Yılmaz: Ahîrette hesap soracağım • TRABZON (Cumhuriyet) - Rize Beledıye Başkanı Şevki Yılmaz, söyledığı bütün sözlerin saptınldığını öne sürdü ve bütün bunlann hesabını ahîrette soracağım' söyledı. Trabzon'da Yavuz Selim Vakfı ve Üniversitenin Sesi dergisinin ortaklaşa düzenledığı toplantıya katılan Yılmaz. "Allah'la kul arasvna ginlmez" diyenlenn. hanımlann başörtü takmalanna engel olarak Allah'la kul arasma girdiklerinı ıddıa etti Toplantıda hükümet komiseri, sıyaset yapıldığı gerekçesiyle uyanda bulundu DevSol davasmda karar • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -Ankara 2 No'lu DGM, yasadışı Dev-Sol örgütü üyesi olduklan, çeşitli banka şubelerine molotofkokteyli attıklan, pankart asıp bıldıri dağıttıklan gerekçesiyle yargılanan ve aralannda "Mücadele" gazetesı muhabınnin de bulunduğu 3 sanığı, 12 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırdı. Davada bir sanık. delil yetersizliğinden beraat ettı. Ankara 2 No'lu DGM Başkanı M.Turgut Okyay, sanıklardan "Mücadele" gazetesi muhabirlerinden Ali Sinan Çağlar ile Utku Deniz Sirkeci ve Cihan Şeker'in, "Silahlı çetenin sair efradı olmak" fıilini düzenleyen 168-2 maddesine göre 12 yıl 6'şar ay ağır hapis cezalanna çarptınldığını açıkladı. tki araç dentze uçtu İSTANBUL(AA)- Çubuklu Kanlıca Caddeşi'nde önceki gece Halıt Özcan yönetimindeki 34 VS 069 plakah özel otomobil ile Mehmet Yazıcı yönetimindeki bir mınıbüs aynı yerden denıze uçtular. Her ikı kazada da ölen ya da yaralanan olmadı. Üçüncü aday Mümtaz Soysal, kurultayda 3'lü şenlik yaşanacağmı söyledi: Bölünme tehlikesi varTUREY KOSE ANKARA - SHP ile CHP arasmda 28 ocakta yapılacak bütünleşme kurultayı öncesinde 3. aday olarak çıkan Ankara Milletvekilı Prof. Dr. MümtazSoysal. bır- leşık partinin başına mevcut lıderlerden bınsının seçılmesi durumunda, bölünme tehlıkesiningündemegeleceğini söyledı. Iki partinin katılımıy la oluşturulacak 120 kişilik parti meclısı (PM) ile "dünyanın en marifetli genel başkanının biie çahşa- mayacağmı" vurgulayan Soysal, "PM ye- nilenecek. "Manga manga profesör gele- cek' diyoriar. Keşke geise. Ama bütünleş- me ve yenileşme olursa tabur tabur. alay alay, hatta kıta kıta yeni insan gelir" dedı. Soysal "cumhuriyetçi soT tanımı nede- niyle kendisine yöneltılen "sağcıkk" suç lamalannı "Ben sağcıysam bütün insan- lar tokomotiftir" dıye yanıtladı. Soysal. temel eğıtımın Türkçe olması gerektığı- ni, ancak Kürt kültürü okullan ve K.ürtçe yayına geçılebıleceğinı belırtırken. bu ko- nulann çarpıtılarak kendisine karşı kulla- nıldığını söyledı. Soysal. Güneydoğu sorunu konusun- daki görüşlenyle ılgılı tehlıkelı spekülas- yonlar yapıldığını; Türk-Kürt ayrımcılı- ğının. bölge ınsanlannı "ikinci sınıflığa mahkûm etmek" anlamına geleceğını söyledı. 3. aday olarak yanşa katılacağını açık- layan Mümtaz Soysal, Ankara'da bır ar- kadaşma aıt büroda çalışmalanna başla- dı. SHP Ankara Milletvekilı Soysal. ku- lıslerde dile getirilen "Son anda çekile- cek" söylentilerine. "İstediklerini düsü- nüyorlar. Ben « n m " kar^ıhğını verdı. Soysal'ın, Cumhuriyet'ın sorulanna ver- diği yanıtlar şöyle: - Ûç kişi arasında geçmesi ola- sı Kderiik yanşında şansınız» na- sıl görüyorsunuz? - 3 1ü şenlik olacak demektir. Ben bir hesap yapmadım. Dele- genın karar vereceği bir durum. - PM'nin yenilenmesi için ola- ğanüstü kurultay mı toplayacak- sına? - Belkı ona da gerek kalmaz. Genel başkanın belırlenmesıne benzer şekılde PM de belirlene- bılir, delegeler hazır gelmışken. 120 kişilik PM ile, 40 kışilık MYK ile ben değil, dünyanın en manfetli genel başkanı bile çalı- şamaz. Partılenn tabanında bir tazelenme ısteği var. Listem ha- zır. Öyle laflar çıkanyorlarmış, manga manga profesör getire- cekmış, diye. Keşke gelse. Man- ga manga değil, tabur tabur alay alay, hatta kıta kıta, tümen rümen yeni insanlar gelirpartiye, bütün- leşme ve yenıleşme olursa. 'Çaülara itirazHn yok' - 28 ocaktan sonra bölünme tehlikesi görüyor musunuz? - 3. aday üzerinde oylar yoğun- laşırsa böyle bır tehlıke görmü- yorum Ama ikı genel başkandan birinın üzennde yoğunlaşması, ya da ıkisınin uzlaşarak aralann- dan birini desteklemesi duru- munda olabilir - Genel başkan seçilmemeniz durumunda DSP'ye gidebilece- ğinizyonunlannı nasıl karşüıyor- sunuz? - Spekülasyondur. - Bütünleşmenin çatısı neresi olmalı? - Benim hıçbır çatıya itırazım yok. Delegeler karar verir. - Saddamcı olduğunuz sa\ ları, bizzat genel başkaıunız tarafin- dan dile getirildL. - Ben bu çeşıt tartışmalara gır- mek ıstemiyorum. Kim olduğum ortada benim. Gizlim, saklım yok. Beni bilen bilir. Saddam ko- Bölünme riski: 3 y üzerinde oylar yoğunlaşırsa böyle bir tehlike görrnem. tki genel başkandan biri üzerinde yoğunlaşırsa olabilir. nusunda devletin dosyalanna hâkım olan- lar. ne demek istediğimi anlar. Türki- ye'nin Bağdat politıkası. ülke çıkarlanna uygun olarak saptanmış bir devlet politi- kasıdır. - Cumhuriyetçi sol anlaytşınız, sağcdık suçlamalanna hedef olmantza da yol açb. Bunlan nasıl karşılıyorsunuz? - Frenkçesıyle buna. 'Bonjour' (günay- dın) demek lazım. Ben sağcıysam,bütün insanlar da lokomotiftir. 'Halkuna ihanet etmem' - Aydın Güven Gürkan. sizi destekle- meyeceğini açıklarken, si/.in düşünceleri- Devletin, 6 yaşında Kürt çocuğunu alıp Kürtçe eğitim vererek, sonra da bugünün Türkiyesi'nde yapayalnız bırakmaya hakkı yoktur. Açar özel Kürt kültürü okulu, onu da okutur, ama zorunlu temel eğitim Türkçe olur. Televizyon da kurulabilir. Bunlar özgürlük sorunlandır. Bunlan çarpıtarak nasıl bana karşı kullanıyorlar, anlamıyorum. nizle çağdaş bir sosyal demokrasinin oluş- turulabileceğine inanmadığını söyledL- - Valla ben çağdaşlık, ılencılık, global- cılıkuğrunaTürkiye'nıngerçeklenne uy- gun, ama Türkiye'yi ileri götürebilecek politikalardan vazgeçmem. Dünyaya çağ- daş gözükeceğim diye kendı halkıma iha- net edemem. Ben kendi halkımı çağdaş- laştırmak için, Türkiye'yi çağdaşlaştır- mak için bu tutarlı politikalan savunuyo- rum. - Kuruhay yanşında en önemli açmaa- nızın Güneydoğu delegeieri oMuğu görü- şüne katıbyor musunuz? - Açmaz olarak görmüyorum. Birta- ÇlZMEDEN YUKARI/MUSA KART AAUMDU&. 1 MUMDUf?. BANAB/F? kım hesaplarla bu konunun demagojisi yapıldığı ınancındayım. Uter Kürt sorunu deyin, ister Güneydo- ğu sorunu deyın, sorunun çözümu, etıke- tinin adını dcgıştırmcklc olmuyor. Çözüm şıddetle de. ınsanlan ezerek de gerçekleşmiyor. Çözüm ınsan haklann- dadır. Bütün ınsanlan eşıt vatandaş saymak- tadır. Eşıtsızlıkler varsa, haksızlıklar var- sa devlet görcvlcrını yerıne getırmclıdır. Devlet, Kürtçe konusan ınsanına Türkı- ye'de her yere gelmek şansı tanımalıdır. Devletin ödevlennin başında eğitim ge- lir. Devlet. bu eğitimı resmi dille verme- lidir Kürtçe televizyon Devletin 6 yaşında bir Kürt çocuğunu alıp, ilkokulda Kürtçe eğitim vermek ve sonra da bugünün Türkiyesı'nde yapa- yalmz bırakmaya hakkı yoktur. Bununla, ancak Şırnak'tan Diyarba- kır'a gıdebilir. Kürt çocuklannın çok ıyi Türkçe öğrenmelen gerekır ki, ondan sonra girdıkleri sınavlarda başanlı olsun- lar, toplumun en yüksek yerlenne gelsin- ler. Özel okullaraçılabilir, ama devlet yı- ne bu özel okullarda da temel öğretim dı- lınin Türkçe olmasını isteyecektir. Açar özel Kürt kültürü okulu, onu da okutur, ama zorunlu temel eğitim Türkçe olur. Isteyen yan okulunu kurar, ben Kürt kül- türü de okutacağım der, onu yapar. Tele- vizyon da kurulabilir. 'Resmi aynmcılıkyapümadı' Bunlar özgürlük sorunlandır. Bunlann nasıl çarpıtıldığını ve bana karşı kullanıl- dığını anlamıyorum. Bu tehlike- !ı bır demagojidır ve o ınsanlara haksızlık etmek demektir. Onla- n bu toplumda aynlığa mahkûm, hep ikıncı planda olmaya mah- küm etmek demektir - Bu konuda, "Cumhuriyet ta- nhi boyunca Ankara'da hata ya- pılmamıştır" sözleriniztartışma- lara yol açtı.~ - Konuşmanın ıçınden bır cümle seçilince böyle yanlış an- lamalaroluyor. Ankara hata yap- madı. demekle şunu demek iste- dim Yani Güneydoğu dışmda An- kara'da, tstanbul'da insanlar Kürt diye aynldı mı, Kurtler şu işe gi- rer, bu ışe giremez, dendı mi? Bu anlamda, Türkiye'nin her- hangi bır yerinde, ırka dayalı bir aynmcılık resmi olarak yapılma- dı. Hatta özel olarak da yapılma- dı. ToplumumuzdaTürk-Kürt ay- nmı yeni yeni çıkanlmak ısteni- yor. Tabıı kı Ankara'nın polıta- sında cumhunyetin ılk y ıllannda hatalaryapılmıştır. Amacumhu- nyetı o hatalara iten dış etkenler olmuştur. tsyanlardan sonra cumhuriyet, belkı o ısyanlar dolayısıyla orta- ya çıkan durumlan başka türlü çözebılecekken. şıddet yoluyla çözmek zorunda kalmıştır. Yoksa bakarsanız. Ankara'da milli mücadelede bu hata yapıl- madı. Mıllı mücadelede topla- nan Meclis, o zamanki adıyla Lazistan. Kürdistan mebuslan- nın bulundugu bir Meclis'ti. Ve Ankara'da kurulan devlet, bırlik- te kuruldu. - Siz seçilirseniz, SHP'nin hü- kümet ortakuğı sürecek mi? - İlle de hükümette kalacağız dıye bır derdımız yok. tlle olma- yacağız diye de bır tavnmız yok. Bızim görüş \e ılkelenmiz doğ- rultusunda protokol yenilenirse. konuşunız, bakılır. Obür tarafa baölı. Yaşar Kemal, Der Spiegel'den sonra Liberation gazetesinin sorulannı yanıtladı: Hiçbir zaıııaıı demokratik olıııadık MİŞEL PERLMAN PARİS - Ünlü yazar Yaşar Ke- maL Liberation gazetesiyle yap- tığı bır söyleşıde, "Kürt halkını bırakahm, PKK ile sorunlannı kendisi çözümlesin" dedı ve ilgi- li bölgelerde "hayat şartlannm iyikştirilmesini ve savaşın durdu- rulmasını" ıstedi Alman Der Spiegel dergisınde yayımlanan bir yazısı nedeniyle kendisıyle bır görüşme yapan Musa Akdemir v e Marc Semo'ya Yaşar Kemal "KütUeribiüyorum ve de oralı oMuğum için bu böl- geyi tanıyonım. Bu savaşın, bu kan gölünün bittiğjni görmek is- tiyorum. Artık Türk askerlerinin oİsun. Kürt gerUlalannın olsun, analannın ağlayışlannı duymak istemiyorum" dedı. Atarürk ü "Büyük bir devlet adamı ve aynı zamanda büyük bir devrimci" olarak nıteleyen Yaşar Kemal. "1920-1923 yüla- nndan kalma belge ve demeçle- rin, Mustafa Kemal'in Kürtlere özerkBktanımayı istedtğini kanıt- ladığuıı" kaydettı. "Atatürk'ün modern bir millet kurmayı düş- lediğini" belırten Yaşar Kemal. "İktidann, yerel temsikrileri üze- rinde her zamanki bastırmayı sürdürdük- lerine" ışaret ederek "Türkiye hiçbir za- man gerçektedemokratikolmamıştır" dı- ye konuştu. Güneydoğu'dakı "savaş"ın neden sürdüğü sorusuna. "Çünkü, Kürt- lerin haklan ihlal ediliyor" yanıtını veren Yaşar Kemal. "Kürtçeyazdınızmı"soTu- suna ıse "Kürtçe düşünmüyorum, dola- yısrylada Kürtçe yazmıyorum" karsılığı- K * * l T l î l l V An\/S* Hf*AAl I s t a n b u l DGM'de onceki gün sorgulanan yazar Yaşar Kemal hakkın- 5 « . c ı ı ı a ı c u a Y t t a y u u ı da, 5 yıiakadar ağır hapis, 100 milyon liraya kadar da ağır para cezası istemiyle dava açıldı. tstanbul DCM Başsav cılığı Yaşar Kemal'in Almanv a'da \ a\ımlanan Der Spiegel dergisine yazdığı makale ne- deniyle açtğı soruşrurmayı tamamladı. İstanbul DCM Başsavcdığı, tutuklanması istemiyle sevk edildiği İstanbul DGM Nöbetçi Mahkemesi'nce salnerilen Yaşar Kemal hakkında3713 sayilı Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesinin 1. fıkrası gereğince da\a açtı. Kemal'in yargılanacağı DGM ve duruştna günü önümüzdeki günlerde hükme bağlanacak. nı verdı. Yaşar Kemal, DGM tarafindan kendisi hakkında açılan soruşturmayla il- gılı görüşlerini şöyle açıkladı: "Bu yargıçlar, davanın soruşturmasını yaparak, büyük bir olasılıkla beni mah- kûm edccek. Bunu öngörmüştüm. Türki- ye'yibilmeyenbanadiyorki'Fakatsızöz- gür bır şckıldckonuşup yaziyorsunuz.de- mek kı Türkive demokratik bır ülke' Ha- yır, bu gcrçek değildir. Konuşuyor ve yazıyorum, fakat öde- mem gereken farurayı da biliyorum. Bu- nu da üstleniyorum. Bu, belki hapishane, işkencedir. Hatta ölüm bile. Bir gün, ara- mı/dan herhangi biri faili meçhul bir ci- naycte kurban gidebilir. Fakat, \a/drgını şu makalenin büyük yankılan oldu. Yaz- dıgıma pişman değilim." Yazar. kendisine yöneltılen Islamcılık- la ilgili bir soruyu da şöyle yanıtladı. "Islamcılık şimdilik gcrçek bir tehlike- yi temsil ctmiyor. Ancak şimdiki hükü- met, AvTupalı partnerleri karşısında onu bir korkuluk olarak kullanıyor. Barı'nın her zaman anlanıamasınarağmen,Tür- kiye önemli, çok önemli bir ülke. Türkiye, bölgenin tek laik ülkcsidir" POLITIKA GUNLUGU HİKMET ÇETİNKAYA Katiller Nerede?.. Demır surgulü kapı yüzlerce konuğu karşıladı dün sa- bah. Yüreklerde, Uğur Mumcu, onca acının ötesinde bir türkü olup coşkulu bir ırmağa dönüştü. Ilk konuşmayı ben yaptım... Dedım ki: "Aradan ikı yıl geçmesine karşın Uğur Mumcu cinaye- ti aydınlatılamamıştır." Ve sordum: "Kattller nerede?" Ardından ekledim: "Katıllenn adreslen belli, ama o adreslere ulaşamıyor- lar ya da ulaşmak istemiyoriar. Bu nedenle de kamuoyu- nun vicdanı yaralıdır..." Daha sonra Toktamış Ateş ve DİSK Genel Başkanı Rıd- van Budak konuştu... Uğur Mumcu, Türkiye'nin dört bir yanında törenlerie anıldı... • • • Bahriye Üçok'tan Muammer Aksoy'a, Çetin Emeç'ten Turan Dursun'a, Musa Anter'den Onat Kut- lar'a dek uzayan zıncırde 'failı meçhuller' yer alıyor. Kim öldurdü bu ınsanlan? Bombalı tuzakları kuranlar, te- tiğı çekenler kımler? TBMM Faıli Meçhul Cinayetlerı Araştırma Komısyonu Başkanı DYP Kırıkkale Milletvekilı Sadık Avundukluoğlu bakın ne diyor: "Hazıriık soruşturması yapanlann, gayrı cıddi, gelişigü- zel soruşturma yapmalan sonucunda, teröristlerin fazla çaba gösteımesıne gerek kalmadan kanıtlar karartıldı..." Şımdi, şu soruyu yöneltelim: "Kanıtlan karartanlar kimler?" Işte devlet, bu sorunun yanıtını verebilirse Türkiye'deki 'faili meçhullerin' üzerindekı kara bulutlar dağılacaktır. Eğer yanıt veremezse 'faıli meçhullenn' sayısı giderek ar- tacak ve şu soru hep gündemde kalacaktır. "Şımdı sıra kime gelecek..." • • • Cumhuriyet gazetesi, iki yıldır Uğur Mumcu suikastıyla ilgili yayın yaptı. Belgeler toplandı, olayın en ince ayrıntı- larına inıldı. Arkadaşlanmız Halil Nebiler, Evren Değer (şimdi Milliyet'te), Güneş Gürson ve dığerleri, kimi bulgu- ları ortaya attı. Ama bır sonuç çıkmadı. Sadık Avundukluoğlu. bır önemli noktanın altını şöyle çı- ziyor: "Polisin, bu derece kanıt top/amada yetersız kaldığı, kendisine gelen ihbarlan yeterince değerlendiremediği bır gerçektır. Bunun için de işlenen olaylar faili meçhul kal- maya mahkûmdur..." Türkıye'de şeriatçı ve ırkçı örgütlenmenin giderek ıvme kazandığı bir gerçek olduğuna gbre, ınsan haklarından so- rumlu Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu nun önceki gün söyledikleri dogrudur. Şöyle diyor bakan: "Bu iş, salt Cumhuriyet gazetesinin uğraşmasıyla çö- zülemez..." Devlet, tepeden tırnağa şeriatçı ve ırkçı örgütlenme için- de olursa, polis laik demokratik cumhurıyetin temeline di- namit koyanlara sahıp çıkarsa, Başbakan 'şenatçı örgüt liderlehni' konutunda kabul ederse, gazeteler 'dinci vaaz- lan' demokrası adına kamuoyuna süsleyıp püsleyip sunar- sa, mafya liderlen devletin güvenlik güçlerine gözdağı ve- rirse Türkıye'de 'faili meçhul' cinayetler çözülmez... Işte Avundukluoğlu'nun sözterı: "Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı bilgi akışını engelledi..." Burada ortaya çıkan gerçek, TBMM Failı Meçhul Cina- yetleri Araştırma Komısyonu'nun rahat çalışamamasıdır. Neden rahat çahşmıyor komisyon? Tıkanıklık yüzünden... Tıkanıklığın nereden kaynaklandığı ıse açık seçik belli... Komisyona bılgı akışı sağlanamıyor, kanıtlar karanyor... Aslında 'faıli meçhullerin' adresleri belli... Nedense o adrese bir türlü gidilemiyor... Tutanaklar değıştiriliyor, yani sahtecilikyapılıyor... Sahtecilik yapan polisler ise korunuyor: "Çok uykusuzdular..." Bu arada yakalananlar kim? Islami Hareket Örgütü... Nasıl bir rastlantı kı, hemen hemen tümü de Batmanlı... İpuçlan, kanıtlar önümüzde duruyor... Ama nedense kayboluyor birden... Hayret!.. Hayret!.. Hayret!.. SHP'den liderlik ve çatı uyansı ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - SHP ile CHP bütünleşme kurultayı öncesinde iki lider ara- sında uzlaşma sağlanamaymca 3'lü yanş için kollar sıvandı SHP İideri Murat Karayalçın'ın kurmaylan, 3. aday Mümtaz Soysal'ı desteklemeyeceğinı açıklayan Içel Milletvekili Aydm Güven Gürkan ve arkadaşlany- la uzlaşma yolu ararken. CHP lı- deri Deniz Baykal'ın da bugün resmen adaylığını açıklaması beklenıyor. Kurultay. yaklaşır- ken, SHP kulıslerinde, birleşme çatısının CHP. liderinin de Deniz Baykal olması durumunda "SHP'nin feshedilemeyebileee- 0" uyansı yüksek sesle dile ge- tirilmeye başlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nihad Matkap. "Çaü CHP, lider Bay- kal olursa SHP'yi kimse feshetti- remez. CH P. 2-0'a oynarsa biz de oynaru** derken. Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu da, "Kumlta- ya uzlaşarak tek aday la gidilmez- se CHP de kapanmaz, SHP de. Bunian kapatmaya genel baş- kanlann gücü yetmez" dedi. Bütünleşme kurultayı içm ge- riye sayım başlarken. 3 aday da destek arayışlanna hız verdi. Ka- rayalçın'ın ardından bugün CHP İideri Deniz Baykal'ın da aday- lığını resmen açıklaması bekle- niyor. Baykal, önceki gün Kara- yalçın ile yaptıklan görüşmede, temel konularda bir uzlaşmaya vanlamadığını belirterek, "Şu aşamada üç adaylı bir kurultay görülüyor'" dedı. Baykal'a, dün yazarımız Uğur Mumcu'nun ev ı önündekı anma torenı sırasında. bazı yurttaşlar "Solda biriik isti- yoruz", "Komıkçu lider istcmi- yonu". "Hi/ipçilikistemiyoruz" diye bağırdılar BayLıl. bu söz- lere "Sabredin^gün kaldı" kar- şılığmı \erdı. Baykal, gazetecıle- rin sorulannı yanıtlarken de. son anda adaylıktan çekilmeler ola- bileceğini söyledı "Kim çeki- lir"sorusunu da Baykal. "Müm- taz Soysal olabilir" dıye yanıtla- dı. Karayalçın'ın kurmaylan. gözlerini, Soysal'ın adaylığını açıklaması üzerine görüş aynlı- ğına düşen muhaliflere çevirdi. Bazı il başkanlannın; Soysal'ı desteklemeyeceğinı açıklayan Gürkan ilediğersol kanatmuha- lıflerin, Karayalçın'ı destekle- dıklerine ılişkin yazılı bır açıkla- ma yapmalan için yoğun kulis yaptıklan öğrenildi. Muhalifle- rin, kurultayda izleyeceklen tavır konusunda, bugün bir açıklama yapmalan bekleniyor. 3. aday olarak ortaya çıkan Mümtaz Soysal da bır arkadaşı- na ait büroda delegeye \, nelik çalışmalanna hız verdi Soysal. herhangi bir geziye çıkmayaca- ğını. Ankara'ya gelen delegeler- le aörüşmeleryapacağını söyle- diT Kimse 2-0'a oynamasın Kurultay tarihi yaklaşırken, SHP'nin feshedilmeyeceği ku- lıslendeyaygınlaştı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nihad Matkap, "İki parti de özveride bulunmalı. SHP çatısına karar verilir. Karayakfin da genel baş- kan olursa CHP'yi kimse feshet- tiremez. Aynı şekilde CHP çatv, Baykal genel başkan olursa da SHP feshedilmez. Kimse 2-0'a oynamasın. CHP 2-0'a oynarsa bi/ de oynanz 1 " dedı De\ let Ba- kanı Azimet Köylüoğlu da. 28 ocağı değil. 29 ocağı çok önenı- sedığinı \urguladı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog