Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

24OCAK 1995 SALI • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 19 Azeri petrollerinde Iran hissesi sorun oldu LALESARIİBRAHİMOĞLU ANKARA - Azeri petrollenn- de. Iran hissesi sorun oldu. Aze- ri petrollerinin üretimi için oluş- turulan konsorsiyumda yer alan ABD'nin. Iran'a üretimde hisse verilmesine karşı çıktığı. Ingiliz şirketlergrubunun, îran'ın üreti- me dahil edilmesine sıcak baktı- gı belirtiliyor. Azeri petrolleri- nin üretiminde konsorsiyumun yatınm paylaşımının ele alınaca- gı Yönlendirme Komitesi de bu- gün Bakü'de çalışmalanna başlı- yor. Toplantıda. Azerbaycan res- mi petrol şirketi Socar'ın. lran"a konsorsiyuma katılması için ver- meyi düşündüğü hisse konusu- nun da gündeme gelmesi bekle- niyor. Cumhunyet'e bilgi veren dip- lomatik kaynaklar. TPAO'nun hissesinin arttınlmamasi halin- de. Azerbaycan'ın Türk kamu- oyunda yaratacağı olumsuz etki- nin. Baküyönetimınindikkatine ıletildiğini anımsattılar. Çeçenya'daki Rus askeri varlı- ğının ıse Rusya'nın Azeri petrol- lerinin, Bakü yerine Çeçenya \e Dağıstan üzerinden Karade- niz'deki Novorosisk lımanından Batı'yapazarlanması tezini güç- lendirdiğine dikkat çekildi. Toplantı başlıyor TPAO'nun da katıldığı ve So- car'dansonraöncülüğünü İngıliz British Petroleum'un (BP) yap- tığı yabancı petrol firmalanndan oluşan Yabancı Şirketler Toplu- luğu (YŞT). bugün başlayacak Yönlendirme Komitesi'nde YŞT'ye üye firmaların petrol üretimindekı katkı paylan çerçe- vesinde yapacakları yatınmlan kaâğıda dökecekler. 12 şubat ta- rihine kadar yatırımiann çerçe- vesı belli olacak \e üretime ge- çilecek. Geçen yıl 20 eylülde Azeri hü- kümeti ile YŞT arasında ımzala- nan anlaşmay a göre Hazar Deni- zi'ndeki Azeri, Ciralı ve Güneş- li tesislerinden petrol geliştirme ve üretim için 8 milyar dolarlık (yaklaşık 300 tnlyon lira) yatınm yapılacak. 12 şubatta ortaya çı- kacak belgenin ardindan kurul- ması öngörülen boru hattına en geç 54 ay içinde ilk petrolün akı- tılması öngörülüyor. Diplomatik kaynaklar, Azer- baycan'ın konsorsiyum içindeki yüzde 20'ltk hissesi iie kendine düşen yatınmı karşılayamayaca- ğına kanaat getirmesi halinde Iran'a hisse verilmesininyanı sı- ra Türkiye'nin de hissesinin art- tınlması şansının bulunduğunu belirtiyorlar. Aynı kaynaklar. daha önce ba- sında çıkan haberlere rağmen Socar'ın Iran'a resmen hisse vcr- mediğini savunuyorlar. Azeri petrollerinin üretiminde yüzde 1.75'lik hissesi bulunan TPAO'nun, bu hissesinin jüzde 5 arttınlarak yüzde 6. 75'e çıka- rılmasını istediği belirtiliyor. Socar'ın vereceği hisselerin. YŞT tarafından kabul edilmesi gerekiyor. BP'den sonra konsor- siyum içinde ikinci sırada yer alan Amerikan firmalannın, ül- keleri ile ilişkilen kesik olan Iran'a hisse verilmesı ve boru hatlannın bu ülke üzennden geç- mesine baştan beri yaptıklan iti- razı sürdürdükleri bıldiriliyor. Çeçenya ve güzergâh Azerbaycan'ın, petrolünün Ceyhan üzerinden Batı "ya pazar- lanmasında kararlı olduğu belir- tiliyor. Ancak boru hattının Azerbaycan ve Türkiye arasında hangi güzergâhlardan geçeceği- nin sorun olmaya devam ettiği savunuluyor. Boru hatlannın Azerbay- can'dan Türkıye'ye ulaşırken Gürcistan ya da Iran üzerinden geçmesi seçenekleri bulunuyor. Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işgal altında tutması ne- deniyle boru hattının Ermenis- tan üzerinden Türkiye'ye bağ- lanması seçeneğini yabancı pet- rol firmalannın dile getirmekten kaçındıklan belirtiliyor. Azerbaycan'dan başlayarak Gürcistan üzerinden Türkiye'ye ulaşacak hattın ise Iran seçeneği- ne göre daha masraflı olabilece- ği kaydediliyor. Ancak Iran üzerindeki ABD çekıncelerinin boru hattının gü- zergâhı üzerindeki seçimleri ne ölçüde etkileyeceği zaman için- de ortaya çıkacak. Azeri petrol- lerinin taşınması konusunda di- ğer bir seçenek ise Rusya'nın ıs- rarla petrol lerin taşınmasını iste- digi Karadeniz'deki Novorosisk limanı olarak beliriyor. Türkiye'nin boğazlan, yoğun tanker trafiği nedeniyle by pass etmesinin yanı sıra Novoro- sisk°,in"halthazrrda, gerek Rus gerekse Kazakistan petrollerini taşıma kapasitesine sahip olma- dıgına dikkat çekiliyor. Ozallar'a suçlama • Baştarafı 1. Sayfada leri kullandı: " Dündar Kıhç'ın bir suçlama- sı var. Diyor ki. (Benim için)' Po- lis müdürlerini asılsız vere suç- luyor". Aslında kı/ını suçlayan ben degilim. Bundan önce Dün- dar Kılıc ile benim bant konuş- mamı Türkiye"deki 60 milyon ki- şi dinledi." Savaş Ay'ın "Dündar Kılıçbu bandı reddediyor** demesi üzeri- ne ise Çakıcı şöyle konuştu: "Aynı bant tekrar vayımlan- sın. Dündar Kılıç'ın tekrar sesi- ni alın ve karşılaştınn. Türkiye kamuoyu da karar versin. Bir de şunu anlatmak isterim. Biz Ana- dolu insanı, gurbete çıkarken ha- nımını babasma emanet eder. Namusu babasından sorulur. Ben Mehmet Çağlar'ı suçlama- dım. Mehmet Çağlar'ı suçlavan, arkadaşımn jakın arkadaşı olan Ahmet Hamoğlu'dur. Ahmet Hamoğlu ise düzenlediği basın toplantısmda 'yok° diyor. Ha- moğlu'nun bandının tekrar ya- yımlanmasını istiyorum. Ben kimseyi suçlamış falan da deği- Hm. Suçlayan babasıdır. Bunun yanı sıra Özallar'la benim üişki- mi sürekti kurmak istiyor. Ben buradan bütün Türk milletine sesleniyorum. Ben Özalcı deği- lim. Ömrümde de olmadım. Ben Türk milliyetçisiyim. Benim Türkiye'de bağlı bulunmuş oldu- ğum parti de bellidir. Özallar'la uzaktan yakından bir ilişkim yok. Dündar Kıhç'ın Turgut Özal'dan ve ailesinden geçmişten kalma bir hesaplaşması varsa ben onların ne jandarma komu- tanıyım ne de avukatıyım; gitsin, buyursun, hesap sorsun. Hiç bi- ri beni alakadar etmez. Yalnız Türkiye kamuoyuna şunu söyte- mek istiyorum: Dündar Kılıç de- nen kokuşmuş bayat hamsinin özgeçmişini, fikirlenni ve aile ya- pısını Türk milletinin önüne bef- gelerle serecegim. Ve şunu da be- yan etmek istiyorum. Ben o gün helikopteri tutmadım ve gönder- medim. Zaten tetikçi benim ada- mım değil. l'ğur Kılıc'ın özel şo- (brü olduğunu iddia ediyor. Sa\- cılıkta da emri benden almadığı- nı sö>lüyor. Benim anlatmak b- tedigim şe> bu." Ses tonundan endişeli oldugu anlaşılan Alaattin Çakıcı, görüş- menin sonlanna dogru, Savaş Ay'ın "Bu emri siz vermediniz mi sayın Alaattin Bey?"bıçimın- deki sorusunu yanıtsız bırakarak telefonu kapattı. Dündar Kılıç ise öldürülen kı- zı L'ğur Kılıç aracılığıyla Özal ailesinin kendisinden yardım ta- lebinde bulunduğunu anımsattı \e yine Özaliar'ı kastederek, "Seüm Edes'ten yeniden hak ta- lep etmeyi kafalanna ko\ muşlar. İşte bizi de adice senaryonun içi- ne dola\lı olarak çektiİer" cüm- lesini kullandı. Kılıç. Çakıcı'nın kendisini kurtarmak için bant senaryolan- nı gündeme getitmeye başladığı- nı vurguladı ve "Lğur'un ölüm kararı da dahil olmak iizere, da- ha evvelden Ahmet Özal, Semra Özal ve Ankara'daki üst seviye- de bir MİT başkanı da var bu için içinde" ıddiasını ortaya attı. Programa telefon bağlantısıy- la katılan ve hakkında Uğur Kı- lıç ile ilışkisi olduğu iddialan bu- lunan Istanbul Emniyet Müdür yardımcılanndan Mehmet Çağ- lar ise. Uğur Kıhç'ın "namusme- selesi' yuzünden öldürüldüğünü savunan Alaattin Çakıcı "yı "amaç saprırmakla'suçladı ve Çakıcı'nın kendi çıkarlan uğ- runa başarılı polisleri karala- maya çalıştığını söyledi. G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Bugün ikinci yıl. Size göre çok iş vardı, ama... Yaşadıklarımız, sizın niçin yok edilmeniz gerektiğini çok iyi anlatı- yor bize. Yine çok sakıncalı durum- lara düşmenizi gerektirecek onlarca olayla yüz yüzeydik. Aslında sizin çok yabancısı oldu- ğunuz şeyler değil. Her bırınde. du- daklarınızı hafıf yana kaydırıp. "Böyle olacağı bellıydi" diyeceğiniz türden. Haklarını alamayınca çalıştıkları yere kadar gittiğiniz banka memur- ları, işyerlerinde uğradıklan haksız- lıkları sonuna kadar dinlediğiniz iş- çiler, üniversitedekı akıl almaz uy- gulamaların sonuçlarına en az onlar kadar üzüldüğünüz öğretim üyele- ri... Kısacası, iyiden, güzelden, öz- gürlükten, bağımsız, mutlu bir Tür- kiye'den yana olan herkes sizi özlü- yor. Ülkemizde son iki yılda yaşanan- lan, kendi yöntemlerinizle bilgisaya- ra geçirseydiniz, sanırım, onlarca, yüzlerce yeni disket almanız gere- kecekti. Belki de bilgisayarı değişti- rip, hafızası çok daha güçlü olanını aiacaktınız. Bu ay sizi daha çok andık. Ata- türkçü Düşünce Derneği şubeleri, Çağdaş Kadın dernekleri, üniversi- telerdekı öğrencı grupları, Anado- lu'nun pek çok kentinden kültür dernekleri sizinle ilgili programlar hazırladılar. Benim aldığım mektup- ların hemen tümünde mutlaka bir 24 Ocak sözü geçiyordu. Geçenler- de size hayran bir dost, "Sana bir şey anlatacağım, ama deli demeye- Ölüm Size İlişemedL. ceğıne söz ver" dedi. "Peki" deyip dinlemeye koyul- dum: ''Ben dün akşamüzeri Uğur Mumcu 'yu gördüm. Kızılay'da elin- de şişman çantası, yürüyordu. Oto- büsteydim. Aynen O'ydu. Diğer eli cebindeydi. Arada bir çevresine bakınarak ağır ağır yürüyordu..." Dost, ne söyiediğinin ayırdında, ama anlatmadan geçemedi işte... Kaldı ki,i>izce siz ölmediniz. Geçenlerde, bir kitap kanştırırken Seneca'nın harika bir sözüyle kar- şılaştım: "Ölüm dehaya ilişemez." Evet. bizce ölüm size ilişemedi. Sadece, bir gün toprak olacak be- deninızı bizden ayırdı, o kadar... Ocak ayında sizi daha çok düşü- nür olduk, demiştim. En güzeli, ge- çenlerde keyifli bir sabahtı. Size, 1990 bahannda, evinizde kahve içerken anlattığım güzergâhta ko- şarken, arada bir durup beden ha- reketleri yapmayı çok seviyorum. Bu hareketlerden sonra da en bü- yük keyfim, çok dallı, seyrek yap- raklı bir ağacın altına uzanıp gökyü- zünü izlemek. Anlatılmaz bir derinlik. Kalın ince. düz egri. yapraklı yapraksız. yatay dikey dallar, Madrid'de Reina Sop- hia Müzesi'ndeki Picasso'nun eserlerinin önüne götürüyor beni. Her dal bir olay. Dalların arasından gökyüzü her haliyle bir şeyler anlatıyor. Bir de kuşlar. Bazıları uyanık, rüzgâr biraz hızlı esince kanatlarını açıp kendile- rini rüzgânn yönüne bırakıyorlar... Kuşlardan birini sizin için seçtim. Dallarla bulutların arasında dalgalar çizip kayboldu gitti... Korku, öfke, kin ve yılmak yok Sizin ardınızdan bize yakışan, bayrağı yerde bırakmamak olurdu. Onu yapmaya çalışıyoruz. Gazetemiz Cumhuriyet, bütün fırtınalara, uzaktan yakından gelen bütün saldırılara karşın sapasağ- lam. Ilkelerimizle çağı birleştirip yü- rüyoruz. Zaman zaman dalgalandığımız oluyor. Ama bu doğal. Zira dalgalar ancak derin sularda olur. "Insana, dost gücünü, düşman ödevini gösterir" derler. Bizde iki- sinden de çok var. Bunun ayırdın- dayız, ama kaygısında değiliz. Ikisi de gerçek. Düşman sözcüğü çok göreceli, anlamı geniş. Sanırım en büyük düşman suskunluk ve umut- suzluk... En son Onat Kutlar'ı size uğur- larken bunlan bir kez daha düşün- dük, yaşadık. Korkmadığımızı, öf- kelenmediğimizi, kinlenmediğimizi, ama yılmayacağımızı haykırdık. Ülkemiz yine pek çok tuzakla örülmüş darboğazlardan birini geçi- yor. Kavramlar birbirine karışmış, şeriatçı ile mandacı buluşmuş du- rumda. Onlara en gür sesimizle kar- şılık verıyoruz. Cehaleti özgürlük, düşündüklerin- den ödün vermemeyi-tutuculuk sa- yanlar var. Amerika'ya teslim olmayı küreselleşme, t?.m bağımsızhğı sa- vunmayı dinozorluk sayanlar var. Bunlar devletin en tepe noktalarına, medyanın yönetim odaklarına kadar yerleştiler. Kendi kurdukları dünya içinde, onların değerlerini savunur- sanız ilerici, savunmazsanız tutucu oluyorsunuz. Ama derdirniz değil. Haklı oldu- ğumuza inanıyoruz. Ama "kör" bir "haklıyız" duygusu değil bu. Zaman adım adım bizi doğruluyor. Her şeyden önce bizi yok edemeyeceklerini, biçtikleri yerden onlarca fışkıracağımızı bilıyoruz. Bizi yok edebileceklerıni sananları çıldırtıyoruz, çıldırtacağız. "Lanet olsun, lanet olsun, bunlar niye yıl- mıyor, bunlan niye satın alamıyoruz, lanet olsun..." dedirtiyoruz, dedır- teceğiz. Pek çok kişi, gazetemizin satış rakamlanna bakıp, yok olabıleceği- mizi düşünüyor. Bilmiyorlar ki, tohu- mun gücü büyüklüğünde değil, içindeki özsuyundadır. Içi kof, iri bir yerfıstığı, buğday tohumundan kat kat büyüktür. Yerfıstığının yeşerip yeşermeyeceği belli olmaz, ama sağlam bir buğday, dolgûn taneleri rüzgârla dans eden soylu bir başak olur. Uzun sözün kısası Uğur Ağabey... Anda, yemine gerek yok... Ülkemizi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyenlere karşı, bu yolda kan dökmek dahil her türlü yöntemi deneyenlere karşı... Kaybeden biz olmayacağız... Ozallar mahkemeye gelmeditstanbul Haber Servisi - Es- ki Emlak Bankası Genel Müdü- rü Engin Civan ile işadamı Se- lim Edes haklannda açılan ve ki- lit isim Uğur Kılıc'ın öldürül- mesiyle yeni bir boyut kazanan 'riişvet davası'nın dün yapılan duruşmasına beklenen tanıklar Semra Özal \ekızıZeynep Öza- l'la Dündar Kılıç gelmedi. Çağ- nlan tanıklardan sadece avukat Mete Bozbora'nın katıldığı du- ruşmada mahkeme. Engin Gi- van'in tahliye istemini reddetti. tstanbul 7. AğırGeza Mahke- mesi'nde dün yapılan duruşma öncesinde Semra ve Zeynep Özal ile Alaattin Çakıcı tarafın- dan tehdit edilen Dündar Kı- hç'ın gelmesi olasılıgı nedeniy- le adliye girişinde v e koridorlar- da çok sıkı güvenlik önlemı alındı. Duruşma başlamadan önce adının Yusuf Ergin oldu- ğunu açıklayan biri, Engin Çi- van'a yönelik olarak "Hayatımı Eski çıkar ortaklan şimdi a> nı sanık sandalyesinde birbirierine düşman: Civan \e Edes nıahvettin, hırsız. Nasıl yedin riişveti?" diye bagırdı. Bu kişi- nin güvenlik görevlıleri tarafın- dan salondan çıkarılmasından sonra yapılan tanık yoklamasın- da mahkemeye çağnlan Semra Özal. Zeynep Özal. Dündar Kı- lıç. tclal Tuncay ve Bülent Şe- miler'in gelmedigi anlaşıldı. Daha sonra mahkeme, duruş- maya katılan tek tanık olan Me- te Bozbora'nın ifadesim aldı. Dündar Kılıc'ın bir ihtilafı ögrenmesi için kendisini Ugur Kılıç'ın evinegönderdiğini. bu- rada Zeynep Özal ve Semra Özal'ın sekrcteri İclalTuncay'la karşılaştıgını söyleyen Bozbo- ra, onlardan Selim Edes'in En- gin Civan'dan alacağı olduğunu öğrendiğini anlattı. 5 milyon dolar oldugu belir- tilen borca ilişkin herhangi bir senet olmadıgını öğrendikten sonra oradan aynldığını \e ola- yı Dündar Kılıç'a anlattığım be- lirten Bozbora. Kılıç'ın da "Se- netsiz sepetsi/ alacak mı olur. Bi- zi niye karıştınyorlar?" dediği- ni belirtti. Duruşmada söz alan Engin Civan'ın avukatı Duygun Yarsuvat. işlendigı ilen sürülen suçun kanıtının olmadıgını. bu- nun aksine bırtakım kişilerin Ci- van'ı bir eve götürerek ondan para almaya çalıştıklannı. bu- nun da 'yağma' suçunu oluştur- duğunu kaydederek tahliye is- teminde bulundu. Engin Civan da mahkemeye. olayın patlak vermesinden bugüne büyük baskı altında kaldığını. öiüm tehlikesi geçirenin kendisi ol- masınakarşm 140gündürtutuk- lu olduğunu söyleyerek tahli- yesine karar verilmesini istedi. Engin Civan'ın tahliyesine ilişkin istemleri reddeden mah- keme. gelmeyen tanıklann yeni- den çağnlmasına ve Bülent Şe- mtler'in talimatla Ankara'da ifa- desinin alınmasına karar vere- rek duruşmayı erteledi. Uğur Kılıç'ın üzerindeki giz aralanamıyor tstanbul Haber Servisi - Dündar Kılıç'ın kızı Uğur'Kı- uç'ın öldürülmesinin üzerindeki esrar perdesi aralanamıyor. Ci- >an-Edesolayı ve Kılıç'ın vurul- masında taraflann >aptıkları açıklamalarla soruşturmalann kilitnoktasını oluşturan 'Özalai- lesi', suçlamalar konusunda sus- kunluğunu sürdürüyor. Kılıç'ın aynldıgı eşi Alaattin Çakıcı'nın. saldınyı gerçekleşti- ren sanık Abdurrahman Kes- kin'in ve Dündar Kılıç'ın birbir- lerini yalanlayan açıklamalany- la soruşturma tam bir bulmaca- ya döndü Dün. gazete ve televizyonlara yapılan "Uğur Kılıçöldürülme- di. Hepsi senaryoydu" ihbarlan ise heyecan yarattı. Güvenlik güçleri bu iddialan yalanlarken Alaattin Çakıcı'nın peşine düştü- ler. Eski Emlak Bankası Genel Müdürü Engin Civan'ın vurul- masıyla başlayan olaylar zinciri yeni halkalarla büyüvor. Ci- van'ın vurulmasının ardından Uğur Çakıcı'nın yaptıgı açıkla- malarla dikkatleri üzerlerine çe- ken 8. Çumhurbaşkanı Turgut Özafın eşi SemraÖzal. kızı Zey- nep Özal ve oğlu Kanal 6 televiz- yonunun sahibi Ahmet Özal'ın isimleri bu kez de Uğur Kılıç'ın öldürülmesi sonrası Dündar Kı- lıç'ın suçlamalanyla yeniden gündeme geldi. Dün Istanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan Civan- Edes rüşvet davasına tanık olarak çağnlı olduklan halde gelmeyen Semra ve Zeynep Özal'ın. yakın- ları aracılığıyla "Adımızı kanş- hrmaya çaltşıyoriar. Bizim bu iş- lerlealakamı/yok" dedikleri öne sürüldü. Dün yapılan Civan-Edes du- ruşmasına katılması beklenen Uğur Kılıç'ın. mahkemeden 3 gün önce Uludağ'da öldürülme- siyle ilgili kuşkulu ilişkiler dik- katleri çekerken gözler hem Ci- van-Edes olayında hem de Kı- lıç'ın öldürülmesi olayında ad- lan ortaya atılan Özal ailesi ile Alaattin Çakıcı'ya çevrildi. Özal ailesi, gerek Civan'ın vu- rulması gerekse Uğur Kılıç'ın v urulmasından sonra baba Dün- dar Kılıç'ın yaptığı açıklamalar karşısında suskunluğunu koru- yor. Ahmet Özal'ın bazı gazete- lere Alaattin Çakıcı ile ilgili yap- tığı açıklamalara karşın Ozallar. daha önce haklannda ortaya atı- lan iddialar ile baba Kılıç'ın "Kı- zımın öldürülmesi olayının arka- sında Özal ailesi var" iddiasına da yanıt vermediler. Güvenlik kuvvetleri mcdyada yer alan açıklama ve iddialan cumhuriyet savcılıklarının ihbar kabul etmesi ve yapılacak soruş- turma sonucunda suç unsuru bulması halinde gelecek talrmat doğrultusunda Ozal ailesinden soruşturmada adı geçecek olan- lan da sorgulayabileceklerini be- lirtti ler. Civan-Edes, Çakıcı, Kılıç, Semra, Zeynep ve Ahmet Özal zinciri içindeki olayların en önemli halkasını oluşturan Ala- attin Çakıcı isepolisin hedefi ha- line geldi. Güvenlik yetkilileri. Istanbul Emniyet Müdürü Nec- det Menzir'in "terörist muamele- si görecek' dediği Çakıcf nın her yerde arandığını belirttiler. Çakıcı'nın Türkiye'deki bağ- lantılan ile ilişkide olduğu he- men herkesi ve telefon göriişme- lerini izlemeye alan güvenlik güçleri. mafya içindeki bir he- saplaşmaya karşı da geniş gü- venlik önlemleri aldı. Adının açıklanmasını istemeyen bir üst düzey yetkili. "Çakıcı, eğer ses kendisine aitse Dündar Kılıç'ın da öklürüleceğini söy ledi. Bu, ye- raltı düm asının tek hâkimi olaca- ğı anlamına gelir. Bu adama dur' demek gerekir. Bundan sonraki hedefi dovlet olacaktır. Zaten devletin güvenlik güçlerine vö- nelntiği tehditfer ortadadır. Bu ne- denlekesinlikledurdurulması ge- rekiyor. Bunun için de gereken yapılacaktır. Kimse devletin üs- tünde değil. Bunu Çakıcı da, te- röre yönelen diğer insanlar veör- gütler de anladılar, anlayacak- lar" dedi. Bu arada dün kimliğini belirt- meyen bir kişi gazete ve telev iz- yonlan arayarak Uğur Kılıç'ın öldürülmediğini söyledi. Buna gerekçe olarak fotoğraflarda Kı- lıç'ın vücudunda hiç kan bulun- mamasını gösteren ve "Ailedost- lanyrnı" diyen bu kişi. Kılıç'ın Çakıcı ile buluşacağını da öne sürdü. Bu iddia güvenlik güçle- rince yalanlandı. Konuyla ilgili uzmanlar silahın namlusundaki yivyapısı ve atış açısı nedeniyle v ücudun ön kısmında kan bulun- madığını. sırt kısmının parçalan- mış olduğunu belirttiler. OLAYLARIN ARDEVDAKİ GERÇEK • Baştarafı 1. Sayfada mişti. Atatürk devrimleri meyvelerini veriyordu. An- cak Bayan Çiller, ezandan, Kuran'dan siyasal amaçlarla söz açmaya başladı. Şimdi de iktidar koltuğunda kala- bilmek için tarikatlarla politi- ka oyunu oynamaya çabalı- yor, öyle görünüyor kı Refah Partisi'ne karşı DYP'nin Fet- hullahçılar'la ışbirliği için elinden gelenı ardına koy- muyor. Bu iş önce gizli saklı gıbi görünüyordu; artık açı- ğa vuruldu; medyamız da bu yolda Çiller'in isteklerine uy- gun biçimde Fethullahçılık seferberliğine girdi; şimdi hangı gazeteyi alsanız, birin- ci sayfasında Fethullah Ho- ca'nın resimlerinden, anıla- rından, demeçlerinden ge- çilmiyor. Refah Partısi'nin lideri Necmettin Hoca, bu sefer- berliği bakalım nasıl değer- lendirecek?.. Fethullahçılar'ın askere ve polıse sızma yolundakı ça- balan devletin resmi belge- lerine yazılıp dava konusu olurken öte yanda koalisyon hükümetinin başının Fethul- lah Hoca ile temasları ve medyanın tutumu, Tür- kiye'deki karmaşayı vur- guluyor; dini pazarlamak ve sıyasete alet etmek yolun- daki yarışın ilginç göster- gelerı ortaya dökulüyor. Ülkemizdeki çok partilı rejim, batıda tarikatlara, doğuda aşiretlere dayanan ilginç bir dönüşüm ıçindedir. Sendika-kurmak ısteyen memurları sürgüne yollayan: ama tarıkat hocalarıyla siyaset yapmak için temasa geçen kadın Başbakanımız, çağdaşhğı mı simgelıyor dersınız?.. • • • Çifler'e soru önergesi • ANK.4RA (Cumhuriyet Bürosu)-SHP Malatya Mılletvekili Mustafa Yılmaz. Tansu Çiller'in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde. Milli Güvenlik Kurulu Toplumla İlişkiler Daıresi Başkanlıgı'nda (TİB) görev alan bazı subayların ülkücü-irticai örgütlenmeye etkisi ve katkısı olup olmadıklan konusunda bilgi istedi. Yılmaz. Çiller'in yanıtlaması istemiyle verdiei bir başka soru önergesinde de Alev i kövlerine camı yapılması politikasının bılinçli ve planlı bir polıtıka olup olmadıgını sordu. Hydrazîne gazmda sıkınb Denktaş'a Çiller desteği • Baştarafı 1. Sayfada düşen katkı>ı sağlamaktan mem- nuniyet dujacağını vurgulayan Çille- "Yunanistan'ın da a>mso- nımkıluk duygusu içerisinde ha- reke^t etmesini bekliyomz" dedi. KKTC'nin adada cözüm iste- mecüği yolundaki iddia ve göriiş- lerirı Denktaş'ınbuadımıylace- vapl aıdınlmış olduğuna dikkat çekcı Başbakan Çiller, demeci- ni şcyle sürdürdü: "?«>in Denktaş'ın ortaya attı- ğı överilerin en önemlilerinden biri» <ıbns Rum \e Kıbns Türk topl «jnlannın lideıierinin eş baş- kanlğında gecici ortak bir organ oluşturmasıdır. Bu organ iki top- lumun giinlük havatı ile ilgili ih- tiyaç vetedbirleri tespit edecek ve gerekli çözümleri üretecektir. Sa- yın Denktaş aynca iki toplum arasında güven ortamı yaratmak için bir dizi tedbiri tek taraflı ola- rak uygulayacağını da açıklamış- tır. Bunlar dagayetolumlu adım- lardır." Çiller. KKTÇ Çumhurbaş- kanı'nın ortaya koyduğu bu önerilerin, Kıbns sorununa kalıcı bir çözüm bulunması yolunda çok ciddi ve olumlu bir adım olduğunu da sözlerine ek- ledi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Ha- va Kuvvetleri'nde F-16 savaş uçaklarının destek sisteminde kullanılan ve bileşiminde yüksek de- recede kanserojen madde bulunan "hydrazine" gazı sıkıntısı yaşanıyor. Solunması halinde böb- reklerde ve karaciğerde kalıcı tahribata neden olan hydrazine gazına. bugüne kadar üç personelin ma- ruz kaldıgı öğrenildi. Belli bir limitin üstünde solunması durumunda ölüme de neden olan gazın yol açacağı rahatsız- Iıklann tanısına ve tedavisine yönelik olarak Tür- kiye'de bir merkez bulunmaması büyük bireksik- lik olarak değerlendirıliyor. Hava Kuvvetleri'nin Diyarbakır'dakı üssünde uçuş hatlannda çalışan iki personelin hydrazine gazına maruz kalmalannın ardından hatlarda ça- lışan personelin maaşlannda sadece binerpuanlık (yaklaşık 500 bin lira) artış yapıldığı öğrenildi Gaza maruz kalan bu üç personel için kanser en- dişesi yaşanıyor. Edinilen bilgiye göre, hydrazine gazı, F-16 uçaklarında, uçuş sırasında motorların durması halinde, yaklaşık lOdakikalıkbirenerjisağlamak için kullanılıyor. Ana ya da "stand-by" jeneratö- rün durması halinde otomatik olarak devreye gi- ren hydrazine sistemi, uçuş kontrol sistemıne bir süreenerji veriyor. Pilot yaklaşık lOdakikalık sü- re içinde uçağı indirebilirse. uçak özcl ekipler ta- rafından baştan sona temizlenerek bu gazdan arın- dmlıyor. Cumhunyet'e bilgi veren kaynaklar. Diyarba- kır üssünde bir pilotun kalkış öncesinde. bu işle- minyapılmasını beklemedenenerjisisteminidev- re dışı bıraktığını ve enerjinin kesilmesiyle hare- kete geçecek şekilde düzenlenen hydrazine siste- minın çalışmaya başladığını ifade ettiler. Uçağın altında çalışan iki hat personelinin uçağın püs- kürttüğü gazı soluduğu belirtijdi. Son olarak Ankara Mürted Üssü'nde de benzer kazalardan birinin yaşandığı öğrenildi. Pilot hatası nedeniyle hydrazine gazına maruz kalan bu per- sonelın eline. gazın yan etkilerini anlatan bir kâğıl verilcrek Gülhanc Askeri Tıp Akademisi Has- tanesi'ne gönderildıği, ancak hydrazine konusun- da uzman doktor bulunmaması nedeniyle .söz konusu kışinin geri gönderildiği öğrenildi. DÖRDÜNCÜ SAYI BAYİNİZDE... «VW( DOSTH44: FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER sssa DU ŞÜN MEK TEN VAZ tMtaMtmtâbn! SOL'da aynnk sona eriyor SHPmi? CHPmi? AYIN DOSYASI: FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER SOL'da ayrılık sona eriyor SHP mi? - CHP mi? Madımak yangını ne zaman sönecek? Zonguldak: Çökertiliyor mu? GEÇ t^ı^rnmmmm&mmmmmm ME YDH'de önce ÇANDAR DİY SE Ç sonra BOYNER darbesi MEDYA: Hitabe: Ey gazetelerin NIZ... kara bahtlı evlâtları Meksıka'nın çöküşü neden özelleştirmecileri telaşlandırdı'3
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog